İçeriğe geç

Şemot 4

%100
Şemot 4:1

İbranice

וַיַּ֤עַן מֹשֶׁה֙ וַיֹּ֔אמֶר וְהֵן֙ לֹֽא־יַאֲמִ֣ינוּ לִ֔י וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ בְּקֹלִ֑י כִּ֣י יֹֽאמְר֔וּ לֹֽא־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֖יךָ יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayaan moşe vayomer vehen lo yaaminu li velo yişmeu bekoli ki yomeru lo nira eleha Adonay.

Türkçe çeviri

Moşe, “Ya bana inanmaz, sözümü dinlemezlerse?” diye karşılık verdi. “‘Adonay sana görünmedi’ derlerse?”

Şemot 4:2

İbranice

וַיֹּ֧אמֶר אֵלָ֛יו יְהוָ֖ה מזה [מַה־] [זֶּ֣ה] בְיָדֶ֑ךָ וַיֹּ֖אמֶר מַטֶּֽה׃

Türkçe okunuş

Vayomer elav Adonay ma ze veyadeha vayomer mate.

Türkçe çeviri

Adonay ona, “Elindeki nedir?” diye sordu. Moşe, “Bir değnek” dedi.

Şemot 4:3

İbranice

וַיֹּ֙אמֶר֙ הַשְׁלִיכֵ֣הוּ אַ֔רְצָה וַיַּשְׁלִיכֵ֥הוּ אַ֖רְצָה וַיְהִ֣י לְנָחָ֑שׁ וַיָּ֥נָס מֹשֶׁ֖ה מִפָּנָֽיו׃

Türkçe okunuş

Vayomer haşliheu artsa vayaşliheu artsa vayehi lenahaş vayanos moşe mipanav.

Türkçe çeviri

Adonay, “Onu yere at” dedi. Moşe değneği yere attı; değnek bir yılana dönüştü. Moşe ondan kaçtı.

Şemot 4:4

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה שְׁלַח֙ יָֽדְךָ֔ וֶאֱחֹ֖ז בִּזְנָב֑וֹ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיַּ֣חֲזֶק בּ֔וֹ וַיְהִ֥י לְמַטֶּ֖ה בְּכַפּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe şelah yadeha veehoz biznavo vayişlah yado vayahazek bo vayehi lemate behapo.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye, “Elini uzat, kuyruğundan tut” dedi. Moşe elini uzatıp tuttu; yılan avucunda yeniden değneğe dönüştü.

Şemot 4:5

İbranice

לְמַ֣עַן יַאֲמִ֔ינוּ כִּֽי־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֛יךָ יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתָ֑ם אֱלֹהֵ֧י אַבְרָהָ֛ם אֱלֹהֵ֥י יִצְחָ֖ק וֵאלֹהֵ֥י יַעֲקֹֽב׃

Türkçe okunuş

Lemaan yaaminu ki nira eleha Adonay elohe avotam elohe avraham elohe yitshak velohe yaakov.

Türkçe çeviri

“Böylece atalarının Tanrısı Adonay’ın, Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı ve Yaakov’un Tanrısı’nın sana göründüğüne inanacaklar.”

Şemot 4:6

İbranice

וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה ל֜וֹ ע֗וֹד הָֽבֵא־נָ֤א יָֽדְךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַיָּבֵ֥א יָד֖וֹ בְּחֵיק֑וֹ וַיּ֣וֹצִאָ֔הּ וְהִנֵּ֥ה יָד֖וֹ מְצֹרַ֥עַת כַּשָּֽׁלֶג׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay lo od have na yadeha behekeha vayave yado beheko vayotsiah vehine yado metsoraat kaşaleg.

Türkçe çeviri

Adonay ona ayrıca, “Elini koynuna sok” dedi. Moşe elini koynuna soktu. Çıkardığında eli tsaraatla kar gibi beyaz olmuştu.

Şemot 4:7

İbranice

וַיֹּ֗אמֶר הָשֵׁ֤ב יָֽדְךָ֙ אֶל־חֵיקֶ֔ךָ וַיָּ֥שֶׁב יָד֖וֹ אֶל־חֵיק֑וֹ וַיּֽוֹצִאָהּ֙ מֵֽחֵיק֔וֹ וְהִנֵּה־שָׁ֖בָה כִּבְשָׂרֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayomer haşev yadeha el hekeha vayaşev yado el heko vayotsiah meheko vehine şava kivsaro.

Türkçe çeviri

Adonay, “Elini yeniden koynuna sok” dedi. Moşe elini yeniden koynuna soktu. Koynundan çıkardığında eli bedeninin geri kalanı gibi olmuştu.

Şemot 4:8

İbranice

וְהָיָה֙ אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֣ינוּ לָ֔ךְ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ לְקֹ֖ל הָאֹ֣ת הָרִאשׁ֑וֹן וְהֶֽאֱמִ֔ינוּ לְקֹ֖ל הָאֹ֥ת הָאַחֲרֽוֹן׃

Türkçe okunuş

Vehaya im lo yaaminu lah velo yişmeu lekol haot harişon veheeminu lekol haot haaharon.

Türkçe çeviri

“Eğer sana inanmaz, ilk işaretin bildirdiğine kulak vermezlerse, sonraki işaretin bildirdiğine inanacaklar.

Şemot 4:9

İbranice

וְהָיָ֡ה אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֡ינוּ גַּם֩ לִשְׁנֵ֨י הָאֹת֜וֹת הָאֵ֗לֶּה וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּן֙ לְקֹלֶ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֙ מִמֵּימֵ֣י הַיְאֹ֔ר וְשָׁפַכְתָּ֖ הַיַּבָּשָׁ֑ה וְהָי֤וּ הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר תִּקַּ֣ח מִן־הַיְאֹ֔ר וְהָי֥וּ לְדָ֖ם בַּיַּבָּֽשֶׁת׃

Türkçe okunuş

Vehaya im lo yaaminu gam lişne haotot haele velo yişmeun lekoleha velakahta mimeme hayeor veşafahta hayabaşa vehayu hamayim aşer tikah min hayeor vehayu ledam bayabaşet.

Türkçe çeviri

Bu iki işarete de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nil’den biraz su alıp kuru toprağa dök. Nil’den aldığın su, kuru toprak üzerinde kana dönüşecek.”

Şemot 4:10

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־יְהוָה֮ בִּ֣י אֲדֹנָי֒ לֹא֩ אִ֨ישׁ דְּבָרִ֜ים אָנֹ֗כִי גַּ֤ם מִתְּמוֹל֙ גַּ֣ם מִשִּׁלְשֹׁ֔ם גַּ֛ם מֵאָ֥ז דַּבֶּרְךָ אֶל־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֧י כְבַד־פֶּ֛ה וּכְבַ֥ד לָשׁ֖וֹן אָנֹֽכִי׃

Türkçe okunuş

Vayomer moşe el Adonay bi Adonay lo iş devarim anohi gam mitemol gam mişilşom gam meaz daberha el avdeha ki hevad pe uhevad laşon anohi.

Türkçe çeviri

Moşe, Adonay’a, “Lütfen Efendim” dedi. “Ben iyi konuşan biri değilim. Ne önceden öyleydim ne de sen kulunla konuşmaya başladığından beri öyle oldum. Ağzım ve dilim ağırdır.”

Şemot 4:11

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלָ֗יו מִ֣י שָׂ֣ם פֶּה֮ לָֽאָדָם֒ א֚וֹ מִֽי־יָשׂ֣וּם אִלֵּ֔ם א֣וֹ חֵרֵ֔שׁ א֥וֹ פִקֵּ֖חַ א֣וֹ עִוֵּ֑ר הֲלֹ֥א אָנֹכִ֖י יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay elav mi sam pe laadam o mi yasum ilem o hereş o fikeah o iver halo anohi Adonay.

Türkçe çeviri

Adonay ona, “İnsana ağız veren kim?” dedi. “İnsanı dilsiz ya da sağır, gören ya da kör yapan kim? Ben Adonay değil miyim?

Şemot 4:12

İbranice

וְעַתָּ֖ה לֵ֑ךְ וְאָנֹכִי֙ אֶֽהְיֶ֣ה עִם־פִּ֔יךָ וְהוֹרֵיתִ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּֽר׃

Türkçe okunuş

Veata leh veanohi eheye im piha vehoretiha aşer tedaber.

Türkçe çeviri

Şimdi git. Konuşurken yanında olacağım ve ne söyleyeceğini sana öğreteceğim.”

Şemot 4:13

İbranice

וַיֹּ֖אמֶר בִּ֣י אֲדֹנָ֑י שְֽׁלַֽח־נָ֖א בְּיַד־תִּשְׁלָֽח׃

Türkçe okunuş

Vayomer bi Adonay şelah na beyad tişlah.

Türkçe çeviri

Moşe, “Lütfen Efendim, göndereceğin başka birini gönder” dedi.

Şemot 4:14

İbranice

וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayihar af Adonay bemoşe vayomer halo aharon ahiha halevi yadati ki daber yedaber u vegam hine u yotse likrateha veraaha vesamah belibo.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye öfkelendi. “Levili kardeşin Aaron yok mu?” dedi. “Onun iyi konuştuğunu biliyorum. İşte, seni karşılamaya çıkıyor. Seni görünce yürekten sevinecek.

Şemot 4:15

İbranice

וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֔יו וְשַׂמְתָּ֥ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִ֑יו וְאָנֹכִ֗י אֶֽהְיֶ֤ה עִם־פִּ֙יךָ֙ וְעִם־פִּ֔יהוּ וְהוֹרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֽׂוּן׃

Türkçe okunuş

Vedibarta elav vesamta et hadevarim befiv veanohi eheye im piha veim piu vehoreti ethem et aşer taasun.

Türkçe çeviri

Onunla konuşacak, söyleyeceği sözleri ağzına koyacaksın. Sen konuşurken de o konuşurken de yanınızda olacağım; ne yapacağınızı size öğreteceğim.

Şemot 4:16

İbranice

וְדִבֶּר־ה֥וּא לְךָ֖ אֶל־הָעָ֑ם וְהָ֤יָה הוּא֙ יִֽהְיֶה־לְּךָ֣ לְפֶ֔ה וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶה־לּ֥וֹ לֵֽאלֹהִֽים׃

Türkçe okunuş

Vediber u leha el haam vehaya u yiheye leha lefe veata tiheye lo lelohim.

Türkçe çeviri

Halka senin adına o konuşacak. O senin sözcün olacak, sen de ona yol göstereceksin.

Şemot 4:17

İbranice

וְאֶת־הַמַּטֶּ֥ה הַזֶּ֖ה תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֑ךָ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂה־בּ֖וֹ אֶת־הָאֹתֹֽת׃ (פ)

Türkçe okunuş

Veet hamate haze tikah beyadeha aşer taase bo et haotot.

Türkçe çeviri

Bu değneği eline al; işaretleri onunla yapacaksın.”

Şemot 4:18

İbranice

וַיֵּ֨לֶךְ מֹשֶׁ֜ה וַיָּ֣שָׁב ׀ אֶל־יֶ֣תֶר חֹֽתְנ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אֵ֣לְכָה נָּ֗א וְאָשׁ֙וּבָה֙ אֶל־אַחַ֣י אֲשֶׁר־בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶרְאֶ֖ה הַעוֹדָ֣ם חַיִּ֑ים וַיֹּ֧אמֶר יִתְר֛וֹ לְמֹשֶׁ֖ה לֵ֥ךְ לְשָׁלֽוֹם׃

Türkçe okunuş

Vayeleh moşe vayaşov el yeter hoteno vayomer lo eleha na veaşuva el ahay aşer bemitsrayim veere haodam hayim vayomer yitro lemoşe leh leşalom.

Türkçe çeviri

Moşe kayınpederi Yeter’in yanına dönüp, “Lütfen Mısır’daki kardeşlerime döneyim, hâlâ yaşayıp yaşamadıklarını göreyim” dedi. Yitro, Moşe’ye, “Esenlikle git” dedi.

Şemot 4:19

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ בְּמִדְיָ֔ן לֵ֖ךְ שֻׁ֣ב מִצְרָ֑יִם כִּי־מֵ֙תוּ֙ כָּל־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים הַֽמְבַקְשִׁ֖ים אֶת־נַפְשֶֽׁךָ׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe bemidyan leh şuv mitsrayim ki metu kol haanaşim hamevakşim et nafşeha.

Türkçe çeviri

Adonay Midyan’da Moşe’ye, “Git, Mısır’a dön” dedi. “Çünkü canını almak isteyen adamların hepsi öldü.”

Şemot 4:20

İbranice

וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה אֶת־אִשְׁתּ֣וֹ וְאֶת־בָּנָ֗יו וַיַּרְכִּבֵם֙ עַֽל־הַחֲמֹ֔ר וַיָּ֖שָׁב אַ֣רְצָה מִצְרָ֑יִם וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־מַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayikah moşe et işto veet banav vayarkivem al hahamor vayaşov artsa mitsrayim vayikah moşe et mate haelohim beyado.

Türkçe çeviri

Moşe karısını ve oğullarını alıp eşeğe bindirdi, Mısır ülkesine doğru yola çıktı. Tanrı’nın değneğini de eline aldı.

Şemot 4:21

İbranice

וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ בְּלֶכְתְּךָ֙ לָשׁ֣וּב מִצְרַ֔יְמָה רְאֵ֗ה כָּל־הַמֹּֽפְתִים֙ אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְיָדֶ֔ךָ וַעֲשִׂיתָ֖ם לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַאֲנִי֙ אֲחַזֵּ֣ק אֶת־לִבּ֔וֹ וְלֹ֥א יְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe belehteha laşuv mitsrayma ree kol hamofetim aşer samti veyadeha vaasitam lifne faro vaani ahazek et libo velo yeşalah et haam.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Mısır’a döndüğünde, yapma gücünü sana verdiğim bütün olağanüstü işleri Firavun’un önünde yapmaya dikkat et. Ama ben onun yüreğini katılaştıracağım; halkı salıvermeyecek.

Şemot 4:22

İbranice

וְאָמַרְתָּ֖ אֶל־פַּרְעֹ֑ה כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּנִ֥י בְכֹרִ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃

Türkçe okunuş

Veamarta el paro ko amar Adonay beni vehori yisrael.

Türkçe çeviri

Firavun’a şöyle söyle: ‘Adonay diyor ki: İsrael benim oğlum, ilk oğlumdur.

Şemot 4:23

İbranice

וָאֹמַ֣ר אֵלֶ֗יךָ שַׁלַּ֤ח אֶת־בְּנִי֙ וְיַֽעַבְדֵ֔נִי וַתְּמָאֵ֖ן לְשַׁלְּח֑וֹ הִנֵּה֙ אָנֹכִ֣י הֹרֵ֔ג אֶת־בִּנְךָ֖ בְּכֹרֶֽךָ׃

Türkçe okunuş

Vaomar eleha şalah et beni veyaavdeni vatemaen leşaleho hine anohi horeg et binha behoreha.

Türkçe çeviri

Sana, Oğlumu salıver de bana kulluk etsin, dedim. Ama onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden ben de senin ilk oğlunu öldüreceğim.’”

Şemot 4:24

İbranice

וַיְהִ֥י בַדֶּ֖רֶךְ בַּמָּל֑וֹן וַיִּפְגְּשֵׁ֣הוּ יְהוָ֔ה וַיְבַקֵּ֖שׁ הֲמִיתֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayehi vadereh bamalon vayifgeşeu Adonay vayevakeş hamito.

Türkçe çeviri

Yolda, konakladıkları yerde Adonay onun karşısına çıktı ve onu öldürmek istedi.

Şemot 4:25

İbranice

וַתִּקַּ֨ח צִפֹּרָ֜ה צֹ֗ר וַתִּכְרֹת֙ אֶת־עָרְלַ֣ת בְּנָ֔הּ וַתַּגַּ֖ע לְרַגְלָ֑יו וַתֹּ֕אמֶר כִּ֧י חֲתַן־דָּמִ֛ים אַתָּ֖ה לִֽי׃

Türkçe okunuş

Vatikah tsipora tsor vatihrot et orlat benah vataga leraglav vatomer ki hatan damim ata li.

Türkçe çeviri

Tsipora keskin bir çakmak taşı aldı, oğlunun sünnet derisini kesti ve onun ayaklarına dokundurdu. “Sen bana kanlı bir damatsın” dedi.

Şemot 4:26

İbranice

וַיִּ֖רֶף מִמֶּ֑נּוּ אָ֚ז אָֽמְרָ֔ה חֲתַ֥ן דָּמִ֖ים לַמּוּלֹֽת׃ (פ)

Türkçe okunuş

Vayiref mimenu az amera hatan damim lamulot.

Türkçe çeviri

Bunun üzerine onu bıraktı. Tsipora, sünnet nedeniyle “kanlı damat” demişti.

Şemot 4:27

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן לֵ֛ךְ לִקְרַ֥את מֹשֶׁ֖ה הַמִּדְבָּ֑רָה וַיֵּ֗לֶךְ וַֽיִּפְגְּשֵׁ֛הוּ בְּהַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים וַיִּשַּׁק־לֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el aharon leh likrat moşe hamidbara vayeleh vayifgeşeu behar haelohim vayişak lo.

Türkçe çeviri

Adonay, Aaron’a, “Çöle git, Moşe’yi karşıla” dedi. Aaron gidip Tanrı’nın dağında onunla karşılaştı ve onu öptü.

Şemot 4:28

İbranice

וַיַּגֵּ֤ד מֹשֶׁה֙ לְאַֽהֲרֹ֔ן אֵ֛ת כָּל־דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֑וֹ וְאֵ֥ת כָּל־הָאֹתֹ֖ת אֲשֶׁ֥ר צִוָּֽהוּ׃

Türkçe okunuş

Vayaged moşe leaharon et kol divre Adonay aşer şelaho veet kol haotot aşer tsivau.

Türkçe çeviri

Moşe, kendisini gönderen Adonay’ın bütün sözlerini ve yapmasını buyurduğu bütün işaretleri Aaron’a anlattı.

Şemot 4:29

İbranice

וַיֵּ֥לֶךְ מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹ֑ן וַיַּ֣אַסְפ֔וּ אֶת־כָּל־זִקְנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

Türkçe okunuş

Vayeleh moşe veaharon vayaasfu et kol zikne bene yisrael.

Türkçe çeviri

Moşe ile Aaron gidip İsrael oğullarının bütün ileri gelenlerini topladılar.

Şemot 4:30

İbranice

וַיְדַבֵּ֣ר אַהֲרֹ֔ן אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיַּ֥עַשׂ הָאֹתֹ֖ת לְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃

Türkçe okunuş

Vayedaber aharon et kol hadevarim aşer diber Adonay el moşe vayaas haotot leene haam.

Türkçe çeviri

Aaron, Adonay’ın Moşe’ye söylediği bütün sözleri aktardı. İşaretler de halkın gözleri önünde yapıldı.

Şemot 4:31

İbranice

וַֽיַּאֲמֵ֖ן הָעָ֑ם וַֽיִּשְׁמְע֡וּ כִּֽי־פָקַ֨ד יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְכִ֤י רָאָה֙ אֶת־עָנְיָ֔ם וַֽיִּקְּד֖וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃

Türkçe okunuş

Vayaamen haam vayişmeu ki fakad Adonay et bene yisrael vehi raa et onyam vayikedu vayişetahavu.

Türkçe çeviri

Halk inandı. Adonay’ın İsrael oğullarıyla ilgilendiğini ve çektikleri eziyeti gördüğünü duyunca başlarını eğip yere kapandılar.

Kaynak

İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.