Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Bamidbar 21
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice וַיִּשְׁמַ֞ע הַכְּנַעֲנִ֤י מֶֽלֶךְ־עֲרָד֙ יֹשֵׁ֣ב הַנֶּ֔גֶב כִּ֚י בָּ֣א יִשְׂרָאֵ֔ל דֶּ֖רֶךְ הָאֲתָרִ֑ים וַיִּלָּ֙חֶם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּ֥שְׁבְּ ׀ מִמֶּ֖נּוּ שֶֽׁבִי׃
Türkçe okunuş Vayişma hakenaani meleh arad yoşev hanegev ki ba yisrael dereh haatarim vayilahem beyisrael vayişb mimenu şevi.
Türkçe çeviri Negev’de yaşayan Kenaanlı Arad kralı, İsrael’in Atarim yolundan geldiğini duyunca İsrael’le savaştı ve aralarından esir aldı.
İbranice וַיִּדַּ֨ר יִשְׂרָאֵ֥ל נֶ֛דֶר לַֽיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָתֹ֨ן תִּתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְהַֽחֲרַמְתִּ֖י אֶת־עָרֵיהֶֽם׃
Türkçe okunuş Vayidar yisrael neder ladonay vayomar im naton titen et haam haze beyadi vehaharamti et arehem.
Türkçe çeviri İsrael, Adonay’a şu adağı adadı: “Bu halkı gerçekten elime verirsen şehirlerini tamamen yok edilmeye adayacağım.”
İbranice וַיִּשְׁמַ֨ע יְהוָ֜ה בְּק֣וֹל יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֔י וַיַּחֲרֵ֥ם אֶתְהֶ֖ם וְאֶת־עָרֵיהֶ֑ם וַיִּקְרָ֥א שֵׁם־הַמָּק֖וֹם חָרְמָֽה׃ (פ)
Türkçe okunuş Vayişma Adonay bekol yisrael vayiten et hakenaani vayaharem ethem veet arehem vayikra şem hamakom harema.
Türkçe çeviri Adonay İsrael’in sesini duydu ve Kenaanlıları onun eline verdi. İsrael onları ve şehirlerini tamamen yok etti. O yerin adını Horma koydu.
İbranice וַיִּסְע֞וּ מֵהֹ֤ר הָהָר֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף לִסְבֹ֖ב אֶת־אֶ֣רֶץ אֱד֑וֹם וַתִּקְצַ֥ר נֶֽפֶשׁ־הָעָ֖ם בַּדָּֽרֶךְ׃
Türkçe okunuş Vayisu mehor hahar dereh yam suf lisvov et erets edom vatiktsar nefeş haam badareh.
Türkçe çeviri Edom ülkesinin çevresinden dolaşmak için Hor Dağı’ndan Sazlık Denizi yoluna doğru yola çıktılar. Yolda halkın sabrı tükendi.
İbranice וַיְדַבֵּ֣ר הָעָ֗ם בֵּֽאלֹהִים֮ וּבְמֹשֶׁה֒ לָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לָמ֖וּת בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֣י אֵ֥ין לֶ֙חֶם֙ וְאֵ֣ין מַ֔יִם וְנַפְשֵׁ֣נוּ קָ֔צָה בַּלֶּ֖חֶם הַקְּלֹקֵֽל׃
Türkçe okunuş Vayedaber haam belohim uvemoşe lama heelitunu mimitsrayim lamut bamidbar ki en lehem veen mayim venafşenu katsa balehem hakelokel.
Türkçe çeviri Halk Tanrı’ya ve Moşe’ye karşı konuştu: “Bizi neden Mısır’dan çıkardınız? Çölde ölelim diye mi? Burada ne ekmek ne su var; bu değersiz ekmekten de bıktık!”
İbranice וַיְשַׁלַּ֨ח יְהוָ֜ה בָּעָ֗ם אֵ֚ת הַנְּחָשִׁ֣ים הַשְּׂרָפִ֔ים וַֽיְנַשְּׁכ֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וַיָּ֥מָת עַם־רָ֖ב מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş Vayeşalah Adonay baam et hanehaşim haserafim vayenaşehu et haam vayamot am rav miyisrael.
Türkçe çeviri Adonay halkın arasına yakıcı yılanlar gönderdi. Yılanlar halkı ısırdı ve İsrael’den birçok kişi öldü.
İbranice וַיָּבֹא֩ הָעָ֨ם אֶל־מֹשֶׁ֜ה וַיֹּאמְר֣וּ חָטָ֗אנוּ כִּֽי־דִבַּ֤רְנוּ בַֽיהוָה֙ וָבָ֔ךְ הִתְפַּלֵּל֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיָסֵ֥ר מֵעָלֵ֖ינוּ אֶת־הַנָּחָ֑שׁ וַיִּתְפַּלֵּ֥ל מֹשֶׁ֖ה בְּעַ֥ד הָעָֽם׃
Türkçe okunuş Vayavo haam el moşe vayomeru hatanu ki dibarnu vadonay vavah hitpalel el Adonay veyaser mealenu et hanahaş vayitpalel moşe bead haam.
Türkçe çeviri Halk Moşe’ye gelip şöyle dedi: “Adonay’a ve sana karşı konuşmakla günah işledik. Yılanları üzerimizden uzaklaştırsın diye Adonay’a dua et.” Moşe halk için dua etti.
İbranice וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ שָׂרָ֔ף וְשִׂ֥ים אֹת֖וֹ עַל־נֵ֑ס וְהָיָה֙ כָּל־הַנָּשׁ֔וּךְ וְרָאָ֥ה אֹת֖וֹ וָחָֽי׃
Türkçe okunuş Vayomer Adonay el moşe ase leha saraf vesim oto al nes vehaya kol hanaşuh veraa oto vahay.
Türkçe çeviri Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Kendine yakıcı bir yılan yap ve bir direğin üzerine yerleştir. Isırılan herkes ona baktığında yaşayacak.”
İbranice וַיַּ֤עַשׂ מֹשֶׁה֙ נְחַ֣שׁ נְחֹ֔שֶׁת וַיְשִׂמֵ֖הוּ עַל־הַנֵּ֑ס וְהָיָ֗ה אִם־נָשַׁ֤ךְ הַנָּחָשׁ֙ אֶת־אִ֔ישׁ וְהִבִּ֛יט אֶל־נְחַ֥שׁ הַנְּחֹ֖שֶׁת וָחָֽי׃
Türkçe okunuş Vayaas moşe nehaş nehoşet vayesimeu al hanes vehaya im naşah hanahaş et iş vehibit el nehaş hanehoşet vahay.
Türkçe çeviri Moşe bakır bir yılan yaptı ve onu direğin üzerine yerleştirdi. Bir yılanın ısırdığı kişi bakır yılana bakınca yaşıyordu.
İbranice וַיִּסְע֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּאֹבֹֽת׃
Türkçe okunuş Vayisu bene yisrael vayahanu beovot.
Türkçe çeviri İsraeloğulları yola çıkıp Ovot’ta konakladılar.
İbranice וַיִּסְע֖וּ מֵאֹבֹ֑ת וַֽיַּחֲנ֞וּ בְּעִיֵּ֣י הָֽעֲבָרִ֗ים בַּמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י מוֹאָ֔ב מִמִּזְרַ֖ח הַשָּֽׁמֶשׁ׃
Türkçe okunuş Vayisu meovot vayahanu beiye haavarim bamidbar aşer al pene moav mimizrah haşameş.
Türkçe çeviri Ovot’tan yola çıkıp Moav’ın karşısındaki çölde, doğu tarafında bulunan İye-Haavarim’de konakladılar.
İbranice מִשָּׁ֖ם נָסָ֑עוּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּנַ֥חַל זָֽרֶד׃
Türkçe okunuş Mişam nasau vayahanu benahal zared.
Türkçe çeviri Oradan yola çıkıp Zered Vadisi’nde konakladılar.
İbranice מִשָּׁם֮ נָסָעוּ֒ וַֽיַּחֲנ֗וּ מֵעֵ֤בֶר אַרְנוֹן֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר הַיֹּצֵ֖א מִגְּב֣וּל הָֽאֱמֹרִ֑י כִּ֤י אַרְנוֹן֙ גְּב֣וּל מוֹאָ֔ב בֵּ֥ין מוֹאָ֖ב וּבֵ֥ין הָאֱמֹרִֽי׃
Türkçe okunuş Mişam nasau vayahanu meever arnon aşer bamidbar hayotse migevul haemori ki arnon gevul moav ben moav uven haemori.
