בָּעַר
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
burn
24 kullanım · 24 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 33 kez, 29 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayomer paro el yosef emor el aheha zot asu taanu et beirehem ulehu vou artsa kenaan.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֱמֹ֥ר אֶל־אַחֶ֖יךָ זֹ֣את עֲשׂ֑וּ טַֽעֲנוּ֙ אֶת־בְּעִ֣ירְכֶ֔ם וּלְכוּ־בֹ֖אוּ אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃
Firavun, Yosef’e, “Kardeşlerine şöyle söyle” dedi. “‘Hayvanlarınızı yükleyip Kenaan ülkesine gidin.
Vayera malah Adonay elav belabat eş mitoh hasene vayar vehine hasene boer baeş vehasene enenu ukal.
וַ֠יֵּרָא מַלְאַ֨ךְ יְהֹוָ֥ה אֵלָ֛יו בְּלַבַּת־אֵ֖שׁ מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הַסְּנֶה֙ בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֔שׁ וְהַסְּנֶ֖ה אֵינֶ֥נּוּ אֻכָּֽל׃
Adonay’ın meleği, bir çalının ortasından yükselen ateş alevinde ona göründü. Moşe baktı: Çalı ateş içinde yanıyor ama yanıp bitmiyordu.
Vayomer moşe asura na veere et hamare hagadol haze madua lo yivar hasene.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה אָסֻֽרָה־נָּ֣א וְאֶרְאֶ֔ה אֶת־הַמַּרְאֶ֥ה הַגָּדֹ֖ל הַזֶּ֑ה מַדּ֖וּעַ לֹא־יִבְעַ֥ר הַסְּנֶֽה׃
Moşe, “Gidip şu olağanüstü görüntüye bakayım” dedi. “Çalı neden yanıp bitmiyor?”
Bu ayette 4 eşleşme
Ki yaver iş sade o herem veşilah et beiro uvier bisde aher metav sadeu umetav karmo yeşalem.
כִּ֤י יַבְעֶר־אִישׁ֙ שָׂדֶ֣ה אוֹ־כֶ֔רֶם וְשִׁלַּח֙ אֶת־בעירה [בְּעִיר֔וֹ] וּבִעֵ֖ר בִּשְׂדֵ֣ה אַחֵ֑ר מֵיטַ֥ב שָׂדֵ֛הוּ וּמֵיטַ֥ב כַּרְמ֖וֹ יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Bir adam hayvanını tarla ya da bağda otlatırken serbest bırakır ve hayvan başkasının tarlasında otlarsa, adam kendi tarlasının ve bağının en iyisiyle zararı ödeyecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki tetse eş umatsea kotsim veneehal gadiş o hakama o hasade şalem yeşalem hamavir et habeera.
כִּֽי־תֵצֵ֨א אֵ֜שׁ וּמָצְאָ֤ה קֹצִים֙ וְנֶאֱכַ֣ל גָּדִ֔ישׁ א֥וֹ הַקָּמָ֖ה א֣וֹ הַשָּׂדֶ֑ה שַׁלֵּ֣ם יְשַׁלֵּ֔ם הַמַּבְעִ֖ר אֶת־הַבְּעֵרָֽה׃ (ס)
Ateş yayılıp dikenleri tutuşturur ve ekin yığını, tarladaki ekin ya da tarla yanarsa, ateşi yakan zararı mutlaka ödeyecek.
Lo tevaaru eş behol moşevotehem beyom haşabat.
לֹא־תְבַעֲר֣וּ אֵ֔שׁ בְּכֹ֖ל מֹשְׁבֹֽתֵיכֶ֑ם בְּי֖וֹם הַשַּׁבָּֽת׃ (פ)
Şabat günü oturduğunuz hiçbir yerde ateş yakmayacaksınız.”
Vehaeş al hamizbeah tukad bo lo tihbe uvier aleha hakohen etsim baboker baboker vearah aleha haola vehiktir aleha helve haşelamim.
וְהָאֵ֨שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ תּֽוּקַד־בּוֹ֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וּבִעֵ֨ר עָלֶ֧יהָ הַכֹּהֵ֛ן עֵצִ֖ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר וְעָרַ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ הָֽעֹלָ֔ה וְהִקְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ חֶלְבֵ֥י הַשְּׁלָמִֽים׃
Sunağın üzerindeki ateş yanmaya devam edecek; sönmeyecek. Kâhin her sabah ateşe odun koyacak, bütünüyle yakılan sunuyu üzerine dizecek ve esenlik kurbanlarının içyağlarını üzerinde yakacak.
Vayehi haam kemitonenim ra beozne Adonay vayişma Adonay vayihar apo vativar bam eş Adonay vatohal biktse hamahane.
וַיְהִ֤י הָעָם֙ כְּמִתְאֹ֣נְנִ֔ים רַ֖ע בְּאָזְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ וַיִּ֣חַר אַפּ֔וֹ וַתִּבְעַר־בָּם֙ אֵ֣שׁ יְהוָ֔ה וַתֹּ֖אכַל בִּקְצֵ֥ה הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Halk, Adonay’ın kulağına kötü gelen yakınmalarda bulunuyordu. Adonay duydu ve öfkesi alevlendi. Adonay’ın ateşi aralarında yandı ve ordugâhın kenarını yaktı.
Vayikra şem hamakom hau tavera ki vaara vam eş Adonay.
וַיִּקְרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא תַּבְעֵרָ֑ה כִּֽי־בָעֲרָ֥ה בָ֖ם אֵ֥שׁ יְהוָֽה׃
O yerin adı Tavera konuldu; çünkü Adonay’ın ateşi orada aralarında yanmıştı.
Velama havetem et kehal Adonay el hamidbar haze lamut şam anahnu uveirenu.
וְלָמָ֤ה הֲבֵאתֶם֙ אֶת־קְהַ֣ל יְהוָ֔ה אֶל־הַמִּדְבָּ֖ר הַזֶּ֑ה לָמ֣וּת שָׁ֔ם אֲנַ֖חְנוּ וּבְעִירֵֽנוּ׃
Bizi ve hayvanlarımızı burada öldürmek için mi Adonay’ın topluluğunu bu çöle getirdiniz?
Kah et hamate vehakhel et haeda ata veaharon ahiha vedibartem el hasela leenehem venatan memav vehotseta lahem mayim min hasela vehişkita et haeda veet beiram.
קַ֣ח אֶת־הַמַּטֶּ֗ה וְהַקְהֵ֤ל אֶת־הָעֵדָה֙ אַתָּה֙ וְאַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְדִבַּרְתֶּ֧ם אֶל־הַסֶּ֛לַע לְעֵינֵיהֶ֖ם וְנָתַ֣ן מֵימָ֑יו וְהוֹצֵאתָ֨ לָהֶ֥ם מַ֙יִם֙ מִן־הַסֶּ֔לַע וְהִשְׁקִיתָ֥ אֶת־הָעֵדָ֖ה וְאֶת־בְּעִירָֽם׃
“Değneği al. Sen ve kardeşin Aaron topluluğu toplayın. Gözlerinin önünde kayaya konuşun; suyunu verecek. Onlar için kayadan su çıkaracak, topluluğa ve hayvanlarına içireceksin.”
Vayarem moşe et yado vayah et hasela bemateu paamayim vayetseu mayim rabim vateşt haeda uveiram.
וַיָּ֨רֶם מֹשֶׁ֜ה אֶת־יָד֗וֹ וַיַּ֧ךְ אֶת־הַסֶּ֛לַע בְּמַטֵּ֖הוּ פַּעֲמָ֑יִם וַיֵּצְאוּ֙ מַ֣יִם רַבִּ֔ים וַתֵּ֥שְׁתְּ הָעֵדָ֖ה וּבְעִירָֽם׃ (ס)
Moşe elini kaldırdı ve değneğiyle kayaya iki kez vurdu. Bol su çıktı; topluluk ve hayvanları içti.
Ki im yihye levaer kayin ad ma aşur tişbeka.
כִּ֥י אִם־יִהְיֶ֖ה לְבָ֣עֵֽר קָ֑יִן עַד־מָ֖ה אַשּׁ֥וּר תִּשְׁבֶּֽךָּ׃
Yine de Kayin yok edilecek. Aşur seni esir götürene kadar ne kadar zaman var?”
Vatikrevun vataamdun tahat hahar vehahar boer baeş ad lev haşamayim hoşeh anan vaarafel.
וַתִּקְרְב֥וּן וַתַּֽעַמְד֖וּן תַּ֣חַת הָהָ֑ר וְהָהָ֞ר בֹּעֵ֤ר בָּאֵשׁ֙ עַד־לֵ֣ב הַשָּׁמַ֔יִם חֹ֖שֶׁךְ עָנָ֥ן וַעֲרָפֶֽל׃
Yaklaşıp dağın eteğinde durdunuz. Dağ göğün ortasına kadar ateşle yanıyordu; karanlık, bulut ve koyu sis vardı.
Vayehi keşameahem et hakol mitoh hahoşeh vehahar boer baeş vatikrevun elay kol raşe şivtehem veziknehem.
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעֲכֶ֤ם אֶת־הַקּוֹל֙ מִתּ֣וֹךְ הַחֹ֔שֶׁךְ וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַ֔י כָּל־רָאשֵׁ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְזִקְנֵיכֶֽם׃
Dağ ateşle yanarken karanlığın içinden sesi duyduğunuzda, kabilelerinizin bütün başları ve ileri gelenleriniz bana yaklaştınız.
Vaefen vaered min hahar vehahar boer baeş uşene luhot haberit al şete yaday.
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וּשְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית עַ֖ל שְׁתֵּ֥י יָדָֽי׃
Dönüp dağdan indim. Dağ ateşle yanıyordu; antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.
Vehanavi hau o holem hahalom hau yumat ki diber sara al Adonay elohehem hamotsi ethem meerets mitsrayim vehapodeha mibet avadim lehadihaha min hadereh aşer tsiveha Adonay eloheha lalehet bah uviarta hara mikirbeha.
וְהַנָּבִ֣יא הַה֡וּא א֣וֹ חֹלֵם֩ הַחֲל֨וֹם הַה֜וּא יוּמָ֗ת כִּ֣י דִבֶּר־סָ֠רָה עַל־יְהוָ֨ה אֱלֹֽהֵיכֶ֜ם הַמּוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֣ם ׀ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם וְהַפֹּֽדְךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים לְהַדִּֽיחֲךָ֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר צִוְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָלֶ֣כֶת בָּ֑הּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
O peygamber ya da düş gören öldürülecek. Çünkü sizi Mısır ülkesinden çıkaran ve seni kölelik evinden kurtaran Tanrınız Adonay’a karşı başkaldırı sözleri söyledi. Seni, Tanrın Adonay’ın yürümeni buyurduğu yoldan saptırmaya çalıştı. Böylece arandaki kötülüğü kaldıracaksın.
Yad haedim tiheye bo varişona lahamito veyad kol haam baaharona uviarta hara mikirbeha.
יַ֣ד הָעֵדִ֞ים תִּֽהְיֶה־בּ֤וֹ בָרִאשֹׁנָה֙ לַהֲמִית֔וֹ וְיַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בָּאַחֲרֹנָ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (פ)
Onu öldürmek için ilk önce tanıkların eli, ardından bütün halkın eli ona kalkacak. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Vehaiş aşer yaase vezadon levilti şemoa el hakohen haomed leşaret şam et Adonay eloheha o el haşofet umet haiş hau uviarta hara miyisrael.
וְהָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה בְזָד֗וֹן לְבִלְתִּ֨י שְׁמֹ֤עַ אֶל־הַכֹּהֵן֙ הָעֹמֵ֞ד לְשָׁ֤רֶת שָׁם֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ א֖וֹ אֶל־הַשֹּׁפֵ֑ט וּמֵת֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Orada Tanrın Adonay'a hizmet etmek üzere duran koheni ya da yargıcı dinlemeyip küstahça davranan kişi ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Lo tahos eneha alav uviarta dam hanaki miyisrael vetov lah.
לֹא־תָח֥וֹס עֵֽינְךָ֖ עָלָ֑יו וּבִֽעַרְתָּ֧ דַֽם־הַנָּקִ֛י מִיִּשְׂרָאֵ֖ל וְט֥וֹב לָֽךְ׃ (ס)
Ona acımayacaksın. İsrael'den suçsuz kanı dökme suçunu ortadan kaldıracaksın ki senin için iyi olsun.
Vaasitem lo kaaşer zamam laasot leahiv uviarta hara mikirbeha.
וַעֲשִׂ֣יתֶם ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר זָמַ֖ם לַעֲשׂ֣וֹת לְאָחִ֑יו וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
kardeşine yapmayı tasarladığını ona yapacaksınız. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Veata tevaer hadam hanaki mikirbeha ki taase hayaşar beene Adonay.
וְאַתָּ֗ה תְּבַעֵ֛ר הַדָּ֥ם הַנָּקִ֖י מִקִּרְבֶּ֑ךָ כִּֽי־תַעֲשֶׂ֥ה הַיָּשָׁ֖ר בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה׃ (ס)
Adonay'ın gözünde doğru olanı yaparak suçsuz kanının sorumluluğunu aranızdan kaldıracaksın.
Uregamuu kol anşe iro vaavanim vamet uviarta hara mikirbeha vehol yisrael yişmeu veyirau.
וּ֠רְגָמֻהוּ כָּל־אַנְשֵׁ֨י עִיר֤וֹ בָֽאֲבָנִים֙ וָמֵ֔ת וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּ֑ךָ וְכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל יִשְׁמְע֥וּ וְיִרָֽאוּ׃ (ס)
Kentinin bütün erkekleri onu taşlayacak ve ölecek. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın. Bütün İsrael duyup korkacak.
Vehotsiu et hanaara el petah bet aviha usekaluha anşe irah baavanim vameta ki aseta nevala beyisrael liznot bet aviha uviarta hara mikirbeha.
וְהוֹצִ֨יאוּ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֜ה] אֶל־פֶּ֣תַח בֵּית־אָבִ֗יהָ וּסְקָלוּהָ֩ אַנְשֵׁ֨י עִירָ֤הּ בָּאֲבָנִים֙ וָמֵ֔תָה כִּֽי־עָשְׂתָ֤ה נְבָלָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לִזְנ֖וֹת בֵּ֣ית אָבִ֑יהָ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
genç kadını babasının evinin girişine çıkaracaklar. Kentinin erkekleri onu taşlayacak ve ölecek; çünkü babasının evindeyken fuhuş yaparak İsrael'de alçakça bir iş yaptı. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Ki yimatse iş şohev im işa veulat baal umetu gam şenehem haiş haşohev im haişa vehaişa uviarta hara miyisrael.
כִּֽי־יִמָּצֵ֨א אִ֜ישׁ שֹׁכֵ֣ב ׀ עִם־אִשָּׁ֣ה בְעֻֽלַת־בַּ֗עַל וּמֵ֙תוּ֙ גַּם־שְׁנֵיהֶ֔ם הָאִ֛ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִם־הָאִשָּׁ֖ה וְהָאִשָּׁ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bir adam evli bir kadınla yatarken bulunursa, hem kadınla yatan adam hem de kadın, ikisi de ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Vehotsetem et şenehem el şaar hair hahi usekaltem otam baavanim vametu et hanaara al devar aşer lo tsaaka vair veet haiş al devar aşer ina et eşet reeu uviarta hara mikirbeha.
וְהוֹצֵאתֶ֨ם אֶת־שְׁנֵיהֶ֜ם אֶל־שַׁ֣עַר ׀ הָעִ֣יר הַהִ֗וא וּסְקַלְתֶּ֨ם אֹתָ֥ם בָּאֲבָנִים֮ וָמֵתוּ֒ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֗ה] עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־צָעֲקָ֣ה בָעִ֔יר וְאֶ֨ת־הָאִ֔ישׁ עַל־דְּבַ֥ר אֲשֶׁר־עִנָּ֖ה אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
ikisini de o kentin kapısına çıkarıp taşlayacaksınız ve ölecekler. Genç kadın kentte bağırmadığı için, adam da komşusunun eşini küçük düşürdüğü için. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Ki yimatse iş gonev nefeş meehav mibene yisrael vehitamer bo umeharo umet haganav hau uviarta hara mikirbeha.
כִּי־יִמָּצֵ֣א אִ֗ישׁ גֹּנֵ֨ב נֶ֤פֶשׁ מֵאֶחָיו֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִתְעַמֶּר־בּ֖וֹ וּמְכָר֑וֹ וּמֵת֙ הַגַּנָּ֣ב הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
Bir adamın kardeşlerinden, İsrael oğullarından birini kaçırdığı, ona köle gibi davranıp onu sattığı ortaya çıkarsa, o hırsız ölecek. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Veamarta lifne Adonay eloheha biarti hakodeş min habayit vegam netativ lalevi velager layatom velaalmana kehol mitsvateha aşer tsivitani lo avarti mimitsvoteha velo şahaheti.
וְאָמַרְתָּ֡ לִפְנֵי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בִּעַ֧רְתִּי הַקֹּ֣דֶשׁ מִן־הַבַּ֗יִת וְגַ֨ם נְתַתִּ֤יו לַלֵּוִי֙ וְלַגֵּר֙ לַיָּת֣וֹם וְלָאַלְמָנָ֔ה כְּכָל־מִצְוָתְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתָ֑נִי לֹֽא־עָבַ֥רְתִּי מִמִּצְוֺתֶ֖יךָ וְלֹ֥א שָׁכָֽחְתִּי׃
Tanrın Adonay'ın önünde şöyle diyeceksin: 'Kutsal payı evimden çıkardım. Bana buyurduğun bütün buyruklara uygun olarak onu Levi'ye, yabancıya, yetime ve dula verdim. Buyruklarını çiğnemedim, unutmadım.
Lo ahalti veoni mimenu velo viarti mimenu betame velo natati mimenu lemet şamati bekol Adonay elohay asiti kehol aşer tsivitani.
לֹא־אָכַ֨לְתִּי בְאֹנִ֜י מִמֶּ֗נּוּ וְלֹא־בִעַ֤רְתִּי מִמֶּ֙נּוּ֙ בְּטָמֵ֔א וְלֹא־נָתַ֥תִּי מִמֶּ֖נּוּ לְמֵ֑ת שָׁמַ֗עְתִּי בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י עָשִׂ֕יתִי כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתָֽנִי׃
Yastayken ondan yemedim, arınmamış durumda ondan ayırmadım, ölü için ondan vermedim. Tanrım Adonay'ın sesini dinledim; bana buyurduğun her şeyi yaptım.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.