TORA’DA TEMEL KELİME
בָּכָה
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 29 kez, 27 farklı ayette görülür.
- Kök
- בכה
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit16 kullanım14 ayet
- Şemot1 kullanım1 ayet
- Vayikra1 kullanım1 ayet
- Bamidbar8 kullanım8 ayet
- Devarim3 kullanım3 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 21:16
Vateleh vateşev lah mineged harhek kimtahave keşet ki amera al ere bemot hayaled vateşev mineged vatisa et kolah vatevk.
וַתֵּלֶךְ֩ וַתֵּ֨שֶׁב לָ֜הּ מִנֶּ֗גֶד הַרְחֵק֙ כִּמְטַחֲוֵ֣י קֶ֔שֶׁת כִּ֣י אָֽמְרָ֔ה אַל־אֶרְאֶ֖ה בְּמ֣וֹת הַיָּ֑לֶד וַתֵּ֣שֶׁב מִנֶּ֔גֶד וַתִּשָּׂ֥א אֶת־קֹלָ֖הּ וַתֵּֽבְךְּ׃
Sonra gidip karşısına, bir ok atımı kadar uzağa oturdu. Çünkü “Çocuğun ölümünü görmeyeyim” demişti. Karşısına oturup sesini yükselterek ağladı.
Bereşit 23:2
Vatamot sara bekiryat arba hi hevron beerets kenaan vayavo avraham lispod lesara velivkotah.
וַתָּ֣מָת שָׂרָ֗ה בְּקִרְיַ֥ת אַרְבַּ֛ע הִ֥וא חֶבְר֖וֹן בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיָּבֹא֙ אַבְרָהָ֔ם לִסְפֹּ֥ד לְשָׂרָ֖ה וְלִבְכֹּתָֽהּ׃
Sara, Kenaan ülkesindeki Kiryat-Arba’da, yani Hevron’da öldü. Avraam Sara için yas tutmaya ve ağlamaya geldi.
Bereşit 27:38
Vayomer esav el aviv haveraha ahat hi leha avi baraheni gam ani avi vayisa esav kolo vayevk.
וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו אֶל־אָבִ֗יו הַֽבְרָכָ֨ה אַחַ֤ת הִֽוא־לְךָ֙ אָבִ֔י בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִ֑י וַיִּשָּׂ֥א עֵשָׂ֛ו קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ׃
Esav babasına, “Yalnız bir bereketin mi var, babacığım? Beni de kutsa, babacığım!” dedi ve yüksek sesle ağladı.
Bereşit 29:11
Vayişak yaakov lerahel vayisa et kolo vayevk.
וַיִּשַּׁ֥ק יַעֲקֹ֖ב לְרָחֵ֑ל וַיִּשָּׂ֥א אֶת־קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ׃
Yaakov, Rahel’i öptü ve yüksek sesle ağladı.
Bereşit 33:4
Vayarats esav likrato vayehabekeu vayipol al tsavarav vayişakeu vayivku.
וַיָּ֨רָץ עֵשָׂ֤ו לִקְרָאתוֹ֙ וַֽיְחַבְּקֵ֔הוּ וַיִּפֹּ֥ל עַל־צַוָּארָ֖ו וַׄיִּׄשָּׁׄקֵ֑ׄהׄוּׄ וַיִּבְכּֽוּ׃
Esav onu karşılamak için koştu, kucakladı, boynuna sarılıp öptü. İkisi de ağladı.
Bereşit 37:35
Vayakumu hol banav vehol benotav lenahamo vayemaen lehitnahem vayomer ki ered el beni avel şeola vayevk oto aviv.
וַיָּקֻמוּ֩ כָל־בָּנָ֨יו וְכָל־בְּנֹתָ֜יו לְנַחֲמ֗וֹ וַיְמָאֵן֙ לְהִתְנַחֵ֔ם וַיֹּ֕אמֶר כִּֽי־אֵרֵ֧ד אֶל־בְּנִ֛י אָבֵ֖ל שְׁאֹ֑לָה וַיֵּ֥בְךְּ אֹת֖וֹ אָבִֽיו׃
Bütün oğulları ve kızları onu teselli etmek için kalktılar. Ama o teselli kabul etmedi. “Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas içinde ineceğim” dedi. Babası onun için ağladı.
