TORA LEMMA DİZİNİ
חָשַׁב
Bu lemma Tora’da 31 kez, 29 ayette kullanılır.
Sözlük bilgisi
Kaynak glossu (İngilizce): think
Kök — שורש (şoreş, kök): חשב
Kelime türü kodu: V
UBS kaynak glossları
to think about; to consider; to plan; to devise; to plot; to invent; to design; inventor; designer; to count; to calculate; to ask an accounting from someone else; to try; to count as; to consider someone guilty of something; to credit someone for something; to think of; to have regard for
Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit5 kullanım4 ayet
- Şemot13 kullanım12 ayet
- Vayikra8 kullanım8 ayet
- Bamidbar3 kullanım3 ayet
- Devarim2 kullanım2 ayet
Yazılı biçimler
- חֹשֵׁ֖ב 8 kullanım
- וְחֹשֵׁב֒ 7 kullanım
- יֵחָשֵׁ֛ב 3 kullanım
- וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ 2 kullanım
- וְנֶחְשַׁ֥ב 2 kullanım
- וְחֹשְׁבֵ֖י 1 kullanım
- וְלַחְשֹׁ֖ב 1 kullanım
- חֲשָׁבָ֣הּ 1 kullanım
- חֲשַׁבְתֶּ֥ם 1 kullanım
- יֵחָשְׁב֥וּ 1 kullanım
- יִתְחַשָּֽׁב 1 kullanım
- לַחְשֹׁ֖ב 1 kullanım
- נֶחְשַׁ֥בְנוּ 1 kullanım
- תֵּחָשֵׁ֖ב 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
Dilbilgisel biçimler
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (8 kullanım · HVqrmsa)
- bağlaç + fiil, Piel, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım · HC/Vpq3ms)
- fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVNi3ms)
- bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/VNq3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım · HC/Vqrmsa)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp3fs)
- bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HC/R/Vqc)
- bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HC/Vqrmpc)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HR/Vqc)
- fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVNi3fs)
- fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVNi3mp)
- fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVNp1cp)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqp2mp)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqp3ms/Sp3fs)
- fiil, Hitpael, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVti3ms)
Geçtiği ayetler
Bereşit 15:6
Veheemin badonay vayahşeveha lo tsedaka.
וְהֶאֱמִ֖ן בַּֽיהוָ֑ה וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ לּ֖וֹ צְדָקָֽה׃
Avram Adonay’a güvendi; Adonay bunu ona doğruluk olarak saydı.
Bereşit 31:15
Halo naheriyot nehşavnu lo ki meharanu vayohal gam ahol et kaspenu.
הֲל֧וֹא נָכְרִיּ֛וֹת נֶחְשַׁ֥בְנוּ ל֖וֹ כִּ֣י מְכָרָ֑נוּ וַיֹּ֥אכַל גַּם־אָכ֖וֹל אֶת־כַּסְפֵּֽנוּ׃
Bizi yabancı saymıyor mu? Çünkü bizi sattı; üstelik paramızı da yiyip bitirdi.
Bereşit 38:15
Vayireha yehuda vayahşeveha lezona ki hiseta paneha.
וַיִּרְאֶ֣הָ יְהוּדָ֔ה וַֽיַּחְשְׁבֶ֖הָ לְזוֹנָ֑ה כִּ֥י כִסְּתָ֖ה פָּנֶֽיהָ׃
Yehuda onu görünce bir fahişe sandı; çünkü yüzünü örtmüştü.
Bereşit 50:20
Bu ayette 2 eşleşme
Veatem haşavtem alay raa Elohim haşavah letova lemaan aso kayom haze lehahayot am rav.
וְאַתֶּ֕ם חֲשַׁבְתֶּ֥ם עָלַ֖י רָעָ֑ה אֱלֹהִים֙ חֲשָׁבָ֣הּ לְטֹבָ֔ה לְמַ֗עַן עֲשֹׂ֛ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהַחֲיֹ֥ת עַם־רָֽב׃
Siz bana kötülük tasarladınız; Tanrı ise bugün olduğu gibi birçok insanı hayatta tutmak için bunu iyiliğe yöneltti.
Şemot 26:1
Veet hamişkan taase eser yeriot şeş maşezar utehelet veargaman vetolaat şani keruvim maase hoşev taase otam.
וְאֶת־הַמִּשְׁכָּ֥ן תַּעֲשֶׂ֖ה עֶ֣שֶׂר יְרִיעֹ֑ת שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֗ר וּתְכֵ֤לֶת וְאַרְגָּמָן֙ וְתֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י כְּרֻבִ֛ים מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָֽם׃
Mişkan’ı on örtüyle yapacaksın. Onları bükülmüş ince ketenden, mavi, erguvan ve kırmızı yünden, ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yapacaksın.
Şemot 26:31
Veasita farohet tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar maase hoşev yaase otah keruvim.
וְעָשִׂ֣יתָ פָרֹ֗כֶת תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֛ב יַעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖הּ כְּרֻבִֽים׃
Mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden bir ayırma perdesi yapacaksın. Ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yapılacak.
Şemot 28:6
Veasu et haefod zahav tehelet veargaman tolaat şani veşeş maşezar maase hoşev.
וְעָשׂ֖וּ אֶת־הָאֵפֹ֑ד זָ֠הָב תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן תּוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵֽׁב׃
Efodu altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden, ustaca dokuyarak yapacaklar.
Şemot 28:15
Veasita hoşen mişpat maase hoşev kemaase efod taasenu zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar taase oto.
וְעָשִׂ֜יתָ חֹ֤שֶׁן מִשְׁפָּט֙ מַעֲשֵׂ֣ה חֹשֵׁ֔ב כְּמַעֲשֵׂ֥ה אֵפֹ֖ד תַּעֲשֶׂ֑נּוּ זָ֠הָב תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן וְתוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתֽוֹ׃
Ustaca dokunmuş bir hüküm göğüslüğü yapacaksın. Onu efodun işçiliğiyle, altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden yapacaksın.
Şemot 31:4
Lahşov mahaşavot laasot bazahav uvakesef uvanehoşet.
לַחְשֹׁ֖ב מַחֲשָׁבֹ֑ת לַעֲשׂ֛וֹת בַּזָּהָ֥ב וּבַכֶּ֖סֶף וּבַנְּחֹֽשֶׁת׃
tasarımlar yapması, altın, gümüş ve bakır işlemesi,
Şemot 35:32
Velahşov mahaşavot laasot bazahav uvakesef uvanehoşet.
וְלַחְשֹׁ֖ב מַֽחַשָׁבֹ֑ת לַעֲשֹׂ֛ת בַּזָּהָ֥ב וּבַכֶּ֖סֶף וּבַנְּחֹֽשֶׁת׃
tasarımlar yapması, altın, gümüş ve bakır işlemesi,
Şemot 35:35
Bu ayette 2 eşleşme
Mile otam hohmat lev laasot kol melehet haraş vehoşev verokem batehelet uvaargaman betolaat haşani uvaşeş veoreg ose kol melaha vehoşeve mahaşavot.
מִלֵּ֨א אֹתָ֜ם חָכְמַת־לֵ֗ב לַעֲשׂוֹת֮ כָּל־מְלֶ֣אכֶת חָרָ֣שׁ ׀ וְחֹשֵׁב֒ וְרֹקֵ֞ם בַּתְּכֵ֣לֶת וּבָֽאַרְגָּמָ֗ן בְּתוֹלַ֧עַת הַשָּׁנִ֛י וּבַשֵּׁ֖שׁ וְאֹרֵ֑ג עֹשֵׂי֙ כָּל־מְלָאכָ֔ה וְחֹשְׁבֵ֖י מַחֲשָׁבֹֽת׃
Her türlü oymacılık ve desenli dokuma işini yapmak; mavi, erguvan ve kırmızı yünle ince ketende nakış işlemek ve dokumacılık yapmak için onları yürek bilgeliğiyle doldurdu. Onlar her türlü işi yapan, tasarımlar hazırlayan ustalardır.
Şemot 36:8
Vayaasu hol haham lev beose hamelaha et hamişkan eser yeriot şeş maşezar utehelet veargaman vetolaat şani keruvim maase hoşev asa otam.
וַיַּעֲשׂ֨וּ כָל־חֲכַם־לֵ֜ב בְּעֹשֵׂ֧י הַמְּלָאכָ֛ה אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן עֶ֣שֶׂר יְרִיעֹ֑ת שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֗ר וּתְכֵ֤לֶת וְאַרְגָּמָן֙ וְתוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י כְּרֻבִ֛ים מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב עָשָׂ֥ה אֹתָֽם׃
İşi yapan bütün usta yürekli kişiler Mişkan’ı on örtüyle yaptılar. Onları bükülmüş ince ketenden, mavi, erguvan ve kırmızı yünden, ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yaptılar.
Şemot 36:35
Vayaas et haparohet tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar maase hoşev asa otah keruvim.
וַיַּ֙עַשׂ֙ אֶת־הַפָּרֹ֔כֶת תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֛ב עָשָׂ֥ה אֹתָ֖הּ כְּרֻבִֽים׃
Ayırma perdesini mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden yaptı. Onu ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yaptı.
Şemot 38:23
Veito oholiav ben ahisamah lemate dan haraş vehoşev verokem batehelet uvaargaman uvetolaat haşani uvaşeş.
וְאִתּ֗וֹ אָהֳלִיאָ֞ב בֶּן־אֲחִיסָמָ֛ךְ לְמַטֵּה־דָ֖ן חָרָ֣שׁ וְחֹשֵׁ֑ב וְרֹקֵ֗ם בַּתְּכֵ֙לֶת֙ וּבָֽאַרְגָּמָ֔ן וּבְתוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וּבַשֵּֽׁשׁ׃ (ס)
Yanında Dan kabilesinden Ahisamah oğlu Oholiav vardı. O, oymacı, desenli dokuma ustası, mavi, erguvan ve kırmızı yünle ince ketende nakış işleyen bir ustaydı.
Şemot 39:3
Vayerakeu et pahe hazahav vekitsets petilim laasot betoh hatehelet uvetoh haargaman uvetoh tolaat haşani uvetoh haşeş maase hoşev.
וַֽיְרַקְּע֞וּ אֶת־פַּחֵ֣י הַזָּהָב֮ וְקִצֵּ֣ץ פְּתִילִם֒ לַעֲשׂ֗וֹת בְּת֤וֹךְ הַתְּכֵ֙לֶת֙ וּבְת֣וֹךְ הָֽאַרְגָּמָ֔ן וּבְת֛וֹךְ תּוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וּבְת֣וֹךְ הַשֵּׁ֑שׁ מַעֲשֵׂ֖ה חֹשֵֽׁב׃
Altını döverek ince levhalar yaptılar. Ustaca dokunmak üzere mavi, erguvan ve kırmızı yünün ve ince ketenin arasına katmak için onu şeritler halinde kesti.
Şemot 39:8
Vayaas et hahoşen maase hoşev kemaase efod zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar.
וַיַּ֧עַשׂ אֶת־הַחֹ֛שֶׁן מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב כְּמַעֲשֵׂ֣ה אֵפֹ֑ד זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָֽר׃
Göğüslüğü efodun işçiliğiyle, altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden ustaca dokuyarak yaptı.
Vayikra 7:18
Veim heahol yeahel mibesar zevah şelamav bayom haşelişi lo yeratse hamakriv oto lo yehaşev lo pigul yihye vehanefeş haohelet mimenu avonah tisa.
וְאִ֣ם הֵאָכֹ֣ל יֵ֠אָכֵל מִבְּשַׂר־זֶ֨בַח שְׁלָמָ֜יו בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁי֮ לֹ֣א יֵרָצֶה֒ הַמַּקְרִ֣יב אֹת֗וֹ לֹ֧א יֵחָשֵׁ֛ב ל֖וֹ פִּגּ֣וּל יִהְיֶ֑ה וְהַנֶּ֛פֶשׁ הָאֹכֶ֥לֶת מִמֶּ֖נּוּ עֲוֺנָ֥הּ תִּשָּֽׂא׃
Kurban sunulurken esenlik kurbanının etinden üçüncü gün yenmesi düşünülürse kurban kabul görmeyecek; sunan kişinin hesabına sayılmayacak. Reddedilmiş bir sunu olacak ve ondan yiyen kişi suçunun sorumluluğunu taşıyacak.
Vayikra 17:4
Veel petah ohel moed lo hevio lehakriv korban ladonay lifne mişkan Adonay dam yehaşev laiş hau dam şafah venihrat haiş hau mikerev amo.
וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לֹ֣א הֱבִיאוֹ֒ לְהַקְרִ֤יב קָרְבָּן֙ לַֽיהוָ֔ה לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה דָּ֣ם יֵחָשֵׁ֞ב לָאִ֤ישׁ הַהוּא֙ דָּ֣ם שָׁפָ֔ךְ וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מִקֶּ֥רֶב עַמּֽוֹ׃
ama onu Adonay’a sunu olarak sunmak üzere Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın Mişkan’ının önüne getirmezse o kişi kan dökmüş sayılacak. Kan dökmüştür; halkının arasından kesilip atılacak.
Vayikra 25:27
Vehişav et şene mimkaro veheşiv et haodef laiş aşer mahar lo veşav laahuzato.
וְחִשַּׁב֙ אֶת־שְׁנֵ֣י מִמְכָּר֔וֹ וְהֵשִׁיב֙ אֶת־הָ֣עֹדֵ֔ף לָאִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר מָֽכַר־ל֑וֹ וְשָׁ֖ב לַאֲחֻזָּתֽוֹ׃
satıştan sonra geçen yılları hesaplayacak, bedelin kalan kısmını alıcıya geri verecek ve mülküne dönecek.
Vayikra 25:31
Uvate hahatserim aşer en lahem homa saviv al sede haarets yehaşev geula tihye lo uvayovel yetse.
וּבָתֵּ֣י הַחֲצֵרִ֗ים אֲשֶׁ֨ר אֵין־לָהֶ֤ם חֹמָה֙ סָבִ֔יב עַל־שְׂדֵ֥ה הָאָ֖רֶץ יֵחָשֵׁ֑ב גְּאֻלָּה֙ תִּהְיֶה־לּ֔וֹ וּבַיֹּבֵ֖ל יֵצֵֽא׃
Çevresi surla çevrili olmayan köylerdeki evler ise ülkenin tarlaları gibi sayılacak. Geri alınabilirler ve Yovel’de serbest kalırlar.
Vayikra 25:50
Vehişav im koneu mişenat himahero lo ad şenat hayovel vehaya kesef mimkaro bemispar şanim kime sahir yihye imo.
וְחִשַּׁב֙ עִם־קֹנֵ֔הוּ מִשְּׁנַת֙ הִמָּ֣כְרוֹ ל֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְהָיָ֞ה כֶּ֤סֶף מִמְכָּרוֹ֙ בְּמִסְפַּ֣ר שָׁנִ֔ים כִּימֵ֥י שָׂכִ֖יר יִהְיֶ֥ה עִמּֽוֹ׃
Alıcısıyla birlikte satıldığı yıldan Yovel yılına kadar hesap yapacak. Satış bedeli yılların sayısına göre değerlendirilecek; onun yanında geçirdiği süre ücretli işçinin süresi gibi sayılacak.
Vayikra 25:52
Veim meat nişar başanim ad şenat hayovel vehişav lo kefi şanav yaşiv et geulato.
וְאִם־מְעַ֞ט נִשְׁאַ֧ר בַּשָּׁנִ֛ים עַד־שְׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל וְחִשַּׁב־ל֑וֹ כְּפִ֣י שָׁנָ֔יו יָשִׁ֖יב אֶת־גְּאֻלָּתֽוֹ׃
Yovel yılına az yıl kalmışsa buna göre hesap yapacak ve kalan yıllar kadar kurtarma bedeli ödeyecek.
Vayikra 27:18
Veim ahar hayovel yakdiş sadeu vehişav lo hakohen et hakesef al pi haşanim hanotarot ad şenat hayovel venigra meerkeha.
וְאִם־אַחַ֣ר הַיֹּבֵל֮ יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵהוּ֒ וְחִשַּׁב־ל֨וֹ הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַכֶּ֗סֶף עַל־פִּ֤י הַשָּׁנִים֙ הַנּ֣וֹתָרֹ֔ת עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְנִגְרַ֖ע מֵֽעֶרְכֶּֽךָ׃
Tarlasını Yovel’den sonra kutsal olarak ayırırsa kâhin, Yovel yılına kalan yıllara göre bedeli hesaplayacak ve belirlenmiş bedelden indirim yapılacak.
Vayikra 27:23
Vehişav lo hakohen et mihsat haerkeha ad şenat hayovel venatan et haerkeha bayom hau kodeş ladonay.
וְחִשַּׁב־ל֣וֹ הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מִכְסַ֣ת הָֽעֶרְכְּךָ֔ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְנָתַ֤ן אֶת־הָעֶרְכְּךָ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא קֹ֖דֶשׁ לַיהוָֽה׃
kâhin Yovel yılına kadar olan bedeli hesaplayacak. O kişi, belirlenen bedeli aynı gün Adonay’a kutsal olarak verecek.
Bamidbar 18:27
Venehşav lahem terumathem kadagan min hagoren vehamelea min hayakev.
וְנֶחְשַׁ֥ב לָכֶ֖ם תְּרוּמַתְכֶ֑ם כַּדָּגָן֙ מִן־הַגֹּ֔רֶן וְכַֽמְלֵאָ֖ה מִן־הַיָּֽקֶב׃
Ayırdığınız pay, sizin için harmandan alınan tahıl ve üzüm sıkma yerinden alınan ürün gibi sayılacak.
Bamidbar 18:30
Veamarta alehem baharimehem et helbo mimenu venehşav lalviyim kitvuat goren vehitvuat yakev.
וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם בַּהֲרִֽימְכֶ֤ם אֶת־חֶלְבּוֹ֙ מִמֶּ֔נּוּ וְנֶחְשַׁב֙ לַלְוִיִּ֔ם כִּתְבוּאַ֥ת גֹּ֖רֶן וְכִתְבוּאַ֥ת יָֽקֶב׃
Onlara de ki: En iyi kısmını ayırdıktan sonra kalanı Leviler için harmanın ürünü ve üzüm sıkma yerinin ürünü gibi sayılacak.
Bamidbar 23:9
Ki meroş tsurim erenu umigevaot aşurenu hen am levadad yişkon uvagoyim lo yithaşav.
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב׃
Kayaların doruğundan onu görüyorum; tepelerden ona bakıyorum. İşte tek başına yaşayan, uluslar arasında kendini saymayan bir halk!
Devarim 2:11
Refaim yehaşevu af hem kaanakim vehamoavim yikreu lahem emim.
רְפָאִ֛ים יֵחָשְׁב֥וּ אַף־הֵ֖ם כָּעֲנָקִ֑ים וְהַמֹּ֣אָבִ֔ים יִקְרְא֥וּ לָהֶ֖ם אֵמִֽים׃
Onlar da Anaklılar gibi Refaim sayılırdı; Moavlılar onlara Emim derdi.
Devarim 2:20
Erets refaim tehaşev af hi refaim yaşevu vah lefanim vehaamonim yikreu lahem zamzumim.
אֶֽרֶץ־רְפָאִ֥ים תֵּחָשֵׁ֖ב אַף־הִ֑וא רְפָאִ֤ים יָֽשְׁבוּ־בָהּ֙ לְפָנִ֔ים וְהָֽעַמֹּנִ֔ים יִקְרְא֥וּ לָהֶ֖ם זַמְזֻמִּֽים׃
Orası da Refaim ülkesi sayılırdı. Önceden orada Refaim yaşıyordu; Ammonlular onlara Zamzummim derdi.