İbranice biçim אֵלַ֖י
Temel kelime (lemma) אֶל
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 85 kez
Teknik kod
HR/Sp1csTORA’DA KELİME
-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek
elay okunuşu Tora’da 85 kez, 81 farklı ayette görülür.
Vayavou el bilam vayomeru lo ko amar balak ben tsipor al na timana mehaloh elay.
וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ כֹּ֤ה אָמַר֙ בָּלָ֣ק בֶּן־צִפּ֔וֹר אַל־נָ֥א תִמָּנַ֖ע מֵהֲלֹ֥ךְ אֵלָֽי׃
Bilam’a gelip şöyle dediler: “Tsippor oğlu Balak diyor ki: ‘Lütfen bana gelmekten kaçınma.
Ki habed ahabedha meod vehol aşer tomar elay eese uleha na kava li et haam haze.
כִּֽי־כַבֵּ֤ד אֲכַבֶּדְךָ֙ מְאֹ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלַ֖י אֶֽעֱשֶׂ֑ה וּלְכָה־נָּא֙ קָֽבָה־לִּ֔י אֵ֖ת הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃
Seni çok onurlandıracağım; bana ne söylersen yapacağım. Lütfen gel, benim için bu halka lanet et.’”
Vayomer balak el bilam halo şaloah şalahti eleha likro lah lama lo halahta elay haumnam lo uhal kabedeha.
וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלֹא֩ שָׁלֹ֨חַ שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לִקְרֹא־לָ֔ךְ לָ֥מָּה לֹא־הָלַ֖כְתָּ אֵלָ֑י הַֽאֻמְנָ֔ם לֹ֥א אוּכַ֖ל כַּבְּדֶֽךָ׃
Balak Bilam’a şöyle dedi: “Seni çağırmak için tekrar tekrar haber göndermedim mi? Neden bana gelmedin? Gerçekten seni onurlandıramayacağımı mı düşündün?”
Vayomer bilam el balak halo gam el malaheha aşer şalahta elay dibarti lemor.
וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א גַּ֧ם אֶל־מַלְאָכֶ֛יךָ אֲשֶׁר־שָׁלַ֥חְתָּ אֵלַ֖י דִּבַּ֥רְתִּי לֵאמֹֽר׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “Bana gönderdiğin elçilere de söylememiş miydim:
Lo takiru fanim bamişpat kakaton kagadol tişmaun lo taguru mipene iş ki hamişpat lelohim u vehadavar aşer yikşe mikem takrivun elay uşemativ.
לֹֽא־תַכִּ֨ירוּ פָנִ֜ים בַּמִּשְׁפָּ֗ט כַּקָּטֹ֤ן כַּגָּדֹל֙ תִּשְׁמָע֔וּן לֹ֤א תָג֙וּרוּ֙ מִפְּנֵי־אִ֔ישׁ כִּ֥י הַמִּשְׁפָּ֖ט לֵאלֹהִ֣ים ה֑וּא וְהַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יִקְשֶׁ֣ה מִכֶּ֔ם תַּקְרִב֥וּן אֵלַ֖י וּשְׁמַעְתִּֽיו׃
Yargılarken kimseyi kayırmayın; küçüğü de büyüğü de dinleyin. Hiç kimseden korkmayın, çünkü yargı Tanrı’ya aittir. Size güç gelen davayı bana getirin, ben dinleyeyim.’
Vatikrevun elay kulehem vatomeru nişleha anaşim lefanenu veyahperu lanu et haarets veyaşivu otanu davar et hadereh aşer naale bah veet hearim aşer navo alehen.
וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַי֮ כֻּלְּכֶם֒ וַתֹּאמְר֗וּ נִשְׁלְחָ֤ה אֲנָשִׁים֙ לְפָנֵ֔ינוּ וְיַחְפְּרוּ־לָ֖נוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וְיָשִׁ֤בוּ אֹתָ֙נוּ֙ דָּבָ֔ר אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נַעֲלֶה־בָּ֔הּ וְאֵת֙ הֶֽעָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָבֹ֖א אֲלֵיהֶֽן׃
Hepiniz bana yaklaşıp, ‘Önümüzden adamlar gönderelim. Bizim için ülkeyi araştırsınlar; çıkacağımız yol ve gireceğimiz şehirler hakkında bize haber getirsinler’ dediniz.
