İbranice
וַתִּשָּׂא֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיִּתְּנ֖וּ אֶת־קוֹלָ֑ם וַיִּבְכּ֥וּ הָעָ֖ם בַּלַּ֥יְלָה הַהֽוּא׃
Türkçe çeviri
Bütün topluluk sesini yükseltti. Halk o gece ağladı.
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
וַתִּשָּׂא֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיִּתְּנ֖וּ אֶת־קוֹלָ֑ם וַיִּבְכּ֥וּ הָעָ֖ם בַּלַּ֥יְלָה הַהֽוּא׃
Bütün topluluk sesini yükseltti. Halk o gece ağladı.
וַיִּלֹּ֙נוּ֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן כֹּ֖ל בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם כָּל־הָעֵדָ֗ה לוּ־מַ֙תְנוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם א֛וֹ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֖ה לוּ־מָֽתְנוּ׃
Vayilonu al moşe veal aharon kol bene yisrael vayomeru alehem kol haeda lu matnu beerets mitsrayim o bamidbar haze lu matenu.
Bütün İsraeloğulları Moşe’ye ve Aaron’a karşı söylendiler. Bütün topluluk onlara, “Keşke Mısır ülkesinde ölseydik! Ya da keşke bu çölde ölseydik!” dedi.
וְלָמָ֣ה יְ֠הוָה מֵבִ֨יא אֹתָ֜נוּ אֶל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לִנְפֹּ֣ל בַּחֶ֔רֶב נָשֵׁ֥ינוּ וְטַפֵּ֖נוּ יִהְי֣וּ לָבַ֑ז הֲל֧וֹא ט֦וֹב לָ֖נוּ שׁ֥וּב מִצְרָֽיְמָה׃
Velama Adonay mevi otanu el haarets hazot linpol baherev naşenu vetapenu yihyu lavaz halo tov lanu şuv mitsrayema.
“Adonay bizi kılıçla düşelim diye neden bu ülkeye getiriyor? Karılarımız ve çocuklarımız yağma edilecek. Mısır’a dönmemiz daha iyi değil mi?”
Birbirlerine, “Bir baş seçelim ve Mısır’a dönelim” dediler.
וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֶל־כָּל־עֲדַ֥ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר עָבַ֤רְנוּ בָהּ֙ לָת֣וּר אֹתָ֔הּ טוֹבָ֥ה הָאָ֖רֶץ מְאֹ֥ד מְאֹֽד׃
Vayomeru el kol adat bene yisrael lemor haarets aşer avarnu vah latur otah tova haarets meod meod.
İsraeloğullarının bütün topluluğuna şöyle dediler: “Araştırmak için dolaştığımız ülke çok ama çok iyi bir ülkedir.
אִם־חָפֵ֥ץ בָּ֙נוּ֙ יְהוָ֔ה וְהֵבִ֤יא אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וּנְתָנָ֖הּ לָ֑נוּ אֶ֕רֶץ אֲשֶׁר־הִ֛וא זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃
İm hafets banu Adonay vehevi otanu el haarets hazot unetanah lanu erets aşer hi zavat halav udevaş.
Adonay bizden hoşnutsa bizi o ülkeye getirecek ve onu bize verecek. Süt ve bal akan bir ülkedir o.
אַ֣ךְ בַּֽיהוָה֮ אַל־תִּמְרֹדוּ֒ וְאַתֶּ֗ם אַל־תִּֽירְאוּ֙ אֶת־עַ֣ם הָאָ֔רֶץ כִּ֥י לַחְמֵ֖נוּ הֵ֑ם סָ֣ר צִלָּ֧ם מֵעֲלֵיהֶ֛ם וַֽיהוָ֥ה אִתָּ֖נוּ אַל־תִּירָאֻֽם׃
Ah badonay al timrodu veatem al tireu et am haarets ki lahmenu hem sar tsilam mealehem vadonay itanu al tiraum.
Yalnız Adonay’a başkaldırmayın. Ülkenin halkından korkmayın; onlar bizim için ekmek gibidir. Koruyucu gölgeleri üzerlerinden çekildi; Adonay ise bizimle. Onlardan korkmayın!”
וַיֹּֽאמְרוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה לִרְגּ֥וֹם אֹתָ֖ם בָּאֲבָנִ֑ים וּכְב֣וֹד יְהוָ֗ה נִרְאָה֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Vayomeru kol haeda lirgom otam baavanim uhevod Adonay nira beohel moed el kol bene yisrael.
Bütün topluluk onları taşlamaktan söz etti. O sırada Adonay’ın görkemi Buluşma Çadırı’nda bütün İsraeloğullarına göründü.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַד־אָ֥נָה יְנַאֲצֻ֖נִי הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְעַד־אָ֙נָה֙ לֹא־יַאֲמִ֣ינוּ בִ֔י בְּכֹל֙ הָֽאֹת֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי בְּקִרְבּֽוֹ׃
Vayomer Adonay el moşe ad ana yenaatsuni haam haze vead ana lo yaaminu vi behol haotot aşer asiti bekirbo.
Adonay Moşe’ye, “Bu halk Beni daha ne zamana kadar küçümseyecek?” dedi. “Aralarında yaptığım bütün belirtilere rağmen Bana daha ne zamana kadar güvenmeyecekler?
אַכֶּ֥נּוּ בַדֶּ֖בֶר וְאוֹרִשֶׁ֑נּוּ וְאֶֽעֱשֶׂה֙ אֹֽתְךָ֔ לְגוֹי־גָּד֥וֹל וְעָצ֖וּם מִמֶּֽנּוּ׃
Onları salgınla vurup mirastan yoksun bırakacağım. Senden, onlardan daha büyük ve güçlü bir ulus yapacağım.”
וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֶל־יְהוָ֑ה וְשָׁמְע֣וּ מִצְרַ֔יִם כִּֽי־הֶעֱלִ֧יתָ בְכֹחֲךָ֛ אֶת־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה מִקִּרְבּֽוֹ׃
Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Mısırlılar bunu duyacak; çünkü bu halkı onların arasından gücünle Sen çıkardın.
וְאָמְר֗וּ אֶל־יוֹשֵׁב֮ הָאָ֣רֶץ הַזֹּאת֒ שָֽׁמְעוּ֙ כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה בְּקֶ֖רֶב הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁר־עַ֨יִן בְּעַ֜יִן נִרְאָ֣ה ׀ אַתָּ֣ה יְהוָ֗ה וַעֲנָֽנְךָ֙ עֹמֵ֣ד עֲלֵהֶ֔ם וּבְעַמֻּ֣ד עָנָ֗ן אַתָּ֨ה הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וּבְעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לָֽיְלָה׃
Veameru el yoşev haarets hazot şameu ki ata Adonay bekerev haam haze aşer ayin beayin nira ata Adonay vaananeha omed alehem uveamud anan ata holeh lifnehem yomam uveamud eş layla.
Bunu bu ülkenin halkına anlatacaklar. Sen Adonay’ın bu halkın arasında bulunduğunu, Sen Adonay’ın onlara göz göze göründüğünü, bulutunun üzerlerinde durduğunu, gündüz bulut sütununda ve gece ateş sütununda önlerinde yürüdüğünü duydular.
מִבִּלְתִּ֞י יְכֹ֣לֶת יְהוָ֗ה לְהָבִיא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣ע לָהֶ֑ם וַיִּשְׁחָטֵ֖ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Mibilti yeholet Adonay lehavi et haam haze el haarets aşer nişba lahem vayişhatem bamidbar.
‘Adonay bu halkı kendilerine ant içtiği ülkeye getiremediği için onları çölde kesti.’
יְהוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֙יִם֙ וְרַב־חֶ֔סֶד נֹשֵׂ֥א עָוֺ֖ן וָפָ֑שַׁע וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֞ד עֲוֺ֤ן אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃
Adonay ereh apayim verav hesed nose avon vafaşa venake lo yenake poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim.
‘Adonay geç öfkelenir ve sevgisi boldur; suçu ve başkaldırıyı bağışlar, ama suçluyu cezasız bırakmaz. Babaların suçunun hesabını çocuklardan, üçüncü ve dördüncü kuşaktan sorar.’
סְלַֽח־נָ֗א לַעֲוֺ֛ן הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּגֹ֣דֶל חַסְדֶּ֑ךָ וְכַאֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה מִמִּצְרַ֖יִם וְעַד־הֵֽנָּה׃
Selah na laavon haam haze kegodel hasdeha vehaaşer nasata laam haze mimitsrayim vead hena.
Lütfen bu halkın suçunu büyük sevgine göre bağışla. Mısır’dan buraya kadar bu halkı bağışladığın gibi yine bağışla.”
Adonay, “Sözün uyarınca bağışladım” dedi.
כִּ֣י כָל־הָאֲנָשִׁ֗ים הָרֹאִ֤ים אֶת־כְּבֹדִי֙ וְאֶת־אֹ֣תֹתַ֔י אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתִי בְמִצְרַ֖יִם וּבַמִּדְבָּ֑ר וַיְנַסּ֣וּ אֹתִ֗י זֶ֚ה עֶ֣שֶׂר פְּעָמִ֔ים וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ בְּקוֹלִֽי׃
Ki hol haanaşim haroim et kevodi veet ototay aşer asiti vemitsrayim uvamidbar vayenasu oti ze eser peamim velo şameu bekoli.
Görkemimi, Mısır’da ve çölde yaptığım belirtileri gördükleri hâlde Beni on kez sınayan ve sesimi dinlemeyen bütün bu adamlar,
וְעַבְדִּ֣י כָלֵ֗ב עֵ֣קֶב הָֽיְתָ֞ה ר֤וּחַ אַחֶ֙רֶת֙ עִמּ֔וֹ וַיְמַלֵּ֖א אַחֲרָ֑י וַהֲבִֽיאֹתִ֗יו אֶל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א שָׁ֔מָּה וְזַרְע֖וֹ יוֹרִשֶֽׁנָּה׃
Veavdi halev ekev hayeta ruah aheret imo vayemale aharay vahaviotiv el haarets aşer ba şama vezaro yorişena.
Ama kulum Kalev’de başka bir ruh vardı ve Beni tüm yüreğiyle izledi. Onu gittiği ülkeye getireceğim; soyu orayı miras alacak.
וְהָֽעֲמָלֵקִ֥י וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב בָּעֵ֑מֶק מָחָ֗ר פְּנ֨וּ וּסְע֥וּ לָכֶ֛ם הַמִּדְבָּ֖ר דֶּ֥רֶךְ יַם־סֽוּף׃ (פ)
Amalekli ve Kenaanlı vadide yaşıyor. Yarın dönün ve Sazlık Denizi yolundan çöle doğru yola çıkın.”
עַד־מָתַ֗י לָעֵדָ֤ה הָֽרָעָה֙ הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֛ר הֵ֥מָּה מַלִּינִ֖ים עָלָ֑י אֶת־תְּלֻנּ֞וֹת בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר הֵ֧מָּה מַלִּינִ֛ים עָלַ֖י שָׁמָֽעְתִּי׃
Ad matay laeda haraa hazot aşer hema malinim alay et telunot bene yisrael aşer hema malinim alay şamaeti.
“Bana karşı söylenen bu kötü topluluğa daha ne zamana kadar dayanacağım? İsraeloğullarının Bana karşı yükselttikleri yakınmaları duydum.
אֱמֹ֣ר אֲלֵהֶ֗ם חַי־אָ֙נִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אִם־לֹ֕א כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּרְתֶּ֖ם בְּאָזְנָ֑י כֵּ֖ן אֶֽעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם׃
Onlara de ki: ‘Adonay bildiriyor: Yaşadığım gibi kesindir ki kulağıma söylediklerinizi size aynen yapacağım.
בַּמִּדְבָּ֣ר הַ֠זֶּה יִפְּל֨וּ פִגְרֵיכֶ֜ם וְכָל־פְּקֻדֵיכֶם֙ לְכָל־מִסְפַּרְכֶ֔ם מִבֶּ֛ן עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וָמָ֑עְלָה אֲשֶׁ֥ר הֲלִֽינֹתֶ֖ם עָלָֽי׃
Bamidbar haze yipelu figrehem vehol pekudehem lehol misparhem miben esrim şana vamaela aşer halinotem alay.
Cesetleriniz bu çölde düşecek. Bana karşı söylenen, yirmi yaş ve üzerindeki bütün sayılmış kişileriniz, sayımınıza giren herkes burada düşecek.
אִם־אַתֶּם֙ תָּבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְשַׁכֵּ֥ן אֶתְכֶ֖ם בָּ֑הּ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃
İm atem tavou el haarets aşer nasati et yadi leşaken ethem bah ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
Sizi yerleştirmek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye, Yefune oğlu Kalev ve Nun oğlu Yeoşua dışında, sizler asla girmeyeceksiniz.
וְטַ֨פְּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֑ה וְהֵבֵיאתִ֣י אֹתָ֔ם וְיָֽדְעוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר מְאַסְתֶּ֖ם בָּֽהּ׃
Yağma edileceklerini söylediğiniz çocuklarınızı ise oraya getireceğim. Sizin reddettiğiniz ülkeyi onlar tanıyacak.
Sizin cesetleriniz ise bu çölde düşecek.
וּ֠בְנֵיכֶם יִהְי֨וּ רֹעִ֤ים בַּמִּדְבָּר֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה וְנָשְׂא֖וּ אֶת־זְנוּתֵיכֶ֑ם עַד־תֹּ֥ם פִּגְרֵיכֶ֖ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Uvenehem yihyu roim bamidbar arbaim şana venaseu et zenutehem ad tom pigrehem bamidbar.
Çocuklarınız, cesetleriniz çölde tümüyle yok olana kadar kırk yıl boyunca çölde çobanlık edecek ve sadakatsizliğinizin yükünü taşıyacak.
בְּמִסְפַּ֨ר הַיָּמִ֜ים אֲשֶׁר־תַּרְתֶּ֣ם אֶת־הָאָרֶץ֮ אַרְבָּעִ֣ים יוֹם֒ י֣וֹם לַשָּׁנָ֞ה י֣וֹם לַשָּׁנָ֗ה תִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה וִֽידַעְתֶּ֖ם אֶת־תְּנוּאָתִֽי׃
Bemispar hayamim aşer tartem et haarets arbaim yom yom laşana yom laşana tisu et avonotehem arbaim şana vidatem et tenuati.
Ülkeyi araştırdığınız günlerin sayısına göre, kırk güne karşılık her gün için bir yıl, her gün için bir yıl olmak üzere kırk yıl suçlarınızın yükünü taşıyacaksınız. Bana karşı gelmenin ne demek olduğunu bileceksiniz.
אֲנִ֣י יְהוָה֮ דִּבַּרְתִּי֒ אִם־לֹ֣א ׀ זֹ֣את אֶֽעֱשֶׂ֗ה לְכָל־הָעֵדָ֤ה הָֽרָעָה֙ הַזֹּ֔את הַנּוֹעָדִ֖ים עָלָ֑י בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֛ה יִתַּ֖מּוּ וְשָׁ֥ם יָמֻֽתוּ׃
Ani Adonay dibarti im lo zot eese lehol haeda haraa hazot hanoadim alay bamidbar haze yitamu veşam yamutu.
Ben Adonay konuştum. Bana karşı birleşen bu kötü topluluğun tamamına bunu mutlaka yapacağım. Bu çölde sonları gelecek; orada ölecekler.’”
וְהָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּשֻׁ֗בוּ וילונו [וַיַּלִּ֤ינוּ] עָלָיו֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה לְהוֹצִ֥יא דִבָּ֖ה עַל־הָאָֽרֶץ׃
Vehaanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayaşuvu vayalinu alav et kol haeda lehotsi diba al haarets.
Moşe’nin ülkeyi araştırmaya gönderdiği adamlar dönüp ülke hakkında kötü haber yayarak bütün topluluğun ona karşı söylenmesine yol açmışlardı.
וִיהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֔וּן וְכָלֵ֖ב בֶּן־יְפֻנֶּ֑ה חָיוּ֙ מִן־הָאֲנָשִׁ֣ים הָהֵ֔ם הַֽהֹלְכִ֖ים לָת֥וּר אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Ülkeyi araştırmaya giden o adamlardan Nun oğlu Yeoşua ve Yefune oğlu Kalev hayatta kaldı.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּֽתְאַבְּל֥וּ הָעָ֖ם מְאֹֽד׃
Moşe bu sözleri bütün İsraeloğullarına anlattı. Halk büyük bir yasa büründü.
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּ֔קֶר וַיַּֽעֲל֥וּ אֶל־רֹאשׁ־הָהָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֶּ֗נּוּ וְעָלִ֛ינוּ אֶל־הַמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה כִּ֥י חָטָֽאנוּ׃
Vayaşkimu vaboker vayaalu el roş hahar lemor hinenu vealinu el hamakom aşer amar Adonay ki hatanu.
Sabah erkenden kalkıp dağın tepesine çıkmak üzere, “İşte buradayız! Günah işledik ama Adonay’ın söylediği yere çıkacağız” dediler.
אַֽל־תַּעֲל֔וּ כִּ֛י אֵ֥ין יְהוָ֖ה בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּ֣גְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם׃
Çıkmayın! Adonay aranızda değil. Düşmanlarınızın önünde yenilmeyin.
כִּי֩ הָעֲמָלֵקִ֨י וְהַכְּנַעֲנִ֥י שָׁם֙ לִפְנֵיכֶ֔ם וּנְפַלְתֶּ֖ם בֶּחָ֑רֶב כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן שַׁבְתֶּם֙ מֵאַחֲרֵ֣י יְהוָ֔ה וְלֹא־יִהְיֶ֥ה יְהוָ֖ה עִמָּכֶֽם׃
Ki haamaleki vehakenaani şam lifnehem unefaltem beharev ki al ken şavtem meahare Adonay velo yihye Adonay imahem.
Çünkü Amalekli ve Kenaanlı orada, karşınızda; kılıçla düşeceksiniz. Adonay’ı izlemekten döndüğünüz için Adonay sizinle olmayacak.”
וַיֵּ֤רֶד הָעֲמָלֵקִי֙ וְהַֽכְּנַעֲנִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בָּהָ֣ר הַה֑וּא וַיַּכּ֥וּם וַֽיַּכְּת֖וּם עַד־הַֽחָרְמָֽה׃ (פ)
O dağda yaşayan Amalekliler ve Kenaanlılar indiler, onları vurdular ve Horma’ya kadar bozguna uğrattılar.
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.