İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

שָׁלַךְ

Bu lemma Tora’da 22 kez, 21 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Kaynak glossu (İngilizce): throw

Kök — שורש (şoreş, kök): שלך

Kelime türü kodu: V

UBS kaynak glossları

to cast; to throw; to hurl; to hurl out; to cast away; to hurl oneself (at someone); to cast (someone on someone else); to entrust (someone); to shake off; to let go; to shed; to drop; to snatch (someone's victim from its control); (actions) overthrow (the perpetrator); to cast down (splendor, truth); to cast behind (one's) back; to forgive; to tear down; to risk (one's) life; to cast from (one's) presence; to reject

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit4 kullanım4 ayet
  • Şemot10 kullanım9 ayet
  • Vayikra2 kullanım2 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet
  • Devarim3 kullanım3 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Vhw3ms)
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vhq3ms)
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vhw1cs/Sp3mp)
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vhw3mp)
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVhp3ms)
  • bağlaç + fiil, Hifil, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vhh1cp/Sp3ms)
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vhq3cp)
  • bağlaç + fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vhv2ms)
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vhw1cs)
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vhw3fs)
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vhw3ms/Sp3mp)
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vhw3ms/Sp3ms)
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım · HVhi2mp/Sn)
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVhi2mp/Sp3ms)
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVhv2mp)
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVhv2ms/Sp3ms)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 21:15

    Vayihlu hamayim min hahemet vataşleh et hayeled tahat ahad hasihim.

    וַיִּכְל֥וּ הַמַּ֖יִם מִן־הַחֵ֑מֶת וַתַּשְׁלֵ֣ךְ אֶת־הַיֶּ֔לֶד תַּ֖חַת אַחַ֥ד הַשִּׂיחִֽם׃

    Tulumdaki su bitince çocuğu çalılardan birinin altına bıraktı.

  2. Bereşit 37:20

    Veata lehu venahargeu venaşliheu beahad haborot veamarnu haya raa ahalateu venire ma yihyu halomotav.

    וְעַתָּ֣ה ׀ לְכ֣וּ וְנַֽהַרְגֵ֗הוּ וְנַשְׁלִכֵ֙הוּ֙ בְּאַחַ֣ד הַבֹּר֔וֹת וְאָמַ֕רְנוּ חַיָּ֥ה רָעָ֖ה אֲכָלָ֑תְהוּ וְנִרְאֶ֕ה מַה־יִּהְי֖וּ חֲלֹמֹתָֽיו׃

    “Gelin, onu öldürüp çukurlardan birine atalım. ‘Vahşi bir hayvan onu yedi’ deriz. Bakalım o zaman rüyaları ne olacak!”

  3. Bereşit 37:22

    Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃

    “Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.

  4. Bereşit 37:24

    Vayikahuu vayaşlihu oto habora vehabor rek en bo mayim.

    וַיִּ֨קָּחֻ֔הוּ וַיַּשְׁלִ֥כוּ אֹת֖וֹ הַבֹּ֑רָה וְהַבּ֣וֹר רֵ֔ק אֵ֥ין בּ֖וֹ מָֽיִם׃

    Onu alıp çukura attılar. Çukur boştu; içinde su yoktu.

  5. Şemot 1:22

    Vayetsav paro lehol amo lemor kol haben hayilod hayeora taşlihuu vehol habat tehayun.

    וַיְצַ֣ו פַּרְעֹ֔ה לְכָל־עַמּ֖וֹ לֵאמֹ֑ר כָּל־הַבֵּ֣ן הַיִּלּ֗וֹד הַיְאֹ֙רָה֙ תַּשְׁלִיכֻ֔הוּ וְכָל־הַבַּ֖ת תְּחַיּֽוּן׃ (ס)

    Firavun bütün halkına, “Doğan her erkek çocuğu Nil’e atın; her kız çocuğunu sağ bırakın” diye buyurdu.

  6. Şemot 4:3

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer haşliheu artsa vayaşliheu artsa vayehi lenahaş vayanos moşe mipanav.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ הַשְׁלִיכֵ֣הוּ אַ֔רְצָה וַיַּשְׁלִיכֵ֥הוּ אַ֖רְצָה וַיְהִ֣י לְנָחָ֑שׁ וַיָּ֥נָס מֹשֶׁ֖ה מִפָּנָֽיו׃

    Adonay, “Onu yere at” dedi. Moşe değneği yere attı; değnek bir yılana dönüştü. Moşe ondan kaçtı.

  7. Şemot 7:9

    Ki yedaber alehem paro lemor tenu lahem mofet veamarta el aharon kah et mateha vehaşleh lifne faro yehi letanin.

