לָקַח
almak, kabul etmek; ele geçirmek; götürmek, getirmek; çıkarmak, uzaklaştırmak; edinmek; evlenmek; teslim almak; bağlama göre öldürmek veya bir şeyi üzerine almak
393 kullanım · 371 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 402 kez, 378 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Umi haiş aşer eras işa velo lekahah yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yikahena.
וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־אֵרַ֤שׂ אִשָּׁה֙ וְלֹ֣א לְקָחָ֔הּ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יִקָּחֶֽנָּה׃
Bir kadınla nişanlanıp henüz evlenmemiş olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve kadınla başka biri evlenir.'
Vehaya hair hakerova el hehalal velakehu zikne hair hahi eglat bakar aşer lo ubad bah aşer lo maşeha beol.
וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל׃
Cesede en yakın kentin ileri gelenleri, hiç çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş genç bir inek alacaklar.
Veraita başivya eşet yefat toar vehaşakta vah velakahta leha leişa.
וְרָאִיתָ֙ בַּשִּׁבְיָ֔ה אֵ֖שֶׁת יְפַת־תֹּ֑אַר וְחָשַׁקְתָּ֣ בָ֔הּ וְלָקַחְתָּ֥ לְךָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
tutsaklar arasında güzel bir kadın görür, onu arzulayıp kendine eş almak istersen,
Ki yikare kan tsipor lefaneha badereh behol ets o al haarets efrohim o vetsim vehaem rovetset al haefrohim o al habetsim lo tikah haem al habanim.
כִּ֣י יִקָּרֵ֣א קַן־צִפּ֣וֹר ׀ לְפָנֶ֡יךָ בַּדֶּ֜רֶךְ בְּכָל־עֵ֣ץ ׀ א֣וֹ עַל־הָאָ֗רֶץ אֶפְרֹחִים֙ א֣וֹ בֵיצִ֔ים וְהָאֵ֤ם רֹבֶ֙צֶת֙ עַל־הָֽאֶפְרֹחִ֔ים א֖וֹ עַל־הַבֵּיצִ֑ים לֹא־תִקַּ֥ח הָאֵ֖ם עַל־הַבָּנִֽים׃
Yolda, herhangi bir ağaçta ya da yerde, içinde yavrular veya yumurtalar bulunan bir kuş yuvasına rastlarsan ve anne yavruların ya da yumurtaların üzerinde yatıyorsa, anneyi yavrularıyla birlikte almayacaksın.
Şaleah teşalah et haem veet habanim tikah lah lemaan yitav lah vehaarahta yamim.
שַׁלֵּ֤חַ תְּשַׁלַּח֙ אֶת־הָאֵ֔ם וְאֶת־הַבָּנִ֖ים תִּֽקַּֽח־לָ֑ךְ לְמַ֙עַן֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וְהַאֲרַכְתָּ֖ יָמִֽים׃ (ס)
Anneyi mutlaka salıverecek, yavruları kendin için alabileceksin. Böylece senin için iyi olacak ve günlerin uzayacak.
Ki yikah iş işa uva eleha useneah.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִ֖ישׁ אִשָּׁ֑ה וּבָ֥א אֵלֶ֖יהָ וּשְׂנֵאָֽהּ׃
Bir adam bir kadınla evlenir, onunla birlikte olduktan sonra ondan nefret ederse,
Vesam lah alilot devarim vehotsi aleha şem ra veamar et haişa hazot lakahti vaekrav eleha velo matsati lah betulim.
וְשָׂ֥ם לָהּ֙ עֲלִילֹ֣ת דְּבָרִ֔ים וְהוֹצִ֥יא עָלֶ֖יהָ שֵׁ֣ם רָ֑ע וְאָמַ֗ר אֶת־הָאִשָּׁ֤ה הַזֹּאת֙ לָקַ֔חְתִּי וָאֶקְרַ֣ב אֵלֶ֔יהָ וְלֹא־מָצָ֥אתִי לָ֖הּ בְּתוּלִֽים׃
ona suçlamalar yöneltip adını kötüye çıkararak, 'Bu kadınla evlendim, ona yaklaştığımda bekâret belirtilerini bulamadım' derse,
Velakah avi hanaara veimah vehotsiu et betule hanaara el zikne hair haşaera.
וְלָקַ֛ח אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעֲרָ֖ה] וְאִמָּ֑הּ וְהוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּתוּלֵ֧י הנער [הַֽנַּעֲרָ֛ה] אֶל־זִקְנֵ֥י הָעִ֖יר הַשָּֽׁעְרָה׃
genç kadının babası ve annesi onun bekâret belirtilerini alıp kentin kapısında ileri gelenlere sunacaklar.
Velakehu zikne hair hahi et haiş veyiseru oto.
וְלָֽקְח֛וּ זִקְנֵ֥י הָֽעִיר־הַהִ֖וא אֶת־הָאִ֑ישׁ וְיִסְּר֖וּ אֹתֽוֹ׃
O kentin ileri gelenleri adamı alıp cezalandıracaklar.
Lo yikah iş et eşet aviv velo yegale kenaf aviv.
לֹא־יִקַּ֥ח אִ֖ישׁ אֶת־אֵ֣שֶׁת אָבִ֑יו וְלֹ֥א יְגַלֶּ֖ה כְּנַ֥ף אָבִֽיו׃ (ס)
Bir adam babasının eşiyle evlenmeyecek; babasının örtüsünü açmayacak.
Ki yikah iş işa uvealah vehaya im lo timtsa hen beenav ki matsa vah ervat davar vehatav lah sefer keritut venatan beyadah veşilehah mibeto.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִ֛ישׁ אִשָּׁ֖ה וּבְעָלָ֑הּ וְהָיָ֞ה אִם־לֹ֧א תִמְצָא־חֵ֣ן בְּעֵינָ֗יו כִּי־מָ֤צָא בָהּ֙ עֶרְוַ֣ת דָּבָ֔ר וְכָ֨תַב לָ֜הּ סֵ֤פֶר כְּרִיתֻת֙ וְנָתַ֣ן בְּיָדָ֔הּ וְשִׁלְּחָ֖הּ מִבֵּיתֽוֹ׃
Bir adam bir kadınla evlenip kocası olur da onda uygunsuz bir şey bulduğu için kadın gözünde beğeni kazanmazsa, ona bir boşanma belgesi yazıp eline verir ve evinden gönderirse,
Useneah haiş haaharon vehatav lah sefer keritut venatan beyadah veşilehah mibeto o hi yamut haiş haaharon aşer lekahah lo leişa.
וּשְׂנֵאָהּ֮ הָאִ֣ישׁ הָאַחֲרוֹן֒ וְכָ֨תַב לָ֜הּ סֵ֤פֶר כְּרִיתֻת֙ וְנָתַ֣ן בְּיָדָ֔הּ וְשִׁלְּחָ֖הּ מִבֵּית֑וֹ א֣וֹ כִ֤י יָמוּת֙ הָאִ֣ישׁ הָאַחֲר֔וֹן אֲשֶׁר־לְקָחָ֥הּ ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
ikinci adam da ondan nefret edip ona bir boşanma belgesi yazar, eline verir ve evinden gönderirse ya da onunla evlenen ikinci adam ölürse,
Lo yuhal balah harişon aşer şilehah laşuv lekahtah lihyot lo leişa ahare aşer hutamaa ki toeva hi lifne Adonay velo tahati et haarets aşer Adonay eloheha noten leha nahala.
לֹא־יוּכַ֣ל בַּעְלָ֣הּ הָרִאשׁ֣וֹן אֲשֶֽׁר־שִׁ֠לְּחָהּ לָשׁ֨וּב לְקַחְתָּ֜הּ לִהְי֧וֹת ל֣וֹ לְאִשָּׁ֗ה אַחֲרֵי֙ אֲשֶׁ֣ר הֻטַּמָּ֔אָה כִּֽי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹ֤א תַחֲטִיא֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה׃ (ס)
onu gönderen ilk kocası, kadın kendisi için kirlenmiş olduktan sonra onu yeniden eş olarak alamaz. Çünkü bu, Adonay'ın önünde iğrençtir. Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği ülkeye günah getirmeyeceksin.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki yikah iş işa hadaşa lo yetse batsava velo yaavor alav lehol davar naki yihye leveto şana ehat vesimah et işto aşer lakah.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִישׁ֙ אִשָּׁ֣ה חֲדָשָׁ֔ה לֹ֤א יֵצֵא֙ בַּצָּבָ֔א וְלֹא־יַעֲבֹ֥ר עָלָ֖יו לְכָל־דָּבָ֑ר נָקִ֞י יִהְיֶ֤ה לְבֵיתוֹ֙ שָׁנָ֣ה אֶחָ֔ת וְשִׂמַּ֖ח אֶת־אִשְׁתּ֥וֹ אֲשֶׁר־לָקָֽח׃ (ס)
Yeni evlenmiş bir adam orduya çıkmayacak, ona herhangi bir görev yüklenmeyecek. Bir yıl boyunca evinde yükümlülüklerden serbest olacak ve evlendiği eşini sevindirecek.
Ki tiktsor ketsireha vesadeha veşahahta omer basade lo taşuv lekahto lager layatom velaalmana yihye lemaan yevarehha Adonay eloheha behol maase yadeha.
כִּ֣י תִקְצֹר֩ קְצִֽירְךָ֨ בְשָׂדֶ֜ךָ וְשָֽׁכַחְתָּ֧ עֹ֣מֶר בַּשָּׂדֶ֗ה לֹ֤א תָשׁוּב֙ לְקַחְתּ֔וֹ לַגֵּ֛ר לַיָּת֥וֹם וְלָאַלְמָנָ֖ה יִהְיֶ֑ה לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל מַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ׃
Tarlanın ekinini biçerken tarlada bir demet unutursan onu almak için geri dönmeyeceksin. Yabancıya, yetime ve dula kalacak. Böylece Tanrın Adonay elinin bütün işlerinde seni bereketlendirecek.
Ki yeşevu ahim yahdav umet ahad mehem uven en lo lo tihye eşet hamet hahutsa leiş zar yevamah yavo aleha ulekahah lo leişa veyibemah.
כִּֽי־יֵשְׁב֨וּ אַחִ֜ים יַחְדָּ֗ו וּמֵ֨ת אַחַ֤ד מֵהֶם֙ וּבֵ֣ן אֵֽין־ל֔וֹ לֹֽא־תִהְיֶ֧ה אֵֽשֶׁת־הַמֵּ֛ת הַח֖וּצָה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר יְבָמָהּ֙ יָבֹ֣א עָלֶ֔יהָ וּלְקָחָ֥הּ ל֛וֹ לְאִשָּׁ֖ה וְיִבְּמָֽהּ׃
Kardeşler birlikte yaşarken onlardan biri çocuksuz ölürse, ölenin eşi dışarıdan yabancı bir adamla evlenmeyecek. Kayınbiraderi onunla birlikte olacak, onu kendisine eş alıp kayınbiraderlik görevini yerine getirecek.
Veim lo yahpots haiş lakahat et yevimto vealeta yevimto haşara el hazekenim veamera meen yevami lehakim leahiv şem beyisrael lo ava yabemi.
וְאִם־לֹ֤א יַחְפֹּץ֙ הָאִ֔ישׁ לָקַ֖חַת אֶת־יְבִמְתּ֑וֹ וְעָלְתָה֩ יְבִמְתּ֨וֹ הַשַּׁ֜עְרָה אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים וְאָֽמְרָה֙ מֵאֵ֨ין יְבָמִ֜י לְהָקִ֨ים לְאָחִ֥יו שֵׁם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א אָבָ֖ה יַבְּמִֽי׃
Adam yengesiyle evlenmek istemezse, yengesi kentin kapısına, ileri gelenlere çıkıp, 'Kayınbiraderim kardeşinin adını İsrael'de sürdürmeyi reddediyor; bana karşı kayınbiraderlik görevini yapmak istemiyor' diyecek.
Vekareu lo zikne iro vediberu elav veamad veamar lo hafatsti lekahtah.
וְקָֽרְאוּ־ל֥וֹ זִקְנֵי־עִיר֖וֹ וְדִבְּר֣וּ אֵלָ֑יו וְעָמַ֣ד וְאָמַ֔ר לֹ֥א חָפַ֖צְתִּי לְקַחְתָּֽהּ׃
Kentinin ileri gelenleri onu çağırıp onunla konuşacaklar. O, durup, 'Onunla evlenmek istemiyorum' derse,
Velakahta mereşit kol peri haadama aşer tavi meartseha aşer Adonay eloheha noten lah vesamta vatene vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam.
וְלָקַחְתָּ֞ מֵרֵאשִׁ֣ית ׀ כָּל־פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר תָּבִ֧יא מֵֽאַרְצְךָ֛ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לָ֖ךְ וְשַׂמְתָּ֣ בַטֶּ֑נֶא וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprağından getireceğin bütün toprak ürünlerinin ilkinden alıp bir sepete koyacaksın. Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yere gideceksin.
Velakah hakohen hatene miyadeha vehiniho lifne mizbah Adonay eloheha.
וְלָקַ֧ח הַכֹּהֵ֛ן הַטֶּ֖נֶא מִיָּדֶ֑ךָ וְהִ֨נִּיח֔וֹ לִפְנֵ֕י מִזְבַּ֖ח יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Kohen sepeti elinden alıp Tanrın Adonay'ın sunağının önüne koyacak.
Arur lokeah şohad lehakot nefeş dam naki veamar kol haam amen.
אָרוּר֙ לֹקֵ֣חַ שֹׁ֔חַד לְהַכּ֥וֹת נֶ֖פֶשׁ דָּ֣ם נָקִ֑י וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Vanikah et artsam vanitenah lenahala laruveni velagadi velahatsi şevet hamenaşi.
וַנִּקַּח֙ אֶת־אַרְצָ֔ם וַנִּתְּנָ֣הּ לְנַחֲלָ֔ה לָרֽאוּבֵנִ֖י וְלַגָּדִ֑י וְלַחֲצִ֖י שֵׁ֥בֶט הַֽמְנַשִּֽׁי׃
Topraklarını alıp Reuven'e, Gad'a ve Menaşe kabilesinin yarısına miras olarak verdik.
İm yihye nidahaha biktse haşamayim mişam yekabetsha Adonay eloheha umişam yikaheha.
אִם־יִהְיֶ֥ה נִֽדַּחֲךָ֖ בִּקְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם מִשָּׁ֗ם יְקַבֶּצְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וּמִשָּׁ֖ם יִקָּחֶֽךָ׃
Sürgünlerin göklerin ucunda bile olsa, Tanrın Adonay seni oradan toplayacak, oradan alacak.
Lo vaşamayim hi lemor mi yaale lanu haşamayma veyikaheha lanu veyaşmienu otah venaasena.
לֹ֥א בַשָּׁמַ֖יִם הִ֑וא לֵאמֹ֗ר מִ֣י יַעֲלֶה־לָּ֤נוּ הַשָּׁמַ֙יְמָה֙ וְיִקָּחֶ֣הָ לָּ֔נוּ וְיַשְׁמִעֵ֥נוּ אֹתָ֖הּ וְנַעֲשֶֽׂנָּה׃
Göklerde değildir ki, "Kim bizim için göklere çıkıp onu bize getirecek, bize duyuracak da yerine getireceğiz?" diyesin.
Velo meever layam hi lemor mi yaavar lanu el ever hayam veyikaheha lanu veyaşmienu otah venaasena.
וְלֹֽא־מֵעֵ֥בֶר לַיָּ֖ם הִ֑וא לֵאמֹ֗ר מִ֣י יַעֲבָר־לָ֜נוּ אֶל־עֵ֤בֶר הַיָּם֙ וְיִקָּחֶ֣הָ לָּ֔נוּ וְיַשְׁמִעֵ֥נוּ אֹתָ֖הּ וְנַעֲשֶֽׂנָּה׃
Denizin ötesinde de değildir ki, "Kim bizim için denizin ötesine geçip onu bize getirecek, bize duyuracak da yerine getireceğiz?" diyesin.
Lakoah et sefer hatora haze vesamtem oto mitsad aron berit Adonay elohehem vehaya şam beha leed.
לָקֹ֗חַ אֵ֣ת סֵ֤פֶר הַתּוֹרָה֙ הַזֶּ֔ה וְשַׂמְתֶּ֣ם אֹת֔וֹ מִצַּ֛ד אֲר֥וֹן בְּרִית־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְהָֽיָה־שָׁ֥ם בְּךָ֖ לְעֵֽד׃
'Bu Tora tomarını alın ve Tanrınız Adonay'ın Antlaşma Sandığı'nın yanına koyun. Orada sana karşı tanık olsun.
Yaarof kamatar likhi tizal katal imrati kisirim ale deşe vehirvivim ale esev.
יַעֲרֹ֤ף כַּמָּטָר֙ לִקְחִ֔י תִּזַּ֥ל כַּטַּ֖ל אִמְרָתִ֑י כִּשְׂעִירִ֣ם עֲלֵי־דֶ֔שֶׁא וְכִרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵֽשֶׂב׃
Öğretim yağmur gibi yağsın, sözüm çiy gibi aksın; yeşillik üzerine ince yağmur, otlar üzerine sağanak gibi.
Keneşer yair kino al gozalav yerahef yifros kenafav yikaheu yisaeu al evrato.
כְּנֶ֙שֶׁר֙ יָעִ֣יר קִנּ֔וֹ עַל־גּוֹזָלָ֖יו יְרַחֵ֑ף יִפְרֹ֤שׂ כְּנָפָיו֙ יִקָּחֵ֔הוּ יִשָּׂאֵ֖הוּ עַל־אֶבְרָתֽוֹ׃
Yuvasını uyandıran, yavrularının üzerinde süzülen kartal gibi kanatlarını açtı, onu aldı, kanatları üzerinde taşıdı.
Temel kelimeler (lemmalar)
almak, kabul etmek; ele geçirmek; götürmek, getirmek; çıkarmak, uzaklaştırmak; edinmek; evlenmek; teslim almak; bağlama göre öldürmek veya bir şeyi üzerine almak
393 kullanım · 371 ayet
ganimet; savaşta ele geçirilen mal
5 kullanım · 5 ayet
maşa; ateş maşası
3 kullanım · 3 ayet
öğreti; öğrenme
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.