נָגַף
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
strike
12 kullanım · 11 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 27 kez, 26 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Veim maen ata leşaleah hine anohi nogef et kol gevuleha batsefardeim.
וְאִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לְשַׁלֵּ֑חַ הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י נֹגֵ֛ף אֶת־כָּל־גְּבוּלְךָ֖ בַּֽצְפַרְדְּעִֽים׃
Salıvermeyi reddedersen, işte bütün ülkeni kurbağalarla vuracağım.
Ki bapaam hazot ani şoleah et kol magefotay el libeha uvaavadeha uveameha baavur teda ki en kamoni behol haarets.
כִּ֣י ׀ בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֗את אֲנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ אֶת־כָּל־מַגֵּפֹתַי֙ אֶֽל־לִבְּךָ֔ וּבַעֲבָדֶ֖יךָ וּבְעַמֶּ֑ךָ בַּעֲב֣וּר תֵּדַ֔ע כִּ֛י אֵ֥ין כָּמֹ֖נִי בְּכָל־הָאָֽרֶץ׃
Çünkü bu kez bütün belalarımı senin yüreğine, görevlilerinin ve halkının üzerine göndereceğim. Böylece bütün yeryüzünde benim benzerim olmadığını bileceksin.
Vehaya hadam lahem leot al habatim aşer atem şam veraiti et hadam ufasahti alehem velo yiheye vahem negef lemaşhit behakoti beerets mitsrayim.
וְהָיָה֩ הַדָּ֨ם לָכֶ֜ם לְאֹ֗ת עַ֤ל הַבָּתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם שָׁ֔ם וְרָאִ֙יתִי֙ אֶת־הַדָּ֔ם וּפָסַחְתִּ֖י עֲלֵכֶ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֨ה בָכֶ֥ם נֶ֙גֶף֙ לְמַשְׁחִ֔ית בְּהַכֹּתִ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için bir işaret olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısır ülkesini vurduğumda size yıkım getiren bir bela dokunmayacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Veavar Adonay lingof et mitsrayim veraa et hadam al hamaşkof veal şete hamezuzot ufasah Adonay al hapetah velo yiten hamaşhit lavo el batehem lingof.
וְעָבַ֣ר יְהוָה֮ לִנְגֹּ֣ף אֶת־מִצְרַיִם֒ וְרָאָ֤ה אֶת־הַדָּם֙ עַל־הַמַּשְׁק֔וֹף וְעַ֖ל שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֑ת וּפָסַ֤ח יְהוָה֙ עַל־הַפֶּ֔תַח וְלֹ֤א יִתֵּן֙ הַמַּשְׁחִ֔ית לָבֹ֥א אֶל־בָּתֵּיכֶ֖ם לִנְגֹּֽף׃
Adonay, Mısır’ı vurmak için geçecek. Kapının üst eşiğindeki ve iki sövesindeki kanı görünce o kapının üzerinden geçecek; yok edicinin evlerinize girip sizi vurmasına izin vermeyecek.
Vaamartem zevah pesah u ladonay aşer pasah al bate vene yisrael bemitsrayim benagepo et mitsrayim veet batenu hitsil vayikod haam vayişetahavu.
וַאֲמַרְתֶּ֡ם זֶֽבַח־פֶּ֨סַח ה֜וּא לַֽיהוָ֗ה אֲשֶׁ֣ר פָּ֠סַח עַל־בָּתֵּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּמִצְרַ֔יִם בְּנָגְפּ֥וֹ אֶת־מִצְרַ֖יִם וְאֶת־בָּתֵּ֣ינוּ הִצִּ֑יל וַיִּקֹּ֥ד הָעָ֖ם וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃
şöyle söyleyin: ‘Bu, Adonay için Pesah kurbanıdır. Mısır’ı vurduğunda Mısır’daki İsrael oğullarının evlerinin üzerinden geçti ve evlerimizi kurtardı.’” Halk eğilip yere kapandı.
Vehi yinatsu anaşim venagefu işa hara veyatseu yeladeha velo yihye ason anoş yeaneş kaaşer yaşit alav baal haişa venatan biflilim.
וְכִֽי־יִנָּצ֣וּ אֲנָשִׁ֗ים וְנָ֨גְפ֜וּ אִשָּׁ֤ה הָרָה֙ וְיָצְא֣וּ יְלָדֶ֔יהָ וְלֹ֥א יִהְיֶ֖ה אָס֑וֹן עָנ֣וֹשׁ יֵעָנֵ֗שׁ כַּֽאֲשֶׁ֨ר יָשִׁ֤ית עָלָיו֙ בַּ֣עַל הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֖ן בִּפְלִלִֽים׃
Adamlar dövüşürken hamile bir kadına çarpar ve kadın çocuklarını düşürürse, ama başka bir ölüm olmazsa, kadının kocasının talep ettiği tazminat ödenecektir; ödeme yargıçların kararına göre yapılacaktır.
