Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Bamidbar 16
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice וַיִּקַּ֣ח קֹ֔רַח בֶּן־יִצְהָ֥ר בֶּן־קְהָ֖ת בֶּן־לֵוִ֑י וְדָתָ֨ן וַאֲבִירָ֜ם בְּנֵ֧י אֱלִיאָ֛ב וְא֥וֹן בֶּן־פֶּ֖לֶת בְּנֵ֥י רְאוּבֵֽן׃
Türkçe okunuş Vayikah korah ben yitshar ben kehat ben levi vedatan vaaviram bene eliav veon ben pelet bene reuven.
Türkçe çeviri Levi’nin oğlu Kehat’ın oğlu Yitshar’ın oğlu Korah, Reuven’in soyundan Eliav’ın oğulları Datan ve Aviram ile Pelet oğlu On’u yanına aldı.
İbranice וַיָּקֻ֙מוּ֙ לִפְנֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וַאֲנָשִׁ֥ים מִבְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם נְשִׂיאֵ֥י עֵדָ֛ה קְרִאֵ֥י מוֹעֵ֖ד אַנְשֵׁי־שֵֽׁם׃
Türkçe okunuş Vayakumu lifne moşe vaanaşim mibene yisrael hamişim umatayim nesie eda kerie moed anşe şem.
Türkçe çeviri İsraeloğullarından iki yüz elli adamla birlikte Moşe’ye karşı ayağa kalktılar. Bunlar topluluğun önderleri, toplantılara çağrılan, tanınmış adamlardı.
İbranice וַיִּֽקָּהֲל֞וּ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶם֮ רַב־לָכֶם֒ כִּ֤י כָל־הָֽעֵדָה֙ כֻּלָּ֣ם קְדֹשִׁ֔ים וּבְתוֹכָ֖ם יְהוָ֑ה וּמַדּ֥וּעַ תִּֽתְנַשְּׂא֖וּ עַל־קְהַ֥ל יְהוָֽה׃
Türkçe okunuş Vayikahalu al moşe veal aharon vayomeru alehem rav lahem ki hol haeda kulam kedoşim uvetoham Adonay umadua titenaseu al kehal Adonay.
Türkçe çeviri Moşe’ye ve Aaron’a karşı toplanıp, “Artık yeter!” dediler. “Bütün topluluk, onların hepsi kutsaldır ve Adonay aralarındadır. Öyleyse neden kendinizi Adonay’ın topluluğunun üzerine yükseltiyorsunuz?”
İbranice וַיִּשְׁמַ֣ע מֹשֶׁ֔ה וַיִּפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽיו׃
Türkçe okunuş Vayişma moşe vayipol al panav.
Türkçe çeviri Moşe bunu duyunca yüzüstü yere kapandı.
İbranice וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־קֹ֜רַח וְאֶֽל־כָּל־עֲדָתוֹ֮ לֵאמֹר֒ בֹּ֠קֶר וְיֹדַ֨ע יְהוָ֧ה אֶת־אֲשֶׁר־ל֛וֹ וְאֶת־הַקָּד֖וֹשׁ וְהִקְרִ֣יב אֵלָ֑יו וְאֵ֛ת אֲשֶׁ֥ר יִבְחַר־בּ֖וֹ יַקְרִ֥יב אֵלָֽיו׃
Türkçe okunuş Vayedaber el korah veel kol adato lemor boker veyoda Adonay et aşer lo veet hakadoş vehikriv elav veet aşer yivhar bo yakriv elav.
Türkçe çeviri Korah’a ve bütün topluluğuna şöyle dedi: “Sabah Adonay kimin Kendisine ait olduğunu, kimin kutsal olduğunu bildirecek ve onu Kendisine yaklaştıracak. Seçtiği kişiyi Kendisine yaklaştıracak.
İbranice זֹ֖את עֲשׂ֑וּ קְחוּ־לָכֶ֣ם מַחְתּ֔וֹת קֹ֖רַח וְכָל־עֲדָתֽוֹ׃
Türkçe okunuş Zot asu kehu lahem mahtot korah vehol adato.
Türkçe çeviri Şunu yapın: Korah ve bütün topluluğu, kendinize kor kapları alın.
İbranice וּתְנ֣וּ בָהֵ֣ן ׀ אֵ֡שׁ וְשִׂימוּ֩ עֲלֵיהֶ֨ן קְטֹ֜רֶת לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ מָחָ֔ר וְהָיָ֗ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָ֖ה ה֣וּא הַקָּד֑וֹשׁ רַב־לָכֶ֖ם בְּנֵ֥י לֵוִֽי׃
Türkçe okunuş Utenu vahen eş vesimu alehen ketoret lifne Adonay mahar vehaya haiş aşer yivhar Adonay u hakadoş rav lahem bene levi.
Türkçe çeviri Yarın içlerine ateş koyun ve Adonay’ın huzurunda üzerlerine tütsü yerleştirin. Adonay’ın seçeceği adam kutsal olan kişidir. Artık yeter, Levi’nin oğulları!”
İbranice וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֶל־קֹ֑רַח שִׁמְעוּ־נָ֖א בְּנֵ֥י לֵוִֽי׃
Türkçe okunuş Vayomer moşe el korah şimu na bene levi.
Türkçe çeviri Moşe Korah’a, “Dinleyin, Levi’nin oğulları” dedi.
İbranice הַמְעַ֣ט מִכֶּ֗ם כִּֽי־הִבְדִּיל֩ אֱלֹהֵ֨י יִשְׂרָאֵ֤ל אֶתְכֶם֙ מֵעֲדַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל לְהַקְרִ֥יב אֶתְכֶ֖ם אֵלָ֑יו לַעֲבֹ֗ד אֶת־עֲבֹדַת֙ מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֔ה וְלַעֲמֹ֛ד לִפְנֵ֥י הָעֵדָ֖ה לְשָׁרְתָֽם׃
Türkçe okunuş Hameat mikem ki hivdil elohe yisrael ethem meadat yisrael lehakriv ethem elav laavod et avodat mişkan Adonay velaamod lifne haeda leşaretam.
Türkçe çeviri “İsrael’in Tanrısının sizi İsrael topluluğundan ayırıp Kendisine yaklaştırması, Adonay’ın Mişkanı’nın hizmetini yapmanız ve topluluğun önünde durup ona hizmet etmeniz size az mı geliyor?
İbranice וַיַּקְרֵב֙ אֹֽתְךָ֔ וְאֶת־כָּל־אַחֶ֥יךָ בְנֵי־לֵוִ֖י אִתָּ֑ךְ וּבִקַּשְׁתֶּ֖ם גַּם־כְּהֻנָּֽה׃
Türkçe okunuş Vayakrev oteha veet kol aheha vene levi itah uvikaştem gam kehuna.
Türkçe çeviri Seni ve seninle birlikte bütün kardeşlerin olan Levi’nin oğullarını yaklaştırdı. Şimdi kâhinliği de mi istiyorsunuz?
İbranice לָכֵ֗ן אַתָּה֙ וְכָל־עֲדָ֣תְךָ֔ הַנֹּעָדִ֖ים עַל־יְהוָ֑ה וְאַהֲרֹ֣ן מַה־ה֔וּא כִּ֥י תלונו [תַלִּ֖ינוּ] עָלָֽיו׃
Türkçe okunuş Lahen ata vehol adateha hanoadim al Adonay veaharon ma u ki talinu alav.
Türkçe çeviri Bu yüzden sen ve bütün topluluğun aslında Adonay’a karşı birleşiyorsunuz. Aaron kim ki ona karşı söyleniyorsunuz?”
İbranice וַיִּשְׁלַ֣ח מֹשֶׁ֔ה לִקְרֹ֛א לְדָתָ֥ן וְלַאֲבִירָ֖ם בְּנֵ֣י אֱלִיאָ֑ב וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נַעֲלֶֽה׃
Türkçe okunuş Vayişlah moşe likro ledatan velaaviram bene eliav vayomeru lo naale.
Türkçe çeviri Moşe, Eliav’ın oğulları Datan’la Aviram’ı çağırtmak için haber gönderdi. Ama onlar, “Gelmeyeceğiz!” dediler.
İbranice הַמְעַ֗ט כִּ֤י הֶֽעֱלִיתָ֙נוּ֙ מֵאֶ֨רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ לַהֲמִיתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּ֑ר כִּֽי־תִשְׂתָּרֵ֥ר עָלֵ֖ינוּ גַּם־הִשְׂתָּרֵֽר׃
Türkçe okunuş Hameat ki heelitanu meerets zavat halav udevaş lahamitenu bamidbar ki tistarer alenu gam histarer.
Türkçe çeviri “Bizi çölde öldürmek için süt ve bal akan bir ülkeden çıkarman yetmedi mi? Bir de üzerimize hükmedip duruyorsun!
İbranice אַ֡ף לֹ֣א אֶל־אֶרֶץ֩ זָבַ֨ת חָלָ֤ב וּדְבַשׁ֙ הֲבִ֣יאֹתָ֔נוּ וַתִּ֨תֶּן־לָ֔נוּ נַחֲלַ֖ת שָׂדֶ֣ה וָכָ֑רֶם הַעֵינֵ֞י הָאֲנָשִׁ֥ים הָהֵ֛ם תְּנַקֵּ֖ר לֹ֥א נַעֲלֶֽה׃
Türkçe okunuş Af lo el erets zavat halav udevaş haviotanu vatiten lanu nahalat sade vaharem haene haanaşim hahem tenaker lo naale.
Türkçe çeviri Üstelik bizi süt ve bal akan bir ülkeye getirmedin, bize tarla ve bağ mirası da vermedin. Bu adamların gözlerini mi oyacaksın? Gelmeyeceğiz!”
İbranice וַיִּ֤חַר לְמֹשֶׁה֙ מְאֹ֔ד וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יְהוָ֔ה אַל־תֵּ֖פֶן אֶל־מִנְחָתָ֑ם לֹ֠א חֲמ֨וֹר אֶחָ֤ד מֵהֶם֙ נָשָׂ֔אתִי וְלֹ֥א הֲרֵעֹ֖תִי אֶת־אַחַ֥ד מֵהֶֽם׃
Türkçe okunuş Vayihar lemoşe meod vayomer el Adonay al tefen el minhatam lo hamor ehad mehem nasati velo hareoti et ahad mehem.
Türkçe çeviri Moşe çok öfkelendi ve Adonay’a, “Onların sunusuna yönelme” dedi. “Onlardan tek bir eşek bile almadım, hiçbirine kötülük etmedim.”
İbranice וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־קֹ֔רַח אַתָּה֙ וְכָל־עֲדָ֣תְךָ֔ הֱי֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה אַתָּ֥ה וָהֵ֛ם וְאַהֲרֹ֖ן מָחָֽר׃
Türkçe okunuş Vayomer moşe el korah ata vehol adateha heyu lifne Adonay ata vahem veaharon mahar.
Türkçe çeviri Moşe Korah’a, “Yarın sen ve bütün topluluğun Adonay’ın huzurunda olun; sen, onlar ve Aaron” dedi.
İbranice וּקְח֣וּ ׀ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וּנְתַתֶּ֤ם עֲלֵיהֶם֙ קְטֹ֔רֶת וְהִקְרַבְתֶּ֞ם לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֔וֹ חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתַ֖יִם מַחְתֹּ֑ת וְאַתָּ֥ה וְאַהֲרֹ֖ן אִ֥ישׁ מַחְתָּתֽוֹ׃
Türkçe okunuş Ukehu iş mahtato unetatem alehem ketoret vehikravtem lifne Adonay iş mahtato hamişim umatayim mahtot veata veaharon iş mahtato.
Türkçe çeviri “Herkes kendi kor kabını alsın ve üzerine tütsü koysun. Her biriniz kendi kor kabını, iki yüz elli kor kabını Adonay’ın huzuruna getirsin. Sen ve Aaron da kendi kor kaplarınızı getirin.”
İbranice וַיִּקְח֞וּ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ עֲלֵיהֶם֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עֲלֵיהֶ֖ם קְטֹ֑רֶת וַֽיַּעַמְד֗וּ פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּמֹשֶׁ֥ה וְאַהֲרֹֽן׃
Türkçe okunuş Vayikhu iş mahtato vayitenu alehem eş vayasimu alehem ketoret vayaamdu petah ohel moed umoşe veaharon.
Türkçe çeviri Her biri kor kabını aldı, içine ateş koydu ve üzerine tütsü yerleştirdi. Moşe ve Aaron’la birlikte Buluşma Çadırı’nın girişinde durdular.
İbranice וַיַּקְהֵ֨ל עֲלֵיהֶ֥ם קֹ֙רַח֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַיֵּרָ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶל־כָּל־הָעֵדָֽה׃ (פ)
Türkçe okunuş Vayakhel alehem korah et kol haeda el petah ohel moed vayera hevod Adonay el kol haeda.
Türkçe çeviri Korah bütün topluluğu onlara karşı Buluşma Çadırı’nın girişine topladı. Adonay’ın görkemi bütün topluluğa göründü.
İbranice וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָ֔ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹֽר׃
Türkçe okunuş Vayedaber Adonay el moşe veel aharon lemor.
Türkçe çeviri Adonay Moşe’ye ve Aaron’a şöyle dedi:
İbranice הִבָּ֣דְל֔וּ מִתּ֖וֹךְ הָעֵדָ֣ה הַזֹּ֑את וַאַכַלֶּ֥ה אֹתָ֖ם כְּרָֽגַע׃
Türkçe okunuş Hibadelu mitoh haeda hazot vaahale otam keraga.
Türkçe çeviri “Bu topluluğun arasından ayrılın da onları bir anda yok edeyim.”
İbranice וַיִּפְּל֤וּ עַל־פְּנֵיהֶם֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֕ל אֱלֹהֵ֥י הָרוּחֹ֖ת לְכָל־בָּשָׂ֑ר הָאִ֤ישׁ אֶחָד֙ יֶחֱטָ֔א וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה תִּקְצֹֽף׃ (פ)
Türkçe okunuş Vayipelu al penehem vayomeru el elohe haruhot lehol basar haiş ehad yeheta veal kol haeda tiktsof.
Türkçe çeviri Yüzüstü yere kapanıp, “Ey Tanrı, bütün canlıların ruhlarının Tanrısı! Bir kişi günah işledi diye bütün topluluğa mı öfkeleneceksin?” dediler.
İbranice וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Türkçe okunuş Vayedaber Adonay el moşe lemor.
Türkçe çeviri Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
İbranice דַּבֵּ֥ר אֶל־הָעֵדָ֖ה לֵאמֹ֑ר הֵֽעָלוּ֙ מִסָּבִ֔יב לְמִשְׁכַּן־קֹ֖רַח דָּתָ֥ן וַאֲבִירָֽם׃
Türkçe okunuş Daber el haeda lemor healu misaviv lemişkan korah datan vaaviram.
Türkçe çeviri “Topluluğa söyle: Korah’ın, Datan’ın ve Aviram’ın barınaklarının çevresinden uzaklaşın.”
İbranice וַיָּ֣קָם מֹשֶׁ֔ה וַיֵּ֖לֶךְ אֶל־דָּתָ֣ן וַאֲבִירָ֑ם וַיֵּלְכ֥וּ אַחֲרָ֖יו זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş Vayakom moşe vayeleh el datan vaaviram vayelehu aharav zikne yisrael.
Türkçe çeviri Moşe kalkıp Datan’la Aviram’ın yanına gitti. İsrael’in ileri gelenleri onun ardından gittiler.
İbranice וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־הָעֵדָ֜ה לֵאמֹ֗ר ס֣וּרוּ נָ֡א מֵעַל֩ אָהֳלֵ֨י הָאֲנָשִׁ֤ים הָֽרְשָׁעִים֙ הָאֵ֔לֶּה וְאַֽל־תִּגְּע֖וּ בְּכָל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֑ם פֶּן־תִּסָּפ֖וּ בְּכָל־חַטֹּאתָֽם׃
Türkçe okunuş Vayedaber el haeda lemor suru na meal ohole haanaşim hareşaim haele veal tigeu behol aşer lahem pen tisafu behol hatotam.
Türkçe çeviri Topluluğa şöyle dedi: “Lütfen bu kötü adamların çadırlarından uzaklaşın. Onlara ait hiçbir şeye dokunmayın ki bütün günahları yüzünden siz de yok olmayasınız.”
İbranice וַיֵּעָל֗וּ מֵעַ֧ל מִשְׁכַּן־קֹ֛רֶח דָּתָ֥ן וַאֲבִירָ֖ם מִסָּבִ֑יב וְדָתָ֨ן וַאֲבִירָ֜ם יָצְא֣וּ נִצָּבִ֗ים פֶּ֚תַח אָֽהֳלֵיהֶ֔ם וּנְשֵׁיהֶ֥ם וּבְנֵיהֶ֖ם וְטַפָּֽם׃
Türkçe okunuş Vayealu meal mişkan koreh datan vaaviram misaviv vedatan vaaviram yatseu nitsavim petah oholehem uneşehem uvenehem vetapam.
Türkçe çeviri Korah’ın, Datan’ın ve Aviram’ın barınaklarının çevresinden uzaklaştılar. Datan ve Aviram ise karıları, oğulları ve küçük çocuklarıyla çıkıp çadırlarının girişinde durdular.
İbranice וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ בְּזֹאת֙ תֵּֽדְע֔וּן כִּֽי־יְהוָ֣ה שְׁלָחַ֔נִי לַעֲשׂ֕וֹת אֵ֥ת כָּל־הַֽמַּעֲשִׂ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּי־לֹ֖א מִלִּבִּֽי׃
Türkçe okunuş Vayomer moşe bezot tedeun ki Adonay şelahani laasot et kol hamaasim haele ki lo milibi.
Türkçe çeviri Moşe şöyle dedi: “Bütün bu işleri yapmak için beni Adonay’ın gönderdiğini, bunları kendi isteğimle yapmadığımı şundan bileceksiniz:
İbranice אִם־כְּמ֤וֹת כָּל־הָֽאָדָם֙ יְמֻת֣וּן אֵ֔לֶּה וּפְקֻדַּת֙ כָּל־הָ֣אָדָ֔ם יִפָּקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם לֹ֥א יְהוָ֖ה שְׁלָחָֽנִי׃
Türkçe okunuş İm kemot kol haadam yemutun ele ufekudat kol haadam yipaked alehem lo Adonay şelahani.
Türkçe çeviri Eğer bunlar bütün insanların öldüğü gibi ölür ve herkesin başına gelen onların da başına gelirse beni Adonay göndermemiştir.
İbranice וְאִם־בְּרִיאָ֞ה יִבְרָ֣א יְהוָ֗ה וּפָצְתָ֨ה הָאֲדָמָ֤ה אֶת־פִּ֙יהָ֙ וּבָלְעָ֤ה אֹתָם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם וְיָרְד֥וּ חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֧י נִֽאֲצ֛וּ הָאֲנָשִׁ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֶת־יְהוָֽה׃
Türkçe okunuş Veim beria yivra Adonay ufatseta haadama et piha uvalea otam veet kol aşer lahem veyaredu hayim şeola vidatem ki niatsu haanaşim haele et Adonay.
Türkçe çeviri Ama Adonay yeni bir şey yaratır, toprak ağzını açıp onları ve onlara ait her şeyi yutar, onlar da diri diri Şeol’e inerlerse bu adamların Adonay’ı küçümsediklerini bileceksiniz.”
İbranice וַיְהִי֙ כְּכַלֹּת֔וֹ לְדַבֵּ֕ר אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַתִּבָּקַ֥ע הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר תַּחְתֵּיהֶֽם׃
Türkçe okunuş Vayehi kehaloto ledaber et kol hadevarim haele vatibaka haadama aşer tahtehem.
Türkçe çeviri Moşe bütün bu sözleri bitirir bitirmez altlarındaki toprak yarıldı.
İbranice וַתִּפְתַּ֤ח הָאָ֙רֶץ֙ אֶת־פִּ֔יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֖ם וְאֶת־בָּתֵּיהֶ֑ם וְאֵ֤ת כָּל־הָאָדָם֙ אֲשֶׁ֣ר לְקֹ֔רַח וְאֵ֖ת כָּל־הָרֲכֽוּשׁ׃
Türkçe okunuş Vatiftah haarets et piha vativla otam veet batehem veet kol haadam aşer lekorah veet kol harahuş.
Türkçe çeviri Toprak ağzını açtı; onları, ev halklarını, Korah’a ait bütün adamları ve bütün mallarını yuttu.
İbranice וַיֵּ֨רְד֜וּ הֵ֣ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֛ם חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וַתְּכַ֤ס עֲלֵיהֶם֙ הָאָ֔רֶץ וַיֹּאבְד֖וּ מִתּ֥וֹךְ הַקָּהָֽל׃
Türkçe okunuş Vayeredu hem vehol aşer lahem hayim şeola vatehas alehem haarets vayovedu mitoh hakahal.
Türkçe çeviri Kendileri ve onlara ait her şey diri diri Şeol’e indi. Toprak üzerlerini örttü ve topluluğun arasından yok oldular.
İbranice וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֛ר סְבִיבֹתֵיהֶ֖ם נָ֣סוּ לְקֹלָ֑ם כִּ֣י אָֽמְר֔וּ פֶּן־תִּבְלָעֵ֖נוּ הָאָֽרֶץ׃
Türkçe okunuş Vehol yisrael aşer sevivotehem nasu lekolam ki ameru pen tivlaenu haarets.
Türkçe çeviri Çevrelerindeki bütün İsraelliler onların çığlıklarını duyunca, “Toprak bizi de yutmasın!” diyerek kaçtılar.
İbranice וְאֵ֥שׁ יָצְאָ֖ה מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה וַתֹּ֗אכַל אֵ֣ת הַחֲמִשִּׁ֤ים וּמָאתַ֙יִם֙ אִ֔ישׁ מַקְרִיבֵ֖י הַקְּטֹֽרֶת׃ (פ)
Türkçe okunuş Veeş yatsea meet Adonay vatohal et hahamişim umatayim iş makrive haketoret.
Türkçe çeviri Adonay’ın huzurundan ateş çıktı ve tütsü sunan iki yüz elli adamı yaktı.
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .