Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Bamidbar 23
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ אֶל־בָּלָ֔ק בְּנֵה־לִ֥י בָזֶ֖ה שִׁבְעָ֣ה מִזְבְּחֹ֑ת וְהָכֵ֥ן לִי֙ בָּזֶ֔ה שִׁבְעָ֥ה פָרִ֖ים וְשִׁבְעָ֥ה אֵילִֽים׃
Türkçe okunuş Vayomer bilam el balak bene li vaze şiva mizbehot vehahen li baze şiva farim veşiva elim.
Türkçe çeviri Bilam Balak’a, “Bana burada yedi sunak yap ve burada benim için yedi boğa, yedi koç hazırla” dedi.
İbranice וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֨עַל בָּלָ֧ק וּבִלְעָ֛ם פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Türkçe okunuş Vayaas balak kaaşer diber bilam vayaal balak uvilam par vaayil bamizbeah.
Türkçe çeviri Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı. Balak ve Bilam her sunakta bir boğa ve bir koç sundular.
İbranice וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם לְבָלָ֗ק הִתְיַצֵּב֮ עַל־עֹלָתֶךָ֒ וְאֵֽלְכָ֗ה אוּלַ֞י יִקָּרֵ֤ה יְהוָה֙ לִקְרָאתִ֔י וּדְבַ֥ר מַה־יַּרְאֵ֖נִי וְהִגַּ֣דְתִּי לָ֑ךְ וַיֵּ֖לֶךְ שֶֽׁפִי׃
Türkçe okunuş Vayomer bilam levalak hityatsev al olateha veeleha ulay yikare Adonay likrati udevar ma yareni vehigadti lah vayeleh şefi.
Türkçe çeviri Bilam Balak’a şöyle dedi: “Olah sununun yanında dur; ben gideyim. Belki Adonay benimle karşılaşır. Bana ne gösterirse sana bildireceğim.” Sonra çıplak bir tepeye gitti.
İbranice וַיִּקָּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֶת־שִׁבְעַ֤ת הַֽמִּזְבְּחֹת֙ עָרַ֔כְתִּי וָאַ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Türkçe okunuş Vayikar Elohim el bilam vayomer elav et şivat hamizbehot arahti vaaal par vaayil bamizbeah.
Türkçe çeviri Tanrı Bilam’la karşılaştı. Bilam O’na, “Yedi sunağı hazırladım ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundum” dedi.
İbranice וַיָּ֧שֶׂם יְהוָ֛ה דָּבָ֖ר בְּפִ֣י בִלְעָ֑ם וַיֹּ֛אמֶר שׁ֥וּב אֶל־בָּלָ֖ק וְכֹ֥ה תְדַבֵּֽר׃
Türkçe okunuş Vayasem Adonay davar befi vilam vayomer şuv el balak veho tedaber.
Türkçe çeviri Adonay Bilam’ın ağzına bir söz koydu ve “Balak’a dön ve şöyle konuş” dedi.
İbranice וַיָּ֣שָׁב אֵלָ֔יו וְהִנֵּ֥ה נִצָּ֖ב עַל־עֹלָת֑וֹ ה֖וּא וְכָל־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Türkçe okunuş Vayaşov elav vehine nitsav al olato u vehol sare moav.
Türkçe çeviri Bilam ona döndü. Balak, Moav’ın bütün önderleriyle birlikte olah sunusunun yanında duruyordu.
İbranice וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר מִן־אֲ֠רָם יַנְחֵ֨נִי בָלָ֤ק מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ מֵֽהַרְרֵי־קֶ֔דֶם לְכָה֙ אָֽרָה־לִּ֣י יַעֲקֹ֔ב וּלְכָ֖ה זֹעֲמָ֥ה יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş Vayisa meşalo vayomar min aram yanheni valak meleh moav meharre kedem leha ara li yaakov uleha zoama yisrael.
Türkçe çeviri Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Moav kralı Balak beni Aram’dan, doğunun dağlarından getirdi: ‘Gel, benim için Yaakov’a lanet et! Gel, İsrael’e öfke yağdır!’ dedi.
