İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

דָבַר

konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 415 kez, 389 farklı ayette görülür.

Kök
דבר

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit73 kullanım70 ayet
  • Şemot87 kullanım79 ayet
  • Vayikra66 kullanım66 ayet
  • Bamidbar119 kullanım111 ayet
  • Devarim70 kullanım63 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 41:9

    Vayedaber sar hamaşkim et paro lemor et hataay ani mazkir hayom.

    וַיְדַבֵּר֙ שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֔ים אֶת־פַּרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר אֶת־חֲטָאַ֕י אֲנִ֖י מַזְכִּ֥יר הַיּֽוֹם׃

    Başsaki Firavun’a şöyle dedi: “Bugün kusurlarımı hatırlıyorum.

  2. Bereşit 41:17

    Vayedaber paro el yosef bahalomi hinni omed al sefat hayeor.

    וַיְדַבֵּ֥ר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף בַּחֲלֹמִ֕י הִנְנִ֥י עֹמֵ֖ד עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃

    Firavun, Yosef’e şöyle anlattı: “Rüyamda Nil’in kıyısında duruyordum.

  3. Bereşit 41:28

    U hadavar aşer dibarti el paro aşer haelohim ose hera et paro.

    ה֣וּא הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי אֶל־פַּרְעֹ֑ה אֲשֶׁ֧ר הָאֱלֹהִ֛ים עֹשֶׂ֖ה הֶרְאָ֥ה אֶת־פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’a söylediğim şudur: Tanrı yapacağını Firavun’a göstermiştir.

  4. Bereşit 42:7

    Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.

    וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.

  5. Bereşit 42:14

    Vayomer alehem yosef u aşer dibarti alehem lemor meragelim atem.

    וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם יוֹסֵ֑ף ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר דִּבַּ֧רְתִּי אֲלֵכֶ֛ם לֵאמֹ֖ר מְרַגְּלִ֥ים אַתֶּֽם׃

    Yosef, “Size dediğim gibi, casussunuz!” diye karşılık verdi.

  6. Bereşit 42:24

    Vayisov mealehem vayevk vayaşov alehem vayedaber alehem vayikah meitam et şimon vayeesor oto leenehem.

    וַיִּסֹּ֥ב מֵֽעֲלֵיהֶ֖ם וַיֵּ֑בְךְּ וַיָּ֤שָׁב אֲלֵהֶם֙ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיִּקַּ֤ח מֵֽאִתָּם֙ אֶת־שִׁמְע֔וֹן וַיֶּאֱסֹ֥ר אֹת֖וֹ לְעֵינֵיהֶֽם׃

    Yosef onlardan uzaklaşıp ağladı. Sonra geri dönüp onlarla konuştu. Aralarından Şimon’u aldı ve gözlerinin önünde bağlattı.

  7. Bereşit 42:30

    Diber haiş adone haarets itanu kaşot vayiten otanu kimeragelim et haarets.

    דִּ֠בֶּר הָאִ֨ישׁ אֲדֹנֵ֥י הָאָ֛רֶץ אִתָּ֖נוּ קָשׁ֑וֹת וַיִּתֵּ֣ן אֹתָ֔נוּ כִּֽמְרַגְּלִ֖ים אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    “Ülkenin efendisi olan adam bizimle sert konuştu. Bizi ülkeye gelmiş casuslar saydı.

  8. Bereşit 43:19

    Vayigeşu el haiş aşer al bet yosef vayedaberu elav petah habayit.

    וַֽיִּגְּשׁוּ֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־בֵּ֣ית יוֹסֵ֑ף וַיְדַבְּר֥וּ אֵלָ֖יו פֶּ֥תַח הַבָּֽיִת׃

    Yosef’in evinin sorumlusuna yaklaşıp evin girişinde onunla konuştular.

  9. Bereşit 44:2

    Veet gevii gevia hakesef tasim befi amtahat hakaton veet kesef şivro vayaas kidvar yosef aşer diber.

    וְאֶת־גְּבִיעִ֞י גְּבִ֣יעַ הַכֶּ֗סֶף תָּשִׂים֙ בְּפִי֙ אַמְתַּ֣חַת הַקָּטֹ֔ן וְאֵ֖ת כֶּ֣סֶף שִׁבְר֑וֹ וַיַּ֕עַשׂ כִּדְבַ֥ר יוֹסֵ֖ף אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃

    Gümüş kâsemi de en küçüğünün torbasının ağzına, tahıl için getirdiği parayla birlikte koy.” Adam, Yosef’in söylediği gibi yaptı.

  10. Bereşit 44:6

    Vayasigem vayedaber alehem et hadevarim haele.

    וַֽיַּשִּׂגֵ֑ם וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃

    Adam onlara yetişip bu sözleri söyledi.

  11. Bereşit 44:7

    Vayomeru elav lama yedaber adoni kadevarim haele halila laavadeha measot kadavar haze.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו לָ֚מָּה יְדַבֵּ֣ר אֲדֹנִ֔י כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה חָלִ֙ילָה֙ לַעֲבָדֶ֔יךָ מֵעֲשׂ֖וֹת כַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃

    Ona, “Efendimiz neden böyle konuşuyor?” dediler. “Biz kullarının böyle bir şey yapması düşünülemez!

  12. Bereşit 44:16

    Vayomer yehuda ma nomar ladoni ma nedaber uma nitstadak haelohim matsa et avon avadeha hinenu avadim ladoni gam anahnu gam aşer nimtsa hagavia beyado.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה מַה־נֹּאמַר֙ לַֽאדֹנִ֔י מַה־נְּדַבֵּ֖ר וּמַה־נִּצְטַדָּ֑ק הָאֱלֹהִ֗ים מָצָא֙ אֶת־עֲוֺ֣ן עֲבָדֶ֔יךָ הִנֶּנּ֤וּ עֲבָדִים֙ לַֽאדֹנִ֔י גַּם־אֲנַ֕חְנוּ גַּ֛ם אֲשֶׁר־נִמְצָ֥א הַגָּבִ֖יעַ בְּיָדֽוֹ׃

    Yehuda, “Efendimize ne diyebiliriz?” dedi. “Ne söyleyebilir, kendimizi nasıl haklı çıkarabiliriz? Tanrı kullarının suçunu ortaya çıkardı. İşte, biz de kâse kendisinde bulunan da efendimizin köleleriyiz.”

  13. Bereşit 44:18

    Vayigaş elav yehuda vayomer bi adoni yedaber na avdeha davar beozne adoni veal yihar apeha beavdeha ki hamoha kefaro.

    וַיִּגַּ֨שׁ אֵלָ֜יו יְהוּדָ֗ה וַיֹּאמֶר֮ בִּ֣י אֲדֹנִי֒ יְדַבֶּר־נָ֨א עַבְדְּךָ֤ דָבָר֙ בְּאָזְנֵ֣י אֲדֹנִ֔י וְאַל־יִ֥חַר אַפְּךָ֖ בְּעַבְדֶּ֑ךָ כִּ֥י כָמ֖וֹךָ כְּפַרְעֹֽה׃

    Yehuda ona yaklaşıp, “Efendim, lütfen kulunun sana bir söz söylemesine izin ver” dedi. “Kuluna öfkelenme; çünkü sen benim için Firavun gibisin.

  14. Bereşit 45:12

    Vehine enehem root veene ahi vinyamin ki fi hamedaber alehem.

    וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם׃

    İşte, sizin gözleriniz de kardeşim Binyamin’in gözleri de görüyor: Sizinle konuşan benim.

  15. Bereşit 45:15

    Vayenaşek lehol ehav vayevk alehem veahare hen diberu ehav ito.

    וַיְנַשֵּׁ֥ק לְכָל־אֶחָ֖יו וַיֵּ֣בְךְּ עֲלֵיהֶ֑ם וְאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן דִּבְּר֥וּ אֶחָ֖יו אִתּֽוֹ׃

    Bütün kardeşlerini öptü, onlara sarılıp ağladı. Bundan sonra kardeşleri onunla konuşabildi.

  16. Bereşit 45:27

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.

    וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃

    Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.

  17. Bereşit 49:28

    Kol ele şivte yisrael şenem asar vezot aşer diber lahem avihem vayevareh otam aşer kevirhato berah otam.

    כָּל־אֵ֛לֶּה שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל שְׁנֵ֣ים עָשָׂ֑ר וְ֠זֹאת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֨ר לָהֶ֤ם אֲבִיהֶם֙ וַיְבָ֣רֶךְ אוֹתָ֔ם אִ֛ישׁ אֲשֶׁ֥ר כְּבִרְכָת֖וֹ בֵּרַ֥ךְ אֹתָֽם׃

    Bütün bunlar İsrael’in on iki oymağıdır. Babaları onları kutsarken kendilerine bunları söyledi. Her birini kendisine uygun bereketle kutsadı.

  18. Bereşit 50:4

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayaavru yeme vehito vayedaber yosef el bet paro lemor im na matsati hen beenehem daberu na beozne faro lemor.

    וַיַּֽעַבְרוּ֙ יְמֵ֣י בְכִית֔וֹ וַיְדַבֵּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֶל־בֵּ֥ית פַּרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם דַּבְּרוּ־נָ֕א בְּאָזְנֵ֥י פַרְעֹ֖ה לֵאמֹֽר׃

    Onun için yas günleri bitince Yosef, Firavun’un ev halkına şöyle dedi: “Eğer beni hoş tutmak istiyorsanız, lütfen Firavun’a şunları iletin:

  19. Bereşit 50:17

    Ko tomeru leyosef ana sa na peşa aheha vehatatam ki raa gemaluha veata sa na lefeşa avde elohe aviha vayevk yosef bedaberam elav.

    כֹּֽה־תֹאמְר֣וּ לְיוֹסֵ֗ף אָ֣נָּ֡א שָׂ֣א נָ֠א פֶּ֣שַׁע אַחֶ֤יךָ וְחַטָּאתָם֙ כִּי־רָעָ֣ה גְמָל֔וּךָ וְעַתָּה֙ שָׂ֣א נָ֔א לְפֶ֥שַׁע עַבְדֵ֖י אֱלֹהֵ֣י אָבִ֑יךָ וַיֵּ֥בְךְּ יוֹסֵ֖ף בְּדַבְּרָ֥ם אֵלָֽיו׃

    ‘Yosef’e şöyle söyleyin: Kardeşlerinin suçunu ve günahını lütfen bağışla; çünkü sana kötülük ettiler.’ Şimdi lütfen babanın Tanrısı’nın kullarının suçunu bağışla.” Bu sözler ona iletilirken Yosef ağladı.

  20. Bereşit 50:21

    Veata al tirau anohi ahalkel ethem veet tapehem vayenahem otam vayedaber al libam.

    וְעַתָּה֙ אַל־תִּירָ֔אוּ אָנֹכִ֛י אֲכַלְכֵּ֥ל אֶתְכֶ֖ם וְאֶֽת־טַפְּכֶ֑ם וַיְנַחֵ֣ם אוֹתָ֔ם וַיְדַבֵּ֖ר עַל־לִבָּֽם׃

    Şimdi korkmayın. Size de çocuklarınıza da ben bakacağım.” Böylece onları teselli etti, içlerini rahatlatan sözler söyledi.

  21. Şemot 1:17

    Vatirena hameyaledot et haelohim velo asu kaaşer diber alehen meleh mitsrayim vatehayena et hayeladim.

    וַתִּירֶ֤אןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וְלֹ֣א עָשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ן מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וַתְּחַיֶּ֖יןָ אֶת־הַיְלָדִֽים׃

    Ama ebeler Tanrı’dan korktular ve Mısır kralının kendilerine söylediğini yapmadılar. Erkek çocukları sağ bıraktılar.

  22. Şemot 4:10

    Vayomer moşe el Adonay bi Adonay lo devarim anohi gam mitemol gam mişilşom gam meaz daberha el avdeha ki hevad pe uhevad laşon anohi.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־יְהוָה֮ בִּ֣י אֲדֹנָי֒ לֹא֩ אִ֨ישׁ דְּבָרִ֜ים אָנֹ֗כִי גַּ֤ם מִתְּמוֹל֙ גַּ֣ם מִשִּׁלְשֹׁ֔ם גַּ֛ם מֵאָ֥ז דַּבֶּרְךָ אֶל־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֧י כְבַד־פֶּ֛ה וּכְבַ֥ד לָשׁ֖וֹן אָנֹֽכִי׃

    Moşe, Adonay’a, “Lütfen Efendim” dedi. “Ben iyi konuşan biri değilim. Ne önceden öyleydim ne de sen kulunla konuşmaya başladığından beri öyle oldum. Ağzım ve dilim ağırdır.”

  23. Şemot 4:12

    Veata leh veanohi eheye im piha vehoretiha aşer tedaber.

    וְעַתָּ֖ה לֵ֑ךְ וְאָנֹכִי֙ אֶֽהְיֶ֣ה עִם־פִּ֔יךָ וְהוֹרֵיתִ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּֽר׃

    Şimdi git. Konuşurken yanında olacağım ve ne söyleyeceğini sana öğreteceğim.”

  24. Şemot 4:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayihar af Adonay bemoşe vayomer halo aharon ahiha halevi yadati ki daber yedaber u vegam hine u yotse likrateha veraaha vesamah belibo.

    וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ׃

    Adonay, Moşe’ye öfkelendi. “Levili kardeşin Aaron yok mu?” dedi. “Onun iyi konuştuğunu biliyorum. İşte, seni karşılamaya çıkıyor. Seni görünce yürekten sevinecek.

  25. Şemot 4:15

    Vedibarta elav vesamta et hadevarim befiv veanohi eheye im piha veim piu vehoreti ethem et aşer taasun.

    וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֔יו וְשַׂמְתָּ֥ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִ֑יו וְאָנֹכִ֗י אֶֽהְיֶ֤ה עִם־פִּ֙יךָ֙ וְעִם־פִּ֔יהוּ וְהוֹרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֽׂוּן׃

    Onunla konuşacak, söyleyeceği sözleri ağzına koyacaksın. Sen konuşurken de o konuşurken de yanınızda olacağım; ne yapacağınızı size öğreteceğim.

  26. Şemot 4:16

    Vediber u leha el haam vehaya u yiheye leha lefe veata tiheye lo lelohim.

    וְדִבֶּר־ה֥וּא לְךָ֖ אֶל־הָעָ֑ם וְהָ֤יָה הוּא֙ יִֽהְיֶה־לְּךָ֣ לְפֶ֔ה וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶה־לּ֥וֹ לֵֽאלֹהִֽים׃

    Halka senin adına o konuşacak. O senin sözcün olacak, sen de ona yol göstereceksin.

  27. Şemot 4:30

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayedaber aharon et kol hadevarim aşer diber Adonay el moşe vayaas haotot leene haam.

    וַיְדַבֵּ֣ר אַהֲרֹ֔ן אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיַּ֥עַשׂ הָאֹתֹ֖ת לְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃

    Aaron, Adonay’ın Moşe’ye söylediği bütün sözleri aktardı. İşaretler de halkın gözleri önünde yapıldı.

  28. Şemot 5:23

    Umeaz bati el paro ledaber bişmeha hera laam haze vehatsel lo hitsalta et ameha.

    וּמֵאָ֞ז בָּ֤אתִי אֶל־פַּרְעֹה֙ לְדַבֵּ֣ר בִּשְׁמֶ֔ךָ הֵרַ֖ע לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְהַצֵּ֥ל לֹא־הִצַּ֖לְתָּ אֶת־עַמֶּֽךָ׃

    Senin adınla konuşmak için Firavun’a gittiğimden beri bu halka daha çok kötülük ediyor. Sen de halkını hiç kurtarmadın.”

  29. Şemot 6:2

    Vayedaber Elohim el moşe vayomer elav ani Adonay.

    וַיְדַבֵּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו אֲנִ֥י יְהוָֽה׃

    Tanrı, Moşe’ye şöyle seslendi: “Ben Adonay’ım.

  30. Şemot 6:9

    Vayedaber moşe ken el bene yisrael velo şameu el moşe mikotser ruah umeavoda kaşa.

    וַיְדַבֵּ֥ר מֹשֶׁ֛ה כֵּ֖ן אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מִקֹּ֣צֶר ר֔וּחַ וּמֵעֲבֹדָ֖ה קָשָֽׁה׃ (פ)

    Moşe bunları İsrael oğullarına söyledi. Ama içlerine çöken sıkıntı ve ağır iş yüzünden Moşe’yi dinlemediler.

  31. Şemot 6:10

    Vayedaber Adonay el moşe lemor.

    וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle seslendi:

  32. Şemot 6:11

    Bo daber el paro meleh mitsrayim vişalah et bene yisrael meartso.

    בֹּ֣א דַבֵּ֔ר אֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וִֽישַׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃

    “Git, Mısır kralı Firavun’la konuş; İsrael oğullarını ülkesinden salıversin.”

  33. Şemot 6:12

    Vayedaber moşe lifne Adonay lemor hen bene yisrael lo şameu elay veeh yişmaeni faro vaani aral sefatayim.

    וַיְדַבֵּ֣ר מֹשֶׁ֔ה לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר הֵ֤ן בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ לֹֽא־שָׁמְע֣וּ אֵלַ֔י וְאֵיךְ֙ יִשְׁמָעֵ֣נִי פַרְעֹ֔ה וַאֲנִ֖י עֲרַ֥ל שְׂפָתָֽיִם׃ (פ)

    Moşe, Adonay’ın huzurunda şöyle dedi: “İsrael oğulları bile beni dinlemedi. Firavun beni nasıl dinler? Üstelik ben konuşmakta güçlük çekiyorum.”

  34. Şemot 6:13

    Vayedaber Adonay el moşe veel aharon vayetsavem el bene yisrael veel paro meleh mitsrayim lehotsi et bene yisrael meerets mitsrayim.

    וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ וַיְצַוֵּם֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (ס)

    Adonay, Moşe ile Aaron’a seslendi. İsrael oğullarını Mısır ülkesinden çıkarmaları için, İsrael oğulları ve Mısır kralı Firavun konusunda onlara buyruk verdi.

  35. Şemot 6:27

    Hem hamedaberim el paro meleh mitsrayim lehotsi et bene yisrael mimitsrayim u moşe veaharon.

    הֵ֗ם הַֽמְדַבְּרִים֙ אֶל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָ֑יִם ה֥וּא מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן׃

    İsrael oğullarını Mısır’dan çıkarmak için Mısır kralı Firavun’la konuşanlar da onlardı: Moşe ile Aaron.

  36. Şemot 6:28

    Vayehi beyom diber Adonay el moşe beerets mitsrayim.

    וַיְהִ֗י בְּי֨וֹם דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֖ה בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (פ)

    Adonay, Mısır ülkesinde Moşe’ye seslendiği gün,

  37. Şemot 6:29

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayedaber Adonay el moşe lemor ani Adonay daber el paro meleh mitsrayim et kol aşer ani dover eleha.

    וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹ֖ר אֲנִ֣י יְהוָ֑ה דַּבֵּ֗ר אֶל־פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י דֹּבֵ֥ר אֵלֶֽיךָ׃

    ona şöyle dedi: “Ben Adonay’ım. Sana söylediğim her şeyi Mısır kralı Firavun’a söyle.”

  38. Şemot 7:2

    Bu ayette 2 eşleşme

    Ata tedaber et kol aşer atsaveka veaharon ahiha yedaber el paro veşilah et bene yisrael meartso.

    אַתָּ֣ה תְדַבֵּ֔ר אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּ֑ךָּ וְאַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ יְדַבֵּ֣ר אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְשִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃

    Sen sana buyurduğum her şeyi söyleyeceksin. Kardeşin Aaron da Firavun’la konuşacak; İsrael oğullarını ülkesinden salıversin.

  39. Şemot 7:7

    Umoşe ben şemonim şana veaharon ben şaloş uşemonim şana bedaberam el paro.

    וּמֹשֶׁה֙ בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַֽהֲרֹ֔ן בֶּן־שָׁלֹ֥שׁ וּשְׁמֹנִ֖ים שָׁנָ֑ה בְּדַבְּרָ֖ם אֶל־פַּרְעֹֽה׃ (פ)

    Firavun’la konuştuklarında Moşe seksen, Aaron seksen üç yaşındaydı.

  40. Şemot 7:9

    Ki yedaber alehem paro lemor tenu lahem mofet veamarta el aharon kah et mateha vehaşleh lifne faro yehi letanin.

    כִּי֩ יְדַבֵּ֨ר אֲלֵכֶ֤ם פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר תְּנ֥וּ לָכֶ֖ם מוֹפֵ֑ת וְאָמַרְתָּ֣ אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֧ח אֶֽת־מַטְּךָ֛ וְהַשְׁלֵ֥ךְ לִפְנֵֽי־פַרְעֹ֖ה יְהִ֥י לְתַנִּֽין׃

    “Firavun size, ‘Kendinizi kanıtlayacak olağanüstü bir iş gösterin’ derse, Aaron’a şöyle söyle: ‘Değneğini alıp Firavun’un önüne at.’ Değnek bir yılana dönüşecek.”

  41. Şemot 7:13

    Vayehezak lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay.

    וַיֶּחֱזַק֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֲלֵהֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃ (פ)

    Firavun’un yüreği sertleşti. Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.

  42. Şemot 7:22

    Vayaasu hen hartume mitsrayim belatehem vayehezak lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay.

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֛ן חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם בְּלָטֵיהֶ֑ם וַיֶּחֱזַ֤ק לֵב־פַּרְעֹה֙ וְלֹא־שָׁמַ֣ע אֲלֵהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃

    Mısır’ın büyü ustaları da büyüleriyle aynısını yaptılar. Firavun’un yüreği sertleşti; Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.

  43. Şemot 8:11

    Vayar paro ki hayeta harevaha vehahbed et libo velo şama alehem kaaşer diber Adonay.

    וַיַּ֣רְא פַּרְעֹ֗ה כִּ֤י הָֽיְתָה֙ הָֽרְוָחָ֔ה וְהַכְבֵּד֙ אֶת־לִבּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֲלֵהֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃ (ס)

    Firavun rahatladığını görünce yüreğini ağırlaştırdı. Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.

  44. Şemot 8:15

    Vayomeru hahartumim el paro etsba Elohim hi vayehezak lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay.

    וַיֹּאמְר֤וּ הַֽחַרְטֻמִּים֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה אֶצְבַּ֥ע אֱלֹהִ֖ים הִ֑וא וַיֶּחֱזַ֤ק לֵב־פַּרְעֹה֙ וְלֹֽא־שָׁמַ֣ע אֲלֵהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃ (ס)

    Büyü ustaları Firavun’a, “Bu, Tanrı’nın parmağıdır” dediler. Ama Firavun’un yüreği sertleşti; Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.

  45. Şemot 9:1

    Vayomer Adonay el moşe bo el paro vedibarta elav ko amar Adonay elohe haivrim şalah et ami veyaavduni.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’a git ve ona söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  46. Şemot 9:12

    Vayehazek Adonay et lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay el moşe.

    וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֲלֵהֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi. Adonay’ın Moşe’ye söylediği gibi Firavun onları dinlemedi.

  47. Şemot 9:35

    Vayehezak lev paro velo şilah et bene yisrael kaaşer diber Adonay beyad moşe.

    וַֽיֶּחֱזַק֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Firavun’un yüreği sertleşti. Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi İsrael oğullarını salıvermedi.

  48. Şemot 10:29

    Vayomer moşe ken dibarta lo osif od reot paneha.

    וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה כֵּ֣ן דִּבַּ֑רְתָּ לֹא־אֹסִ֥ף ע֖וֹד רְא֥וֹת פָּנֶֽיךָ׃ (פ)

    Moşe, “Dediğin gibi olsun” diye karşılık verdi. “Bir daha yüzünü görmeyeceğim.”

  49. Şemot 11:2

    Daber na beozne haam veyişalu meet reeu veişa meet reutah kele hesef uhele zahav.

    דַּבֶּר־נָ֖א בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וְיִשְׁאֲל֞וּ אִ֣ישׁ ׀ מֵאֵ֣ת רֵעֵ֗הוּ וְאִשָּׁה֙ מֵאֵ֣ת רְעוּתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֖סֶף וּכְלֵ֥י זָהָֽב׃

    Şimdi halka söyle: Her erkek komşusundan, her kadın da komşusundan gümüş ve altın eşyalar istesin.”

  50. Şemot 12:3

    Daberu el kol adat yisrael lemor beasor lahodeş haze veyikhu lahem se levet avot se labayit.

    דַּבְּר֗וּ אֶֽל־כָּל־עֲדַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר בֶּעָשֹׂ֖ר לַחֹ֣דֶשׁ הַזֶּ֑ה וְיִקְח֣וּ לָהֶ֗ם אִ֛ישׁ שֶׂ֥ה לְבֵית־אָבֹ֖ת שֶׂ֥ה לַבָּֽיִת׃

    Bütün İsrael topluluğuna şöyle söyleyin: Bu ayın onunda her biri ata evine göre bir kuzu ya da oğlak alsın; her ev için bir hayvan.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (140 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpw3ms
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (76 kullanım)
    Teknik kodHVpp3ms
  • fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil (43 kullanım)
    Teknik kodHVpv2ms
  • edat + fiil, Piel, mastar yapılı (27 kullanım)
    Teknik kodHR/Vpc
  • fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (14 kullanım)
    Teknik kodHVpi2ms
  • fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (14 kullanım)
    Teknik kodHVpi3ms
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (9 kullanım)
    Teknik kodHVpp1cs
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (8 kullanım)
    Teknik kodHVpp2ms
  • fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHVpi1cs
  • bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpw3mp
  • bağlaç + fiil, Piel, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vph1cs
  • bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpq3ms
  • fiil, Piel, mastar yapılı (4 kullanım)
    Teknik kodHVpc
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVpp3cp
  • fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHVprmsa
  • fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVpv2mp
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVpp3ms/Sp3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • bağlaç + fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpp3ms
  • bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpq1cs
  • bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpq2ms
  • bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpq3cp
  • bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpw3fs
  • edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vpc/Sp2mp
  • edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vpc/Sp3mp
  • fiil, Piel, jussif, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVpj3ms
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVpp1cp
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVpp2mp
  • bağlaç + fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpp2ms
  • bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpq2mp
  • bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpw1cs
  • bağlaç + fiil, Piel, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vpw2ms
  • edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vpc/Sp1cs
  • edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vpc/Sp3fs
  • edat + fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vpc/Sp3ms
  • belirli artikel + fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vprmpa
  • belirli artikel + fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vprmsa
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmsa
  • fiil, Piel, mastar mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHVpa
  • fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVpc/Sp2ms
  • fiil, Piel, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVpc/Sp3ms
  • fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVpi1cp
  • fiil, Piel, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım)
    Teknik kodHVpi2mp/Sn
  • fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVpp3fs
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrfpa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpa
  • fiil, Hitpael, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVtrmsa
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to destroy; to get rid of; to do away with; to subdue; to speak; to mention; to tell; to speak together

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.