İbranice biçim יִשְׂרָאֵ֑ל
Temel kelime (lemma) יִשְׂרָאֵל
Kök — שורש (şoreş) שרה
Türkçe anlam: özel ad ve topluluk adı: İsrael
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 547 kez
Teknik kod
HNpTORA’DA KELİME
özel ad ve topluluk adı: İsrael
yisrael okunuşu Tora’da 547 kez, 502 farklı ayette görülür.
Veşameu lekoleha uvata ata vezikne yisrael el meleh mitsrayim vaamartem elav Adonay elohe haivriyim nikra alenu veata nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu.
וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Sözünü dinleyecekler. Sen ve İsrael’in ileri gelenleri Mısır kralına gidip ona şöyle diyeceksiniz: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay bizimle karşılaştı. Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım.’
Veamarta el paro ko amar Adonay beni vehori yisrael.
וְאָמַרְתָּ֖ אֶל־פַּרְעֹ֑ה כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּנִ֥י בְכֹרִ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃
Firavun’a şöyle söyle: ‘Adonay diyor ki: İsrael benim oğlum, ilk oğlumdur.
Vayeleh moşe veaharon vayaasfu et kol zikne bene yisrael.
וַיֵּ֥לֶךְ מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹ֑ן וַיַּ֣אַסְפ֔וּ אֶת־כָּל־זִקְנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe ile Aaron gidip İsrael oğullarının bütün ileri gelenlerini topladılar.
Vayaamen haam vayişmeu ki fakad Adonay et bene yisrael vehi raa et onyam vayikedu vayişetahavu.
וַֽיַּאֲמֵ֖ן הָעָ֑ם וַֽיִּשְׁמְע֡וּ כִּֽי־פָקַ֨ד יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְכִ֤י רָאָה֙ אֶת־עָנְיָ֔ם וַֽיִּקְּד֖וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃
Halk inandı. Adonay’ın İsrael oğullarıyla ilgilendiğini ve çektikleri eziyeti gördüğünü duyunca başlarını eğip yere kapandılar.
Veahar bau moşe veaharon vayomeru el paro ko amar Adonay elohe yisrael şalah et ami veyahogu li bamidbar.
וְאַחַ֗ר בָּ֚אוּ מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן וַיֹּאמְר֖וּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיָחֹ֥גּוּ לִ֖י בַּמִּדְבָּֽר׃
Sonra Moşe ile Aaron, Firavun’a gidip şöyle dediler: “İsrael’in Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver; çölde benim için bayram yapsınlar.”
Bu ayette 2 kez
Vayomer paro mi Adonay aşer eşma bekolo leşalah et yisrael lo yadati et Adonay vegam et yisrael lo aşaleah.
וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֔ה מִ֤י יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר אֶשְׁמַ֣ע בְּקֹל֔וֹ לְשַׁלַּ֖ח אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל לֹ֤א יָדַ֙עְתִּי֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַ֥ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֥א אֲשַׁלֵּֽחַ׃
Firavun, “Adonay kim ki sözünü dinleyip İsrael’i salıvereyim?” dedi. “Adonay’ı tanımıyorum; İsrael’i de salıvermeyeceğim.”
Vayuku şotere bene yisrael aşer samu alehem nogese faro lemor madua lo hilitem hakehem lilbon kitmol şilşom gam temol gam hayom.
וַיֻּכּ֗וּ שֹֽׁטְרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־שָׂ֣מוּ עֲלֵהֶ֔ם נֹגְשֵׂ֥י פַרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר מַדּ֡וּעַ לֹא֩ כִלִּיתֶ֨ם חָקְכֶ֤ם לִלְבֹּן֙ כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם גַּם־תְּמ֖וֹל גַּם־הַיּֽוֹם׃
Firavun’un görevlilerinin İsrael oğullarının başına koyduğu sorumlular dövüldü. Onlara, “Neden dün de bugün de eskisi kadar kerpiç yapmadınız?” denildi.
Vayavou şotere bene yisrael vayitsaku el paro lemor lama taase ho laavadeha.
וַיָּבֹ֗אוּ שֹֽׁטְרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּצְעֲק֥וּ אֶל־פַּרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר לָ֧מָּה תַעֲשֶׂ֦ה כֹ֖ה לַעֲבָדֶֽיךָ׃
İsrael oğullarının sorumluları gelip Firavun’a feryat ettiler: “Kullarına neden böyle davranıyorsun?
Vayiru şotere vene yisrael otam bera lemor lo tigreu milivnehem devar yom beyomo.
וַיִּרְא֞וּ שֹֽׁטְרֵ֧י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֹתָ֖ם בְּרָ֣ע לֵאמֹ֑ר לֹא־תִגְרְע֥וּ מִלִּבְנֵיכֶ֖ם דְּבַר־י֥וֹם בְּיוֹמֽוֹ׃
İsrael oğullarının sorumluları, “Günlük kerpiç sayınızdan hiçbir azaltma yapmayacaksınız” denildiğinde başlarının dertte olduğunu anladılar.
Vegam ani şamati et naakat bene yisrael aşer mitsrayim maavidim otam vaezkor et beriti.
וְגַ֣ם ׀ אֲנִ֣י שָׁמַ֗עְתִּי אֶֽת־נַאֲקַת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר מִצְרַ֖יִם מַעֲבִדִ֣ים אֹתָ֑ם וָאֶזְכֹּ֖ר אֶת־בְּרִיתִֽי׃
Mısırlıların köleleştirdiği İsrael oğullarının iniltisini duydum ve antlaşmamı hatırladım.
Lahen emor livne yisrael ani Adonay vehotseti ethem mitahat sivlot mitsrayim vehitsalti ethem meavodatam vegaalti ethem bizroa netuya uvişfatim gedolim.
לָכֵ֞ן אֱמֹ֥ר לִבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל אֲנִ֣י יְהוָה֒ וְהוֹצֵאתִ֣י אֶתְכֶ֗ם מִתַּ֙חַת֙ סִבְלֹ֣ת מִצְרַ֔יִם וְהִצַּלְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵעֲבֹדָתָ֑ם וְגָאַלְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ בִּזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבִשְׁפָטִ֖ים גְּדֹלִֽים׃
Bu yüzden İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Ben Adonay’ım. Sizi Mısır’ın yükü altından çıkaracağım, onların köleliğinden kurtaracağım. Uzattığım kolla ve büyük yargılarla sizi özgürlüğünüze kavuşturacağım.
Vayedaber moşe ken el bene yisrael velo şameu el moşe mikotser ruah umeavoda kaşa.
וַיְדַבֵּ֥ר מֹשֶׁ֛ה כֵּ֖ן אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מִקֹּ֣צֶר ר֔וּחַ וּמֵעֲבֹדָ֖ה קָשָֽׁה׃ (פ)
Moşe bunları İsrael oğullarına söyledi. Ama içlerine çöken sıkıntı ve ağır iş yüzünden Moşe’yi dinlemediler.
Bo daber el paro meleh mitsrayim vişalah et bene yisrael meartso.
בֹּ֣א דַבֵּ֔ר אֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וִֽישַׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃
“Git, Mısır kralı Firavun’la konuş; İsrael oğullarını ülkesinden salıversin.”
Vayedaber moşe lifne Adonay lemor hen bene yisrael lo şameu elay veeh yişmaeni faro vaani aral sefatayim.
וַיְדַבֵּ֣ר מֹשֶׁ֔ה לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר הֵ֤ן בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ לֹֽא־שָׁמְע֣וּ אֵלַ֔י וְאֵיךְ֙ יִשְׁמָעֵ֣נִי פַרְעֹ֔ה וַאֲנִ֖י עֲרַ֥ל שְׂפָתָֽיִם׃ (פ)
Moşe, Adonay’ın huzurunda şöyle dedi: “İsrael oğulları bile beni dinlemedi. Firavun beni nasıl dinler? Üstelik ben konuşmakta güçlük çekiyorum.”
Bu ayette 2 kez
Vayedaber Adonay el moşe veel aharon vayetsavem el bene yisrael veel paro meleh mitsrayim lehotsi et bene yisrael meerets mitsrayim.
וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ וַיְצַוֵּם֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (ס)
Adonay, Moşe ile Aaron’a seslendi. İsrael oğullarını Mısır ülkesinden çıkarmaları için, İsrael oğulları ve Mısır kralı Firavun konusunda onlara buyruk verdi.
Ele raşe vet avotam bene reuven behor yisrael hanoh ufalu hetsron veharmi ele mişpehot reuven.
אֵ֖לֶּה רָאשֵׁ֣י בֵית־אֲבֹתָ֑ם בְּנֵ֨י רְאוּבֵ֜ן בְּכֹ֣ר יִשְׂרָאֵ֗ל חֲנ֤וֹךְ וּפַלּוּא֙ חֶצְר֣וֹן וְכַרְמִ֔י אֵ֖לֶּה מִשְׁפְּחֹ֥ת רְאוּבֵֽן׃
Ata evlerinin başları şunlardır: İsrael’in ilk oğlu Reuven’in oğulları Hanoh, Palu, Hetsron ve Karmi. Reuven’in aileleri bunlardır.
U aharon umoşe aşer amar Adonay lahem hotsiu et bene yisrael meerets mitsrayim al tsivotam.
ה֥וּא אַהֲרֹ֖ן וּמֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם הוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם עַל־צִבְאֹתָֽם׃
Adonay’ın, “İsrael oğullarını birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkarın” dediği Aaron ile Moşe bunlardır.
Hem hamedaberim el paro meleh mitsrayim lehotsi et bene yisrael mimitsrayim u moşe veaharon.
הֵ֗ם הַֽמְדַבְּרִים֙ אֶל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָ֑יִם ה֥וּא מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן׃
İsrael oğullarını Mısır’dan çıkarmak için Mısır kralı Firavun’la konuşanlar da onlardı: Moşe ile Aaron.
Ata tedaber et kol aşer atsaveka veaharon ahiha yedaber el paro veşilah et bene yisrael meartso.
אַתָּ֣ה תְדַבֵּ֔ר אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּ֑ךָּ וְאַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ יְדַבֵּ֣ר אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְשִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃
Sen sana buyurduğum her şeyi söyleyeceksin. Kardeşin Aaron da Firavun’la konuşacak; İsrael oğullarını ülkesinden salıversin.
Velo yişma alehem paro venatati et yadi bemitsrayim vehotseti et tsivotay et ami vene yisrael meerets mitsrayim bişfatim gedolim.
וְלֹֽא־יִשְׁמַ֤ע אֲלֵכֶם֙ פַּרְעֹ֔ה וְנָתַתִּ֥י אֶת־יָדִ֖י בְּמִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֨י אֶת־צִבְאֹתַ֜י אֶת־עַמִּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בִּשְׁפָטִ֖ים גְּדֹלִֽים׃
Firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısır’ın üzerine koyacağım; birliklerimi, halkım İsrael oğullarını büyük yargılarla Mısır ülkesinden çıkaracağım.
Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay bintoti et yadi al mitsrayim vehotseti et bene yisrael mitoham.
וְיָדְע֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּנְטֹתִ֥י אֶת־יָדִ֖י עַל־מִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֥י אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִתּוֹכָֽם׃
Elimi Mısır’ın üzerine uzatıp İsrael oğullarını aralarından çıkardığımda, Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”
Bu ayette 2 kez
Vehifla Adonay ben mikne yisrael uven mikne mitsrayim velo yamut mikol livne yisrael davar.
וְהִפְלָ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֚ין מִקְנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וְלֹ֥א יָמ֛וּת מִכָּל־לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל דָּבָֽר׃
Adonay, İsrael’in hayvanlarıyla Mısır’ın hayvanlarını birbirinden ayıracak. İsrael oğullarına ait hayvanlardan hiçbiri ölmeyecek.’”
Vayaas Adonay et hadavar haze mimohorat vayamot kol mikne mitsrayim umimikne vene yisrael lo met ehad.
וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֕מָת כֹּ֖ל מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וּמִמִּקְנֵ֥ה בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹא־מֵ֥ת אֶחָֽד׃
Ertesi gün Adonay bunu yaptı. Mısır’ın bütün hayvanları öldü; İsrael oğullarının hayvanlarından ise bir teki bile ölmedi.
Vayişlah paro vehine lo met mimikne yisrael ad ehad vayihbad lev paro velo şilah et haam.
וַיִּשְׁלַ֣ח פַּרְעֹ֔ה וְהִנֵּ֗ה לֹא־מֵ֛ת מִמִּקְנֵ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל עַד־אֶחָ֑ד וַיִּכְבַּד֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃ (פ)
Firavun adam gönderip araştırdı; İsrael’in hayvanlarından bir teki bile ölmemişti. Ama Firavun’un yüreği ağırlaştı ve halkı salıvermedi.
Rak beerets goşen aşer şam bene yisrael lo haya barad.
רַ֚ק בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן אֲשֶׁר־שָׁ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לֹ֥א הָיָ֖ה בָּרָֽד׃
Yalnız İsrael oğullarının yaşadığı Goşen bölgesine dolu yağmadı.
Vayehezak lev paro velo şilah et bene yisrael kaaşer diber Adonay beyad moşe.
וַֽיֶּחֱזַק֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Firavun’un yüreği sertleşti. Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi İsrael oğullarını salıvermedi.
Vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael.
וַיְחַזֵּ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını salıvermedi.
Lo rau iş et ahiv velo kamu iş mitahtav şeloşet yamim ulehol bene yisrael haya or bemoşevotam.
לֹֽא־רָא֞וּ אִ֣ישׁ אֶת־אָחִ֗יו וְלֹא־קָ֛מוּ אִ֥ישׁ מִתַּחְתָּ֖יו שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וּֽלְכָל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָ֥יָה א֖וֹר בְּמוֹשְׁבֹתָֽם׃
Üç gün boyunca kimse birbirini göremedi, kimse yerinden kalkamadı. Ama bütün İsrael oğullarının yaşadıkları yerlerde ışık vardı.
Bu ayette 2 kez
Ulehol bene yisrael lo yeherats kelev leşono lemeiş vead behema lemaan tedeun aşer yafle Adonay ben mitsrayim uven yisrael.
וּלְכֹ֣ל ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לֹ֤א יֶֽחֱרַץ־כֶּ֙לֶב֙ לְשֹׁנ֔וֹ לְמֵאִ֖ישׁ וְעַד־בְּהֵמָ֑ה לְמַ֙עַן֙ תֵּֽדְע֔וּן אֲשֶׁר֙ יַפְלֶ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֥ין מִצְרַ֖יִם וּבֵ֥ין יִשְׂרָאֵֽל׃
Ama İsrael oğullarından hiçbirine, ne insana ne de hayvana, bir köpek bile hırlamayacak. Böylece Adonay’ın Mısır ile İsrael’i birbirinden ayırdığını bileceksiniz.
Umoşe veaharon asu et kol hamofetim haele lifne faro vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael meartso.
וּמֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֗ן עָשׂ֛וּ אֶת־כָּל־הַמֹּפְתִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹֽא־שִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃ (פ)
Moşe ile Aaron bütün bu olağanüstü işleri Firavun’un önünde yaptılar. Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını ülkesinden salıvermedi.
Daberu el kol adat yisrael lemor beasor lahodeş haze veyikhu lahem iş se levet avot se labayit.
דַּבְּר֗וּ אֶֽל־כָּל־עֲדַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר בֶּעָשֹׂ֖ר לַחֹ֣דֶשׁ הַזֶּ֑ה וְיִקְח֣וּ לָהֶ֗ם אִ֛ישׁ שֶׂ֥ה לְבֵית־אָבֹ֖ת שֶׂ֥ה לַבָּֽיִת׃
Bütün İsrael topluluğuna şöyle söyleyin: Bu ayın onunda her biri ata evine göre bir kuzu ya da oğlak alsın; her ev için bir hayvan.
Vehaya lahem lemişmeret ad arbaa asar yom lahodeş haze veşahatu oto kol kehal adat yisrael ben haarbayim.
וְהָיָ֤ה לָכֶם֙ לְמִשְׁמֶ֔רֶת עַ֣ד אַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הַזֶּ֑ה וְשָׁחֲט֣וּ אֹת֗וֹ כֹּ֛ל קְהַ֥ל עֲדַֽת־יִשְׂרָאֵ֖ל בֵּ֥ין הָעַרְבָּֽיִם׃
Onu bu ayın on dördüncü gününe kadar gözetim altında tutun. İsrael topluluğunun bütün cemaati onu öğleden sonra, akşama doğru kessin.
Şivat yamim seor lo yimatse bevatehem ki kol ohel mahmetset venihreta hanefeş hahi meadat yisrael bager uveezrah haarets.
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים שְׂאֹ֕ר לֹ֥א יִמָּצֵ֖א בְּבָתֵּיכֶ֑ם כִּ֣י ׀ כָּל־אֹכֵ֣ל מַחְמֶ֗צֶת וְנִכְרְתָ֞ה הַנֶּ֤פֶשׁ הַהִוא֙ מֵעֲדַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל בַּגֵּ֖ר וּבְאֶזְרַ֥ח הָאָֽרֶץ׃
Yedi gün evlerinizde ekşi hamur bulunmayacak. Mayalanmış bir şey yiyen kişi, ister aranızda yaşayan yabancı ister ülkenin yerlisi olsun, İsrael topluluğundan kesilip atılacaktır.
Vayikra moşe lehol zikne yisrael vayomer alehem mişehu ukehu lahem tson lemişpehotehem veşahatu hapasah.
וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה לְכָל־זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֑ם מִֽשְׁכ֗וּ וּקְח֨וּ לָכֶ֥ם צֹ֛אן לְמִשְׁפְּחֹתֵיכֶ֖ם וְשַׁחֲט֥וּ הַפָּֽסַח׃
Moşe, İsrael’in bütün ileri gelenlerini çağırıp şöyle dedi: “Ailelerinize göre davarlarınızdan hayvan seçip alın ve Pesah kurbanını kesin.
Vaamartem zevah pesah u ladonay aşer pasah al bate vene yisrael bemitsrayim benagepo et mitsrayim veet batenu hitsil vayikod haam vayişetahavu.
וַאֲמַרְתֶּ֡ם זֶֽבַח־פֶּ֨סַח ה֜וּא לַֽיהוָ֗ה אֲשֶׁ֣ר פָּ֠סַח עַל־בָּתֵּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּמִצְרַ֔יִם בְּנָגְפּ֥וֹ אֶת־מִצְרַ֖יִם וְאֶת־בָּתֵּ֣ינוּ הִצִּ֑יל וַיִּקֹּ֥ד הָעָ֖ם וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃
şöyle söyleyin: ‘Bu, Adonay için Pesah kurbanıdır. Mısır’ı vurduğunda Mısır’daki İsrael oğullarının evlerinin üzerinden geçti ve evlerimizi kurtardı.’” Halk eğilip yere kapandı.
Vayelehu vayaasu bene yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe veaharon ken asu.
וַיֵּלְכ֥וּ וַיַּֽעֲשׂ֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־מֹשֶׁ֥ה וְאַהֲרֹ֖ן כֵּ֥ן עָשֽׂוּ׃ (ס)
İsrael oğulları gidip Adonay’ın Moşe ile Aaron’a buyurduğunu yaptılar; tam öyle yaptılar.
Vayikra lemoşe uleaharon layla vayomer kumu tseu mitoh ami gam atem gam bene yisrael ulehu ivdu et Adonay kedaberhem.
וַיִּקְרָא֩ לְמֹשֶׁ֨ה וּֽלְאַהֲרֹ֜ן לַ֗יְלָה וַיֹּ֙אמֶר֙ ק֤וּמוּ צְּאוּ֙ מִתּ֣וֹךְ עַמִּ֔י גַּם־אַתֶּ֖ם גַּם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּלְכ֛וּ עִבְד֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה כְּדַבֶּרְכֶֽם׃
Firavun gece Moşe ile Aaron’u çağırıp şöyle dedi: “Kalkın, hem siz hem de İsrael oğulları halkımın arasından çıkın! Gidin, dediğiniz gibi Adonay’a kulluk edin.
Uvene yisrael asu kidvar moşe vayişalu mimitsrayim kele hesef uhele zahav usemalot.
וּבְנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל עָשׂ֖וּ כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַֽיִּשְׁאֲלוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹֽת׃
İsrael oğulları, Moşe’nin söylediği gibi Mısırlılardan gümüş ve altın eşyalar, giysiler istediler.
Vayisu vene yisrael merameses sukota keşeş meot elef ragli hagevarim levad mitaf.
וַיִּסְע֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מֵרַעְמְסֵ֖ס סֻכֹּ֑תָה כְּשֵׁשׁ־מֵא֨וֹת אֶ֧לֶף רַגְלִ֛י הַגְּבָרִ֖ים לְבַ֥ד מִטָּֽף׃
İsrael oğulları Ramses’ten Sukot’a doğru yola çıktılar. Çocuklar dışında, yaya giden yaklaşık altı yüz bin erkektiler.
Umoşav bene yisrael aşer yaşevu bemitsrayim şeloşim şana vearba meot şana.
וּמוֹשַׁב֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יָשְׁב֖וּ בְּמִצְרָ֑יִם שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Mısır’da yaşamış olan İsrael oğullarının konaklama süresi dört yüz otuz yıldı.
Lel şimurim u ladonay lehotsiam meerets mitsrayim u halayla haze ladonay şimurim lehol bene yisrael ledorotam.
לֵ֣יל שִׁמֻּרִ֥ים הוּא֙ לַֽיהוָ֔ה לְהוֹצִיאָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הֽוּא־הַלַּ֤יְלָה הַזֶּה֙ לַֽיהוָ֔ה שִׁמֻּרִ֛ים לְכָל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לְדֹרֹתָֽם׃ (פ)
Bu, onları Mısır ülkesinden çıkarmak için Adonay’ın gözettiği geceydi. Bu gece, kuşakları boyunca bütün İsrael oğullarının Adonay için gözetecekleri gecedir.
כָּל־עֲדַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל יַעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ׃
Bütün İsrael topluluğu bunu yerine getirecek.
Vayaasu kol bene yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe veet aharon ken asu.
וַיַּֽעֲשׂ֖וּ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־מֹשֶׁ֥ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֖ן כֵּ֥ן עָשֽׂוּ׃ (ס)
Bütün İsrael oğulları, Adonay’ın Moşe ile Aaron’a buyurduğu gibi yaptılar; tam öyle yaptılar.
Vayehi beetsem hayom haze hotsi Adonay et bene yisrael meerets mitsrayim al tsivotam.
וַיְהִ֕י בְּעֶ֖צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה הוֹצִ֨יא יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם עַל־צִבְאֹתָֽם׃ (פ)
Tam o gün Adonay, İsrael oğullarını birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkardı.
Kadeş li hol behor peter kol rehem bivne yisrael baadam uvabehema li u.
קַדֶּשׁ־לִ֨י כָל־בְּכ֜וֹר פֶּ֤טֶר כָּל־רֶ֙חֶם֙ בִּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָ֑ה לִ֖י הֽוּא׃
“İsrael oğulları arasında, ister insan ister hayvan olsun, rahmi ilk açan her ilk doğanı bana kutsa; o benimdir.”
Vayasev Elohim et haam dereh hamidbar yam suf vahamuşim alu vene yisrael meerets mitsrayim.
וַיַּסֵּ֨ב אֱלֹהִ֧ים ׀ אֶת־הָעָ֛ם דֶּ֥רֶךְ הַמִּדְבָּ֖ר יַם־ס֑וּף וַחֲמֻשִׁ֛ים עָל֥וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Tanrı halkı Sazlık Denizi yönündeki çöl yolundan dolaştırdı. İsrael oğulları Mısır ülkesinden silahlı olarak çıktılar.
Vayikah moşe et atsmot yosef imo ki haşbea hişbia et bene yisrael lemor pakod yifkod Elohim ethem vehaalitem et atsmotay mize itehem.
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־עַצְמ֥וֹת יוֹסֵ֖ף עִמּ֑וֹ כִּי֩ הַשְׁבֵּ֨עַ הִשְׁבִּ֜יעַ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִיתֶ֧ם אֶת־עַצְמֹתַ֛י מִזֶּ֖ה אִתְּכֶֽם׃
Moşe, Yosef’in kemiklerini de yanına aldı. Çünkü Yosef, “Tanrı sizinle kesinlikle ilgilenecek; o zaman kemiklerimi de buradan yanınızda götüreceksiniz” diyerek İsrael oğullarına sıkıca ant içirmişti.
Daber el bene yisrael veyaşuvu veyahanu lifne pi hahirot ben migdol uven hayam lifne baal tsefon nihho tahanu al hayam.
דַּבֵּר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וְיָשֻׁ֗בוּ וְיַחֲנוּ֙ לִפְנֵי֙ פִּ֣י הַחִירֹ֔ת בֵּ֥ין מִגְדֹּ֖ל וּבֵ֣ין הַיָּ֑ם לִפְנֵי֙ בַּ֣עַל צְפֹ֔ן נִכְח֥וֹ תַחֲנ֖וּ עַל־הַיָּֽם׃
“İsrael oğullarına söyle, geri dönüp Pi Hahirot’un önünde, Migdol ile deniz arasında, Baal Tsefon’un karşısında konaklasınlar. Onun karşısında, deniz kıyısında konaklayacaksınız.
Veamar paro livne yisrael nevuhim hem baarets sagar alehem hamidbar.
וְאָמַ֤ר פַּרְעֹה֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל נְבֻכִ֥ים הֵ֖ם בָּאָ֑רֶץ סָגַ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם הַמִּדְבָּֽר׃
Firavun, İsrael oğulları için, ‘Ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlar; çöl onları kuşattı’ diyecek.
Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.
וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃
Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim יִשְׂרָאֵ֑ל
Temel kelime (lemma) יִשְׂרָאֵל
Kök — שורש (şoreş) שרה
Türkçe anlam: özel ad ve topluluk adı: İsrael
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 547 kez
HNpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.