Vehi yigof şor iş et şor reeu vamet umaheru et haşor hahay vehatsu et kaspo vegam et hamet yehetsun.
וְכִֽי־יִגֹּ֧ף שֽׁוֹר־אִ֛ישׁ אֶת־שׁ֥וֹר רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת וּמָ֨כְר֜וּ אֶת־הַשּׁ֤וֹר הַחַי֙ וְחָצ֣וּ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְגַ֥ם אֶת־הַמֵּ֖ת יֶֽחֱצֽוּן׃
Bir adamın öküzü, komşusunun öküzüne vurup onu öldürürse yaşayan öküzü satıp parasını paylaşacaklar. Ölü hayvanı da paylaşacaklar.
Ki tisa et roş bene yisrael lifkudehem venatenu iş kofer nafşo ladonay bifkod otam velo yihye vahem negef bifkod otam.
כִּ֣י תִשָּׂ֞א אֶת־רֹ֥אשׁ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לִפְקֻדֵיהֶם֒ וְנָ֨תְנ֜וּ אִ֣ישׁ כֹּ֧פֶר נַפְשׁ֛וֹ לַיהוָ֖ה בִּפְקֹ֣ד אֹתָ֑ם וְלֹא־יִהְיֶ֥ה בָהֶ֛ם נֶ֖גֶף בִּפְקֹ֥ד אֹתָֽם׃
“İsrael oğullarının sayısını belirlemek için onları saydığında, her biri sayım sırasında Adonay’a canı için bir bedel verecek. Böylece sayıldıklarında aralarında bir felaket olmayacak.
Vayigof Adonay et haam al aşer asu et haegel aşer asa aharon.
וַיִּגֹּ֥ף יְהוָ֖ה אֶת־הָעָ֑ם עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֣וּ אֶת־הָעֵ֔גֶל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה אַהֲרֹֽן׃ (ס)
Adonay, Aaron’un yaptığı buzağıyı yaptırdıkları için halkı bir felaketle vurdu.
Venatati fanay bahem venigaftem lifne oyevehem veradu vahem soneehem venastem veen rodef ethem.
וְנָתַתִּ֤י פָנַי֙ בָּכֶ֔ם וְנִגַּפְתֶּ֖ם לִפְנֵ֣י אֹיְבֵיכֶ֑ם וְרָד֤וּ בָכֶם֙ שֹֽׂנְאֵיכֶ֔ם וְנַסְתֶּ֖ם וְאֵין־רֹדֵ֥ף אֶתְכֶֽם׃ (ס)
Yüzümü size karşı çevireceğim ve düşmanlarınızın önünde yenileceksiniz. Sizden nefret edenler size hükmedecek. Sizi kovalayan yokken kaçacaksınız.
Vaetena et haleviyim netunim leaharon ulevanav mitoh bene yisrael laavod et avodat bene yisrael beohel moed ulehaper al bene yisrael velo yihye bivne yisrael negef begeşet bene yisrael el hakodeş.
וָאֶתְּנָ֨ה אֶת־הַלְוִיִּ֜ם נְתֻנִ֣ים ׀ לְאַהֲרֹ֣ן וּלְבָנָ֗יו מִתּוֹךְ֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ לַעֲבֹ֞ד אֶת־עֲבֹדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וּלְכַפֵּ֖ר עַל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֨א יִהְיֶ֜ה בִּבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ נֶ֔גֶף בְּגֶ֥שֶׁת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־הַקֹּֽדֶשׁ׃
Levileri İsraeloğulları arasından Aaron’a ve oğullarına verdim. Buluşma Çadırı’nda İsraeloğullarının hizmetini yapacak, İsraeloğulları için bağışlanma sağlayacaklar. Böylece İsraeloğulları kutsal yere yaklaştığında aralarında ölüm getiren bir bela olmayacak.
Vayamutu haanaşim motsie dibat haarets raa bamagefa lifne Adonay.
וַיָּמֻ֙תוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים מוֹצִאֵ֥י דִבַּת־הָאָ֖רֶץ רָעָ֑ה בַּמַּגֵּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Ülke hakkında kötü haber yayan o adamlar, Adonay’ın huzurunda salgınla öldüler.
