Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
person; someone; man; people; men; male; husband; Benjaminite
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 272 kez
Teknik kod
HNcmsaTORA’DA KELİME
insan, kişi; erkek; koca; insanlar; hemşeri, dost, arkadaş; bağlama göre savaşçı veya görevli kişi
Bu İbranice biçim Tora’da 287 kez, 251 farklı ayette görülür.
Uveele lo haya iş mipekude moşe veaharon hakohen aşer pakedu et bene yisrael bemidbar sinay.
וּבְאֵ֙לֶּה֙ לֹא־הָ֣יָה אִ֔ישׁ מִפְּקוּדֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וְאַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן אֲשֶׁ֥ר פָּקְד֛וּ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּמִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
Bunların arasında, Moşe ve kohen Aaron’un Sinay Çölü’nde İsraeloğullarını saydıkları zaman kaydedilenlerden hiç kimse yoktu.
Ki amar Adonay lahem mot yamutu bamidbar velo notar mehem iş ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
כִּֽי־אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם מ֥וֹת יָמֻ֖תוּ בַּמִּדְבָּ֑ר וְלֹא־נוֹתַ֤ר מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃ (ס)
Çünkü Adonay onlar için, “Kesinlikle çölde ölecekler” demişti. Yefune oğlu Kalev ile Nun oğlu Yeoşua dışında onlardan kimse kalmamıştı.
Veel bene yisrael tedaber lemor iş ki yamut uven en lo vehaavartem et nahalato levito.
וְאֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל תְּדַבֵּ֣ר לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ כִּֽי־יָמ֗וּת וּבֵן֙ אֵ֣ין ל֔וֹ וְהַֽעֲבַרְתֶּ֥ם אֶת־נַחֲלָת֖וֹ לְבִתּֽוֹ׃
İsraeloğullarına şöyle söyle: Bir adam ölür ve oğlu olmazsa mirasını kızına geçireceksiniz.
Yifkod Adonay elohe haruhot lehol basar iş al haeda.
יִפְקֹ֣ד יְהוָ֔ה אֱלֹהֵ֥י הָרוּחֹ֖ת לְכָל־בָּשָׂ֑ר אִ֖ישׁ עַל־הָעֵדָֽה׃
“Bütün insanların ruhlarının Tanrısı Adonay, topluluğun başına bir adam atasın.
Vayomer Adonay el moşe kah leha et yehoşua bin nun iş aşer ruah bo vesamahta et yadeha alav.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה קַח־לְךָ֙ אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֔וּן אִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ר֣וּחַ בּ֑וֹ וְסָמַכְתָּ֥ אֶת־יָדְךָ֖ עָלָֽיו׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İçinde ruh bulunan bir adamı, Nun oğlu Yeoşua’yı yanına al ve elini onun üzerine koy.
İş ki yidor neder ladonay o hişava şevua lesor isar al nafşo lo yahel devaro kehol hayotse mipiv yaase.
אִישׁ֩ כִּֽי־יִדֹּ֨ר נֶ֜דֶר לַֽיהוָ֗ה אֽוֹ־הִשָּׁ֤בַע שְׁבֻעָה֙ לֶאְסֹ֤ר אִסָּר֙ עַל־נַפְשׁ֔וֹ לֹ֥א יַחֵ֖ל דְּבָר֑וֹ כְּכָל־הַיֹּצֵ֥א מִפִּ֖יו יַעֲשֶֽׂה׃
Bir adam Adonay’a adak adar ya da kendisini bir yükümlülükle bağlamak için yemin ederse sözünü bozmayacak. Ağzından çıkan her şeyi yapacak.
Ele hahukim aşer tsiva Adonay et moşe ben iş leişto ben av levito binureha bet aviha.
אֵ֣לֶּה הַֽחֻקִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה בֵּ֥ין אִ֖ישׁ לְאִשְׁתּ֑וֹ בֵּֽין־אָ֣ב לְבִתּ֔וֹ בִּנְעֻרֶ֖יהָ בֵּ֥ית אָבִֽיהָ׃ (פ)
Adonay’ın Moşe’ye, bir adamla karısı arasında ve gençliğinde babasının evinde bulunan kızla babası arasında geçerli olmak üzere buyurduğu kurallar bunlardır.
Veata hirgu hol zahar bataf vehol işa yodaat iş lemişkav zahar harogu.
וְעַתָּ֕ה הִרְג֥וּ כָל־זָכָ֖ר בַּטָּ֑ף וְכָל־אִשָּׁ֗ה יֹדַ֥עַת אִ֛ישׁ לְמִשְׁכַּ֥ב זָכָ֖ר הֲרֹֽגוּ׃
Şimdi çocuklar arasındaki bütün erkekleri öldürün; bir erkekle yatmış olan bütün kadınları da öldürün.
Vayomeru el moşe avadeha naseu et roş anşe hamilhama aşer beyadenu velo nifkad mimenu iş.
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲבָדֶ֣יךָ נָֽשְׂא֗וּ אֶת־רֹ֛אשׁ אַנְשֵׁ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֵ֑נוּ וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ אִֽישׁ׃
Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların, elimizin altındaki savaşçıları saydı; aramızdan tek bir kişi bile eksik değil.
Vanakrev et korban Adonay iş aşer matsa heli zahav etsada vetsamid tabaat agil vehumaz lehaper al nafşotenu lifne Adonay.
וַנַּקְרֵ֞ב אֶת־קָרְבַּ֣ן יְהוָ֗ה אִישׁ֩ אֲשֶׁ֨ר מָצָ֤א כְלִֽי־זָהָב֙ אֶצְעָדָ֣ה וְצָמִ֔יד טַבַּ֖עַת עָגִ֣יל וְכוּמָ֑ז לְכַפֵּ֥ר עַל־נַפְשֹׁתֵ֖ינוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Bu yüzden Adonay’ın önünde canlarımız için kefaret sağlamak üzere, her birimizin bulduğu altın eşyaları, halhal, bilezik, yüzük, küpe ve vücut süslerini Adonay’a sunu olarak getirdik.”
אַנְשֵׁי֙ הַצָּבָ֔א בָּזְז֖וּ אִ֥ישׁ לֽוֹ׃
Askerlerin her biri kendisi için ganimet almıştı.
Lo naşuv el batenu ad hitnahel bene yisrael iş nahalato.
לֹ֥א נָשׁ֖וּב אֶל־בָּתֵּ֑ינוּ עַ֗ד הִתְנַחֵל֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אִ֖ישׁ נַחֲלָתֽוֹ׃
İsraeloğullarının her biri kendi miras payını alıncaya kadar evlerimize dönmeyeceğiz.
Vehearim aşer titenu meahuzat bene yisrael meet harav tarbu umeet hameat tamitu iş kefi nahalato aşer yinhalu yiten mearav lalviyim.
וְהֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ מֵאֲחֻזַּ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֔ל מֵאֵ֤ת הָרַב֙ תַּרְבּ֔וּ וּמֵאֵ֥ת הַמְעַ֖ט תַּמְעִ֑יטוּ אִ֗ישׁ כְּפִ֤י נַחֲלָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר יִנְחָ֔לוּ יִתֵּ֥ן מֵעָרָ֖יו לַלְוִיִּֽם׃ (פ)
İsraeloğullarının mülkünden vereceğiniz şehirleri, çok payı olandan çok, az payı olandan az alacaksınız. Her biri, aldığı miras payına göre kendi şehirlerinden Levilere verecek.”
Velo tisov nahala livne yisrael mimate el mate ki iş benahalat mate avotav yidbeku bene yisrael.
וְלֹֽא־תִסֹּ֤ב נַחֲלָה֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִמַּטֶּ֖ה אֶל־מַטֶּ֑ה כִּ֣י אִ֗ישׁ בְּנַחֲלַת֙ מַטֵּ֣ה אֲבֹתָ֔יו יִדְבְּק֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsraeloğulları arasında miras bir kabileden başka bir kabileye geçmeyecek. Çünkü İsraeloğullarının her biri atalarının kabilesinin mirasına bağlı kalacak.
Vehol bat yoreşet nahala mimatot bene yisrael leehad mimişpahat mate aviha tihye leişa lemaan yireşu bene yisrael iş nahalat avotav.
וְכָל־בַּ֞ת יֹרֶ֣שֶׁת נַחֲלָ֗ה מִמַּטּוֹת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ לְאֶחָ֗ד מִמִּשְׁפַּ֛חַת מַטֵּ֥ה אָבִ֖יהָ תִּהְיֶ֣ה לְאִשָּׁ֑ה לְמַ֗עַן יִֽירְשׁוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אִ֖ישׁ נַחֲלַ֥ת אֲבֹתָֽיו׃
İsraeloğullarının kabilelerinden miras alan her kız, babasının kabilesinin boyundan biriyle evlenecek. Böylece İsraeloğullarının her biri atalarının mirasını alacak.
Velo tisov nahala mimate lemate aher ki iş benahalato yidbeku matot bene yisrael.
וְלֹֽא־תִסֹּ֧ב נַחֲלָ֛ה מִמַּטֶּ֖ה לְמַטֶּ֣ה אַחֵ֑ר כִּי־אִישׁ֙ בְּנַ֣חֲלָת֔וֹ יִדְבְּק֕וּ מַטּ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Miras bir kabileden başka bir kabileye geçmeyecek. Çünkü İsraeloğullarının kabileleri, her biri kendi mirasına bağlı kalacak.”
Vaatsave et şofetehem baet hahi lemor şamoa ben ahehem uşefattem tsedek ben iş uven ahiv uven gero.
וָאֲצַוֶּה֙ אֶת־שֹׁ֣פְטֵיכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר שָׁמֹ֤עַ בֵּין־אֲחֵיכֶם֙ וּשְׁפַטְתֶּ֣ם צֶ֔דֶק בֵּֽין־אִ֥ישׁ וּבֵין־אָחִ֖יו וּבֵ֥ין גֵּרֽוֹ׃
O sırada yargıçlarınıza şöyle buyurdum: ‘Kardeşlerinizin arasındaki davaları dinleyin. Bir adamla kardeşi ya da aranızdaki yabancı arasında adaletle hükmedin.
Lo takiru fanim bamişpat kakaton kagadol tişmaun lo taguru mipene iş ki hamişpat lelohim u vehadavar aşer yikşe mikem takrivun elay uşemativ.
לֹֽא־תַכִּ֨ירוּ פָנִ֜ים בַּמִּשְׁפָּ֗ט כַּקָּטֹ֤ן כַּגָּדֹל֙ תִּשְׁמָע֔וּן לֹ֤א תָג֙וּרוּ֙ מִפְּנֵי־אִ֔ישׁ כִּ֥י הַמִּשְׁפָּ֖ט לֵאלֹהִ֣ים ה֑וּא וְהַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יִקְשֶׁ֣ה מִכֶּ֔ם תַּקְרִב֥וּן אֵלַ֖י וּשְׁמַעְתִּֽיו׃
Yargılarken kimseyi kayırmayın; küçüğü de büyüğü de dinleyin. Hiç kimseden korkmayın, çünkü yargı Tanrı’ya aittir. Size güç gelen davayı bana getirin, ben dinleyeyim.’
Vayitav beenay hadavar vaekah mikem şenem asar anaşim iş ehad laşavet.
וַיִּיטַ֥ב בְּעֵינַ֖י הַדָּבָ֑ר וָאֶקַּ֤ח מִכֶּם֙ שְׁנֵ֣ים עָשָׂ֣ר אֲנָשִׁ֔ים אִ֥ישׁ אֶחָ֖ד לַשָּֽׁבֶט׃
Bu düşünce gözümde iyi göründü. Aranızdan her kabileden bir adam olmak üzere on iki adam aldım.
Uvamidbar aşer raita aşer nesaaha Adonay eloheha kaaşer yisa iş et beno behol hadereh aşer halahtem ad boahem ad hamakom haze.
וּבַמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁ֣ר רָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֤ר נְשָׂאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר יִשָׂא־אִ֖ישׁ אֶת־בְּנ֑וֹ בְּכָל־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר הֲלַכְתֶּ֔ם עַד־בֹּאֲכֶ֖ם עַד־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה׃
Çölde de gördün: Tanrın Adonay, bir adamın oğlunu taşıdığı gibi seni taşıdı. Buraya gelinceye kadar yürüdüğünüz bütün yol boyunca bunu yaptı.’
İm yire iş baanaşim haele hador hara haze et haarets hatova aşer nişbati latet laavotehem.
אִם־יִרְאֶ֥ה אִישׁ֙ בָּאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֔לֶּה הַדּ֥וֹר הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה אֵ֚ת הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבַּ֔עְתִּי לָתֵ֖ת לַאֲבֹתֵיכֶֽם׃
‘Bu adamlardan, bu kötü kuşaktan hiç kimse, atalarınıza vermeye yemin ettiğim iyi ülkeyi görmeyecek.
Vataanu vatomeru elay hatanu ladonay anahnu naale venilhamnu kehol aşer tsivanu Adonay elohenu vatahgeru iş et kele milhamto vatahinu laalot hahara.
וַֽתַּעֲנ֣וּ ׀ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה׃
Bana şöyle cevap verdiniz: ‘Adonay’a karşı günah işledik. Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu her şeye uygun olarak çıkıp savaşacağız.’ Her biriniz savaş silahlarını kuşandı ve dağa çıkmayı kolay sandınız.
Ki rak og meleh habaşan nişar miyeter harefaim hine arso eres barzel halo hi berabat bene amon teşa amot orkah vearba amot rohbah beamat iş.
כִּ֣י רַק־ע֞וֹג מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֗ן נִשְׁאַר֮ מִיֶּ֣תֶר הָרְפָאִים֒ הִנֵּ֤ה עַרְשׂוֹ֙ עֶ֣רֶשׂ בַּרְזֶ֔ל הֲלֹ֣ה הִ֔וא בְּרַבַּ֖ת בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן תֵּ֧שַׁע אַמּ֣וֹת אָרְכָּ֗הּ וְאַרְבַּ֥ע אַמּ֛וֹת רָחְבָּ֖הּ בְּאַמַּת־אִֽישׁ׃
Refaim’den geriye yalnız Başan kralı Og kalmıştı. İşte yatağı demir bir yataktır; Ammonoğullarının Rabba şehrinde değil midir? İnsan arşınıyla uzunluğu dokuz, genişliği dört arşındır.
Ad aşer yaniah Adonay laahehem kahem veyareşu gam hem et haarets aşer Adonay elohehem noten lahem beever hayarden veşavtem iş liruşato aşer natati lahem.
עַ֠ד אֲשֶׁר־יָנִ֨יחַ יְהוָ֥ה ׀ לַֽאֲחֵיכֶם֮ כָּכֶם֒ וְיָרְשׁ֣וּ גַם־הֵ֔ם אֶת־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם נֹתֵ֥ן לָהֶ֖ם בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן וְשַׁבְתֶּ֗ם אִ֚ישׁ לִֽירֻשָּׁת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָכֶֽם׃
Adonay size olduğu gibi kardeşlerinize de huzur verinceye ve onlar da Tanrınız Adonay’ın Yarden’in ötesinde kendilerine verdiği ülkeyi ele geçirinceye kadar. Sonra her biriniz size verdiğim kendi mülküne dönebilir.’
Venatan malhehem beyadeha vehaavadta et şemam mitahat haşamayim lo yityatsev iş befaneha ad hişmideha otam.
וְנָתַ֤ן מַלְכֵיהֶם֙ בְּיָדֶ֔ךָ וְהַאֲבַדְתָּ֣ אֶת־שְׁמָ֔ם מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם לֹֽא־יִתְיַצֵּ֥ב אִישׁ֙ בְּפָנֶ֔יךָ עַ֥ד הִשְׁמִֽדְךָ֖ אֹתָֽם׃
Krallarını eline verecek; adlarını göğün altından sileceksin. Onları yok edinceye kadar kimse karşında duramayacak.
Veyadata im levaveha ki kaaşer yeyaser iş et beno Adonay eloheha meyasereka.
וְיָדַעְתָּ֖ עִם־לְבָבֶ֑ךָ כִּ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר יְיַסֵּ֥ר אִישׁ֙ אֶת־בְּנ֔וֹ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מְיַסְּרֶֽךָּ׃
Yüreğinde bil ki bir adam oğlunu nasıl eğitirse Tanrın Adonay da seni öyle eğitiyor.
Lo yityatsev iş bifnehem pahdehem umoraahem yiten Adonay elohehem al pene hol haarets aşer tidrehu vah kaaşer diber lahem.
לֹא־יִתְיַצֵּ֥ב אִ֖ישׁ בִּפְנֵיכֶ֑ם פַּחְדְּכֶ֨ם וּמֽוֹרַאֲכֶ֜ם יִתֵּ֣ן ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם עַל־פְּנֵ֤י כָל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדְרְכוּ־בָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם׃ (ס)
Kimse karşınızda duramayacak. Tanrınız Adonay, size söylediği gibi, ayak basacağınız bütün ülkeye sizin korkunuzu ve dehşetinizi verecek.
Lo taasun kehol aşer anahnu osim po hayom iş kol hayaşar beenav.
לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּן כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר אֲנַ֧חְנוּ עֹשִׂ֛ים פֹּ֖ה הַיּ֑וֹם אִ֖ישׁ כָּל־הַיָּשָׁ֥ר בְּעֵינָֽיו׃
Bugün burada yaptığımız gibi, herkesin kendi gözünde doğru olanı yapması şeklinde davranmayacaksınız.
İş kematenat yado kevirkat Adonay eloheha aşer natan lah.
אִ֖ישׁ כְּמַתְּנַ֣ת יָד֑וֹ כְּבִרְכַּ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לָֽךְ׃ (ס)
Herkes, Tanrın Adonay'ın sana verdiği berekete göre, elinden geldiğince armağan getirecek.
Ki yimatse vekirbeha beahad şeareha aşer Adonay eloheha noten lah iş o işa aşer yaase et hara beene Adonay eloheha laavor berito.
כִּֽי־יִמָּצֵ֤א בְקִרְבְּךָ֙ בְּאַחַ֣ד שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ אִ֣ישׁ אוֹ־אִשָּׁ֗ה אֲשֶׁ֨ר יַעֲשֶׂ֧ה אֶת־הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה־אֱלֹהֶ֖יךָ לַעֲבֹ֥ר בְּרִיתֽוֹ׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği kentlerden birinde, aranızda, Tanrın Adonay'ın gözünde kötü olanı yaparak Onun antlaşmasını çiğneyen bir erkek ya da kadın bulunursa,
Som tasim aleha meleh aşer yivhar Adonay eloheha bo mikerev aheha tasim aleha meleh lo tuhal latet aleha iş naheri aşer lo ahiha u.
שׂ֣וֹם תָּשִׂ֤ים עָלֶ֙יךָ֙ מֶ֔לֶךְ אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּ֑וֹ מִקֶּ֣רֶב אַחֶ֗יךָ תָּשִׂ֤ים עָלֶ֙יךָ֙ מֶ֔לֶךְ לֹ֣א תוּכַ֗ל לָתֵ֤ת עָלֶ֙יךָ֙ אִ֣ישׁ נָכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־אָחִ֖יךָ הֽוּא׃
başına mutlaka Tanrın Adonay'ın seçeceği kralı koyacaksın. Başına kardeşlerinin arasından bir kral koyacaksın; kardeşin olmayan yabancı birini başına koyamazsın.
Vehi yihye iş sone lereeu vearav lo vekam alav vehikau nefeş vamet venas el ahat hearim hael.
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל׃
Ama biri komşusuna nefret besler, ona pusu kurup saldırır ve onu öldürücü bir darbeyle öldürdükten sonra bu kentlerden birine kaçarsa,
Ki yikah iş işa uva eleha useneah.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִ֖ישׁ אִשָּׁ֑ה וּבָ֥א אֵלֶ֖יהָ וּשְׂנֵאָֽהּ׃
Bir adam bir kadınla evlenir, onunla birlikte olduktan sonra ondan nefret ederse,
Ki yimatse iş şohev im işa veulat baal umetu gam şenehem haiş haşohev im haişa vehaişa uviarta hara miyisrael.
כִּֽי־יִמָּצֵ֨א אִ֜ישׁ שֹׁכֵ֣ב ׀ עִם־אִשָּׁ֣ה בְעֻֽלַת־בַּ֗עַל וּמֵ֙תוּ֙ גַּם־שְׁנֵיהֶ֔ם הָאִ֛ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִם־הָאִשָּׁ֖ה וְהָאִשָּׁ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bir adam evli bir kadınla yatarken bulunursa, hem kadınla yatan adam hem de kadın, ikisi de ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Ki yihye naara vetula meorasa leiş umetsaah iş bair veşahav imah.
כִּ֤י יִהְיֶה֙ נער [נַעֲרָ֣ה] בְתוּלָ֔ה מְאֹרָשָׂ֖ה לְאִ֑ישׁ וּמְצָאָ֥הּ אִ֛ישׁ בָּעִ֖יר וְשָׁכַ֥ב עִמָּֽהּ׃
Bir erkekle nişanlı bakire bir genç kadın varsa ve başka bir adam kentte ona rastlayıp onunla yatarsa,
Velanaara lo taase davar en lanaara het mavet ki kaaşer yakum iş al reeu uretsaho nefeş ken hadavar haze.
ולנער [וְלַֽנַּעֲרָה֙] לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לנער [לַֽנַּעֲרָ֖ה] חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֙הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Genç kadına hiçbir şey yapmayacaksın. Genç kadının ölüm cezasını gerektiren bir günahı yoktur. Çünkü bu olay, bir adamın başka birine saldırıp onu öldürmesine benzer.
Ki yimtsa iş naara vetula aşer lo orasa utefasah veşahav imah venimtsau.
כִּֽי־יִמְצָ֣א אִ֗ישׁ נער [נַעֲרָ֤ה] בְתוּלָה֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־אֹרָ֔שָׂה וּתְפָשָׂ֖הּ וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ וְנִמְצָֽאוּ׃
Bir adam nişanlı olmayan bakire bir genç kadına rastlar, onu yakalayıp onunla yatar ve bu durum ortaya çıkarsa,
Lo yikah iş et eşet aviv velo yegale kenaf aviv.
לֹא־יִקַּ֥ח אִ֖ישׁ אֶת־אֵ֣שֶׁת אָבִ֑יו וְלֹ֥א יְגַלֶּ֖ה כְּנַ֥ף אָבִֽיו׃ (ס)
Bir adam babasının eşiyle evlenmeyecek; babasının örtüsünü açmayacak.
Ki yihye veha iş aşer lo yihye tahor mikere layla veyatsa el mihuts lamahane lo yavo el toh hamahane.
כִּֽי־יִהְיֶ֤ה בְךָ֙ אִ֔ישׁ אֲשֶׁ֛ר לֹא־יִהְיֶ֥ה טָה֖וֹר מִקְּרֵה־לָ֑יְלָה וְיָצָא֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה לֹ֥א יָבֹ֖א אֶל־תּ֥וֹךְ הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Aranızda gece boşalması nedeniyle arınmamış olan bir adam varsa, ordugâhın dışına çıkacak; ordugâhın içine girmeyecek.
Ki yikah iş işa uvealah vehaya im lo timtsa hen beenav ki matsa vah ervat davar vehatav lah sefer keritut venatan beyadah veşilehah mibeto.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִ֛ישׁ אִשָּׁ֖ה וּבְעָלָ֑הּ וְהָיָ֞ה אִם־לֹ֧א תִמְצָא־חֵ֣ן בְּעֵינָ֗יו כִּי־מָ֤צָא בָהּ֙ עֶרְוַ֣ת דָּבָ֔ר וְכָ֨תַב לָ֜הּ סֵ֤פֶר כְּרִיתֻת֙ וְנָתַ֣ן בְּיָדָ֔הּ וְשִׁלְּחָ֖הּ מִבֵּיתֽוֹ׃
Bir adam bir kadınla evlenip kocası olur da onda uygunsuz bir şey bulduğu için kadın gözünde beğeni kazanmazsa, ona bir boşanma belgesi yazıp eline verir ve evinden gönderirse,
Ki yikah iş işa hadaşa lo yetse batsava velo yaavor alav lehol davar naki yihye leveto şana ehat vesimah et işto aşer lakah.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִישׁ֙ אִשָּׁ֣ה חֲדָשָׁ֔ה לֹ֤א יֵצֵא֙ בַּצָּבָ֔א וְלֹא־יַעֲבֹ֥ר עָלָ֖יו לְכָל־דָּבָ֑ר נָקִ֞י יִהְיֶ֤ה לְבֵיתוֹ֙ שָׁנָ֣ה אֶחָ֔ת וְשִׂמַּ֖ח אֶת־אִשְׁתּ֥וֹ אֲשֶׁר־לָקָֽח׃ (ס)
Yeni evlenmiş bir adam orduya çıkmayacak, ona herhangi bir görev yüklenmeyecek. Bir yıl boyunca evinde yükümlülüklerden serbest olacak ve evlendiği eşini sevindirecek.
Ki yimatse iş gonev nefeş meehav mibene yisrael vehitamer bo umeharo umet haganav hau uviarta hara mikirbeha.
כִּי־יִמָּצֵ֣א אִ֗ישׁ גֹּנֵ֨ב נֶ֤פֶשׁ מֵאֶחָיו֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִתְעַמֶּר־בּ֖וֹ וּמְכָר֑וֹ וּמֵת֙ הַגַּנָּ֣ב הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
Bir adamın kardeşlerinden, İsrael oğullarından birini kaçırdığı, ona köle gibi davranıp onu sattığı ortaya çıkarsa, o hırsız ölecek. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Veim iş ani u lo tişkav baavoto.
וְאִם־אִ֥ישׁ עָנִ֖י ה֑וּא לֹ֥א תִשְׁכַּ֖ב בַּעֲבֹטֽוֹ׃
Adam yoksulsa, onun rehni sende dururken uyumayacaksın.
Lo yumetu avot al banim uvanim lo yumetu al avot iş beheto yumatu.
לֹֽא־יוּמְת֤וּ אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים וּבָנִ֖ים לֹא־יוּמְת֣וּ עַל־אָב֑וֹת אִ֥יש בְּחֶטְא֖וֹ יוּמָֽתוּ׃ (ס)
Babalar çocukları yüzünden, çocuklar da babaları yüzünden öldürülmeyecek. Her kişi kendi günahı yüzünden öldürülecek.
Ki yinatsu anaşim yahdav iş veahiv vekareva eşet haehad lehatsil et işah miyad makeu veşaleha yadah vehehezika bimvuşav.
כִּֽי־יִנָּצ֨וּ אֲנָשִׁ֤ים יַחְדָּו֙ אִ֣ישׁ וְאָחִ֔יו וְקָֽרְבָה֙ אֵ֣שֶׁת הָֽאֶחָ֔ד לְהַצִּ֥יל אֶת־אִישָׁ֖הּ מִיַּ֣ד מַכֵּ֑הוּ וְשָׁלְחָ֣ה יָדָ֔הּ וְהֶחֱזִ֖יקָה בִּמְבֻשָֽׁיו׃
İki adam, birbirleriyle kavga ederken birinin eşi, kocasını ona vuranın elinden kurtarmak için yaklaşır, elini uzatıp ötekinin cinsel organlarını tutarsa,
Veanu haleviyim veameru el kol iş yisrael kol ram.
וְעָנ֣וּ הַלְוִיִּ֗ם וְאָֽמְר֛וּ אֶל־כָּל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל ק֥וֹל רָֽם׃ (ס)
Leviler yüksek sesle bütün İsrael halkına şöyle seslenecekler:
Atem nitsavim hayom kulehem lifne Adonay elohehem raşehem şivtehem ziknehem veşoterehem kol iş yisrael.
אַתֶּ֨ם נִצָּבִ֤ים הַיּוֹם֙ כֻּלְּכֶ֔ם לִפְנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם רָאשֵׁיכֶ֣ם שִׁבְטֵיכֶ֗ם זִקְנֵיכֶם֙ וְשֹׁ֣טְרֵיכֶ֔ם כֹּ֖ל אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵֽל׃
Bugün hepiniz Tanrınız Adonay'ın önünde duruyorsunuz: Kabile başlarınız, ileri gelenleriniz, görevlileriniz ve İsrael'in bütün erkekleri;
Pen yeş bahem iş o işa o mişpaha o şevet aşer levavo fone hayom meim Adonay elohenu lalehet laavod et elohe hagoyim hahem pen yeş bahem şoreş pore roş velaana.
פֶּן־יֵ֣שׁ בָּ֠כֶם אִ֣ישׁ אוֹ־אִשָּׁ֞ה א֧וֹ מִשְׁפָּחָ֣ה אוֹ־שֵׁ֗בֶט אֲשֶׁר֩ לְבָב֨וֹ פֹנֶ֤ה הַיּוֹם֙ מֵעִם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ לָלֶ֣כֶת לַעֲבֹ֔ד אֶת־אֱלֹהֵ֖י הַגּוֹיִ֣ם הָהֵ֑ם פֶּן־יֵ֣שׁ בָּכֶ֗ם שֹׁ֛רֶשׁ פֹּרֶ֥ה רֹ֖אשׁ וְלַעֲנָֽה׃
Sakın aranızda bugün yüreği Tanrımız Adonay'dan yüz çevirip o ulusların tanrılarına kulluk etmeye giden bir erkek, bir kadın, bir aile ya da bir kabile bulunmasın. Aranızda zehir ve pelin veren bir kök bulunmasın.
Mihuts teşakel herev umehadarim ema gam bahur gam betula yonek im iş seva.
מִחוּץ֙ תְּשַׁכֶּל־חֶ֔רֶב וּמֵחֲדָרִ֖ים אֵימָ֑ה גַּם־בָּחוּר֙ גַּם־בְּתוּלָ֔ה יוֹנֵ֖ק עִם־אִ֥ישׁ שֵׂיבָֽה׃
Dışarıda kılıç, odalarda dehşet can alacak; delikanlıdan bakireye, emzikteki çocuktan ak saçlı adama kadar.
Vezot haberaha aşer berah moşe iş haelohim et bene yisrael lifne moto.
וְזֹ֣את הַבְּרָכָ֗ה אֲשֶׁ֨ר בֵּרַ֥ךְ מֹשֶׁ֛ה אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לִפְנֵ֖י מוֹתֽוֹ׃
Tanrı adamı Moşe'nin ölümünden önce İsrael oğullarına verdiği bereket duası budur.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
person; someone; man; people; men; male; husband; Benjaminite
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 272 kez
HNcmsaperson; someone; man; people; men; male; husband; Benjaminite
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 15 kez
HNcmscKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.