Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Şemot 15
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice אָ֣ז יָשִֽׁיר־מֹשֶׁה֩ וּבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַשִּׁירָ֤ה הַזֹּאת֙ לַֽיהוָ֔ה וַיֹּאמְר֖וּ לֵאמֹ֑ר אָשִׁ֤ירָה לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃
Türkçe okunuş Az yaşir moşe uvene yisrael et haşira hazot ladonay vayomeru lemor aşira ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
Türkçe çeviri O zaman Moşe ile İsrael oğulları, Adonay’a şu ezgiyi söylediler: “Adonay’a ezgi söyleyeceğim; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.
İbranice עָזִּ֤י וְזִמְרָת֙ יָ֔הּ וַֽיְהִי־לִ֖י לִֽישׁוּעָ֑ה זֶ֤ה אֵלִי֙ וְאַנְוֵ֔הוּ אֱלֹהֵ֥י אָבִ֖י וַאֲרֹמְמֶֽנְהוּ׃
Türkçe okunuş Ozi vezimrat yah vayehi li lişua ze eli veanveu elohe avi vaaromemenu.
Türkçe çeviri Gücüm ve ezgim Yah’tır; benim kurtuluşum oldu. O benim Tanrım’dır, O’nu öveceğim; babamın Tanrısı’dır, O’nu yücelteceğim.
İbranice יְהוָ֖ה אִ֣ישׁ מִלְחָמָ֑ה יְהוָ֖ה שְׁמֽוֹ׃
Türkçe okunuş Adonay iş milhama Adonay şemo.
Türkçe çeviri Adonay bir savaşçıdır; adı Adonay’dır.
İbranice מַרְכְּבֹ֥ת פַּרְעֹ֛ה וְחֵיל֖וֹ יָרָ֣ה בַיָּ֑ם וּמִבְחַ֥ר שָֽׁלִשָׁ֖יו טֻבְּע֥וּ בְיַם־סֽוּף׃
Türkçe okunuş Markevot paro vehelo yara vayam umivhar şalişav tubeu veyam suf.
Türkçe çeviri Firavun’un savaş arabalarını ve ordusunu denize attı. Seçkin komutanları Sazlık Denizi’nde boğuldular.
İbranice תְּהֹמֹ֖ת יְכַסְיֻ֑מוּ יָרְד֥וּ בִמְצוֹלֹ֖ת כְּמוֹ־אָֽבֶן׃
Türkçe okunuş Tehomot yehasyumu yaredu vimtsolot kemo aven.
Türkçe çeviri Engin sular onları örttü; taş gibi derinlere indiler.
İbranice יְמִֽינְךָ֣ יְהוָ֔ה נֶאְדָּרִ֖י בַּכֹּ֑חַ יְמִֽינְךָ֥ יְהוָ֖ה תִּרְעַ֥ץ אוֹיֵֽב׃
Türkçe okunuş Yemineha Adonay nedari bakoah yemineha Adonay tirats oyev.
Türkçe çeviri Sağ elin, Adonay, gücüyle görkemlidir. Sağ elin, Adonay, düşmanı parçalar.
İbranice וּבְרֹ֥ב גְּאוֹנְךָ֖ תַּהֲרֹ֣ס קָמֶ֑יךָ תְּשַׁלַּח֙ חֲרֹ֣נְךָ֔ יֹאכְלֵ֖מוֹ כַּקַּֽשׁ׃
Türkçe okunuş Uverov geoneha taharos kameha teşalah haroneha yohelemo kakaş.
Türkçe çeviri Yüceliğinin büyüklüğüyle sana karşı çıkanları yıkarsın. Öfkeni gönderirsin; onları saman gibi yakıp bitirir.
İbranice וּבְר֤וּחַ אַפֶּ֙יךָ֙ נֶ֣עֶרְמוּ מַ֔יִם נִצְּב֥וּ כְמוֹ־נֵ֖ד נֹזְלִ֑ים קָֽפְא֥וּ תְהֹמֹ֖ת בְּלֶב־יָֽם׃
Türkçe okunuş Uveruah apeha neermu mayim nitsevu hemo ned nozelim kafeu tehomot belev yam.
Türkçe çeviri Burnunun soluğuyla sular yığıldı. Akan sular bir yığın gibi dikildi; engin sular denizin yüreğinde dondu.
İbranice אָמַ֥ר אוֹיֵ֛ב אֶרְדֹּ֥ף אַשִּׂ֖יג אֲחַלֵּ֣ק שָׁלָ֑ל תִּמְלָאֵ֣מוֹ נַפְשִׁ֔י אָרִ֣יק חַרְבִּ֔י תּוֹרִישֵׁ֖מוֹ יָדִֽי׃
Türkçe okunuş Amar oyev erdof asig ahalek şalal timlaemo nafşi arik harbi torişemo yadi.
Türkçe çeviri Düşman, ‘Peşlerine düşeceğim, yetişeceğim, ganimeti paylaşacağım’ dedi. ‘Onlarla arzuma doyacağım; kılıcımı çekeceğim, elim onları yok edecek.’
İbranice נָשַׁ֥פְתָּ בְרוּחֲךָ֖ כִּסָּ֣מוֹ יָ֑ם צָֽלֲלוּ֙ כַּֽעוֹפֶ֔רֶת בְּמַ֖יִם אַדִּירִֽים׃
Türkçe okunuş Naşafta veruhaha kisamo yam tsalalu kaoferet bemayim adirim.
Türkçe çeviri Soluğunla üfledin, deniz onları örttü. Azgın sularda kurşun gibi battılar.
İbranice מִֽי־כָמֹ֤כָה בָּֽאֵלִם֙ יְהוָ֔ה מִ֥י כָּמֹ֖כָה נֶאְדָּ֣ר בַּקֹּ֑דֶשׁ נוֹרָ֥א תְהִלֹּ֖ת עֹ֥שֵׂה פֶֽלֶא׃
Türkçe okunuş Mi hamoha baelim Adonay mi kamoha nedar bakodeş nora tehilot ose fele.
Türkçe çeviri İlahlar arasında senin gibisi kimdir, Adonay? Kutsallıkta görkemli, övgüleriyle heybet uyandıran, harikalar yaratan senin gibisi kimdir?
İbranice נָטִ֙יתָ֙ יְמִ֣ינְךָ֔ תִּבְלָעֵ֖מוֹ אָֽרֶץ׃
Türkçe okunuş Natita yemineha tivlaemo arets.
Türkçe çeviri Sağ elini uzattın, yer onları yuttu.
İbranice נָחִ֥יתָ בְחַסְדְּךָ֖ עַם־ז֣וּ גָּאָ֑לְתָּ נֵהַ֥לְתָּ בְעָזְּךָ֖ אֶל־נְוֵ֥ה קָדְשֶֽׁךָ׃
Türkçe okunuş Nahita vehasdeha am zu gaaleta nehaleta veozeha el neve kodşeha.
Türkçe çeviri Özgürlüğüne kavuşturduğun bu halka sevginle yol gösterdin. Gücünle onları kutsal konutuna götürdün.
İbranice שָֽׁמְע֥וּ עַמִּ֖ים יִרְגָּז֑וּן חִ֣יל אָחַ֔ז יֹשְׁבֵ֖י פְּלָֽשֶׁת׃
Türkçe okunuş Şameu amim yirgazun hil ahaz yoşeve pelaşet.
Türkçe çeviri Halklar duyup titrediler; Pelişet’te yaşayanları sancı sardı.
İbranice אָ֤ז נִבְהֲלוּ֙ אַלּוּפֵ֣י אֱד֔וֹם אֵילֵ֣י מוֹאָ֔ב יֹֽאחֲזֵ֖מוֹ רָ֑עַד נָמֹ֕גוּ כֹּ֖ל יֹשְׁבֵ֥י כְנָֽעַן׃
Türkçe okunuş Az nivhalu alufe edom ele moav yohazemo raad namogu kol yoşeve henaan.
Türkçe çeviri O zaman Edom’un beyleri dehşete düştü. Moav’ın güçlülerini titreme tuttu; Kenaan’da yaşayanların hepsi korkudan eridi.
İbranice תִּפֹּ֨ל עֲלֵיהֶ֤ם אֵימָ֙תָה֙ וָפַ֔חַד בִּגְדֹ֥ל זְרוֹעֲךָ֖ יִדְּמ֣וּ כָּאָ֑בֶן עַד־יַעֲבֹ֤ר עַמְּךָ֙ יְהוָ֔ה עַֽד־יַעֲבֹ֖ר עַם־ז֥וּ קָנִֽיתָ׃
Türkçe okunuş Tipol alehem emata vafahad bigdol zeroaha yidemu kaaven ad yaavor ameha Adonay ad yaavor am zu kanita.
Türkçe çeviri Üzerlerine korku ve dehşet çöksün. Kolunun büyüklüğü karşısında taş gibi sessiz kalsınlar; halkın geçinceye kadar, Adonay, edindiğin bu halk geçinceye kadar.
İbranice תְּבִאֵ֗מוֹ וְתִטָּעֵ֙מוֹ֙ בְּהַ֣ר נַחֲלָֽתְךָ֔ מָכ֧וֹן לְשִׁבְתְּךָ֛ פָּעַ֖לְתָּ יְהוָ֑ה מִקְּדָ֕שׁ אֲדֹנָ֖י כּוֹנְנ֥וּ יָדֶֽיךָ׃
Türkçe okunuş Teviemo vetitaemo behar nahalateha mahon leşivteha paalta Adonay mikedaş Adonay konenu yadeha.
Türkçe çeviri Onları getirip kendi mirasının dağına dikeceksin; oturmak için hazırladığın yere, Adonay, ellerinin kurduğu kutsal mekâna, Efendim.
İbranice יְהוָ֥ה ׀ יִמְלֹ֖ךְ לְעֹלָ֥ם וָעֶֽד׃
Türkçe okunuş Adonay yimloh leolam vaed.
Türkçe çeviri Adonay sonsuza dek hüküm sürecek.”
İbranice כִּ֣י בָא֩ ס֨וּס פַּרְעֹ֜ה בְּרִכְבּ֤וֹ וּבְפָרָשָׁיו֙ בַּיָּ֔ם וַיָּ֧שֶׁב יְהוָ֛ה עֲלֵהֶ֖ם אֶת־מֵ֣י הַיָּ֑ם וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָלְכ֥וּ בַיַּבָּשָׁ֖ה בְּת֥וֹךְ הַיָּֽם׃ (פ)
Türkçe okunuş Ki va sus paro berihbo uvefaraşav bayam vayaşev Adonay alehem et me hayam uvene yisrael halehu vayabaşa betoh hayam.
Türkçe çeviri Çünkü Firavun’un atları, savaş arabaları ve atlıları denize girmişti; Adonay denizin sularını üzerlerine geri döndürmüştü. İsrael oğulları ise denizin ortasında kuru topraktan yürümüştü.
İbranice וַתִּקַּח֩ מִרְיָ֨ם הַנְּבִיאָ֜ה אֲח֧וֹת אַהֲרֹ֛ן אֶת־הַתֹּ֖ף בְּיָדָ֑הּ וַתֵּצֶ֤אןָ כָֽל־הַנָּשִׁים֙ אַחֲרֶ֔יהָ בְּתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹלֹֽת׃
Türkçe okunuş Vatikah miryam hanevia ahot aharon et hatof beyadah vatetsena hal hanaşim ahareha betupim uvimholot.
Türkçe çeviri Aaron’un kız kardeşi, peygamber Miryam eline tefi aldı. Bütün kadınlar teflerle ve dans ederek onun ardından çıktılar.
İbranice וַתַּ֥עַן לָהֶ֖ם מִרְיָ֑ם שִׁ֤ירוּ לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃ (ס)
Türkçe okunuş Vataan lahem miryam şiru ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
Türkçe çeviri Miryam onlara karşılık vererek şöyle söyledi: “Adonay’a ezgi söyleyin; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.”
İbranice וַיַּסַּ֨ע מֹשֶׁ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּם־ס֔וּף וַיֵּצְא֖וּ אֶל־מִדְבַּר־שׁ֑וּר וַיֵּלְכ֧וּ שְׁלֹֽשֶׁת־יָמִ֛ים בַּמִּדְבָּ֖ר וְלֹא־מָ֥צְאוּ מָֽיִם׃
Türkçe okunuş Vayasa moşe et yisrael miyam suf vayetseu el midbar şur vayelehu şeloşet yamim bamidbar velo matseu mayim.
Türkçe çeviri Moşe, İsrael’i Sazlık Denizi’nden yola çıkardı. Şur Çölü’ne gittiler. Çölde üç gün yürüdüler ama su bulamadılar.
İbranice וַיָּבֹ֣אוּ מָרָ֔תָה וְלֹ֣א יָֽכְל֗וּ לִשְׁתֹּ֥ת מַ֙יִם֙ מִמָּרָ֔ה כִּ֥י מָרִ֖ים הֵ֑ם עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמָ֖הּ מָרָֽה׃
Türkçe okunuş Vayavou marata velo yahelu liştot mayim mimara ki marim hem al ken kara şemah mara.
Türkçe çeviri Mara’ya geldiler. Mara’nın suları acı olduğu için içemediler; bu yüzden oraya Mara adı verildi.
İbranice וַיִּלֹּ֧נוּ הָעָ֛ם עַל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹ֖ר מַה־נִּשְׁתֶּֽה׃
Türkçe okunuş Vayilonu haam al moşe lemor ma nişte.
Türkçe çeviri Halk, “Ne içeceğiz?” diyerek Moşe’ye karşı söylendi.
İbranice וַיִּצְעַ֣ק אֶל־יְהוָ֗ה וַיּוֹרֵ֤הוּ יְהוָה֙ עֵ֔ץ וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וַֽיִּמְתְּק֖וּ הַמָּ֑יִם שָׁ֣ם שָׂ֥ם ל֛וֹ חֹ֥ק וּמִשְׁפָּ֖ט וְשָׁ֥ם נִסָּֽהוּ׃
Türkçe okunuş Vayitsak el Adonay vayoreu Adonay ets vayaşleh el hamayim vayimteku hamayim şam sam lo hok umişpat veşam nisau.
Türkçe çeviri Moşe, Adonay’a haykırdı. Adonay ona bir ağaç gösterdi. Moşe onu suya attı; sular tatlılaştı. Adonay orada halk için yasa ve hüküm koydu; orada onları sınadı.
İbranice וַיֹּאמֶר֩ אִם־שָׁמ֨וֹעַ תִּשְׁמַ֜ע לְק֣וֹל ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ וְהַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינָיו֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְהַֽאֲזַנְתָּ֙ לְמִצְוֺתָ֔יו וְשָׁמַרְתָּ֖ כָּל־חֻקָּ֑יו כָּֽל־הַמַּֽחֲלָ֞ה אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי בְמִצְרַ֙יִם֙ לֹא־אָשִׂ֣ים עָלֶ֔יךָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה רֹפְאֶֽךָ׃ (ס)
Türkçe okunuş Vayomer im şamoa tişma lekol Adonay eloheha vehayaşar beenav taase vehaazanta lemitsvotav veşamarta kol hukav kal hamahala aşer samti vemitsrayim lo asim aleha ki ani Adonay rofeeha.
Türkçe çeviri Şöyle dedi: “Tanrın Adonay’ın sözünü dikkatle dinler, O’nun gözünde doğru olanı yapar, buyruklarına kulak verir ve bütün yasalarını gözetirsen, Mısır’a getirdiğim hastalıkların hiçbirini sana getirmeyeceğim. Çünkü ben, sana şifa veren Adonay’ım.”
İbranice וַיָּבֹ֣אוּ אֵילִ֔מָה וְשָׁ֗ם שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֛ה עֵינֹ֥ת מַ֖יִם וְשִׁבְעִ֣ים תְּמָרִ֑ים וַיַּחֲנוּ־שָׁ֖ם עַל־הַמָּֽיִם׃
Türkçe okunuş Vayavou elima veşam şetem esre enot mayim veşivim temarim vayahanu şam al hamayim.
Türkçe çeviri Elim’e geldiler. Orada on iki su kaynağı ve yetmiş hurma ağacı vardı. Suyun yanında konakladılar.
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .