שׂוּם
koymak, yerleştirmek, bırakmak; atamak/kurmak
152 kullanım · 144 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 153 kez, 145 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vedibarta elav vesamta et hadevarim befiv veanohi eheye im piha veim piu vehoreti ethem et aşer taasun.
וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֔יו וְשַׂמְתָּ֥ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִ֑יו וְאָנֹכִ֗י אֶֽהְיֶ֤ה עִם־פִּ֙יךָ֙ וְעִם־פִּ֔יהוּ וְהוֹרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֽׂוּן׃
Onunla konuşacak, söyleyeceği sözleri ağzına koyacaksın. Sen konuşurken de o konuşurken de yanınızda olacağım; ne yapacağınızı size öğreteceğim.
Vayomer Adonay el moşe belehteha laşuv mitsrayma ree kol hamofetim aşer samti veyadeha vaasitam lifne faro vaani ahazek et libo velo yeşalah et haam.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ בְּלֶכְתְּךָ֙ לָשׁ֣וּב מִצְרַ֔יְמָה רְאֵ֗ה כָּל־הַמֹּֽפְתִים֙ אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְיָדֶ֔ךָ וַעֲשִׂיתָ֖ם לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַאֲנִי֙ אֲחַזֵּ֣ק אֶת־לִבּ֔וֹ וְלֹ֥א יְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Mısır’a döndüğünde, yapma gücünü sana verdiğim bütün olağanüstü işleri Firavun’un önünde yapmaya dikkat et. Ama ben onun yüreğini katılaştıracağım; halkı salıvermeyecek.
Veet matkonet halevenim aşer hem osim temol şilşom tasimu alehem lo tigreu mimenu ki nirpim hem al ken hem tsoakim lemor neleha nizbeha lelohenu.
וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ׃
Ama daha önce yaptıkları kerpiç sayısını yine onlardan isteyin; hiçbir azaltma yapmayın. Çünkü tembeller. Bu yüzden, ‘Gidip Tanrımız’a kurban sunalım’ diye bağırıyorlar.
Vayuku şotere bene yisrael aşer samu alehem nogese faro lemor madua lo hilitem hakehem lilbon kitmol şilşom gam temol gam hayom.
וַיֻּכּ֗וּ שֹֽׁטְרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־שָׂ֣מוּ עֲלֵהֶ֔ם נֹגְשֵׂ֥י פַרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר מַדּ֡וּעַ לֹא֩ כִלִּיתֶ֨ם חָקְכֶ֤ם לִלְבֹּן֙ כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם גַּם־תְּמ֖וֹל גַּם־הַיּֽוֹם׃
Firavun’un görevlilerinin İsrael oğullarının başına koyduğu sorumlular dövüldü. Onlara, “Neden dün de bugün de eskisi kadar kerpiç yapmadınız?” denildi.
Vayetse moşe veaharon meim paro vayitsak moşe el Adonay al devar hatsefardeim aşer sam lefaro.
וַיֵּצֵ֥א מֹשֶׁ֛ה וְאַהֲרֹ֖ן מֵעִ֣ם פַּרְעֹ֑ה וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה עַל־דְּבַ֥ר הַֽצְפַרְדְּעִ֖ים אֲשֶׁר־שָׂ֥ם לְפַרְעֹֽה׃
Moşe ile Aaron, Firavun’un yanından çıktılar. Moşe, Firavun’un başına gönderdiği kurbağalar için Adonay’a haykardı.
Vesamti fedut ben ami uven ameha lemahar yihye haot haze.
וְשַׂמְתִּ֣י פְדֻ֔ת בֵּ֥ין עַמִּ֖י וּבֵ֣ין עַמֶּ֑ךָ לְמָחָ֥ר יִהְיֶ֖ה הָאֹ֥ת הַזֶּֽה׃
Halkımı kurtararak senin halkından ayıracağım. Bu işaret yarın gerçekleşecek.’”
Vayasem Adonay moed lemor mahar yaase Adonay hadavar haze baarets.
וַיָּ֥שֶׂם יְהוָ֖ה מוֹעֵ֣ד לֵאמֹ֑ר מָחָ֗ר יַעֲשֶׂ֧ה יְהוָ֛ה הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה בָּאָֽרֶץ׃
Adonay bir zaman belirleyerek, “Adonay yarın ülkede bunu yapacak” dedi.
