עָשָׂה
yapmak, etmek; meydana getirmek, üretmek, yaratmak, inşa etmek; uygulamak, yerine getirmek, kutlamak, korumak; gerçekleştirmek, sebep olmak; hazırlamak, atamak; elde etmek; ürün vermek; planlamak, kararlaştırmak
860 kullanım · 744 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 925 kez, 768 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas luleot tehelet al sefat hayeria haehat mikatsa bamahbaret ken asa bisfat hayeria hakitsona bamahberet haşenit.
וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָֽאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת כֵּ֤ן עָשָׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית׃
Birleşen örtülerin uçtaki örtüsünün kenarına mavi ilmekler yaptı. İkinci örtü grubunun uçtaki örtüsünün kenarına da aynı şekilde yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Hamişim lulaot asa bayria haehat vahamişim lulaot asa biktse hayeria aşer bamahberet haşenit makbilot halulaot ahat el ehat.
חֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֮ בַּיְרִיעָ֣ה הָאֶחָת֒ וַחֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֙ בִּקְצֵ֣ה הַיְרִיעָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בַּמַּחְבֶּ֣רֶת הַשֵּׁנִ֑ית מַקְבִּילֹת֙ הַלֻּ֣לָאֹ֔ת אַחַ֖ת אֶל־אֶחָֽת׃
Bir örtüde elli ilmek, ikinci örtü grubundaki örtünün kenarında da elli ilmek yaptı. İlmekler birbirinin karşısına geliyordu.
Vayaas hamişim karse zahav vayehaber et hayeriot ahat el ahat bakerasim vayehi hamişkan ehad.
וַיַּ֕עַשׂ חֲמִשִּׁ֖ים קַרְסֵ֣י זָהָ֑ב וַיְחַבֵּ֨ר אֶת־הַיְרִעֹ֜ת אַחַ֤ת אֶל־אַחַת֙ בַּקְּרָסִ֔ים וַֽיְהִ֥י הַמִּשְׁכָּ֖ן אֶחָֽד׃ (ס)
Elli altın kopça yaptı, örtüleri kopçalarla birbirine birleştirdi. Böylece Mişkan tek bir bütün oldu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas yeriot izim leohel al hamişkan aşte esre yeriot asa otam.
וַיַּ֙עַשׂ֙ יְרִיעֹ֣ת עִזִּ֔ים לְאֹ֖הֶל עַל־הַמִּשְׁכָּ֑ן עַשְׁתֵּֽי־עֶשְׂרֵ֥ה יְרִיעֹ֖ת עָשָׂ֥ה אֹתָֽם׃
Mişkan’ın üzerinde çadır oluşturmak için keçi kılından örtüler yaptı. On bir örtü yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas lulaot hamişim al sefat hayeria hakitsona bamahbaret vahamişim lulaot asa al sefat hayeria hahoveret haşenit.
וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלָאֹ֣ת חֲמִשִּׁ֗ים עַ֚ל שְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּיצֹנָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת וַחֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֙ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַחֹבֶ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית׃
Birinci örtü grubunun uçtaki örtüsünün kenarına elli ilmek, ikinci örtü grubunun kenarına da elli ilmek yaptı.
Vayaas karse nehoşet hamişim lehaber et haohel liheyot ehad.
וַיַּ֛עַשׂ קַרְסֵ֥י נְחֹ֖שֶׁת חֲמִשִּׁ֑ים לְחַבֵּ֥ר אֶת־הָאֹ֖הֶל לִֽהְיֹ֥ת אֶחָֽד׃
Çadırı birleştirip tek bir bütün yapmak için elli bakır kopça yaptı.
Vayaas mihse laohel orot elim meadamim umihse orot tehaşim milmaela.
וַיַּ֤עַשׂ מִכְסֶה֙ לָאֹ֔הֶל עֹרֹ֥ת אֵלִ֖ים מְאָדָּמִ֑ים וּמִכְסֵ֛ה עֹרֹ֥ת תְּחָשִׁ֖ים מִלְמָֽעְלָה׃ (ס)
Çadır için kırmızıya boyanmış koç derilerinden bir örtü, onun üstüne de tahaş derilerinden bir örtü yaptı.
Vayaas et hakeraşim lamişkan atse şitim omedim.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַקְּרָשִׁ֖ים לַמִּשְׁכָּ֑ן עֲצֵ֥י שִׁטִּ֖ים עֹמְדִֽים׃
Mişkan için akasya ağacından dik duracak tahtalar yaptı.
Şete yadot lakereş haehad meşulavot ahat el ehat ken asa lehol karşe hamişkan.
שְׁתֵּ֣י יָדֹ֗ת לַקֶּ֙רֶשׁ֙ הָֽאֶחָ֔ד מְשֻׁלָּבֹ֔ת אַחַ֖ת אֶל־אֶחָ֑ת כֵּ֣ן עָשָׂ֔ה לְכֹ֖ל קַרְשֵׁ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃
Her tahtanın birbirine paralel iki geçme çıkıntısı vardı. Mişkan’ın bütün tahtalarını böyle yaptı.
Vayaas et hakeraşim lamişkan esrim keraşim lifat negev temana.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַקְּרָשִׁ֖ים לַמִּשְׁכָּ֑ן עֶשְׂרִ֣ים קְרָשִׁ֔ים לִפְאַ֖ת נֶ֥גֶב תֵּימָֽנָה׃
Mişkan için güney tarafına yirmi tahta yaptı.
Vearbaim adne hesef asa tahat esrim hakeraşim şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף עָשָׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקְּרָשִׁ֑ים שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yaptı. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban vardı.
Uletsela hamişkan haşenit lifat tsafon asa esrim keraşim.
וּלְצֶ֧לַע הַמִּשְׁכָּ֛ן הַשֵּׁנִ֖ית לִפְאַ֣ת צָפ֑וֹן עָשָׂ֖ה עֶשְׂרִ֥ים קְרָשִֽׁים׃
Mişkan’ın öbür yanı, kuzey tarafı için de yirmi tahta yaptı.
Uleyarkete hamişkan yama asa şişa keraşim.
וּֽלְיַרְכְּתֵ֥י הַמִּשְׁכָּ֖ן יָ֑מָּה עָשָׂ֖ה שִׁשָּׁ֥ה קְרָשִֽׁים׃
Mişkan’ın batıya bakan arka tarafına altı tahta yaptı.
Uşene keraşim asa limkutsot hamişkan bayarhatayim.
וּשְׁנֵ֤י קְרָשִׁים֙ עָשָׂ֔ה לִמְקֻצְעֹ֖ת הַמִּשְׁכָּ֑ן בַּיַּרְכָתָֽיִם׃
Mişkan’ın arka köşeleri için iki tahta yaptı.
Vehayu toamim milemata veyahdav yihyu tamim el roşo el hatabaat haehat ken asa lişnehem lişne hamiktsoot.
וְהָי֣וּ תוֹאֲמִם֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ אֶל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֖י הַמִּקְצֹעֹֽת׃
Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişikti; yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanıyorlardı. Her ikisini, iki köşeyi böyle yaptı.
Vayaas berihe atse şitim hamişa lekarşe tsela hamişkan haehat.
וַיַּ֥עַשׂ בְּרִיחֵ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חֲמִשָּׁ֕ה לְקַרְשֵׁ֥י צֶֽלַע־הַמִּשְׁכָּ֖ן הָאֶחָֽת׃
Akasya ağacından bağlantı çubukları yaptı: Mişkan’ın bir yanındaki tahtalar için beş çubuk,
Vayaas et haberiah hatihon livroah betoh hakeraşim min hakatse el hakatse.
וַיַּ֖עַשׂ אֶת־הַבְּרִ֣יחַ הַתִּיכֹ֑ן לִבְרֹ֙חַ֙ בְּת֣וֹךְ הַקְּרָשִׁ֔ים מִן־הַקָּצֶ֖ה אֶל־הַקָּצֶֽה׃
Orta çubuğu, tahtaların içinden bir uçtan öbür uca geçecek biçimde yaptı.
Veet hakeraşim tsipa zahav veet tabeotam asa zahav batim laberihim vayetsaf et haberihim zahav.
וְֽאֶת־הַקְּרָשִׁ֞ים צִפָּ֣ה זָהָ֗ב וְאֶת־טַבְּעֹתָם֙ עָשָׂ֣ה זָהָ֔ב בָּתִּ֖ים לַבְּרִיחִ֑ם וַיְצַ֥ף אֶת־הַבְּרִיחִ֖ם זָהָֽב׃
Tahtaları altınla kapladı. Çubuklara yuva olacak halkalarını altından yaptı ve çubukları altınla kapladı.
Bu ayette 3 eşleşme
Vayaas et haparohet tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar maase hoşev asa otah keruvim.
וַיַּ֙עַשׂ֙ אֶת־הַפָּרֹ֔כֶת תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֛ב עָשָׂ֥ה אֹתָ֖הּ כְּרֻבִֽים׃
Ayırma perdesini mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden yaptı. Onu ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yaptı.
Vayaas lah arbaa amude şitim vayetsapem zahav vavehem zahav vayitsok lahem arbaa adne hasef.
וַיַּ֣עַשׂ לָ֗הּ אַרְבָּעָה֙ עַמּוּדֵ֣י שִׁטִּ֔ים וַיְצַפֵּ֣ם זָהָ֔ב וָוֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וַיִּצֹ֣ק לָהֶ֔ם אַרְבָּעָ֖ה אַדְנֵי־כָֽסֶף׃
Onun için akasya ağacından dört direk yapıp altınla kapladı. Çengelleri altındandı. Onlar için dört gümüş taban döktü.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas masah lefetah haohel tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar maase rokem.
וַיַּ֤עַשׂ מָסָךְ֙ לְפֶ֣תַח הָאֹ֔הֶל תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֖ה רֹקֵֽם׃
Çadırın girişi için mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden nakışlı bir giriş perdesi yaptı.
Vayaas betsalel et haaron atse şitim amatayim vahetsi orko veama vahetsi rohbo veama vahetsi komato.
וַיַּ֧עַשׂ בְּצַלְאֵ֛ל אֶת־הָאָרֹ֖ן עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּתַ֨יִם וָחֵ֜צִי אָרְכּ֗וֹ וְאַמָּ֤ה וָחֵ֙צִי֙ רָחְבּ֔וֹ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי קֹמָתֽוֹ׃
Betsalel sandığı akasya ağacından yaptı. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşın, yüksekliği bir buçuk arşındı.
Vayetsapeu zahav tahor mibayit umihuts vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַפֵּ֛הוּ זָהָ֥ב טָה֖וֹר מִבַּ֣יִת וּמִח֑וּץ וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
İçini ve dışını saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas bade atse şitim vayetsaf otam zahav.
וַיַּ֥עַשׂ בַּדֵּ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָֽב׃
Akasya ağacından taşıma sırıkları yapıp onları altınla kapladı.
Vayaas kaporet zahav tahor amatayim vahetsi orkah veama vahetsi rohbah.
וַיַּ֥עַשׂ כַּפֹּ֖רֶת זָהָ֣ב טָה֑וֹר אַמָּתַ֤יִם וָחֵ֙צִי֙ אָרְכָּ֔הּ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי רָחְבָּֽהּ׃
Saf altından bir kapak yaptı. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşındı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas şene heruvim zahav mikşa asa otam mişene ketsot hakaporet.
וַיַּ֛עַשׂ שְׁנֵ֥י כְרֻבִ֖ים זָהָ֑ב מִקְשָׁה֙ עָשָׂ֣ה אֹתָ֔ם מִשְּׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַכַּפֹּֽרֶת׃
Altından iki keruv yaptı. Onları kapağın iki ucunda dövme işiyle yaptı.
Keruv ehad mikatsa mize uheruv ehad mikatsa mize min hakaporet asa et hakeruvim mişene ketsotav.
כְּרוּב־אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת עָשָׂ֥ה אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים מִשְּׁנֵ֥י קצוותו [קְצוֹתָֽיו׃]
Bir uçta bir keruv, öbür uçta bir keruv vardı. İki uçtaki keruvları kapakla tek parça olarak yaptı.
Vayaas et haşulhan atse şitim amatayim orko veama rohbo veama vahetsi komato.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַשֻּׁלְחָ֖ן עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּתַ֤יִם אָרְכּוֹ֙ וְאַמָּ֣ה רָחְבּ֔וֹ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי קֹמָתֽוֹ׃
Masayı akasya ağacından yaptı. Uzunluğu iki arşın, genişliği bir arşın, yüksekliği bir buçuk arşındı.
Vayetsaf oto zahav tahor vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas lo misgeret tofah saviv vayaas zer zahav lemisgarto saviv.
וַיַּ֨עַשׂ ל֥וֹ מִסְגֶּ֛רֶת טֹ֖פַח סָבִ֑יב וַיַּ֧עַשׂ זֵר־זָהָ֛ב לְמִסְגַּרְתּ֖וֹ סָבִֽיב׃
Çevresine bir el genişliğinde bir çerçeve yaptı. Çerçevenin çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas et habadim atse şitim vayetsaf otam zahav laset et haşulhan.
וַיַּ֤עַשׂ אֶת־הַבַּדִּים֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָ֑ב לָשֵׂ֖את אֶת־הַשֻּׁלְחָֽן׃
Masayı taşımak için sırıkları akasya ağacından yapıp altınla kapladı.
