İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

yosef

özel ad: Yosef · eklemek; artırmak; yeniden yapmak

yosef okunuşu Tora’da 169 kez, 152 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
יוֹסֵ֣ףיֹסֵ֤ף
Temel kelimeler (lemmalar)
יוֹסֵףיָסַף
Kök
יסף

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit146 kullanım129 ayet
  • Şemot4 kullanım4 ayet
  • Vayikra3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar14 kullanım14 ayet
  • Devarim2 kullanım2 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 42:3

    Vayeredu ahe yosef asara lişbor bar mimitsrayim.

    וַיֵּרְד֥וּ אֲחֵֽי־יוֹסֵ֖ף עֲשָׂרָ֑ה לִשְׁבֹּ֥ר בָּ֖ר מִמִּצְרָֽיִם׃

    Yosef’in on kardeşi Mısır’dan tahıl satın almaya indi.

  2. Bereşit 42:4

    Veet binyamin ahi yosef lo şalah yaakov et ehav ki amar pen yikraenu ason.

    וְאֶת־בִּנְיָמִין֙ אֲחִ֣י יוֹסֵ֔ף לֹא־שָׁלַ֥ח יַעֲקֹ֖ב אֶת־אֶחָ֑יו כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יִקְרָאֶ֖נּוּ אָסֽוֹן׃

    Ama Yaakov, Yosef’in kardeşi Binyamin’i öbür kardeşleriyle göndermedi. “Başına bir felaket gelebilir” diye düşündü.

  3. Bereşit 42:6

    Veyosef u haşalit al haarets u hamaşbir lehol am haarets vayavou ahe yosef vayiştahavu lo apayim aretsa.

    וְיוֹסֵ֗ף ה֚וּא הַשַּׁלִּ֣יט עַל־הָאָ֔רֶץ ה֥וּא הַמַּשְׁבִּ֖יר לְכָל־עַ֣ם הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֙אוּ֙ אֲחֵ֣י יוֹסֵ֔ף וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־ל֥וֹ אַפַּ֖יִם אָֽרְצָה׃

    Ülkeyi Yosef yönetiyordu; bütün ülke halkına tahıl satan oydu. Yosef’in kardeşleri gelip önünde yüzüstü yere kapandı.

  4. Bereşit 42:7

    Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.

    וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.

  5. Bereşit 42:8

    Vayaker yosef et ehav vehem lo hikiruu.

    וַיַּכֵּ֥ר יוֹסֵ֖ף אֶת־אֶחָ֑יו וְהֵ֖ם לֹ֥א הִכִּרֻֽהוּ׃

    Yosef kardeşlerini tanımıştı ama onlar kendisini tanımamıştı.

  6. Bereşit 42:9

    Vayizkor yosef et hahalomot aşer halam lahem vayomer alehem meragelim atem lirot et ervat haarets batem.

    וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם׃

    Yosef, onlarla ilgili gördüğü rüyaları hatırladı. “Siz casussunuz!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”

  7. Bereşit 42:14

    Vayomer alehem yosef u aşer dibarti alehem lemor meragelim atem.

    וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם יוֹסֵ֑ף ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר דִּבַּ֧רְתִּי אֲלֵכֶ֛ם לֵאמֹ֖ר מְרַגְּלִ֥ים אַתֶּֽם׃

    Yosef, “Size dediğim gibi, casussunuz!” diye karşılık verdi.

  8. Bereşit 42:18

    Vayomer alehem yosef bayom haşelişi zot asu viheyu et haelohim ani yare.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֤ם יוֹסֵף֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י זֹ֥את עֲשׂ֖וּ וִֽחְי֑וּ אֶת־הָאֱלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יָרֵֽא׃

    Üçüncü gün Yosef onlara, “Tanrı’dan korkarım” dedi. “Dediğimi yapın, yaşayın.

  9. Bereşit 42:23

    Vehem lo yadeu ki şomea yosef ki hamelits benotam.

    וְהֵם֙ לֹ֣א יָֽדְע֔וּ כִּ֥י שֹׁמֵ֖עַ יוֹסֵ֑ף כִּ֥י הַמֵּלִ֖יץ בֵּינֹתָֽם׃

    Yosef’in kendilerini anladığını bilmiyorlardı; çünkü aralarında bir tercüman vardı.

  10. Bereşit 42:25

    Vayetsav yosef vayemalu et kelehem bar ulehaşiv kaspehem el sako velatet lahem tseda ladareh vayaas lahem ken.

    וַיְצַ֣ו יוֹסֵ֗ף וַיְמַלְא֣וּ אֶת־כְּלֵיהֶם֮ בָּר֒ וּלְהָשִׁ֤יב כַּסְפֵּיהֶם֙ אִ֣ישׁ אֶל־שַׂקּ֔וֹ וְלָתֵ֥ת לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּ֑רֶךְ וַיַּ֥עַשׂ לָהֶ֖ם כֵּֽן׃

    Yosef, kaplarının tahılla doldurulmasını, her birinin parasının kendi çuvalına geri konmasını ve yol için onlara yiyecek verilmesini buyurdu. Bunlar onlar için yapıldı.

  11. Bereşit 42:36

    Vayomer alehem yaakov avihem oti şikaltem yosef enenu veşimon enenu veet binyamin tikahu alay hayu hulana.

    וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֔ם אֹתִ֖י שִׁכַּלְתֶּ֑ם יוֹסֵ֤ף אֵינֶ֙נּוּ֙ וְשִׁמְע֣וֹן אֵינֶ֔נּוּ וְאֶת־בִּנְיָמִ֣ן תִּקָּ֔חוּ עָלַ֖י הָי֥וּ כֻלָּֽנָה׃

    Babaları Yaakov, “Beni çocuklarımdan ettiniz!” dedi. “Yosef yok, Şimon yok; şimdi Binyamin’i de alacaksınız. Bütün bunlar benim başıma geliyor!”

  12. Bereşit 43:15

    Vayikhu haanaşim et haminha hazot umişne kesef lakehu veyadam veet binyamin vayakumu vayeredu mitsrayim vayaamdu lifne yosef.

    וַיִּקְח֤וּ הָֽאֲנָשִׁים֙ אֶת־הַמִּנְחָ֣ה הַזֹּ֔את וּמִשְׁנֶה־כֶּ֛סֶף לָקְח֥וּ בְיָדָ֖ם וְאֶת־בִּנְיָמִ֑ן וַיָּקֻ֙מוּ֙ וַיֵּרְד֣וּ מִצְרַ֔יִם וַיַּֽעַמְד֖וּ לִפְנֵ֥י יוֹסֵֽף׃

    Adamlar bu armağanları, iki kat parayı ve Binyamin’i yanlarına aldılar. Kalkıp Mısır’a indiler ve Yosef’in karşısına çıktılar.

  13. Bereşit 43:16

    Vayar yosef itam et binyamin vayomer laaşer al beto have et haanaşim habayeta utevoah tevah vehahen ki iti yohelu haanaşim batsohorayim.

    וַיַּ֨רְא יוֹסֵ֣ף אִתָּם֮ אֶת־בִּנְיָמִין֒ וַיֹּ֙אמֶר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ הָבֵ֥א אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים הַבָּ֑יְתָה וּטְבֹ֤חַ טֶ֙בַח֙ וְהָכֵ֔ן כִּ֥י אִתִּ֛י יֹאכְל֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים בַּֽצָּהֳרָֽיִם׃

    Yosef, Binyamin’i yanlarında görünce evinin sorumlusuna, “Bu adamları eve götür” dedi. “Bir hayvan kestirip yemek hazırlat. Bu adamlar öğleyin benimle yemek yiyecek.”

  14. Bereşit 43:17

    Bu ayette 2 kez

    Vayaas haiş kaaşer amar yosef vayave haiş et haanaşim beta yosef.

    וַיַּ֣עַשׂ הָאִ֔ישׁ כַּֽאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר יוֹסֵ֑ף וַיָּבֵ֥א הָאִ֛ישׁ אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים בֵּ֥יתָה יוֹסֵֽף׃

    Adam Yosef’in söylediğini yaptı; onları Yosef’in evine götürdü.