Bereşit 42:24
Vayisov mealehem vayevk vayaşov alehem vayedaber alehem vayikah meitam et şimon vayeesor oto leenehem.
וַיִּסֹּ֥ב מֵֽעֲלֵיהֶ֖ם וַיֵּ֑בְךְּ וַיָּ֤שָׁב אֲלֵהֶם֙ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיִּקַּ֤ח מֵֽאִתָּם֙ אֶת־שִׁמְע֔וֹן וַיֶּאֱסֹ֥ר אֹת֖וֹ לְעֵינֵיהֶֽם׃
Yosef onlardan uzaklaşıp ağladı. Sonra geri dönüp onlarla konuştu. Aralarından Şimon’u aldı ve gözlerinin önünde bağlattı.
Bereşit 43:30
Bu ayette 2 eşleşme
Vayemaher yosef ki nihmeru rahamav el ahiv vayevakeş livkot vayavo hahadra vayevk şama.
וַיְמַהֵ֣ר יוֹסֵ֗ף כִּֽי־נִכְמְר֤וּ רַחֲמָיו֙ אֶל־אָחִ֔יו וַיְבַקֵּ֖שׁ לִבְכּ֑וֹת וַיָּבֹ֥א הַחַ֖דְרָה וַיֵּ֥בְךְּ שָֽׁמָּה׃
Kardeşine duyduğu sevgiyle yüreği dolan Yosef, ağlayacak gibi olunca aceleyle uzaklaştı. İç odaya girip orada ağladı.
Bereşit 45:14
Bu ayette 2 eşleşme
Vayipol al tsavere vinyamin ahiv vayevk uvinyamin baha al tsavarav.
וַיִּפֹּ֛ל עַל־צַוְּארֵ֥י בִנְיָמִֽן־אָחִ֖יו וַיֵּ֑בְךְּ וּבִנְיָמִ֔ן בָּכָ֖ה עַל־צַוָּארָֽיו׃
Kardeşi Binyamin’in boynuna sarılıp ağladı. Binyamin de onun boynunda ağladı.
Bereşit 45:15
Vayenaşek lehol ehav vayevk alehem veahare hen diberu ehav ito.
וַיְנַשֵּׁ֥ק לְכָל־אֶחָ֖יו וַיֵּ֣בְךְּ עֲלֵיהֶ֑ם וְאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן דִּבְּר֥וּ אֶחָ֖יו אִתּֽוֹ׃
Bütün kardeşlerini öptü, onlara sarılıp ağladı. Bundan sonra kardeşleri onunla konuşabildi.
Bereşit 46:29
Vayesor yosef merkavto vayaal likrat yisrael aviv goşena vayera elav vayipol al tsavarav vayevk al tsavarav od.
וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד׃
Yosef arabasını hazırlatıp babası İsrael’i karşılamaya Goşen’e gitti. Babasının karşısına çıkınca boynuna sarıldı ve uzun süre boynunda ağladı.
Bereşit 50:1
Vayipol yosef al pene aviv vayevk alav vayişak lo.
וַיִּפֹּ֥ל יוֹסֵ֖ף עַל־פְּנֵ֣י אָבִ֑יו וַיֵּ֥בְךְּ עָלָ֖יו וַיִּשַּׁק־לֽוֹ׃
Yosef babasının yüzüne kapanıp ağladı ve onu öptü.
Bereşit 50:3
Vayimleu lo arbaim yom ki ken yimleu yeme hahanutim vayivku oto mitsrayim şivim yom.
וַיִּמְלְאוּ־לוֹ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם כִּ֛י כֵּ֥ן יִמְלְא֖וּ יְמֵ֣י הַחֲנֻטִ֑ים וַיִּבְכּ֥וּ אֹת֛וֹ מִצְרַ֖יִם שִׁבְעִ֥ים יֽוֹם׃
Bunun için kırk gün geçti; mumyalama bu kadar gün sürerdi. Mısırlılar onun için yetmiş gün ağladılar.
Bereşit 50:17
Ko tomeru leyosef ana sa na peşa aheha vehatatam ki raa gemaluha veata sa na lefeşa avde elohe aviha vayevk yosef bedaberam elav.
כֹּֽה־תֹאמְר֣וּ לְיוֹסֵ֗ף אָ֣נָּ֡א שָׂ֣א נָ֠א פֶּ֣שַׁע אַחֶ֤יךָ וְחַטָּאתָם֙ כִּי־רָעָ֣ה גְמָל֔וּךָ וְעַתָּה֙ שָׂ֣א נָ֔א לְפֶ֥שַׁע עַבְדֵ֖י אֱלֹהֵ֣י אָבִ֑יךָ וַיֵּ֥בְךְּ יוֹסֵ֖ף בְּדַבְּרָ֥ם אֵלָֽיו׃
‘Yosef’e şöyle söyleyin: Kardeşlerinin suçunu ve günahını lütfen bağışla; çünkü sana kötülük ettiler.’ Şimdi lütfen babanın Tanrısı’nın kullarının suçunu bağışla.” Bu sözler ona iletilirken Yosef ağladı.
Şemot 2:6
Vatiftah vatireu et hayeled vehine naar bohe vatahmol alav vatomer miyalde haivrim ze.
וַתִּפְתַּח֙ וַתִּרְאֵ֣הוּ אֶת־הַיֶּ֔לֶד וְהִנֵּה־נַ֖עַר בֹּכֶ֑ה וַתַּחְמֹ֣ל עָלָ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מִיַּלְדֵ֥י הָֽעִבְרִ֖ים זֶֽה׃
Sepeti açıp çocuğu gördü; bebek ağlıyordu. Ona acıdı ve “Bu, İbranilerin çocuklarından biri” dedi.
Vayikra 10:6
Vayomer moşe el aharon uleelazar uleitamar banav raşehem al tifrau uvigdehem lo tifromu velo tamutu veal kol haeda yiktsof vaahehem kol bet yisrael yivku et haserefa aşer saraf Adonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן וּלְאֶלְעָזָר֩ וּלְאִֽיתָמָ֨ר ׀ בָּנָ֜יו רָֽאשֵׁיכֶ֥ם אַל־תִּפְרָ֣עוּ ׀ וּבִגְדֵיכֶ֤ם לֹֽא־תִפְרֹ֙מוּ֙ וְלֹ֣א תָמֻ֔תוּ וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה יִקְצֹ֑ף וַאֲחֵיכֶם֙ כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יִבְכּוּ֙ אֶת־הַשְּׂרֵפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר שָׂרַ֥ף יְהוָֽה׃
Moşe, Aaron’a ve oğulları Elazar ile İtamar’a şöyle dedi: “Saçlarınızı uzamaya bırakmayın, giysilerinizi yırtmayın; yoksa ölürsünüz ve bütün topluluk öfkeye uğrar. Kardeşleriniz, bütün İsrael halkı ise Adonay’ın meydana getirdiği bu yanış için ağlasın.
Bamidbar 11:4
Vehasafsuf aşer bekirbo hitavu taava vayaşuvu vayivku gam bene yisrael vayomeru mi yaahilenu basar.
וְהָֽאסַפְסֻף֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבּ֔וֹ הִתְאַוּ֖וּ תַּאֲוָ֑ה וַיָּשֻׁ֣בוּ וַיִּבְכּ֗וּ גַּ֚ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ מִ֥י יַאֲכִלֵ֖נוּ בָּשָֽׂר׃
Aralarındaki karışık kalabalık büyük bir arzuya kapıldı. İsraeloğulları da yeniden ağlayıp, “Bize kim et yedirecek?” dediler.
Bamidbar 11:10
Vayişma moşe et haam bohe lemişpehotav iş lefetah oholo vayihar af Adonay meod uveene moşe ra.
וַיִּשְׁמַ֨ע מֹשֶׁ֜ה אֶת־הָעָ֗ם בֹּכֶה֙ לְמִשְׁפְּחֹתָ֔יו אִ֖ישׁ לְפֶ֣תַח אָהֳל֑וֹ וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ מְאֹ֔ד וּבְעֵינֵ֥י מֹשֶׁ֖ה רָֽע׃
Moşe halkın aile aile, herkesin kendi çadırının girişinde ağladığını duydu. Adonay’ın öfkesi çok alevlendi; Moşe de bu durumdan hoşnut değildi.
Bamidbar 11:13
Meayin li basar latet lehol haam haze ki yivku alay lemor tena lanu vasar venohela.
מֵאַ֤יִן לִי֙ בָּשָׂ֔ר לָתֵ֖ת לְכָל־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־יִבְכּ֤וּ עָלַי֙ לֵאמֹ֔ר תְּנָה־לָּ֥נוּ בָשָׂ֖ר וְנֹאכֵֽלָה׃
Bütün bu halka verecek eti nereden bulayım? ‘Bize et ver de yiyelim’ diye bana ağlıyorlar.
Bamidbar 11:18
Veel haam tomar hitkadeşu lemahar vaahaltem basar ki behitem beozne Adonay lemor mi yaahilenu basar ki tov lanu bemitsrayim venatan Adonay lahem basar vaahaltem.
וְאֶל־הָעָ֨ם תֹּאמַ֜ר הִתְקַדְּשׁ֣וּ לְמָחָר֮ וַאֲכַלְתֶּ֣ם בָּשָׂר֒ כִּ֡י בְּכִיתֶם֩ בְּאָזְנֵ֨י יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר מִ֤י יַאֲכִלֵ֙נוּ֙ בָּשָׂ֔ר כִּי־ט֥וֹב לָ֖נוּ בְּמִצְרָ֑יִם וְנָתַ֨ן יְהוָ֥ה לָכֶ֛ם בָּשָׂ֖ר וַאֲכַלְתֶּֽם׃
Halka da şöyle de: ‘Yarın için kendinizi hazırlayın; et yiyeceksiniz. Çünkü Adonay’ın işiteceği şekilde, “Bize kim et yedirecek? Mısır’da iyiydik” diye ağladınız. Adonay size et verecek ve yiyeceksiniz.
Bamidbar 11:20
Ad hodeş yamim ad aşer yetse meapehem vehaya lahem lezara yaan ki meastem et Adonay aşer bekirbehem vativku lefanav lemor lama ze yatsanu mimitsrayim.
עַ֣ד ׀ חֹ֣דֶשׁ יָמִ֗ים עַ֤ד אֲשֶׁר־יֵצֵא֙ מֵֽאַפְּכֶ֔ם וְהָיָ֥ה לָכֶ֖ם לְזָרָ֑א יַ֗עַן כִּֽי־מְאַסְתֶּ֤ם אֶת־יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבְּכֶ֔ם וַתִּבְכּ֤וּ לְפָנָיו֙ לֵאמֹ֔ר לָ֥מָּה זֶּ֖ה יָצָ֥אנוּ מִמִּצְרָֽיִם׃
burnunuzdan gelinceye ve size tiksinti verinceye kadar, tam bir ay boyunca yiyeceksiniz. Çünkü aranızdaki Adonay’ı reddettiniz ve O’nun önünde, “Mısır’dan neden çıktık?” diye ağladınız.’”
Bamidbar 14:1
Vatisa kol haeda vayitenu et kolam vayivku haam balayla hau.
וַתִּשָּׂא֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיִּתְּנ֖וּ אֶת־קוֹלָ֑ם וַיִּבְכּ֥וּ הָעָ֖ם בַּלַּ֥יְלָה הַהֽוּא׃
Bütün topluluk sesini yükseltti. Halk o gece ağladı.
Bamidbar 20:29
Vayiru kol haeda ki gava aharon vayivku et aharon şeloşim yom kol bet yisrael.
וַיִּרְאוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה כִּ֥י גָוַ֖ע אַהֲרֹ֑ן וַיִּבְכּ֤וּ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ שְׁלֹשִׁ֣ים י֔וֹם כֹּ֖ל בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bütün topluluk Aaron’un öldüğünü gördü. Bütün İsrael evi Aaron için otuz gün ağladı.
Bamidbar 25:6
Vehine iş mibene yisrael ba vayakrev el ehav et hamidyanit leene moşe uleene kol adat bene yisrael vehema vohim petah ohel moed.
וְהִנֵּ֡ה אִישׁ֩ מִבְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל בָּ֗א וַיַּקְרֵ֤ב אֶל־אֶחָיו֙ אֶת־הַמִּדְיָנִ֔ית לְעֵינֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וּלְעֵינֵ֖י כָּל־עֲדַ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֑ל וְהֵ֣מָּה בֹכִ֔ים פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
İşte İsraeloğullarından bir adam geldi; Moşe’nin ve bütün İsraeloğulları topluluğunun gözü önünde, Midyanlı bir kadını kardeşlerinin yanına getirdi. Onlar Buluşma Çadırı’nın girişinde ağlıyorlardı.
Devarim 1:45
Vataşuvu vativku lifne Adonay velo şama Adonay bekolehem velo heezin alehem.
וַתָּשֻׁ֥בוּ וַתִּבְכּ֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ בְּקֹ֣לְכֶ֔ם וְלֹ֥א הֶאֱזִ֖ין אֲלֵיכֶֽם׃
Dönüp Adonay’ın önünde ağladınız; ama Adonay sesinizi dinlemedi, size kulak vermedi.
Devarim 21:13
Vehesira et simlat şivyah mealeha veyaşeva beveteha uvaheta et aviha veet imah yerah yamim veahar ken tavo eleha uvealtah vehayeta leha leişa.
וְהֵסִ֩ירָה֩ אֶת־שִׂמְלַ֨ת שִׁבְיָ֜הּ מֵעָלֶ֗יהָ וְיָֽשְׁבָה֙ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבָֽכְתָ֛ה אֶת־אָבִ֥יהָ וְאֶת־אִמָּ֖הּ יֶ֣רַח יָמִ֑ים וְאַ֨חַר כֵּ֜ן תָּב֤וֹא אֵלֶ֙יהָ֙ וּבְעַלְתָּ֔הּ וְהָיְתָ֥ה לְךָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
Tutsaklık giysisini üzerinden çıkaracak; evinde kalıp tam bir ay babası ve annesi için ağlayacak. Ondan sonra onunla birlikte olabilir, kocası olabilirsin; o da senin eşin olacak.
Devarim 34:8
Vayivku vene yisrael et moşe bearevot moav şeloşim yom vayitemu yeme vehi evel moşe.
וַיִּבְכּוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־מֹשֶׁ֛ה בְּעַֽרְבֹ֥ת מוֹאָ֖ב שְׁלֹשִׁ֣ים י֑וֹם וַֽיִּתְּמ֔וּ יְמֵ֥י בְכִ֖י אֵ֥בֶל מֹשֶֽׁה׃
İsrael oğulları Moav ovalarında Moşe için otuz gün ağladılar. Moşe için ağlama ve yas günleri böylece sona erdi.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- וַיֵּֽבְךְּ 10 kullanım
- וַיִּבְכּ֗וּ 6 kullanım
- בֹּכֶ֑ה 3 kullanım
- וַתִּבְכּ֤וּ 2 kullanım
- יִבְכּוּ֙ 2 kullanım
- בֹכִ֔ים 1 kullanım
- בְּכִיתֶם֩ 1 kullanım
- וּבָֽכְתָ֛ה 1 kullanım
- וְלִבְכֹּתָֽהּ 1 kullanım
- וַתֵּֽבְךְּ 1 kullanım
- לִבְכּ֑וֹת 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- vayevk 10 kullanım
- vayivku 6 kullanım
- bohe 2 kullanım
- vativku 2 kullanım
- yivku 2 kullanım
- baha 1 kullanım
- behitem 1 kullanım
- livkot 1 kullanım
- uvaheta 1 kullanım
- vatevk 1 kullanım
- velivkotah 1 kullanım
- vohim 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (10 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3ms - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3mp - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw2mp - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HVqi3mp - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HVqrmsa - bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Vqc/Sp3fs - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3fs - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3fs - edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Vqc - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp2mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp3ms - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
Teknik kod
HVqrmpa
Veri ve yöntem
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): weep
UBS kaynak sözlük anlamları: to cry; to weep; to lament; to mourn; to bewail
Kelime türü teknik kodu: V
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.