קוּם
kalkmak, ayağa kalkmak; dikilmek; kaldırmak; kurmak/inşa etmek; ortaya çıkmak; harekete geçmek; karşı çıkmak; tesis etmek; sürdürmek, ayakta tutmak; gerçekleşmek
145 kullanım · 136 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 298 kez, 278 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Navi mikirbeha meaheha kamoni yakim leha Adonay eloheha elav tişmaun.
נָבִ֨יא מִקִּרְבְּךָ֤ מֵאַחֶ֙יךָ֙ כָּמֹ֔נִי יָקִ֥ים לְךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ אֵלָ֖יו תִּשְׁמָעֽוּן׃
Tanrın Adonay, aranızdan, kardeşlerinin içinden senin için benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyeceksiniz.
Navi akim lahem mikerev ahehem kamoha venatati devaray befiv vediber alehem et kol aşer atsavenu.
נָבִ֨יא אָקִ֥ים לָהֶ֛ם מִקֶּ֥רֶב אֲחֵיהֶ֖ם כָּמ֑וֹךָ וְנָתַתִּ֤י דְבָרַי֙ בְּפִ֔יו וְדִבֶּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אֲצַוֶּֽנּוּ׃
Kardeşlerinin arasından onlar için senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzına koyacağım; kendisine buyuracağım her şeyi onlara söyleyecek.
Vehi yihye iş sone lereeu vearav lo vekam alav vehikau nefeş vamet venas el ahat hearim hael.
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל׃
Ama biri komşusuna nefret besler, ona pusu kurup saldırır ve onu öldürücü bir darbeyle öldürdükten sonra bu kentlerden birine kaçarsa,
Bu ayette 2 eşleşme
Lo yakum ed ehad beiş lehol avon ulehol hatat behol het aşer yeheta al pi şene edim o al pi şeloşa edim yakum davar.
לֹֽא־יָקוּם֩ עֵ֨ד אֶחָ֜ד בְּאִ֗ישׁ לְכָל־עָוֺן֙ וּלְכָל־חַטָּ֔את בְּכָל־חֵ֖טְא אֲשֶׁ֣ר יֶֽחֱטָ֑א עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנֵ֣י עֵדִ֗ים א֛וֹ עַל־פִּ֥י שְׁלֹשָֽׁה־עֵדִ֖ים יָק֥וּם דָּבָֽר׃
Bir kişiye karşı herhangi bir suç ya da günah konusunda, işlediği herhangi bir günah için tek tanık yeterli olmayacak. Bir mesele iki ya da üç tanığın ifadesiyle kesinleşecek.
Ki yakum ed hamas beiş laanot bo sara.
כִּֽי־יָק֥וּם עֵד־חָמָ֖ס בְּאִ֑ישׁ לַעֲנ֥וֹת בּ֖וֹ סָרָֽה׃
Kötü niyetli bir tanık, birini suçlamak için ona karşı çıkarsa,
Vetafesu vo aviv veimo vehotsiu oto el zikne iro veel şaar mekomo.
וְתָ֥פְשׂוּ ב֖וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֑וֹ וְהוֹצִ֧יאוּ אֹת֛וֹ אֶל־זִקְנֵ֥י עִיר֖וֹ וְאֶל־שַׁ֥עַר מְקֹמֽוֹ׃
babası ve annesi onu tutup kentlerinin ileri gelenlerine, yaşadıkları yerin kapısına çıkaracaklar.
Bu ayette 2 eşleşme
Lo tire et hamor ahiha o şoro nofelim badereh vehitalamta mehem hakem takim imo.
לֹא־תִרְאֶה֩ אֶת־חֲמ֨וֹר אָחִ֜יךָ א֤וֹ שׁוֹרוֹ֙ נֹפְלִ֣ים בַּדֶּ֔רֶךְ וְהִתְעַלַּמְתָּ֖ מֵהֶ֑ם הָקֵ֥ם תָּקִ֖ים עִמּֽוֹ׃ (ס)
Kardeşinin eşeğinin ya da sığırının yolda yere yığıldığını görüp görmezden gelmeyeceksin. Onunla birlikte hayvanı mutlaka kaldıracaksın.
Velanaara lo taase davar en lanaara het mavet ki kaaşer yakum iş al reeu uretsaho nefeş ken hadavar haze.
ולנער [וְלַֽנַּעֲרָה֙] לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לנער [לַֽנַּעֲרָ֖ה] חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֙הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Genç kadına hiçbir şey yapmayacaksın. Genç kadının ölüm cezasını gerektiren bir günahı yoktur. Çünkü bu olay, bir adamın başka birine saldırıp onu öldürmesine benzer.
İmeha yeşev bekirbeha bamakom aşer yivhar beahad şeareha batov lo lo tonenu.
עִמְּךָ֞ יֵשֵׁ֣ב בְּקִרְבְּךָ֗ בַּמָּק֧וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֛ר בְּאַחַ֥ד שְׁעָרֶ֖יךָ בַּטּ֣וֹב ל֑וֹ לֹ֖א תּוֹנֶֽנּוּ׃ (ס)
Seninle, aranızda, kentlerinden birinde kendisinin seçeceği, hoşuna giden yerde yaşayacak. Ona baskı yapmayacaksın.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki tavo bekamat reeha vekatafta melilot beyadeha vehermeş lo tanif al kamat reeha.
כִּ֤י תָבֹא֙ בְּקָמַ֣ת רֵעֶ֔ךָ וְקָטַפְתָּ֥ מְלִילֹ֖ת בְּיָדֶ֑ךָ וְחֶרְמֵשׁ֙ לֹ֣א תָנִ֔יף עַ֖ל קָמַ֥ת רֵעֶֽךָ׃ (ס)
Komşunun ekinine girdiğinde elinle başak koparabilirsin; ama komşunun ekinine orak vurmayacaksın.
Vehaya habehor aşer teled yakum al şem ahiv hamet velo yimahe şemo miyisrael.
וְהָיָ֗ה הַבְּכוֹר֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּלֵ֔ד יָק֕וּם עַל־שֵׁ֥ם אָחִ֖יו הַמֵּ֑ת וְלֹֽא־יִמָּחֶ֥ה שְׁמ֖וֹ מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Kadının doğuracağı ilk çocuk, ölen kardeşinin adını sürdürecek. Böylece onun adı İsrael'den silinmeyecek.
Veim lo yahpots haiş lakahat et yevimto vealeta yevimto haşara el hazekenim veamera meen yevami lehakim leahiv şem beyisrael lo ava yabemi.
וְאִם־לֹ֤א יַחְפֹּץ֙ הָאִ֔ישׁ לָקַ֖חַת אֶת־יְבִמְתּ֑וֹ וְעָלְתָה֩ יְבִמְתּ֨וֹ הַשַּׁ֜עְרָה אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים וְאָֽמְרָה֙ מֵאֵ֨ין יְבָמִ֜י לְהָקִ֨ים לְאָחִ֥יו שֵׁם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א אָבָ֖ה יַבְּמִֽי׃
Adam yengesiyle evlenmek istemezse, yengesi kentin kapısına, ileri gelenlere çıkıp, 'Kayınbiraderim kardeşinin adını İsrael'de sürdürmeyi reddediyor; bana karşı kayınbiraderlik görevini yapmak istemiyor' diyecek.
Velakahta mereşit kol peri haadama aşer tavi meartseha aşer Adonay eloheha noten lah vesamta vatene vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam.
וְלָקַחְתָּ֞ מֵרֵאשִׁ֣ית ׀ כָּל־פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר תָּבִ֧יא מֵֽאַרְצְךָ֛ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לָ֖ךְ וְשַׂמְתָּ֣ בַטֶּ֑נֶא וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprağından getireceğin bütün toprak ürünlerinin ilkinden alıp bir sepete koyacaksın. Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yere gideceksin.
Vayevienu el hamakom haze vayiten lanu et haarets hazot erets zavat halav udevaş.
וַיְבִאֵ֖נוּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּתֶּן־לָ֙נוּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃
Bizi bu yere getirdi ve bu ülkeyi, süt ve bal akan ülkeyi bize verdi.
Vehaya bayom aşer taavru et hayarden el haarets aşer Adonay eloheha noten lah vahakemota leha avanim gedolot vesadta otam basid.
וְהָיָ֗ה בַּיּוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר תַּעַבְר֣וּ אֶת־הַיַּרְדֵּן֒ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ וַהֲקֵמֹתָ֤ לְךָ֙ אֲבָנִ֣ים גְּדֹל֔וֹת וְשַׂדְתָּ֥ אֹתָ֖ם בַּשִּֽׂיד׃
Yarden'i geçip Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girdiğiniz gün, büyük taşlar dikecek ve onları kireçle sıvayacaksın.
Vehaya beaverehem et hayarden takimu et haavanim haele aşer anohi metsave ethem hayom behar eval vesadta otam basid.
וְהָיָה֮ בְּעָבְרְכֶ֣ם אֶת־הַיַּרְדֵּן֒ תָּקִ֜ימוּ אֶת־הָאֲבָנִ֣ים הָאֵ֗לֶּה אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֜י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֛ם הַיּ֖וֹם בְּהַ֣ר עֵיבָ֑ל וְשַׂדְתָּ֥ אוֹתָ֖ם בַּשִּֽׂיד׃
Yarden'i geçtiğinizde, bugün size buyurduğum bu taşları Eval Dağı'nda dikecek ve onları kireçle sıvayacaksın.
Arur aşer lo yakim et divre hatora hazot laasot otam veamar kol haam amen.
אָר֗וּר אֲשֶׁ֧ר לֹא־יָקִ֛ים אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה־הַזֹּ֖את לַעֲשׂ֣וֹת אוֹתָ֑ם וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (פ)
"Bu Tora'nın sözlerini yerine getirmek üzere ayakta tutmayan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.'
Yiten Adonay et oyeveha hakamim aleha nigafim lefaneha bedereh ehad yetseu eleha uveşiva derahim yanusu lefaneha.
יִתֵּ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־אֹיְבֶ֙יךָ֙ הַקָּמִ֣ים עָלֶ֔יךָ נִגָּפִ֖ים לְפָנֶ֑יךָ בְּדֶ֤רֶךְ אֶחָד֙ יֵצְא֣וּ אֵלֶ֔יךָ וּבְשִׁבְעָ֥ה דְרָכִ֖ים יָנ֥וּסוּ לְפָנֶֽיךָ׃
Adonay sana karşı ayaklanan düşmanlarını önünde yenilgiye uğratacak. Sana bir yoldan gelecek, önünden yedi yoldan kaçacaklar.
Yekimeha Adonay lo leam kadoş kaaşer nişeba lah ki tişmor et mitsvot Adonay eloheha vehalahta bidrahav.
יְקִֽימְךָ֨ יְהוָ֥ה לוֹ֙ לְעַ֣ם קָד֔וֹשׁ כַּאֲשֶׁ֖ר נִֽשְׁבַּֽע־לָ֑ךְ כִּ֣י תִשְׁמֹ֗ר אֶת־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֖ בִּדְרָכָֽיו׃
Tanrın Adonay'ın buyruklarını gözetir ve Onun yollarında yürürsen, Adonay sana yemin ettiği gibi seni Kendisine kutsal bir halk yapacak.
Yoleh Adonay oteha veet malkeha aşer takim aleha el goy aşer lo yadata ata vaavoteha veavadta şam Elohim aherim ets vaaven.
יוֹלֵ֨ךְ יְהוָ֜ה אֹֽתְךָ֗ וְאֶֽת־מַלְכְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּקִ֣ים עָלֶ֔יךָ אֶל־גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדַ֖עְתָּ אַתָּ֣ה וַאֲבֹתֶ֑יךָ וְעָבַ֥דְתָּ שָּׁ֛ם אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים עֵ֥ץ וָאָֽבֶן׃
Adonay seni ve başına koyduğun kralını, ne senin ne de atalarının tanıdığı bir ulusa götürecek. Orada başka tanrılara, ağaca ve taşa kulluk edeceksin.
Vatavou el hamakom haze vayetse sihon meleh heşbon veog meleh habaşan likratenu lamilhama vanakem.
וַתָּבֹ֖אוּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיֵּצֵ֣א סִיחֹ֣ן מֶֽלֶךְ־חֶ֠שְׁבּוֹן וְע֨וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֧ן לִקְרָאתֵ֛נוּ לַמִּלְחָמָ֖ה וַנַּכֵּֽם׃
Bu yere geldiniz. Heşbon kralı Sihon ile Başan kralı Og bize karşı savaşmaya çıktılar; onları yendik.
Lemaan hakim oteha hayom lo leam veu yiheye leha lelohim kaaşer diber lah vehaaşer nişba laavoteha leavraham leyitshak uleyaakov.
לְמַ֣עַן הָקִֽים־אֹתְךָ֩ הַיּ֨וֹם ׀ ל֜וֹ לְעָ֗ם וְה֤וּא יִֽהְיֶה־לְּךָ֙ לֵֽאלֹהִ֔ים כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְכַאֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּע֙ לַאֲבֹתֶ֔יךָ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃
Sana söylediği ve ataların Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a yemin ettiği gibi, bugün seni Kendisine halk olarak kurmak ve senin Tanrın olmak için.
Veamar hador haaharon benehem aşer yakumu meaharehem vehanaheri aşer yavo meerets rehoka verau et makot haarets hahi veet tahalueha aşer hila Adonay bah.
וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֙וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ׃
Sizden sonra gelecek kuşak, ardınızdan yetişecek çocuklarınız ve uzak ülkeden gelen yabancı, o ülkenin belalarını ve Adonay'ın orada ortaya çıkardığı hastalıkları gördüklerinde şöyle diyecekler:
Bevo hol yisrael leraot et pene Adonay eloheha bamakom aşer yivhar tikra et hatora hazot neged kol yisrael beoznehem.
בְּב֣וֹא כָל־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁ֣ר יִבְחָ֑ר תִּקְרָ֞א אֶת־הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֛את נֶ֥גֶד כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּאָזְנֵיהֶֽם׃
bütün İsrael, Tanrın Adonay'ın seçeceği yerde Onun huzuruna çıkmak için geldiğinde, bu Tora'yı bütün İsrael'in önünde, herkesin duyacağı biçimde okuyacaksın.
Vayomer Adonay el moşe hineha şohev im avoteha vekam haam haze vezana ahare elohe nehar haarets aşer u va şama bekirbo vaazavani vehefer et beriti aşer karati ito.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְּךָ֥ שֹׁכֵ֖ב עִם־אֲבֹתֶ֑יךָ וְקָם֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה וְזָנָ֣ה ׀ אַחֲרֵ֣י ׀ אֱלֹהֵ֣י נֵֽכַר־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא בָא־שָׁ֙מָּה֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַעֲזָבַ֕נִי וְהֵפֵר֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אִתּֽוֹ׃
Adonay Moşe'ye şöyle dedi: 'İşte, atalarınla yatacaksın. Bu halk kalkıp gireceği ülkenin yabancı tanrılarının ardından giderek sadakatsizlik edecek. Beni terk edecek, kendisiyle yaptığım antlaşmayı bozacak.
Aşer helev zevahemo yohelu yiştu yen nesiham yakumu veyazeruhem yehi alehem sitra.
אֲשֶׁ֨ר חֵ֤לֶב זְבָחֵ֙ימוֹ֙ יֹאכֵ֔לוּ יִשְׁתּ֖וּ יֵ֣ין נְסִיכָ֑ם יָק֙וּמוּ֙ וְיַעְזְרֻכֶ֔ם יְהִ֥י עֲלֵיכֶ֖ם סִתְרָֽה׃
Kurbanlarının yağını yiyen, dökmelik sunularının şarabını içenler kalkıp size yardım etsin! Üzerinizde bir sığınak olsunlar!
Bu ayette 2 eşleşme
Bareh Adonay helo ufoal yadav tirtse mehats motnayim kamav umesanav min yekumun.
בָּרֵ֤ךְ יְהוָה֙ חֵיל֔וֹ וּפֹ֥עַל יָדָ֖יו תִּרְצֶ֑ה מְחַ֨ץ מָתְנַ֧יִם קָמָ֛יו וּמְשַׂנְאָ֖יו מִן־יְקוּמֽוּן׃ (ס)
Adonay, onun gücünü bereketlendir, ellerinin işini kabul et. Ona karşı ayaklananların belini kır; ondan nefret edenler bir daha kalkamasın.'
Velo kam navi od beyisrael kemoşe aşer yedao Adonay panim el panim.
וְלֹֽא־קָ֨ם נָבִ֥יא ע֛וֹד בְּיִשְׂרָאֵ֖ל כְּמֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁר֙ יְדָע֣וֹ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים׃
İsrael'de bir daha, Adonay'ın yüz yüze tanıdığı Moşe gibi bir peygamber çıkmadı;
Temel kelimeler (lemmalar)
kalkmak, ayağa kalkmak; dikilmek; kaldırmak; kurmak/inşa etmek; ortaya çıkmak; harekete geçmek; karşı çıkmak; tesis etmek; sürdürmek, ayakta tutmak; gerçekleşmek
145 kullanım · 136 ayet
yer; mekân; konum
133 kullanım · 127 ayet
yükseklik; boy
11 kullanım · 11 ayet
başakta duran tahıl; olgun ekin
4 kullanım · 3 ayet
varlık; mevcut olan; mal varlığı
3 kullanım · 3 ayet
dik duruş; doğruluk
1 kullanım · 1 ayet
dikilme; ayakta durma
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.