    כִּי֩ יְדַבֵּ֨ר אֲלֵכֶ֤ם פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר תְּנ֥וּ לָכֶ֖ם מוֹפֵ֑ת וְאָמַרְתָּ֣ אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֧ח אֶֽת־מַטְּךָ֛ וְהַשְׁלֵ֥ךְ לִפְנֵֽי־פַרְעֹ֖ה יְהִ֥י לְתַנִּֽין׃

    “Firavun size, ‘Kendinizi kanıtlayacak olağanüstü bir iş gösterin’ derse, Aaron’a şöyle söyle: ‘Değneğini alıp Firavun’un önüne at.’ Değnek bir yılana dönüşecek.”

  8. Şemot 7:10

    Vayavo moşe veaharon el paro vayaasu hen kaaşer tsiva Adonay vayaşleh aharon et mateu lifne faro velifne avadav vayehi letanin.

    וַיָּבֹ֨א מֹשֶׁ֤ה וְאַהֲרֹן֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וַיַּ֣עַשׂוּ כֵ֔ן כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה יְהוָ֑ה וַיַּשְׁלֵ֨ךְ אַהֲרֹ֜ן אֶת־מַטֵּ֗הוּ לִפְנֵ֥י פַרְעֹ֛ה וְלִפְנֵ֥י עֲבָדָ֖יו וַיְהִ֥י לְתַנִּֽין׃

    Moşe ile Aaron, Firavun’un yanına geldiler ve Adonay’ın buyurduğu gibi yaptılar. Aaron değneğini Firavun’un ve görevlilerinin önüne attı; değnek bir yılana dönüştü.

  9. Şemot 7:12

    Vayaşlihu mateu vayihyu letaninim vayivla mate aharon et matotam.

    וַיַּשְׁלִ֙יכוּ֙ אִ֣ישׁ מַטֵּ֔הוּ וַיִּהְי֖וּ לְתַנִּינִ֑ם וַיִּבְלַ֥ע מַטֵּֽה־אַהֲרֹ֖ן אֶת־מַטֹּתָֽם׃

    Her biri değneğini yere attı; değnekler yılanlara dönüştü. Ama Aaron’un değneği onların değneklerini yuttu.

  10. Şemot 15:25

    Vayitsak el Adonay vayoreu Adonay ets vayaşleh el hamayim vayimteku hamayim şam sam lo hok umişpat veşam nisau.

    וַיִּצְעַ֣ק אֶל־יְהוָ֗ה וַיּוֹרֵ֤הוּ יְהוָה֙ עֵ֔ץ וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וַֽיִּמְתְּק֖וּ הַמָּ֑יִם שָׁ֣ם שָׂ֥ם ל֛וֹ חֹ֥ק וּמִשְׁפָּ֖ט וְשָׁ֥ם נִסָּֽהוּ׃

    Moşe, Adonay’a haykırdı. Adonay ona bir ağaç gösterdi. Moşe onu suya attı; sular tatlılaştı. Adonay orada halk için yasa ve hüküm koydu; orada onları sınadı.

  11. Şemot 22:30

    Veanşe kodeş tihyun li uvasar basade terefa lo tohelu lakelev taşlihun oto.

    וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ׃ (ס)

    Benim için kutsal insanlar olacaksınız. Kırda parçalanmış bir hayvanın etini yemeyecek, onu köpeğe atacaksınız.

  12. Şemot 32:19

    Vayehi kaaşer karav el hamahane vayar et haegel umeholot vayihar af moşe vayaşleh miyadav et haluhot vayeşaber otam tahat hahar.

    וַֽיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר קָרַב֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיַּ֥רְא אֶת־הָעֵ֖גֶל וּמְחֹלֹ֑ת וַיִּֽחַר־אַ֣ף מֹשֶׁ֗ה וַיַּשְׁלֵ֤ךְ מידו [מִיָּדָיו֙] אֶת־הַלֻּחֹ֔ת וַיְשַׁבֵּ֥ר אֹתָ֖ם תַּ֥חַת הָהָֽר׃

    Ordugâha yaklaşıp buzağıyı ve dansları görünce Moşe’nin öfkesi alevlendi. Elindeki levhaları fırlatıp dağın eteğinde kırdı.

  13. Şemot 32:24

    Vaomar lahem lemi zahav hitparaku vayitenu li vaaşliheu vaeş vayetse haegel haze.

    וָאֹמַ֤ר לָהֶם֙ לְמִ֣י זָהָ֔ב הִתְפָּרָ֖קוּ וַיִּתְּנוּ־לִ֑י וָאַשְׁלִכֵ֣הוּ בָאֵ֔שׁ וַיֵּצֵ֖א הָעֵ֥גֶל הַזֶּֽה׃

    Ben de onlara, ‘Altını olan çıkarsın’ dedim. Bana verdiler; ateşe attım, bu buzağı çıktı.”

  14. Vayikra 1:16

    Vehesir et murato benotsatah vehişlih otah etsel hamizbeah kedema el mekom hadaşen.

    וְהֵסִ֥יר אֶת־מֻרְאָת֖וֹ בְּנֹצָתָ֑הּ וְהִשְׁלִ֨יךְ אֹתָ֜הּ אֵ֤צֶל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ קֵ֔דְמָה אֶל־מְק֖וֹם הַדָּֽשֶׁן׃

    Kursağını, üzerindeki tüylerle birlikte çıkaracak; sunağın doğu yanına, küllerin bulunduğu yere atacak.

  15. Vayikra 14:40

    Vetsiva hakohen vehiletsu et haavanim aşer bahen hanaga vehişlihu ethen el mihuts lair el makom tame.

    וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְחִלְּצוּ֙ אֶת־הָ֣אֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בָּהֵ֖ן הַנָּ֑גַע וְהִשְׁלִ֤יכוּ אֶתְהֶן֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃

    kâhin belirtili taşların sökülüp şehrin dışına, arınmamış bir yere atılmasını buyuracak.

  16. Bamidbar 19:6

    Velakah hakohen ets erez veezov uşeni tolaat vehişlih el toh serefat hapara.

    וְלָקַ֣ח הַכֹּהֵ֗ן עֵ֥ץ אֶ֛רֶז וְאֵז֖וֹב וּשְׁנִ֣י תוֹלָ֑עַת וְהִשְׁלִ֕יךְ אֶל־תּ֖וֹךְ שְׂרֵפַ֥ת הַפָּרָֽה׃

    Kâhin sedir ağacı, ezov otu ve kırmızı yün alıp ineğin yakıldığı ateşin içine atacak.

  17. Bamidbar 35:20

    Veim besina yehdafenu o hişlih alav bitsdiya vayamot.

    וְאִם־בְּשִׂנְאָ֖ה יֶהְדָּפֶ֑נּוּ אֽוֹ־הִשְׁלִ֥יךְ עָלָ֛יו בִּצְדִיָּ֖ה וַיָּמֹֽת׃

    Ona nefretle bir itiş yapar ya da kasten bir şey fırlatır ve o ölürse,

  18. Bamidbar 35:22

    Veim befeta belo eva hadafo o hişlih alav kol keli belo tsediya.

    וְאִם־בְּפֶ֥תַע בְּלֹא־אֵיבָ֖ה הֲדָפ֑וֹ אוֹ־הִשְׁלִ֥יךְ עָלָ֛יו כָּל־כְּלִ֖י בְּלֹ֥א צְדִיָּֽה׃

    Ama onu düşmanlık olmadan, ansızın iter ya da kasıt olmadan üzerine bir alet fırlatırsa,

  19. Devarim 9:17

    Vaetpos bişne haluhot vaaşlihem meal şete yaday vaaşaberem leenehem.

    וָאֶתְפֹּשׂ֙ בִּשְׁנֵ֣י הַלֻּחֹ֔ת וָֽאַשְׁלִכֵ֔ם מֵעַ֖ל שְׁתֵּ֣י יָדָ֑י וָאֲשַׁבְּרֵ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם׃

    İki levhayı tuttum, iki elimden fırlatıp gözlerinizin önünde kırdım.

  20. Devarim 9:21

    Veet hatathem aşer asitem et haegel lakahti vaesrof oto baeş vaekot oto tahon hetev ad aşer dak leafar vaaşlih et afaro el hanahal hayored min hahar.

    וְֽאֶת־חַטַּאתְכֶ֞ם אֲשֶׁר־עֲשִׂיתֶ֣ם אֶת־הָעֵ֗גֶל לָקַחְתִּי֮ וָאֶשְׂרֹ֣ף אֹת֣וֹ ׀ בָּאֵשׁ֒ וָאֶכֹּ֨ת אֹת֤וֹ טָחוֹן֙ הֵיטֵ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־דַּ֖ק לְעָפָ֑ר וָֽאַשְׁלִךְ֙ אֶת־עֲפָר֔וֹ אֶל־הַנַּ֖חַל הַיֹּרֵ֥ד מִן־הָהָֽר׃

    Yaptığınız günah nesnesini, buzağıyı aldım. Ateşte yaktım, parçaladım ve toz kadar ince oluncaya kadar iyice öğüttüm. Tozunu dağdan inen dereye attım.

  21. Devarim 29:27

    Vayiteşem Adonay meal admatam beaf uvehema uveketsef gadol vayaşlihem el erets aheret kayom haze.

    וַיִּתְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ מֵעַ֣ל אַדְמָתָ֔ם בְּאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַיַּשְׁלִכֵ֛ם אֶל־אֶ֥רֶץ אַחֶ֖רֶת כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃

    Adonay onları öfke, gazap ve büyük kızgınlıkla topraklarından söküp attı; bugün olduğu gibi başka bir ülkeye savurdu."