Türkçe çeviri Oradan yola çıkıp Amorilerin sınırından uzanan çölde, Arnon’un öte yanında konakladılar. Çünkü Arnon, Moav ile Amoriler arasındaki Moav sınırıdır.
İbranice עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר בְּסֵ֖פֶר מִלְחֲמֹ֣ת יְהוָ֑ה אֶת־וָהֵ֣ב בְּסוּפָ֔ה וְאֶת־הַנְּחָלִ֖ים אַרְנֽוֹן׃
Türkçe okunuş Al ken yeamar besefer milhamot Adonay et vahev besufa veet hanehalim arnon.
Türkçe çeviri Bu yüzden Adonay’ın Savaşları Kitabı’nda şöyle denir: “Sufa’daki Vahev ve vadiler, Arnon,
İbranice וְאֶ֙שֶׁד֙ הַנְּחָלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָטָ֖ה לְשֶׁ֣בֶת עָ֑ר וְנִשְׁעַ֖ן לִגְב֥וּל מוֹאָֽב׃
Türkçe okunuş Veeşed hanehalim aşer nata leşevet ar venişan ligvul moav.
Türkçe çeviri Ar yerleşimine uzanan ve Moav sınırına yaslanan vadilerin yamaçları.”
İbranice וּמִשָּׁ֖ם בְּאֵ֑רָה הִ֣וא הַבְּאֵ֗ר אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לְמֹשֶׁ֔ה אֱסֹף֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאֶתְּנָ֥ה לָהֶ֖ם מָֽיִם׃ (ס)
Türkçe okunuş Umişam beera hi habeer aşer amar Adonay lemoşe esof et haam veetena lahem mayim.
Türkçe çeviri Oradan Beer’e gittiler. Adonay’ın Moşe’ye “Halkı topla, onlara su vereceğim” dediği kuyu budur.
İbranice אָ֚ז יָשִׁ֣יר יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הַשִּׁירָ֖ה הַזֹּ֑את עֲלִ֥י בְאֵ֖ר עֱנוּ־לָֽהּ׃
Türkçe okunuş Az yaşir yisrael et haşira hazot ali veer enu lah.
Türkçe çeviri O zaman İsrael şu şarkıyı söyledi: “Yüksel, ey kuyu! Ona karşılık vererek şarkı söyleyin!
İbranice בְּאֵ֞ר חֲפָר֣וּהָ שָׂרִ֗ים כָּר֙וּהָ֙ נְדִיבֵ֣י הָעָ֔ם בִּמְחֹקֵ֖ק בְּמִשְׁעֲנֹתָ֑ם וּמִמִּדְבָּ֖ר מַתָּנָֽה׃
Türkçe okunuş Beer hafaruha sarim karuha nedive haam bimhokek bemişanotam umimidbar matana.
Türkçe çeviri Önderlerin kazdığı, halkın ileri gelenlerinin asalarıyla, değnekleriyle açtığı kuyu!” Çölden Mattana’ya gittiler.
İbranice וּמִמַּתָּנָ֖ה נַחֲלִיאֵ֑ל וּמִנַּחֲלִיאֵ֖ל בָּמֽוֹת׃
Türkçe okunuş Umimatana nahaliel uminahaliel bamot.
Türkçe çeviri Mattana’dan Nahaliel’e, Nahaliel’den Bamot’a,
İbranice וּמִבָּמ֗וֹת הַגַּיְא֙ אֲשֶׁר֙ בִּשְׂדֵ֣ה מוֹאָ֔ב רֹ֖אשׁ הַפִּסְגָּ֑ה וְנִשְׁקָ֖פָה עַל־פְּנֵ֥י הַיְשִׁימֹֽן׃ (פ)
Türkçe okunuş Umibamot hagay aşer bisde moav roş hapisga venişkafa al pene hayeşimon.
Türkçe çeviri Bamot’tan da Moav kırlarındaki vadiye, ıssızlığa bakan Pisga tepesine gittiler.
İbranice וַיִּשְׁלַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־סִיחֹ֥ן מֶֽלֶךְ־הָאֱמֹרִ֖י לֵאמֹֽר׃
Türkçe okunuş Vayişlah yisrael malahim el sihon meleh haemori lemor.
