Vayikah şeş meot rehev bahur vehol rehev mitsrayim veşalişim al kulo.
וַיִּקַּ֗ח שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת רֶ֙כֶב֙ בָּח֔וּר וְכֹ֖ל רֶ֣כֶב מִצְרָ֑יִם וְשָׁלִשִׁ֖ם עַל־כֻּלּֽוֹ׃
Altı yüz seçkin savaş arabasını ve Mısır’ın bütün savaş arabalarını aldı; hepsinin başında komutanlar vardı.
Vayikah yitro hoten moşe et tsipora eşet moşe ahar şiluheha.
וַיִּקַּ֗ח יִתְרוֹ֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֶת־צִפֹּרָ֖ה אֵ֣שֶׁת מֹשֶׁ֑ה אַחַ֖ר שִׁלּוּחֶֽיהָ׃
Moşe’nin kayınpederi Yitro, Moşe’nin geri gönderdiği eşi Tsipora’yı yanına aldı.
Vayikah yitro hoten moşe ola uzevahim lelohim vayavo aharon vehol zikne yisrael leehol lehem im hoten moşe lifne haelohim.
וַיִּקַּ֞ח יִתְר֨וֹ חֹתֵ֥ן מֹשֶׁ֛ה עֹלָ֥ה וּזְבָחִ֖ים לֵֽאלֹהִ֑ים וַיָּבֹ֨א אַהֲרֹ֜ן וְכֹ֣ל ׀ זִקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לֶאֱכָל־לֶ֛חֶם עִם־חֹתֵ֥ן מֹשֶׁ֖ה לִפְנֵ֥י הָאֱלֹהִֽים׃
Moşe’nin kayınpederi Yitro, Tanrı için bütünüyle yakılan bir sunu ve kurbanlar getirdi. Aaron ve İsrael’in bütün ileri gelenleri, Tanrı’nın huzurunda Moşe’nin kayınpederiyle yemek yemeye geldiler.
Vayikah moşe hatsi hadam vayasem baaganot vahatsi hadam zarak al hamizbeah.
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ חֲצִ֣י הַדָּ֔ם וַיָּ֖שֶׂם בָּאַגָּנֹ֑ת וַחֲצִ֣י הַדָּ֔ם זָרַ֖ק עַל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Moşe kanın yarısını alıp kaplara koydu; öteki yarısını sunağın üzerine serpti.
Vayikah sefer haberit vayikra beozne haam vayomeru kol aşer diber Adonay naase venişma.
וַיִּקַּח֙ סֵ֣פֶר הַבְּרִ֔ית וַיִּקְרָ֖א בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֥ה וְנִשְׁמָֽע׃
Antlaşma kitabını alıp halkın duyacağı şekilde okudu. “Adonay’ın söylediği her şeyi yapacağız ve dinleyeceğiz” dediler.
Vayikah moşe et hadam vayizrok al haam vayomer hine dam haberit aşer karat Adonay imahem al kol hadevarim haele.
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־הַדָּ֔ם וַיִּזְרֹ֖ק עַל־הָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה דַֽם־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִמָּכֶ֔ם עַ֥ל כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Moşe kanı alıp halkın üzerine serpti ve “İşte, Adonay’ın bütün bu sözler üzerine sizinle yaptığı antlaşmanın kanı” dedi.
Vayikah miyadam vayatsar oto baheret vayaaseu egel maseha vayomeru ele eloheha yisrael aşer heeluha meerets mitsrayim.
וַיִּקַּ֣ח מִיָּדָ֗ם וַיָּ֤צַר אֹתוֹ֙ בַּחֶ֔רֶט וַֽיַּעֲשֵׂ֖הוּ עֵ֣גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Aaron altınları ellerinden aldı, bir oyma aletiyle biçim vererek dökme bir buzağı yaptı. “Ey İsrael, seni Mısır ülkesinden çıkaran ilahların bunlardır!” dediler.
Vayikah et haegel aşer asu vayisrof baeş vayithan ad aşer dak vayizer al pene hamayim vayaşk et bene yisrael.
וַיִּקַּ֞ח אֶת־הָעֵ֨גֶל אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ וַיִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ וַיִּטְחַ֖ן עַ֣ד אֲשֶׁר־דָּ֑ק וַיִּ֙זֶר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַמַּ֔יִם וַיַּ֖שְׁקְ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Yaptıkları buzağıyı alıp ateşte yaktı, incecik olana kadar öğüttü. Suyun üzerine serpip İsrael oğullarına içirdi.
Vayifsol şene luhot avanim karişonim vayaşkem moşe vaboker vayaal el har sinay kaaşer tsiva Adonay oto vayikah beyado şene luhot avanim.
וַיִּפְסֹ֡ל שְׁנֵֽי־לֻחֹ֨ת אֲבָנִ֜ים כָּרִאשֹׁנִ֗ים וַיַּשְׁכֵּ֨ם מֹשֶׁ֤ה בַבֹּ֙קֶר֙ וַיַּ֙עַל֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ שְׁנֵ֖י לֻחֹ֥ת אֲבָנִֽים׃
Moşe öncekiler gibi iki taş levha yonttu. Sabah erkenden kalktı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi Sinay Dağı’na çıktı. İki taş levhayı eline aldı.
Vayikah vayiten et haedut el haaron vayasem et habadim al haaron vayiten et hakaporet al haaron milmaela.
וַיִּקַּ֞ח וַיִּתֵּ֤ן אֶת־הָעֵדֻת֙ אֶל־הָ֣אָרֹ֔ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַבַּדִּ֖ים עַל־הָאָרֹ֑ן וַיִּתֵּ֧ן אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת עַל־הָאָרֹ֖ן מִלְמָֽעְלָה׃
Tanıklığı alıp sandığın içine koydu. Taşıma sırıklarını sandığa taktı ve kapağı sandığın üstüne yerleştirdi.
Vayikah moşe et şemen hamişha vayimşah et hamişkan veet kol aşer bo vayekadeş otam.
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וַיִּמְשַׁ֥ח אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹתָֽם׃
Moşe mesh yağını alıp Mişkan’ı ve içindeki her şeyi meshederek kutsadı.
Vayişhat vayikah moşe et hadam vayiten al karnot hamizbeah saviv beetsbao vayehate et hamizbeah veet hadam yatsak el yesod hamizbeah vayekadeşeu lehaper alav.
וַיִּשְׁחָ֗ט וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֤ה אֶת־הַדָּם֙ וַ֠יִּתֵּן עַל־קַרְנ֨וֹת הַמִּזְבֵּ֤חַ סָבִיב֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וַיְחַטֵּ֖א אֶת־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְאֶת־הַדָּ֗ם יָצַק֙ אֶל־יְס֣וֹד הַמִּזְבֵּ֔חַ וַֽיְקַדְּשֵׁ֖הוּ לְכַפֵּ֥ר עָלָֽיו׃
Moşe boğayı kesti. Kanı alıp parmağıyla sunağın çevresindeki boynuzlarına sürdü ve sunağı arındırdı. Kalan kanı sunağın tabanına döktü; üzerinde kefaret sağlanması için sunağı kutsadı.
Vayikah et kol hahelev aşer al hakerev veet yoteret hakaved veet şete hakelayot veet helbehen vayakter moşe hamizbeha.
וַיִּקַּ֗ח אֶֽת־כָּל־הַחֵלֶב֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַקֶּרֶב֒ וְאֵת֙ יֹתֶ֣רֶת הַכָּבֵ֔ד וְאֶת־שְׁתֵּ֥י הַכְּלָיֹ֖ת וְאֶֽת־חֶלְבְּהֶ֑ן וַיַּקְטֵ֥ר מֹשֶׁ֖ה הַמִּזְבֵּֽחָה׃
İç organların üzerindeki bütün içyağını, karaciğerin üzerindeki diyaframı, iki böbreği ve üzerlerindeki yağı aldı. Moşe bunları sunakta yaktı.
Vayişhat vayikah moşe midamo vayiten al tenuh ozen aharon hayemanit veal bohen yado hayemanit veal bohen raglo hayemanit.
וַיִּשְׁחָ֓ט ׀ וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ מִדָּמ֔וֹ וַיִּתֵּ֛ן עַל־תְּנ֥וּךְ אֹֽזֶן־אַהֲרֹ֖ן הַיְמָנִ֑ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדוֹ֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְל֖וֹ הַיְמָנִֽית׃
Moşe koçu kesti. Kanından alıp Aaron’un sağ kulağının kıkırdağına, sağ elinin başparmağına ve sağ ayağının başparmağına sürdü.
Vayikah et hahelev veet haalya veet kol hahelev aşer al hakerev veet yoteret hakaved veet şete hakelayot veet helbehen veet şok hayamin.
וַיִּקַּ֞ח אֶת־הַחֵ֣לֶב וְאֶת־הָֽאַלְיָ֗ה וְאֶֽת־כָּל־הַחֵלֶב֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַקֶּרֶב֒ וְאֵת֙ יֹתֶ֣רֶת הַכָּבֵ֔ד וְאֶת־שְׁתֵּ֥י הַכְּלָיֹ֖ת וְאֶֽת־חֶלְבְּהֶ֑ן וְאֵ֖ת שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין׃
İçyağını, yağlı kuyruğu, iç organların üzerindeki bütün yağı, karaciğerin üzerindeki diyaframı, iki böbreği ve üzerlerindeki yağı, sağ budu aldı.
Vayikah moşe otam meal kapehem vayakter hamizbeha al haola miluim hem lereah nihoah işe u ladonay.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֤ה אֹתָם֙ מֵעַ֣ל כַּפֵּיהֶ֔ם וַיַּקְטֵ֥ר הַמִּזְבֵּ֖חָה עַל־הָעֹלָ֑ה מִלֻּאִ֥ים הֵם֙ לְרֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ אִשֶּׁ֥ה ה֖וּא לַיהוָֽה׃
Moşe bunları onların avuçlarından alıp sunakta, bütünüyle yakılan sununun üzerinde yaktı. Bunlar hoş koku için göreve başlatma sunularıydı; Adonay’a ateşle sunulan bir sunuydu.
Vayikah moşe et hehaze vayenifeu tenufa lifne Adonay meel hamiluim lemoşe haya lemana kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־הֶ֣חָזֶ֔ה וַיְנִיפֵ֥הוּ תְנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה מֵאֵ֣יל הַמִּלֻּאִ֗ים לְמֹשֶׁ֤ה הָיָה֙ לְמָנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Moşe göğsü alıp Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak salladı. Göreve başlatma koçundan Moşe’ye düşen pay buydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayikah moşe mişemen hamişha umin hadam aşer al hamizbeah vayaz al aharon al begadav veal banav veal bigde vanav ito vayekadeş et aharon et begadav veet banav veet bigde vanav ito.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה מִשֶּׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֗ה וּמִן־הַדָּם֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַמִּזְבֵּחַ֒ וַיַּ֤ז עַֽל־אַהֲרֹן֙ עַל־בְּגָדָ֔יו וְעַל־בָּנָ֛יו וְעַל־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּ֑וֹ וַיְקַדֵּ֤שׁ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְאֶת־בָּנָ֛יו וְאֶת־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּֽוֹ׃
Moşe mesh yağından ve sunağın üzerindeki kandan alıp Aaron’a, giysilerine, onunla birlikte oğullarına ve oğullarının giysilerine serpti. Böylece Aaron’u, giysilerini, onunla birlikte oğullarını ve oğullarının giysilerini kutsadı.
Vayakrev et korban haam vayikah et seir hahatat aşer laam vayişhateu vayehateeu karişon.
וַיַּקְרֵ֕ב אֵ֖ת קָרְבַּ֣ן הָעָ֑ם וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׂעִ֤יר הַֽחַטָּאת֙ אֲשֶׁ֣ר לָעָ֔ם וַיִּשְׁחָטֵ֥הוּ וַֽיְחַטְּאֵ֖הוּ כָּרִאשֽׁוֹן׃
Halkın sunusunu getirdi. Halk için günah sunusu olan keçiyi alıp kesti ve ilk hayvan gibi günah sunusu olarak sundu.
Vayikah moşe veaharon et haanaşim haele aşer nikevu beşemot.
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹ֑ן אֵ֚ת הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר נִקְּב֖וּ בְּשֵׁמֽוֹת׃
Moşe ve Aaron, adları belirtilen bu adamları yanlarına aldılar.
Vayikah moşe et kesef hapidyom meet haodefim al peduye haleviyim.
וַיִּקַּ֣ח מֹשֶׁ֔ה אֵ֖ת כֶּ֣סֶף הַפִּדְי֑וֹם מֵאֵת֙ הָעֹ֣דְפִ֔ים עַ֖ל פְּדוּיֵ֥י הַלְוִיִּֽם׃
Moşe, Levilerle kurtarılanların sayısını aşan kişilerden kurtarma bedelini aldı.
Vayikah moşe et haagalot veet habakar vayiten otam el haleviyim.
וַיִּקַּ֣ח מֹשֶׁ֔ה אֶת־הָעֲגָלֹ֖ת וְאֶת־הַבָּקָ֑ר וַיִּתֵּ֥ן אוֹתָ֖ם אֶל־הַלְוִיִּֽם׃
Moşe arabaları ve sığırları aldı, Leviler’e verdi.
Vayikah korah ben yitshar ben kehat ben levi vedatan vaaviram bene eliav veon ben pelet bene reuven.
וַיִּקַּ֣ח קֹ֔רַח בֶּן־יִצְהָ֥ר בֶּן־קְהָ֖ת בֶּן־לֵוִ֑י וְדָתָ֨ן וַאֲבִירָ֜ם בְּנֵ֧י אֱלִיאָ֛ב וְא֥וֹן בֶּן־פֶּ֖לֶת בְּנֵ֥י רְאוּבֵֽן׃
Levi’nin oğlu Kehat’ın oğlu Yitshar’ın oğlu Korah, Reuven’in soyundan Eliav’ın oğulları Datan ve Aviram ile Pelet oğlu On’u yanına aldı.
Vayikah elazar hakohen et mahtot hanehoşet aşer hikrivu haserufim vayerakeum tsipuy lamizbeah.
וַיִּקַּ֞ח אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מַחְתּ֣וֹת הַנְּחֹ֔שֶׁת אֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יבוּ הַשְּׂרֻפִ֑ים וַֽיְרַקְּע֖וּם צִפּ֥וּי לַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin Elazar, yanan adamların sunduğu bakır kor kaplarını aldı. Onları dövüp sunağa kaplama yaptılar.
Vayikah aharon kaaşer diber moşe vayarats el toh hakahal vehine hehel hanegef baam vayiten et haketoret vayehaper al haam.
וַיִּקַּ֨ח אַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ דִּבֶּ֣ר מֹשֶׁ֗ה וַיָּ֙רָץ֙ אֶל־תּ֣וֹך הַקָּהָ֔ל וְהִנֵּ֛ה הֵחֵ֥ל הַנֶּ֖גֶף בָּעָ֑ם וַיִּתֵּן֙ אֶֽת־הַקְּטֹ֔רֶת וַיְכַפֵּ֖ר עַל־הָעָֽם׃
Aaron, Moşe’nin söylediği gibi aldı ve topluluğun arasına koştu. İşte, halk arasında bela başlamıştı. Tütsüyü koydu ve halk için bağışlanma sağladı.
Vayikah moşe et hamate milifne Adonay kaaşer tsivau.
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־הַמַּטֶּ֖ה מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּֽהוּ׃
Moşe, kendisine emredildiği gibi değneği Adonay’ın huzurundan aldı.
Vayikah yisrael et kol hearim haele vayeşev yisrael behol are haemori beheşbon uvehol benoteha.
וַיִּקַּח֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ת כָּל־הֶעָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤שֶׁב יִשְׂרָאֵל֙ בְּכָל־עָרֵ֣י הָֽאֱמֹרִ֔י בְּחֶשְׁבּ֖וֹן וּבְכָל־בְּנֹתֶֽיהָ׃
İsrael bütün bu şehirleri aldı. Heşbon ve ona bağlı bütün yerleşimler dahil, Amorilerin bütün şehirlerine yerleşti.
Ki heşbon ir sihon meleh haemori hi veu nilham bemeleh moav harişon vayikah et kol artso miyado ad arnon.
כִּ֣י חֶשְׁבּ֔וֹן עִ֗יר סִיחֹ֛ן מֶ֥לֶךְ הָאֱמֹרִ֖י הִ֑וא וְה֣וּא נִלְחַ֗ם בְּמֶ֤לֶךְ מוֹאָב֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיִּקַּ֧ח אֶת־כָּל־אַרְצ֛וֹ מִיָּד֖וֹ עַד־אַרְנֹֽן׃
Çünkü Heşbon, Amorilerin kralı Sihon’un şehriydi. Sihon, önceki Moav kralıyla savaşmış ve Arnon’a kadar bütün ülkesini onun elinden almıştı.
Vayehi vaboker vayikah balak et bilam vayaaleu bamot baal vayar mişam ketse haam.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיִּקַּ֤ח בָּלָק֙ אֶת־בִּלְעָ֔ם וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ בָּמ֣וֹת בָּ֑עַל וַיַּ֥רְא מִשָּׁ֖ם קְצֵ֥ה הָעָֽם׃
Sabah olunca Balak, Bilam’ı alıp Bamot-Baal’e çıkardı. Bilam oradan halkın bir ucunu gördü.
Vayikah balak et bilam roş hapeor hanişkaf al pene hayeşimon.
וַיִּקַּ֥ח בָּלָ֖ק אֶת־בִּלְעָ֑ם רֹ֣אשׁ הַפְּע֔וֹר הַנִּשְׁקָ֖ף עַל־פְּנֵ֥י הַיְשִׁימֹֽן׃
Balak, Bilam’ı ıssızlığa bakan Peor tepesine götürdü.
Vayar pinehas ben elazar ben aharon hakohen vayakom mitoh haeda vayikah romah beyado.
וַיַּ֗רְא פִּֽינְחָס֙ בֶּן־אֶלְעָזָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן וַיָּ֙קָם֙ מִתּ֣וֹךְ הָֽעֵדָ֔ה וַיִּקַּ֥ח רֹ֖מַח בְּיָדֽוֹ׃
Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas bunu gördü. Topluluğun arasından kalkıp eline bir mızrak aldı.
Vayaas moşe kaaşer tsiva Adonay oto vayikah et yehoşua vayaamideu lifne elazar hakohen velifne kol haeda.
וַיַּ֣עַשׂ מֹשֶׁ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח אֶת־יְהוֹשֻׁ֗עַ וַיַּֽעֲמִדֵ֙הוּ֙ לִפְנֵי֙ אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְלִפְנֵ֖י כָּל־הָעֵדָֽה׃
Moşe, Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi yaptı. Yeoşua’yı alıp kohen Elazar’ın ve bütün topluluğun önünde durdurdu.
Vayikah moşe mimahatsit bene yisrael et haahuz ehad min hahamişim min haadam umin habehema vayiten otam lalviyim şomere mişmeret mişkan Adonay kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה מִמַּחֲצִ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הָֽאָחֻז֙ אֶחָ֣ד מִן־הַחֲמִשִּׁ֔ים מִן־הָאָדָ֖ם וּמִן־הַבְּהֵמָ֑ה וַיִּתֵּ֨ן אֹתָ֜ם לַלְוִיִּ֗ם שֹֽׁמְרֵי֙ מִשְׁמֶ֙רֶת֙ מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Moşe, İsraeloğullarına ait yarıdan, insanların ve hayvanların ellide birini aldı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi, bunları Adonay’ın Mişkanı’nın görevini yerine getiren Levilere verdi.
Vayikah moşe veelazar hakohen et hazahav meitam kol keli maase.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַזָּהָ֖ב מֵֽאִתָּ֑ם כֹּ֖ל כְּלִ֥י מַעֲשֶֽׂה׃
Moşe ve kohen Elazar, hepsi işlenmiş eşya olan altını onlardan aldılar.
Vayikah moşe veelazar hakohen et hazahav meet sare haalafim vehameot vayaviu oto el ohel moed zikaron livne yisrael lifne Adonay.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַזָּהָ֔ב מֵאֵ֛ת שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְהַמֵּא֑וֹת וַיָּבִ֤אוּ אֹתוֹ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד זִכָּר֥וֹן לִבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃ (פ)
Moşe ve kohen Elazar, binliklerin ve yüzlüklerin başlarından altını aldılar. Adonay’ın önünde İsraeloğulları için bir anımsatıcı olsun diye onu Buluşma Çadırı’na getirdiler.