שָׂרַף
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
burn
38 kullanım · 34 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 47 kez, 41 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru iş el reeu hava nilbena levenim venisrefa lisrefa vatehi lahem halevena leaven vehahemar haya lahem lahomer.
וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֗הוּ הָ֚בָה נִלְבְּנָ֣ה לְבֵנִ֔ים וְנִשְׂרְפָ֖ה לִשְׂרֵפָ֑ה וַתְּהִ֨י לָהֶ֤ם הַלְּבֵנָה֙ לְאָ֔בֶן וְהַ֣חֵמָ֔ר הָיָ֥ה לָהֶ֖ם לַחֹֽמֶר׃
Birbirlerine, “Gelin, tuğla yapıp onları iyice pişirelim” dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
Vayehi kemişloş hodaşim vayugad lihuda lemor zaneta tamar kalateha vegam hine hara liznunim vayomer yehuda hotsiuha vetisaref.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמִשְׁלֹ֣שׁ חֳדָשִׁ֗ים וַיֻּגַּ֨ד לִֽיהוּדָ֤ה לֵֽאמֹר֙ זָֽנְתָה֙ תָּמָ֣ר כַּלָּתֶ֔ךָ וְגַ֛ם הִנֵּ֥ה הָרָ֖ה לִזְנוּנִ֑ים וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֔ה הוֹצִיא֖וּהָ וְתִשָּׂרֵֽף׃
Yaklaşık üç ay sonra Yehuda’ya, “Gelinin Tamar zina etti; üstelik bu ilişkiden hamile” diye haber verildi. Yehuda, “Onu dışarı çıkarın, yakılsın!” dedi.
Velo totiru mimenu ad boker vehanotar mimenu ad boker baeş tisrofu.
וְלֹא־תוֹתִ֥ירוּ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּ֑קֶר וְהַנֹּתָ֥ר מִמֶּ֛נּוּ עַד־בֹּ֖קֶר בָּאֵ֥שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃
Ondan sabaha bir şey bırakmayın. Sabaha kalanı ateşte yakın.
Veet besar hapar veet oro veet pirşo tisrof baeş mihuts lamahane hatat u.
וְאֶת־בְּשַׂ֤ר הַפָּר֙ וְאֶת־עֹר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ תִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה חַטָּ֖את הֽוּא׃
Boğanın etini, derisini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yakacaksın. Bu bir günah sunusudur.
Veim yivater mibesar hamiluim umin halehem ad haboker vesarafta et hanotar baeş lo yeahel ki kodeş u.
וְֽאִם־יִוָּתֵ֞ר מִבְּשַׂ֧ר הַמִּלֻּאִ֛ים וּמִן־הַלֶּ֖חֶם עַד־הַבֹּ֑קֶר וְשָׂרַפְתָּ֤ אֶת־הַנּוֹתָר֙ בָּאֵ֔שׁ לֹ֥א יֵאָכֵ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֽוּא׃
Göreve başlatma kurbanının etinden ya da ekmekten sabaha kadar bir şey kalırsa, kalanı ateşte yakacaksın. Yenmeyecek; çünkü kutsaldır.
Vayikah et haegel aşer asu vayisrof baeş vayithan ad aşer dak vayizer al pene hamayim vayaşk et bene yisrael.
וַיִּקַּ֞ח אֶת־הָעֵ֨גֶל אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ וַיִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ וַיִּטְחַ֖ן עַ֣ד אֲשֶׁר־דָּ֑ק וַיִּ֙זֶר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַמַּ֔יִם וַיַּ֖שְׁקְ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Yaptıkları buzağıyı alıp ateşte yaktı, incecik olana kadar öğüttü. Suyun üzerine serpip İsrael oğullarına içirdi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehotsi et kol hapar el mihuts lamahane el makom tahor el şefeh hadeşen vesaraf oto al etsim baeş al şefeh hadeşen yisaref.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף׃ (פ)
yani boğanın geri kalan bütününü ordugâhın dışına, küllerin döküldüğü temiz bir yere çıkaracak ve odunların üzerinde ateşte yakacak. Küllerin döküldüğü yerde yakılacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehotsi et hapar el mihuts lamahane vesaraf oto kaaşer saraf et hapar harişon hatat hakahal u.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְשָׂרַ֣ף אֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר שָׂרַ֔ף אֵ֖ת הַפָּ֣ר הָרִאשׁ֑וֹן חַטַּ֥את הַקָּהָ֖ל הֽוּא׃ (פ)
Boğayı ordugâhın dışına çıkarıp ilk boğayı yaktığı gibi yakacak. Bu, cemaatin günah sunusudur.
Vehol hatat aşer yuva midamah el ohel moed lehaper bakodeş lo teahel baeş tisaref.
וְכָל־חַטָּ֡את אֲשֶׁר֩ יוּבָ֨א מִדָּמָ֜הּ אֶל־אֹ֧הֶל מוֹעֵ֛ד לְכַפֵּ֥ר בַּקֹּ֖דֶשׁ לֹ֣א תֵאָכֵ֑ל בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃ (פ)
Kutsal yerde kefaret sağlamak için kanından Buluşma Çadırı’na getirilen hiçbir günah sunusu yenmeyecek; ateşte yakılacak.
Vehanotar mibesar hazavah bayom haşelişi baeş yisaref.
וְהַנּוֹתָ֖ר מִבְּשַׂ֣ר הַזָּ֑בַח בַּיּוֹם֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵֽף׃
Kurbanın etinden üçüncü güne kalan ateşte yakılacak.
Vehabasar aşer yiga behol tame lo yeahel baeş yisaref vehabasar kol tahor yohal basar.
וְהַבָּשָׂ֞ר אֲשֶׁר־יִגַּ֤ע בְּכָל־טָמֵא֙ לֹ֣א יֵֽאָכֵ֔ל בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵ֑ף וְהַ֨בָּשָׂ֔ר כָּל־טָה֖וֹר יֹאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Arınmamış sayılan herhangi bir şeye dokunan et yenmeyecek; ateşte yakılacak. Diğer kurban etini ise arınmış durumdaki herkes yiyebilir.
Veet hapar veet oro veet besaro veet pirşo saraf baeş mihuts lamahane kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְאֶת־הַפָּ֤ר וְאֶת־עֹרוֹ֙ וְאֶת־בְּשָׂר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Boğanın derisini, etini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vehanotar babasar uvalahem baeş tisrofu.
וְהַנּוֹתָ֥ר בַּבָּשָׂ֖ר וּבַלָּ֑חֶם בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃
Etten ve ekmekten kalanı ateşte yakın.
Veet habasar veet haor saraf baeş mihuts lamahane.
וְאֶת־הַבָּשָׂ֖ר וְאֶת־הָע֑וֹר שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Etini ve derisini ordugâhın dışında ateşte yaktı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer moşe el aharon uleelazar uleitamar banav raşehem al tifrau uvigdehem lo tifromu velo tamutu veal kol haeda yiktsof vaahehem kol bet yisrael yivku et haserefa aşer saraf Adonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן וּלְאֶלְעָזָר֩ וּלְאִֽיתָמָ֨ר ׀ בָּנָ֜יו רָֽאשֵׁיכֶ֥ם אַל־תִּפְרָ֣עוּ ׀ וּבִגְדֵיכֶ֤ם לֹֽא־תִפְרֹ֙מוּ֙ וְלֹ֣א תָמֻ֔תוּ וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה יִקְצֹ֑ף וַאֲחֵיכֶם֙ כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יִבְכּוּ֙ אֶת־הַשְּׂרֵפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר שָׂרַ֥ף יְהוָֽה׃
Moşe, Aaron’a ve oğulları Elazar ile İtamar’a şöyle dedi: “Saçlarınızı uzamaya bırakmayın, giysilerinizi yırtmayın; yoksa ölürsünüz ve bütün topluluk öfkeye uğrar. Kardeşleriniz, bütün İsrael halkı ise Adonay’ın meydana getirdiği bu yanış için ağlasın.
Veet seir hahatat daroş daraş moşe vehine soraf vayiktsof al elazar veal itamar bene aharon hanotarim lemor.
וְאֵ֣ת ׀ שְׂעִ֣יר הַֽחַטָּ֗את דָּרֹ֥שׁ דָּרַ֛שׁ מֹשֶׁ֖ה וְהִנֵּ֣ה שֹׂרָ֑ף וַ֠יִּקְצֹף עַל־אֶלְעָזָ֤ר וְעַל־אִֽיתָמָר֙ בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֔ן הַנּוֹתָרִ֖ם לֵאמֹֽר׃
Moşe, günah sunusu olan keçiyi dikkatle soruşturdu ve onun yakılmış olduğunu gördü. Aaron’un sağ kalan oğulları Elazar ile İtamar’a öfkelenerek şöyle dedi:
Bu ayette 2 eşleşme
Vesaraf et habeged o et haşeti o et haerev batsemer o vapiştim o et kol keli haor aşer yihye vo hanaga ki tsaraat mameret hi baeş tisaref.
וְשָׂרַ֨ף אֶת־הַבֶּ֜גֶד א֥וֹ אֶֽת־הַשְּׁתִ֣י ׀ א֣וֹ אֶת־הָעֵ֗רֶב בַּצֶּ֙מֶר֙ א֣וֹ בַפִּשְׁתִּ֔ים א֚וֹ אֶת־כָּל־כְּלִ֣י הָע֔וֹר אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ הַנָּ֑גַע כִּֽי־צָרַ֤עַת מַמְאֶ֙רֶת֙ הִ֔וא בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃
Belirtinin bulunduğu giysiyi, yünden ya da ketenden çözgüyü veya atkıyı ya da herhangi bir deri eşyayı yakacak. Çünkü bu yıkıcı tsaraattır; ateşte yakılacak.
Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.
וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃
Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.
Veim terae od babeged o vaşeti o vaerev o vehol keli or porahat hi baeş tisrefenu et aşer bo hanaga.
וְאִם־תֵּרָאֶ֨ה ע֜וֹד בַּ֠בֶּגֶד אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אֽוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר פֹּרַ֖חַת הִ֑וא בָּאֵ֣שׁ תִּשְׂרְפֶ֔נּוּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ הַנָּֽגַע׃
Belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeniden görülürse yayılmaktadır. Belirtinin bulunduğu eşyayı ateşte yakacaksın.
Veet par hahatat veet seir hahatat aşer huva et damam lehaper bakodeş yotsi el mihuts lamahane vesarefu vaeş et orotam veet besaram veet pirşam.
וְאֵת֩ פַּ֨ר הַֽחַטָּ֜את וְאֵ֣ת ׀ שְׂעִ֣יר הַֽחַטָּ֗את אֲשֶׁ֨ר הוּבָ֤א אֶת־דָּמָם֙ לְכַפֵּ֣ר בַּקֹּ֔דֶשׁ יוֹצִ֖יא אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְשָׂרְפ֣וּ בָאֵ֔שׁ אֶת־עֹרֹתָ֥ם וְאֶת־בְּשָׂרָ֖ם וְאֶת־פִּרְשָֽׁם׃
Kutsal yerde kefaret sağlamak için kanları içeri getirilen günah sunusu boğası ve keçisi ordugâhın dışına çıkarılacak. Derileri, etleri ve dışkıları ateşte yakılacak.
Vehasoref otam yehabes begadav verahats et besaro bamayim veahare hen yavo el hamahane.
וְהַשֹּׂרֵ֣ף אֹתָ֔ם יְכַבֵּ֣ס בְּגָדָ֔יו וְרָחַ֥ץ אֶת־בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּ֑יִם וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יָב֥וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayacak, bedenini suyla yıkayacak; bundan sonra ordugâha girebilir.
Beyom zivhahem yeahel umimohorat vehanotar ad yom haşelişi baeş yisaref.
בְּי֧וֹם זִבְחֲכֶ֛ם יֵאָכֵ֖ל וּמִֽמָּחֳרָ֑ת וְהַנּוֹתָר֙ עַד־י֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵֽף׃
Kestiğiniz gün ve ertesi gün yenecek; üçüncü güne kalan ateşte yakılacak.
Veiş aşer yikah et işa veet imah zima hi baeş yisrefu oto veethen velo tihye zima betohehem.
וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִקַּ֧ח אֶת־אִשָּׁ֛ה וְאֶת־אִמָּ֖הּ זִמָּ֣ה הִ֑וא בָּאֵ֞שׁ יִשְׂרְפ֤וּ אֹתוֹ֙ וְאֶתְהֶ֔ן וְלֹא־תִהְיֶ֥ה זִמָּ֖ה בְּתוֹכְכֶֽם׃
Bir erkek bir kadını ve onun annesini alırsa bu ahlaksızlıktır. Onu ve onları ateşte yakacaklar; aranızda ahlaksızlık olmayacak.
Uvat iş kohen ki tehel liznot et aviha hi mehalelet baeş tisaref.
וּבַת֙ אִ֣ישׁ כֹּהֵ֔ן כִּ֥י תֵחֵ֖ל לִזְנ֑וֹת אֶת־אָבִ֙יהָ֙ הִ֣יא מְחַלֶּ֔לֶת בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃ (ס)
Bir kâhinin kızı fuhuş yaparak kendini kutsallıktan düşürürse babasını kutsallıktan düşürür. Ateşte yakılacak.
Emor el elazar ben aharon hakohen veyarem et hamahtot miben haserefa veet haeş zere halea ki kadeşu.
אֱמֹ֨ר אֶל־אֶלְעָזָ֜ר בֶּן־אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן וְיָרֵ֤ם אֶת־הַמַּחְתֹּת֙ מִבֵּ֣ין הַשְּׂרֵפָ֔ה וְאֶת־הָאֵ֖שׁ זְרֵה־הָ֑לְאָה כִּ֖י קָדֵֽשׁוּ׃
Kâhin Aaron’un oğlu Elazar’a söyle: Kor kaplarını yanmış kalıntıların arasından kaldırsın. Ateşi ise uzağa saç; çünkü kaplar kutsal olmuştur.
Vayikah elazar hakohen et mahtot hanehoşet aşer hikrivu haserufim vayerakeum tsipuy lamizbeah.
וַיִּקַּ֞ח אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מַחְתּ֣וֹת הַנְּחֹ֔שֶׁת אֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יבוּ הַשְּׂרֻפִ֑ים וַֽיְרַקְּע֖וּם צִפּ֥וּי לַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin Elazar, yanan adamların sunduğu bakır kor kaplarını aldı. Onları dövüp sunağa kaplama yaptılar.
Bu ayette 2 eşleşme
Vesaraf et hapara leenav et orah veet besarah veet damah al pirşah yisrof.
וְשָׂרַ֥ף אֶת־הַפָּרָ֖ה לְעֵינָ֑יו אֶת־עֹרָ֤הּ וְאֶת־בְּשָׂרָהּ֙ וְאֶת־דָּמָ֔הּ עַל־פִּרְשָׁ֖הּ יִשְׂרֹֽף׃
İnek onun gözü önünde yakılacak. Derisi, eti ve kanı, dışkısıyla birlikte yakılacak.
Velakah hakohen ets erez veezov uşeni tolaat vehişlih el toh serefat hapara.
וְלָקַ֣ח הַכֹּהֵ֗ן עֵ֥ץ אֶ֛רֶז וְאֵז֖וֹב וּשְׁנִ֣י תוֹלָ֑עַת וְהִשְׁלִ֕יךְ אֶל־תּ֖וֹךְ שְׂרֵפַ֥ת הַפָּרָֽה׃
Kâhin sedir ağacı, ezov otu ve kırmızı yün alıp ineğin yakıldığı ateşin içine atacak.
Vehasoref otah yehabes begadav bamayim verahats besaro bamayim vetame ad haarev.
וְהַשֹּׂרֵ֣ף אֹתָ֔הּ יְכַבֵּ֤ס בְּגָדָיו֙ בַּמַּ֔יִם וְרָחַ֥ץ בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּ֑יִם וְטָמֵ֖א עַד־הָעָֽרֶב׃
İneği yakan kişi de giysilerini suyla yıkayacak ve bedenini suyla yıkayacak. Akşama kadar arınmamış olacak.
Velakehu latame meafar serefat hahatat venatan alav mayim hayim el keli.
וְלָֽקְחוּ֙ לַטָּמֵ֔א מֵעֲפַ֖ר שְׂרֵפַ֣ת הַֽחַטָּ֑את וְנָתַ֥ן עָלָ֛יו מַ֥יִם חַיִּ֖ים אֶל־כֶּֽלִי׃
Arınmamış kişi için arındırma amacıyla yakılmış ineğin külünden alacaklar ve bir kapta üzerine kaynak suyu koyacaklar.
Vayeşalah Adonay baam et hanehaşim haserafim vayenaşehu et haam vayamot am rav miyisrael.
וַיְשַׁלַּ֨ח יְהוָ֜ה בָּעָ֗ם אֵ֚ת הַנְּחָשִׁ֣ים הַשְּׂרָפִ֔ים וַֽיְנַשְּׁכ֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וַיָּ֥מָת עַם־רָ֖ב מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Adonay halkın arasına yakıcı yılanlar gönderdi. Yılanlar halkı ısırdı ve İsrael’den birçok kişi öldü.