Vayaas et hakelim aşer al haşulhan et kearotav veet kapotav veet menakiyotav veet hakesavot aşer yusah bahen zahav tahor.
וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־הַכֵּלִ֣ים ׀ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַשֻּׁלְחָ֗ן אֶת־קְעָרֹתָ֤יו וְאֶת־כַּפֹּתָיו֙ וְאֵת֙ מְנַקִּיֹּתָ֔יו וְאֶת־הַקְּשָׂוֺ֔ת אֲשֶׁ֥ר יֻסַּ֖ךְ בָּהֵ֑ן זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃ (פ)
Masanın üzerindeki gereçleri, ekmek kalıplarını, kaşıklarını, desteklerini ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları saf altından yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas et hamenora zahav tahor mikşa asa et hamenora yerehah vekanah gevieha kaftoreha uferaheha mimena hayu.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַמְּנֹרָ֖ה זָהָ֣ב טָה֑וֹר מִקְשָׁ֞ה עָשָׂ֤ה אֶת־הַמְּנֹרָה֙ יְרֵכָ֣הּ וְקָנָ֔הּ גְּבִיעֶ֛יהָ כַּפְתֹּרֶ֥יהָ וּפְרָחֶ֖יהָ מִמֶּ֥נָּה הָיֽוּ׃
Menorayı saf altından yaptı. Menorayı dövme işiyle yaptı; tabanı, gövdesi, kadeh biçimindeki süsleri, yumruları ve çiçekleri onunla tek parçaydı.
Vayaas et neroteha şiva umalkaheha umahtoteha zahav tahor.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וּמַלְקָחֶ֥יהָ וּמַחְתֹּתֶ֖יהָ זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Onun yedi kandilini, fitil maşalarını ve kül kaplarını saf altından yaptı.
Kikar zahav tahor asa otah veet kol keleha.
כִּכָּ֛ר זָהָ֥ב טָה֖וֹר עָשָׂ֣ה אֹתָ֑הּ וְאֵ֖ת כָּל־כֵּלֶֽיהָ׃ (פ)
Onu bütün gereçleriyle birlikte bir kikar saf altından yaptı.
Vayaas et mizbah haketoret atse şitim ama orko veama rohbo ravua veamatayim komato mimenu hayu karnotav.
וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הַקְּטֹ֖רֶת עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּ֣ה אָרְכּוֹ֩ וְאַמָּ֨ה רָחְבּ֜וֹ רָב֗וּעַ וְאַמָּתַ֙יִם֙ קֹֽמָת֔וֹ מִמֶּ֖נּוּ הָי֥וּ קַרְנֹתָֽיו׃
Tütsü sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu bir arşın, genişliği bir arşındı; kareydi. Yüksekliği iki arşındı. Boynuzları onunla tek parçaydı.
Vayetsaf oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֨ף אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kapladı. Çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Uşete tabeot zahav asa lo mitahat lezero al şete tsalotav al şene tsidav levatim levadim laset oto bahem.
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם׃
Kenarlığının altına, karşılıklı iki yanına iki altın halka yaptı. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacaktı.
Vayaas et habadim atse şitim vayetsaf otam zahav.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַבַּדִּ֖ים עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָֽב׃
Sırıkları akasya ağacından yapıp altınla kapladı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas et şemen hamişha kodeş veet ketoret hasamim tahor maase rokeah.
וַיַּ֜עַשׂ אֶת־שֶׁ֤מֶן הַמִּשְׁחָה֙ קֹ֔דֶשׁ וְאֶת־קְטֹ֥רֶת הַסַּמִּ֖ים טָה֑וֹר מַעֲשֵׂ֖ה רֹקֵֽחַ׃ (פ)
Kutsal meshetme yağını ve saf, güzel kokulu tütsüyü koku hazırlayan bir ustanın işiyle yaptı.
Vayaas et mizbah haola atse şitim hameş amot orko vehameş amot rohbo ravua veşaloş amot komato.
וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הָעֹלָ֖ה עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חָמֵשׁ֩ אַמּ֨וֹת אָרְכּ֜וֹ וְחָֽמֵשׁ־אַמּ֤וֹת רָחְבּוֹ֙ רָב֔וּעַ וְשָׁלֹ֥שׁ אַמּ֖וֹת קֹמָתֽוֹ׃
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu beş arşın, genişliği beş arşındı; kareydi. Yüksekliği üç arşındı.
Vayaas karnotav al arba pinotav mimenu hayu karnotav vayetsaf oto nehoşet.
וַיַּ֣עַשׂ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ הָי֣וּ קַרְנֹתָ֑יו וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת׃
Dört köşesine boynuzlar yaptı. Boynuzları onunla tek parçaydı. Onu bakırla kapladı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas et kol kele hamizbeah et hasirot veet hayaim veet hamizrakot et hamizlagot veet hamahtot kol kelav asa nehoşet.
וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־כָּל־כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֗חַ אֶת־הַסִּירֹ֤ת וְאֶת־הַיָּעִים֙ וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת אֶת־הַמִּזְלָגֹ֖ת וְאֶת־הַמַּחְתֹּ֑ת כָּל־כֵּלָ֖יו עָשָׂ֥ה נְחֹֽשֶׁת׃
Sunağın bütün gereçlerini, kül kaplarını, kürekleri, çanakları, çatalları ve kor kaplarını yaptı. Bütün gereçlerini bakırdan yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas lamizbeah mihbar maase reşet nehoşet tahat karkubo milemata ad hetsyo.
וַיַּ֤עַשׂ לַמִּזְבֵּ֙חַ֙ מִכְבָּ֔ר מַעֲשֵׂ֖ה רֶ֣שֶׁת נְחֹ֑שֶׁת תַּ֧חַת כַּרְכֻּבּ֛וֹ מִלְּמַ֖טָּה עַד־חֶצְיֽוֹ׃
Sunak için bakırdan ağ biçiminde bir ızgara yaptı. Bu, çıkıntısının altında, aşağıda, sunağın yarı yüksekliğine kadar uzanıyordu.
Vayaas et habadim atse şitim vayetsaf otam nehoşet.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַבַּדִּ֖ים עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם נְחֹֽשֶׁת׃
Sırıkları akasya ağacından yapıp bakırla kapladı.
Vayave et habadim batabaot al tsalot hamizbeah laset oto bahem nevuv luhot asa oto.
וַיָּבֵ֨א אֶת־הַבַּדִּ֜ים בַּטַּבָּעֹ֗ת עַ֚ל צַלְעֹ֣ת הַמִּזְבֵּ֔חַ לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶ֑ם נְב֥וּב לֻחֹ֖ת עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃ (ס)
Sunağı taşımak için sırıkları yanlarındaki halkalara geçirdi. Onu tahtalardan, içi boş olarak yaptı.
Vayaas et hakiyor nehoşet veet kano nehoşet bemarot hatsoveot aşer tsaveu petah ohel moed.
וַיַּ֗עַשׂ אֵ֚ת הַכִּיּ֣וֹר נְחֹ֔שֶׁת וְאֵ֖ת כַּנּ֣וֹ נְחֹ֑שֶׁת בְּמַרְאֹת֙ הַצֹּ֣בְאֹ֔ת אֲשֶׁ֣ר צָֽבְא֔וּ פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃ (ס)
Bakır leğeni ve bakır kaidesini, Buluşma Çadırı’nın girişinde toplanan kadınların aynalarından yaptı.
Vayaas et hehatser lifat negev temana kale hehatser şeş maşezar mea baama.
וַיַּ֖עַשׂ אֶת־הֶחָצֵ֑ר לִפְאַ֣ת ׀ נֶ֣גֶב תֵּימָ֗נָה קַלְעֵ֤י הֶֽחָצֵר֙ שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֔ר מֵאָ֖ה בָּאַמָּֽה׃
Avluyu yaptı. Güney tarafındaki avlu perdeleri bükülmüş ince ketendendi; uzunlukları yüz arşındı.
Umasah şaar hehatser maase rokem tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar veesrim ama oreh vekoma verohav hameş amot leumat kale hehatser.
וּמָסַ֞ךְ שַׁ֤עַר הֶחָצֵר֙ מַעֲשֵׂ֣ה רֹקֵ֔ם תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר וְעֶשְׂרִ֤ים אַמָּה֙ אֹ֔רֶךְ וְקוֹמָ֤ה בְרֹ֙חַב֙ חָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת לְעֻמַּ֖ת קַלְעֵ֥י הֶחָצֵֽר׃
Avlu kapısının perdesi mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden nakışlıydı. Uzunluğu yirmi arşındı. Avlu perdeleriyle aynı yükseklikte, beş arşın enindeydi.
Uvetsalel ben uri ven hur lemate yehuda asa et kol aşer tsiva Adonay et moşe.
וּבְצַלְאֵ֛ל בֶּן־אוּרִ֥י בֶן־ח֖וּר לְמַטֵּ֣ה יְהוּדָ֑ה עָשָׂ֕ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Yehuda kabilesinden Hur oğlu Uri oğlu Betsalel, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu her şeyi yaptı.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.