  15. Bereşit 43:18

    Vayireu haanaşim ki huveu bet yosef vayomeru al devar hakesef haşav beamtehotenu batehila anahnu muvaim lehitgolel alenu ulehitnapel alenu velakahat otanu laavadim veet hamorenu.

    וַיִּֽירְא֣וּ הָֽאֲנָשִׁ֗ים כִּ֣י הֽוּבְאוּ֮ בֵּ֣ית יוֹסֵף֒ וַיֹּאמְר֗וּ עַל־דְּבַ֤ר הַכֶּ֙סֶף֙ הַשָּׁ֤ב בְּאַמְתְּחֹתֵ֙ינוּ֙ בַּתְּחִלָּ֔ה אֲנַ֖חְנוּ מֽוּבָאִ֑ים לְהִתְגֹּלֵ֤ל עָלֵ֙ינוּ֙ וּלְהִתְנַפֵּ֣ל עָלֵ֔ינוּ וְלָקַ֧חַת אֹתָ֛נוּ לַעֲבָדִ֖ים וְאֶת־חֲמֹרֵֽינוּ׃

    Adamlar Yosef’in evine götürüldükleri için korktular. “İlk gelişimizde torbalarımıza geri konan para yüzünden bizi buraya getiriyorlar” dediler. “Bize suç yükleyip üzerimize saldıracaklar; bizi köle yapıp eşeklerimizi de alacaklar.”

  16. Bereşit 43:19

    Vayigeşu el haiş aşer al bet yosef vayedaberu elav petah habayit.

    וַֽיִּגְּשׁוּ֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־בֵּ֣ית יוֹסֵ֑ף וַיְדַבְּר֥וּ אֵלָ֖יו פֶּ֥תַח הַבָּֽיִת׃

    Yosef’in evinin sorumlusuna yaklaşıp evin girişinde onunla konuştular.

  17. Bereşit 43:24

    Vayave haiş et haanaşim beta yosef vayiten mayim vayirhatsu raglehem vayiten mispo lahamorehem.

    וַיָּבֵ֥א הָאִ֛ישׁ אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים בֵּ֣יתָה יוֹסֵ֑ף וַיִּתֶּן־מַ֙יִם֙ וַיִּרְחֲצ֣וּ רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתֵּ֥ן מִסְפּ֖וֹא לַחֲמֹֽרֵיהֶֽם׃

    Adam onları Yosef’in evine aldı. Ayaklarını yıkamaları için su verdi; eşeklerine de yem verdi.

  18. Bereşit 43:25

    Vayahinu et haminha ad bo yosef batsohorayim ki şameu ki şam yohelu lahem.

    וַיָּכִ֙ינוּ֙ אֶת־הַמִּנְחָ֔ה עַד־בּ֥וֹא יוֹסֵ֖ף בַּֽצָּהֳרָ֑יִם כִּ֣י שָֽׁמְע֔וּ כִּי־שָׁ֖ם יֹ֥אכְלוּ לָֽחֶם׃

    Yosef öğleyin gelince sunacakları armağanı hazırladılar; çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı.

  19. Bereşit 43:26

    Vayavo yosef habayta vayaviu lo et haminha aşer beyadam habayeta vayiştahavu lo aretsa.

    וַיָּבֹ֤א יוֹסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וַיָּבִ֥יאּוּ ל֛וֹ אֶת־הַמִּנְחָ֥ה אֲשֶׁר־בְּיָדָ֖ם הַבָּ֑יְתָה וַיִּשְׁתַּחֲווּ־ל֖וֹ אָֽרְצָה׃

    Yosef eve gelince getirdikleri armağanı içeride ona sundular ve önünde yere kapandılar.

  20. Bereşit 43:30

    Vayemaher yosef ki nihmeru rahamav el ahiv vayevakeş livkot vayavo hahadra vayevk şama.

    וַיְמַהֵ֣ר יוֹסֵ֗ף כִּֽי־נִכְמְר֤וּ רַחֲמָיו֙ אֶל־אָחִ֔יו וַיְבַקֵּ֖שׁ לִבְכּ֑וֹת וַיָּבֹ֥א הַחַ֖דְרָה וַיֵּ֥בְךְּ שָֽׁמָּה׃

    Kardeşine duyduğu sevgiyle yüreği dolan Yosef, ağlayacak gibi olunca aceleyle uzaklaştı. İç odaya girip orada ağladı.

  21. Bereşit 44:2

    Veet gevii gevia hakesef tasim befi amtahat hakaton veet kesef şivro vayaas kidvar yosef aşer diber.

    וְאֶת־גְּבִיעִ֞י גְּבִ֣יעַ הַכֶּ֗סֶף תָּשִׂים֙ בְּפִי֙ אַמְתַּ֣חַת הַקָּטֹ֔ן וְאֵ֖ת כֶּ֣סֶף שִׁבְר֑וֹ וַיַּ֕עַשׂ כִּדְבַ֥ר יוֹסֵ֖ף אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃

    Gümüş kâsemi de en küçüğünün torbasının ağzına, tahıl için getirdiği parayla birlikte koy.” Adam, Yosef’in söylediği gibi yaptı.

  22. Bereşit 44:14

    Vayavo yehuda veehav beta yosef veu odenu şam vayipelu lefanav aretsa.

    וַיָּבֹ֨א יְהוּדָ֤ה וְאֶחָיו֙ בֵּ֣יתָה יוֹסֵ֔ף וְה֖וּא עוֹדֶ֣נּוּ שָׁ֑ם וַיִּפְּל֥וּ לְפָנָ֖יו אָֽרְצָה׃

    Yehuda ile kardeşleri Yosef’in evine geldiler. Yosef hâlâ oradaydı. Önünde yere kapandılar.

  23. Bereşit 44:15

    Vayomer lahem yosef ma hamaase haze aşer asitem halo yedatem ki naheş yenaheş aşer kamoni.

    וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יוֹסֵ֔ף מָֽה־הַמַּעֲשֶׂ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם כִּֽי־נַחֵ֧שׁ יְנַחֵ֛שׁ אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֥ר כָּמֹֽנִי׃

    Yosef onlara, “Bu yaptığınız nedir?” dedi. “Benim gibi bir adamın fal yoluyla her şeyi öğrenebileceğini bilmiyor muydunuz?”

  24. Bereşit 45:1

    Bu ayette 2 kez

    Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol mealay velo amad ito behitvada yosef el ehav.

    וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃

    Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.

  25. Bereşit 45:3

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer yosef el ehav ani yosef haod avi hay velo yahelu ehav laanot oto ki nivhalu mipanav.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ אֲנִ֣י יוֹסֵ֔ף הַע֥וֹד אָבִ֖י חָ֑י וְלֹֽא־יָכְל֤וּ אֶחָיו֙ לַעֲנ֣וֹת אֹת֔וֹ כִּ֥י נִבְהֲל֖וּ מִפָּנָֽיו׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben Yosef’im!” dedi. “Babam hâlâ yaşıyor mu?” Kardeşleri ona cevap veremedi; karşısında dehşete düşmüşlerdi.

  26. Bereşit 45:4

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer yosef el ehav geşu na elay vayigaşu vayomer ani yosef ahihem aşer mehartem oti mitsrayema.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֧ף אֶל־אֶחָ֛יו גְּשׁוּ־נָ֥א אֵלַ֖י וַיִּגָּ֑שׁוּ וַיֹּ֗אמֶר אֲנִי֙ יוֹסֵ֣ף אֲחִיכֶ֔ם אֲשֶׁר־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י מִצְרָֽיְמָה׃

    Yosef, “Lütfen yanıma yaklaşın” dedi. Onlar yaklaşınca şöyle konuştu: “Ben Mısır’a sattığınız kardeşiniz Yosef’im.

  27. Bereşit 45:9

    Maharu vaalu el avi vaamartem elav ko amar binha yosef samani Elohim leadon lehol mitsrayim reda elay al taamod.

    מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד׃

    Çabuk babama gidin ve ona şöyle söyleyin: ‘Oğlun Yosef diyor ki: Tanrı beni bütün Mısır’ın efendisi yaptı. Hiç oyalanmadan yanıma gel.

  28. Bereşit 45:16

    Vehakol nişma bet paro lemor bau ahe yosef vayitav beene faro uveene avadav.

    וְהַקֹּ֣ל נִשְׁמַ֗ע בֵּ֤ית פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֖אוּ אֲחֵ֣י יוֹסֵ֑ף וַיִּיטַב֙ בְּעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּבְעֵינֵ֖י עֲבָדָֽיו׃

    “Yosef’in kardeşleri gelmiş” haberi Firavun’un sarayında duyuldu. Firavun da görevlileri de buna sevindi.

  29. Bereşit 45:17

    Vayomer paro el yosef emor el aheha zot asu taanu et beirehem ulehu vou artsa kenaan.

    וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֱמֹ֥ר אֶל־אַחֶ֖יךָ זֹ֣את עֲשׂ֑וּ טַֽעֲנוּ֙ אֶת־בְּעִ֣ירְכֶ֔ם וּלְכוּ־בֹ֖אוּ אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃

    Firavun, Yosef’e, “Kardeşlerine şöyle söyle” dedi. “‘Hayvanlarınızı yükleyip Kenaan ülkesine gidin.

  30. Bereşit 45:21

    Vayaasu hen bene yisrael vayiten lahem yosef agalot al pi faro vayiten lahem tseda ladareh.

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֥ם יוֹסֵ֛ף עֲגָל֖וֹת עַל־פִּ֣י פַרְעֹ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּֽרֶךְ׃

    İsrael’in oğulları böyle yaptı. Yosef, Firavun’un buyruğuyla onlara arabalar verdi; yol için yiyecek de verdi.

  31. Bereşit 45:26

    Vayagidu lo lemor od yosef hay vehi u moşel behol erets mitsrayim vayafag libo ki lo heemin lahem.

    וַיַּגִּ֨דוּ ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר ע֚וֹד יוֹסֵ֣ף חַ֔י וְכִֽי־ה֥וּא מֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וַיָּ֣פָג לִבּ֔וֹ כִּ֥י לֹא־הֶאֱמִ֖ין לָהֶֽם׃

    Ona, “Yosef hâlâ yaşıyor! Üstelik bütün Mısır ülkesini yönetiyor!” dediler. Yaakov’un yüreği donakaldı; onlara inanmadı.

  32. Bereşit 45:27

    Bu ayette 2 kez

    Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.

    וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃

    Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.

  33. Bereşit 45:28

    Vayomer yisrael rav od yosef beni hay eleha veerenu beterem amut.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֛ב עוֹד־יוֹסֵ֥ף בְּנִ֖י חָ֑י אֵֽלְכָ֥ה וְאֶרְאֶ֖נּוּ בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת׃

    İsrael, “Bu bana yeter!” dedi. “Oğlum Yosef hâlâ yaşıyor! Ölmeden önce gidip onu göreceğim.”

  34. Bereşit 46:19

    Bene rahel eşet yaakov yosef uvinyamin.

    בְּנֵ֤י רָחֵל֙ אֵ֣שֶׁת יַֽעֲקֹ֔ב יוֹסֵ֖ף וּבִנְיָמִֽן׃

    Yaakov’un karısı Rahel’in oğulları: Yosef ve Binyamin.

  35. Bereşit 46:27

    Uvene yosef aşer yulad lo vemitsrayim nefeş şenayim kol hanefeş levet yaakov habaa mitsrayma şivim.

    וּבְנֵ֥י יוֹסֵ֛ף אֲשֶׁר־יֻלַּד־ל֥וֹ בְמִצְרַ֖יִם נֶ֣פֶשׁ שְׁנָ֑יִם כָּל־הַנֶּ֧פֶשׁ לְבֵֽית־יַעֲקֹ֛ב הַבָּ֥אָה מִצְרַ֖יְמָה שִׁבְעִֽים׃ (פ)

    Yosef’in Mısır’da doğan oğulları iki kişiydi. Yaakov’un Mısır’a gelen ev halkı toplam yetmiş kişiydi.

  36. Bereşit 46:28

    Veet yehuda şalah lefanav el yosef lehorot lefanav goşena vayavou artsa goşen.

    וְאֶת־יְהוּדָ֞ה שָׁלַ֤ח לְפָנָיו֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף לְהוֹרֹ֥ת לְפָנָ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיָּבֹ֖אוּ אַ֥רְצָה גֹּֽשֶׁן׃

    Yaakov, Goşen’e giden yolu kendisi için hazırlasın diye Yehuda’yı önden Yosef’e gönderdi. Sonra Goşen bölgesine geldiler.

  37. Bereşit 46:29

    Vayesor yosef merkavto vayaal likrat yisrael aviv goşena vayera elav vayipol al tsavarav vayevk al tsavarav od.

    וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד׃

    Yosef arabasını hazırlatıp babası İsrael’i karşılamaya Goşen’e gitti. Babasının karşısına çıkınca boynuna sarıldı ve uzun süre boynunda ağladı.

  38. Bereşit 46:30

    Vayomer yisrael el yosef amuta hapaam ahare reoti et paneha ki odeha hay.

    וַיֹּ֧אמֶר יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־יוֹסֵ֖ף אָמ֣וּתָה הַפָּ֑עַם אַחֲרֵי֙ רְאוֹתִ֣י אֶת־פָּנֶ֔יךָ כִּ֥י עוֹדְךָ֖ חָֽי׃

    İsrael, Yosef’e, “Artık ölebilirim” dedi. “Çünkü yüzünü gördüm; hâlâ yaşıyorsun!”

  39. Bereşit 46:31

    Vayomer yosef el ehav veel bet aviv eele veagida lefaro veomera elav ahay uvet avi aşer beerets kenaan bau elay.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יו אֶעֱלֶ֖ה וְאַגִּ֣ידָה לְפַרְעֹ֑ה וְאֹֽמְרָ֣ה אֵלָ֔יו אַחַ֧י וּבֵית־אָבִ֛י אֲשֶׁ֥ר בְּאֶֽרֶץ־כְּנַ֖עַן בָּ֥אוּ אֵלָֽי׃

    Yosef kardeşlerine ve babasının ev halkına şöyle dedi: “Gidip Firavun’a haber vereceğim. Ona, ‘Kenaan ülkesindeki kardeşlerim ve babamın ev halkı yanıma geldiler’ diyeceğim.

  40. Bereşit 47:1

    Vayavo yosef vayaged lefaro vayomer avi veahay vetsonam uvekaram vehol aşer lahem bau meerets kenaan vehinam beerets goşen.

    וַיָּבֹ֣א יוֹסֵף֮ וַיַּגֵּ֣ד לְפַרְעֹה֒ וַיֹּ֗אמֶר אָבִ֨י וְאַחַ֜י וְצֹאנָ֤ם וּבְקָרָם֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם בָּ֖אוּ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃

    Yosef gidip Firavun’a haber verdi: “Babam ve kardeşlerim, davarlarıyla, sığırlarıyla ve sahip oldukları her şeyle Kenaan ülkesinden geldiler. Şimdi Goşen bölgesindeler.”

  41. Bereşit 47:5

    Vayomer paro el yosef lemor aviha veaheha bau eleha.

    וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֔ה אֶל־יוֹסֵ֖ף לֵאמֹ֑ר אָבִ֥יךָ וְאַחֶ֖יךָ בָּ֥אוּ אֵלֶֽיךָ׃

    Firavun, Yosef’e, “Baban ve kardeşlerin yanına geldi” dedi.

  42. Bereşit 47:7

    Vayave yosef et yaakov aviv vayaamideu lifne faro vayevareh yaakov et paro.

    וַיָּבֵ֤א יוֹסֵף֙ אֶת־יַֽעֲקֹ֣ב אָבִ֔יו וַיַּֽעֲמִדֵ֖הוּ לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַיְבָ֥רֶךְ יַעֲקֹ֖ב אֶת־פַּרְעֹֽה׃

    Yosef babası Yaakov’u getirip Firavun’un karşısına çıkardı. Yaakov, Firavun’u kutsadı.

  43. Bereşit 47:11

    Vayoşev yosef et aviv veet ehav vayiten lahem ahuza beerets mitsrayim bemetav haarets beerets rameses kaaşer tsiva faro.

    וַיּוֹשֵׁ֣ב יוֹסֵף֮ אֶת־אָבִ֣יו וְאֶת־אֶחָיו֒ וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֤ם אֲחֻזָּה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּמֵיטַ֥ב הָאָ֖רֶץ בְּאֶ֣רֶץ רַעְמְסֵ֑ס כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה פַרְעֹֽה׃

    Yosef babasını ve kardeşlerini yerleştirdi. Firavun’un buyurduğu gibi, onlara Mısır ülkesinin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.

  44. Bereşit 47:12

    Vayehalkel yosef et aviv veet ehav veet kol bet aviv lehem lefi hataf.

    וַיְכַלְכֵּ֤ל יוֹסֵף֙ אֶת־אָבִ֣יו וְאֶת־אֶחָ֔יו וְאֵ֖ת כָּל־בֵּ֣ית אָבִ֑יו לֶ֖חֶם לְפִ֥י הַטָּֽף׃

    Yosef babasına, kardeşlerine ve babasının bütün ev halkına, çocuklarının sayısına göre yiyecek sağladı.

  45. Bereşit 47:14

    Bu ayette 2 kez

    Vayelaket yosef et kol hakesef hanimtsa veerets mitsrayim uveerets kenaan başever aşer hem şoverim vayave yosef et hakesef beta faro.

    וַיְלַקֵּ֣ט יוֹסֵ֗ף אֶת־כָּל־הַכֶּ֙סֶף֙ הַנִּמְצָ֤א בְאֶֽרֶץ־מִצְרַ֙יִם֙ וּבְאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן בַּשֶּׁ֖בֶר אֲשֶׁר־הֵ֣ם שֹׁבְרִ֑ים וַיָּבֵ֥א יוֹסֵ֛ף אֶת־הַכֶּ֖סֶף בֵּ֥יתָה פַרְעֹֽה׃

    Yosef, satın alınan tahıl karşılığında Mısır ve Kenaan ülkelerindeki bütün parayı topladı. Bu parayı Firavun’un sarayına getirdi.

  46. Bereşit 47:15

    Vayitom hakesef meerets mitsrayim umeerets kenaan vayavou hol mitsrayim el yosef lemor hava lanu lehem velama namut negdeha ki afes kasef.

    וַיִּתֹּ֣ם הַכֶּ֗סֶף מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֮ וּמֵאֶ֣רֶץ כְּנַעַן֒ וַיָּבֹאוּ֩ כָל־מִצְרַ֨יִם אֶל־יוֹסֵ֤ף לֵאמֹר֙ הָֽבָה־לָּ֣נוּ לֶ֔חֶם וְלָ֥מָּה נָמ֖וּת נֶגְדֶּ֑ךָ כִּ֥י אָפֵ֖ס כָּֽסֶף׃

    Mısır ve Kenaan ülkelerinde para tükenince bütün Mısırlılar Yosef’e gelip, “Bize yiyecek ver!” dediler. “Paramız bitti diye gözünün önünde neden ölelim?”

  47. Bereşit 47:16

    Vayomer yosef havu miknehem veetena lahem bemiknehem im afes kasef.

    וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ הָב֣וּ מִקְנֵיכֶ֔ם וְאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם בְּמִקְנֵיכֶ֑ם אִם־אָפֵ֖ס כָּֽסֶף׃

    Yosef, “Paranız bittiyse hayvanlarınızı getirin” dedi. “Hayvanlarınız karşılığında size yiyecek vereyim.”