Vayomer Adonay el moşe ase leha saraf vesim oto al nes vehaya kol hanaşuh veraa oto vahay.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ שָׂרָ֔ף וְשִׂ֥ים אֹת֖וֹ עַל־נֵ֑ס וְהָיָה֙ כָּל־הַנָּשׁ֔וּךְ וְרָאָ֥ה אֹת֖וֹ וָחָֽי׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Kendine yakıcı bir yılan yap ve bir direğin üzerine yerleştir. Isırılan herkes ona baktığında yaşayacak.”
Veet kol arehem bemoşevotam veet kol tirotam sarefu baeş.
וְאֵ֤ת כָּל־עָרֵיהֶם֙ בְּמ֣וֹשְׁבֹתָ֔ם וְאֵ֖ת כָּל־טִֽירֹתָ֑ם שָׂרְפ֖וּ בָּאֵֽשׁ׃
Yaşadıkları bütün şehirleri ve bütün obalarını ateşe verdiler.
Ki im ko taasu lahem mizbehotehem titotsu umatsevotam teşaberu vaaşerehem tegadeun ufesilehem tisrefun baeş.
כִּֽי־אִם־כֹּ֤ה תַעֲשׂוּ֙ לָהֶ֔ם מִזְבְּחֹתֵיהֶ֣ם תִּתֹּ֔צוּ וּמַצֵּבֹתָ֖ם תְּשַׁבֵּ֑רוּ וַאֲשֵֽׁירֵהֶם֙ תְּגַדֵּע֔וּן וּפְסִילֵיהֶ֖ם תִּשְׂרְפ֥וּן בָּאֵֽשׁ׃
Onlara şöyle yapacaksınız: Sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını kıracak, aşera ağaçlarını kesecek ve oyma putlarını ateşte yakacaksınız.
Pesile elohehem tisrefun baeş lo tahmod kesef vezahav alehem velakahta lah pen tivakeş bo ki toavat Adonay eloheha u.
פְּסִילֵ֥י אֱלֹהֵיהֶ֖ם תִּשְׂרְפ֣וּן בָּאֵ֑שׁ לֹֽא־תַחְמֹד֩ כֶּ֨סֶף וְזָהָ֤ב עֲלֵיהֶם֙ וְלָקַחְתָּ֣ לָ֔ךְ פֶּ֚ן תִּוָּקֵ֣שׁ בּ֔וֹ כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ הֽוּא׃
Tanrılarının oyma putlarını ateşte yakacaksınız. Üzerlerindeki gümüşe ve altına göz dikip kendine alma; yoksa onun tuzağına düşersin. Çünkü bu, Tanrın Adonay için iğrençtir.
Hamolihaha bamidbar hagadol vehanora nahaş saraf veakrav vetsimaon aşer en mayim hamotsi leha mayim mitsur hahalamiş.
הַמּוֹלִ֨יכֲךָ֜ בַּמִּדְבָּ֣ר ׀ הַגָּדֹ֣ל וְהַנּוֹרָ֗א נָחָ֤שׁ ׀ שָׂרָף֙ וְעַקְרָ֔ב וְצִמָּא֖וֹן אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־מָ֑יִם הַמּוֹצִ֤יא לְךָ֙ מַ֔יִם מִצּ֖וּר הַֽחַלָּמִֽישׁ׃
O seni yakıcı yılanların ve akreplerin bulunduğu, susuz, su olmayan o büyük ve korkunç çölde yürüttü. Çakmaktaşı kayasından senin için su çıkardı.
Veet hatathem aşer asitem et haegel lakahti vaesrof oto baeş vaekot oto tahon hetev ad aşer dak leafar vaaşlih et afaro el hanahal hayored min hahar.
וְֽאֶת־חַטַּאתְכֶ֞ם אֲשֶׁר־עֲשִׂיתֶ֣ם אֶת־הָעֵ֗גֶל לָקַחְתִּי֮ וָאֶשְׂרֹ֣ף אֹת֣וֹ ׀ בָּאֵשׁ֒ וָאֶכֹּ֨ת אֹת֤וֹ טָחוֹן֙ הֵיטֵ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־דַּ֖ק לְעָפָ֑ר וָֽאַשְׁלִךְ֙ אֶת־עֲפָר֔וֹ אֶל־הַנַּ֖חַל הַיֹּרֵ֥ד מִן־הָהָֽר׃
Yaptığınız günah nesnesini, buzağıyı aldım. Ateşte yaktım, parçaladım ve toz kadar ince oluncaya kadar iyice öğüttüm. Tozunu dağdan inen dereye attım.
Venitatstem et mizbhotam veşibartem et matsevotam vaaşerehem tisrefun baeş ufesile elohehem tegadeun veibadtem et şemam min hamakom hau.
וְנִתַּצְתֶּ֣ם אֶת־מִזְבּחֹתָ֗ם וְשִׁבַּרְתֶּם֙ אֶת־מַצֵּ֣בֹתָ֔ם וַאֲשֵֽׁרֵיהֶם֙ תִּשְׂרְפ֣וּן בָּאֵ֔שׁ וּפְסִילֵ֥י אֱלֹֽהֵיהֶ֖ם תְּגַדֵּע֑וּן וְאִבַּדְתֶּ֣ם אֶת־שְׁמָ֔ם מִן־הַמָּק֖וֹם הַהֽוּא׃
Sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını kıracak, aşera ağaçlarını ateşte yakacak, tanrılarının oyma putlarını parçalayacaksınız. O yerden adlarını sileceksiniz.
Lo taase hen ladonay eloheha ki kol toavat Adonay aşer sane asu lelohehem ki gam et benehem veet benotehem yisrefu vaeş lelohehem.
לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה כֵ֔ן לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ כִּי֩ כָּל־תּוֹעֲבַ֨ת יְהוָ֜ה אֲשֶׁ֣ר שָׂנֵ֗א עָשׂוּ֙ לֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּ֣י גַ֤ם אֶת־בְּנֵיהֶם֙ וְאֶת־בְּנֹ֣תֵיהֶ֔ם יִשְׂרְפ֥וּ בָאֵ֖שׁ לֵֽאלֹהֵיהֶֽם׃
Tanrın Adonay’a böyle yapmayacaksın. Çünkü Adonay’ın nefret ettiği bütün iğrenç şeyleri tanrıları için yaptılar. Oğullarını ve kızlarını bile tanrıları için ateşte yaktılar.
Veet kol şelalah tikbots el toh rehovah vesarafta vaeş et hair veet kol şelalah kalil ladonay eloheha vehayeta tel olam lo tibane od.
וְאֶת־כָּל־שְׁלָלָ֗הּ תִּקְבֹּץ֮ אֶל־תּ֣וֹךְ רְחֹבָהּ֒ וְשָׂרַפְתָּ֨ בָאֵ֜שׁ אֶת־הָעִ֤יר וְאֶת־כָּל־שְׁלָלָהּ֙ כָּלִ֔יל לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְהָיְתָה֙ תֵּ֣ל עוֹלָ֔ם לֹ֥א תִבָּנֶ֖ה עֽוֹד׃
Bütün ganimetini meydanının ortasına toplayacaksın. Şehri ve bütün ganimetini Tanrın Adonay için bütünüyle ateşte yakacaksın. Sonsuza kadar bir yıkıntı tepesi olacak; bir daha kurulmayacak.
Gaferit vamelah serefa hol artsah lo tizara velo tatsmiah velo yaale vah kol esev kemahpehat sedom vaamora adma utsevoyim aşer hafah Adonay beapo uvahamato.
גָּפְרִ֣ית וָמֶלַח֮ שְׂרֵפָ֣ה כָל־אַרְצָהּ֒ לֹ֤א תִזָּרַע֙ וְלֹ֣א תַצְמִ֔חַ וְלֹֽא־יַעֲלֶ֥ה בָ֖הּ כָּל־עֵ֑שֶׂב כְּֽמַהְפֵּכַ֞ת סְדֹ֤ם וַעֲמֹרָה֙ אַדְמָ֣ה וצביים [וּצְבוֹיִ֔ם] אֲשֶׁר֙ הָפַ֣ךְ יְהוָ֔ה בְּאַפּ֖וֹ וּבַחֲמָתֽוֹ׃
"Bütün toprağı kükürt, tuz ve yanık! Ne ekiliyor ne ürün veriyor ne de üzerinde bir ot bitiyor. Adonay'ın öfkesiyle ve gazabıyla altüst ettiği Sedom, Amora, Adma ve Tsevoyim gibi."
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.