İçeriğe geç

Şemot 14

%100
Şemot 14:1

İbranice

וַיְדַבֵּ֥ר יְהֹוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃

Türkçe okunuş

Vayedaber Adonay el moşe lemor.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle seslendi:

Şemot 14:2

İbranice

דַּבֵּר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וְיָשֻׁ֗בוּ וְיַחֲנוּ֙ לִפְנֵי֙ פִּ֣י הַחִירֹ֔ת בֵּ֥ין מִגְדֹּ֖ל וּבֵ֣ין הַיָּ֑ם לִפְנֵי֙ בַּ֣עַל צְפֹ֔ן נִכְח֥וֹ תַחֲנ֖וּ עַל־הַיָּֽם׃

Türkçe okunuş

Daber el bene yisrael veyaşuvu veyahanu lifne pi hahirot ben migdol uven hayam lifne baal tsefon nihho tahanu al hayam.

Türkçe çeviri

“İsrael oğullarına söyle, geri dönüp Pi Hahirot’un önünde, Migdol ile deniz arasında, Baal Tsefon’un karşısında konaklasınlar. Onun karşısında, deniz kıyısında konaklayacaksınız.

Şemot 14:3

İbranice

וְאָמַ֤ר פַּרְעֹה֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל נְבֻכִ֥ים הֵ֖ם בָּאָ֑רֶץ סָגַ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם הַמִּדְבָּֽר׃

Türkçe okunuş

Veamar paro livne yisrael nevuhim hem baarets sagar alehem hamidbar.

Türkçe çeviri

Firavun, İsrael oğulları için, ‘Ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlar; çöl onları kuşattı’ diyecek.

Şemot 14:4

İbranice

וְחִזַּקְתִּ֣י אֶת־לֵב־פַּרְעֹה֮ וְרָדַ֣ף אַחֲרֵיהֶם֒ וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵֽן׃

Türkçe okunuş

Vehizakti et lev paro veradaf aharehem veikaveda befaro uvehol helo veyadeu mitsrayim ki ani Adonay vayaasu hen.

Türkçe çeviri

Firavun’un yüreğini sertleştireceğim; peşlerine düşecek. Firavun ve bütün ordusu üzerinden yüceliğimi göstereceğim. Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.” İsrael oğulları öyle yaptılar.

Şemot 14:5

İbranice

וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃

Türkçe okunuş

Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.

Türkçe çeviri

Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”

Şemot 14:6

İbranice

וַיֶּאְסֹ֖ר אֶת־רִכְבּ֑וֹ וְאֶת־עַמּ֖וֹ לָקַ֥ח עִמּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayesor et rihbo veet amo lakah imo.

Türkçe çeviri

Firavun savaş arabasını hazırlattı ve halkını yanına aldı.

Şemot 14:7

İbranice

וַיִּקַּ֗ח שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת רֶ֙כֶב֙ בָּח֔וּר וְכֹ֖ל רֶ֣כֶב מִצְרָ֑יִם וְשָׁלִשִׁ֖ם עַל־כֻּלּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayikah şeş meot rehev bahur vehol rehev mitsrayim veşalişim al kulo.

Türkçe çeviri

Altı yüz seçkin savaş arabasını ve Mısır’ın bütün savaş arabalarını aldı; hepsinin başında komutanlar vardı.

Şemot 14:8

İbranice

וַיְחַזֵּ֣ק יְהֹוָ֗ה אֶת־לֵ֤ב פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיִּרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יֹצְאִ֖ים בְּיָ֥ד רָמָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayehazek Adonay et lev paro meleh mitsrayim vayirdof ahare bene yisrael uvene yisrael yotseim beyad rama.

Türkçe çeviri

Adonay, Mısır kralı Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun, İsrael oğullarının peşine düştü. İsrael oğulları ise korkusuzca çıkıyorlardı.

Şemot 14:9

İbranice

וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֤יגוּ אוֹתָם֙ חֹנִ֣ים עַל־הַיָּ֔ם כָּל־סוּס֙ רֶ֣כֶב פַּרְעֹ֔ה וּפָרָשָׁ֖יו וְחֵיל֑וֹ עַל־פִּי֙ הַֽחִירֹ֔ת לִפְנֵ֖י בַּ֥עַל צְפֹֽן׃

Türkçe okunuş

Vayirdefu mitsrayim aharehem vayasigu otam honim al hayam kol sus rehev paro ufaraşav vehelo al pi hahirot lifne baal tsefon.

Türkçe çeviri

Mısırlılar peşlerinden gittiler. Firavun’un bütün savaş arabası atları, atlıları ve ordusu, deniz kıyısında, Pi Hahirot yanında, Baal Tsefon’un karşısında konaklayan İsrael oğullarına yetişti.

Şemot 14:10

İbranice

וּפַרְעֹ֖ה הִקְרִ֑יב וַיִּשְׂאוּ֩ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־עֵינֵיהֶ֜ם וְהִנֵּ֥ה מִצְרַ֣יִם ׀ נֹסֵ֣עַ אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיִּֽירְאוּ֙ מְאֹ֔ד וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה׃

Türkçe okunuş

Ufaro hikriv vayisu vene yisrael et enehem vehine mitsrayim nosea aharehem vayireu meod vayitsaku vene yisrael el Adonay.

Türkçe çeviri

Firavun yaklaştığında İsrael oğulları başlarını kaldırıp baktılar: Mısırlılar arkalarından geliyordu. Çok korktular ve Adonay’a haykırdılar.

Şemot 14:11

İbranice

וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם׃

Türkçe okunuş

Vayomeru el moşe hamibeli en kevarim bemitsrayim lekahtanu lamut bamidbar ma zot asita lanu lehotsianu mimitsrayim.

Türkçe çeviri

Moşe’ye şöyle dediler: “Mısır’da mezar yok muydu da bizi çölde ölmeye getirdin? Bizi Mısır’dan çıkarmakla bize ne yaptın?

Şemot 14:12

İbranice

הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֙יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֙נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר׃

Türkçe okunuş

Halo ze hadavar aşer dibarnu eleha vemitsrayim lemor hadal mimenu venaavda et mitsrayim ki tov lanu avod et mitsrayim mimutenu bamidbar.

Türkçe çeviri

Mısır’da sana, ‘Bizi rahat bırak da Mısırlılara hizmet edelim’ demedik mi? Mısırlılara hizmet etmek bizim için çölde ölmekten daha iyidir.”

Şemot 14:13

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־הָעָם֮ אַל־תִּירָאוּ֒ הִֽתְיַצְב֗וּ וּרְאוּ֙ אֶת־יְשׁוּעַ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה לָכֶ֖ם הַיּ֑וֹם כִּ֗י אֲשֶׁ֨ר רְאִיתֶ֤ם אֶת־מִצְרַ֙יִם֙ הַיּ֔וֹם לֹ֥א תֹסִ֛יפוּ לִרְאֹתָ֥ם ע֖וֹד עַד־עוֹלָֽם׃

Türkçe okunuş

Vayomer moşe el haam al tirau hiteyatsvu ureu et yeşuat Adonay aşer yaase lahem hayom ki aşer reitem et mitsrayim hayom lo tosifu lirotam od ad olam.

Türkçe çeviri

Moşe halka şöyle dedi: “Korkmayın! Sağlam durun ve Adonay’ın bugün sizi nasıl kurtaracağını görün. Bugün gördüğünüz Mısırlıları bir daha asla görmeyeceksiniz.

Şemot 14:14

İbranice

יְהוָ֖ה יִלָּחֵ֣ם לָכֶ֑ם וְאַתֶּ֖ם תַּחֲרִישֽׁוּן׃ (פ)

Türkçe okunuş

Adonay yilahem lahem veatem taharişun.

Türkçe çeviri

Adonay sizin için savaşacak; siz sessiz kalacaksınız.”

Şemot 14:15

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מַה־תִּצְעַ֖ק אֵלָ֑י דַּבֵּ֥ר אֶל־בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל וְיִסָּֽעוּ׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe ma titsak elay daber el bene yisrael veyisau.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Neden bana haykırıyorsun? İsrael oğullarına söyle, ilerlesinler.

Şemot 14:16

İbranice

וְאַתָּ֞ה הָרֵ֣ם אֶֽת־מַטְּךָ֗ וּנְטֵ֧ה אֶת־יָדְךָ֛ עַל־הַיָּ֖ם וּבְקָעֵ֑הוּ וְיָבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל בְּת֥וֹךְ הַיָּ֖ם בַּיַּבָּשָֽׁה׃

Türkçe okunuş

Veata harem et mateha unete et yadeha al hayam uvekaeu veyavou vene yisrael betoh hayam bayabaşa.

Türkçe çeviri

Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzatıp onu yar. İsrael oğulları denizin ortasına kuru topraktan girsinler.

Şemot 14:17

İbranice

וַאֲנִ֗י הִנְנִ֤י מְחַזֵּק֙ אֶת־לֵ֣ב מִצְרַ֔יִם וְיָבֹ֖אוּ אַחֲרֵיהֶ֑ם וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו׃

Türkçe okunuş

Vaani hinni mehazek et lev mitsrayim veyavou aharehem veikaveda befaro uvehol helo berihbo uvefaraşav.

Türkçe çeviri

Ben de Mısırlıların yüreğini sertleştireceğim; arkalarından girecekler. Firavun, bütün ordusu, savaş arabaları ve atlıları üzerinden yüceliğimi göstereceğim.

Şemot 14:18

İbranice

וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּהִכָּבְדִ֣י בְּפַרְעֹ֔ה בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו׃

Türkçe okunuş

Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay behikavedi befaro berihbo uvefaraşav.

Türkçe çeviri

Firavun, savaş arabaları ve atlıları üzerinden yüceliğimi gösterdiğimde Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”

Şemot 14:19

İbranice

וַיִּסַּ֞ע מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים הַהֹלֵךְ֙ לִפְנֵי֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֵּ֖לֶךְ מֵאַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּסַּ֞ע עַמּ֤וּד הֶֽעָנָן֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיַּֽעֲמֹ֖ד מֵאַחֲרֵיהֶֽם׃

Türkçe okunuş

Vayisa malah haelohim haholeh lifne mahane yisrael vayeleh meaharehem vayisa amud heanan mipenehem vayaamod meaharehem.

Türkçe çeviri

İsrael ordugâhının önünden giden Tanrı’nın meleği yer değiştirip arkalarına geçti. Bulut sütunu da önlerinden ayrılıp arkalarında durdu.

Şemot 14:20

İbranice

וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין ׀ מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה׃

Türkçe okunuş

Vayavo ben mahane mitsrayim uven mahane yisrael vayehi heanan vehahoşeh vayaer et halayla velo karav ze el ze kol halayla.

Türkçe çeviri

Mısır ordugâhıyla İsrael ordugâhının arasına girdi. Bir yanda bulut ve karanlık vardı; öte yanda geceyi aydınlatıyordu. Bütün gece iki ordugâh birbirine yaklaşamadı.

Şemot 14:21

İbranice

וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־יָדוֹ֮ עַל־הַיָּם֒ וַיּ֣וֹלֶךְ יְהוָ֣ה ׀ אֶת־הַ֠יָּם בְּר֨וּחַ קָדִ֤ים עַזָּה֙ כָּל־הַלַּ֔יְלָה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַיָּ֖ם לֶחָרָבָ֑ה וַיִּבָּקְע֖וּ הַמָּֽיִם׃

Türkçe okunuş

Vayet moşe et yado al hayam vayoleh Adonay et hayam beruah kadim aza kol halayla vayasem et hayam leharava vayibakeu hamayim.

Türkçe çeviri

Moşe elini denizin üzerine uzattı. Adonay bütün gece güçlü bir doğu rüzgârıyla denizi geriye sürdü ve denizin yerini kuru toprağa çevirdi. Sular yarıldı.

Şemot 14:22

İbranice

וַיָּבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל בְּת֥וֹךְ הַיָּ֖ם בַּיַּבָּשָׁ֑ה וְהַמַּ֤יִם לָהֶם֙ חֹמָ֔ה מִֽימִינָ֖ם וּמִשְּׂמֹאלָֽם׃

Türkçe okunuş

Vayavou vene yisrael betoh hayam bayabaşa vehamayim lahem homa miminam umisemolam.

Türkçe çeviri

İsrael oğulları denizin ortasında kuru topraktan yürüdüler. Sular sağlarında ve sollarında birer duvardı.

Şemot 14:23

İbranice

וַיִּרְדְּפ֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ וַיָּבֹ֣אוּ אַחֲרֵיהֶ֔ם כֹּ֚ל ס֣וּס פַּרְעֹ֔ה רִכְבּ֖וֹ וּפָרָשָׁ֑יו אֶל־תּ֖וֹךְ הַיָּֽם׃

Türkçe okunuş

Vayirdefu mitsrayim vayavou aharehem kol sus paro rihbo ufaraşav el toh hayam.

Türkçe çeviri

Mısırlılar peşlerine düştüler. Firavun’un bütün atları, savaş arabaları ve atlıları arkalarından denizin ortasına girdiler.

Şemot 14:24

İbranice

וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם׃

Türkçe okunuş

Vayehi beaşmoret haboker vayaşkef Adonay el mahane mitsrayim beamud eş veanan vayaham et mahane mitsrayim.

Türkçe çeviri

Sabaha karşı nöbet vaktinde Adonay, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugâhına baktı ve ordugâhı kargaşaya düşürdü.

Şemot 14:25

İbranice

וַיָּ֗סַר אֵ֚ת אֹפַ֣ן מַרְכְּבֹתָ֔יו וַֽיְנַהֲגֵ֖הוּ בִּכְבֵדֻ֑ת וַיֹּ֣אמֶר מִצְרַ֗יִם אָנ֙וּסָה֙ מִפְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֣י יְהוָ֔ה נִלְחָ֥ם לָהֶ֖ם בְּמִצְרָֽיִם׃ (פ)

Türkçe okunuş

Vayasar et ofan markevotav vayenahageu bihvedut vayomer mitsrayim anusa mipene yisrael ki Adonay nilham lahem bemitsrayim.

Türkçe çeviri

Savaş arabalarının tekerleklerini çıkardı; arabalar güçlükle ilerliyordu. Mısırlılar, “İsrael’den kaçalım!” dediler. “Çünkü Adonay onlar için Mısır’a karşı savaşıyor.”

Şemot 14:26

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה נְטֵ֥ה אֶת־יָדְךָ֖ עַל־הַיָּ֑ם וְיָשֻׁ֤בוּ הַמַּ֙יִם֙ עַל־מִצְרַ֔יִם עַל־רִכְבּ֖וֹ וְעַל־פָּרָשָֽׁיו׃

Türkçe okunuş

Vayomer Adonay el moşe nete et yadeha al hayam veyaşuvu hamayim al mitsrayim al rihbo veal paraşav.

Türkçe çeviri

Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini denizin üzerine uzat; sular Mısırlıların, savaş arabalarının ve atlılarının üzerine geri dönsün.”

Şemot 14:27

İbranice

וַיֵּט֩ מֹשֶׁ֨ה אֶת־יָד֜וֹ עַל־הַיָּ֗ם וַיָּ֨שָׁב הַיָּ֜ם לִפְנ֥וֹת בֹּ֙קֶר֙ לְאֵ֣יתָנ֔וֹ וּמִצְרַ֖יִם נָסִ֣ים לִקְרָאת֑וֹ וַיְנַעֵ֧ר יְהוָ֛ה אֶת־מִצְרַ֖יִם בְּת֥וֹךְ הַיָּֽם׃

Türkçe okunuş

Vayet moşe et yado al hayam vayaşov hayam lifnot boker leetano umitsrayim nasim likrato vayenaer Adonay et mitsrayim betoh hayam.

Türkçe çeviri

Moşe elini denizin üzerine uzattı. Sabah yaklaşırken deniz eski gücüne döndü. Mısırlılar ona doğru kaçıyorlardı; Adonay onları denizin ortasına savurdu.

Şemot 14:28

İbranice

וַיָּשֻׁ֣בוּ הַמַּ֗יִם וַיְכַסּ֤וּ אֶת־הָרֶ֙כֶב֙ וְאֶת־הַפָּ֣רָשִׁ֔ים לְכֹל֙ חֵ֣יל פַּרְעֹ֔ה הַבָּאִ֥ים אַחֲרֵיהֶ֖ם בַּיָּ֑ם לֹֽא־נִשְׁאַ֥ר בָּהֶ֖ם עַד־אֶחָֽד׃

Türkçe okunuş

Vayaşuvu hamayim vayehasu et harehev veet haparaşim lehol hel paro habaim aharehem bayam lo nişar bahem ad ehad.

Türkçe çeviri

Sular geri dönüp savaş arabalarını, atlıları ve İsrael oğullarının arkasından denize giren Firavun’un bütün ordusunu örttü. İçlerinden bir teki bile kalmadı.

Şemot 14:29

İbranice

וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָלְכ֥וּ בַיַּבָּשָׁ֖ה בְּת֣וֹךְ הַיָּ֑ם וְהַמַּ֤יִם לָהֶם֙ חֹמָ֔ה מִֽימִינָ֖ם וּמִשְּׂמֹאלָֽם׃

Türkçe okunuş

Uvene yisrael halehu vayabaşa betoh hayam vehamayim lahem homa miminam umisemolam.

Türkçe çeviri

İsrael oğulları ise denizin ortasında kuru topraktan yürümüşlerdi. Sular sağlarında ve sollarında birer duvardı.

Şemot 14:30

İbranice

וַיּ֨וֹשַׁע יְהוָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֣ד מִצְרָ֑יִם וַיַּ֤רְא יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם מֵ֖ת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּֽם׃

Türkçe okunuş

Vayoşa Adonay bayom hau et yisrael miyad mitsrayim vayar yisrael et mitsrayim met al sefat hayam.

Türkçe çeviri

Adonay o gün İsrael’i Mısırlıların elinden kurtardı. İsrael, deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördü.

Şemot 14:31

İbranice

וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)

Türkçe okunuş

Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.

Türkçe çeviri

İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.

Kaynak

İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.