İbranice מָ֣ה אֶקֹּ֔ב לֹ֥א קַבֹּ֖ה אֵ֑ל וּמָ֣ה אֶזְעֹ֔ם לֹ֥א זָעַ֖ם יְהוָֽה׃
Türkçe okunuş Ma ekov lo kabo el uma ezom lo zaam Adonay.
Türkçe çeviri Tanrı’nın lanet etmediğine nasıl lanet edeyim? Adonay’ın öfkelenmediğine nasıl öfke yağdırayım?
İbranice כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב׃
Türkçe okunuş Ki meroş tsurim erenu umigevaot aşurenu hen am levadad yişkon uvagoyim lo yithaşav.
Türkçe çeviri Kayaların doruğundan onu görüyorum; tepelerden ona bakıyorum. İşte tek başına yaşayan, uluslar arasında kendini saymayan bir halk!
İbranice מִ֤י מָנָה֙ עֲפַ֣ר יַעֲקֹ֔ב וּמִסְפָּ֖ר אֶת־רֹ֣בַע יִשְׂרָאֵ֑ל תָּמֹ֤ת נַפְשִׁי֙ מ֣וֹת יְשָׁרִ֔ים וּתְהִ֥י אַחֲרִיתִ֖י כָּמֹֽהוּ׃
Türkçe okunuş Mi mana afar yaakov umispar et rova yisrael tamot nafşi mot yeşarim utehi ahariti kamou.
Türkçe çeviri Yaakov’un toz kadar çok olanlarını kim sayabilir? İsrael’in dörtte birini kim hesaplayabilir? Canım dürüstlerin ölümüyle ölsün, sonum onunki gibi olsun!”
İbranice וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם מֶ֥ה עָשִׂ֖יתָ לִ֑י לָקֹ֤ב אֹיְבַי֙ לְקַחְתִּ֔יךָ וְהִנֵּ֖ה בֵּרַ֥כְתָּ בָרֵֽךְ׃
Türkçe okunuş Vayomer balak el bilam me asita li lakov oyevay lekahtiha vehine berahta vareh.
Türkçe çeviri Balak Bilam’a, “Bana ne yaptın? Düşmanlarıma lanet etmen için seni getirdim, sen ise onları bol bol kutsadın!” dedi.
İbranice וַיַּ֖עַן וַיֹּאמַ֑ר הֲלֹ֗א אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֤ים יְהוָה֙ בְּפִ֔י אֹת֥וֹ אֶשְׁמֹ֖ר לְדַבֵּֽר׃
Türkçe okunuş Vayaan vayomar halo et aşer yasim Adonay befi oto eşmor ledaber.
Türkçe çeviri Bilam, “Adonay’ın ağzıma koyduğu sözü söylemeye dikkat etmek zorunda değil miyim?” diye cevap verdi.
İbranice וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Türkçe okunuş Vayomer elav balak leha na iti el makom aher aşer tirenu mişam efes katseu tire vehulo lo tire vekaveno li mişam.
Türkçe çeviri Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
İbranice וַיִּקָּחֵ֙הוּ֙ שְׂדֵ֣ה צֹפִ֔ים אֶל־רֹ֖אשׁ הַפִּסְגָּ֑ה וַיִּ֙בֶן֙ שִׁבְעָ֣ה מִזְבְּחֹ֔ת וַיַּ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Türkçe okunuş Vayikaheu sede tsofim el roş hapisga vayiven şiva mizbehot vayaal par vaayil bamizbeah.
Türkçe çeviri Onu Pisga’nın tepesindeki Tsofim alanına götürdü. Yedi sunak yaptı ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundu.
İbranice וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־בָּלָ֔ק הִתְיַצֵּ֥ב כֹּ֖ה עַל־עֹלָתֶ֑ךָ וְאָנֹכִ֖י אִקָּ֥רֶה כֹּֽה׃
Türkçe okunuş Vayomer el balak hityatsev ko al olateha veanohi ikare ko.
Türkçe çeviri Bilam Balak’a, “Burada olah sununun yanında dur. Ben de şurada buluşmayı bekleyeceğim” dedi.
İbranice וַיִּקָּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיָּ֥שֶׂם דָּבָ֖ר בְּפִ֑יו וַיֹּ֛אמֶר שׁ֥וּב אֶל־בָּלָ֖ק וְכֹ֥ה תְדַבֵּֽר׃
Türkçe okunuş Vayikar Adonay el bilam vayasem davar befiv vayomer şuv el balak veho tedaber.
Türkçe çeviri Adonay Bilam’la karşılaştı, ağzına bir söz koydu ve “Balak’a dön ve şöyle konuş” dedi.
İbranice וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה׃
Türkçe okunuş Vayavo elav vehino nitsav al olato vesare moav ito vayomer lo balak ma diber Adonay.
Türkçe çeviri Bilam ona geldi. Balak olah sunusunun yanında duruyordu; Moav’ın önderleri de yanındaydı. Balak ona, “Adonay ne söyledi?” diye sordu.
İbranice וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר ק֤וּם בָּלָק֙ וּֽשֲׁמָ֔ע הַאֲזִ֥ינָה עָדַ֖י בְּנ֥וֹ צִפֹּֽר׃
Türkçe okunuş Vayisa meşalo vayomar kum balak uşama haazina aday beno tsipor.
Türkçe çeviri Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Kalk, Balak, dinle! Bana kulak ver, Tsippor oğlu!
İbranice לֹ֣א אִ֥ישׁ אֵל֙ וִֽיכַזֵּ֔ב וּבֶן־אָדָ֖ם וְיִתְנֶחָ֑ם הַה֤וּא אָמַר֙ וְלֹ֣א יַעֲשֶׂ֔ה וְדִבֶּ֖ר וְלֹ֥א יְקִימֶֽנָּה׃
Türkçe okunuş Lo iş el vihazev uven adam veyitneham hau amar velo yaase vediber velo yekimena.
Türkçe çeviri Tanrı yalan söyleyecek bir insan, fikrinden dönecek bir insanoğlu değildir. Söyler de yapmaz mı? Konuşur da yerine getirmez mi?
İbranice הִנֵּ֥ה בָרֵ֖ךְ לָקָ֑חְתִּי וּבֵרֵ֖ךְ וְלֹ֥א אֲשִׁיבֶֽנָּה׃
Türkçe okunuş Hine vareh lakaheti uvereh velo aşivena.
Türkçe çeviri İşte kutsama buyruğu aldım. O kutsadı; ben bunu geri çeviremem.
İbranice לֹֽא־הִבִּ֥יט אָ֙וֶן֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־רָאָ֥ה עָמָ֖ל בְּיִשְׂרָאֵ֑ל יְהוָ֤ה אֱלֹהָיו֙ עִמּ֔וֹ וּתְרוּעַ֥ת מֶ֖לֶךְ בּֽוֹ׃
Türkçe okunuş Lo hibit aven beyaakov velo raa amal beyisrael Adonay elohav imo uteruat meleh bo.
Türkçe çeviri Yaakov’da kötülüğe bakmadı, İsrael’de sıkıntı görmedi. Tanrısı Adonay onunladır; kral için yükselen sevinç sesi onun arasındadır.
İbranice אֵ֖ל מוֹצִיאָ֣ם מִמִּצְרָ֑יִם כְּתוֹעֲפֹ֥ת רְאֵ֖ם לֽוֹ׃
Türkçe okunuş El motsiam mimitsrayim ketoafot reem lo.
Türkçe çeviri Onları Mısır’dan çıkaran Tanrı’dır; yaban öküzünün gücü onundur.
İbranice כִּ֤י לֹא־נַ֙חַשׁ֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־קֶ֖סֶם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כָּעֵ֗ת יֵאָמֵ֤ר לְיַעֲקֹב֙ וּלְיִשְׂרָאֵ֔ל מַה־פָּ֖עַל אֵֽל׃
Türkçe okunuş Ki lo nahaş beyaakov velo kesem beyisrael kaet yeamer leyaakov uleyisrael ma paal el.
