İçeriğe geç

Şemot 19

%100
Şemot 19:1

İbranice

בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י לְצֵ֥את בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בָּ֖אוּ מִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃

Türkçe okunuş

Bahodeş haşelişi letset bene yisrael meerets mitsrayim bayom haze bau midbar sinay.

Türkçe çeviri

İsrael oğulları, Mısır ülkesinden çıkışlarının üçüncü ayında, o gün Sinay Çölü’ne geldiler.

Şemot 19:2

İbranice

וַיִּסְע֣וּ מֵרְפִידִ֗ים וַיָּבֹ֙אוּ֙ מִדְבַּ֣ר סִינַ֔י וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּמִּדְבָּ֑ר וַיִּֽחַן־שָׁ֥ם יִשְׂרָאֵ֖ל נֶ֥גֶד הָהָֽר׃

Türkçe okunuş

Vayisu merefidim vayavou midbar sinay vayahanu bamidbar vayihan şam yisrael neged hahar.

Türkçe çeviri

Refidim’den yola çıkıp Sinay Çölü’ne geldiler ve çölde konakladılar. İsrael orada, dağın karşısında konakladı.

Şemot 19:3

İbranice

וּמֹשֶׁ֥ה עָלָ֖ה אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּקְרָ֨א אֵלָ֤יו יְהוָה֙ מִן־הָהָ֣ר לֵאמֹ֔ר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לְבֵ֣ית יַעֲקֹ֔ב וְתַגֵּ֖יד לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

Türkçe okunuş

Umoşe ala el haelohim vayikra elav Adonay min hahar lemor ko tomar levet yaakov vetaged livne yisrael.

Türkçe çeviri

Moşe, Tanrı’nın huzuruna çıktı. Adonay dağdan ona şöyle seslendi: “Yaakov evine şöyle söyle, İsrael oğullarına şunları bildir:

Şemot 19:4

İbranice

אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי לְמִצְרָ֑יִם וָאֶשָּׂ֤א אֶתְכֶם֙ עַל־כַּנְפֵ֣י נְשָׁרִ֔ים וָאָבִ֥א אֶתְכֶ֖ם אֵלָֽי׃

Türkçe okunuş

Atem reitem aşer asiti lemitsrayim vaesa ethem al kanfe neşarim vaavi ethem elay.

Türkçe çeviri

‘Mısır’a ne yaptığımı gördünüz. Sizi kartal kanatları üzerinde taşıyıp kendime getirdim.

Şemot 19:5

İbranice

וְעַתָּ֗ה אִם־שָׁמ֤וֹעַ תִּשְׁמְעוּ֙ בְּקֹלִ֔י וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־בְּרִיתִ֑י וִהְיִ֨יתֶם לִ֤י סְגֻלָּה֙ מִכָּל־הָ֣עַמִּ֔ים כִּי־לִ֖י כָּל־הָאָֽרֶץ׃

Türkçe okunuş

Veata im şamoa tişmeu bekoli uşemartem et beriti vihyitem li segula mikol haamim ki li kol haarets.

Türkçe çeviri

Şimdi sözümü dikkatle dinler ve antlaşmamı gözetirseniz, bütün halklar arasında benim özel hazinem olacaksınız. Çünkü bütün yeryüzü benimdir.

Şemot 19:6

İbranice

וְאַתֶּ֧ם תִּהְיוּ־לִ֛י מַמְלֶ֥כֶת כֹּהֲנִ֖ים וְג֣וֹי קָד֑וֹשׁ אֵ֚לֶּה הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

Türkçe okunuş

Veatem tihyu li mamlehet kohanim vegoy kadoş ele hadevarim aşer tedaber el bene yisrael.

Türkçe çeviri

Siz benim için bir kâhinler krallığı ve kutsal bir ulus olacaksınız.’ İsrael oğullarına söyleyeceğin sözler bunlardır.”

Şemot 19:7

İbranice

וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֔ה וַיִּקְרָ֖א לְזִקְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵיהֶ֗ם אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayavo moşe vayikra lezikne haam vayasem lifnehem et kol hadevarim haele aşer tsivau Adonay.

Türkçe çeviri

Moşe gelip halkın ileri gelenlerini çağırdı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu bütün bu sözleri önlerine koydu.

Şemot 19:8

İbranice

וַיַּעֲנ֨וּ כָל־הָעָ֤ם יַחְדָּו֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֑ה וַיָּ֧שֶׁב מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayaanu hol haam yahdav vayomeru kol aşer diber Adonay naase vayaşev moşe et divre haam el Adonay.

Türkçe çeviri

Bütün halk birlikte, “Adonay’ın söylediği her şeyi yapacağız” diye karşılık verdi. Moşe halkın sözlerini Adonay’a iletti.

Şemot 19:9

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י בָּ֣א אֵלֶיךָ֮ בְּעַ֣ב הֶֽעָנָן֒ בַּעֲב֞וּר יִשְׁמַ֤ע הָעָם֙ בְּדַבְּרִ֣י עִמָּ֔ךְ וְגַם־בְּךָ֖ יַאֲמִ֣ינוּ לְעוֹלָ֑ם וַיַּגֵּ֥ד מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe hine anohi ba eleha beav heanan baavur yişma haam bedaberi imah vegam beha yaaminu leolam vayaged moşe et divre haam el Adonay.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Seninle konuştuğumda halk duysun ve sana da sonsuza dek güvensin diye sana koyu bir bulut içinde geleceğim.” Moşe halkın sözlerini Adonay’a bildirdi.

Şemot 19:10

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ לֵ֣ךְ אֶל־הָעָ֔ם וְקִדַּשְׁתָּ֥ם הַיּ֖וֹם וּמָחָ֑ר וְכִבְּס֖וּ שִׂמְלֹתָֽם׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe leh el haam vekidaştam hayom umahar vehibesu simlotam.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Halka git; bugün ve yarın onları kutsal karşılaşmaya hazırla. Giysilerini yıkasınlar.

Şemot 19:11

İbranice

וְהָי֥וּ נְכֹנִ֖ים לַיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י יֵרֵ֧ד יְהוָ֛ה לְעֵינֵ֥י כָל־הָעָ֖ם עַל־הַ֥ר סִינָֽי׃

Türkçe okunuş

Vehayu nehonim layom haşelişi ki bayom haşelişi yered Adonay leene hol haam al har sinay.

Türkçe çeviri

Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün Adonay bütün halkın gözleri önünde Sinay Dağı’na inecek.

Şemot 19:12

İbranice

וְהִגְבַּלְתָּ֤ אֶת־הָעָם֙ סָבִ֣יב לֵאמֹ֔ר הִשָּׁמְר֥וּ לָכֶ֛ם עֲל֥וֹת בָּהָ֖ר וּנְגֹ֣עַ בְּקָצֵ֑הוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּהָ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת׃

Türkçe okunuş

Vehigbalta et haam saviv lemor hişameru lahem alot bahar unegoa bekatseu kol hanogea bahar mot yumat.

Türkçe çeviri

Halk için çevreye sınır koy ve şöyle söyle: ‘Sakın dağa çıkmayın, eteğine de dokunmayın. Dağa dokunan herkes kesinlikle öldürülecektir.

Şemot 19:13

İbranice

לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃

Türkçe okunuş

Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im iş lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.

Türkçe çeviri

Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”

Şemot 19:14

İbranice

וַיֵּ֧רֶד מֹשֶׁ֛ה מִן־הָהָ֖ר אֶל־הָעָ֑ם וַיְקַדֵּשׁ֙ אֶת־הָעָ֔ם וַֽיְכַבְּס֖וּ שִׂמְלֹתָֽם׃

Türkçe okunuş

Vayered moşe min hahar el haam vayekadeş et haam vayehabesu simlotam.

Türkçe çeviri

Moşe dağdan halkın yanına indi ve halkı kutsal karşılaşmaya hazırladı. Giysilerini yıkadılar.

Şemot 19:15

İbranice

וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָעָ֔ם הֱי֥וּ נְכֹנִ֖ים לִשְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים אַֽל־תִּגְּשׁ֖וּ אֶל־אִשָּֽׁה׃

Türkçe okunuş

Vayomer el haam heyu nehonim lişloşet yamim al tigeşu el işa.

Türkçe çeviri

Halka, “Üçüncü güne hazır olun; kadınla cinsel ilişkiye girmeyin” dedi.

Şemot 19:16

İbranice

וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃

Türkçe okunuş

Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.

Türkçe çeviri

Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.

Şemot 19:17

İbranice

וַיּוֹצֵ֨א מֹשֶׁ֧ה אֶת־הָעָ֛ם לִקְרַ֥את הָֽאֱלֹהִ֖ים מִן־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּתַחְתִּ֥ית הָהָֽר׃

Türkçe okunuş

Vayotse moşe et haam likrat haelohim min hamahane vayiteyatsevu betahtit hahar.

Türkçe çeviri

Moşe halkı Tanrı’yı karşılamak üzere ordugâhtan çıkardı; dağın eteğinde durdular.

Şemot 19:18

İbranice

וְהַ֤ר סִינַי֙ עָשַׁ֣ן כֻּלּ֔וֹ מִ֠פְּנֵי אֲשֶׁ֨ר יָרַ֥ד עָלָ֛יו יְהוָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וַיַּ֤עַל עֲשָׁנוֹ֙ כְּעֶ֣שֶׁן הַכִּבְשָׁ֔ן וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָהָ֖ר מְאֹֽד׃

Türkçe okunuş

Vehar sinay aşan kulo mipene aşer yarad alav Adonay baeş vayaal aşano keeşen hakivşan vayeherad kol hahar meod.

Türkçe çeviri

Sinay Dağı’nın her yanından duman çıkıyordu; çünkü Adonay onun üzerine ateş içinde inmişti. Dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu ve bütün dağ şiddetle titriyordu.

Şemot 19:19

İbranice

וַיְהִי֙ ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר הוֹלֵ֖ךְ וְחָזֵ֣ק מְאֹ֑ד מֹשֶׁ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְהָאֱלֹהִ֖ים יַעֲנֶ֥נּוּ בְקֽוֹל׃

Türkçe okunuş

Vayehi kol haşofar holeh vehazek meod moşe yedaber vehaelohim yaanenu vekol.

Türkçe çeviri

Şofar sesi giderek güçleniyordu. Moşe konuşuyor, Tanrı ona sesle karşılık veriyordu.

Şemot 19:20

İbranice

וַיֵּ֧רֶד יְהוָ֛ה עַל־הַ֥ר סִינַ֖י אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֑ר וַיִּקְרָ֨א יְהוָ֧ה לְמֹשֶׁ֛ה אֶל־רֹ֥אשׁ הָהָ֖ר וַיַּ֥עַל מֹשֶֽׁה׃

Türkçe okunuş

Vayered Adonay al har sinay el roş hahar vayikra Adonay lemoşe el roş hahar vayaal moşe.

Türkçe çeviri

Adonay, Sinay Dağı’na, dağın tepesine indi. Moşe’yi dağın tepesine çağırdı; Moşe çıktı.

Şemot 19:21

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה רֵ֖ד הָעֵ֣ד בָּעָ֑ם פֶּן־יֶהֶרְס֤וּ אֶל־יְהוָה֙ לִרְא֔וֹת וְנָפַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ רָֽב׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe red haed baam pen yehersu el Adonay lirot venafal mimenu rav.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “İn, halkı uyar. Görmek için Adonay’a doğru sınırı aşmasınlar; yoksa içlerinden birçoğu ölür.

Şemot 19:22

İbranice

וְגַ֧ם הַכֹּהֲנִ֛ים הַנִּגָּשִׁ֥ים אֶל־יְהוָ֖ה יִתְקַדָּ֑שׁוּ פֶּן־יִפְרֹ֥ץ בָּהֶ֖ם יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Vegam hakohanim hanigaşim el Adonay yitkadaşu pen yifrots bahem Adonay.

Türkçe çeviri

Adonay’a yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsal karşılaşmaya hazırlasınlar; yoksa Adonay onları vurur.”

Şemot 19:23

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה לֹא־יוּכַ֣ל הָעָ֔ם לַעֲלֹ֖ת אֶל־הַ֣ר סִינָ֑י כִּֽי־אַתָּ֞ה הַעֵדֹ֤תָה בָּ֙נוּ֙ לֵאמֹ֔ר הַגְבֵּ֥ל אֶת־הָהָ֖ר וְקִדַּשְׁתּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayomer moşe el Adonay lo yuhal haam laalot el har sinay ki ata haedota banu lemor hagbel et hahar vekidaşto.

Türkçe çeviri

Moşe, Adonay’a, “Halk Sinay Dağı’na çıkamaz” dedi. “Çünkü sen bizi, ‘Dağın çevresine sınır koy ve onu kutsal kıl’ diye uyardın.”

Şemot 19:24

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו יְהוָה֙ לֶךְ־רֵ֔ד וְעָלִ֥יתָ אַתָּ֖ה וְאַהֲרֹ֣ן עִמָּ֑ךְ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהָעָ֗ם אַל־יֶֽהֶרְס֛וּ לַעֲלֹ֥ת אֶל־יְהוָ֖ה פֶּן־יִפְרָץ־בָּֽם׃

Türkçe okunuş

Vayomer elav Adonay leh red vealita ata veaharon imah vehakohanim vehaam al yehersu laalot el Adonay pen yifrats bam.

Türkçe çeviri

Adonay ona, “Git, aşağı in” dedi. “Sonra sen Aaron’la birlikte çık. Ama kâhinler ve halk Adonay’a çıkmak için sınırı aşmasınlar; yoksa onları vurur.”

Şemot 19:25

İbranice

וַיֵּ֥רֶד מֹשֶׁ֖ה אֶל־הָעָ֑ם וַיֹּ֖אמֶר אֲלֵהֶֽם׃ (ס)

Türkçe okunuş

Vayered moşe el haam vayomer alehem.

Türkçe çeviri

Moşe halkın yanına inip bunları onlara söyledi.

Kaynak

İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.