Bamidbar 10
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
עֲשֵׂ֣ה לְךָ֗ שְׁתֵּי֙ חֲצֽוֹצְרֹ֣ת כֶּ֔סֶף מִקְשָׁ֖ה תַּעֲשֶׂ֣ה אֹתָ֑ם וְהָי֤וּ לְךָ֙ לְמִקְרָ֣א הָֽעֵדָ֔ה וּלְמַסַּ֖ע אֶת־הַֽמַּחֲנֽוֹת׃
Türkçe okunuş
Ase leha şete hatsotserot kesef mikşa taase otam vehayu leha lemikra haeda ulemasa et hamahanot.
Türkçe çeviri
Kendine gümüşten iki borazan yap; onları dövme işi olarak yapacaksın. Topluluğu çağırmak ve ordugâhları yola çıkarmak için kullanacaksın.
İbranice
וְאִם־בְּאַחַ֖ת יִתְקָ֑עוּ וְנוֹעֲד֤וּ אֵלֶ֙יךָ֙ הַנְּשִׂיאִ֔ים רָאשֵׁ֖י אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe çeviri
Yalnız birine üflendiğinde önderler, İsrael’in binlik birliklerinin başları senin yanında toplanacak.
Türkçe çeviri
Kesik seslerle terua çaldığınızda doğuda konaklayan ordugâhlar yola çıkacak.
İbranice
וּתְקַעְתֶּ֤ם תְּרוּעָה֙ שֵׁנִ֔ית וְנָֽסְעוּ֙ הַֽמַּחֲנ֔וֹת הַחֹנִ֖ים תֵּימָ֑נָה תְּרוּעָ֥ה יִתְקְע֖וּ לְמַסְעֵיהֶֽם׃
Türkçe çeviri
İkinci kez terua çaldığınızda güneyde konaklayan ordugâhlar yola çıkacak. Yola çıkmaları için terua çalınacak.
İbranice
וּבְנֵ֤י אַהֲרֹן֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים יִתְקְע֖וּ בַּֽחֲצֹצְר֑וֹת וְהָי֥וּ לָכֶ֛ם לְחֻקַּ֥ת עוֹלָ֖ם לְדֹרֹתֵיכֶֽם׃
Türkçe okunuş
Uvene aharon hakohanim yitkeu bahatsotserot vehayu lahem lehukat olam ledorotehem.
Türkçe çeviri
Borazanları Aaron’un oğulları olan kâhinler çalacak. Bu, kuşaklarınız boyunca sizin için sürekli bir kural olacak.
İbranice
וְכִֽי־תָבֹ֨אוּ מִלְחָמָ֜ה בְּאַרְצְכֶ֗ם עַל־הַצַּר֙ הַצֹּרֵ֣ר אֶתְכֶ֔ם וַהֲרֵעֹתֶ֖ם בַּחֲצֹצְר֑וֹת וֲנִזְכַּרְתֶּ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְנוֹשַׁעְתֶּ֖ם מֵאֹיְבֵיכֶֽם׃
Türkçe okunuş
Vehi tavou milhama beartsehem al hatsar hatsorer ethem vahareotem bahatsotserot vanizkartem lifne Adonay elohehem venoşatem meoyevehem.
Türkçe çeviri
Ülkenizde size baskı yapan düşmana karşı savaşa çıktığınızda borazanlarla terua çalacaksınız. Tanrınız Adonay’ın huzurunda hatırlanacak ve düşmanlarınızdan kurtarılacaksınız.
İbranice
וּבְי֨וֹם שִׂמְחַתְכֶ֥ם וּֽבְמוֹעֲדֵיכֶם֮ וּבְרָאשֵׁ֣י חָדְשֵׁיכֶם֒ וּתְקַעְתֶּ֣ם בַּחֲצֹֽצְרֹ֗ת עַ֚ל עֹלֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעַ֖ל זִבְחֵ֣י שַׁלְמֵיכֶ֑ם וְהָי֨וּ לָכֶ֤ם לְזִכָּרוֹן֙ לִפְנֵ֣י אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃ (פ)
Türkçe okunuş
Uveyom simhathem uvemoadehem uveraşe hodşehem utekatem bahatsotserot al olotehem veal zivhe şalmehem vehayu lahem lezikaron lifne elohehem ani Adonay elohehem.
Türkçe çeviri
Sevinç günlerinizde, bayramlarınızda ve ay başlarınızda da bütünüyle yakılan sunularınız ve esenlik kurbanlarınız sırasında borazanları çalacaksınız. Bunlar Tanrınızın huzurunda sizin için bir anma olacak. Ben Tanrınız Adonay’ım.
İbranice
וַיְהִ֞י בַּשָּׁנָ֧ה הַשֵּׁנִ֛ית בַּחֹ֥דֶשׁ הַשֵּׁנִ֖י בְּעֶשְׂרִ֣ים בַּחֹ֑דֶשׁ נַעֲלָה֙ הֶֽעָנָ֔ן מֵעַ֖ל מִשְׁכַּ֥ן הָעֵדֻֽת׃
Türkçe çeviri
İkinci yılın ikinci ayının yirminci gününde bulut Tanıklık Mişkanı’nın üzerinden yükseldi.
İbranice
וַיִּסְע֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל לְמַסְעֵיהֶ֖ם מִמִּדְבַּ֣ר סִינָ֑י וַיִּשְׁכֹּ֥ן הֶעָנָ֖ן בְּמִדְבַּ֥ר פָּארָֽן׃
Türkçe çeviri
İsraeloğulları Sinay Çölü’nden yolculuklarına başladılar. Bulut Paran Çölü’nde durdu.
İbranice
וַיִּסַּ֞ע דֶּ֣גֶל מַחֲנֵ֧ה בְנֵֽי־יְהוּדָ֛ה בָּרִאשֹׁנָ֖ה לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ נַחְשׁ֖וֹן בֶּן־עַמִּינָדָֽב׃
Türkçe çeviri
İlk olarak, birlikleriyle Yehuda oğullarının ordugâhının sancağı yola çıktı. Birliğinin başında Aminadav oğlu Nahşon vardı.
İbranice
וְהוּרַ֖ד הַמִּשְׁכָּ֑ן וְנָסְע֤וּ בְנֵֽי־גֵרְשׁוֹן֙ וּבְנֵ֣י מְרָרִ֔י נֹשְׂאֵ֖י הַמִּשְׁכָּֽן׃ (ס)
Türkçe çeviri
Mişkan söküldü. Mişkan’ı taşıyan Gerşon’un ve Merari’nin oğulları yola çıktı.
İbranice
וְנָסַ֗ע דֶּ֛גֶל מַחֲנֵ֥ה רְאוּבֵ֖ן לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ אֱלִיצ֖וּר בֶּן־שְׁדֵיאֽוּר׃
Türkçe çeviri
Ardından birlikleriyle Reuven ordugâhının sancağı yola çıktı. Birliğinin başında Şedeur oğlu Elitsur vardı.
İbranice
וְנָסְעוּ֙ הַקְּהָתִ֔ים נֹשְׂאֵ֖י הַמִּקְדָּ֑שׁ וְהֵקִ֥ימוּ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן עַד־בֹּאָֽם׃ (ס)
Türkçe çeviri
Kutsal eşyaları taşıyan Kehatlılar yola çıktı. Onlar varmadan önce diğerleri Mişkan’ı kurmuş olacaktı.
İbranice
וְנָסַ֗ע דֶּ֛גֶל מַחֲנֵ֥ה בְנֵֽי־אֶפְרַ֖יִם לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ אֱלִישָׁמָ֖ע בֶּן־עַמִּיהֽוּד׃
Türkçe çeviri
Ardından birlikleriyle Efrayim oğullarının ordugâhının sancağı yola çıktı. Birliğinin başında Amihud oğlu Elişama vardı.
İbranice
וְנָסַ֗ע דֶּ֚גֶל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־דָ֔ן מְאַסֵּ֥ף לְכָל־הַֽמַּחֲנֹ֖ת לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ אֲחִיעֶ֖זֶר בֶּן־עַמִּישַׁדָּֽי׃
Türkçe okunuş
Venasa degel mahane vene dan measef lehol hamahanot letsivotam veal tsevao ahiezer ben amişaday.
Türkçe çeviri
Sonra bütün ordugâhların artçısı olarak, birlikleriyle Dan oğullarının ordugâhının sancağı yola çıktı. Birliğinin başında Amişaday oğlu Ahiezer vardı.
İbranice
אֵ֛לֶּה מַסְעֵ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְצִבְאֹתָ֑ם וַיִּסָּֽעוּ׃ (ס)
Türkçe çeviri
İsraeloğullarının birliklerine göre yolculuk düzeni buydu. Böylece yola çıktılar.
İbranice
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה לְ֠חֹבָב בֶּן־רְעוּאֵ֣ל הַמִּדְיָנִי֮ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁה֒ נֹסְעִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ אֶל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אֹת֖וֹ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֑ם לְכָ֤ה אִתָּ֙נוּ֙ וְהֵטַ֣בְנוּ לָ֔ךְ כִּֽי־יְהוָ֥ה דִּבֶּר־ט֖וֹב עַל־יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş
Vayomer moşe lehovav ben reuel hamidyani hoten moşe noseim anahnu el hamakom aşer amar Adonay oto eten lahem leha itanu vehetavnu lah ki Adonay diber tov al yisrael.
Türkçe çeviri
Moşe, Midyanlı Reuel’in oğlu olan kayınpederi Hovav’a, “Adonay’ın, ‘Size vereceğim’ dediği yere gidiyoruz. Bizimle gel; sana iyilik edeceğiz. Çünkü Adonay İsrael için iyilik vaat etti” dedi.
İbranice
וַיֹּ֕אמֶר אַל־נָ֖א תַּעֲזֹ֣ב אֹתָ֑נוּ כִּ֣י ׀ עַל־כֵּ֣ן יָדַ֗עְתָּ חֲנֹתֵ֙נוּ֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְהָיִ֥יתָ לָּ֖נוּ לְעֵינָֽיִם׃
Türkçe çeviri
Moşe, “Lütfen bizi bırakma” dedi. “Çölde nerelerde konaklayacağımızı biliyorsun; bize göz olursun.
İbranice
וַיִּסְעוּ֙ מֵהַ֣ר יְהוָ֔ה דֶּ֖רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַאֲר֨וֹן בְּרִית־יְהוָ֜ה נֹסֵ֣עַ לִפְנֵיהֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים לָת֥וּר לָהֶ֖ם מְנוּחָֽה׃
Türkçe okunuş
Vayisu mehar Adonay dereh şeloşet yamim vaaron berit Adonay nosea lifnehem dereh şeloşet yamim latur lahem menuha.
Türkçe çeviri
Adonay’ın dağından üç günlük yol gittiler. Adonay’ın Antlaşma Sandığı, kendilerine dinlenecek bir yer bulmak için önlerinde üç günlük yol gidiyordu.
İbranice
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Türkçe okunuş
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
Türkçe çeviri
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
İbranice
וּבְנֻחֹ֖ה יֹאמַ֑ר שׁוּבָ֣ה יְהוָ֔ה רִֽבְב֖וֹת אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (׆) (ס)
Türkçe çeviri
Sandık dinlendiğinde ise şöyle derdi: “Dön, Adonay, İsrael’in on binlerine, binlerine!”
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.