Türkçe çeviri İsrael, Amorilerin kralı Sihon’a şu sözlerle elçiler gönderdi:
İbranice אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃
Türkçe okunuş Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.
Türkçe çeviri “Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”
İbranice וְלֹא־נָתַ֨ן סִיחֹ֣ן אֶת־יִשְׂרָאֵל֮ עֲבֹ֣ר בִּגְבֻלוֹ֒ וַיֶּאֱסֹ֨ף סִיחֹ֜ן אֶת־כָּל־עַמּ֗וֹ וַיֵּצֵ֞א לִקְרַ֤את יִשְׂרָאֵל֙ הַמִּדְבָּ֔רָה וַיָּבֹ֖א יָ֑הְצָה וַיִּלָּ֖חֶם בְּיִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş Velo natan sihon et yisrael avor bigvulo vayeesof sihon et kol amo vayetse likrat yisrael hamidbara vayavo yahetsa vayilahem beyisrael.
Türkçe çeviri Ama Sihon, İsrael’in sınırından geçmesine izin vermedi. Sihon bütün halkını topladı, İsrael’in karşısına çıkmak için çöle gitti. Yahats’a gelip İsrael’le savaştı.
İbranice וַיַּכֵּ֥הוּ יִשְׂרָאֵ֖ל לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּירַ֨שׁ אֶת־אַרְצ֜וֹ מֵֽאַרְנֹ֗ן עַד־יַבֹּק֙ עַד־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן כִּ֣י עַ֔ז גְּב֖וּל בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן׃
Türkçe okunuş Vayakeu yisrael lefi harev vayiraş et artso mearnon ad yabok ad bene amon ki az gevul bene amon.
Türkçe çeviri İsrael onu kılıçtan geçirdi ve Arnon’dan Yabbok’a, Ammonoğullarına kadar ülkesini ele geçirdi. Çünkü Ammonoğullarının sınırı güçlüydü.
İbranice וַיִּקַּח֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ת כָּל־הֶעָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤שֶׁב יִשְׂרָאֵל֙ בְּכָל־עָרֵ֣י הָֽאֱמֹרִ֔י בְּחֶשְׁבּ֖וֹן וּבְכָל־בְּנֹתֶֽיהָ׃
Türkçe okunuş Vayikah yisrael et kol hearim haele vayeşev yisrael behol are haemori beheşbon uvehol benoteha.
Türkçe çeviri İsrael bütün bu şehirleri aldı. Heşbon ve ona bağlı bütün yerleşimler dahil, Amorilerin bütün şehirlerine yerleşti.
İbranice כִּ֣י חֶשְׁבּ֔וֹן עִ֗יר סִיחֹ֛ן מֶ֥לֶךְ הָאֱמֹרִ֖י הִ֑וא וְה֣וּא נִלְחַ֗ם בְּמֶ֤לֶךְ מוֹאָב֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיִּקַּ֧ח אֶת־כָּל־אַרְצ֛וֹ מִיָּד֖וֹ עַד־אַרְנֹֽן׃
Türkçe okunuş Ki heşbon ir sihon meleh haemori hi veu nilham bemeleh moav harişon vayikah et kol artso miyado ad arnon.
Türkçe çeviri Çünkü Heşbon, Amorilerin kralı Sihon’un şehriydi. Sihon, önceki Moav kralıyla savaşmış ve Arnon’a kadar bütün ülkesini onun elinden almıştı.
İbranice עַל־כֵּ֛ן יֹאמְר֥וּ הַמֹּשְׁלִ֖ים בֹּ֣אוּ חֶשְׁבּ֑וֹן תִּבָּנֶ֥ה וְתִכּוֹנֵ֖ן עִ֥יר סִיחֽוֹן׃
Türkçe okunuş Al ken yomeru hamoşelim bou heşbon tibane vetikonen ir sihon.
Türkçe çeviri Bu yüzden ozanlar şöyle der: “Heşbon’a gelin! Sihon’un şehri kurulsun ve sağlamlaştırılsın!
İbranice כִּי־אֵשׁ֙ יָֽצְאָ֣ה מֵֽחֶשְׁבּ֔וֹן לֶהָבָ֖ה מִקִּרְיַ֣ת סִיחֹ֑ן אָֽכְלָה֙ עָ֣ר מוֹאָ֔ב בַּעֲלֵ֖י בָּמ֥וֹת אַרְנֹֽן׃
Türkçe okunuş Ki eş yatsea meheşbon lehava mikiryat sihon ahela ar moav baale bamot arnon.
Türkçe çeviri Çünkü Heşbon’dan ateş, Sihon’un kentinden alev çıktı; Moav’ın Ar şehrini, Arnon’un yüksek yerlerinin efendilerini yaktı.
İbranice אוֹי־לְךָ֣ מוֹאָ֔ב אָבַ֖דְתָּ עַם־כְּמ֑וֹשׁ נָתַ֨ן בָּנָ֤יו פְּלֵיטִם֙ וּבְנֹתָ֣יו בַּשְּׁבִ֔ית לְמֶ֥לֶךְ אֱמֹרִ֖י סִיחֽוֹן׃
Türkçe okunuş Oy leha moav avadta am kemoş natan banav peletim uvenotav başevit lemeleh emori sihon.
Türkçe çeviri Vay sana, Moav! Yok oldun, Kemoş’un halkı! Oğullarını kaçak, kızlarını Amorilerin kralı Sihon’a esir verdi.
İbranice וַנִּירָ֛ם אָבַ֥ד חֶשְׁבּ֖וֹן עַד־דִּיב֑וֹן וַנַּשִּׁ֣ים עַד־נֹ֔פַח אֲשֶׁ֖רׄ עַד־מֵֽידְבָֽא׃
Türkçe okunuş Vaniram avad heşbon ad divon vanaşim ad nofah aşer ad medeva.
Türkçe çeviri Onları vurduk; Heşbon’dan Divon’a kadar her yer yıkıldı. Medva’ya uzanan Nofah’a kadar ıssız bıraktık.”
İbranice וַיֵּ֙שֶׁב֙ יִשְׂרָאֵ֔ל בְּאֶ֖רֶץ הָאֱמֹרִֽי׃
Türkçe okunuş Vayeşev yisrael beerets haemori.
Türkçe çeviri Böylece İsrael Amorilerin ülkesine yerleşti.
İbranice וַיִּשְׁלַ֤ח מֹשֶׁה֙ לְרַגֵּ֣ל אֶת־יַעְזֵ֔ר וַֽיִּלְכְּד֖וּ בְּנֹתֶ֑יהָ ויירש [וַיּ֖וֹרֶשׁ] אֶת־הָאֱמֹרִ֥י אֲשֶׁר־שָֽׁם׃
Türkçe okunuş Vayişlah moşe leragel et yazer vayilkedu benoteha vayoreş et haemori aşer şam.
Türkçe çeviri Moşe, Yazer’i araştırmaları için adamlar gönderdi. Ona bağlı yerleşimleri ele geçirip oradaki Amorileri kovdular.
İbranice וַיִּפְנוּ֙ וַֽיַּעֲל֔וּ דֶּ֖רֶךְ הַבָּשָׁ֑ן וַיֵּצֵ֣א עוֹג֩ מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֨ן לִקְרָאתָ֜ם ה֧וּא וְכָל־עַמּ֛וֹ לַמִּלְחָמָ֖ה אֶדְרֶֽעִי׃
Türkçe okunuş Vayifnu vayaalu dereh habaşan vayetse og meleh habaşan likratam u vehol amo lamilhama edrei.
Türkçe çeviri Dönüp Başan yolundan yukarı çıktılar. Başan kralı Og, kendisi ve bütün halkı, Edrei’de savaşmak üzere karşılarına çıktı.
İbranice וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Türkçe okunuş Vayomer Adonay el moşe al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
Türkçe çeviri Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.”
İbranice וַיַּכּ֨וּ אֹת֤וֹ וְאֶת־בָּנָיו֙ וְאֶת־כָּל־עַמּ֔וֹ עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִ֑יד וַיִּֽירְשׁ֖וּ אֶת־אַרְצֽוֹ׃
Türkçe okunuş Vayaku oto veet banav veet kol amo ad bilti hişir lo sarid vayireşu et artso.
Türkçe çeviri Onu, oğullarını ve bütün halkını, kendisinden sağ kalan kimse bırakmayıncaya kadar vurdular ve ülkesini ele geçirdiler.
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .