İbranice biçim וַיַּקְרֵ֣ב
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 11 kullanım
Teknik kod
HC/Vhw3msTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 11 kez, 11 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim וַיַּקְרֵ֣ב
Lemma קָרַב
Kök — שורש (şoreş, kök) קרב
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): come near
Biçim: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 11 kullanım
HC/Vhw3msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayakrev moşe et aharon veet banav vayirhats otam bamayim.
וַיַּקְרֵ֣ב מֹשֶׁ֔ה אֶֽת־אַהֲרֹ֖ן וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיִּרְחַ֥ץ אֹתָ֖ם בַּמָּֽיִם׃
Moşe, Aaron’u ve oğullarını yaklaştırıp suyla yıkadı.
Vayakrev moşe et bene aharon vayalbişem kutonot vayahgor otam avnet vayahavoş lahem migbaot kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיַּקְרֵ֨ב מֹשֶׁ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֗ן וַיַּלְבִּשֵׁ֤ם כֻּתֳּנֹת֙ וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתָם֙ אַבְנֵ֔ט וַיַּחֲבֹ֥שׁ לָהֶ֖ם מִגְבָּע֑וֹת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Moşe, Aaron’un oğullarını yaklaştırdı. Onlara entariler giydirdi, bellerine kuşaklar bağladı ve başlarına başlıklar sardı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayakrev et el haola vayismehu aharon uvanav et yedehem al roş haayil.
וַיַּקְרֵ֕ב אֵ֖ת אֵ֣יל הָעֹלָ֑ה וַֽיִּסְמְכ֞וּ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָאָֽיִל׃
Bütünüyle yakılan sunu olan koçu getirdi. Aaron ve oğulları ellerini koçun başına koydular.
Vayakrev et haayil haşeni el hamiluim vayismehu aharon uvanav et yedehem al roş haayil.
וַיַּקְרֵב֙ אֶת־הָאַ֣יִל הַשֵּׁנִ֔י אֵ֖יל הַמִּלֻּאִ֑ים וַֽיִּסְמְכ֞וּ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָאָֽיִל׃
İkinci koçu, göreve başlatma koçunu getirdi. Aaron ve oğulları ellerini koçun başına koydular.
Vayakrev et bene aharon vayiten moşe min hadam al tenuh oznam hayemanit veal bohen yadam hayemanit veal bohen raglam hayemanit vayizrok moşe et hadam al hamizbeah saviv.
וַיַּקְרֵ֞ב אֶת־בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֗ן וַיִּתֵּ֨ן מֹשֶׁ֤ה מִן־הַדָּם֙ עַל־תְּנ֤וּךְ אָזְנָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְלָ֖ם הַיְמָנִ֑ית וַיִּזְרֹ֨ק מֹשֶׁ֧ה אֶת־הַדָּ֛ם עַל־הַֽמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃
Aaron’un oğullarını yaklaştırdı. Moşe kandan onların sağ kulaklarının kıkırdağına, sağ ellerinin başparmaklarına ve sağ ayaklarının başparmaklarına sürdü. Sonra kanı sunağın çevresine serpti.
Vayakrev et korban haam vayikah et seir hahatat aşer laam vayişhateu vayehateeu karişon.
וַיַּקְרֵ֕ב אֵ֖ת קָרְבַּ֣ן הָעָ֑ם וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׂעִ֤יר הַֽחַטָּאת֙ אֲשֶׁ֣ר לָעָ֔ם וַיִּשְׁחָטֵ֥הוּ וַֽיְחַטְּאֵ֖הוּ כָּרִאשֽׁוֹן׃
Halkın sunusunu getirdi. Halk için günah sunusu olan keçiyi alıp kesti ve ilk hayvan gibi günah sunusu olarak sundu.
Vayakrev et haola vayaaseha kamişpat.
וַיַּקְרֵ֖ב אֶת־הָעֹלָ֑ה וַֽיַּעֲשֶׂ֖הָ כַּמִּשְׁפָּֽט׃
Bütünüyle yakılan sunuyu getirip kurala uygun olarak sundu.
Vayakrev et haminha vayemale hapo mimena vayakter al hamizbeah milevad olat haboker.
וַיַּקְרֵב֮ אֶת־הַמִּנְחָה֒ וַיְמַלֵּ֤א כַפּוֹ֙ מִמֶּ֔נָּה וַיַּקְטֵ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ מִלְּבַ֖ד עֹלַ֥ת הַבֹּֽקֶר׃
Tahıl sunusunu getirdi; ondan bir avuç dolusu alıp sunakta yaktı. Bunlar, sabahın bütünüyle yakılan sunusuna ek olarak sunuldu.
Vayakrev oteha veet kol aheha vene levi itah uvikaştem gam kehuna.
וַיַּקְרֵב֙ אֹֽתְךָ֔ וְאֶת־כָּל־אַחֶ֥יךָ בְנֵי־לֵוִ֖י אִתָּ֑ךְ וּבִקַּשְׁתֶּ֖ם גַּם־כְּהֻנָּֽה׃
Seni ve seninle birlikte bütün kardeşlerin olan Levi’nin oğullarını yaklaştırdı. Şimdi kâhinliği de mi istiyorsunuz?
Vehine iş mibene yisrael ba vayakrev el ehav et hamidyanit leene moşe uleene kol adat bene yisrael vehema vohim petah ohel moed.
וְהִנֵּ֡ה אִישׁ֩ מִבְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל בָּ֗א וַיַּקְרֵ֤ב אֶל־אֶחָיו֙ אֶת־הַמִּדְיָנִ֔ית לְעֵינֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וּלְעֵינֵ֖י כָּל־עֲדַ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֑ל וְהֵ֣מָּה בֹכִ֔ים פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
İşte İsraeloğullarından bir adam geldi; Moşe’nin ve bütün İsraeloğulları topluluğunun gözü önünde, Midyanlı bir kadını kardeşlerinin yanına getirdi. Onlar Buluşma Çadırı’nın girişinde ağlıyorlardı.
Vayakrev moşe et mişpatan lifne Adonay.
וַיַּקְרֵ֥ב מֹשֶׁ֛ה אֶת־מִשְׁפָּטָ֖ן לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃ (ס)
Moşe onların davasını Adonay’ın önüne getirdi.