TORA’DA TEMEL KELİME
גּוּר
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 33 kez, 33 farklı ayette görülür.
- Kök
- גור
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit9 kullanım9 ayet
- Şemot4 kullanım4 ayet
- Vayikra11 kullanım11 ayet
- Bamidbar7 kullanım7 ayet
- Devarim2 kullanım2 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 12:10
Vayehi raav baarets vayered avram mitsrayma lagur şam ki haved haraav baarets.
וַיְהִ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ וַיֵּ֨רֶד אַבְרָ֤ם מִצְרַ֙יְמָה֙ לָג֣וּר שָׁ֔ם כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב בָּאָֽרֶץ׃
Ülkede kıtlık oldu. Avram bir süre kalmak üzere Mısır’a indi; çünkü ülkedeki kıtlık ağırdı.
Bereşit 19:9
Vayomeru geş halea vayomeru haehad ba lagur vayişpot şafot ata nara leha mehem vayiftseru vaiş belot meod vayigeşu lişbor hadalet.
וַיֹּאמְר֣וּ ׀ גֶּשׁ־הָ֗לְאָה וַיֹּֽאמְרוּ֙ הָאֶחָ֤ד בָּֽא־לָגוּר֙ וַיִּשְׁפֹּ֣ט שָׁפ֔וֹט עַתָּ֕ה נָרַ֥ע לְךָ֖ מֵהֶ֑ם וַיִּפְצְר֨וּ בָאִ֤ישׁ בְּלוֹט֙ מְאֹ֔ד וַֽיִּגְּשׁ֖וּ לִשְׁבֹּ֥ר הַדָּֽלֶת׃
“Çekil şuradan!” dediler. “Bu adam yabancı olarak geldi, şimdi başımıza yargıç kesiliyor! Sana onlardan daha kötüsünü yapacağız.” Lot’a şiddetle yüklendiler ve kapıyı kırmak için yaklaştılar.
Bereşit 20:1
Vayisa mişam avraham artsa hanegev vayeşev ben kadeş uven şur vayagar bigrar.
וַיִּסַּ֨ע מִשָּׁ֤ם אַבְרָהָם֙ אַ֣רְצָה הַנֶּ֔גֶב וַיֵּ֥שֶׁב בֵּין־קָדֵ֖שׁ וּבֵ֣ין שׁ֑וּר וַיָּ֖גָר בִּגְרָֽר׃
Avraam oradan Negev ülkesine doğru yola çıktı. Kadeş ile Şur arasına yerleşti ve Gerar’da yabancı olarak yaşadı.
Bereşit 21:23
Veata hişavea li velohim hena im tişkor li ulenini ulenehdi kahesed aşer asiti imeha taase imadi veim haarets aşer garta bah.
וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֨בְעָה לִּ֤י בֵֽאלֹהִים֙ הֵ֔נָּה אִם־תִּשְׁקֹ֣ר לִ֔י וּלְנִינִ֖י וּלְנֶכְדִּ֑י כַּחֶ֜סֶד אֲשֶׁר־עָשִׂ֤יתִי עִמְּךָ֙ תַּעֲשֶׂ֣ה עִמָּדִ֔י וְעִם־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־גַּ֥רְתָּה בָּֽהּ׃
Şimdi burada Tanrı adına bana ant iç: Bana, oğluma ve torunuma hainlik etmeyeceksin. Ben sana nasıl iyilik gösterdiysem sen de bana ve yabancı olarak yaşadığın ülkeye öyle davranacaksın.”
Bereşit 21:34
Vayagar avraham beerets peliştim yamim rabim.
וַיָּ֧גָר אַבְרָהָ֛ם בְּאֶ֥רֶץ פְּלִשְׁתִּ֖ים יָמִ֥ים רַבִּֽים׃ (פ)
Avraam Peliştilerin ülkesinde uzun zaman yabancı olarak yaşadı.
Bereşit 26:3
Gur baarets hazot veeheye imeha vaavareheka ki leha ulezaraha eten et kol haaratsot hael vahakimoti et haşevua aşer nişbati leavraham aviha.
גּ֚וּר בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְאֶֽהְיֶ֥ה עִמְּךָ֖ וַאֲבָרְכֶ֑ךָּ כִּֽי־לְךָ֣ וּֽלְזַרְעֲךָ֗ אֶתֵּן֙ אֶת־כָּל־הָֽאֲרָצֹ֣ת הָאֵ֔ל וַהֲקִֽמֹתִי֙ אֶת־הַשְּׁבֻעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתִּי לְאַבְרָהָ֥ם אָבִֽיךָ׃
Bu ülkede bir yabancı olarak yaşa. Seninle olacağım ve seni kutsayacağım. Bütün bu ülkeleri sana ve soyuna vereceğim; baban Avraam’a içtiğim andı yerine getireceğim.
Bereşit 32:5
Vayetsav otam lemor ko tomerun ladoni leesav ko amar avdeha yaakov im lavan garti vaehar ad ata.
וַיְצַ֤ו אֹתָם֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֣ה תֹאמְר֔וּן לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו כֹּ֤ה אָמַר֙ עַבְדְּךָ֣ יַעֲקֹ֔ב עִם־לָבָ֣ן גַּ֔רְתִּי וָאֵחַ֖ר עַד־עָֽתָּה׃
Onlara şu buyruğu verdi: “Efendim Esav’a şöyle söyleyin: ‘Kulun Yaakov diyor ki: Lavan’ın yanında yabancı olarak yaşadım; şimdiye kadar orada kaldım.
Bereşit 35:27
Vayavo yaakov el yitshak aviv mamre kiryat haarba hi hevron aşer gar şam avraham veyitshak.
וַיָּבֹ֤א יַעֲקֹב֙ אֶל־יִצְחָ֣ק אָבִ֔יו מַמְרֵ֖א קִרְיַ֣ת הָֽאַרְבַּ֑ע הִ֣וא חֶבְר֔וֹן אֲשֶׁר־גָּֽר־שָׁ֥ם אַבְרָהָ֖ם וְיִצְחָֽק׃
Yaakov, babası Yitshak’ın yanına, Avraam ile Yitshak’ın yabancı olarak yaşadığı Mamre’ye, Kiryat-Arba’ya, yani Hevron’a geldi.
Bereşit 47:4
Vayomeru el paro lagur baarets banu ki en mire latson aşer laavadeha ki haved haraav beerets kenaan veata yeşevu na avadeha beerets goşen.
וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה לָג֣וּר בָּאָרֶץ֮ בָּאנוּ֒ כִּי־אֵ֣ין מִרְעֶ֗ה לַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לַעֲבָדֶ֔יךָ כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְעַתָּ֛ה יֵֽשְׁבוּ־נָ֥א עֲבָדֶ֖יךָ בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃
Firavun’a şöyle dediler: “Bu ülkede bir süre kalmaya geldik. Çünkü Kenaan ülkesinde kıtlık çok ağır; kullarının davarlarına otlak kalmadı. Lütfen kullarının Goşen bölgesinde oturmasına izin ver.”
Şemot 3:22
Veşaala işa mişehentah umigarat betah kele hesef uhele zahav usemalot vesamtem al benehem veal benotehem venitsaltem et mitsrayim.
וְשָׁאֲלָ֨ה אִשָּׁ֤ה מִשְּׁכֶנְתָּהּ֙ וּמִגָּרַ֣ת בֵּיתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹ֑ת וְשַׂמְתֶּ֗ם עַל־בְּנֵיכֶם֙ וְעַל־בְּנֹ֣תֵיכֶ֔ם וְנִצַּלְתֶּ֖ם אֶת־מִצְרָֽיִם׃
Her kadın komşusundan ve evinde kalan kadından gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler isteyecek. Bunları oğullarınıza ve kızlarınıza yükleyeceksiniz. Böylece Mısır’ı soyacaksınız.”
Şemot 6:4
Vegam hakimoti et beriti itam latet lahem et erets kenaan et erets megurehem aşer garu vah.
וְגַ֨ם הֲקִמֹ֤תִי אֶת־בְּרִיתִי֙ אִתָּ֔ם לָתֵ֥ת לָהֶ֖ם אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן אֵ֛ת אֶ֥רֶץ מְגֻרֵיהֶ֖ם אֲשֶׁר־גָּ֥רוּ בָֽהּ׃
Gurbetçi olarak yaşadıkları Kenaan ülkesini onlara vermek üzere onlarla antlaşmamı da kurdum.
Şemot 12:48
Vehi yagur iteha ger veasa fesah ladonay himol lo hol zahar veaz yikrav laasoto vehaya keezrah haarets vehol arel lo yohal bo.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.
Şemot 12:49
Tora ahat yihye laezrah velager hagar betohehem.
תּוֹרָ֣ה אַחַ֔ת יִהְיֶ֖ה לָֽאֶזְרָ֑ח וְלַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Ülkenin yerlisi için de aranızda yaşayan yabancı için de tek bir yasa olacak.”
Vayikra 16:29
Vehayeta lahem lehukat olam bahodeş haşevii beasor lahodeş teanu et nafşotehem vehol melaha lo taasu haezrah vehager hagar betohehem.
וְהָיְתָ֥ה לָכֶ֖ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם בַּחֹ֣דֶשׁ הַ֠שְּׁבִיעִי בֶּֽעָשׂ֨וֹר לַחֹ֜דֶשׁ תְּעַנּ֣וּ אֶת־נַפְשֹֽׁתֵיכֶ֗ם וְכָל־מְלָאכָה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Bu sizin için kalıcı bir kural olacak: Yedinci ayın onuncu günü kendinizi yoksun bırakacak ve hiçbir iş yapmayacaksınız; hem ülkenin yerlisi hem de aranızda yaşayan yabancı buna uyacak.
Vayikra 17:8
Vaalehem tomar iş iş mibet yisrael umin hager aşer yagur betoham aşer yaale ola o zavah.
וַאֲלֵהֶ֣ם תֹּאמַ֔ר אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִן־הַגֵּ֖ר אֲשֶׁר־יָג֣וּר בְּתוֹכָ֑ם אֲשֶׁר־יַעֲלֶ֥ה עֹלָ֖ה אוֹ־זָֽבַח׃
Onlara şunu da söyle: İsrael halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri bütünüyle yakılan bir sunu veya kurban sunar,
Vayikra 17:10
Veiş iş mibet yisrael umin hager hagar betoham aşer yohal kol dam venatati fanay banefeş haohelet et hadam vehihrati otah mikerev amah.
וְאִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל וּמִן־הַגֵּר֙ הַגָּ֣ר בְּתוֹכָ֔ם אֲשֶׁ֥ר יֹאכַ֖ל כָּל־דָּ֑ם וְנָתַתִּ֣י פָנַ֗י בַּנֶּ֙פֶשׁ֙ הָאֹכֶ֣לֶת אֶת־הַדָּ֔ם וְהִכְרַתִּ֥י אֹתָ֖הּ מִקֶּ֥רֶב עַמָּֽהּ׃
İsrael halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri herhangi bir kan yerse yüzümü o kan yiyen kişiye karşı çevirecek ve onu halkının arasından kesip atacağım.
Vayikra 17:12
Al ken amarti livne yisrael kol nefeş mikem lo tohal dam vehager hagar betohehem lo yohal dam.
עַל־כֵּ֤ן אָמַ֙רְתִּי֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כָּל־נֶ֥פֶשׁ מִכֶּ֖ם לֹא־תֹ֣אכַל דָּ֑ם וְהַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶ֖ם לֹא־יֹ֥אכַל דָּֽם׃ (ס)
Bu nedenle İsraeloğullarına, ‘Hiçbiriniz kan yemeyecek; aranızda yaşayan yabancı da kan yemeyecek’ dedim.
Vayikra 17:13
Veiş iş mibene yisrael umin hager hagar betoham aşer yatsud tsed haya o of aşer yeahel veşafah et damo vehisau beafar.
וְאִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמִן־הַגֵּר֙ הַגָּ֣ר בְּתוֹכָ֔ם אֲשֶׁ֨ר יָצ֜וּד צֵ֥יד חַיָּ֛ה אוֹ־ע֖וֹף אֲשֶׁ֣ר יֵאָכֵ֑ל וְשָׁפַךְ֙ אֶת־דָּמ֔וֹ וְכִסָּ֖הוּ בֶּעָפָֽר׃
İsraeloğullarından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri yenebilen bir yaban hayvanı veya kuş avlarsa kanını akıtıp toprakla örtecek.
Vayikra 18:26
Uşemartem atem et hukotay veet mişpatay velo taasu mikol hatoevot haele haezrah vehager hagar betohehem.
וּשְׁמַרְתֶּ֣ם אַתֶּ֗ם אֶת־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֔י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ מִכֹּ֥ל הַתּוֹעֵבֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Siz kurallarımı ve hükümlerimi gözeteceksiniz. Ne ülkenin yerlisi ne de aranızda yaşayan yabancı bu iğrenç eylemlerden herhangi birini yapacak.
Vayikra 19:33
Vehi yagur iteha ger beartsehem lo tonu oto.
וְכִֽי־יָג֧וּר אִתְּךָ֛ גֵּ֖ר בְּאַרְצְכֶ֑ם לֹ֥א תוֹנ֖וּ אֹתֽוֹ׃
Ülkenizde sizinle birlikte bir yabancı yaşarsa ona haksızlık etmeyeceksiniz.
Vayikra 19:34
Keezrah mikem yihye lahem hager hagar itehem veahavta lo kamoha ki gerim heyitem beerets mitsrayim ani Adonay elohehem.
כְּאֶזְרָ֣ח מִכֶּם֩ יִהְיֶ֨ה לָכֶ֜ם הַגֵּ֣ר ׀ הַגָּ֣ר אִתְּכֶ֗ם וְאָהַבְתָּ֥ לוֹ֙ כָּמ֔וֹךָ כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Sizinle yaşayan yabancı, aranızdaki yerli gibi olacak. Onu kendin gibi seveceksin; çünkü Mısır ülkesinde siz de yabancıydınız. Ben Tanrınız Adonay’ım.
Vayikra 20:2
Veel bene yisrael tomar iş iş mibene yisrael umin hager hagar beyisrael aşer yiten mizaro lamoleh mot yumat am haarets yirgemuu vaaven.
וְאֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֘ל תֹּאמַר֒ אִ֣ישׁ אִישׁ֩ מִבְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל וּמִן־הַגֵּ֣ר ׀ הַגָּ֣ר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן מִזַּרְע֛וֹ לַמֹּ֖לֶךְ מ֣וֹת יוּמָ֑ת עַ֥ם הָאָ֖רֶץ יִרְגְּמֻ֥הוּ בָאָֽבֶן׃
“İsraeloğullarına şöyle söyle: İsraeloğullarından ya da İsrael’de yaşayan yabancılardan biri çocuklarından birini Moleh’e verirse kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak. Ülkenin halkı onu taşlayacak.
Vayikra 25:6
Vehayeta şabat haarets lahem leohla leha uleavdeha velaamateha velishireha uletoşaveha hagarim imah.
וְ֠הָיְתָה שַׁבַּ֨ת הָאָ֤רֶץ לָכֶם֙ לְאָכְלָ֔ה לְךָ֖ וּלְעַבְדְּךָ֣ וְלַאֲמָתֶ֑ךָ וְלִשְׂכִֽירְךָ֙ וּלְתוֹשָׁ֣בְךָ֔ הַגָּרִ֖ים עִמָּֽךְ׃
Ülkenin dinlenme yılında verdiği ürün sizin yiyeceğiniz olacak: Senin, kölenin, cariyenin, ücretli işçinin ve seninle yaşayan yerleşik yabancıların.
Vayikra 25:45
Vegam mibene hatoşavim hagarim imahem mehem tiknu umimişpahtam aşer imahem aşer holidu beartsehem vehayu lahem laahuza.
וְ֠גַם מִבְּנֵ֨י הַתּוֹשָׁבִ֜ים הַגָּרִ֤ים עִמָּכֶם֙ מֵהֶ֣ם תִּקְנ֔וּ וּמִמִּשְׁפַּחְתָּם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמָּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר הוֹלִ֖ידוּ בְּאַרְצְכֶ֑ם וְהָי֥וּ לָכֶ֖ם לַֽאֲחֻזָּֽה׃
Aranızda yaşayan yerleşik yabancıların çocuklarından ve ülkenizde doğurdukları, yanınızda bulunan ailelerinden de satın alabilirsiniz. Onlar sizin mülkünüz olacak.
Bamidbar 9:14
Vehi yagur itehem ger veasa fesah ladonay kehukat hapesah uhemişpato ken yaase huka ahat yihye lahem velager uleezrah haarets.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּכֶ֜ם גֵּ֗ר וְעָ֤שָֽׂה פֶ֙סַח֙ לַֽיהוָ֔ה כְּחֻקַּ֥ת הַפֶּ֛סַח וּכְמִשְׁפָּט֖וֹ כֵּ֣ן יַעֲשֶׂ֑ה חֻקָּ֤ה אַחַת֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְלַגֵּ֖ר וּלְאֶזְרַ֥ח הָאָֽרֶץ׃ (פ)
Aranıza bir yabancı yerleşir ve Adonay’a Pesah kurbanını yerine getirmek isterse onu Pesah kurbanının kuralına ve hükmüne göre yerine getirecek. Sizin için, yabancı için ve ülkenin yerlisi için tek bir kural olacak.
Bamidbar 15:14
Vehi yagur itehem ger o aşer betohehem ledorotehem veasa işe reah nihoah ladonay kaaşer taasu ken yaase.
וְכִֽי־יָגוּר֩ אִתְּכֶ֨ם גֵּ֜ר א֤וֹ אֲשֶֽׁר־בְּתֽוֹכְכֶם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָשָׂ֛ה אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשׂ֖וּ כֵּ֥ן יַעֲשֶֽׂה׃
Aranızda yaşayan bir yabancı ya da kuşaklarınız boyunca aranızda bulunacak biri Adonay’a ateşte sunulan, hoş kokulu bir sunu getirirse sizin yaptığınız gibi yapacak.
Bamidbar 15:15
Hakahal huka ahat lahem velager hagar hukat olam ledorotehem kahem kager yihye lifne Adonay.
הַקָּהָ֕ל חֻקָּ֥ה אַחַ֛ת לָכֶ֖ם וְלַגֵּ֣ר הַגָּ֑ר חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם כָּכֶ֛ם כַּגֵּ֥ר יִהְיֶ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Topluluk için, sizin ve aranızda yaşayan yabancının tek bir kuralı olacak. Bu, kuşaklarınız boyunca sürekli bir kuraldır. Adonay’ın huzurunda siz nasılsanız yabancı da öyle olacak.
Bamidbar 15:16
Tora ahat umişpat ehad yihye lahem velager hagar itehem.
תּוֹרָ֥ה אַחַ֛ת וּמִשְׁפָּ֥ט אֶחָ֖ד יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם וְלַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר אִתְּכֶֽם׃ (פ)
Sizin ve aranızda yaşayan yabancının tek bir öğretisi ve tek bir hükmü olacak.
Bamidbar 15:26
Venislah lehol adat bene yisrael velager hagar betoham ki lehol haam bişgaga.
וְנִסְלַ֗ח לְכָל־עֲדַת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְלַגֵּ֖ר הַגָּ֣ר בְּתוֹכָ֑ם כִּ֥י לְכָל־הָעָ֖ם בִּשְׁגָגָֽה׃ (ס)
İsraeloğullarının bütün topluluğu ve aralarında yaşayan yabancı bağışlanacak; çünkü bütün halk yanlışlıkla yaptı.
Bamidbar 15:29
Haezrah bivne yisrael velager hagar betoham tora ahat yihye lahem laose bişgaga.
הָֽאֶזְרָח֙ בִּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְלַגֵּ֖ר הַגָּ֣ר בְּתוֹכָ֑ם תּוֹרָ֤ה אַחַת֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם לָעֹשֶׂ֖ה בִּשְׁגָגָֽה׃
İsraeloğullarının yerlisi için de aralarında yaşayan yabancı için de yanlışlıkla yapılan işte tek bir öğreti geçerli olacak.
Bamidbar 19:10
Vehibes haosef et efer hapara et begadav vetame ad haarev vehayeta livne yisrael velager hagar betoham lehukat olam.
וְ֠כִבֶּס הָאֹסֵ֨ף אֶת־אֵ֤פֶר הַפָּרָה֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְטָמֵ֖א עַד־הָעָ֑רֶב וְֽהָיְתָ֞ה לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְלַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכָ֖ם לְחֻקַּ֥ת עוֹלָֽם׃
İneğin külünü toplayan kişi giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak. Bu, İsraeloğulları ve aralarında yaşayan yabancı için sürekli bir kural olacak.
Devarim 18:6
Vehi yavo halevi meahad şeareha mikol yisrael aşer u gar şam uva behol avat nafşo el hamakom aşer yivhar Adonay.
וְכִֽי־יָבֹ֨א הַלֵּוִ֜י מֵאַחַ֤ד שְׁעָרֶ֙יךָ֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־ה֖וּא גָּ֣ר שָׁ֑ם וּבָא֙ בְּכָל־אַוַּ֣ת נַפְשׁ֔וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָֽה׃
Bir Levi, İsrael'in herhangi bir yerinde yaşadığı kentten çıkıp bütün gönlüyle Adonay'ın seçeceği yere gelirse,
Devarim 26:5
Veanita veamarta lifne Adonay eloheha arami oved avi vayered mitsrayma vayagar şam bimte meat vayehi şam legoy gadol atsum varav.
וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃
Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- הַגָּ֥ר 13 kullanım
- יָג֨וּר 5 kullanım
- וַיָּ֥גָר 3 kullanım
- לָג֣וּר 3 kullanım
- גָּ֣ר 2 kullanım
- הַגָּרִ֖ים 2 kullanım
- גּ֚וּר 1 kullanım
- גָּ֥רוּ 1 kullanım
- גַּ֥רְתָּה 1 kullanım
- גַּ֔רְתִּי 1 kullanım
- וּמִגָּרַ֣ת 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- hagar 13 kullanım
- yagur 5 kullanım
- lagur 3 kullanım
- vayagar 3 kullanım
- gar 2 kullanım
- hagarim 2 kullanım
- garta 1 kullanım
- garti 1 kullanım
- garu 1 kullanım
- Gur 1 kullanım
- umigarat 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (13 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vqrmsa - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HVqi3ms - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3ms - edat + fiil, Kal, mastar yapılı (3 kullanım)
Teknik kod
HR/Vqc - belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vqrmpa - bağlaç + edat + fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Vqrfsc - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp1cs - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp2ms - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp3cp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp3ms - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
Teknik kod
HVqrmsa - fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqv2ms
Veri ve yöntem
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): sojourn
UBS kaynak sözlük anlamları: to sojourn; to live as alien; to dwell; to plot; to conspire; to be afraid
Kelime türü teknik kodu: V
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.