Am gadol verav varam kaanakim vayaşmidem Adonay mipenehem vayiraşum vayeşevu tahtam.
עַ֣ם גָּד֥וֹל וְרַ֛ב וָרָ֖ם כָּעֲנָקִ֑ים וַיַּשְׁמִידֵ֤ם יְהוָה֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיִּירָשֻׁ֖ם וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתָּֽם׃
Anaklılar gibi iri, kalabalık ve uzun boylu bir halktı. Adonay onları Ammonluların önünden yok etti; Ammonlular onları yerlerinden edip yerlerine yerleştiler.
Kaaşer asu li bene esav hayoşevim beseir vehamoavim hayoşevim bear ad aşer eevor et hayarden el haarets aşer Adonay elohenu noten lanu.
כַּאֲשֶׁ֨ר עָֽשׂוּ־לִ֜י בְּנֵ֣י עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר וְהַמּ֣וֹאָבִ֔ים הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּעָ֑ר עַ֤ד אֲשֶֽׁר־אֶֽעֱבֹר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ נֹתֵ֥ן לָֽנוּ׃
Seir’de yaşayan Esav oğulları ve Ar’da yaşayan Moavlıların bana yaptığı gibi yap. Yarden’i geçip Tanrımız Adonay’ın bize verdiği ülkeye ulaşıncaya kadar.’
Velo ava sihon meleh heşbon haavirenu bo ki hikşa Adonay eloheha et ruho veimets et levavo lemaan tito veyadeha kayom haze.
וְלֹ֣א אָבָ֗ה סִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֔וֹן הַעֲבִרֵ֖נוּ בּ֑וֹ כִּֽי־הִקְשָׁה֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־רוּח֗וֹ וְאִמֵּץ֙ אֶת־לְבָב֔וֹ לְמַ֛עַן תִּתּ֥וֹ בְיָדְךָ֖ כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃ (ס)
Ama Heşbon kralı Sihon, oradan geçmemize razı olmadı. Çünkü Tanrın Adonay, bugün olduğu gibi onu eline vermek için ruhunu sertleştirmiş, yüreğini katılaştırmıştı.
Vayomer Adonay elay ree hahiloti tet lefaneha et sihon veet artso hahel raş lareşet et artso.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י רְאֵ֗ה הַֽחִלֹּ֙תִי֙ תֵּ֣ת לְפָנֶ֔יךָ אֶת־סִיחֹ֖ן וְאֶת־אַרְצ֑וֹ הָחֵ֣ל רָ֔שׁ לָרֶ֖שֶׁת אֶת־אַרְצֽוֹ׃
Adonay bana, ‘Bak, Sihon’u ve ülkesini önüne vermeye başladım. Ülkesini mülk edinmek için ele geçirmeye başla’ dedi.
Vayiteneu Adonay elohenu lefanenu vanah oto veet banav veet kol amo.
וַֽיִּתְּנֵ֛הוּ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ לְפָנֵ֑ינוּ וַנַּ֥ךְ אֹת֛וֹ וְאֶת־בנו [בָּנָ֖יו] וְאֶת־כָּל־עַמּֽוֹ׃
Tanrımız Adonay onu önümüze verdi; onu, oğullarını ve bütün halkını vurduk.
Mearoer aşer al sefat nahal arnon vehair aşer banahal vead hagilad lo hayeta kirya aşer sageva mimenu et hakol natan Adonay elohenu lefanenu.
מֵֽעֲרֹעֵ֡ר אֲשֶׁר֩ עַל־שְׂפַת־נַ֨חַל אַרְנֹ֜ן וְהָעִ֨יר אֲשֶׁ֤ר בַּנַּ֙חַל֙ וְעַד־הַגִּלְעָ֔ד לֹ֤א הָֽיְתָה֙ קִרְיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שָׂגְבָ֖ה מִמֶּ֑נּוּ אֶת־הַכֹּ֕ל נָתַ֛ן יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ לְפָנֵֽינוּ׃
Arnon Vadisi’nin kıyısındaki Aroer’den ve vadinin içindeki şehirden Gilad’a kadar, bize karşı erişilmez kalan hiçbir şehir olmadı. Tanrımız Adonay hepsini önümüze verdi.
Rak el erets bene amon lo karaveta kol yad nahal yabok veare hahar vehol aşer tsiva Adonay elohenu.
רַ֛ק אֶל־אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹן לֹ֣א קָרָ֑בְתָּ כָּל־יַ֞ד נַ֤חַל יַבֹּק֙ וְעָרֵ֣י הָהָ֔ר וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Yalnız Ammonoğullarının ülkesine, Yabbok Vadisi’nin bütün kıyısına, dağlık bölgenin şehirlerine ve Tanrımız Adonay’ın yasakladığı hiçbir yere yaklaşmadın.
Vayomer Adonay elay al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.’
Vayiten Adonay elohenu beyadenu gam et og meleh habaşan veet kol amo vanakeu ad bilti hişir lo sarid.
וַיִּתֵּן֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֵ֜ינוּ בְּיָדֵ֗נוּ גַּ֛ם אֶת־ע֥וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֖ן וְאֶת־כָּל־עַמּ֑וֹ וַנַּכֵּ֕הוּ עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִֽיד׃
Tanrımız Adonay, Başan kralı Og’u ve bütün halkını da elimize verdi. Onu, kendisinden sağ kalan kimse bırakmayıncaya kadar vurduk.
Vaatsav ethem baet hahi lemor Adonay elohehem natan lahem et haarets hazot leriştah halutsim taavru lifne ahehem bene yisrael kol bene hayil.
וָאֲצַ֣ו אֶתְכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֗ם נָתַ֨ן לָכֶ֜ם אֶת־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ חֲלוּצִ֣ים תַּֽעַבְר֗וּ לִפְנֵ֛י אֲחֵיכֶ֥ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל כָּל־בְּנֵי־חָֽיִל׃
O sırada size şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay bu ülkeyi size mülk edinmeniz için verdi. Bütün yiğit adamlarınız silahlı olarak kardeşleriniz İsraeloğullarının önünde geçecek.
Bu ayette 2 kez
Ad aşer yaniah Adonay laahehem kahem veyareşu gam hem et haarets aşer Adonay elohehem noten lahem beever hayarden veşavtem iş liruşato aşer natati lahem.
עַ֠ד אֲשֶׁר־יָנִ֨יחַ יְהוָ֥ה ׀ לַֽאֲחֵיכֶם֮ כָּכֶם֒ וְיָרְשׁ֣וּ גַם־הֵ֔ם אֶת־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם נֹתֵ֥ן לָהֶ֖ם בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן וְשַׁבְתֶּ֗ם אִ֚ישׁ לִֽירֻשָּׁת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָכֶֽם׃
Adonay size olduğu gibi kardeşlerinize de huzur verinceye ve onlar da Tanrınız Adonay’ın Yarden’in ötesinde kendilerine verdiği ülkeyi ele geçirinceye kadar. Sonra her biriniz size verdiğim kendi mülküne dönebilir.’
Bu ayette 2 kez
Veet yehoşua tsiveti baet hahi lemor eneha haroot et kol aşer asa Adonay elohehem lişne hamelahim haele ken yaase Adonay lehol hamamlahot aşer ata over şama.
וְאֶת־יְהוֹשׁ֣וּעַ צִוֵּ֔יתִי בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר עֵינֶ֣יךָ הָרֹאֹ֗ת אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵיכֶם֙ לִשְׁנֵי֙ הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֔לֶּה כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֤ה יְהוָה֙ לְכָל־הַמַּמְלָכ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹבֵ֥ר שָֽׁמָּה׃
O sırada Yeoşua’ya şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay’ın bu iki krala yaptığı her şeyi gözlerinle gördün. Adonay, geçeceğin bütün krallıklara da böyle yapacak.
Lo tiraum ki Adonay elohehem u hanilham lahem.
לֹ֖א תְִּירָא֑וּם כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם ה֖וּא הַנִּלְחָ֥ם לָכֶֽם׃ (ס)
Onlardan korkmayın; çünkü sizin için savaşan Tanrınız Adonay’dır.’
Vaethanan el Adonay baet hahi lemor.
וָאֶתְחַנַּ֖ן אֶל־יְהוָ֑ה בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹֽר׃
O sırada Adonay’a yalvarıp şöyle dedim:
Adonay Elohim ata hahilota leharot et avdeha et godleha veet yadeha hahazaka aşer mi el başamayim uvaarets aşer yaase hemaaseha vehigvuroteha.
אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּ֤ה הַֽחִלּ֙וֹתָ֙ לְהַרְא֣וֹת אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ אֶ֨ת־גָּדְלְךָ֔ וְאֶת־יָדְךָ֖ הַחֲזָקָ֑ה אֲשֶׁ֤ר מִי־אֵל֙ בַּשָּׁמַ֣יִם וּבָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה כְמַעֲשֶׂ֖יךָ וְכִגְבוּרֹתֶֽךָ׃
‘Efendim Adonay, büyüklüğünü ve güçlü elini kuluna göstermeye başladın. Gökte ya da yerde, Senin yaptıkların gibi işler, Senin güçlü eylemlerin gibi eylemler yapabilecek hangi tanrı var?
Bu ayette 2 kez
Vayitaber Adonay bi lemaanhem velo şama elay vayomer Adonay elay rav lah al tosef daber elay od badavar haze.
וַיִּתְעַבֵּ֨ר יְהוָ֥ה בִּי֙ לְמַ֣עַנְכֶ֔ם וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֵלָ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ רַב־לָ֔ךְ אַל־תּ֗וֹסֶף דַּבֵּ֥ר אֵלַ֛י ע֖וֹד בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Ama Adonay sizin yüzünüzden bana öfkelendi ve beni dinlemedi. Adonay bana şöyle dedi: ‘Yeter! Bu konuda Bana bir daha konuşma.
Veata yisrael şema el hahukim veel hamişpatim aşer anohi melamed ethem laasot lemaan tiheyu uvatem viriştem et haarets aşer Adonay elohe avotehem noten lahem.
וְעַתָּ֣ה יִשְׂרָאֵ֗ל שְׁמַ֤ע אֶל־הַֽחֻקִּים֙ וְאֶל־הַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֧ר אָֽנֹכִ֛י מְלַמֵּ֥ד אֶתְכֶ֖ם לַעֲשׂ֑וֹת לְמַ֣עַן תִּֽחְי֗וּ וּבָאתֶם֙ וִֽירִשְׁתֶּ֣ם אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֧ר יְהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י אֲבֹתֵיכֶ֖ם נֹתֵ֥ן לָכֶֽם׃
Şimdi, İsrael, uygulamanız için size öğrettiğim kuralları ve hükümleri dinle. Böylece yaşayasınız, atalarınızın Tanrısı Adonay’ın size verdiği ülkeye girip onu ele geçiresiniz.
Lo tosifu al hadavar aşer anohi metsave ethem velo tigreu mimenu lişmor et mitsvot Adonay elohehem aşer anohi metsave ethem.
לֹ֣א תֹסִ֗פוּ עַל־הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֤ר אָנֹכִי֙ מְצַוֶּ֣ה אֶתְכֶ֔ם וְלֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ לִשְׁמֹ֗ר אֶת־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶֽם׃
Size buyurduğum söze bir şey eklemeyecek, ondan bir şey çıkarmayacaksınız. Size buyurduğum, Tanrınız Adonay’ın emirlerini koruyacaksınız.
Bu ayette 2 kez
Enehem haroot et aşer asa Adonay bevaal peor ki hol haiş aşer halah ahare vaal peor hişmido Adonay eloheha mikirbeha.
עֵֽינֵיכֶם֙ הָֽרֹאֹ֔ת אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יְהוָ֖ה בְּבַ֣עַל פְּע֑וֹר כִּ֣י כָל־הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הָלַךְ֙ אַחֲרֵ֣י בַֽעַל־פְּע֔וֹר הִשְׁמִיד֛וֹ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מִקִּרְבֶּֽךָ׃
Adonay’ın Baal-Peor’da yaptığını gözlerinizle gördünüz. Tanrın Adonay, Baal-Peor’un ardından giden herkesi aranızdan yok etti.
Ree limadti ethem hukim umişpatim kaaşer tsivani Adonay elohay laasot ken bekerev haarets aşer atem baim şama leriştah.
רְאֵ֣ה ׀ לִמַּ֣דְתִּי אֶתְכֶ֗ם חֻקִּים֙ וּמִשְׁפָּטִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י לַעֲשׂ֣וֹת כֵּ֔ן בְּקֶ֣רֶב הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם בָּאִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Bakın, Tanrım Adonay’ın bana buyurduğu gibi size kurallar ve hükümler öğrettim. Mülk edinmek için gireceğiniz ülkede bunları uygulayacaksınız.
Bu ayette 2 kez
Yom aşer amadta lifne Adonay eloheha behorev beemor Adonay elay hakhel li et haam veaşmiem et devaray aşer yilmedun leyira oti kol hayamim aşer hem hayim al haadama veet benehem yelamedun.
י֗וֹם אֲשֶׁ֨ר עָמַ֜דְתָּ לִפְנֵ֨י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בְּחֹרֵב֒ בֶּאֱמֹ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַקְהֶל־לִי֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאַשְׁמִעֵ֖ם אֶת־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר יִלְמְד֜וּן לְיִרְאָ֣ה אֹתִ֗י כָּל־הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֨ר הֵ֤ם חַיִּים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם יְלַמֵּדֽוּן׃
Horev’de Tanrın Adonay’ın önünde durduğun günü hatırla. Adonay bana, ‘Halkı Benim için topla. Onlara sözlerimi duyurayım; yeryüzünde yaşadıkları bütün günler boyunca Benden korkmayı öğrensinler ve çocuklarına da öğretsinler’ demişti.
Vayedaber Adonay alehem mitoh haeş kol devarim atem şomeim utemuna enehem roim zulati kol.
וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֲלֵיכֶ֖ם מִתּ֣וֹךְ הָאֵ֑שׁ ק֤וֹל דְּבָרִים֙ אַתֶּ֣ם שֹׁמְעִ֔ים וּתְמוּנָ֛ה אֵינְכֶ֥ם רֹאִ֖ים זוּלָתִ֥י קֽוֹל׃
Adonay size ateşin içinden konuştu. Sözlerin sesini işittiniz ama hiçbir biçim görmediniz; yalnızca bir ses vardı.
Veoti tsiva Adonay baet hahi lelamed ethem hukim umişpatim laasotehem otam baarets aşer atem overim şama leriştah.
וְאֹתִ֞י צִוָּ֤ה יְהוָה֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְלַמֵּ֣ד אֶתְכֶ֔ם חֻקִּ֖ים וּמִשְׁפָּטִ֑ים לַעֲשֹׂתְכֶ֣ם אֹתָ֔ם בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
O sırada Adonay bana da, geçip mülk edineceğiniz ülkede uygulamanız için size kurallar ve hükümler öğretmemi buyurdu.
Venişmartem meod lenafşotehem ki lo reitem kol temuna beyom diber Adonay alehem behorev mitoh haeş.
וְנִשְׁמַרְתֶּ֥ם מְאֹ֖ד לְנַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם כִּ֣י לֹ֤א רְאִיתֶם֙ כָּל־תְּמוּנָ֔ה בְּי֗וֹם דִּבֶּ֨ר יְהוָ֧ה אֲלֵיכֶ֛ם בְּחֹרֵ֖ב מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ׃
Canlarınızı çok iyi koruyun. Çünkü Adonay’ın Horev’de ateşin içinden size konuştuğu gün hiçbir biçim görmediniz.
Ufen tisa eneha haşamayma veraita et haşemeş veet hayareah veet hakohavim kol tseva haşamayim venidahta vehiştahavita lahem vaavadtam aşer halak Adonay eloheha otam lehol haamim tahat kol haşamayim.
וּפֶן־תִּשָּׂ֨א עֵינֶ֜יךָ הַשָּׁמַ֗יְמָה וְֽ֠רָאִיתָ אֶת־הַשֶּׁ֨מֶשׁ וְאֶת־הַיָּרֵ֜חַ וְאֶת־הַכּֽוֹכָבִ֗ים כֹּ֚ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְנִדַּחְתָּ֛ וְהִשְׁתַּחֲוִ֥יתָ לָהֶ֖ם וַעֲבַדְתָּ֑ם אֲשֶׁ֨ר חָלַ֜ק יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֹתָ֔ם לְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם׃
Gözlerini göğe kaldırıp güneşi, ayı ve yıldızları, göğün bütün ordusunu görünce sürüklenip onlara eğilme ve kulluk etme. Tanrın Adonay bunları bütün göğün altındaki bütün halklara paylaştırmıştır.
Veethem lakah Adonay vayotsi ethem mikur habarzel mimitsrayim lihyot lo leam nahala kayom haze.
וְאֶתְכֶם֙ לָקַ֣ח יְהוָ֔ה וַיּוֹצִ֥א אֶתְכֶ֛ם מִכּ֥וּר הַבַּרְזֶ֖ל מִמִּצְרָ֑יִם לִהְי֥וֹת ל֛וֹ לְעַ֥ם נַחֲלָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Ama Adonay sizi aldı ve bugün olduğu gibi Kendisine miras bir halk olmanız için demir eritme ocağından, Mısır’dan çıkardı.
Vadonay hitanef bi al divrehem vayişava levilti averi et hayarden ulevilti vo el haarets hatova aşer Adonay eloheha noten leha nahala.
וַֽיהוָ֥ה הִתְאַנֶּף־בִּ֖י עַל־דִּבְרֵיכֶ֑ם וַיִּשָּׁבַ֗ע לְבִלְתִּ֤י עָבְרִי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן וּלְבִלְתִּי־בֹא֙ אֶל־הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה׃
Adonay sizin yüzünüzden bana öfkelendi. Yarden’i geçmeyeceğime ve Tanrın Adonay’ın sana miras olarak verdiği iyi ülkeye girmeyeceğime yemin etti.
Bu ayette 2 kez
Hişameru lahem pen tişkehu et berit Adonay elohehem aşer karat imahem vaasitem lahem pesel temunat kol aşer tsiveha Adonay eloheha.
הִשָּׁמְר֣וּ לָכֶ֗ם פֶּֽן־תִּשְׁכְּחוּ֙ אֶת־בְּרִ֤ית יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖ת עִמָּכֶ֑ם וַעֲשִׂיתֶ֨ם לָכֶ֥ם פֶּ֙סֶל֙ תְּמ֣וּנַת כֹּ֔ל אֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Dikkat edin: Tanrınız Adonay’ın sizinle yaptığı antlaşmayı unutmayın. Tanrın Adonay’ın yasakladığı herhangi bir şeyin biçiminde kendinize oyma put yapmayın.
Ki Adonay eloheha eş ohela u el kana.
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֵ֥שׁ אֹכְלָ֖ה ה֑וּא אֵ֖ל קַנָּֽא׃ (פ)
Çünkü Tanrın Adonay yakıp bitiren bir ateştir, yalnız Kendisine bağlılık isteyen Tanrı’dır.
Ki tolid banim uvene vanim venoşantem baarets vehişhatem vaasitem pesel temunat kol vaasitem hara beene Adonay eloheha lehahiso.
כִּֽי־תוֹלִ֤יד בָּנִים֙ וּבְנֵ֣י בָנִ֔ים וְנוֹשַׁנְתֶּ֖ם בָּאָ֑רֶץ וְהִשְׁחַתֶּ֗ם וַעֲשִׂ֤יתֶם פֶּ֙סֶל֙ תְּמ֣וּנַת כֹּ֔ל וַעֲשִׂיתֶ֥ם הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה־אֱלֹהֶ֖יךָ לְהַכְעִיסֽוֹ׃
Çocuklarınız ve torunlarınız olduğunda, ülkede uzun zaman geçirdiğinizde yoldan çıkar, herhangi bir biçimde oyma put yapar ve Tanrın Adonay’ı öfkelendirmek için O’nun gözünde kötü olanı yaparsanız,
Bu ayette 2 kez
Vehefits Adonay ethem baamim venişartem mete mispar bagoyim aşer yenaheg Adonay ethem şama.
וְהֵפִ֧יץ יְהוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם בָּעַמִּ֑ים וְנִשְׁאַרְתֶּם֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר בַּגּוֹיִ֕ם אֲשֶׁ֨ר יְנַהֵ֧ג יְהוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
Adonay sizi halkların arasına dağıtacak. Adonay’ın sizi götüreceği uluslar arasında az sayıda kalacaksınız.
Uvikaştem mişam et Adonay eloheha umatsata ki tidreşenu behol levaveha uvehol nafşeha.
וּבִקַּשְׁתֶּ֥ם מִשָּׁ֛ם אֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ וּמָצָ֑אתָ כִּ֣י תִדְרְשֶׁ֔נּוּ בְּכָל־לְבָבְךָ֖ וּבְכָל־נַפְשֶֽׁךָ׃
Ama oradan Tanrın Adonay’ı arayacaksın ve O’nu bütün yüreğinle, bütün canınla aradığında bulacaksın.
Batsar leha umetsauha kol hadevarim haele beaharit hayamim veşavta ad Adonay eloheha veşamata bekolo.
בַּצַּ֣ר לְךָ֔ וּמְצָא֕וּךָ כֹּ֖ל הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה בְּאַחֲרִית֙ הַיָּמִ֔ים וְשַׁבְתָּ֙ עַד־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְשָׁמַעְתָּ֖ בְּקֹלֽוֹ׃
Sıkıntıya düştüğünde ve bütün bunlar başına geldiğinde, ileriki günlerde Tanrın Adonay’a dönecek ve O’nun sesini dinleyeceksin.
Ki el rahum Adonay eloheha lo yarpeha velo yaşhiteha velo yişkah et berit avoteha aşer nişba lahem.
כִּ֣י אֵ֤ל רַחוּם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֣א יַשְׁחִיתֶ֑ךָ וְלֹ֤א יִשְׁכַּח֙ אֶת־בְּרִ֣ית אֲבֹתֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לָהֶֽם׃
Çünkü Tanrın Adonay merhametli bir Tanrı’dır. Seni bırakmayacak, yok etmeyecek; atalarına yemin ettiği antlaşmayı unutmayacak.
O hanisa Elohim lavo lakahat lo goy mikerev goy bemasot beotot uvemofetim uvemilhama uveyad hazaka uvizroa netuya uvemoraim gedolim kehol aşer asa lahem Adonay elohehem bemitsrayim leeneha.
א֣וֹ ׀ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ׃
Ya da bir tanrı, Tanrınız Adonay’ın Mısır’da gözlerinin önünde sizin için yaptığı gibi, sınamalarla, işaretlerle, mucizelerle, savaşla, güçlü bir elle, uzanmış bir kolla ve büyük dehşetlerle gelip bir ulusu başka bir ulusun içinden Kendisine almayı denedi mi?
Ata hareeta ladaat ki Adonay u haelohim en od milvado.
אַתָּה֙ הָרְאֵ֣תָ לָדַ֔עַת כִּ֥י יְהוָ֖ה ה֣וּא הָאֱלֹהִ֑ים אֵ֥ין ע֖וֹד מִלְבַדּֽוֹ׃
Adonay’ın Tanrı olduğunu, O’ndan başka olmadığını bilmen için bunlar sana gösterildi.
Veyadata hayom vahaşevota el levaveha ki Adonay u haelohim başamayim mimaal veal haarets mitahat en od.
וְיָדַעְתָּ֣ הַיּ֗וֹם וַהֲשֵׁבֹתָ֮ אֶל־לְבָבֶךָ֒ כִּ֤י יְהוָה֙ ה֣וּא הָֽאֱלֹהִ֔ים בַּשָּׁמַ֣יִם מִמַּ֔עַל וְעַל־הָאָ֖רֶץ מִתָּ֑חַת אֵ֖ין עֽוֹד׃
Bugün bil ve yüreğine yerleştir: Yukarıda gökte ve aşağıda yerde Tanrı olan Adonay’dır. Başkası yoktur.
Veşamarta et hukav veet mitsvotav aşer anohi metsaveha hayom aşer yitav leha ulevaneha ahareha ulemaan taarih yamim al haadama aşer Adonay eloheha noten leha kol hayamim.
וְשָׁמַרְתָּ֞ אֶת־חֻקָּ֣יו וְאֶת־מִצְוֺתָ֗יו אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ הַיּ֔וֹם אֲשֶׁר֙ יִיטַ֣ב לְךָ֔ וּלְבָנֶ֖יךָ אַחֲרֶ֑יךָ וּלְמַ֨עַן תַּאֲרִ֤יךְ יָמִים֙ עַל־הַ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ כָּל־הַיָּמִֽים׃ (פ)
Bugün sana buyurduğum O’nun kurallarını ve emirlerini koru. Böylece senin ve ardından gelecek çocuklarının iyiliğine olsun; Tanrın Adonay’ın sana her zaman için verdiği toprakta uzun yaşayasın.”
Adonay elohenu karat imanu berit behorev.
יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ כָּרַ֥ת עִמָּ֛נוּ בְּרִ֖ית בְּחֹרֵֽב׃
Tanrımız Adonay, Horev’de bizimle antlaşma yaptı.
Lo et avotenu karat Adonay et haberit hazot ki itanu anahnu ele fo hayom kulanu hayim.
לֹ֣א אֶת־אֲבֹתֵ֔ינוּ כָּרַ֥ת יְהוָ֖ה אֶת־הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֑את כִּ֣י אִתָּ֗נוּ אֲנַ֨חְנוּ אֵ֥לֶּה פֹ֛ה הַיּ֖וֹם כֻּלָּ֥נוּ חַיִּֽים׃
Adonay bu antlaşmayı atalarımızla değil, bizimle, bugün burada bulunan ve hepimiz hayatta olan bizlerle yaptı.
Panim befanim diber Adonay imahem bahar mitoh haeş.
פָּנִ֣ים ׀ בְּפָנִ֗ים דִּבֶּ֨ר יְהוָ֧ה עִמָּכֶ֛ם בָּהָ֖ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ׃
Adonay dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.
Bu ayette 2 kez
Anohi omed ben Adonay uvenehem baet hahi lehagid lahem et devar Adonay ki yeretem mipene haeş velo alitem bahar lemor.
אָ֠נֹכִי עֹמֵ֨ד בֵּין־יְהוָ֤ה וּבֵֽינֵיכֶם֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְהַגִּ֥יד לָכֶ֖ם אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה כִּ֤י יְרֵאתֶם֙ מִפְּנֵ֣י הָאֵ֔שׁ וְלֹֽא־עֲלִיתֶ֥ם בָּהָ֖ר לֵאמֹֽר׃ (ס)
O sırada Adonay’ın sözünü size bildirmek için Adonay ile sizin aranızda duruyordum. Çünkü ateşten korktunuz ve dağa çıkmadınız. Şöyle dedi:
Anohi Adonay eloheha aşer hotsetiha meerets mitsrayim mibet avadim.
אָֽנֹכִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֲשֶׁ֧ר הוֹצֵאתִ֛יךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֣֥ית עֲבָדִֽ֑ים׃
‘Ben seni Mısır ülkesinden, kölelik evinden çıkaran Tanrın Adonay’ım.
Lo tiştahave lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim veal şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָב֧וֹת עַל־בָּנִ֛ים וְעַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü Ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Bu ayette 2 kez
Lo tisa et şem Adonay eloheha laşav ki lo yenake Adonay et aşer yisa et şemo laşav.
לֹ֥א תִשָּׂ֛א אֶת־שֵֽׁם־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לַשָּׁ֑וְא כִּ֣י לֹ֤א יְנַקֶּה֙ יְהוָ֔ה אֵ֛ת אֲשֶׁר־יִשָּׂ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ לַשָּֽׁוְא׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Adonay, adını boş yere ağzına alanı cezasız bırakmaz.
Şamor et yom haşabat lekadeşo kaaşer tsiveha Adonay eloheha.
שָׁמ֣֛וֹר אֶת־י֥וֹם֩ הַשַׁבָּ֖֨ת לְקַדְּשׁ֑֜וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖֣ ׀ יְהוָ֥֣ה אֱלֹהֶֽ֗יךָ
Tanrın Adonay’ın sana buyurduğu gibi Şabat gününü kutsal kılmak üzere gözet.
Bu ayette 2 kez
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim vayotsiaha Adonay eloheha mişam beyad hazaka uvizroa netuya al ken tsiveha Adonay eloheha laasot et yom haşabat.
וְזָכַרְתָּ֞֗ כִּ֣י־עֶ֤֥בֶד הָיִ֣֙יתָ֙ ׀ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔֗יִם וַיֹּצִ֨אֲךָ֜֩ יְהוָ֤֨ה אֱלֹהֶ֤֙יךָ֙ מִשָּׁ֔ם֙ בְּיָ֤֥ד חֲזָקָ֖ה֙ וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֑֔ה עַל־כֵּ֗ן צִוְּךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לַעֲשׂ֖וֹת אֶת־י֥וֹם הַשַׁבָּֽת׃ (ס)
Mısır ülkesinde köle olduğunu ve Tanrın Adonay’ın seni oradan güçlü bir elle, uzanmış bir kolla çıkardığını hatırla. Bu yüzden Tanrın Adonay sana Şabat gününü yerine getirmeni buyurdu.
Bu ayette 2 kez
Kabed et aviha veet imeha kaaşer tsiveha Adonay eloheha lemaan yaarihun yameha ulemaan yitav lah al haadama aşer Adonay eloheha noten lah.
כַּבֵּ֤ד אֶת־אָבִ֙יךָ֙ וְאֶת־אִמֶּ֔ךָ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לְמַ֣עַן ׀ יַאֲרִיכֻ֣ן יָמֶ֗יךָ וּלְמַ֙עַן֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın sana buyurduğu gibi babana ve annene saygı göster. Böylece Tanrın Adonay’ın sana verdiği toprakta günlerin uzun olsun ve iyilik bulasın.
Et hadevarim haele diber Adonay el kol kehalehem bahar mitoh haeş heanan vehaarafel kol gadol velo yasaf vayihtevem al şene luhot avanim vayitenem elay.
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי׃
Adonay bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu sisin içinden bütün topluluğunuza büyük bir sesle söyledi ve daha fazlasını eklemedi. Onları iki taş levhaya yazıp bana verdi.
Vatomeru hen heranu Adonay elohenu et kevodo veet godlo veet kolo şamanu mitoh haeş hayom haze rainu ki yedaber Elohim et haadam vahay.
וַתֹּאמְר֗וּ הֵ֣ן הֶרְאָ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֙ינוּ֙ אֶת־כְּבֹד֣וֹ וְאֶת־גָּדְל֔וֹ וְאֶת־קֹל֥וֹ שָׁמַ֖עְנוּ מִתּ֣וֹךְ הָאֵ֑שׁ הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ רָאִ֔ינוּ כִּֽי־יְדַבֵּ֧ר אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָֽאָדָ֖ם וָחָֽי׃
Şöyle dediniz: ‘İşte Tanrımız Adonay bize görkemini ve büyüklüğünü gösterdi; sesini ateşin içinden duyduk. Bugün, Tanrı’nın insanla konuşup insanın yaşayabildiğini gördük.