Vayaas Adonay kidvar moşe vayasar hearov miparo meavadav umeamo lo nişar ehad.
וַיַּ֤עַשׂ יְהוָה֙ כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֔ה וַיָּ֙סַר֙ הֶעָרֹ֔ב מִפַּרְעֹ֖ה מֵעֲבָדָ֣יו וּמֵעַמּ֑וֹ לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר אֶחָֽד׃
Adonay, Moşe’nin dilediğini yaptı. Yırtıcı ve zehirli hayvanları Firavun’dan, görevlilerinden ve halkından uzaklaştırdı; bir teki bile kalmadı.
Bu ayette 2 kez
Vayomer Adonay el moşe bo el paro vedibarta elav ko amar Adonay elohe haivrim şalah et ami veyaavduni.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’a git ve ona söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.
Hine yad Adonay hoya bemikneha aşer basade basusim bahamorim bagemalim babakar uvatson dever kaved meod.
הִנֵּ֨ה יַד־יְהוָ֜ה הוֹיָ֗ה בְּמִקְנְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּסּוּסִ֤ים בַּֽחֲמֹרִים֙ בַּגְּמַלִּ֔ים בַּבָּקָ֖ר וּבַצֹּ֑אן דֶּ֖בֶר כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Adonay’ın eli kırdaki hayvanlarının, atların, eşeklerin, develerin, sığırların ve davarların üzerine gelecek; çok ağır bir salgın hastalık olacak.
Vehifla Adonay ben mikne yisrael uven mikne mitsrayim velo yamut mikol livne yisrael davar.
וְהִפְלָ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֚ין מִקְנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וְלֹ֥א יָמ֛וּת מִכָּל־לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל דָּבָֽר׃
Adonay, İsrael’in hayvanlarıyla Mısır’ın hayvanlarını birbirinden ayıracak. İsrael oğullarına ait hayvanlardan hiçbiri ölmeyecek.’”
Bu ayette 2 kez
Vayasem Adonay moed lemor mahar yaase Adonay hadavar haze baarets.
וַיָּ֥שֶׂם יְהוָ֖ה מוֹעֵ֣ד לֵאמֹ֑ר מָחָ֗ר יַעֲשֶׂ֧ה יְהוָ֛ה הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה בָּאָֽרֶץ׃
Adonay bir zaman belirleyerek, “Adonay yarın ülkede bunu yapacak” dedi.
Vayaas Adonay et hadavar haze mimohorat vayamot kol mikne mitsrayim umimikne vene yisrael lo met ehad.
וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֕מָת כֹּ֖ל מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וּמִמִּקְנֵ֥ה בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹא־מֵ֥ת אֶחָֽד׃
Ertesi gün Adonay bunu yaptı. Mısır’ın bütün hayvanları öldü; İsrael oğullarının hayvanlarından ise bir teki bile ölmedi.
Vayomer Adonay el moşe veel aharon kehu lahem melo hofnehem piah kivşan uzerako moşe haşamayma leene faro.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ קְח֤וּ לָכֶם֙ מְלֹ֣א חָפְנֵיכֶ֔ם פִּ֖יחַ כִּבְשָׁ֑ן וּזְרָק֥וֹ מֹשֶׁ֛ה הַשָּׁמַ֖יְמָה לְעֵינֵ֥י פַרְעֹֽה׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Avuçlarınızı fırın isiyle doldurun. Moşe onu Firavun’un gözleri önünde göğe doğru savursun.
Bu ayette 2 kez
Vayehazek Adonay et lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay el moşe.
וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֲלֵהֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi. Adonay’ın Moşe’ye söylediği gibi Firavun onları dinlemedi.
Bu ayette 2 kez
Vayomer Adonay el moşe haşkem baboker vehityatsev lifne faro veamarta elav ko amar Adonay elohe haivrim şalah et ami veyaavduni.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הַשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְהִתְיַצֵּ֖ב לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp Firavun’un karşısına dikil ve ona söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.
Hayare et devar Adonay meavde paro henis et avadav veet mikneu el habatim.
הַיָּרֵא֙ אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֔ה מֵֽעַבְדֵ֖י פַּרְעֹ֑ה הֵנִ֛יס אֶת־עֲבָדָ֥יו וְאֶת־מִקְנֵ֖הוּ אֶל־הַבָּתִּֽים׃
Firavun’un görevlilerinden Adonay’ın sözünden korkanlar, hizmetkârlarını ve hayvanlarını aceleyle içeri soktular.
Vaaşer lo sam libo el devar Adonay vayaazov et avadav veet mikneu basade.
וַאֲשֶׁ֥ר לֹא־שָׂ֛ם לִבּ֖וֹ אֶל־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה וַֽיַּעֲזֹ֛ב אֶת־עֲבָדָ֥יו וְאֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶֽה׃ (פ)
Adonay’ın sözünü önemsemeyenler ise hizmetkârlarını ve hayvanlarını kırda bıraktılar.
Vayomer Adonay el moşe nete et yadeha al haşamayim vihi varad behol erets mitsrayim al haadam veal habehema veal kol esev hasade beerets mitsrayim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁה נְטֵ֤ה אֶת־יָֽדְךָ֙ עַל־הַשָּׁמַ֔יִם וִיהִ֥י בָרָ֖ד בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם עַל־הָאָדָ֣ם וְעַל־הַבְּהֵמָ֗ה וְעַ֛ל כָּל־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini göğe doğru uzat. Bütün Mısır ülkesinde insanların, hayvanların ve kırdaki bütün bitkilerin üzerine dolu yağsın.”
Vayet moşe et mateu al haşamayim vadonay natan kolot uvarad vatihalah eş aretsa vayamter Adonay barad al erets mitsrayim.
וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־מַטֵּהוּ֮ עַל־הַשָּׁמַיִם֒ וַֽיהוָ֗ה נָתַ֤ן קֹלֹת֙ וּבָרָ֔ד וַתִּ֥הֲלַךְ אֵ֖שׁ אָ֑רְצָה וַיַּמְטֵ֧ר יְהוָ֛ה בָּרָ֖ד עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe değneğini göğe doğru uzattı. Adonay gök gürültüsü ve dolu gönderdi; yere doğru ateşler indi. Adonay, Mısır ülkesinin üzerine dolu yağdırdı.
Vayişlah paro vayikra lemoşe uleaharon vayomer alehem hatati hapaam Adonay hatsadik vaani veami hareşaim.
וַיִּשְׁלַ֣ח פַּרְעֹ֗ה וַיִּקְרָא֙ לְמֹשֶׁ֣ה וּֽלְאַהֲרֹ֔ן וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם חָטָ֣אתִי הַפָּ֑עַם יְהוָה֙ הַצַּדִּ֔יק וַאֲנִ֥י וְעַמִּ֖י הָרְשָׁעִֽים׃
Firavun haber gönderip Moşe ile Aaron’u çağırdı. Onlara, “Bu kez günah işledim” dedi. “Adonay haklı; ben ve halkım suçluyuz.
Hatiru el Adonay verav miheyot kolot Elohim uvarad vaaşaleha ethem velo tosifun laamod.
הַעְתִּ֙ירוּ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְרַ֕ב מִֽהְיֹ֛ת קֹלֹ֥ת אֱלֹהִ֖ים וּבָרָ֑ד וַאֲשַׁלְּחָ֣ה אֶתְכֶ֔ם וְלֹ֥א תֹסִפ֖וּן לַעֲמֹֽד׃
Adonay’a yakarın; Tanrı’nın gök gürültüleri ve dolusu artık yeter! Sizi salıvereceğim; daha fazla kalmayacaksınız.”
Vayomer elav moşe ketseti et hair efros et kapay el Adonay hakolot yehdalun vehabarad lo yiheye od lemaan teda ki ladonay haarets.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ׃
Moşe ona şöyle dedi: “Kentten çıkar çıkmaz ellerimi Adonay’a açacağım. Gök gürültüleri kesilecek ve artık dolu yağmayacak. Böylece yeryüzünün Adonay’a ait olduğunu bileceksin.
Veata vaavadeha yadati ki terem tireun mipene Adonay Elohim.
וְאַתָּ֖ה וַעֲבָדֶ֑יךָ יָדַ֕עְתִּי כִּ֚י טֶ֣רֶם תִּֽירְא֔וּן מִפְּנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהִֽים׃
Ama senin ve görevlilerinin Adonay Tanrı’dan hâlâ korkmadığınızı biliyorum.”
Vayetse moşe meim paro et hair vayifros kapav el Adonay vayahdelu hakolot vehabarad umatar lo nitah aretsa.
וַיֵּצֵ֨א מֹשֶׁ֜ה מֵעִ֤ם פַּרְעֹה֙ אֶת־הָעִ֔יר וַיִּפְרֹ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־יְהוָ֑ה וַֽיַּחְדְּל֤וּ הַקֹּלוֹת֙ וְהַבָּרָ֔ד וּמָטָ֖ר לֹא־נִתַּ֥ךְ אָֽרְצָה׃
Moşe, Firavun’un yanından ayrılıp kentten çıktı ve ellerini Adonay’a açtı. Gök gürültüleri ve dolu kesildi; yeryüzüne yağmur da yağmaz oldu.
Vayehezak lev paro velo şilah et bene yisrael kaaşer diber Adonay beyad moşe.
וַֽיֶּחֱזַק֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Firavun’un yüreği sertleşti. Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi İsrael oğullarını salıvermedi.
Vayomer Adonay el moşe bo el paro ki ani hihbadti et libo veet lev avadav lemaan şiti ototay ele bekirbo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה כִּֽי־אֲנִ֞י הִכְבַּ֤דְתִּי אֶת־לִבּוֹ֙ וְאֶת־לֵ֣ב עֲבָדָ֔יו לְמַ֗עַן שִׁתִ֛י אֹתֹתַ֥י אֵ֖לֶּה בְּקִרְבּֽוֹ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’a git. Çünkü bu işaretlerimi aralarında göstermek için onun ve görevlilerinin yüreklerini ağırlaştırdım.
Ulemaan tesaper beozne vinha uven binha et aşer hitalalti bemitsrayim veet ototay aşer samti vam vidatem ki ani Adonay.
וּלְמַ֡עַן תְּסַפֵּר֩ בְּאָזְנֵ֨י בִנְךָ֜ וּבֶן־בִּנְךָ֗ אֵ֣ת אֲשֶׁ֤ר הִתְעַלַּ֙לְתִּי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶת־אֹתֹתַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בָ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Mısır’ı nasıl alaya aldığımı ve aralarında gösterdiğim işaretleri oğluna ve torununa anlatasın; benim Adonay olduğumu bilesiniz diye.”
Vayavo moşe veaharon el paro vayomeru elav ko amar Adonay elohe haivrim ad matay meanta leanot mipanay şalah ami veyaavduni.
וַיָּבֹ֨א מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹן֮ אֶל־פַּרְעֹה֒ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים עַד־מָתַ֣י מֵאַ֔נְתָּ לֵעָנֹ֖ת מִפָּנָ֑י שַׁלַּ֥ח עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃
Moşe ile Aaron, Firavun’un yanına gelip ona şöyle dediler: “İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Önümde boyun eğmeyi daha ne kadar reddedeceksin? Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.
Vayomeru avde faro elav ad matay yihye ze lanu lemokeş şalah et haanaşim veyaavdu et Adonay elohehem haterem teda ki aveda mitsrayim.
וַיֹּאמְרוּ֩ עַבְדֵ֨י פַרְעֹ֜ה אֵלָ֗יו עַד־מָתַי֙ יִהְיֶ֨ה זֶ֥ה לָ֙נוּ֙ לְמוֹקֵ֔שׁ שַׁלַּח֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְיַֽעַבְד֖וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם הֲטֶ֣רֶם תֵּדַ֔ע כִּ֥י אָבְדָ֖ה מִצְרָֽיִם׃
Firavun’un görevlileri ona, “Bu adam daha ne kadar başımıza dert olacak?” dediler. “Adamları salıver de Tanrıları Adonay’a kulluk etsinler. Mısır’ın mahvolduğunu hâlâ anlamadın mı?”
Vayuşav et moşe veet aharon el paro vayomer alehem lehu ivdu et Adonay elohehem mi vami haholehim.
וַיּוּשַׁ֞ב אֶת־מֹשֶׁ֤ה וְאֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם לְכ֥וּ עִבְד֖וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם מִ֥י וָמִ֖י הַהֹלְכִֽים׃
Moşe ile Aaron, Firavun’un yanına geri getirildiler. Firavun onlara, “Gidin, Tanrınız Adonay’a kulluk edin” dedi. “Ama kimler gidecek?”
Vayomer moşe binarenu uvizkenenu neleh bevanenu uvivnotenu betsonenu uvivkarenu neleh ki hag Adonay lanu.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה בִּנְעָרֵ֥ינוּ וּבִזְקֵנֵ֖ינוּ נֵלֵ֑ךְ בְּבָנֵ֨ינוּ וּבִבְנוֹתֵ֜נוּ בְּצֹאנֵ֤נוּ וּבִבְקָרֵ֙נוּ֙ נֵלֵ֔ךְ כִּ֥י חַג־יְהוָ֖ה לָֽנוּ׃
Moşe şöyle dedi: “Gençlerimizle ve yaşlılarımızla gideceğiz. Oğullarımızla, kızlarımızla, davarlarımızla ve sığırlarımızla gideceğiz; çünkü Adonay için bayram yapacağız.”
Vayomer alehem yehi hen Adonay imahem kaaşer aşalah ethem veet tapehem reu ki raa neged penehem.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם יְהִ֨י כֵ֤ן יְהוָה֙ עִמָּכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֛ר אֲשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶ֖ם וְאֶֽת־טַפְּכֶ֑ם רְא֕וּ כִּ֥י רָעָ֖ה נֶ֥גֶד פְּנֵיכֶֽם׃
Firavun onlara, “Sizi çocuklarınızla birlikte salıvereceksem Adonay da sizinle olsun!” dedi. “Dikkat edin, önünüzde kötülük var!
Lo hen lehu na hagevarim veivdu et Adonay ki otah atem mevakşim vayegareş otam meet pene faro.
לֹ֣א כֵ֗ן לְכֽוּ־נָ֤א הַגְּבָרִים֙ וְעִבְד֣וּ אֶת־יְהוָ֔ה כִּ֥י אֹתָ֖הּ אַתֶּ֣ם מְבַקְשִׁ֑ים וַיְגָ֣רֶשׁ אֹתָ֔ם מֵאֵ֖ת פְּנֵ֥י פַרְעֹֽה׃ (פ)
Hayır, öyle olmaz! Yalnız erkekler gidip Adonay’a kulluk etsin. Zaten istediğiniz buydu.” Ardından onları Firavun’un huzurundan kovdular.
Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al erets mitsrayim baarbe veyaal al erets mitsrayim veyohal et kol esev haarets et kol aşer hişir habarad.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֨ה יָדְךָ֜ עַל־אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ בָּֽאַרְבֶּ֔ה וְיַ֖עַל עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיֹאכַל֙ אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הִשְׁאִ֖יר הַבָּרָֽד׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Çekirgeler için elini Mısır ülkesinin üzerine uzat. Ülkeyi kaplasınlar; yerdeki bütün bitkileri, dolunun bıraktığı her şeyi yesinler.”
Vayetse meim paro vayetar el Adonay.
וַיֵּצֵ֖א מֵעִ֣ם פַּרְעֹ֑ה וַיֶּעְתַּ֖ר אֶל־יְהוָֽה׃
Moşe, Firavun’un yanından çıkıp Adonay’a yakardı.
Vayahafoh Adonay ruah yam hazak meod vayisa et haarbe vayitkaeu yama suf lo nişar arbe ehad behol gevul mitsrayim.
וַיַּהֲפֹ֨ךְ יְהוָ֤ה רֽוּחַ־יָם֙ חָזָ֣ק מְאֹ֔ד וַיִּשָּׂא֙ אֶת־הָ֣אַרְבֶּ֔ה וַיִּתְקָעֵ֖הוּ יָ֣מָּה סּ֑וּף לֹ֤א נִשְׁאַר֙ אַרְבֶּ֣ה אֶחָ֔ד בְּכֹ֖ל גְּב֥וּל מִצְרָֽיִם׃
Adonay rüzgârı çok güçlü bir batı rüzgârına çevirdi. Rüzgâr çekirgeleri alıp Sazlık Denizi’ne sürükledi. Mısır’ın hiçbir yerinde bir tek çekirge bile kalmadı.
Vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael.
וַיְחַזֵּ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını salıvermedi.
Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al haşamayim vihi hoşeh al erets mitsrayim veyameş hoşeh.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֤ה יָֽדְךָ֙ עַל־הַשָּׁמַ֔יִם וִ֥יהִי חֹ֖שֶׁךְ עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיָמֵ֖שׁ חֹֽשֶׁךְ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini göğe doğru uzat. Mısır ülkesinin üzerine karanlık çöksün; elle hissedilecek bir karanlık olsun.”
Vayikra faro el moşe vayomer lehu ivdu et Adonay rak tsonehem uvekarhem yutsag gam tapehem yeleh imahem.
וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ לְכוּ֙ עִבְד֣וּ אֶת־יְהוָ֔ה רַ֛ק צֹאנְכֶ֥ם וּבְקַרְכֶ֖ם יֻצָּ֑ג גַּֽם־טַפְּכֶ֖ם יֵלֵ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃
Firavun, Moşe’yi çağırıp, “Gidin, Adonay’a kulluk edin” dedi. “Yalnız davarlarınız ve sığırlarınız burada kalsın. Çocuklarınız da sizinle gidebilir.”
Bu ayette 2 kez
Vegam miknenu yeleh imanu lo tişaer parsa ki mimenu nikah laavod et Adonay elohenu vaanahnu lo neda ma naavod et Adonay ad boenu şama.
וְגַם־מִקְנֵ֜נוּ יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗נוּ לֹ֤א תִשָּׁאֵר֙ פַּרְסָ֔ה כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ נִקַּ֔ח לַעֲבֹ֖ד אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַאֲנַ֣חְנוּ לֹֽא־נֵדַ֗ע מַֽה־נַּעֲבֹד֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־בֹּאֵ֖נוּ שָֽׁמָּה׃
“Hayvanlarımız da bizimle gidecek; geride bir tek tırnak bile kalmayacak. Çünkü Tanrımız Adonay’a kulluk etmek için onların arasından seçeceğiz. Oraya varıncaya kadar Adonay’a neyle kulluk edeceğimizi bilmiyoruz.”
Vayehazek Adonay et lev paro velo ava leşaleham.
וַיְחַזֵּ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה וְלֹ֥א אָבָ֖ה לְשַׁלְּחָֽם׃
Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun onları salıvermeye yanaşmadı.
Vayomer Adonay el moşe od nega ehad avi al paro veal mitsrayim ahare hen yeşalah ethem mize keşaleho kala gareş yegareş ethem mize.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה ע֣וֹד נֶ֤גַע אֶחָד֙ אָבִ֤יא עַל־פַּרְעֹה֙ וְעַל־מִצְרַ֔יִם אַֽחֲרֵי־כֵ֕ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה כְּשַׁ֨לְּח֔וֹ כָּלָ֕ה גָּרֵ֛שׁ יְגָרֵ֥שׁ אֶתְכֶ֖ם מִזֶּֽה׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’un ve Mısır’ın üzerine bir bela daha getireceğim. Ondan sonra sizi buradan salıverecek. Salıverirken hepinizi buradan bütünüyle kovacak.
Vayiten Adonay et hen haam beene mitsrayim gam haiş moşe gadol meod beerets mitsrayim beene avde faro uveene haam.
וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם ׀ הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃ (ס)
Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı. Moşe de Mısır ülkesinde, Firavun’un görevlilerinin ve halkın gözünde çok saygın bir kişiydi.
Vayomer moşe ko amar Adonay kahatsot halayla ani yotse betoh mitsrayim.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כַּחֲצֹ֣ת הַלַּ֔יְלָה אֲנִ֥י יוֹצֵ֖א בְּת֥וֹךְ מִצְרָֽיִם׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay diyor ki: Gece yarısına doğru Mısır’ın ortasına çıkacağım.
Ulehol bene yisrael lo yeherats kelev leşono lemeiş vead behema lemaan tedeun aşer yafle Adonay ben mitsrayim uven yisrael.
וּלְכֹ֣ל ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לֹ֤א יֶֽחֱרַץ־כֶּ֙לֶב֙ לְשֹׁנ֔וֹ לְמֵאִ֖ישׁ וְעַד־בְּהֵמָ֑ה לְמַ֙עַן֙ תֵּֽדְע֔וּן אֲשֶׁר֙ יַפְלֶ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֥ין מִצְרַ֖יִם וּבֵ֥ין יִשְׂרָאֵֽל׃
Ama İsrael oğullarından hiçbirine, ne insana ne de hayvana, bir köpek bile hırlamayacak. Böylece Adonay’ın Mısır ile İsrael’i birbirinden ayırdığını bileceksiniz.
Vayomer Adonay el moşe lo yişma alehem paro lemaan revot mofetay beerets mitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה לֹא־יִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם פַּרְעֹ֑ה לְמַ֛עַן רְב֥וֹת מוֹפְתַ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye, “Firavun sizi dinlemeyecek; böylece Mısır ülkesinde olağanüstü işlerim çoğalacak” dedi.
Umoşe veaharon asu et kol hamofetim haele lifne faro vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael meartso.
וּמֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֗ן עָשׂ֛וּ אֶת־כָּל־הַמֹּפְתִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹֽא־שִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃ (פ)
Moşe ile Aaron bütün bu olağanüstü işleri Firavun’un önünde yaptılar. Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını ülkesinden salıvermedi.
Vayomer Adonay el moşe veel aharon beerets mitsrayim lemor.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֔ן בְּאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר׃
Adonay, Mısır ülkesinde Moşe ile Aaron’a şöyle seslendi:
Veavarti veerets mitsrayim balayla haze vehiketi hol behor beerets mitsrayim meadam vead behema uvehol elohe mitsrayim eese şefatim ani Adonay.
וְעָבַרְתִּ֣י בְאֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֮ בַּלַּ֣יְלָה הַזֶּה֒ וְהִכֵּיתִ֤י כָל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָדָ֖ם וְעַד־בְּהֵמָ֑ה וּבְכָל־אֱלֹהֵ֥י מִצְרַ֛יִם אֶֽעֱשֶׂ֥ה שְׁפָטִ֖ים אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
O gece Mısır ülkesinden geçeceğim. İnsandan hayvana kadar Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları vuracağım. Mısır’ın bütün ilahları üzerinde yargılarımı yerine getireceğim. Ben Adonay’ım.
Bu ayette 2 kez
Veavar Adonay lingof et mitsrayim veraa et hadam al hamaşkof veal şete hamezuzot ufasah Adonay al hapetah velo yiten hamaşhit lavo el batehem lingof.
וְעָבַ֣ר יְהוָה֮ לִנְגֹּ֣ף אֶת־מִצְרַיִם֒ וְרָאָ֤ה אֶת־הַדָּם֙ עַל־הַמַּשְׁק֔וֹף וְעַ֖ל שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֑ת וּפָסַ֤ח יְהוָה֙ עַל־הַפֶּ֔תַח וְלֹ֤א יִתֵּן֙ הַמַּשְׁחִ֔ית לָבֹ֥א אֶל־בָּתֵּיכֶ֖ם לִנְגֹּֽף׃
Adonay, Mısır’ı vurmak için geçecek. Kapının üst eşiğindeki ve iki sövesindeki kanı görünce o kapının üzerinden geçecek; yok edicinin evlerinize girip sizi vurmasına izin vermeyecek.
Vehaya ki tavou el haarets aşer yiten Adonay lahem kaaşer diber uşemartem et haavoda hazot.
וְהָיָ֞ה כִּֽי־תָבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־הָעֲבֹדָ֥ה הַזֹּֽאת׃
Adonay’ın söz verdiği gibi size vereceği ülkeye girdiğinizde bu ibadeti yerine getirin.
Vayelehu vayaasu bene yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe veaharon ken asu.
וַיֵּלְכ֥וּ וַיַּֽעֲשׂ֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־מֹשֶׁ֥ה וְאַהֲרֹ֖ן כֵּ֥ן עָשֽׂוּ׃ (ס)
İsrael oğulları gidip Adonay’ın Moşe ile Aaron’a buyurduğunu yaptılar; tam öyle yaptılar.
Vayikra lemoşe uleaharon layla vayomer kumu tseu mitoh ami gam atem gam bene yisrael ulehu ivdu et Adonay kedaberhem.
וַיִּקְרָא֩ לְמֹשֶׁ֨ה וּֽלְאַהֲרֹ֜ן לַ֗יְלָה וַיֹּ֙אמֶר֙ ק֤וּמוּ צְּאוּ֙ מִתּ֣וֹךְ עַמִּ֔י גַּם־אַתֶּ֖ם גַּם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּלְכ֛וּ עִבְד֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה כְּדַבֶּרְכֶֽם׃
Firavun gece Moşe ile Aaron’u çağırıp şöyle dedi: “Kalkın, hem siz hem de İsrael oğulları halkımın arasından çıkın! Gidin, dediğiniz gibi Adonay’a kulluk edin.
Vayehi mikets şeloşim şana vearba meot şana vayehi beetsem hayom haze yatseu kol tsivot Adonay meerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיְהִ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה יָֽצְא֛וּ כָּל־צִבְא֥וֹת יְהוָ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Dört yüz otuz yılın sonunda, tam o gün, Adonay’ın bütün birlikleri Mısır ülkesinden çıktı.
Vayomer Adonay el moşe veaharon zot hukat hapasah kol ben nehar lo yohal bo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן זֹ֖את חֻקַּ֣ת הַפָּ֑סַח כָּל־בֶּן־נֵכָ֖ר לֹא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Pesah kurbanının yasası şudur: Hiçbir yabancı ondan yemeyecek.
Vayaasu kol bene yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe veet aharon ken asu.
וַיַּֽעֲשׂ֖וּ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־מֹשֶׁ֥ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֖ן כֵּ֥ן עָשֽׂוּ׃ (ס)
Bütün İsrael oğulları, Adonay’ın Moşe ile Aaron’a buyurduğu gibi yaptılar; tam öyle yaptılar.