Vaaşer lo sam libo el devar Adonay vayaazov et avadav veet mikneu basade.
וַאֲשֶׁ֥ר לֹא־שָׂ֛ם לִבּ֖וֹ אֶל־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה וַֽיַּעֲזֹ֛ב אֶת־עֲבָדָ֥יו וְאֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶֽה׃ (פ)
Adonay’ın sözünü önemsemeyenler ise hizmetkârlarını ve hayvanlarını kırda bıraktılar.
Ulemaan tesaper beozne vinha uven binha et aşer hitalalti bemitsrayim veet ototay aşer samti vam vidatem ki ani Adonay.
וּלְמַ֡עַן תְּסַפֵּר֩ בְּאָזְנֵ֨י בִנְךָ֜ וּבֶן־בִּנְךָ֗ אֵ֣ת אֲשֶׁ֤ר הִתְעַלַּ֙לְתִּי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶת־אֹתֹתַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בָ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Mısır’ı nasıl alaya aldığımı ve aralarında gösterdiğim işaretleri oğluna ve torununa anlatasın; benim Adonay olduğumu bilesiniz diye.”
Vayet moşe et yado al hayam vayoleh Adonay et hayam beruah kadim aza kol halayla vayasem et hayam leharava vayibakeu hamayim.
וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־יָדוֹ֮ עַל־הַיָּם֒ וַיּ֣וֹלֶךְ יְהוָ֣ה ׀ אֶת־הַ֠יָּם בְּר֨וּחַ קָדִ֤ים עַזָּה֙ כָּל־הַלַּ֔יְלָה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַיָּ֖ם לֶחָרָבָ֑ה וַיִּבָּקְע֖וּ הַמָּֽיִם׃
Moşe elini denizin üzerine uzattı. Adonay bütün gece güçlü bir doğu rüzgârıyla denizi geriye sürdü ve denizin yerini kuru toprağa çevirdi. Sular yarıldı.
Vayitsak el Adonay vayoreu Adonay ets vayaşleh el hamayim vayimteku hamayim şam sam lo hok umişpat veşam nisau.
וַיִּצְעַ֣ק אֶל־יְהוָ֗ה וַיּוֹרֵ֤הוּ יְהוָה֙ עֵ֔ץ וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וַֽיִּמְתְּק֖וּ הַמָּ֑יִם שָׁ֣ם שָׂ֥ם ל֛וֹ חֹ֥ק וּמִשְׁפָּ֖ט וְשָׁ֥ם נִסָּֽהוּ׃
Moşe, Adonay’a haykırdı. Adonay ona bir ağaç gösterdi. Moşe onu suya attı; sular tatlılaştı. Adonay orada halk için yasa ve hüküm koydu; orada onları sınadı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer im şamoa tişma lekol Adonay eloheha vehayaşar beenav taase vehaazanta lemitsvotav veşamarta kol hukav kal hamahala aşer samti vemitsrayim lo asim aleha ki ani Adonay rofeeha.
וַיֹּאמֶר֩ אִם־שָׁמ֨וֹעַ תִּשְׁמַ֜ע לְק֣וֹל ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ וְהַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינָיו֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְהַֽאֲזַנְתָּ֙ לְמִצְוֺתָ֔יו וְשָׁמַרְתָּ֖ כָּל־חֻקָּ֑יו כָּֽל־הַמַּֽחֲלָ֞ה אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי בְמִצְרַ֙יִם֙ לֹא־אָשִׂ֣ים עָלֶ֔יךָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה רֹפְאֶֽךָ׃ (ס)
Şöyle dedi: “Tanrın Adonay’ın sözünü dikkatle dinler, O’nun gözünde doğru olanı yapar, buyruklarına kulak verir ve bütün yasalarını gözetirsen, Mısır’a getirdiğim hastalıkların hiçbirini sana getirmeyeceğim. Çünkü ben, sana şifa veren Adonay’ım.”
Vide moşe kevedim vayikhu even vayasimu tahtav vayeşev aleha veaharon vehur tamehu veyadav mize ehad umize ehad vayehi yadav emuna ad bo haşameş.
וִידֵ֤י מֹשֶׁה֙ כְּבֵדִ֔ים וַיִּקְחוּ־אֶ֛בֶן וַיָּשִׂ֥ימוּ תַחְתָּ֖יו וַיֵּ֣שֶׁב עָלֶ֑יהָ וְאַהֲרֹ֨ן וְח֜וּר תָּֽמְכ֣וּ בְיָדָ֗יו מִזֶּ֤ה אֶחָד֙ וּמִזֶּ֣ה אֶחָ֔ד וַיְהִ֥י יָדָ֛יו אֱמוּנָ֖ה עַד־בֹּ֥א הַשָּֽׁמֶשׁ׃
Moşe’nin elleri ağırlaştı. Bir taş alıp altına koydular; üzerine oturdu. Aaron ile Hur, biri bir yanında, öteki öbür yanında, ellerini desteklediler. Böylece elleri güneş batıncaya kadar sabit kaldı.
Vayomer Adonay el moşe ketov zot zikaron basefer vesim beozne yehoşua ki maho emhe et zeher amalek mitahat haşamayim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה כְּתֹ֨ב זֹ֤את זִכָּרוֹן֙ בַּסֵּ֔פֶר וְשִׂ֖ים בְּאָזְנֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ כִּֽי־מָחֹ֤ה אֶמְחֶה֙ אֶת־זֵ֣כֶר עֲמָלֵ֔ק מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Bunu anı olarak kitaba yaz ve Yeoşua’nın kulağına söyle: Amalek’in anısını göklerin altından bütünüyle sileceğim.”
Veata teheze mikol haam anşe hayil yire Elohim anşe emet sonee vatsa vesamta alehem sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.
Vayavo moşe vayikra lezikne haam vayasem lifnehem et kol hadevarim haele aşer tsivau Adonay.
וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֔ה וַיִּקְרָ֖א לְזִקְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵיהֶ֗ם אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יְהוָֽה׃
Moşe gelip halkın ileri gelenlerini çağırdı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu bütün bu sözleri önlerine koydu.
Veele hamişpatim aşer tasim lifnehem.
וְאֵ֙לֶּה֙ הַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תָּשִׂ֖ים לִפְנֵיהֶֽם׃
“Önlerine koyacağın hükümler şunlardır:
Vaaşer lo tsada vehaelohim ina leyado vesamti leha makom aşer yanus şama.
וַאֲשֶׁר֙ לֹ֣א צָדָ֔ה וְהָאֱלֹהִ֖ים אִנָּ֣ה לְיָד֑וֹ וְשַׂמְתִּ֤י לְךָ֙ מָק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יָנ֖וּס שָֽׁמָּה׃ (ס)
Ama bunu tasarlamadıysa, Tanrı olayın onun eliyle gerçekleşmesine izin verdiyse, sana onun kaçabileceği bir yer belirleyeceğim.
İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.
אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃
Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.
Vayikah moşe hatsi hadam vayasem baaganot vahatsi hadam zarak al hamizbeah.
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ חֲצִ֣י הַדָּ֔ם וַיָּ֖שֶׂם בָּאַגָּנֹ֑ת וַחֲצִ֣י הַדָּ֔ם זָרַ֖ק עַל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Moşe kanın yarısını alıp kaplara koydu; öteki yarısını sunağın üzerine serpti.
Vesamta et haşulhan mihuts laparohet veet hamenora nohah haşulhan al tsela hamişkan temana vehaşulhan titen al tsela tsafon.
וְשַׂמְתָּ֤ אֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ מִח֣וּץ לַפָּרֹ֔כֶת וְאֶת־הַמְּנֹרָה֙ נֹ֣כַח הַשֻּׁלְחָ֔ן עַ֛ל צֶ֥לַע הַמִּשְׁכָּ֖ן תֵּימָ֑נָה וְהַ֨שֻּׁלְחָ֔ן תִּתֵּ֖ן עַל־צֶ֥לַע צָפֽוֹן׃
Masayı perdenin dışına, menorayı masanın karşısına, Mişkan’ın güney yanına yerleştireceksin. Masayı kuzey yanına koyacaksın.
Vesamta et şete haavanim al kitfot haefod avne zikaron livne yisrael venasa aharon et şemotam lifne Adonay al şete hetefav lezikaron.
וְשַׂמְתָּ֞ אֶת־שְׁתֵּ֣י הָאֲבָנִ֗ים עַ֚ל כִּתְפֹ֣ת הָֽאֵפֹ֔ד אַבְנֵ֥י זִכָּרֹ֖ן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְנָשָׂא֩ אַהֲרֹ֨ן אֶת־שְׁמוֹתָ֜ם לִפְנֵ֧י יְהוָ֛ה עַל־שְׁתֵּ֥י כְתֵפָ֖יו לְזִכָּרֹֽן׃ (ס)
İki taşı, İsrael oğulları için anımsatma taşları olarak efodun omuzluklarına koyacaksın. Aaron onların adlarını Adonay’ın önünde anımsatma olarak iki omzunda taşıyacak.
Veasita şete tabeot zahav vesamta otam al şene ketsot hahoşen al sefato aşer el ever haefod bayeta.
וְעָשִׂ֗יתָ שְׁתֵּי֙ טַבְּע֣וֹת זָהָ֔ב וְשַׂמְתָּ֣ אֹתָ֔ם עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֣וֹת הַחֹ֑שֶׁן עַל־שְׂפָת֕וֹ אֲשֶׁ֛ר אֶל־עֵ֥בֶר הָאֵפֹ֖ד בָּֽיְתָה׃
İki altın halka yapacak, onları göğüslüğün iki ucuna, iç tarafta, efoda bakan kenarına koyacaksın.
Vesamta oto al petil tehelet vehaya al hamitsnafet el mul pene hamitsnefet yihye.
וְשַׂמְתָּ֤ אֹתוֹ֙ עַל־פְּתִ֣יל תְּכֵ֔לֶת וְהָיָ֖ה עַל־הַמִּצְנָ֑פֶת אֶל־מ֥וּל פְּנֵֽי־הַמִּצְנֶ֖פֶת יִהְיֶֽה׃
Onu mavi bir kordona bağlayacaksın. Sarığın üzerinde, sarığın ön tarafında olacak.
Vesamta hamitsnefet al roşo venatata et nezer hakodeş al hamitsnafet.
וְשַׂמְתָּ֥ הַמִּצְנֶ֖פֶת עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְנָתַתָּ֛ אֶת־נֵ֥זֶר הַקֹּ֖דֶשׁ עַל־הַמִּצְנָֽפֶת׃
Sarığı başına koyacak, kutsal tacı sarığın üzerine yerleştireceksin.
Vesamta hakol al kape aharon veal kape vanav vehenafta otam tenufa lifne Adonay.
וְשַׂמְתָּ֣ הַכֹּ֔ל עַ֚ל כַּפֵּ֣י אַהֲרֹ֔ן וְעַ֖ל כַּפֵּ֣י בָנָ֑יו וְהֵנַפְתָּ֥ אֹתָ֛ם תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Hepsini Aaron’un ve oğullarının avuçlarına koyup Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak sallayacaksın.
Vayomer lahem ko amar Adonay elohe yisrael simu iş harbo al yereho ivru vaşuvu mişaar laşaar bamahane vehirgu iş et ahiv veiş et reeu veiş et kerovo.
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׂ֥ימוּ אִישׁ־חַרְבּ֖וֹ עַל־יְרֵכ֑וֹ עִבְר֨וּ וָשׁ֜וּבוּ מִשַּׁ֤עַר לָשַׁ֙עַר֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה וְהִרְג֧וּ אִֽישׁ־אֶת־אָחִ֛יו וְאִ֥ישׁ אֶת־רֵעֵ֖הוּ וְאִ֥ישׁ אֶת־קְרֹבֽוֹ׃
Onlara, “İsrael’in Tanrısı Adonay şöyle diyor” dedi: “‘Her biriniz kılıcını beline taksın. Ordugâhın içinde kapıdan kapıya gidip gelin; her biriniz kendi kardeşini, arkadaşını ve yakınını öldürsün.’”
