İbranice biçim זָהָ֔ב
Temel kelime (lemma) זָהָב
Kök — שורש (şoreş) זהב
Türkçe anlam: altın; altın parıltısı
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 112 kez
Teknik kod
HNcmsaTORA’DA KELİME
altın; altın parıltısı
zahav okunuşu Tora’da 114 kez, 97 farklı ayette görülür.
Bu ayette 2 kez
Vayaas lah arbaa amude şitim vayetsapem zahav vavehem zahav vayitsok lahem arbaa adne hasef.
וַיַּ֣עַשׂ לָ֗הּ אַרְבָּעָה֙ עַמּוּדֵ֣י שִׁטִּ֔ים וַיְצַפֵּ֣ם זָהָ֔ב וָוֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וַיִּצֹ֣ק לָהֶ֔ם אַרְבָּעָ֖ה אַדְנֵי־כָֽסֶף׃
Onun için akasya ağacından dört direk yapıp altınla kapladı. Çengelleri altındandı. Onlar için dört gümüş taban döktü.
Veet amudav hamişa veet vavehem vetsipa raşehem vahaşukehem zahav veadnehem hamişa nehoşet.
וְאֶת־עַמּוּדָ֤יו חֲמִשָּׁה֙ וְאֶת־וָ֣וֵיהֶ֔ם וְצִפָּ֧ה רָאשֵׁיהֶ֛ם וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וְאַדְנֵיהֶ֥ם חֲמִשָּׁ֖ה נְחֹֽשֶׁת׃ (פ)
Onun beş direğini ve çengellerini yaptı. Direklerin başlarını ve kuşaklarını altınla kapladı. Beş tabanları bakırdandı.
Bu ayette 2 kez
Vayetsapeu zahav tahor mibayit umihuts vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַפֵּ֛הוּ זָהָ֥ב טָה֖וֹר מִבַּ֣יִת וּמִח֑וּץ וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
İçini ve dışını saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayitsok lo arba tabeot zahav al arba paamotav uşete tabaot al tsalo haehat uşete tabaot al tsalo haşenit.
וַיִּצֹ֣ק ל֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּע֔וֹת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית׃
Dört köşesi için dört altın halka döktü. Bir yanında iki halka, öbür yanında iki halka vardı.
Vayaas bade atse şitim vayetsaf otam zahav.
וַיַּ֥עַשׂ בַּדֵּ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָֽב׃
Akasya ağacından taşıma sırıkları yapıp onları altınla kapladı.
Vayaas kaporet zahav tahor amatayim vahetsi orkah veama vahetsi rohbah.
וַיַּ֥עַשׂ כַּפֹּ֖רֶת זָהָ֣ב טָה֑וֹר אַמָּתַ֤יִם וָחֵ֙צִי֙ אָרְכָּ֔הּ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי רָחְבָּֽהּ׃
Saf altından bir kapak yaptı. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşındı.
Vayaas şene heruvim zahav mikşa asa otam mişene ketsot hakaporet.
וַיַּ֛עַשׂ שְׁנֵ֥י כְרֻבִ֖ים זָהָ֑ב מִקְשָׁה֙ עָשָׂ֣ה אֹתָ֔ם מִשְּׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַכַּפֹּֽרֶת׃
Altından iki keruv yaptı. Onları kapağın iki ucunda dövme işiyle yaptı.
Bu ayette 2 kez
Vayetsaf oto zahav tahor vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas lo misgeret tofah saviv vayaas zer zahav lemisgarto saviv.
וַיַּ֨עַשׂ ל֥וֹ מִסְגֶּ֛רֶת טֹ֖פַח סָבִ֑יב וַיַּ֧עַשׂ זֵר־זָהָ֛ב לְמִסְגַּרְתּ֖וֹ סָבִֽיב׃
Çevresine bir el genişliğinde bir çerçeve yaptı. Çerçevenin çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayitsok lo arba tabeot zahav vayiten et hatabaot al arba hapeot aşer learba raglav.
וַיִּצֹ֣ק ל֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו׃
Onun için dört altın halka döktü; halkaları dört ayağının bulunduğu dört köşeye yerleştirdi.
Vayaas et habadim atse şitim vayetsaf otam zahav laset et haşulhan.
וַיַּ֤עַשׂ אֶת־הַבַּדִּים֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָ֑ב לָשֵׂ֖את אֶת־הַשֻּׁלְחָֽן׃
Masayı taşımak için sırıkları akasya ağacından yapıp altınla kapladı.
Vayaas et hakelim aşer al haşulhan et kearotav veet kapotav veet menakiyotav veet hakesavot aşer yusah bahen zahav tahor.
וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־הַכֵּלִ֣ים ׀ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַשֻּׁלְחָ֗ן אֶת־קְעָרֹתָ֤יו וְאֶת־כַּפֹּתָיו֙ וְאֵת֙ מְנַקִּיֹּתָ֔יו וְאֶת־הַקְּשָׂוֺ֔ת אֲשֶׁ֥ר יֻסַּ֖ךְ בָּהֵ֑ן זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃ (פ)
Masanın üzerindeki gereçleri, ekmek kalıplarını, kaşıklarını, desteklerini ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları saf altından yaptı.
Vayaas et hamenora zahav tahor mikşa asa et hamenora yerehah vekanah gevieha kaftoreha uferaheha mimena hayu.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַמְּנֹרָ֖ה זָהָ֣ב טָה֑וֹר מִקְשָׁ֞ה עָשָׂ֤ה אֶת־הַמְּנֹרָה֙ יְרֵכָ֣הּ וְקָנָ֔הּ גְּבִיעֶ֛יהָ כַּפְתֹּרֶ֥יהָ וּפְרָחֶ֖יהָ מִמֶּ֥נָּה הָיֽוּ׃
Menorayı saf altından yaptı. Menorayı dövme işiyle yaptı; tabanı, gövdesi, kadeh biçimindeki süsleri, yumruları ve çiçekleri onunla tek parçaydı.
Kaftorehem ukenotam mimena hayu kulah mikşa ahat zahav tahor.
כַּפְתֹּרֵיהֶ֥ם וּקְנֹתָ֖ם מִמֶּ֣נָּה הָי֑וּ כֻּלָּ֛הּ מִקְשָׁ֥ה אַחַ֖ת זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Yumruları ve kolları onunla tek parçaydı. Tamamı saf altından, tek parça dövme işiydi.
Vayaas et neroteha şiva umalkaheha umahtoteha zahav tahor.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וּמַלְקָחֶ֥יהָ וּמַחְתֹּתֶ֖יהָ זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Onun yedi kandilini, fitil maşalarını ve kül kaplarını saf altından yaptı.
Kikar zahav tahor asa otah veet kol keleha.
כִּכָּ֛ר זָהָ֥ב טָה֖וֹר עָשָׂ֣ה אֹתָ֑הּ וְאֵ֖ת כָּל־כֵּלֶֽיהָ׃ (פ)
Onu bütün gereçleriyle birlikte bir kikar saf altından yaptı.
Bu ayette 2 kez
Vayetsaf oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֨ף אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kapladı. Çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Uşete tabeot zahav asa lo mitahat lezero al şete tsalotav al şene tsidav levatim levadim laset oto bahem.
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם׃
Kenarlığının altına, karşılıklı iki yanına iki altın halka yaptı. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacaktı.
Vayaas et habadim atse şitim vayetsaf otam zahav.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַבַּדִּ֖ים עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָֽב׃
Sırıkları akasya ağacından yapıp altınla kapladı.
Vayaas et haefod zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar.
וַיַּ֖עַשׂ אֶת־הָאֵפֹ֑ד זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָֽר׃
Efodu altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden yaptı.
Veheşev afudato aşer alav mimenu u kemaaseu zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְחֵ֨שֶׁב אֲפֻדָּת֜וֹ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֗יו מִמֶּ֣נּוּ הוּא֮ כְּמַעֲשֵׂהוּ֒ זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Üzerindeki dokuma kemeri onunla tek parça ve aynı işçilikteydi: Altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibiydi.
Vayaasu et avne haşoham musabot mişbetsot zahav mefutahot pituhe hotam al şemot bene yisrael.
וַֽיַּעֲשׂוּ֙ אֶת־אַבְנֵ֣י הַשֹּׁ֔הַם מֻֽסַבֹּ֖ת מִשְׁבְּצֹ֣ת זָהָ֑ב מְפֻתָּחֹת֙ פִּתּוּחֵ֣י חוֹתָ֔ם עַל־שְׁמ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Şoham taşlarını altın yuvalarla çevrili yaptılar. Üzerlerine İsrael oğullarının adlarını mühür oyar gibi işlediler.
Vayaas et hahoşen maase hoşev kemaase efod zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar.
וַיַּ֧עַשׂ אֶת־הַחֹ֛שֶׁן מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב כְּמַעֲשֵׂ֣ה אֵפֹ֑ד זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָֽר׃
Göğüslüğü efodun işçiliğiyle, altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden ustaca dokuyarak yaptı.
Vehatur harevii tarşiş şoham veyaşefe musabot mişbetsot zahav bemiluotam.
וְהַטּוּר֙ הָֽרְבִיעִ֔י תַּרְשִׁ֥ישׁ שֹׁ֖הַם וְיָשְׁפֵ֑ה מֽוּסַבֹּ֛ת מִשְׁבְּצ֥וֹת זָהָ֖ב בְּמִלֻּאֹתָֽם׃
Dördüncü sıra: Tarşiş, şoham ve yaşfe. Taşlar altın yuvalarla çevrili olarak yerlerine konmuştu.
Vayaasu al hahoşen şarşerot gavlut maase avot zahav tahor.
וַיַּעֲשׂ֧וּ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַׁרְשְׁרֹ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃
Göğüslüğün uçları için saf altından, ip gibi örülmüş zincirler yaptılar.
Bu ayette 2 kez
Vayaasu şete mişbetsot zahav uşete tabeot zahav vayitenu et şete hatabaot al şene ketsot hahoşen.
וַֽיַּעֲשׂ֗וּ שְׁתֵּי֙ מִשְׁבְּצֹ֣ת זָהָ֔ב וּשְׁתֵּ֖י טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וַֽיִּתְּנ֗וּ אֶת־שְׁתֵּי֙ הַטַּבָּעֹ֔ת עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַחֹֽשֶׁן׃
İki altın yuva ve iki altın halka yaptılar. İki halkayı göğüslüğün iki ucuna koydular.
Vayaasu şete tabeot zahav vayasimu al şene ketsot hahoşen al sefato aşer el ever haefod bayeta.
וַֽיַּעֲשׂ֗וּ שְׁתֵּי֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וַיָּשִׂ֕ימוּ עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֣וֹת הַחֹ֑שֶׁן עַל־שְׂפָת֕וֹ אֲשֶׁ֛ר אֶל־עֵ֥בֶר הָאֵפֹ֖ד בָּֽיְתָה׃
İki altın halka yapıp göğüslüğün iki ucuna, iç tarafta, efoda bakan kenarına koydular.
Vayaasu şete tabeot zahav vayitenum al şete hitfot haefod milmata mimul panav leumat mehbarto mimaal leheşev haefod.
וַֽיַּעֲשׂוּ֮ שְׁתֵּ֣י טַבְּעֹ֣ת זָהָב֒ וַֽיִּתְּנֻ֡ם עַל־שְׁתֵּי֩ כִתְפֹ֨ת הָאֵפֹ֤ד מִלְמַ֙טָּה֙ מִמּ֣וּל פָּנָ֔יו לְעֻמַּ֖ת מֶחְבַּרְתּ֑וֹ מִמַּ֕עַל לְחֵ֖שֶׁב הָאֵפֹֽד׃
İki altın halka daha yapıp efodun iki omuzluğunun alt kısmına, ön tarafta birleşme yerinin yakınına, efodun dokuma kemerinin üstüne koydular.
Vayaasu faamone zahav tahor vayitenu et hapaamonim betoh harimonim al şule hameil saviv betoh harimonim.
וַיַּעֲשׂ֥וּ פַעֲמֹנֵ֖י זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־הַפַּֽעֲמֹנִ֜ים בְּת֣וֹךְ הָרִמֹּנִ֗ים עַל־שׁוּלֵ֤י הַמְּעִיל֙ סָבִ֔יב בְּת֖וֹךְ הָרִמֹּנִֽים׃
Saf altından çıngıraklar yaptılar. Çıngırakları üstlüğün etekleri boyunca narların arasına, çepeçevre yerleştirdiler.
Vayaasu et tsits nezer hakodeş zahav tahor vayihtevu alav mihtav pituhe hotam kodeş ladonay.
וַֽיַּעֲשׂ֛וּ אֶת־צִ֥יץ נֵֽזֶר־הַקֹּ֖דֶשׁ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּכְתְּב֣וּ עָלָ֗יו מִכְתַּב֙ פִּתּוּחֵ֣י חוֹתָ֔ם קֹ֖דֶשׁ לַיהוָֽה׃
Alın levhasını, kutsal tacı saf altından yaptılar. Üzerine mühür oyar gibi ‘Adonay’a kutsaldır’ sözlerini yazdılar.
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Kaf ahat asara zahav melea ketoret.
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת׃
Tütsüyle dolu, on şekel ağırlığında bir altın kaşık;
Zot hanukat hamizbeah beyom himaşah oto meet nesie yisrael kaarot kesef şetem esre mizereke hesef şenem asar kapot zahav şetem esre.
זֹ֣את ׀ חֲנֻכַּ֣ת הַמִּזְבֵּ֗חַ בְּיוֹם֙ הִמָּשַׁ֣ח אֹת֔וֹ מֵאֵ֖ת נְשִׂיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל קַעֲרֹ֨ת כֶּ֜סֶף שְׁתֵּ֣ים עֶשְׂרֵ֗ה מִֽזְרְקֵי־כֶ֙סֶף֙ שְׁנֵ֣ים עָשָׂ֔ר כַּפּ֥וֹת זָהָ֖ב שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵֽה׃
Sunağın meshedildiği gün İsrael’in önderlerinin hizmete açılış için getirdikleri armağanlar bunlardı: On iki gümüş tabak, on iki gümüş tas ve on iki altın kaşık.
Kapot zahav şetem esre meleot ketoret asara asara hakaf beşekel hakodeş kol zehav hakapot esrim umea.
כַּפּ֨וֹת זָהָ֤ב שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵה֙ מְלֵאֹ֣ת קְטֹ֔רֶת עֲשָׂרָ֧ה עֲשָׂרָ֛ה הַכַּ֖ף בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ כָּל־זְהַ֥ב הַכַּפּ֖וֹת עֶשְׂרִ֥ים וּמֵאָֽה׃
Tütsüyle dolu on iki altın kaşığın her biri kutsal şekel ölçüsüyle on şekeldi. Kaşıkların bütün altını yüz yirmi şekeldi.
Veze maase hamenora mikşa zahav ad yerehah ad pirhah mikşa hi kamare aşer hera Adonay et moşe ken asa et hamenora.
וְזֶ֨ה מַעֲשֵׂ֤ה הַמְּנֹרָה֙ מִקְשָׁ֣ה זָהָ֔ב עַד־יְרֵכָ֥הּ עַד־פִּרְחָ֖הּ מִקְשָׁ֣ה הִ֑וא כַּמַּרְאֶ֗ה אֲשֶׁ֨ר הֶרְאָ֤ה יְהוָה֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה כֵּ֥ן עָשָׂ֖ה אֶת־הַמְּנֹרָֽה׃ (פ)
Menora’nın yapısı şöyleydi: Altından dövülmüştü; tabanından çiçeğine kadar dövme işiydi. Adonay’ın Moşe’ye gösterdiği örneğe göre Menora böyle yapılmıştı.
Vanakrev et korban Adonay iş aşer matsa heli zahav etsada vetsamid tabaat agil vehumaz lehaper al nafşotenu lifne Adonay.
וַנַּקְרֵ֞ב אֶת־קָרְבַּ֣ן יְהוָ֗ה אִישׁ֩ אֲשֶׁ֨ר מָצָ֤א כְלִֽי־זָהָב֙ אֶצְעָדָ֣ה וְצָמִ֔יד טַבַּ֖עַת עָגִ֣יל וְכוּמָ֑ז לְכַפֵּ֥ר עַל־נַפְשֹׁתֵ֖ינוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Bu yüzden Adonay’ın önünde canlarımız için kefaret sağlamak üzere, her birimizin bulduğu altın eşyaları, halhal, bilezik, yüzük, küpe ve vücut süslerini Adonay’a sunu olarak getirdik.”
Ele hadevarim aşer diber moşe el kol yisrael beever hayarden bamidbar baarava mol suf ben paran uven tofel velavan vahatserot vedi zahav.
אֵ֣לֶּה הַדְּבָרִ֗ים אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן בַּמִּדְבָּ֡ר בָּֽעֲרָבָה֩ מ֨וֹל ס֜וּף בֵּֽין־פָּארָ֧ן וּבֵֽין־תֹּ֛פֶל וְלָבָ֥ן וַחֲצֵרֹ֖ת וְדִ֥י זָהָֽב׃
Moşe’nin Yarden’in ötesinde, çölde, Arava’da, Suf’un karşısında, Paran ile Tofel, Lavan, Hatserot ve Di-Zahav arasında bütün İsrael’e söylediği sözler bunlardır.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim זָהָ֔ב
Temel kelime (lemma) זָהָב
Kök — שורש (şoreş) זהב
Türkçe anlam: altın; altın parıltısı
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 112 kez
HNcmsaİbranice biçim זָהָֽב
Temel kelime (lemma) דִּי זָהָב
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Di-zahab
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpİbranice biçim זָהָֽב
Temel kelime (lemma) מֵי זָהָב
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Mezahab
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.