İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

אשרaşer

ki; -en/-an, ...olan; hangi, kim; nerede, ne zaman, nasıl; çünkü, zira; öyle ki · Aşer (özel ad)

Bu İbranice biçim Tora’da 1664 kez, 1378 farklı ayette görülür.

Temel kelimeler (lemmalar)
אֲשֶׁראָשֵׁר
Kök
אשר

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit358 kullanım307 ayet
  • Şemot252 kullanım217 ayet
  • Vayikra275 kullanım226 ayet
  • Bamidbar261 kullanım231 ayet
  • Devarim518 kullanım397 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 49:32

    Mikne hasade vehameara aşer bo meet bene het.

    מִקְנֵ֧ה הַשָּׂדֶ֛ה וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ מֵאֵ֥ת בְּנֵי־חֵֽת׃

    O tarla ve içindeki mağara Het oğullarından satın alınmıştır.”

  2. Bereşit 50:5

    Avi hişbiani lemor hine anohi met bekivri aşer kariti li beerets kenaan şama tikbereni veata eele na veekbera et avi veaşuva.

    אָבִ֞י הִשְׁבִּיעַ֣נִי לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ מֵת֒ בְּקִבְרִ֗י אֲשֶׁ֨ר כָּרִ֤יתִי לִי֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן שָׁ֖מָּה תִּקְבְּרֵ֑נִי וְעַתָּ֗ה אֶֽעֱלֶה־נָּ֛א וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־אָבִ֖י וְאָשֽׁוּבָה׃

    ‘Babam bana yemin ettirerek, Ben ölmek üzereyim; beni Kenaan ülkesinde kendim için kazdığım mezara göm, dedi. Şimdi lütfen gidip babamı gömeyim, sonra geri döneceğim.’”

  3. Bereşit 50:10

    Vayavou ad goren haatad aşer beever hayarden vayispedu şam misped gadol vehaved meod vayaas leaviv evel şivat yamim.

    וַיָּבֹ֜אוּ עַד־גֹּ֣רֶן הָאָטָ֗ד אֲשֶׁר֙ בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן וַיִּ֨סְפְּדוּ־שָׁ֔ם מִסְפֵּ֛ד גָּד֥וֹל וְכָבֵ֖ד מְאֹ֑ד וַיַּ֧עַשׂ לְאָבִ֛יו אֵ֖בֶל שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Yarden’in öte yakasındaki Goren Haatad’a geldiler. Orada çok büyük ve acı bir ağıt yaktılar. Yosef babası için yedi gün yas tuttu.

  4. Bereşit 50:11

    Vayar yoşev haarets hakenaani et haevel begoren haatad vayomeru evel kaved ze lemitsrayim al ken kara şemah avel mitsrayim aşer beever hayarden.

    וַיַּ֡רְא יוֹשֵׁב֩ הָאָ֨רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֜י אֶת־הָאֵ֗בֶל בְּגֹ֙רֶן֙ הָֽאָטָ֔ד וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵֽבֶל־כָּבֵ֥ד זֶ֖ה לְמִצְרָ֑יִם עַל־כֵּ֞ן קָרָ֤א שְׁמָהּ֙ אָבֵ֣ל מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּֽן׃

    Ülkenin Kenaanlı halkı Goren Haatad’daki yası görünce, “Mısırlılar için ne ağır bir yas!” dedi. Bu yüzden Yarden’in öte yakasındaki o yere Avel Mitsrayim adı verildi.

  5. Bereşit 50:13

    Vayisu oto vanav artsa kenaan vayikberu oto bimarat sede hamahpela aşer kana avraham et hasade laahuzat kever meet efron hahiti al pene mamre.

    וַיִּשְׂא֨וּ אֹת֤וֹ בָנָיו֙ אַ֣רְצָה כְּנַ֔עַן וַיִּקְבְּר֣וּ אֹת֔וֹ בִּמְעָרַ֖ת שְׂדֵ֣ה הַמַּכְפֵּלָ֑ה אֲשֶׁ֣ר קָנָה֩ אַבְרָהָ֨ם אֶת־הַשָּׂדֶ֜ה לַאֲחֻזַּת־קֶ֗בֶר מֵאֵ֛ת עֶפְרֹ֥ן הַחִתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵֽא׃

    Onu Kenaan ülkesine taşıyıp Mahpela tarlasındaki mağaraya gömdüler. Avraam o tarlayı mezar yeri olarak, Mamre’nin karşısında Hiti Efron’dan satın almıştı.

  6. Bereşit 50:15

    Vayiru ahe yosef ki met avihem vayomeru lu yistemenu yosef vehaşev yaşiv lanu et kol haraa aşer gamalnu oto.

    וַיִּרְא֤וּ אֲחֵֽי־יוֹסֵף֙ כִּי־מֵ֣ת אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ ל֥וּ יִשְׂטְמֵ֖נוּ יוֹסֵ֑ף וְהָשֵׁ֤ב יָשִׁיב֙ לָ֔נוּ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר גָּמַ֖לְנוּ אֹתֽוֹ׃

    Yosef’in kardeşleri babalarının öldüğünü görünce, “Ya Yosef bize kin besliyorsa?” dediler. “Ona yaptığımız bütün kötülüğü bize geri öderse?”

  7. Bereşit 50:24

    Vayomer yosef el ehav anohi met velohim pakod yifkod ethem veheela ethem min haarets hazot el haarets aşer nişba leavraham leyitshak uleyaakov.

    וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־אֶחָ֔יו אָנֹכִ֖י מֵ֑ת וֵֽאלֹהִ֞ים פָּקֹ֧ד יִפְקֹ֣ד אֶתְכֶ֗ם וְהֶעֱלָ֤ה אֶתְכֶם֙ מִן־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֛ע לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben ölmek üzereyim” dedi. “Ama Tanrı sizi mutlaka hatırlayıp yardımınıza gelecek. Sizi bu ülkeden çıkarıp Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yeminle söz verdiği ülkeye götürecek.”

  8. Şemot 1:8

    Vayakom meleh hadaş al mitsrayim aşer lo yada et yosef.

    וַיָּ֥קָם מֶֽלֶךְ־חָדָ֖שׁ עַל־מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יָדַ֖ע אֶת־יוֹסֵֽף׃

    Mısır’da Yosef’i tanımayan yeni bir kral başa geçti.

  9. Şemot 1:14

    Vayemareru et hayehem baavoda kaşa behomer uvilvenim uvehol avoda basade et kol avodatam aşer avedu vahem befareh.

    וַיְמָרְר֨וּ אֶת־חַיֵּיהֶ֜ם בַּעֲבֹדָ֣ה קָשָׁ֗ה בְּחֹ֙מֶר֙ וּבִלְבֵנִ֔ים וּבְכָל־עֲבֹדָ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה אֵ֚ת כָּל־עֲבֹ֣דָתָ֔ם אֲשֶׁר־עָבְד֥וּ בָהֶ֖ם בְּפָֽרֶךְ׃

    Harç ve kerpiç işlerinde, tarlalardaki her türlü ağır işte hayatlarını acıya boğdular. Yaptırdıkları bütün işlerde onları acımasızca çalıştırıyorlardı.

  10. Şemot 1:15

    Vayomer meleh mitsrayim lameyaledot haivriyot aşer şem haahat şifra veşem haşenit pua.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם לַֽמְיַלְּדֹ֖ת הָֽעִבְרִיֹּ֑ת אֲשֶׁ֨ר שֵׁ֤ם הָֽאַחַת֙ שִׁפְרָ֔ה וְשֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖ית פּוּעָֽה׃

    Mısır kralı, biri Şifra, diğeri Pua adındaki İbrani ebelere şöyle dedi:

  11. Şemot 3:5

    Vayomer al tikrav halom şal nealeha meal ragleha ki hamakom aşer ata omed alav admat kodeş u.

    וַיֹּ֖אמֶר אַל־תִּקְרַ֣ב הֲלֹ֑ם שַׁל־נְעָלֶ֙יךָ֙ מֵעַ֣ל רַגְלֶ֔יךָ כִּ֣י הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ עוֹמֵ֣ד עָלָ֔יו אַדְמַת־קֹ֖דֶשׁ הֽוּא׃

    Tanrı, “Buraya yaklaşma” dedi. “Ayağındaki sandaletleri çıkar; çünkü durduğun yer kutsal topraktır.”

  12. Şemot 3:7

    Vayomer Adonay rao raiti et oni ami aşer bemitsrayim veet tsaakatam şamati mipene nogesav ki yadati et mahovav.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה רָאֹ֥ה רָאִ֛יתִי אֶת־עֳנִ֥י עַמִּ֖י אֲשֶׁ֣ר בְּמִצְרָ֑יִם וְאֶת־צַעֲקָתָ֤ם שָׁמַ֙עְתִּי֙ מִפְּנֵ֣י נֹֽגְשָׂ֔יו כִּ֥י יָדַ֖עְתִּי אֶת־מַכְאֹבָֽיו׃

    Adonay şöyle dedi: “Mısır’daki halkımın çektiği eziyeti gördüm. Zorba görevliler yüzünden yükselen çığlıklarını duydum; acılarını biliyorum.

  13. Şemot 3:9

    Veata hine tsaakat bene yisrael baa elay vegam raiti et halahats aşer mitsrayim lohatsim otam.

    וְעַתָּ֕ה הִנֵּ֛ה צַעֲקַ֥ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל בָּ֣אָה אֵלָ֑י וְגַם־רָאִ֙יתִי֙ אֶת־הַלַּ֔חַץ אֲשֶׁ֥ר מִצְרַ֖יִם לֹחֲצִ֥ים אֹתָֽם׃

    İşte, İsrael oğullarının çığlığı bana ulaştı. Mısırlıların onlara uyguladığı baskıyı da gördüm.

  14. Şemot 3:14

    Vayomer Elohim el moşe eheye aşer eheye vayomer ko tomar livne yisrael eheye şelahani alehem.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶֽהְיֶ֖ה אֲשֶׁ֣ר אֶֽהְיֶ֑ה וַיֹּ֗אמֶר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶֽהְיֶ֖ה שְׁלָחַ֥נִי אֲלֵיכֶֽם׃

    Tanrı, Moşe’ye, “Olacağım gibi olacağım” dedi. Ardından, “İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Beni size Olacağım gönderdi’” dedi.

  15. Şemot 3:20

    Veşalahti et yadi vehiketi et mitsrayim behol nifleotay aşer eese bekirbo veahare hen yeşalah ethem.

    וְשָׁלַחְתִּ֤י אֶת־יָדִי֙ וְהִכֵּיתִ֣י אֶת־מִצְרַ֔יִם בְּכֹל֙ נִפְלְאֹתַ֔י אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶֽם׃

    Elimi uzatıp Mısır’ı, içinde yapacağım bütün olağanüstü işlerle vuracağım. Bundan sonra sizi salıverecek.

  16. Şemot 4:9

    Vehaya im lo yaaminu gam lişne haotot haele velo yişmeun lekoleha velakahta mimeme hayeor veşafahta hayabaşa vehayu hamayim aşer tikah min hayeor vehayu ledam bayabaşet.

    וְהָיָ֡ה אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֡ינוּ גַּם֩ לִשְׁנֵ֨י הָאֹת֜וֹת הָאֵ֗לֶּה וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּן֙ לְקֹלֶ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֙ מִמֵּימֵ֣י הַיְאֹ֔ר וְשָׁפַכְתָּ֖ הַיַּבָּשָׁ֑ה וְהָי֤וּ הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר תִּקַּ֣ח מִן־הַיְאֹ֔ר וְהָי֥וּ לְדָ֖ם בַּיַּבָּֽשֶׁת׃

    Bu iki işarete de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nil’den biraz su alıp kuru toprağa dök. Nil’den aldığın su, kuru toprak üzerinde kana dönüşecek.”

  17. Şemot 4:12

    Veata leh veanohi eheye im piha vehoretiha aşer tedaber.

    וְעַתָּ֖ה לֵ֑ךְ וְאָנֹכִי֙ אֶֽהְיֶ֣ה עִם־פִּ֔יךָ וְהוֹרֵיתִ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּֽר׃

    Şimdi git. Konuşurken yanında olacağım ve ne söyleyeceğini sana öğreteceğim.”

  18. Şemot 4:15

    Vedibarta elav vesamta et hadevarim befiv veanohi eheye im piha veim piu vehoreti ethem et aşer taasun.

    וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֔יו וְשַׂמְתָּ֥ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִ֑יו וְאָנֹכִ֗י אֶֽהְיֶ֤ה עִם־פִּ֙יךָ֙ וְעִם־פִּ֔יהוּ וְהוֹרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֽׂוּן׃

    Onunla konuşacak, söyleyeceği sözleri ağzına koyacaksın. Sen konuşurken de o konuşurken de yanınızda olacağım; ne yapacağınızı size öğreteceğim.

  19. Şemot 4:17

    Veet hamate haze tikah beyadeha aşer taase bo et haotot.

    וְאֶת־הַמַּטֶּ֥ה הַזֶּ֖ה תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֑ךָ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂה־בּ֖וֹ אֶת־הָאֹתֹֽת׃ (פ)

    Bu değneği eline al; işaretleri onunla yapacaksın.”

  20. Şemot 4:18

    Vayeleh moşe vayaşov el yeter hoteno vayomer lo eleha na veaşuva el ahay aşer bemitsrayim veere haodam hayim vayomer yitro lemoşe leh leşalom.

    וַיֵּ֨לֶךְ מֹשֶׁ֜ה וַיָּ֣שָׁב ׀ אֶל־יֶ֣תֶר חֹֽתְנ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אֵ֣לְכָה נָּ֗א וְאָשׁ֙וּבָה֙ אֶל־אַחַ֣י אֲשֶׁר־בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶרְאֶ֖ה הַעוֹדָ֣ם חַיִּ֑ים וַיֹּ֧אמֶר יִתְר֛וֹ לְמֹשֶׁ֖ה לֵ֥ךְ לְשָׁלֽוֹם׃

    Moşe kayınpederi Yeter’in yanına dönüp, “Lütfen Mısır’daki kardeşlerime döneyim, hâlâ yaşayıp yaşamadıklarını göreyim” dedi. Yitro, Moşe’ye, “Esenlikle git” dedi.

  21. Şemot 4:21

    Vayomer Adonay el moşe belehteha laşuv mitsrayma ree kol hamofetim aşer samti veyadeha vaasitam lifne faro vaani ahazek et libo velo yeşalah et haam.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ בְּלֶכְתְּךָ֙ לָשׁ֣וּב מִצְרַ֔יְמָה רְאֵ֗ה כָּל־הַמֹּֽפְתִים֙ אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְיָדֶ֔ךָ וַעֲשִׂיתָ֖ם לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַאֲנִי֙ אֲחַזֵּ֣ק אֶת־לִבּ֔וֹ וְלֹ֥א יְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Mısır’a döndüğünde, yapma gücünü sana verdiğim bütün olağanüstü işleri Firavun’un önünde yapmaya dikkat et. Ama ben onun yüreğini katılaştıracağım; halkı salıvermeyecek.

  22. Şemot 4:28

    Bu ayette 2 kez

    Vayaged moşe leaharon et kol divre Adonay aşer şelaho veet kol haotot aşer tsivau.

    וַיַּגֵּ֤ד מֹשֶׁה֙ לְאַֽהֲרֹ֔ן אֵ֛ת כָּל־דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֑וֹ וְאֵ֥ת כָּל־הָאֹתֹ֖ת אֲשֶׁ֥ר צִוָּֽהוּ׃

    Moşe, kendisini gönderen Adonay’ın bütün sözlerini ve yapmasını buyurduğu bütün işaretleri Aaron’a anlattı.

  23. Şemot 4:30

    Vayedaber aharon et kol hadevarim aşer diber Adonay el moşe vayaas haotot leene haam.

    וַיְדַבֵּ֣ר אַהֲרֹ֔ן אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיַּ֥עַשׂ הָאֹתֹ֖ת לְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃

    Aaron, Adonay’ın Moşe’ye söylediği bütün sözleri aktardı. İşaretler de halkın gözleri önünde yapıldı.

  24. Şemot 5:2

    Vayomer paro mi Adonay aşer eşma bekolo leşalah et yisrael lo yadati et Adonay vegam et yisrael lo aşaleah.

    וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֔ה מִ֤י יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר אֶשְׁמַ֣ע בְּקֹל֔וֹ לְשַׁלַּ֖ח אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל לֹ֤א יָדַ֙עְתִּי֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַ֥ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֥א אֲשַׁלֵּֽחַ׃

    Firavun, “Adonay kim ki sözünü dinleyip İsrael’i salıvereyim?” dedi. “Adonay’ı tanımıyorum; İsrael’i de salıvermeyeceğim.”

  25. Şemot 5:8

    Veet matkonet halevenim aşer hem osim temol şilşom tasimu alehem lo tigreu mimenu ki nirpim hem al ken hem tsoakim lemor neleha nizbeha lelohenu.

    וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ׃

    Ama daha önce yaptıkları kerpiç sayısını yine onlardan isteyin; hiçbir azaltma yapmayın. Çünkü tembeller. Bu yüzden, ‘Gidip Tanrımız’a kurban sunalım’ diye bağırıyorlar.

  26. Şemot 5:14

    Vayuku şotere bene yisrael aşer samu alehem nogese faro lemor madua lo hilitem hakehem lilbon kitmol şilşom gam temol gam hayom.

    וַיֻּכּ֗וּ שֹֽׁטְרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־שָׂ֣מוּ עֲלֵהֶ֔ם נֹגְשֵׂ֥י פַרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר מַדּ֡וּעַ לֹא֩ כִלִּיתֶ֨ם חָקְכֶ֤ם לִלְבֹּן֙ כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם גַּם־תְּמ֖וֹל גַּם־הַיּֽוֹם׃

    Firavun’un görevlilerinin İsrael oğullarının başına koyduğu sorumlular dövüldü. Onlara, “Neden dün de bugün de eskisi kadar kerpiç yapmadınız?” denildi.

  27. Şemot 5:21

    Vayomeru alehem yere Adonay alehem veyişpot aşer hivaştem et rehenu beene faro uveene avadav latet herev beyadam leharegenu.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם יֵ֧רֶא יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם וְיִשְׁפֹּ֑ט אֲשֶׁ֧ר הִבְאַשְׁתֶּ֣ם אֶת־רֵיחֵ֗נוּ בְּעֵינֵ֤י פַרְעֹה֙ וּבְעֵינֵ֣י עֲבָדָ֔יו לָֽתֶת־חֶ֥רֶב בְּיָדָ֖ם לְהָרְגֵֽנוּ׃

    Onlara, “Adonay size bakıp hükmünü versin!” dediler. “Bizi Firavun’un ve görevlilerinin gözünde iğrenç duruma düşürdünüz; bizi öldürmeleri için ellerine kılıç verdiniz.”

  28. Şemot 6:1

    Vayomer Adonay el moşe ata tire aşer eese lefaro ki veyad hazaka yeşalehem uveyad hazaka yegareşem meartso.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַתָּ֣ה תִרְאֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה לְפַרְעֹ֑ה כִּ֣י בְיָ֤ד חֲזָקָה֙ יְשַׁלְּחֵ֔ם וּבְיָ֣ד חֲזָקָ֔ה יְגָרְשֵׁ֖ם מֵאַרְצֽוֹ׃ (ס)

    Adonay, Moşe’ye, “Firavun’a ne yapacağımı şimdi göreceksin” dedi. “Güçlü bir elin zoruyla onları salıverecek; güçlü bir elin zoruyla onları ülkesinden kovacak.”

  29. Şemot 6:4

    Vegam hakimoti et beriti itam latet lahem et erets kenaan et erets megurehem aşer garu vah.

    וְגַ֨ם הֲקִמֹ֤תִי אֶת־בְּרִיתִי֙ אִתָּ֔ם לָתֵ֥ת לָהֶ֖ם אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן אֵ֛ת אֶ֥רֶץ מְגֻרֵיהֶ֖ם אֲשֶׁר־גָּ֥רוּ בָֽהּ׃

    Gurbetçi olarak yaşadıkları Kenaan ülkesini onlara vermek üzere onlarla antlaşmamı da kurdum.

  30. Şemot 6:5

    Vegam ani şamati et naakat bene yisrael aşer mitsrayim maavidim otam vaezkor et beriti.

    וְגַ֣ם ׀ אֲנִ֣י שָׁמַ֗עְתִּי אֶֽת־נַאֲקַת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר מִצְרַ֖יִם מַעֲבִדִ֣ים אֹתָ֑ם וָאֶזְכֹּ֖ר אֶת־בְּרִיתִֽי׃

    Mısırlıların köleleştirdiği İsrael oğullarının iniltisini duydum ve antlaşmamı hatırladım.

  31. Şemot 6:8

    Veheveti ethem el haarets aşer nasati et yadi latet otah leavraham leyitshak uleyaakov venatati otah lahem moraşa ani Adonay.

    וְהֵבֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֣ת אֹתָ֔הּ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹ֑ב וְנָתַתִּ֨י אֹתָ֥הּ לָכֶ֛ם מוֹרָשָׁ֖ה אֲנִ֥י יְהוָֽה׃

    Sizi Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a vermek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye götüreceğim. Onu size miras olarak vereceğim. Ben Adonay’ım.’”

  32. Şemot 6:26

    U aharon umoşe aşer amar Adonay lahem hotsiu et bene yisrael meerets mitsrayim al tsivotam.

    ה֥וּא אַהֲרֹ֖ן וּמֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם הוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם עַל־צִבְאֹתָֽם׃

    Adonay’ın, “İsrael oğullarını birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkarın” dediği Aaron ile Moşe bunlardır.

  33. Şemot 6:29

    Vayedaber Adonay el moşe lemor ani Adonay daber el paro meleh mitsrayim et kol aşer ani dover eleha.

    וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹ֖ר אֲנִ֣י יְהוָ֑ה דַּבֵּ֗ר אֶל־פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י דֹּבֵ֥ר אֵלֶֽיךָ׃

    ona şöyle dedi: “Ben Adonay’ım. Sana söylediğim her şeyi Mısır kralı Firavun’a söyle.”

  34. Şemot 7:2

    Ata tedaber et kol aşer atsaveka veaharon ahiha yedaber el paro veşilah et bene yisrael meartso.

    אַתָּ֣ה תְדַבֵּ֔ר אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּ֑ךָּ וְאַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ יְדַבֵּ֣ר אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְשִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃

    Sen sana buyurduğum her şeyi söyleyeceksin. Kardeşin Aaron da Firavun’la konuşacak; İsrael oğullarını ülkesinden salıversin.

  35. Şemot 7:15

    Leh el paro baboker hine yotse hamayma venitsavta likrato al sefat hayeor vehamate aşer nehpah lenahaş tikah beyadeha.

    לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ׃

    Sabah Firavun’a git. Suya çıkacak; Nil’in kıyısında karşısına dikil. Yılana dönüşen değneği de eline al.

  36. Şemot 7:17

    Bu ayette 2 kez

    Ko amar Adonay bezot teda ki ani Adonay hine anohi make bamate aşer beyadi al hamayim aşer bayor venehefhu ledam.

    כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּזֹ֣את תֵּדַ֔ע כִּ֖י אֲנִ֣י יְהוָ֑ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מַכֶּ֣ה ׀ בַּמַּטֶּ֣ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֗י עַל־הַמַּ֛יִם אֲשֶׁ֥ר בַּיְאֹ֖ר וְנֶהֶפְכ֥וּ לְדָֽם׃

    Adonay şöyle diyor: Benim Adonay olduğumu şundan bileceksin: İşte elimdeki değnekle Nil’in sularına vuracağım; sular kana dönüşecek.

  37. Şemot 7:18

    Vehadaga aşer bayor tamut uvaaş hayeor venilu mitsrayim liştot mayim min hayeor.

    וְהַדָּגָ֧ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֛ר תָּמ֖וּת וּבָאַ֣שׁ הַיְאֹ֑ר וְנִלְא֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹֽר׃ (ס)

    Nil’deki balıklar ölecek, Nil kokacak ve Mısırlılar Nil’den su içemez hale gelecekler.’”

  38. Şemot 7:20

    Bu ayette 2 kez

    Vayaasu hen moşe veaharon kaaşer tsiva Adonay vayarem bamate vayah et hamayim aşer bayor leene faro uleene avadav vayehafehu kol hamayim aşer bayor ledam.

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֩ מֹשֶׁ֨ה וְאַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ צִוָּ֣ה יְהוָ֗ה וַיָּ֤רֶם בַּמַּטֶּה֙ וַיַּ֤ךְ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר בַּיְאֹ֔ר לְעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּלְעֵינֵ֖י עֲבָדָ֑יו וַיֵּהָֽפְכ֛וּ כָּל־הַמַּ֥יִם אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֖ר לְדָֽם׃

    Moşe ile Aaron, Adonay’ın buyurduğu gibi yaptılar. Aaron, Firavun’un ve görevlilerinin gözleri önünde değneği kaldırıp Nil’in sularına vurdu. Nil’deki bütün sular kana dönüştü.

  39. Şemot 7:21

    Vehadaga aşer bayor meta vayivaş hayeor velo yahelu mitsrayim liştot mayim min hayeor vayehi hadam behol erets mitsrayim.

    וְהַדָּגָ֨ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֥ר מֵ֙תָה֙ וַיִּבְאַ֣שׁ הַיְאֹ֔ר וְלֹא־יָכְל֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹ֑ר וַיְהִ֥י הַדָּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Nil’deki balıklar öldü, Nil koktu ve Mısırlılar Nil’den su içemediler. Bütün Mısır ülkesinde kan vardı.

  40. Şemot 8:8

    Vayetse moşe veaharon meim paro vayitsak moşe el Adonay al devar hatsefardeim aşer sam lefaro.