  48. Bereşit 47:17

    Bu ayette 2 kez

    Vayaviu et miknehem el yosef vayiten lahem yosef lehem basusim uvemikne hatson uvemikne habakar uvahamorim vayenahalem balehem behol miknehem başana hahi.

    וַיָּבִ֣יאוּ אֶת־מִקְנֵיהֶם֮ אֶל־יוֹסֵף֒ וַיִּתֵּ֣ן לָהֶם֩ יוֹסֵ֨ף לֶ֜חֶם בַּסּוּסִ֗ים וּבְמִקְנֵ֥ה הַצֹּ֛אן וּבְמִקְנֵ֥ה הַבָּקָ֖ר וּבַחֲמֹרִ֑ים וַיְנַהֲלֵ֤ם בַּלֶּ֙חֶם֙ בְּכָל־מִקְנֵהֶ֔ם בַּשָּׁנָ֖ה הַהִֽוא׃

    Hayvanlarını Yosef’e getirdiler. Yosef atlar, davar sürüleri, sığır sürüleri ve eşekler karşılığında onlara yiyecek verdi. O yıl bütün hayvanları karşılığında onları yiyecekle geçindirdi.

  49. Bereşit 47:20

    Vayiken yosef et kol admat mitsrayim lefaro ki maheru mitsrayim sadeu ki hazak alehem haraav vatehi haarets lefaro.

    וַיִּ֨קֶן יוֹסֵ֜ף אֶת־כָּל־אַדְמַ֤ת מִצְרַ֙יִם֙ לְפַרְעֹ֔ה כִּֽי־מָכְר֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ אִ֣ישׁ שָׂדֵ֔הוּ כִּֽי־חָזַ֥ק עֲלֵהֶ֖ם הָרָעָ֑ב וַתְּהִ֥י הָאָ֖רֶץ לְפַרְעֹֽה׃

    Yosef bütün Mısır topraklarını Firavun için satın aldı. Kıtlık Mısırlıları öyle sıkıştırmıştı ki herkes tarlasını sattı. Böylece ülkenin toprağı Firavun’un oldu.

  50. Bereşit 47:23

    Vayomer yosef el haam hen kaniti ethem hayom veet admathem lefaro he lahem zera uzeratem et haadama.

    וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־הָעָ֔ם הֵן֩ קָנִ֨יתִי אֶתְכֶ֥ם הַיּ֛וֹם וְאֶת־אַדְמַתְכֶ֖ם לְפַרְעֹ֑ה הֵֽא־לָכֶ֣ם זֶ֔רַע וּזְרַעְתֶּ֖ם אֶת־הָאֲדָמָֽה׃

    Yosef halka, “Bugün sizi ve toprağınızı Firavun için satın aldım” dedi. “İşte size tohum; toprağı ekin.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim יוֹסֵ֖ף

Temel kelime (lemma) יוֹסֵף

Türkçe anlam: özel ad: Yosef

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

Joseph

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 161 kez

Teknik kodHNp

İbranice biçim יֹסֵ֧ף

Temel kelime (lemma) יָסַף

Türkçe anlam: eklemek; artırmak; yeniden yapmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to add; to increase; to do again; to repeat; to continue; to increase (in a quality); to grow; to carry further

Dilbilgisel yapı: fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 4 kez

Teknik kodHVhi3ms

İbranice biçim יֹסֵ֤ף

Temel kelime (lemma) יָסַף

Türkçe anlam: eklemek; artırmak; yeniden yapmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to add; to increase; to do again; to repeat; to continue; to increase (in a quality); to grow; to carry further

Dilbilgisel yapı: fiil, Hifil, jussif, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 3 kez

Teknik kodHVhj3ms

İbranice biçim יוֹסֵ֣ף

Temel kelime (lemma) יָסַף

Türkçe anlam: eklemek; artırmak; yeniden yapmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to add; to increase; to do again; to repeat; to continue; to increase (in a quality); to grow; to carry further

Dilbilgisel yapı: fiil, Hifil, jussif, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVhj3ms
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.