Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Şemot 5
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
Türkçe çeviri Sonra Moşe ile Aaron, Firavun’a gidip şöyle dediler: “İsrael’in Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver; çölde benim için bayram yapsınlar.”
Türkçe çeviri Firavun, “Adonay kim ki sözünü dinleyip İsrael’i salıvereyim?” dedi. “Adonay’ı tanımıyorum; İsrael’i de salıvermeyeceğim.”
Türkçe çeviri Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”
Türkçe çeviri Mısır kralı onlara, “Moşe, Aaron, neden halkı işinden alıkoyuyorsunuz?” dedi. “İşinizin başına dönün!”
Türkçe çeviri Firavun, “Ülkedeki halk artık kalabalıklaştı” dedi. “Siz de onları işlerinden uzaklaştırıyorsunuz.”
Türkçe çeviri Aynı gün Firavun, halkı çalıştıran zorba görevlilere ve halkın başındaki sorumlulara şöyle buyurdu:
Türkçe çeviri “Kerpiç yapmak için halka eskisi gibi saman vermeyeceksiniz. Gidip samanı kendileri toplasınlar.
Türkçe çeviri Ama daha önce yaptıkları kerpiç sayısını yine onlardan isteyin; hiçbir azaltma yapmayın. Çünkü tembeller. Bu yüzden, ‘Gidip Tanrımız’a kurban sunalım’ diye bağırıyorlar.
Türkçe çeviri Bu adamların işini ağırlaştırın ki işleriyle uğraşsınlar, yalan sözlere kulak vermesinler.”
Türkçe çeviri Halkı çalıştıran görevliler ve halkın başındaki sorumlular çıkıp halka şöyle dediler: “Firavun diyor ki: Size saman vermeyeceğim.
Türkçe çeviri Gidin, nerede bulursanız oradan kendinize saman alın. Ama işinizden hiçbir şey eksilmeyecek.”
Türkçe çeviri Böylece halk, saman yerine kullanmak üzere anız toplamak için bütün Mısır ülkesine dağıldı.
Türkçe çeviri Görevliler onları sıkıştırıp, “Saman verildiği zamanki gibi, her günün işini o gün bitirin!” diyorlardı.
Türkçe çeviri Firavun’un görevlilerinin İsrael oğullarının başına koyduğu sorumlular dövüldü. Onlara, “Neden dün de bugün de eskisi kadar kerpiç yapmadınız?” denildi.
Türkçe çeviri İsrael oğullarının sorumluları gelip Firavun’a feryat ettiler: “Kullarına neden böyle davranıyorsun?
Türkçe çeviri Kullarına saman verilmiyor ama bize ‘Kerpiç yapın!’ deniliyor. Üstelik kulların dövülüyor. Oysa suç senin halkında!”
Türkçe çeviri Firavun, “Tembelsiniz, tembel!” dedi. “Bu yüzden, ‘Gidip Adonay’a kurban sunalım’ diyorsunuz.
Türkçe çeviri Şimdi gidin, çalışın. Size saman verilmeyecek ama istenen sayıda kerpici teslim edeceksiniz.”
Türkçe çeviri İsrael oğullarının sorumluları, “Günlük kerpiç sayınızdan hiçbir azaltma yapmayacaksınız” denildiğinde başlarının dertte olduğunu anladılar.
Türkçe çeviri Firavun’un yanından çıkarken kendilerini bekleyen Moşe ile Aaron’la karşılaştılar.
Türkçe çeviri Onlara, “Adonay size bakıp hükmünü versin!” dediler. “Bizi Firavun’un ve görevlilerinin gözünde iğrenç duruma düşürdünüz; bizi öldürmeleri için ellerine kılıç verdiniz.”
Türkçe çeviri Moşe, Adonay’a dönüp, “Efendim, bu halkın başına neden kötülük getirdin?” dedi. “Beni neden gönderdin?
Türkçe çeviri Senin adınla konuşmak için Firavun’a gittiğimden beri bu halka daha çok kötülük ediyor. Sen de halkını hiç kurtarmadın.”
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .