מָאוֹר
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
luminary
15 kullanım · 12 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 34 kez, 28 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer Elohim yehi or vayehi or.
וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים יְהִ֣י א֑וֹר וַֽיְהִי־אֽוֹר׃
Tanrı, “Işık olsun” dedi ve ışık oldu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayar Elohim et haor ki tov vayavdel Elohim ben haor uven hahoşeh.
וַיַּ֧רְא אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָא֖וֹר כִּי־ט֑וֹב וַיַּבְדֵּ֣ל אֱלֹהִ֔ים בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֥ין הַחֹֽשֶׁךְ׃
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve ışığı karanlıktan ayırdı.
Vayikra Elohim laor yom velahoşeh kara layla vayehi erev vayehi voker yom ehad.
וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד׃ (פ)
Tanrı ışığa “gündüz”, karanlığa “gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: bir gün.
Vayomer Elohim yehi meorot birkia haşamayim lehavdil ben hayom uven halayla vehayu leotot ulemoadim uleyamim veşanim.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יְהִ֤י מְאֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַיּ֖וֹם וּבֵ֣ין הַלָּ֑יְלָה וְהָי֤וּ לְאֹתֹת֙ וּלְמ֣וֹעֲדִ֔ים וּלְיָמִ֖ים וְשָׁנִֽים׃
Tanrı, “Gündüzü geceden ayırmak için gök kubbesinde ışık kaynakları olsun. İşaretler olsunlar; belirlenmiş zamanları, günleri ve yılları göstersinler.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehayu limorot birkia haşamayim lehair al haarets vayehi hen.
וְהָי֤וּ לִמְאוֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃
Yeryüzünü aydınlatmak için gök kubbesinde ışık kaynakları olsunlar” dedi. Böyle oldu.
Bu ayette 3 eşleşme
Vayaas Elohim et şene hameorot hagedolim et hamaor hagadol lememşelet hayom veet hamaor hakaton lememşelet halayla veet hakohavim.
וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִ֔ים אֶת־שְׁנֵ֥י הַמְּאֹרֹ֖ת הַגְּדֹלִ֑ים אֶת־הַמָּא֤וֹר הַגָּדֹל֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַיּ֔וֹם וְאֶת־הַמָּא֤וֹר הַקָּטֹן֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַלַּ֔יְלָה וְאֵ֖ת הַכּוֹכָבִֽים׃
Tanrı iki büyük ışık kaynağını yaptı: gündüze hükmetmesi için büyük ışık kaynağını, geceye hükmetmesi için küçük ışık kaynağını; ayrıca yıldızları.
Vayiten otam Elohim birkia haşamayim lehair al haarets.
וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָֽרֶץ׃
Tanrı onları yeryüzünü aydınlatmaları için gök kubbesine yerleştirdi;
Velimşol bayom uvalayla ulahavdil ben haor uven hahoşeh vayar Elohim ki tov.
וְלִמְשֹׁל֙ בַּיּ֣וֹם וּבַלַּ֔יְלָה וּֽלֲהַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֣ין הַחֹ֑שֶׁךְ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃
gündüze ve geceye hükmetsinler, ışığı karanlıktan ayırsınlar diye. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Haboker or vehaanaşim şulehu hema vahamorehem.
הַבֹּ֖קֶר א֑וֹר וְהָאֲנָשִׁ֣ים שֻׁלְּח֔וּ הֵ֖מָּה וַחֲמֹרֵיהֶֽם׃
Sabah ortalık aydınlanınca adamlar eşekleriyle birlikte yola çıkarıldı.
Lo rau iş et ahiv velo kamu iş mitahtav şeloşet yamim ulehol bene yisrael haya or bemoşevotam.
לֹֽא־רָא֞וּ אִ֣ישׁ אֶת־אָחִ֗יו וְלֹא־קָ֛מוּ אִ֥ישׁ מִתַּחְתָּ֖יו שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וּֽלְכָל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָ֥יָה א֖וֹר בְּמוֹשְׁבֹתָֽם׃
Üç gün boyunca kimse birbirini göremedi, kimse yerinden kalkamadı. Ama bütün İsrael oğullarının yaşadıkları yerlerde ışık vardı.
Vadonay holeh lifnehem yomam beamud anan lanhotam hadereh velayla beamud eş lehair lahem lalehet yomam valayla.
וַֽיהוָ֡ה הֹלֵךְ֩ לִפְנֵיהֶ֨ם יוֹמָ֜ם בְּעַמּ֤וּד עָנָן֙ לַנְחֹתָ֣ם הַדֶּ֔רֶךְ וְלַ֛יְלָה בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לְהָאִ֣יר לָהֶ֑ם לָלֶ֖כֶת יוֹמָ֥ם וָלָֽיְלָה׃
Adonay, onlara yol göstermek için gündüz bulut sütununda, onları aydınlatmak için gece ateş sütununda önlerinden gidiyordu; böylece gece gündüz yol alabiliyorlardı.
Vayavo ben mahane mitsrayim uven mahane yisrael vayehi heanan vehahoşeh vayaer et halayla velo karav ze el ze kol halayla.
וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין ׀ מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה׃
Mısır ordugâhıyla İsrael ordugâhının arasına girdi. Bir yanda bulut ve karanlık vardı; öte yanda geceyi aydınlatıyordu. Bütün gece iki ordugâh birbirine yaklaşamadı.
Şemen lamaor besamim leşemen hamişha veliktoret hasamim.
שֶׁ֖מֶן לַמָּאֹ֑ר בְּשָׂמִים֙ לְשֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וְלִקְטֹ֖רֶת הַסַּמִּֽים׃
aydınlatma için yağ, meshetme yağı ve güzel kokulu tütsü için baharatlar;
Veasita et neroteha şiva veheela et neroteha veheir al ever paneha.
וְעָשִׂ֥יתָ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וְהֶֽעֱלָה֙ אֶת־נֵ֣רֹתֶ֔יהָ וְהֵאִ֖יר עַל־עֵ֥בֶר פָּנֶֽיהָ׃
Onun yedi kandilini yapacaksın. Kandilleri, ön tarafını aydınlatacak biçimde yakacaklar.
Veata tetsave et bene yisrael veyikhu eleha şemen zayit zah katit lamaor lehaalot ner tamid.
וְאַתָּ֞ה תְּצַוֶּ֣ה ׀ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֨וּ אֵלֶ֜יךָ שֶׁ֣מֶן זַ֥יִת זָ֛ךְ כָּתִ֖ית לַמָּא֑וֹר לְהַעֲלֹ֥ת נֵ֖ר תָּמִֽיד׃
“Sen de İsrael oğullarına buyur: Kandilin düzenli olarak yakılması için sana aydınlatmaya uygun, dövülmüş zeytinden elde edilen duru zeytinyağı getirsinler.
Venatata el hoşen hamişpat et haurim veet hatumim vehayu al lev aharon bevoo lifne Adonay venasa aharon et mişpat bene yisrael al libo lifne Adonay tamid.
וְנָתַתָּ֞ אֶל־חֹ֣שֶׁן הַמִּשְׁפָּ֗ט אֶת־הָאוּרִים֙ וְאֶת־הַתֻּמִּ֔ים וְהָיוּ֙ עַל־לֵ֣ב אַהֲרֹ֔ן בְּבֹא֖וֹ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְנָשָׂ֣א אַ֠הֲרֹן אֶת־מִשְׁפַּ֨ט בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֧ל עַל־לִבּ֛וֹ לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה תָּמִֽיד׃ (ס)
Hüküm göğüslüğünün içine Urim ve Tumim’i koyacaksın. Aaron Adonay’ın önüne girdiğinde bunlar yüreğinin üzerinde olacak. Aaron, İsrael oğullarının hükmünü Adonay’ın önünde sürekli yüreğinin üzerinde taşıyacak.
Veşemen lamaor uvesamim leşemen hamişha veliktoret hasamim.
וְשֶׁ֖מֶן לַמָּא֑וֹר וּבְשָׂמִים֙ לְשֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וְלִקְטֹ֖רֶת הַסַּמִּֽים׃
aydınlatma için yağ, meshetme yağı ve güzel kokulu tütsü için baharatlar;
Bu ayette 2 eşleşme
Veet menorat hamaor veet keleha veet neroteha veet şemen hamaor.
וְאֶת־מְנֹרַ֧ת הַמָּא֛וֹר וְאֶת־כֵּלֶ֖יהָ וְאֶת־נֵרֹתֶ֑יהָ וְאֵ֖ת שֶׁ֥מֶן הַמָּאֽוֹר׃
aydınlatma için menorayı, gereçlerini, kandillerini ve aydınlatma yağını;
Veet habosem veet haşamen lemaor uleşemen hamişha veliktoret hasamim.
וְאֶת־הַבֹּ֖שֶׂם וְאֶת־הַשָּׁ֑מֶן לְמָא֕וֹר וּלְשֶׁ֙מֶן֙ הַמִּשְׁחָ֔ה וְלִקְטֹ֖רֶת הַסַּמִּֽים׃
aydınlatma, meshetme yağı ve güzel kokulu tütsü için baharatları ve yağı da getirdiler.
Et hamenora hatehora et neroteha nerot hamaaraha veet kol keleha veet şemen hamaor.
אֶת־הַמְּנֹרָ֨ה הַטְּהֹרָ֜ה אֶת־נֵרֹתֶ֗יהָ נֵרֹ֛ת הַמַּֽעֲרָכָ֖ה וְאֶת־כָּל־כֵּלֶ֑יהָ וְאֵ֖ת שֶׁ֥מֶן הַמָּאֽוֹר׃
saf menorayı, düzen içinde yerleştirilecek kandillerini, bütün gereçlerini ve aydınlatma yağını;
Vayasem alav et hahoşen vayiten el hahoşen et haurim veet hatumim.
וַיָּ֥שֶׂם עָלָ֖יו אֶת־הַחֹ֑שֶׁן וַיִּתֵּן֙ אֶל־הַחֹ֔שֶׁן אֶת־הָאוּרִ֖ים וְאֶת־הַתֻּמִּֽים׃
Üzerine göğüslüğü taktı; göğüslüğün içine Urim ve Tumim’i koydu.
Tsav et bene yisrael veyikhu eleha şemen zayit zah katit lamaor lehaalot ner tamid.
צַ֞ו אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֨וּ אֵלֶ֜יךָ שֶׁ֣מֶן זַ֥יִת זָ֛ךְ כָּתִ֖ית לַמָּא֑וֹר לְהַעֲלֹ֥ת נֵ֖ר תָּמִֽיד׃
“İsraeloğullarına buyur: Kandili sürekli yakmak için sana aydınlatmaya uygun, dövülerek elde edilmiş saf zeytinyağı getirsinler.
Velakehu beged tehelet vehisu et menorat hamaor veet neroteha veet malkaheha veet mahtoteha veet kol kele şamnah aşer yeşaretu lah bahem.
וְלָקְח֣וּ ׀ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֗לֶת וְכִסּ֞וּ אֶת־מְנֹרַ֤ת הַמָּאוֹר֙ וְאֶת־נֵ֣רֹתֶ֔יהָ וְאֶת־מַלְקָחֶ֖יהָ וְאֶת־מַחְתֹּתֶ֑יהָ וְאֵת֙ כָּל־כְּלֵ֣י שַׁמְנָ֔הּ אֲשֶׁ֥ר יְשָׁרְתוּ־לָ֖הּ בָּהֶֽם׃
Mavi bir kumaş alıp aydınlatma Menorası’nı, kandillerini, maşalarını, kor kaplarını ve hizmetinde kullanılan bütün yağ kaplarını örtecekler.
Ufekudat elazar ben aharon hakohen şemen hamaor uketoret hasamim uminhat hatamid veşemen hamişha pekudat kol hamişkan vehol aşer bo bekodeş uvehelav.
וּפְקֻדַּ֞ת אֶלְעָזָ֣ר ׀ בֶּן־אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן שֶׁ֤מֶן הַמָּאוֹר֙ וּקְטֹ֣רֶת הַסַּמִּ֔ים וּמִנְחַ֥ת הַתָּמִ֖יד וְשֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֑ה פְּקֻדַּ֗ת כָּל־הַמִּשְׁכָּן֙ וְכָל־אֲשֶׁר־בּ֔וֹ בְּקֹ֖דֶשׁ וּבְכֵלָֽיו׃ (ס)
Kâhin Aaron’un oğlu Elazar’ın sorumluluğu aydınlatma yağı, güzel kokulu tütsü, sürekli tahıl sunusu ve meshetme yağıdır. Bütün Mişkan’ın ve içindeki her şeyin, kutsal yerin ve eşyalarının gözetimi ondadır.
Yaer Adonay panav eleha vihuneka.
יָאֵ֨ר יְהוָ֧ה ׀ פָּנָ֛יו אֵלֶ֖יךָ וִֽיחֻנֶּֽךָּ׃ (ס)
Adonay yüzünü sana ışıldatsın ve sana lütuf göstersin.
Daber el aharon veamarta elav behaaloteha et hanerot el mul pene hamenora yairu şivat hanerot.
דַּבֵּר֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן וְאָמַרְתָּ֖ אֵלָ֑יו בְּהַעֲלֹֽתְךָ֙ אֶת־הַנֵּרֹ֔ת אֶל־מוּל֙ פְּנֵ֣י הַמְּנוֹרָ֔ה יָאִ֖ירוּ שִׁבְעַ֥ת הַנֵּרֽוֹת׃
Aaron’a konuş ve de ki: Kandilleri yaktığında yedi kandil Menora’nın önüne doğru ışık verecek.
Velifne elazar hakohen yaamod veşaal lo bemişpat haurim lifne Adonay al piv yetseu veal piv yavou u vehol bene yisrael ito vehol haeda.
וְלִפְנֵ֨י אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ יַעֲמֹ֔ד וְשָׁ֥אַל ל֛וֹ בְּמִשְׁפַּ֥ט הָאוּרִ֖ים לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־פִּ֨יו יֵצְא֜וּ וְעַל־פִּ֣יו יָבֹ֗אוּ ה֛וּא וְכָל־בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל אִתּ֖וֹ וְכָל־הָעֵדָֽה׃
Kohen Elazar’ın önünde dursun; Elazar onun için Adonay’ın önünde Urim’in hükmüne danışsın. O ve yanındaki bütün İsraeloğulları, bütün topluluk, bu söze göre çıkıp bu söze göre girsin.”
Ulelevi amar tumeha veureha leiş hasideha aşer nisito bemasa teriveu al me meriva.
וּלְלֵוִ֣י אָמַ֔ר תֻּמֶּ֥יךָ וְאוּרֶ֖יךָ לְאִ֣ישׁ חֲסִידֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר נִסִּיתוֹ֙ בְּמַסָּ֔ה תְּרִיבֵ֖הוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָֽה׃
Levi için şöyle dedi: 'Tumim'in ve Urim'in, Massa'da sınadığın, Meriva sularında kendisiyle çekiştiğin sadık adamında olsun.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.