İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

נָצַב

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 28 kez, 28 farklı ayette görülür.

Kök
נצב

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit12 kullanım12 ayet
  • Şemot8 kullanım8 ayet
  • Bamidbar6 kullanım6 ayet
  • Devarim2 kullanım2 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 18:2

    Vayisa enav vayar vehine şeloşa anaşim nitsavim alav vayar vayarats likratam mipetah haohel vayiştahu aretsa.

    וַיִּשָּׂ֤א עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה֙ שְׁלֹשָׁ֣ה אֲנָשִׁ֔ים נִצָּבִ֖ים עָלָ֑יו וַיַּ֗רְא וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתָם֙ מִפֶּ֣תַח הָאֹ֔הֶל וַיִּשְׁתַּ֖חוּ אָֽרְצָה׃

    Gözlerini kaldırıp baktı; işte, karşısında üç adam duruyordu. Onları görünce çadırın girişinden koşup karşılamaya gitti ve yere eğildi.

  2. Bereşit 21:28

    Vayatsev avraham et şeva kivsot hatson levadehen.

    וַיַּצֵּ֣ב אַבְרָהָ֗ם אֶת־שֶׁ֛בַע כִּבְשֹׂ֥ת הַצֹּ֖אן לְבַדְּהֶֽן׃

    Avraam sürüden yedi dişi kuzuyu ayrı bir yere koydu.

  3. Bereşit 21:29

    Vayomer avimeleh el avraham ma hena şeva kevasot haele aşer hitsavta levadana.

    וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־אַבְרָהָ֑ם מָ֣ה הֵ֗נָּה שֶׁ֤בַע כְּבָשֹׂת֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר הִצַּ֖בְתָּ לְבַדָּֽנָה׃

    Avimeleh Avraam’a, “Ayrı koyduğun bu yedi dişi kuzunun anlamı ne?” diye sordu.

  4. Bereşit 24:13

    Hine anohi nitsav al en hamayim uvenot anşe hair yotseot lişov mayim.

    הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י נִצָּ֖ב עַל־עֵ֣ין הַמָּ֑יִם וּבְנוֹת֙ אַנְשֵׁ֣י הָעִ֔יר יֹצְאֹ֖ת לִשְׁאֹ֥ב מָֽיִם׃

    İşte, su pınarının başında duruyorum. Kent halkının kızları su çekmeye çıkıyorlar.

  5. Bereşit 24:43

    Hine anohi nitsav al en hamayim vehaya haalma hayotset lişov veamarti eleha haşkini na meat mayim mikadeh.

    הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י נִצָּ֖ב עַל־עֵ֣ין הַמָּ֑יִם וְהָיָ֤ה הָֽעַלְמָה֙ הַיֹּצֵ֣את לִשְׁאֹ֔ב וְאָמַרְתִּ֣י אֵלֶ֔יהָ הַשְׁקִֽינִי־נָ֥א מְעַט־מַ֖יִם מִכַּדֵּֽךְ׃

    işte, su pınarının başında duruyorum. Su çekmeye çıkan genç kıza, “Lütfen testinden bana biraz su içir” dediğimde,

  6. Bereşit 28:12

    Vayahalom vehine sulam mutsav artsa veroşo magia haşamayema vehine malahe Elohim olim veyoredim bo.

    וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ׃

    Bir rüya gördü: Yere bir merdiven kurulmuştu; tepesi göğe ulaşıyordu. Tanrı’nın melekleri onun üzerinde çıkıp iniyordu.

  7. Bereşit 28:13

    Vehine Adonay nitsav alav vayomar ani Adonay elohe avraham aviha velohe yitshak haarets aşer ata şohev aleha leha etenena ulezareha.

    וְהִנֵּ֨ה יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב עָלָיו֮ וַיֹּאמַר֒ אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אַבְרָהָ֣ם אָבִ֔יךָ וֵאלֹהֵ֖י יִצְחָ֑ק הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ שֹׁכֵ֣ב עָלֶ֔יהָ לְךָ֥ אֶתְּנֶ֖נָּה וּלְזַרְעֶֽךָ׃

    Adonay onun başucunda duruyor ve şöyle diyordu: “Ben Adonay’ım; atan Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı’yım. Üzerinde yattığın toprağı sana ve soyuna vereceğim.

  8. Bereşit 33:20

    Vayatsev şam mizbeah vayikra lo el elohe yisrael.

    וַיַּצֶּב־שָׁ֖ם מִזְבֵּ֑חַ וַיִּ֨קְרָא־ל֔וֹ אֵ֖ל אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    Orada bir sunak kurdu ve ona “El, İsrael’in Tanrısı” adını verdi.

  9. Bereşit 35:14

    Vayatsev yaakov matseva bamakom aşer diber ito matsevet aven vayaseh aleha neseh vayitsok aleha şamen.

    וַיַּצֵּ֨ב יַעֲקֹ֜ב מַצֵּבָ֗ה בַּמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ מַצֶּ֣בֶת אָ֑בֶן וַיַּסֵּ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ נֶ֔סֶךְ וַיִּצֹ֥ק עָלֶ֖יהָ שָֽׁמֶן׃

    Yaakov, Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere bir anıt, taştan bir anıt dikti. Üzerine bir dökme sunusu sundu ve yağ döktü.

  10. Bereşit 35:20

    Vayatsev yaakov matseva al kevuratah hi matsevet kevurat rahel ad hayom.

    וַיַּצֵּ֧ב יַעֲקֹ֛ב מַצֵּבָ֖ה עַל־קְבֻרָתָ֑הּ הִ֛וא מַצֶּ֥בֶת קְבֻֽרַת־רָחֵ֖ל עַד־הַיּֽוֹם׃

    Yaakov mezarının üzerine bir anıt dikti. Bu, bugüne kadar duran Rahel’in mezar anıtıdır.

  11. Bereşit 37:7

    Vehine anahnu mealemim alumim betoh hasade vehine kama alumati vegam nitsava vehine tesubena alumotehem vatişetahavena laalumati.

    וְ֠הִנֵּה אֲנַ֜חְנוּ מְאַלְּמִ֤ים אֲלֻמִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַשָּׂדֶ֔ה וְהִנֵּ֛ה קָ֥מָה אֲלֻמָּתִ֖י וְגַם־נִצָּ֑בָה וְהִנֵּ֤ה תְסֻבֶּ֙ינָה֙ אֲלֻמֹּ֣תֵיכֶ֔ם וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶ֖יןָ לַאֲלֻמָּתִֽי׃

    “Tarlanın ortasında demetler bağlıyorduk. Birden benim demetim kalkıp dik durdu. Sizin demetleriniz de çevresine toplanıp benim demetime eğildiler.”

  12. Bereşit 45:1

    Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol mealay velo amad ito behitvada yosef el ehav.

    וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃

    Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.

  13. Şemot 5:20

    Vayifgeu et moşe veet aharon nitsavim likratam betsetam meet paro.

    וַֽיִּפְגְּעוּ֙ אֶת־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֔ן נִצָּבִ֖ים לִקְרָאתָ֑ם בְּצֵאתָ֖ם מֵאֵ֥ת פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’un yanından çıkarken kendilerini bekleyen Moşe ile Aaron’la karşılaştılar.

  14. Şemot 7:15

    Leh el paro baboker hine yotse hamayma venitsavta likrato al sefat hayeor vehamate aşer nehpah lenahaş tikah beyadeha.

    לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ׃

    Sabah Firavun’a git. Suya çıkacak; Nil’in kıyısında karşısına dikil. Yılana dönüşen değneği de eline al.

  15. Şemot 15:8

    Uveruah apeha neermu mayim nitsevu hemo ned nozelim kafeu tehomot belev yam.

    וּבְר֤וּחַ אַפֶּ֙יךָ֙ נֶ֣עֶרְמוּ מַ֔יִם נִצְּב֥וּ כְמוֹ־נֵ֖ד נֹזְלִ֑ים קָֽפְא֥וּ תְהֹמֹ֖ת בְּלֶב־יָֽם׃

    Burnunun soluğuyla sular yığıldı. Akan sular bir yığın gibi dikildi; engin sular denizin yüreğinde dondu.

  16. Şemot 17:9

    Vayomer moşe el yehoşua behar lanu anaşim vetse hilahem baamalek mahar anohi nitsav al roş hagiva umate haelohim beyadi.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֤ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֙עַ֙ בְּחַר־לָ֣נוּ אֲנָשִׁ֔ים וְצֵ֖א הִלָּחֵ֣ם בַּעֲמָלֵ֑ק מָחָ֗ר אָנֹכִ֤י נִצָּב֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַגִּבְעָ֔ה וּמַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדִֽי׃

    Moşe, Yeoşua’ya şöyle dedi: “Bizim için adamlar seç; çık, Amalek’le savaş. Yarın ben Tanrı’nın değneği elimde, tepenin başında duracağım.”

  17. Şemot 18:14

    Vayar hoten moşe et kol aşer u ose laam vayomer ma hadavar haze aşer ata ose laam madua ata yoşev levadeha vehol haam nitsav aleha min boker ad arev.

    וַיַּרְא֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה לָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹשֶׂה֙ לָעָ֔ם מַדּ֗וּעַ אַתָּ֤ה יוֹשֵׁב֙ לְבַדֶּ֔ךָ וְכָל־הָעָ֛ם נִצָּ֥ב עָלֶ֖יךָ מִן־בֹּ֥קֶר עַד־עָֽרֶב׃

    Moşe’nin kayınpederi, onun halk için yaptığı her şeyi görünce, “Halk için yaptığın bu iş nedir?” dedi. “Neden yalnız sen oturuyorsun da bütün halk sabahtan akşama kadar önünde bekliyor?”

  18. Şemot 33:8

    Vehaya ketset moşe el haohel yakumu kol haam venitsevu petah oholo vehibitu ahare moşe ad boo haohela.

    וְהָיָ֗ה כְּצֵ֤את מֹשֶׁה֙ אֶל־הָאֹ֔הֶל יָק֙וּמוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם וְנִ֨צְּב֔וּ אִ֖ישׁ פֶּ֣תַח אָהֳל֑וֹ וְהִבִּ֙יטוּ֙ אַחֲרֵ֣י מֹשֶׁ֔ה עַד־בֹּא֖וֹ הָאֹֽהֱלָה׃

    Moşe çadıra çıkarken bütün halk kalkar, herkes kendi çadırının girişinde durur ve çadıra girene kadar Moşe’nin ardından bakardı.

  19. Şemot 33:21

    Vayomer Adonay hine makom iti venitsavta al hatsur.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה הִנֵּ֥ה מָק֖וֹם אִתִּ֑י וְנִצַּבְתָּ֖ עַל־הַצּֽוּר׃

    Adonay, “İşte, yanımda bir yer var; kayanın üzerinde duracaksın” dedi.

  20. Şemot 34:2

    Vehye nahon laboker vealita vaboker el har sinay venitsavta li şam al roş hahar.

    וֶהְיֵ֥ה נָכ֖וֹן לַבֹּ֑קֶר וְעָלִ֤יתָ בַבֹּ֙קֶר֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י וְנִצַּבְתָּ֥ לִ֛י שָׁ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָהָֽר׃

    Sabaha hazır ol. Sabah Sinay Dağı’na çık ve orada, dağın tepesinde önümde dur.

  21. Bamidbar 16:27

    Vayealu meal mişkan koreh datan vaaviram misaviv vedatan vaaviram yatseu nitsavim petah oholehem uneşehem uvenehem vetapam.

    וַיֵּעָל֗וּ מֵעַ֧ל מִשְׁכַּן־קֹ֛רֶח דָּתָ֥ן וַאֲבִירָ֖ם מִסָּבִ֑יב וְדָתָ֨ן וַאֲבִירָ֜ם יָצְא֣וּ נִצָּבִ֗ים פֶּ֚תַח אָֽהֳלֵיהֶ֔ם וּנְשֵׁיהֶ֥ם וּבְנֵיהֶ֖ם וְטַפָּֽם׃

    Korah’ın, Datan’ın ve Aviram’ın barınaklarının çevresinden uzaklaştılar. Datan ve Aviram ise karıları, oğulları ve küçük çocuklarıyla çıkıp çadırlarının girişinde durdular.

  22. Bamidbar 22:23

    Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.

    וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃

    Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.

  23. Bamidbar 22:31

    Vayegal Adonay et ene vilam vayar et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vayikod vayiştahu leapav.

    וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו׃

    Adonay Bilam’ın gözlerini açtı. Bilam, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü; eğilip yüzüstü yere kapandı.

  24. Bamidbar 22:34

    Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.

    וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃

    Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”

  25. Bamidbar 23:6

    Vayaşov elav vehine nitsav al olato u vehol sare moav.

    וַיָּ֣שָׁב אֵלָ֔יו וְהִנֵּ֥ה נִצָּ֖ב עַל־עֹלָת֑וֹ ה֖וּא וְכָל־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃

    Bilam ona döndü. Balak, Moav’ın bütün önderleriyle birlikte olah sunusunun yanında duruyordu.

  26. Bamidbar 23:17

    Vayavo elav vehino nitsav al olato vesare moav ito vayomer lo balak ma diber Adonay.

    וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה׃

    Bilam ona geldi. Balak olah sunusunun yanında duruyordu; Moav’ın önderleri de yanındaydı. Balak ona, “Adonay ne söyledi?” diye sordu.

  27. Devarim 29:9

    Atem nitsavim hayom kulehem lifne Adonay elohehem raşehem şivtehem ziknehem veşoterehem kol yisrael.

    אַתֶּ֨ם נִצָּבִ֤ים הַיּוֹם֙ כֻּלְּכֶ֔ם לִפְנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם רָאשֵׁיכֶ֣ם שִׁבְטֵיכֶ֗ם זִקְנֵיכֶם֙ וְשֹׁ֣טְרֵיכֶ֔ם כֹּ֖ל אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵֽל׃

    Bugün hepiniz Tanrınız Adonay'ın önünde duruyorsunuz: Kabile başlarınız, ileri gelenleriniz, görevlileriniz ve İsrael'in bütün erkekleri;

  28. Devarim 32:8

    Behanhel elyon goyim behafrido bene adam yatsev gevulot amim lemispar bene yisrael.

    בְּהַנְחֵ֤ל עֶלְיוֹן֙ גּוֹיִ֔ם בְּהַפְרִיד֖וֹ בְּנֵ֣י אָדָ֑ם יַצֵּב֙ גְּבֻלֹ֣ת עַמִּ֔ים לְמִסְפַּ֖ר בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Yüceler Yücesi uluslara miraslarını verirken, insan oğullarını ayırırken, halkların sınırlarını İsrael oğullarının sayısına göre belirledi.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (10 kullanım)
    Teknik kodHVNrmsa
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms
  • fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHVNrmpa
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq2ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNp2ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq3cp
  • belirli artikel + fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/VNrmpa
  • fiil, Hofal, edilgen ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVHsmsa
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp3cp
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp3fs
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms
Veri ve yöntem

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): take one’s stand

UBS kaynak sözlük anlamları: to stand; to cause to stand; to set (up); to put; to place; supervisor; person in charge; to endure; to determine; to decree; to fix

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.