Al taalu ki en Adonay bekirbehem velo tinagefu lifne oyevehem.
אַֽל־תַּעֲל֔וּ כִּ֛י אֵ֥ין יְהוָ֖ה בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּ֣גְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם׃
Çıkmayın! Adonay aranızda değil. Düşmanlarınızın önünde yenilmeyin.
Vayomer moşe el aharon kah et hamahta veten aleha eş meal hamizbeah vesim ketoret veholeh mehera el haeda vehaper alehem ki yatsa haketsef milifne Adonay hehel hanagef.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֣ח אֶת־הַ֠מַּחְתָּה וְתֶן־עָלֶ֨יהָ אֵ֜שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ וְשִׂ֣ים קְטֹ֔רֶת וְהוֹלֵ֧ךְ מְהֵרָ֛ה אֶל־הָעֵדָ֖ה וְכַפֵּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם כִּֽי־יָצָ֥א הַקֶּ֛צֶף מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה הֵחֵ֥ל הַנָּֽגֶף׃
Moşe Aaron’a, “Kor kabını al, sunağın üzerinden içine ateş koy ve tütsü yerleştir” dedi. “Çabucak topluluğa götür ve onlar için bağışlanma sağla. Çünkü Adonay’ın huzurundan öfke çıktı; bela başladı.”
Vayikah aharon kaaşer diber moşe vayarats el toh hakahal vehine hehel hanegef baam vayiten et haketoret vayehaper al haam.
וַיִּקַּ֨ח אַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ דִּבֶּ֣ר מֹשֶׁ֗ה וַיָּ֙רָץ֙ אֶל־תּ֣וֹך הַקָּהָ֔ל וְהִנֵּ֛ה הֵחֵ֥ל הַנֶּ֖גֶף בָּעָ֑ם וַיִּתֵּן֙ אֶֽת־הַקְּטֹ֔רֶת וַיְכַפֵּ֖ר עַל־הָעָֽם׃
Aaron, Moşe’nin söylediği gibi aldı ve topluluğun arasına koştu. İşte, halk arasında bela başlamıştı. Tütsüyü koydu ve halk için bağışlanma sağladı.
Vayaamod ben hametim uven hahayim vateatsar hamagefa.
וַיַּעֲמֹ֥ד בֵּֽין־הַמֵּתִ֖ים וּבֵ֣ין הַֽחַיִּ֑ים וַתֵּעָצַ֖ר הַמַּגֵּפָֽה׃
Ölülerle yaşayanların arasında durdu ve salgın durdu.
Vayihyu hametim bamagefa arbaa asar elef uşeva meot milevad hametim al devar korah.
וַיִּהְי֗וּ הַמֵּתִים֙ בַּמַּגֵּפָ֔ה אַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֛ר אֶ֖לֶף וּשְׁבַ֣ע מֵא֑וֹת מִלְּבַ֥ד הַמֵּתִ֖ים עַל־דְּבַר־קֹֽרַח׃
Korah olayı yüzünden ölenler dışında, salgında ölenlerin sayısı on dört bin yedi yüzdü.
Vayaşov aharon el moşe el petah ohel moed vehamagefa neetsara.
וַיָּ֤שָׁב אַהֲרֹן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהַמַּגֵּפָ֖ה נֶעֱצָֽרָה׃ (פ)
Aaron, Buluşma Çadırı’nın girişine, Moşe’nin yanına döndü. Salgın durmuştu.
Vayavo ahar iş yisrael el hakuba vayidkor et şenehem et iş yisrael veet haişa el kovatah vateatsar hamagefa meal bene yisrael.
וַ֠יָּבֹא אַחַ֨ר אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־הַקֻּבָּ֗ה וַיִּדְקֹר֙ אֶת־שְׁנֵיהֶ֔ם אֵ֚ת אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶת־הָאִשָּׁ֖ה אֶל־קֳבָתָ֑הּ וַתֵּֽעָצַר֙ הַמַּגֵּפָ֔ה מֵעַ֖ל בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsraelli adamın ardından çadıra girdi ve ikisini, İsraelli adamı ve kadını karnından delip geçti. İsraeloğullarının üzerindeki salgın durdu.
Vayihyu hametim bamagefa arbaa veesrim alef.
וַיִּהְי֕וּ הַמֵּתִ֖ים בַּמַּגֵּפָ֑ה אַרְבָּעָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָֽלֶף׃ (פ)
Salgında ölenler yirmi dört bin kişiydi.
Ki tsorerim hem lahem benihlehem aşer nikelu lahem al devar peor veal devar kazebi vat nesi midyan ahotam hamuka veyom hamagefa al devar peor.
כִּ֣י צֹרְרִ֥ים הֵם֙ לָכֶ֔ם בְּנִכְלֵיהֶ֛ם אֲשֶׁר־נִכְּל֥וּ לָכֶ֖ם עַל־דְּבַר־פְּע֑וֹר וְעַל־דְּבַ֞ר כָּזְבִּ֨י בַת־נְשִׂ֤יא מִדְיָן֙ אֲחֹתָ֔ם הַמֻּכָּ֥ה בְיוֹם־הַמַּגֵּפָ֖ה עַל־דְּבַר־פְּעֽוֹר׃
Çünkü Peor olayında ve Peor yüzünden çıkan salgın gününde öldürülen kız kardeşleri, Midyan önderinin kızı Kozbi olayında size karşı kurdukları düzenlerle size düşmanlık ediyorlar.”
Vayehi ahare hamagefa vayomer Adonay el moşe veel elazar ben aharon hakohen lemor.
וַיְהִ֖י אַחֲרֵ֣י הַמַּגֵּפָ֑ה (פ) וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה וְאֶ֧ל אֶלְעָזָ֛ר בֶּן־אַהֲרֹ֥ן הַכֹּהֵ֖ן לֵאמֹֽר׃
Salgından sonra Adonay, Moşe’ye ve kohen Aaron’un oğlu Elazar’a şöyle dedi:
Hen hena hayu livne yisrael bidvar bilam limsar maal badonay al devar peor vatehi hamagefa baadat Adonay.
הֵ֣ן הֵ֜נָּה הָי֨וּ לִבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ בִּדְבַ֣ר בִּלְעָ֔ם לִמְסָר־מַ֥עַל בַּיהוָ֖ה עַל־דְּבַר־פְּע֑וֹר וַתְּהִ֥י הַמַּגֵּפָ֖ה בַּעֲדַ֥ת יְהוָֽה׃
Bilam’ın sözüyle Peor olayında İsraeloğullarının Adonay’a ihanet etmesine neden olanlar bunlardı. Bu yüzden Adonay’ın topluluğunda salgın çıkmıştı.
Vayomer Adonay elay emor lahem lo taalu velo tilahamu ki eneni bekirbehem velo tinagefu lifne oyevehem.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֱמֹ֤ר לָהֶם֙ לֹ֤א תַֽעֲלוּ֙ וְלֹא־תִלָּ֣חֲמ֔וּ כִּ֥י אֵינֶ֖נִּי בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּֽגְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם׃
Adonay bana, ‘Onlara söyle: Çıkmayın, savaşmayın; çünkü aranızda değilim. Düşmanlarınızın önünde yenilmeyin’ dedi.
Yiten Adonay et oyeveha hakamim aleha nigafim lefaneha bedereh ehad yetseu eleha uveşiva derahim yanusu lefaneha.
יִתֵּ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־אֹיְבֶ֙יךָ֙ הַקָּמִ֣ים עָלֶ֔יךָ נִגָּפִ֖ים לְפָנֶ֑יךָ בְּדֶ֤רֶךְ אֶחָד֙ יֵצְא֣וּ אֵלֶ֔יךָ וּבְשִׁבְעָ֥ה דְרָכִ֖ים יָנ֥וּסוּ לְפָנֶֽיךָ׃
Adonay sana karşı ayaklanan düşmanlarını önünde yenilgiye uğratacak. Sana bir yoldan gelecek, önünden yedi yoldan kaçacaklar.
Yitenha Adonay nigaf lifne oyeveha bedereh ehad tetse elav uveşiva derahim tanus lefanav vehayita lezaava lehol mamlehot haarets.
יִתֶּנְךָ֨ יְהוָ֥ה ׀ נִגָּף֮ לִפְנֵ֣י אֹיְבֶיךָ֒ בְּדֶ֤רֶךְ אֶחָד֙ תֵּצֵ֣א אֵלָ֔יו וּבְשִׁבְעָ֥ה דְרָכִ֖ים תָּנ֣וּס לְפָנָ֑יו וְהָיִ֣יתָ לְזַעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֥וֹת הָאָֽרֶץ׃
Adonay seni düşmanlarının önünde yenilgiye uğratacak. Onlara bir yoldan çıkacak, önlerinden yedi yoldan kaçacaksın. Yeryüzünün bütün krallıkları için dehşet örneği olacaksın.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.