Vehaya baavor kevodi vesamtiha benikrat hatsur vesakoti hapi aleha ad averi.
וְהָיָה֙ בַּעֲבֹ֣ר כְּבֹדִ֔י וְשַׂמְתִּ֖יךָ בְּנִקְרַ֣ת הַצּ֑וּר וְשַׂכֹּתִ֥י כַפִּ֛י עָלֶ֖יךָ עַד־עָבְרִֽי׃
“Görkemim geçerken seni kayanın yarığına koyacak, Ben geçene kadar elimi üzerine örteceğim.
Vayasem otam al kitfot haefod avne zikaron livne yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיָּ֣שֶׂם אֹתָ֗ם עַ֚ל כִּתְפֹ֣ת הָאֵפֹ֔ד אַבְנֵ֥י זִכָּר֖וֹן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Onları İsrael oğulları için anımsatma taşları olarak efodun omuzluklarına koydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayaasu şete tabeot zahav vayasimu al şene ketsot hahoşen al sefato aşer el ever haefod bayeta.
וַֽיַּעֲשׂ֗וּ שְׁתֵּי֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וַיָּשִׂ֕ימוּ עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֣וֹת הַחֹ֑שֶׁן עַל־שְׂפָת֕וֹ אֲשֶׁ֛ר אֶל־עֵ֥בֶר הָאֵפֹ֖ד בָּֽיְתָה׃
İki altın halka yapıp göğüslüğün iki ucuna, iç tarafta, efoda bakan kenarına koydular.
Vesamta şam et aron haedut vesakota al haaron et haparohet.
וְשַׂמְתָּ֣ שָׁ֔ם אֵ֖ת אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת וְסַכֹּתָ֥ עַל־הָאָרֹ֖ן אֶת־הַפָּרֹֽכֶת׃
Tanıklık Sandığı’nı oraya koyacak, sandığı ayırma perdesiyle örteceksin.
Venatata et mizbah hazahav liktoret lifne aron haedut vesamta et masah hapetah lamişkan.
וְנָתַתָּ֞ה אֶת־מִזְבַּ֤ח הַזָּהָב֙ לִקְטֹ֔רֶת לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן הָעֵדֻ֑ת וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־מָסַ֥ךְ הַפֶּ֖תַח לַמִּשְׁכָּֽן׃
Altın tütsü sunağını Tanıklık Sandığı’nın önüne koyacak, Mişkan’ın giriş perdesini asacaksın.
Vesamta et hehatser saviv venatata et masah şaar hehatser.
וְשַׂמְתָּ֥ אֶת־הֶחָצֵ֖ר סָבִ֑יב וְנָ֣תַתָּ֔ אֶת־מָסַ֖ךְ שַׁ֥עַר הֶחָצֵֽר׃
Çevresine avluyu kuracak, avlu kapısının perdesini asacaksın.
Vayakem moşe et hamişkan vayiten et adanav vayasem et keraşav vayiten et berihav vayakem et amudav.
וַיָּ֨קֶם מֹשֶׁ֜ה אֶת־הַמִּשְׁכָּ֗ן וַיִּתֵּן֙ אֶת־אֲדָנָ֔יו וַיָּ֙שֶׂם֙ אֶת־קְרָשָׁ֔יו וַיִּתֵּ֖ן אֶת־בְּרִיחָ֑יו וַיָּ֖קֶם אֶת־עַמּוּדָֽיו׃
Moşe Mişkan’ı kurdu. Tabanlarını yerleştirdi, tahtalarını koydu, bağlantı çubuklarını taktı ve direklerini dikti.
Vayifros et haohel al hamişkan vayasem et mihse haohel alav milmaela kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיִּפְרֹ֤שׂ אֶת־הָאֹ֙הֶל֙ עַל־הַמִּשְׁכָּ֔ן וַיָּ֜שֶׂם אֶת־מִכְסֵ֥ה הָאֹ֛הֶל עָלָ֖יו מִלְמָ֑עְלָה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Çadırı Mişkan’ın üzerine gerdi; çadırın örtüsünü onun üstüne koydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayikah vayiten et haedut el haaron vayasem et habadim al haaron vayiten et hakaporet al haaron milmaela.
וַיִּקַּ֞ח וַיִּתֵּ֤ן אֶת־הָעֵדֻת֙ אֶל־הָ֣אָרֹ֔ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַבַּדִּ֖ים עַל־הָאָרֹ֑ן וַיִּתֵּ֧ן אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת עַל־הָאָרֹ֖ן מִלְמָֽעְלָה׃
Tanıklığı alıp sandığın içine koydu. Taşıma sırıklarını sandığa taktı ve kapağı sandığın üstüne yerleştirdi.
Vayave et haaron el hamişkan vayasem et parohet hamasah vayaseh al aron haedut kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיָּבֵ֣א אֶת־הָאָרֹן֮ אֶל־הַמִּשְׁכָּן֒ וַיָּ֗שֶׂם אֵ֚ת פָּרֹ֣כֶת הַמָּסָ֔ךְ וַיָּ֕סֶךְ עַ֖ל אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Sandığı Mişkan’ın içine getirdi. Ayırma perdesini asarak Tanıklık Sandığı’nı örttü. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayasem et hamenora beohel moed nohah haşulhan al yereh hamişkan negba.
וַיָּ֤שֶׂם אֶת־הַמְּנֹרָה֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד נֹ֖כַח הַשֻּׁלְחָ֑ן עַ֛ל יֶ֥רֶךְ הַמִּשְׁכָּ֖ן נֶֽגְבָּה׃
Menorayı Buluşma Çadırı’na, masanın karşısına, Mişkan’ın güney yanına koydu.
Vayasem et mizbah hazahav beohel moed lifne haparohet.
וַיָּ֛שֶׂם אֶת־מִזְבַּ֥ח הַזָּהָ֖ב בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לִפְנֵ֖י הַפָּרֹֽכֶת׃
Altın sunağı Buluşma Çadırı’na, perdenin önüne koydu.
Vayasem et masah hapetah lamişkan.
וַיָּ֛שֶׂם אֶת־מָסַ֥ךְ הַפֶּ֖תַח לַמִּשְׁכָּֽן׃
Mişkan’ın giriş perdesini astı.
Veet mizbah haola sam petah mişkan ohel moed vayaal alav et haola veet haminha kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה שָׂ֕ם פֶּ֖תַח מִשְׁכַּ֣ן אֹֽהֶל־מוֹעֵ֑ד וַיַּ֣עַל עָלָ֗יו אֶת־הָעֹלָה֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın girişine koydu. Üzerinde bütünüyle yakılan sunuyu ve tahıl sunusunu sundu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayasem et hakiyor ben ohel moed uven hamizbeah vayiten şama mayim lerahetsa.
וַיָּ֙שֶׂם֙ אֶת־הַכִּיֹּ֔ר בֵּֽין־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֑חַ וַיִּתֵּ֥ן שָׁ֛מָּה מַ֖יִם לְרָחְצָֽה׃
Leğeni Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu. İçine yıkanmak için su doldurdu.
Venatata aleha şemen vesamta aleha levona minha hi.
וְנָתַתָּ֤ עָלֶ֙יהָ֙ שֶׁ֔מֶן וְשַׂמְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ לְבֹנָ֑ה מִנְחָ֖ה הִֽוא׃
Üzerine yağ döküp günlük koyacaksın. Bu bir tahıl sunusudur.
Veim lo tasig yado lişte torim o lişne vene yona vehevi et korbano aşer hata asirit haefa solet lehatat lo yasim aleha şemen velo yiten aleha levona ki hatat hi.
וְאִם־לֹא֩ תַשִּׂ֨יג יָד֜וֹ לִשְׁתֵּ֣י תֹרִ֗ים אוֹ֮ לִשְׁנֵ֣י בְנֵי־יוֹנָה֒ וְהֵבִ֨יא אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ אֲשֶׁ֣ר חָטָ֗א עֲשִׂירִ֧ת הָאֵפָ֛ה סֹ֖לֶת לְחַטָּ֑את לֹא־יָשִׂ֨ים עָלֶ֜יהָ שֶׁ֗מֶן וְלֹא־יִתֵּ֤ן עָלֶ֙יהָ֙ לְבֹנָ֔ה כִּ֥י חַטָּ֖את הִֽיא׃
Gücü iki kumruya ya da iki genç güvercine yetmiyorsa işlediği günah için sunusu olarak efanın onda biri kadar ince unu günah sunusu olarak getirecek. Üzerine yağ koymayacak, günlük de eklemeyecek; çünkü bu bir günah sunusudur.
Nefeş ki teheta umaala maal badonay vehiheş baamito befikadon o vitsumet yad o vegazel o aşak et amito.
נֶ֚פֶשׁ כִּ֣י תֶחֱטָ֔א וּמָעֲלָ֥ה מַ֖עַל בַּיהוָ֑ה וְכִחֵ֨שׁ בַּעֲמִית֜וֹ בְּפִקָּד֗וֹן אֽוֹ־בִתְשׂ֤וּמֶת יָד֙ א֣וֹ בְגָזֵ֔ל א֖וֹ עָשַׁ֥ק אֶת־עֲמִיתֽוֹ׃
“Biri günah işler ve Adonay’a sadakatsizlik ederse; başkasının kendisine emanet ettiği ya da eline teslim ettiği şeyi inkâr eder, bir şeyini zorla alır ya da hakkını alıkoyarsa,
Velavaş hakohen mido vad umihenese vad yilbaş al besaro veherim et hadeşen aşer tohal haeş et haola al hamizbeah vesamo etsel hamizbeah.
וְלָבַ֨שׁ הַכֹּהֵ֜ן מִדּ֣וֹ בַ֗ד וּמִֽכְנְסֵי־בַד֮ יִלְבַּ֣שׁ עַל־בְּשָׂרוֹ֒ וְהֵרִ֣ים אֶת־הַדֶּ֗שֶׁן אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֥ל הָאֵ֛שׁ אֶת־הָעֹלָ֖ה עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְשָׂמ֕וֹ אֵ֖צֶל הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin keten entarisini giyecek, teninin üzerine keten donunu geçirecek. Sunağın üzerinde ateşin yakıp küle çevirdiği sununun külünden alıp sunağın yanına koyacak.
Vayasem alav et hahoşen vayiten el hahoşen et haurim veet hatumim.
וַיָּ֥שֶׂם עָלָ֖יו אֶת־הַחֹ֑שֶׁן וַיִּתֵּן֙ אֶל־הַחֹ֔שֶׁן אֶת־הָאוּרִ֖ים וְאֶת־הַתֻּמִּֽים׃
Üzerine göğüslüğü taktı; göğüslüğün içine Urim ve Tumim’i koydu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayasem et hamitsnefet al roşo vayasem al hamitsnefet el mul panav et tsits hazahav nezer hakodeş kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַמִּצְנֶ֖פֶת עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיָּ֨שֶׂם עַֽל־הַמִּצְנֶ֜פֶת אֶל־מ֣וּל פָּנָ֗יו אֵ֣ת צִ֤יץ הַזָּהָב֙ נֵ֣זֶר הַקֹּ֔דֶשׁ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Başına sarığı yerleştirdi; sarığın ön tarafına altın levhayı, kutsal tacı taktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Umisal hamatsot aşer lifne Adonay lakah halat matsa ahat vehalat lehem şemen ahat verakik ehad vayasem al hahalavim veal şok hayamin.
וּמִסַּ֨ל הַמַּצּ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר ׀ לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָ֠קַח חַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ וְֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־הַ֣חֲלָבִ֔ים וְעַ֖ל שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין׃
Adonay’ın önündeki mayasız ekmek sepetinden bir mayasız ekmek, bir yağlı ekmek ve bir ince ekmek aldı; bunları içyağlarının ve sağ budun üzerine koydu.
Vayasimu et hahalavim al hehazot vayakter hahalavim hamizbeha.
וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶת־הַחֲלָבִ֖ים עַל־הֶחָז֑וֹת וַיַּקְטֵ֥ר הַחֲלָבִ֖ים הַמִּזְבֵּֽחָה׃
İçyağlarını göğüslerin üzerine koydular; Aaron içyağlarını sunakta yaktı.
Temel kelimeler (lemmalar)
koymak, yerleştirmek, bırakmak; atamak/kurmak
152 kullanım · 144 ayet
pledge
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.