Bamidbar 13
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
שְׁלַח־לְךָ֣ אֲנָשִׁ֗ים וְיָתֻ֙רוּ֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אִ֣ישׁ אֶחָד֩ אִ֨ישׁ אֶחָ֜ד לְמַטֵּ֤ה אֲבֹתָיו֙ תִּשְׁלָ֔חוּ כֹּ֖ל נָשִׂ֥יא בָהֶֽם׃
Türkçe okunuş
Şelah leha anaşim veyaturu et erets kenaan aşer ani noten livne yisrael iş ehad iş ehad lemate avotav tişlahu kol nasi vahem.
Türkçe çeviri
İsraeloğullarına verdiğim Kenaan ülkesini araştırmaları için adamlar gönder. Atalarının her kabilesinden birer adam göndereceksiniz; her biri aralarında önder olacak.
İbranice
וַיִּשְׁלַ֨ח אֹתָ֥ם מֹשֶׁ֛ה מִמִּדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כֻּלָּ֣ם אֲנָשִׁ֔ים רָאשֵׁ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל הֵֽמָּה׃
Türkçe çeviri
Moşe onları Adonay’ın buyruğuna göre Paran Çölü’nden gönderdi. Hepsi ileri gelen adamlardı; İsraeloğullarının başlarıydılar.
İbranice
Türkçe çeviri
Dan kabilesinden Gemali oğlu Amiel;
İbranice
אֵ֚לֶּה שְׁמ֣וֹת הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה לְהוֹשֵׁ֥עַ בִּן־נ֖וּן יְהוֹשֻֽׁעַ׃
Türkçe okunuş
Ele şemot haanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayikra moşe lehoşea bin nun yehoşua.
Türkçe çeviri
Moşe’nin ülkeyi araştırmak için gönderdiği adamların adları bunlardı. Moşe, Nun oğlu Hoşea’ya Yeoşua adını verdi.
İbranice
וַיִּשְׁלַ֤ח אֹתָם֙ מֹשֶׁ֔ה לָת֖וּר אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם עֲל֥וּ זֶה֙ בַּנֶּ֔גֶב וַעֲלִיתֶ֖ם אֶת־הָהָֽר׃
Türkçe okunuş
Vayişlah otam moşe latur et erets kenaan vayomer alehem alu ze banegev vaalitem et hahar.
Türkçe çeviri
Moşe onları Kenaan ülkesini araştırmaya gönderirken şöyle dedi: “Buradan Negev’e çıkın, sonra dağlık bölgeye çıkın.
İbranice
וּמָ֣ה הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב בָּ֔הּ הֲטוֹבָ֥ה הִ֖וא אִם־רָעָ֑ה וּמָ֣ה הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁר־הוּא֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהֵ֔נָּה הַבְּמַֽחֲנִ֖ים אִ֥ם בְּמִבְצָרִֽים׃
Türkçe okunuş
Uma haarets aşer u yoşev bah hatova hi im raa uma hearim aşer u yoşev bahena habemahanim im bemivtsarim.
Türkçe çeviri
Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü? Yaşadıkları şehirler nasıl; açık yerleşimler mi, surlu yerler mi?
İbranice
וּמָ֣ה הָ֠אָרֶץ הַשְּׁמֵנָ֨ה הִ֜וא אִם־רָזָ֗ה הֲיֵֽשׁ־בָּ֥הּ עֵץ֙ אִם־אַ֔יִן וְהִ֨תְחַזַּקְתֶּ֔ם וּלְקַחְתֶּ֖ם מִפְּרִ֣י הָאָ֑רֶץ וְהַ֨יָּמִ֔ים יְמֵ֖י בִּכּוּרֵ֥י עֲנָבִֽים׃
Türkçe okunuş
Uma haarets haşemena hi im raza hayeş bah ets im ayin vehithazaktem ulekahtem miperi haarets vehayamim yeme bikure anavim.
Türkçe çeviri
Toprak nasıl; verimli mi verimsiz mi? Orada ağaç var mı, yok mu? Cesur olun ve ülkenin meyvelerinden getirin.” O günler ilk üzümlerin olgunlaştığı zamandı.
İbranice
וַיַּעֲל֣וּ בַנֶּגֶב֮ וַיָּבֹ֣א עַד־חֶבְרוֹן֒ וְשָׁ֤ם אֲחִימַן֙ שֵׁשַׁ֣י וְתַלְמַ֔י יְלִידֵ֖י הָעֲנָ֑ק וְחֶבְר֗וֹן שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ נִבְנְתָ֔ה לִפְנֵ֖י צֹ֥עַן מִצְרָֽיִם׃
Türkçe okunuş
Vayaalu vanegev vayavo ad hevron veşam ahiman şeşay vetalmay yelide haanak vehevron şeva şanim nivneta lifne tsoan mitsrayim.
Türkçe çeviri
Negev’den yukarı çıktılar. İçlerinden biri Hevron’a geldi. Orada Anak’ın soyundan Ahiman, Şeşay ve Talmay bulunuyordu. Hevron, Mısır’daki Tsoan’dan yedi yıl önce kurulmuştu.
İbranice
וַיָּבֹ֜אוּ עַד־נַ֣חַל אֶשְׁכֹּ֗ל וַיִּכְרְת֨וּ מִשָּׁ֤ם זְמוֹרָה֙ וְאֶשְׁכּ֤וֹל עֲנָבִים֙ אֶחָ֔ד וַיִּשָּׂאֻ֥הוּ בַמּ֖וֹט בִּשְׁנָ֑יִם וּמִן־הָרִמֹּנִ֖ים וּמִן־הַתְּאֵנִֽים׃
Türkçe okunuş
Vayavou ad nahal eşkol vayihretu mişam zemora veeşkol anavim ehad vayisauu vamot bişnayim umin harimonim umin hateenim.
Türkçe çeviri
Eşkol Vadisi’ne geldiler. Oradan üzerinde bir üzüm salkımı bulunan bir dal kestiler ve onu iki kişi bir sırıkta taşıdılar. Nar ve incirlerden de aldılar.
İbranice
לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא קָרָ֖א נַ֣חַל אֶשְׁכּ֑וֹל עַ֚ל אֹד֣וֹת הָֽאֶשְׁכּ֔וֹל אֲשֶׁר־כָּרְת֥וּ מִשָּׁ֖ם בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe çeviri
İsraeloğullarının oradan kestiği salkım nedeniyle o yere Eşkol Vadisi adı verildi.
İbranice
וַיֵּלְכ֡וּ וַיָּבֹאוּ֩ אֶל־מֹשֶׁ֨ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֜ן וְאֶל־כָּל־עֲדַ֧ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־מִדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן קָדֵ֑שָׁה וַיָּשִׁ֨יבוּ אוֹתָ֤ם דָּבָר֙ וְאֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּרְא֖וּם אֶת־פְּרִ֥י הָאָֽרֶץ׃
Türkçe okunuş
Vayelehu vayavou el moşe veel aharon veel kol adat bene yisrael el midbar paran kadeşa vayaşivu otam davar veet kol haeda vayarum et peri haarets.
Türkçe çeviri
Paran Çölü’ndeki Kadeş’e, Moşe’ye, Aaron’a ve İsraeloğullarının bütün topluluğuna geldiler. Onlara ve bütün topluluğa haber verdiler, ülkenin meyvelerini gösterdiler.
İbranice
וַיְסַפְּרוּ־לוֹ֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ בָּ֕אנוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר שְׁלַחְתָּ֑נוּ וְ֠גַם זָבַ֨ת חָלָ֥ב וּדְבַ֛שׁ הִ֖וא וְזֶה־פִּרְיָֽהּ׃
Türkçe okunuş
Vayesaperu lo vayomeru banu el haarets aşer şelahtanu vegam zavat halav udevaş hi veze piryah.
Türkçe çeviri
Moşe’ye şöyle anlattılar: “Bizi gönderdiğin ülkeye gittik. Gerçekten süt ve bal akıyor; meyvesi de işte bu.
İbranice
אֶ֚פֶס כִּֽי־עַ֣ז הָעָ֔ם הַיֹּשֵׁ֖ב בָּאָ֑רֶץ וְהֶֽעָרִ֗ים בְּצֻר֤וֹת גְּדֹלֹת֙ מְאֹ֔ד וְגַם־יְלִדֵ֥י הָֽעֲנָ֖ק רָאִ֥ינוּ שָֽׁם׃
Türkçe okunuş
Efes ki az haam hayoşev baarets vehearim betsurot gedolot meod vegam yelide haanak rainu şam.
Türkçe çeviri
Ancak ülkede yaşayan halk güçlü; şehirler surlu ve çok büyük. Orada Anak’ın soyundan gelenleri de gördük.
İbranice
עֲמָלֵ֥ק יוֹשֵׁ֖ב בְּאֶ֣רֶץ הַנֶּ֑גֶב וְ֠הַֽחִתִּי וְהַיְבוּסִ֤י וְהָֽאֱמֹרִי֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהָ֔ר וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ יֹשֵׁ֣ב עַל־הַיָּ֔ם וְעַ֖ל יַ֥ד הַיַּרְדֵּֽן׃
Türkçe okunuş
Amalek yoşev beerets hanegev vehahiti vehayevusi vehaemori yoşev bahar vehakenaani yoşev al hayam veal yad hayarden.
Türkçe çeviri
Amalek Negev bölgesinde yaşıyor. Hitiler, Yevusiler ve Emoriler dağlık bölgede; Kenaanlılar ise deniz kıyısında ve Yarden boyunca yaşıyor.”
İbranice
וַיּוֹצִ֜יאוּ דִּבַּ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּר֣וּ אֹתָ֔הּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הָאָ֡רֶץ אֲשֶׁר֩ עָבַ֨רְנוּ בָ֜הּ לָת֣וּר אֹתָ֗הּ אֶ֣רֶץ אֹכֶ֤לֶת יוֹשְׁבֶ֙יהָ֙ הִ֔וא וְכָל־הָעָ֛ם אֲשֶׁר־רָאִ֥ינוּ בְתוֹכָ֖הּ אַנְשֵׁ֥י מִדּֽוֹת׃
Türkçe okunuş
Vayotsiu dibat haarets aşer taru otah el bene yisrael lemor haarets aşer avarnu vah latur otah erets ohelet yoşeveha hi vehol haam aşer rainu vetohah anşe midot.
Türkçe çeviri
Araştırdıkları ülke hakkında İsraeloğullarına kötü haber yaydılar: “Araştırmak için dolaştığımız ülke, üzerinde yaşayanları yiyip bitiren bir ülkedir. Orada gördüğümüz halkın hepsi iri yapılı insanlardır.
İbranice
וְשָׁ֣ם רָאִ֗ינוּ אֶת־הַנְּפִילִ֛ים בְּנֵ֥י עֲנָ֖ק מִן־הַנְּפִלִ֑ים וַנְּהִ֤י בְעֵינֵ֙ינוּ֙ כַּֽחֲגָבִ֔ים וְכֵ֥ן הָיִ֖ינוּ בְּעֵינֵיהֶֽם׃
Türkçe okunuş
Veşam rainu et hanefilim bene anak min hanefilim vanehi veenenu kahagavim vehen hayinu beenehem.
Türkçe çeviri
Orada Nefilim’i, Nefilim soyundan Anak’ın oğullarını gördük. Kendi gözümüzde çekirge gibiydik; onların gözünde de öyleydik.”
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.