İbranice
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה רְאֵ֛ה נְתַתִּ֥יךָ אֱלֹהִ֖ים לְפַרְעֹ֑ה וְאַהֲרֹ֥ן אָחִ֖יךָ יִהְיֶ֥ה נְבִיאֶֽךָ׃
Türkçe çeviri
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Bak, seni Firavun üzerinde yetkili kıldım; kardeşin Aaron da senin sözcün olacak.
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה רְאֵ֛ה נְתַתִּ֥יךָ אֱלֹהִ֖ים לְפַרְעֹ֑ה וְאַהֲרֹ֥ן אָחִ֖יךָ יִהְיֶ֥ה נְבִיאֶֽךָ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Bak, seni Firavun üzerinde yetkili kıldım; kardeşin Aaron da senin sözcün olacak.
אַתָּ֣ה תְדַבֵּ֔ר אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּ֑ךָּ וְאַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ יְדַבֵּ֣ר אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְשִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃
Ata tedaber et kol aşer atsaveka veaharon ahiha yedaber el paro veşilah et bene yisrael meartso.
Sen sana buyurduğum her şeyi söyleyeceksin. Kardeşin Aaron da Firavun’la konuşacak; İsrael oğullarını ülkesinden salıversin.
וְלֹֽא־יִשְׁמַ֤ע אֲלֵכֶם֙ פַּרְעֹ֔ה וְנָתַתִּ֥י אֶת־יָדִ֖י בְּמִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֨י אֶת־צִבְאֹתַ֜י אֶת־עַמִּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בִּשְׁפָטִ֖ים גְּדֹלִֽים׃
Velo yişma alehem paro venatati et yadi bemitsrayim vehotseti et tsivotay et ami vene yisrael meerets mitsrayim bişfatim gedolim.
Firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısır’ın üzerine koyacağım; birliklerimi, halkım İsrael oğullarını büyük yargılarla Mısır ülkesinden çıkaracağım.
וְיָדְע֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּנְטֹתִ֥י אֶת־יָדִ֖י עַל־מִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֥י אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִתּוֹכָֽם׃
Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay bintoti et yadi al mitsrayim vehotseti et bene yisrael mitoham.
Elimi Mısır’ın üzerine uzatıp İsrael oğullarını aralarından çıkardığımda, Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”
כִּי֩ יְדַבֵּ֨ר אֲלֵכֶ֤ם פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר תְּנ֥וּ לָכֶ֖ם מוֹפֵ֑ת וְאָמַרְתָּ֣ אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֧ח אֶֽת־מַטְּךָ֛ וְהַשְׁלֵ֥ךְ לִפְנֵֽי־פַרְעֹ֖ה יְהִ֥י לְתַנִּֽין׃
Ki yedaber alehem paro lemor tenu lahem mofet veamarta el aharon kah et mateha vehaşleh lifne faro yehi letanin.
“Firavun size, ‘Kendinizi kanıtlayacak olağanüstü bir iş gösterin’ derse, Aaron’a şöyle söyle: ‘Değneğini alıp Firavun’un önüne at.’ Değnek bir yılana dönüşecek.”
וַיָּבֹ֨א מֹשֶׁ֤ה וְאַהֲרֹן֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וַיַּ֣עַשׂוּ כֵ֔ן כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה יְהוָ֑ה וַיַּשְׁלֵ֨ךְ אַהֲרֹ֜ן אֶת־מַטֵּ֗הוּ לִפְנֵ֥י פַרְעֹ֛ה וְלִפְנֵ֥י עֲבָדָ֖יו וַיְהִ֥י לְתַנִּֽין׃
Vayavo moşe veaharon el paro vayaasu hen kaaşer tsiva Adonay vayaşleh aharon et mateu lifne faro velifne avadav vayehi letanin.
Moşe ile Aaron, Firavun’un yanına geldiler ve Adonay’ın buyurduğu gibi yaptılar. Aaron değneğini Firavun’un ve görevlilerinin önüne attı; değnek bir yılana dönüştü.
וַיִּקְרָא֙ גַּם־פַּרְעֹ֔ה לַֽחֲכָמִ֖ים וְלַֽמְכַשְּׁפִ֑ים וַיַּֽעֲשׂ֨וּ גַם־הֵ֜ם חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֛יִם בְּלַהֲטֵיהֶ֖ם כֵּֽן׃
Vayikra gam paro lahahamim velamehaşefim vayaasu gam hem hartume mitsrayim belahatehem ken.
Firavun da bilgeleri ve büyücüleri çağırdı. Mısır’ın büyü ustaları da büyüleriyle aynısını yaptılar.
וַיַּשְׁלִ֙יכוּ֙ אִ֣ישׁ מַטֵּ֔הוּ וַיִּהְי֖וּ לְתַנִּינִ֑ם וַיִּבְלַ֥ע מַטֵּֽה־אַהֲרֹ֖ן אֶת־מַטֹּתָֽם׃
Her biri değneğini yere attı; değnekler yılanlara dönüştü. Ama Aaron’un değneği onların değneklerini yuttu.
לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ׃
Leh el paro baboker hine yotse hamayma venitsavta likrato al sefat hayeor vehamate aşer nehpah lenahaş tikah beyadeha.
Sabah Firavun’a git. Suya çıkacak; Nil’in kıyısında karşısına dikil. Yılana dönüşen değneği de eline al.
וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָעִבְרִים֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיַֽעַבְדֻ֖נִי בַּמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּ֥ה לֹא־שָׁמַ֖עְתָּ עַד־כֹּֽה׃
Veamarta elav Adonay elohe haivrim şelahani eleha lemor şalah et ami veyaavduni bamidbar vehine lo şamata ad ko.
Ona şöyle söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay beni sana gönderip, Halkımı salıver, çölde bana kulluk etsinler, dedi. Ama sen şimdiye kadar dinlemedin.
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּזֹ֣את תֵּדַ֔ע כִּ֖י אֲנִ֣י יְהוָ֑ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מַכֶּ֣ה ׀ בַּמַּטֶּ֣ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֗י עַל־הַמַּ֛יִם אֲשֶׁ֥ר בַּיְאֹ֖ר וְנֶהֶפְכ֥וּ לְדָֽם׃
Ko amar Adonay bezot teda ki ani Adonay hine anohi make bamate aşer beyadi al hamayim aşer bayor venehefhu ledam.
Adonay şöyle diyor: Benim Adonay olduğumu şundan bileceksin: İşte elimdeki değnekle Nil’in sularına vuracağım; sular kana dönüşecek.
וְהַדָּגָ֧ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֛ר תָּמ֖וּת וּבָאַ֣שׁ הַיְאֹ֑ר וְנִלְא֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹֽר׃ (ס)
Nil’deki balıklar ölecek, Nil kokacak ve Mısırlılar Nil’den su içemez hale gelecekler.’”
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן קַ֣ח מַטְּךָ֣ וּנְטֵֽה־יָדְךָ֩ עַל־מֵימֵ֨י מִצְרַ֜יִם עַֽל־נַהֲרֹתָ֣ם ׀ עַל־יְאֹרֵיהֶ֣ם וְעַל־אַגְמֵיהֶ֗ם וְעַ֛ל כָּל־מִקְוֵ֥ה מֵימֵיהֶ֖ם וְיִֽהְיוּ־דָ֑ם וְהָ֤יָה דָם֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּבָעֵצִ֖ים וּבָאֲבָנִֽים׃
Vayomer Adonay el moşe emor el aharon kah mateha unete yadeha al meme mitsrayim al naharotam al yeorehem veal agmehem veal kol mikve memehem veyiheyu dam vehaya dam behol erets mitsrayim uvaetsim uvaavanim.
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Aaron’a söyle: ‘Değneğini al, elini Mısır’ın suları üzerine, ırmakları, kanalları, gölcükleri ve bütün su birikintileri üzerine uzat; kana dönüşsünler.’ Bütün Mısır ülkesinde, tahta ve taş kaplarda bile kan olacak.”
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֩ מֹשֶׁ֨ה וְאַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ צִוָּ֣ה יְהוָ֗ה וַיָּ֤רֶם בַּמַּטֶּה֙ וַיַּ֤ךְ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר בַּיְאֹ֔ר לְעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּלְעֵינֵ֖י עֲבָדָ֑יו וַיֵּהָֽפְכ֛וּ כָּל־הַמַּ֥יִם אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֖ר לְדָֽם׃
Vayaasu hen moşe veaharon kaaşer tsiva Adonay vayarem bamate vayah et hamayim aşer bayor leene faro uleene avadav vayehafehu kol hamayim aşer bayor ledam.
Moşe ile Aaron, Adonay’ın buyurduğu gibi yaptılar. Aaron, Firavun’un ve görevlilerinin gözleri önünde değneği kaldırıp Nil’in sularına vurdu. Nil’deki bütün sular kana dönüştü.
וְהַדָּגָ֨ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֥ר מֵ֙תָה֙ וַיִּבְאַ֣שׁ הַיְאֹ֔ר וְלֹא־יָכְל֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹ֑ר וַיְהִ֥י הַדָּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Vehadaga aşer bayor meta vayivaş hayeor velo yahelu mitsrayim liştot mayim min hayeor vayehi hadam behol erets mitsrayim.
Nil’deki balıklar öldü, Nil koktu ve Mısırlılar Nil’den su içemediler. Bütün Mısır ülkesinde kan vardı.
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֛ן חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם בְּלָטֵיהֶ֑ם וַיֶּחֱזַ֤ק לֵב־פַּרְעֹה֙ וְלֹא־שָׁמַ֣ע אֲלֵהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃
Vayaasu hen hartume mitsrayim belatehem vayehezak lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay.
Mısır’ın büyü ustaları da büyüleriyle aynısını yaptılar. Firavun’un yüreği sertleşti; Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.
וַיַּחְפְּר֧וּ כָל־מִצְרַ֛יִם סְבִיבֹ֥ת הַיְאֹ֖ר מַ֣יִם לִשְׁתּ֑וֹת כִּ֣י לֹ֤א יָֽכְלוּ֙ לִשְׁתֹּ֔ת מִמֵּימֵ֖י הַיְאֹֽר׃
Bütün Mısırlılar içecek su bulmak için Nil’in çevresini kazdılar; çünkü Nil’in suyunu içemiyorlardı.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃
Vayomer Adonay el moşe bo el paro veamarta elav ko amar Adonay şalah et ami veyaavduni.
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’a git ve ona söyle: ‘Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.
וְשָׁרַ֣ץ הַיְאֹר֮ צְפַרְדְּעִים֒ וְעָלוּ֙ וּבָ֣אוּ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבַחֲדַ֥ר מִשְׁכָּבְךָ֖ וְעַל־מִטָּתֶ֑ךָ וּבְבֵ֤ית עֲבָדֶ֙יךָ֙ וּבְעַמֶּ֔ךָ וּבְתַנּוּרֶ֖יךָ וּבְמִשְׁאֲרוֹתֶֽיךָ׃
Veşarats hayeor tsefardeim vealu uvau beveteha uvahadar mişkaveha veal mitateha uvevet avadeha uveameha uvetanureha uvemişaroteha.
Nil kurbağalarla dolup taşacak. Çıkıp evine, yatak odana, yatağına, görevlilerinin evlerine, halkının arasına, fırınlarına ve hamur teknelerine girecekler.
Kurbağalar senin, halkının ve bütün görevlilerinin üzerine çıkacaklar.’”
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.