Türkçe çeviri Çünkü Yaakov’da falcılık, İsrael’de kehanet yoktur. Vakti geldiğinde Yaakov’a ve İsrael’e ‘Tanrı neler yaptı!’ denecektir.
İbranice הֶן־עָם֙ כְּלָבִ֣יא יָק֔וּם וְכַאֲרִ֖י יִתְנַשָּׂ֑א לֹ֤א יִשְׁכַּב֙ עַד־יֹ֣אכַל טֶ֔רֶף וְדַם־חֲלָלִ֖ים יִשְׁתֶּֽה׃
Türkçe okunuş Hen am kelavi yakum vehaari yitnasa lo yişkav ad yohal teref vedam halalim yişte.
Türkçe çeviri İşte dişi aslan gibi kalkıp aslan gibi doğrulan bir halk! Avını yemeden, öldürülenlerin kanını içmeden yatmaz.”
İbranice וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם גַּם־קֹ֖ב לֹ֣א תִקֳּבֶ֑נּוּ גַּם־בָּרֵ֖ךְ לֹ֥א תְבָרֲכֶֽנּוּ׃
Türkçe okunuş Vayomer balak el bilam gam kov lo tikovenu gam bareh lo tevarahenu.
Türkçe çeviri Balak Bilam’a, “Onlara ne lanet et ne de onları kutsa!” dedi.
İbranice וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֔ם וַיֹּ֖אמֶר אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א דִּבַּ֤רְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֶֽעֱשֶֽׂה׃
Türkçe okunuş Vayaan bilam vayomer el balak halo dibarti eleha lemor kol aşer yedaber Adonay oto eese.
Türkçe çeviri Bilam Balak’a şöyle cevap verdi: “Adonay ne söylerse onu yapacağımı sana söylemedim mi?”
İbranice וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לְכָה־נָּא֙ אֶקָּ֣חֲךָ֔ אֶל־מָק֖וֹם אַחֵ֑ר אוּלַ֤י יִישַׁר֙ בְּעֵינֵ֣י הָאֱלֹהִ֔ים וְקַבֹּ֥תוֹ לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Türkçe okunuş Vayomer balak el bilam leha na ekahaha el makom aher ulay yişar beene haelohim vekaboto li mişam.
Türkçe çeviri Balak Bilam’a, “Lütfen gel, seni başka bir yere götüreyim. Belki Tanrı’nın gözünde uygun olur da benim için onlara oradan lanet edersin” dedi.
İbranice וַיִּקַּ֥ח בָּלָ֖ק אֶת־בִּלְעָ֑ם רֹ֣אשׁ הַפְּע֔וֹר הַנִּשְׁקָ֖ף עַל־פְּנֵ֥י הַיְשִׁימֹֽן׃
Türkçe okunuş Vayikah balak et bilam roş hapeor hanişkaf al pene hayeşimon.
Türkçe çeviri Balak, Bilam’ı ıssızlığa bakan Peor tepesine götürdü.
İbranice וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ אֶל־בָּלָ֔ק בְּנֵה־לִ֥י בָזֶ֖ה שִׁבְעָ֣ה מִזְבְּחֹ֑ת וְהָכֵ֥ן לִי֙ בָּזֶ֔ה שִׁבְעָ֥ה פָרִ֖ים וְשִׁבְעָ֥ה אֵילִֽים׃
Türkçe okunuş Vayomer bilam el balak bene li vaze şiva mizbehot vehahen li baze şiva farim veşiva elim.
Türkçe çeviri Bilam Balak’a, “Bana burada yedi sunak yap ve burada benim için yedi boğa, yedi koç hazırla” dedi.
İbranice וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Türkçe okunuş Vayaas balak kaaşer amar bilam vayaal par vaayil bamizbeah.
Türkçe çeviri Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundu.
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .