אֲרוֹן
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
chest
42 kullanım · 35 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 42 kez, 35 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayamot yosef ben mea vaeser şanim vayahantu oto vayisem baaron bemitsrayim.
וַיָּ֣מָת יוֹסֵ֔ף בֶּן־מֵאָ֥ה וָעֶ֖שֶׂר שָׁנִ֑ים וַיַּחַנְט֣וּ אֹת֔וֹ וַיִּ֥ישֶׂם בָּאָר֖וֹן בְּמִצְרָֽיִם׃
Yosef yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır’da bir tabuta koydular.
Veasu aron atse şitim amatayim vahetsi orko veama vahetsi rohbo veama vahetsi komato.
וְעָשׂ֥וּ אֲר֖וֹן עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּתַ֨יִם וָחֵ֜צִי אָרְכּ֗וֹ וְאַמָּ֤ה וָחֵ֙צִי֙ רָחְבּ֔וֹ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי קֹמָתֽוֹ׃
Akasya ağacından bir sandık yapacaklar. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşın, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Veheveta et habadim batabaot al tsalot haaron laset et haaron bahem.
וְהֵֽבֵאתָ֤ אֶת־הַבַּדִּים֙ בַּטַּבָּעֹ֔ת עַ֖ל צַלְעֹ֣ת הָאָרֹ֑ן לָשֵׂ֥את אֶת־הָאָרֹ֖ן בָּהֶֽם׃
Sandığı taşımak için sırıkları sandığın yanlarındaki halkalara geçireceksin.
Betabeot haaron yihyu habadim lo yasuru mimenu.
בְּטַבְּעֹת֙ הָאָרֹ֔ן יִהְי֖וּ הַבַּדִּ֑ים לֹ֥א יָסֻ֖רוּ מִמֶּֽנּוּ׃
Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, oradan çıkarılmayacak.
Venatata el haaron et haedut aşer eten eleha.
וְנָתַתָּ֖ אֶל־הָאָרֹ֑ן אֵ֚ת הָעֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר אֶתֵּ֖ן אֵלֶֽיךָ׃
Sana vereceğim Tanıklığı sandığın içine koyacaksın.
Bu ayette 2 eşleşme
Venatata et hakaporet al haaron milmaela veel haaron titen et haedut aşer eten eleha.
וְנָתַתָּ֧ אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת עַל־הָאָרֹ֖ן מִלְמָ֑עְלָה וְאֶל־הָ֣אָרֹ֔ן תִּתֵּן֙ אֶת־הָ֣עֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר אֶתֵּ֖ן אֵלֶֽיךָ׃
Kapağı sandığın üstüne yerleştirecek, sana vereceğim Tanıklığı sandığın içine koyacaksın.
Venoadti leha şam vedibarti iteha meal hakaporet miben şene hakeruvim aşer al aron haedut et kol aşer atsave oteha el bene yisrael.
וְנוֹעַדְתִּ֣י לְךָ֮ שָׁם֒ וְדִבַּרְתִּ֨י אִתְּךָ֜ מֵעַ֣ל הַכַּפֹּ֗רֶת מִבֵּין֙ שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֔ים אֲשֶׁ֖ר עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֑ת אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֧ר אֲצַוֶּ֛ה אוֹתְךָ֖ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Seninle orada buluşacağım. Kapağın üstünden, Tanıklık Sandığı üzerindeki iki keruvun arasından seninle konuşacak, İsrael oğulları için sana bütün buyruklarımı bildireceğim.
Venatata et haparohet tahat hakerasim veheveta şama mibet laparohet et aron haedut vehivdila haparohet lahem ben hakodeş uven kodeş hakodaşim.
וְנָתַתָּ֣ה אֶת־הַפָּרֹכֶת֮ תַּ֣חַת הַקְּרָסִים֒ וְהֵבֵאתָ֥ שָׁ֙מָּה֙ מִבֵּ֣ית לַפָּרֹ֔כֶת אֵ֖ת אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת וְהִבְדִּילָ֤ה הַפָּרֹ֙כֶת֙ לָכֶ֔ם בֵּ֣ין הַקֹּ֔דֶשׁ וּבֵ֖ין קֹ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִֽׁים׃
Ayırma perdesini kopçaların altına asacak, Tanıklık Sandığı’nı oraya, perdenin iç tarafına getireceksin. Perde, sizin için Kutsal Yer ile En Kutsal Yer’i ayıracak.
Venatata et hakaporet al aron haedut bekodeş hakodaşim.
וְנָתַתָּ֙ אֶת־הַכַּפֹּ֔רֶת עַ֖ל אֲר֣וֹן הָעֵדֻ֑ת בְּקֹ֖דֶשׁ הַקֳּדָשִֽׁים׃
Kapağı, En Kutsal Yer’deki Tanıklık Sandığı’nın üstüne koyacaksın.
Venatata oto lifne haparohet aşer al aron haedut lifne hakaporet aşer al haedut aşer ivaed leha şama.
וְנָתַתָּ֤ה אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י הַפָּרֹ֔כֶת אֲשֶׁ֖ר עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֑ת לִפְנֵ֣י הַכַּפֹּ֗רֶת אֲשֶׁר֙ עַל־הָ֣עֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֛ר אִוָּעֵ֥ד לְךָ֖ שָֽׁמָּה׃
Onu Tanıklık Sandığı’nı örten perdenin önüne, seninle buluşacağım yerde Tanıklığın üzerindeki kapağın karşısına koyacaksın.
Umaşahta vo et ohel moed veet aron haedut.
וּמָשַׁחְתָּ֥ ב֖וֹ אֶת־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֖ת אֲר֥וֹן הָעֵדֻֽת׃
Buluşma Çadırı’nı ve Tanıklık Sandığı’nı onunla meshedeceksin;
Et ohel moed veet haaron laedut veet hakaporet aşer alav veet kol kele haohel.
אֵ֣ת ׀ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד וְאֶת־הָֽאָרֹן֙ לָֽעֵדֻ֔ת וְאֶת־הַכַּפֹּ֖רֶת אֲשֶׁ֣ר עָלָ֑יו וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הָאֹֽהֶל׃
Buluşma Çadırı’nı, Tanıklık için sandığı, onun üzerindeki kapağı ve çadırın bütün gereçlerini;
Et haaron veet badav et hakaporet veet parohet hamasah.
אֶת־הָאָרֹ֥ן וְאֶת־בַּדָּ֖יו אֶת־הַכַּפֹּ֑רֶת וְאֵ֖ת פָּרֹ֥כֶת הַמָּסָֽךְ׃
sandığı ve taşıma sırıklarını, kapağı ve onu örten ayırma perdesini;
Vayaas betsalel et haaron atse şitim amatayim vahetsi orko veama vahetsi rohbo veama vahetsi komato.
וַיַּ֧עַשׂ בְּצַלְאֵ֛ל אֶת־הָאָרֹ֖ן עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּתַ֨יִם וָחֵ֜צִי אָרְכּ֗וֹ וְאַמָּ֤ה וָחֵ֙צִי֙ רָחְבּ֔וֹ וְאַמָּ֥ה וָחֵ֖צִי קֹמָתֽוֹ׃
Betsalel sandığı akasya ağacından yaptı. Uzunluğu iki buçuk arşın, genişliği bir buçuk arşın, yüksekliği bir buçuk arşındı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayave et habadim batabaot al tsalot haaron laset et haaron.
וַיָּבֵ֤א אֶת־הַבַּדִּים֙ בַּטַּבָּעֹ֔ת עַ֖ל צַלְעֹ֣ת הָאָרֹ֑ן לָשֵׂ֖את אֶת־הָאָרֹֽן׃
Sandığı taşımak için sırıkları sandığın yanlarındaki halkalara geçirdi.
Et aron haedut veet badav veet hakaporet.
אֶת־אֲרֹ֥ן הָעֵדֻ֖ת וְאֶת־בַּדָּ֑יו וְאֵ֖ת הַכַּפֹּֽרֶת׃
Tanıklık Sandığı’nı, taşıma sırıklarını ve kapağı;
Bu ayette 2 eşleşme
Vesamta şam et aron haedut vesakota al haaron et haparohet.
וְשַׂמְתָּ֣ שָׁ֔ם אֵ֖ת אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת וְסַכֹּתָ֥ עַל־הָאָרֹ֖ן אֶת־הַפָּרֹֽכֶת׃
Tanıklık Sandığı’nı oraya koyacak, sandığı ayırma perdesiyle örteceksin.
Venatata et mizbah hazahav liktoret lifne aron haedut vesamta et masah hapetah lamişkan.
וְנָתַתָּ֞ה אֶת־מִזְבַּ֤ח הַזָּהָב֙ לִקְטֹ֔רֶת לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן הָעֵדֻ֑ת וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־מָסַ֥ךְ הַפֶּ֖תַח לַמִּשְׁכָּֽן׃
Altın tütsü sunağını Tanıklık Sandığı’nın önüne koyacak, Mişkan’ın giriş perdesini asacaksın.
Bu ayette 3 eşleşme
Vayikah vayiten et haedut el haaron vayasem et habadim al haaron vayiten et hakaporet al haaron milmaela.
וַיִּקַּ֞ח וַיִּתֵּ֤ן אֶת־הָעֵדֻת֙ אֶל־הָ֣אָרֹ֔ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַבַּדִּ֖ים עַל־הָאָרֹ֑ן וַיִּתֵּ֧ן אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת עַל־הָאָרֹ֖ן מִלְמָֽעְלָה׃
Tanıklığı alıp sandığın içine koydu. Taşıma sırıklarını sandığa taktı ve kapağı sandığın üstüne yerleştirdi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayave et haaron el hamişkan vayasem et parohet hamasah vayaseh al aron haedut kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיָּבֵ֣א אֶת־הָאָרֹן֮ אֶל־הַמִּשְׁכָּן֒ וַיָּ֗שֶׂם אֵ֚ת פָּרֹ֣כֶת הַמָּסָ֔ךְ וַיָּ֕סֶךְ עַ֖ל אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Sandığı Mişkan’ın içine getirdi. Ayırma perdesini asarak Tanıklık Sandığı’nı örttü. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayomer Adonay el moşe daber el aharon ahiha veal yavo vehol et el hakodeş mibet laparohet el pene hakaporet aşer al haaron velo yamut ki beanan erae al hakaporet.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה דַּבֵּר֮ אֶל־אַהֲרֹ֣ן אָחִיךָ֒ וְאַל־יָבֹ֤א בְכָל־עֵת֙ אֶל־הַקֹּ֔דֶשׁ מִבֵּ֖ית לַפָּרֹ֑כֶת אֶל־פְּנֵ֨י הַכַּפֹּ֜רֶת אֲשֶׁ֤ר עַל־הָאָרֹן֙ וְלֹ֣א יָמ֔וּת כִּ֚י בֶּֽעָנָ֔ן אֵרָאֶ֖ה עַל־הַכַּפֹּֽרֶת׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Kardeşin Aaron’a söyle: Perdenin iç tarafındaki kutsal yere, Sandık’ın üzerindeki kapağın önüne istediği zaman girmesin; yoksa ölür. Çünkü kapağın üzerinde bulut içinde görünürüm.
Umişmartam haaron vehaşulhan vehamenora vehamizbehot uhele hakodeş aşer yeşaretu bahem vehamasah vehol avodato.
וּמִשְׁמַרְתָּ֗ם הָאָרֹ֤ן וְהַשֻּׁלְחָן֙ וְהַמְּנֹרָ֣ה וְהַֽמִּזְבְּחֹ֔ת וּכְלֵ֣י הַקֹּ֔דֶשׁ אֲשֶׁ֥ר יְשָׁרְת֖וּ בָּהֶ֑ם וְהַ֨מָּסָ֔ךְ וְכֹ֖ל עֲבֹדָתֽוֹ׃
Sorumlulukları Sandık, masa, Menora, sunaklar, hizmette kullanılan kutsal eşyalar, perde ve bunlarla ilgili bütün hizmetlerdi.
Uva aharon uvanav binsoa hamahane vehoridu et parohet hamasah vehisu vah et aron haedut.
וּבָ֨א אַהֲרֹ֤ן וּבָנָיו֙ בִּנְסֹ֣עַ הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהוֹרִ֕דוּ אֵ֖ת פָּרֹ֣כֶת הַמָּסָ֑ךְ וְכִ֨סּוּ־בָ֔הּ אֵ֖ת אֲרֹ֥ן הָעֵדֻֽת׃
Ordugâh yola çıkacağı zaman Aaron ve oğulları gelecek, ayırıcı perdeyi indirecek ve Tanıklık Sandığı’nı onunla örtecekler.
Uvevo moşe el ohel moed ledaber ito vayişma et hakol midaber elav meal hakaporet aşer al aron haedut miben şene hakeruvim vayedaber elav.
וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לְדַבֵּ֣ר אִתּוֹ֒ וַיִּשְׁמַ֨ע אֶת־הַקּ֜וֹל מִדַּבֵּ֣ר אֵלָ֗יו מֵעַ֤ל הַכַּפֹּ֙רֶת֙ אֲשֶׁר֙ עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֔ת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֑ים וַיְדַבֵּ֖ר אֵלָֽיו׃ (פ)
Moşe, O’nunla konuşmak için Buluşma Çadırı’na girdiğinde, Tanıklık Sandığı’nın üzerindeki kapağın üstünden, iki keruvun arasından kendisine konuşan sesi duyuyordu. O, Moşe’ye konuşuyordu.
Vayisu mehar Adonay dereh şeloşet yamim vaaron berit Adonay nosea lifnehem dereh şeloşet yamim latur lahem menuha.
וַיִּסְעוּ֙ מֵהַ֣ר יְהוָ֔ה דֶּ֖רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַאֲר֨וֹן בְּרִית־יְהוָ֜ה נֹסֵ֣עַ לִפְנֵיהֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים לָת֥וּר לָהֶ֖ם מְנוּחָֽה׃
Adonay’ın dağından üç günlük yol gittiler. Adonay’ın Antlaşma Sandığı, kendilerine dinlenecek bir yer bulmak için önlerinde üç günlük yol gidiyordu.
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
Vayapilu laalot el roş hahar vaaron berit Adonay umoşe lo maşu mikerev hamahane.
וַיַּעְפִּ֕לוּ לַעֲל֖וֹת אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֑ר וַאֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ וּמֹשֶׁ֔ה לֹא־מָ֖שׁוּ מִקֶּ֥רֶב הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Yine de küstahça dağın tepesine çıktılar. Adonay’ın Antlaşma Sandığı ve Moşe ise ordugâhın içinden ayrılmadı.
Baet hahi amar Adonay elay pesal leha şene luvhot avanim karişonim vaale elay hahara veasita leha aron ets.
בָּעֵ֨ת הַהִ֜וא אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלַ֗י פְּסָל־לְךָ֞ שְׁנֵֽי־לֻוחֹ֤ת אֲבָנִים֙ כָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים וַעֲלֵ֥ה אֵלַ֖י הָהָ֑רָה וְעָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ אֲר֥וֹן עֵֽץ׃
O sırada Adonay bana şöyle dedi: ‘Kendine öncekiler gibi iki taş levha yont ve dağa, Benim yanıma çık. Kendine ahşap bir sandık da yap.
Veehtov al haluhot et hadevarim aşer hayu al haluhot harişonim aşer şibarta vesamtam baaron.
וְאֶכְתֹּב֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֣ר שִׁבַּ֑רְתָּ וְשַׂמְתָּ֖ם בָּאָרֽוֹן׃
Kırdığın ilk levhaların üzerinde olan sözleri bu levhaların üzerine yazacağım; onları sandığa koyacaksın.’
Vaaas aron atse şitim vaefsol şene luhot avanim karişonim vaaal hahara uşene haluhot beyadi.
וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי׃
Akasya ağacından bir sandık yaptım. Öncekiler gibi iki taş levha yonttum ve iki levha elimde dağa çıktım.
Vaefen vaered min hahar vaasim et haluhot baaron aşer asiti vayihyu şam kaaşer tsivani Adonay.
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וָֽאָשִׂם֙ אֶת־הַלֻּחֹ֔ת בָּאָר֖וֹן אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי וַיִּ֣הְיוּ שָׁ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָֽה׃
Dönüp dağdan indim ve levhaları yaptığım sandığa koydum. Adonay’ın bana buyurduğu gibi orada kaldılar.
Baet hahi hivdil Adonay et şevet halevi laset et aron berit Adonay laamod lifne Adonay leşareto ulevareh bişmo ad hayom haze.
בָּעֵ֣ת הַהִ֗וא הִבְדִּ֤יל יְהוָה֙ אֶת־שֵׁ֣בֶט הַלֵּוִ֔י לָשֵׂ֖את אֶת־אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֑ה לַעֲמֹד֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֤ה לְשָֽׁרְתוֹ֙ וּלְבָרֵ֣ךְ בִּשְׁמ֔וֹ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
O sırada Adonay, Adonay’ın Antlaşma Sandığı’nı taşımak, O’na hizmet etmek için Adonay’ın önünde durmak ve O’nun adıyla kutsamak üzere Levi kabilesini ayırdı. Bugün de böyledir.
Vayihtov moşe et hatora hazot vayitenah el hakohanim bene levi hanoseim et aron berit Adonay veel kol zikne yisrael.
וַיִּכְתֹּ֣ב מֹשֶׁה֮ אֶת־הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּאת֒ וַֽיִּתְּנָ֗הּ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ בְּנֵ֣י לֵוִ֔י הַנֹּ֣שְׂאִ֔ים אֶת־אֲר֖וֹן בְּרִ֣ית יְהוָ֑ה וְאֶל־כָּל־זִקְנֵ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe bu Tora'yı yazdı ve Adonay'ın Antlaşma Sandığı'nı taşıyan Levi soyundan kohenlere ve İsrael'in bütün ileri gelenlerine verdi.
Vayetsav moşe et haleviyim nosee aron berit Adonay lemor.
וַיְצַ֤ו מֹשֶׁה֙ אֶת־הַלְוִיִּ֔ם נֹ֥שְׂאֵ֛י אֲר֥וֹן בְּרִית־יְהוָ֖ה לֵאמֹֽר׃
Adonay'ın Antlaşma Sandığı'nı taşıyan Levilere şöyle buyurdu:
Lakoah et sefer hatora haze vesamtem oto mitsad aron berit Adonay elohehem vehaya şam beha leed.
לָקֹ֗חַ אֵ֣ת סֵ֤פֶר הַתּוֹרָה֙ הַזֶּ֔ה וְשַׂמְתֶּ֣ם אֹת֔וֹ מִצַּ֛ד אֲר֥וֹן בְּרִית־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְהָֽיָה־שָׁ֥ם בְּךָ֖ לְעֵֽד׃
'Bu Tora tomarını alın ve Tanrınız Adonay'ın Antlaşma Sandığı'nın yanına koyun. Orada sana karşı tanık olsun.
Temel kelimeler (lemmalar)
chest
42 kullanım · 35 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.