נָסַע
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
pull out
120 kullanım · 114 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 132 kez, 120 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Venasa degel mahane vene dan measef lehol hamahanot letsivotam veal tsevao ahiezer ben amişaday.
וְנָסַ֗ע דֶּ֚גֶל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־דָ֔ן מְאַסֵּ֥ף לְכָל־הַֽמַּחֲנֹ֖ת לְצִבְאֹתָ֑ם וְעַל־צְבָא֔וֹ אֲחִיעֶ֖זֶר בֶּן־עַמִּישַׁדָּֽי׃
Sonra bütün ordugâhların artçısı olarak, birlikleriyle Dan oğullarının ordugâhının sancağı yola çıktı. Birliğinin başında Amişaday oğlu Ahiezer vardı.
Bu ayette 2 eşleşme
Ele mase vene yisrael letsivotam vayisau.
אֵ֛לֶּה מַסְעֵ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְצִבְאֹתָ֑ם וַיִּסָּֽעוּ׃ (ס)
İsraeloğullarının birliklerine göre yolculuk düzeni buydu. Böylece yola çıktılar.
Vayomer moşe lehovav ben reuel hamidyani hoten moşe noseim anahnu el hamakom aşer amar Adonay oto eten lahem leha itanu vehetavnu lah ki Adonay diber tov al yisrael.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה לְ֠חֹבָב בֶּן־רְעוּאֵ֣ל הַמִּדְיָנִי֮ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁה֒ נֹסְעִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ אֶל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אֹת֖וֹ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֑ם לְכָ֤ה אִתָּ֙נוּ֙ וְהֵטַ֣בְנוּ לָ֔ךְ כִּֽי־יְהוָ֥ה דִּבֶּר־ט֖וֹב עַל־יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Midyanlı Reuel’in oğlu olan kayınpederi Hovav’a, “Adonay’ın, ‘Size vereceğim’ dediği yere gidiyoruz. Bizimle gel; sana iyilik edeceğiz. Çünkü Adonay İsrael için iyilik vaat etti” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayisu mehar Adonay dereh şeloşet yamim vaaron berit Adonay nosea lifnehem dereh şeloşet yamim latur lahem menuha.
וַיִּסְעוּ֙ מֵהַ֣ר יְהוָ֔ה דֶּ֖רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַאֲר֨וֹן בְּרִית־יְהוָ֜ה נֹסֵ֣עַ לִפְנֵיהֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים לָת֥וּר לָהֶ֖ם מְנוּחָֽה׃
Adonay’ın dağından üç günlük yol gittiler. Adonay’ın Antlaşma Sandığı, kendilerine dinlenecek bir yer bulmak için önlerinde üç günlük yol gidiyordu.
Vaanan Adonay alehem yomam benaseam min hamahane.
וַעֲנַ֧ן יְהוָ֛ה עֲלֵיהֶ֖ם יוֹמָ֑ם בְּנָסְעָ֖ם מִן־הַֽמַּחֲנֶֽה׃ (׆) (ס)
Ordugâhtan yola çıktıklarında gündüz Adonay’ın bulutu üzerlerindeydi.
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
Veruah nasa meet Adonay vayagaz salvim min hayam vayitoş al hamahane kedereh yom ko uhedereh yom ko sevivot hamahane uheamatayim al pene haarets.
וְר֜וּחַ נָסַ֣ע ׀ מֵאֵ֣ת יְהוָ֗ה וַיָּ֣גָז שַׂלְוִים֮ מִן־הַיָּם֒ וַיִּטֹּ֨שׁ עַל־הַֽמַּחֲנֶ֜ה כְּדֶ֧רֶךְ י֣וֹם כֹּ֗ה וּכְדֶ֤רֶךְ יוֹם֙ כֹּ֔ה סְבִיב֖וֹת הַֽמַּחֲנֶ֑ה וּכְאַמָּתַ֖יִם עַל־פְּנֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Adonay’ın gönderdiği bir rüzgâr esti ve denizden bıldırcınlar getirdi. Onları ordugâhın çevresine, bu yönde bir günlük yol, öteki yönde bir günlük yol boyunca, yerden yaklaşık iki arşın yükseklikte yaydı.
Mikivrot hataava naseu haam hatserot vayihyu bahatserot.
מִקִּבְר֧וֹת הַֽתַּאֲוָ֛ה נָסְע֥וּ הָעָ֖ם חֲצֵר֑וֹת וַיִּהְי֖וּ בַּחֲצֵרֽוֹת׃ (פ)
Halk Kivrot-Hataava’dan Hatserot’a yola çıktı ve Hatserot’ta kaldı.
Vatisager miryam mihuts lamahane şivat yamim vehaam lo nasa ad heasef miryam.
וַתִּסָּגֵ֥ר מִרְיָ֛ם מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וְהָעָם֙ לֹ֣א נָסַ֔ע עַד־הֵאָסֵ֖ף מִרְיָֽם׃
Miryam yedi gün ordugâhın dışında ayrı tutuldu. Miryam geri alınana kadar halk yola çıkmadı.
Veahar naseu haam mehatserot vayahanu bemidbar paran.
וְאַחַ֛ר נָסְע֥וּ הָעָ֖ם מֵחֲצֵר֑וֹת וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמִדְבַּ֥ר פָּארָֽן׃ (פ)
Bundan sonra halk Hatserot’tan yola çıktı ve Paran Çölü’nde konakladı.
Vehaamaleki vehakenaani yoşev baemek mahar penu useu lahem hamidbar dereh yam suf.
וְהָֽעֲמָלֵקִ֥י וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב בָּעֵ֑מֶק מָחָ֗ר פְּנ֨וּ וּסְע֥וּ לָכֶ֛ם הַמִּדְבָּ֖ר דֶּ֥רֶךְ יַם־סֽוּף׃ (פ)
Amalekli ve Kenaanlı vadide yaşıyor. Yarın dönün ve Sazlık Denizi yolundan çöle doğru yola çıkın.”
Vayisu mikadeş vayavou vene yisrael kol haeda hor hahar.
וַיִּסְע֖וּ מִקָּדֵ֑שׁ וַיָּבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל כָּל־הָעֵדָ֖ה הֹ֥ר הָהָֽר׃
Kadeş’ten yola çıktılar. İsraeloğulları, bütün topluluk, Hor Dağı’na geldi.
Vayisu mehor hahar dereh yam suf lisvov et erets edom vatiktsar nefeş haam badareh.
וַיִּסְע֞וּ מֵהֹ֤ר הָהָר֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף לִסְבֹ֖ב אֶת־אֶ֣רֶץ אֱד֑וֹם וַתִּקְצַ֥ר נֶֽפֶשׁ־הָעָ֖ם בַּדָּֽרֶךְ׃
Edom ülkesinin çevresinden dolaşmak için Hor Dağı’ndan Sazlık Denizi yoluna doğru yola çıktılar. Yolda halkın sabrı tükendi.
Vayisu bene yisrael vayahanu beovot.
וַיִּסְע֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּאֹבֹֽת׃
İsraeloğulları yola çıkıp Ovot’ta konakladılar.
Vayisu meovot vayahanu beiye haavarim bamidbar aşer al pene moav mimizrah haşameş.
וַיִּסְע֖וּ מֵאֹבֹ֑ת וַֽיַּחֲנ֞וּ בְּעִיֵּ֣י הָֽעֲבָרִ֗ים בַּמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י מוֹאָ֔ב מִמִּזְרַ֖ח הַשָּֽׁמֶשׁ׃
Ovot’tan yola çıkıp Moav’ın karşısındaki çölde, doğu tarafında bulunan İye-Haavarim’de konakladılar.
Mişam nasau vayahanu benahal zared.
מִשָּׁ֖ם נָסָ֑עוּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּנַ֥חַל זָֽרֶד׃
Oradan yola çıkıp Zered Vadisi’nde konakladılar.
Mişam nasau vayahanu meever arnon aşer bamidbar hayotse migevul haemori ki arnon gevul moav ben moav uven haemori.
מִשָּׁם֮ נָסָעוּ֒ וַֽיַּחֲנ֗וּ מֵעֵ֤בֶר אַרְנוֹן֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר הַיֹּצֵ֖א מִגְּב֣וּל הָֽאֱמֹרִ֑י כִּ֤י אַרְנוֹן֙ גְּב֣וּל מוֹאָ֔ב בֵּ֥ין מוֹאָ֖ב וּבֵ֥ין הָאֱמֹרִֽי׃
Oradan yola çıkıp Amorilerin sınırından uzanan çölde, Arnon’un öte yanında konakladılar. Çünkü Arnon, Moav ile Amoriler arasındaki Moav sınırıdır.
Vayisu bene yisrael vayahanu bearevot moav meever leyarden yereho.
וַיִּסְע֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיַּחֲנוּ֙ בְּעַֽרְב֣וֹת מוֹאָ֔ב מֵעֵ֖בֶר לְיַרְדֵּ֥ן יְרֵחֽוֹ׃ (ס)
İsraeloğulları yola çıkıp Yarden’in ötesindeki Moav ovalarında, Yeriho’nun karşısında konakladılar.
Ele mase vene yisrael aşer yatseu meerets mitsrayim letsivotam beyad moşe veaharon.
אֵ֜לֶּה מַסְעֵ֣י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֥ר יָצְא֛וּ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לְצִבְאֹתָ֑ם בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן׃
Moşe ve Aaron’un yönetiminde birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkan İsraeloğullarının yolculukları şunlardır.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayihtov moşe et motsaehem lemasehem al pi Adonay veele masehem lemotsaehem.
וַיִּכְתֹּ֨ב מֹשֶׁ֜ה אֶת־מוֹצָאֵיהֶ֛ם לְמַסְעֵיהֶ֖ם עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה וְאֵ֥לֶּה מַסְעֵיהֶ֖ם לְמוֹצָאֵיהֶֽם׃
Moşe, Adonay’ın buyruğuyla yolculuklarının çıkış yerlerini yazdı. Çıkış yerlerine göre yolculukları şunlardır:
Vayisu merameses bahodeş harişon bahamişa asar yom lahodeş harişon mimohorat hapesah yatseu vene yisrael beyad rama leene kol mitsrayim.
וַיִּסְע֤וּ מֵֽרַעְמְסֵס֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן בַּחֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֑וֹן מִֽמָּחֳרַ֣ת הַפֶּ֗סַח יָצְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּיָ֣ד רָמָ֔ה לְעֵינֵ֖י כָּל־מִצְרָֽיִם׃
Birinci ayda, birinci ayın on beşinci günü Rameses’ten yola çıktılar. Pesah’ın ertesi günü İsraeloğulları bütün Mısır’ın gözü önünde başları dik olarak çıktılar.
Vayisu vene yisrael merameses vayahanu besukot.
וַיִּסְע֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵרַעְמְסֵ֑ס וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּסֻכֹּֽת׃
İsraeloğulları Rameses’ten yola çıkıp Sukkot’ta konakladılar.
Vayisu misukot vayahanu veetam aşer biktse hamidbar.
וַיִּסְע֖וּ מִסֻּכֹּ֑ת וַיַּחֲנ֣וּ בְאֵתָ֔ם אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֥ה הַמִּדְבָּֽר׃
Sukkot’tan yola çıkıp çölün kenarındaki Etam’da konakladılar.
Vayisu meetam vayaşov al pi hahirot aşer al pene baal tsefon vayahanu lifne migdol.
וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵתָ֔ם וַיָּ֙שָׁב֙ עַל־פִּ֣י הַחִירֹ֔ת אֲשֶׁ֥ר עַל־פְּנֵ֖י בַּ֣עַל צְפ֑וֹן וַֽיַּחֲנ֖וּ לִפְנֵ֥י מִגְדֹּֽל׃
Etam’dan yola çıkıp Baal-Tsefon’un karşısındaki Pi-Hahirot’a döndüler ve Migdol’un önünde konakladılar.
Vayisu mipene hahirot vayaavru vetoh hayam hamidbara vayelehu dereh şeloşet yamim bemidbar etam vayahanu bemara.
וַיִּסְעוּ֙ מִפְּנֵ֣י הַֽחִירֹ֔ת וַיַּֽעַבְר֥וּ בְתוֹךְ־הַיָּ֖ם הַמִּדְבָּ֑רָה וַיֵּ֨לְכ֜וּ דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בְּמִדְבַּ֣ר אֵתָ֔ם וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמָרָֽה׃
Hahirot’un önünden yola çıkıp denizin içinden çöle geçtiler. Etam Çölü’nde üç günlük yol yürüyüp Mara’da konakladılar.
Vayisu mimara vayavou elima uveelim şetem esre enot mayim veşivim temarim vayahanu şam.
וַיִּסְעוּ֙ מִמָּרָ֔ה וַיָּבֹ֖אוּ אֵילִ֑מָה וּ֠בְאֵילִם שְׁתֵּ֣ים עֶשְׂרֵ֞ה עֵינֹ֥ת מַ֛יִם וְשִׁבְעִ֥ים תְּמָרִ֖ים וַיַּחֲנוּ־שָֽׁם׃
Mara’dan yola çıkıp Elim’e geldiler. Elim’de on iki su kaynağı ve yetmiş hurma ağacı vardı; orada konakladılar.
Vayisu meelim vayahanu al yam suf.
וַיִּסְע֖וּ מֵאֵילִ֑ם וַֽיַּחֲנ֖וּ עַל־יַם־סֽוּף׃
Elim’den yola çıkıp Sazlık Denizi kıyısında konakladılar.
Vayisu miyam suf vayahanu bemidbar sin.
וַיִּסְע֖וּ מִיַּם־ס֑וּף וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמִדְבַּר־סִֽין׃
Sazlık Denizi’nden yola çıkıp Sin Çölü’nde konakladılar.
Vayisu mimidbar sin vayahanu bedafeka.
וַיִּסְע֖וּ מִמִּדְבַּר־סִ֑ין וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּדָפְקָֽה׃
Sin Çölü’nden yola çıkıp Dofka’da konakladılar.
Vayisu midafeka vayahanu bealuş.
וַיִּסְע֖וּ מִדָּפְקָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּאָלֽוּשׁ׃
Dofka’dan yola çıkıp Aluş’ta konakladılar.
Vayisu mealuş vayahanu birfidim velo haya şam mayim laam liştot.
וַיִּסְע֖וּ מֵאָל֑וּשׁ וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ם וְלֹא־הָ֨יָה שָׁ֥ם מַ֛יִם לָעָ֖ם לִשְׁתּֽוֹת׃
Aluş’tan yola çıkıp Refidim’de konakladılar. Orada halkın içeceği su yoktu.
Vayisu merefidim vayahanu bemidbar sinay.
וַיִּסְע֖וּ מֵרְפִידִ֑ם וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
Refidim’den yola çıkıp Sinay Çölü’nde konakladılar.
Vayisu mimidbar sinay vayahanu bekivrot hataava.
וַיִּסְע֖וּ מִמִּדְבַּ֣ר סִינָ֑י וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּקִבְרֹ֥ת הַֽתַּאֲוָֽה׃
Sinay Çölü’nden yola çıkıp Kivrot-Hataava’da konakladılar.
Vayisu mikivrot hataava vayahanu bahatserot.
וַיִּסְע֖וּ מִקִּבְרֹ֣ת הַֽתַּאֲוָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּחֲצֵרֹֽת׃
Kivrot-Hataava’dan yola çıkıp Hatserot’ta konakladılar.
Vayisu mehatserot vayahanu beritma.
וַיִּסְע֖וּ מֵחֲצֵרֹ֑ת וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּרִתְמָֽה׃
Hatserot’tan yola çıkıp Ritma’da konakladılar.
Vayisu meritma vayahanu berimon parets.
וַיִּסְע֖וּ מֵרִתְמָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּרִמֹּ֥ן פָּֽרֶץ׃
Ritma’dan yola çıkıp Rimmon-Perets’te konakladılar.
Vayisu merimon parets vayahanu belivna.
וַיִּסְע֖וּ מֵרִמֹּ֣ן פָּ֑רֶץ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּלִבְנָֽה׃
Rimmon-Perets’ten yola çıkıp Livna’da konakladılar.
Vayisu milivna vayahanu berisa.
וַיִּסְע֖וּ מִלִּבְנָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּרִסָּֽה׃
Livna’dan yola çıkıp Rissa’da konakladılar.
Vayisu merisa vayahanu bikhelata.
וַיִּסְע֖וּ מֵרִסָּ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בִּקְהֵלָֽתָה׃
Rissa’dan yola çıkıp Kehelata’da konakladılar.
Vayisu mikehelata vayahanu behar şafer.
וַיִּסְע֖וּ מִקְּהֵלָ֑תָה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּהַר־שָֽׁפֶר׃
Kehelata’dan yola çıkıp Şafer Dağı’nda konakladılar.
Vayisu mehar şafer vayahanu baharada.
וַיִּסְע֖וּ מֵֽהַר־שָׁ֑פֶר וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּחֲרָדָֽה׃
Şafer Dağı’ndan yola çıkıp Harada’da konakladılar.
Vayisu meharada vayahanu bemakhelot.
וַיִּסְע֖וּ מֵחֲרָדָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמַקְהֵלֹֽת׃
Harada’dan yola çıkıp Makhelot’ta konakladılar.
Vayisu mimakhelot vayahanu betahat.
וַיִּסְע֖וּ מִמַּקְהֵלֹ֑ת וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּתָֽחַת׃
Makhelot’tan yola çıkıp Tahat’ta konakladılar.
Vayisu mitahat vayahanu betarah.
וַיִּסְע֖וּ מִתָּ֑חַת וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּתָֽרַח׃
Tahat’tan yola çıkıp Terah’ta konakladılar.
Vayisu mitarah vayahanu bemitka.
וַיִּסְע֖וּ מִתָּ֑רַח וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמִתְקָֽה׃
Terah’tan yola çıkıp Mitka’da konakladılar.
Vayisu mimitka vayahanu behaşmona.
וַיִּסְע֖וּ מִמִּתְקָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּחַשְׁמֹנָֽה׃
Mitka’dan yola çıkıp Haşmona’da konakladılar.
Vayisu mehaşmona vayahanu bemoserot.
וַיִּסְע֖וּ מֵֽחַשְׁמֹנָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּמֹסֵרֽוֹת׃
Haşmona’dan yola çıkıp Moserot’ta konakladılar.
Vayisu mimoserot vayahanu bivne yaakan.
וַיִּסְע֖וּ מִמֹּסֵר֑וֹת וַֽיַּחֲנ֖וּ בִּבְנֵ֥י יַעֲקָֽן׃
Moserot’tan yola çıkıp Bene-Yaakan’da konakladılar.
Vayisu mibene yaakan vayahanu behor hagidgad.
וַיִּסְע֖וּ מִבְּנֵ֣י יַעֲקָ֑ן וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּחֹ֥ר הַגִּדְגָּֽד׃
Bene-Yaakan’dan yola çıkıp Hor-Hagidgad’da konakladılar.
Vayisu mehor hagidgad vayahanu beyatevata.
וַיִּסְע֖וּ מֵחֹ֣ר הַגִּדְגָּ֑ד וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּיָטְבָֽתָה׃
Hor-Hagidgad’dan yola çıkıp Yotvata’da konakladılar.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.