    וַיֵּצֵ֥א מֹשֶׁ֛ה וְאַהֲרֹ֖ן מֵעִ֣ם פַּרְעֹ֑ה וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה עַל־דְּבַ֥ר הַֽצְפַרְדְּעִ֖ים אֲשֶׁר־שָׂ֥ם לְפַרְעֹֽה׃

    Moşe ile Aaron, Firavun’un yanından çıktılar. Moşe, Firavun’un başına gönderdiği kurbağalar için Adonay’a haykardı.

  41. Şemot 8:17

    Ki im eneha meşaleah et ami hinni maşliah beha uvaavadeha uveameha uvevateha et hearov umaleu bate mitsrayim et hearov vegam haadama aşer hem aleha.

    כִּ֣י אִם־אֵינְךָ֮ מְשַׁלֵּ֣חַ אֶת־עַמִּי֒ הִנְנִי֩ מַשְׁלִ֨יחַ בְּךָ֜ וּבַעֲבָדֶ֧יךָ וּֽבְעַמְּךָ֛ וּבְבָתֶּ֖יךָ אֶת־הֶעָרֹ֑ב וּמָ֨לְא֜וּ בָּתֵּ֤י מִצְרַ֙יִם֙ אֶת־הֶ֣עָרֹ֔ב וְגַ֥ם הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁר־הֵ֥ם עָלֶֽיהָ׃

    Halkımı salıvermezsen senin, görevlilerinin, halkının ve evlerinin üzerine türlü türlü yırtıcı ve zehirli hayvan salacağım. Mısırlıların evleri ve üzerinde yaşadıkları toprak bu hayvanlarla dolacak.

  42. Şemot 8:18

    Vehifleti vayom hau et erets goşen aşer ami omed aleha levilti heyot şam arov lemaan teda ki ani Adonay bekerev haarets.

    וְהִפְלֵיתִי֩ בַיּ֨וֹם הַה֜וּא אֶת־אֶ֣רֶץ גֹּ֗שֶׁן אֲשֶׁ֤ר עַמִּי֙ עֹמֵ֣ד עָלֶ֔יהָ לְבִלְתִּ֥י הֱיֽוֹת־שָׁ֖ם עָרֹ֑ב לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ׃

    O gün halkımın yaşadığı Goşen bölgesini ayrı tutacağım; orada bu hayvanlar olmayacak. Böylece yeryüzünün ortasında benim Adonay olduğumu bileceksin.

  43. Şemot 9:3

    Hine yad Adonay hoya bemikneha aşer basade basusim bahamorim bagemalim babakar uvatson dever kaved meod.

    הִנֵּ֨ה יַד־יְהוָ֜ה הוֹיָ֗ה בְּמִקְנְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּסּוּסִ֤ים בַּֽחֲמֹרִים֙ בַּגְּמַלִּ֔ים בַּבָּקָ֖ר וּבַצֹּ֑אן דֶּ֖בֶר כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Adonay’ın eli kırdaki hayvanlarının, atların, eşeklerin, develerin, sığırların ve davarların üzerine gelecek; çok ağır bir salgın hastalık olacak.

  44. Şemot 9:18

    Hinni mamtir kaet mahar barad kaved meod aşer lo haya hamou bemitsrayim lemin hayom hivaseda vead ata.

    הִנְנִ֤י מַמְטִיר֙ כָּעֵ֣ת מָחָ֔ר בָּרָ֖ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֨ר לֹא־הָיָ֤ה כָמֹ֙הוּ֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְמִן־הַיּ֥וֹם הִוָּסְדָ֖ה וְעַד־עָֽתָּה׃

    İşte yarın bu saatlerde çok şiddetli bir dolu yağdıracağım. Mısır’ın kurulduğu günden bugüne kadar böylesi görülmedi.

  45. Şemot 9:19

    Bu ayette 2 kez

    Veata şelah haez et mikneha veet kol aşer leha basade kol haadam vehabehema aşer yimatse vasade velo yeasef habayta veyarad alehem habarad vametu.

    וְעַתָּ֗ה שְׁלַ֤ח הָעֵז֙ אֶֽת־מִקְנְךָ֔ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לְךָ֖ בַּשָּׂדֶ֑ה כָּל־הָאָדָ֨ם וְהַבְּהֵמָ֜ה אֲשֶֽׁר־יִמָּצֵ֣א בַשָּׂדֶ֗ה וְלֹ֤א יֵֽאָסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וְיָרַ֧ד עֲלֵהֶ֛ם הַבָּרָ֖ד וָמֵֽתוּ׃

    Şimdi haber gönder, hayvanlarını ve kırda sana ait ne varsa hepsini korunaklı yerlere toplat. Kırda kalıp içeri alınmayan bütün insanların ve hayvanların üzerine dolu yağacak; hepsi ölecek.’”

  46. Şemot 9:24

    Vayehi varad veeş mitlakahat betoh habarad kaved meod aşer lo haya hamou behol erets mitsrayim meaz hayeta legoy.

    וַיְהִ֣י בָרָ֔ד וְאֵ֕שׁ מִתְלַקַּ֖חַת בְּת֣וֹךְ הַבָּרָ֑ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד אֲ֠שֶׁר לֹֽא־הָיָ֤ה כָמֹ֙הוּ֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָ֖ז הָיְתָ֥ה לְגֽוֹי׃

    Dolu yağıyor, dolunun içinde ateş çakıyordu. Öylesine şiddetliydi ki Mısır bir ulus olalı beri bütün ülkede böylesi görülmemişti.

  47. Şemot 9:25

    Vayah habarad behol erets mitsrayim et kol aşer basade meadam vead behema veet kol esev hasade hika habarad veet kol ets hasade şiber.

    וַיַּ֨ךְ הַבָּרָ֜ד בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה מֵאָדָ֖ם וְעַד־בְּהֵמָ֑ה וְאֵ֨ת כָּל־עֵ֤שֶׂב הַשָּׂדֶה֙ הִכָּ֣ה הַבָּרָ֔ד וְאֶת־כָּל־עֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה שִׁבֵּֽר׃

    Dolu, bütün Mısır ülkesinde kırda ne varsa, insanları da hayvanları da vurdu. Kırdaki bütün bitkileri vurdu ve bütün ağaçları kırdı.

  48. Şemot 9:26

    Rak beerets goşen aşer şam bene yisrael lo haya barad.

    רַ֚ק בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן אֲשֶׁר־שָׁ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לֹ֥א הָיָ֖ה בָּרָֽד׃

    Yalnız İsrael oğullarının yaşadığı Goşen bölgesine dolu yağmadı.

  49. Şemot 10:2

    Bu ayette 2 kez

    Ulemaan tesaper beozne vinha uven binha et aşer hitalalti bemitsrayim veet ototay aşer samti vam vidatem ki ani Adonay.

    וּלְמַ֡עַן תְּסַפֵּר֩ בְּאָזְנֵ֨י בִנְךָ֜ וּבֶן־בִּנְךָ֗ אֵ֣ת אֲשֶׁ֤ר הִתְעַלַּ֙לְתִּי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶת־אֹתֹתַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בָ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה׃

    Mısır’ı nasıl alaya aldığımı ve aralarında gösterdiğim işaretleri oğluna ve torununa anlatasın; benim Adonay olduğumu bilesiniz diye.”

  50. Şemot 10:6

    Umaleu vateha uvate hol avadeha uvate hol mitsrayim aşer lo rau avoteha vaavot avoteha miyom heyotam al haadama ad hayom haze vayifen vayetse meim paro.

    וּמָלְא֨וּ בָתֶּ֜יךָ וּבָתֵּ֣י כָל־עֲבָדֶיךָ֮ וּבָתֵּ֣י כָל־מִצְרַיִם֒ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־רָא֤וּ אֲבֹתֶ֙יךָ֙ וַאֲב֣וֹת אֲבֹתֶ֔יךָ מִיּ֗וֹם הֱיוֹתָם֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּ֥פֶן וַיֵּצֵ֖א מֵעִ֥ם פַּרְעֹֽה׃

    Evlerin, bütün görevlilerinin evleri ve bütün Mısırlıların evleri çekirgelerle dolacak. Babaların ve ataların, yeryüzünde var olduklarından bugüne kadar böylesini görmediler.” Sonra Moşe dönüp Firavun’un yanından çıktı.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma) אֲשֶׁר

Türkçe anlam: ki; -en/-an, ...olan; hangi, kim; nerede, ne zaman, nasıl; çünkü, zira; öyle ki

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

that; which; where; when; how; because; for; in that

Dilbilgisel yapı: ilgi parçacığı

Bu yapının kullanımı: 1650 kez

Teknik kodHTr

Temel kelime (lemma) אָשֵׁר

Türkçe anlam: Aşer (özel ad)

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

Asher; Asher Gate

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 14 kez

Teknik kodHNp
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.