Vataanu vatomeru elay hatanu ladonay anahnu naale venilhamnu kehol aşer tsivanu Adonay elohenu vatahgeru iş et kele milhamto vatahinu laalot hahara.
וַֽתַּעֲנ֣וּ ׀ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה׃
Bana şöyle cevap verdiniz: ‘Adonay’a karşı günah işledik. Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu her şeye uygun olarak çıkıp savaşacağız.’ Her biriniz savaş silahlarını kuşandı ve dağa çıkmayı kolay sandınız.
Vayomer Adonay elay emor lahem lo taalu velo tilahamu ki eneni bekirbehem velo tinagefu lifne oyevehem.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֱמֹ֤ר לָהֶם֙ לֹ֤א תַֽעֲלוּ֙ וְלֹא־תִלָּ֣חֲמ֔וּ כִּ֥י אֵינֶ֖נִּי בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּֽגְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם׃
Adonay bana, ‘Onlara söyle: Çıkmayın, savaşmayın; çünkü aranızda değilim. Düşmanlarınızın önünde yenilmeyin’ dedi.
Vanefen vanisa hamidbara dereh yam suf kaaşer diber Adonay elay vanasav et har seir yamim rabim.
וַנֵּ֜פֶן וַנִּסַּ֤ע הַמִּדְבָּ֙רָה֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַנָּ֥סָב אֶת־הַר־שֵׂעִ֖יר יָמִ֥ים רַבִּֽים׃ (ס)
Sonra Adonay’ın bana söylediği gibi dönüp Sazlık Denizi yolundan çöle doğru yola çıktık. Uzun süre Seir Dağı’nın çevresinde dolaştık.
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר׃
Adonay bana şöyle dedi:
Vayomer Adonay elay el tatsar et moav veal titgar bam milhama ki lo eten leha meartso yeruşa ki livne lot natati et ar yeruşa.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶל־תָּ֙צַר֙ אֶת־מוֹאָ֔ב וְאַל־תִּתְגָּ֥ר בָּ֖ם מִלְחָמָ֑ה כִּ֠י לֹֽא־אֶתֵּ֨ן לְךָ֤ מֵֽאַרְצוֹ֙ יְרֻשָּׁ֔ה כִּ֣י לִבְנֵי־ל֔וֹט נָתַ֥תִּי אֶת־עָ֖ר יְרֻשָּֽׁה׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Moav’a sıkıntı verme, onlarla savaşa girme. Çünkü sana onların ülkesinden mülk vermeyeceğim; Ar’ı Lot oğullarına mülk olarak verdim.’
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר׃
Adonay bana şöyle dedi:
Vayomer Adonay elay ree hahiloti tet lefaneha et sihon veet artso hahel raş lareşet et artso.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י רְאֵ֗ה הַֽחִלֹּ֙תִי֙ תֵּ֣ת לְפָנֶ֔יךָ אֶת־סִיחֹ֖ן וְאֶת־אַרְצ֑וֹ הָחֵ֣ל רָ֔שׁ לָרֶ֖שֶׁת אֶת־אַרְצֽוֹ׃
Adonay bana, ‘Bak, Sihon’u ve ülkesini önüne vermeye başladım. Ülkesini mülk edinmek için ele geçirmeye başla’ dedi.
Vayomer Adonay elay al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.’
Bu ayette 3 kez
Vayitaber Adonay bi lemaanhem velo şama elay vayomer Adonay elay rav lah al tosef daber elay od badavar haze.
וַיִּתְעַבֵּ֨ר יְהוָ֥ה בִּי֙ לְמַ֣עַנְכֶ֔ם וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֵלָ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ רַב־לָ֔ךְ אַל־תּ֗וֹסֶף דַּבֵּ֥ר אֵלַ֛י ע֖וֹד בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Ama Adonay sizin yüzünüzden bana öfkelendi ve beni dinlemedi. Adonay bana şöyle dedi: ‘Yeter! Bu konuda Bana bir daha konuşma.
Yom aşer amadta lifne Adonay eloheha behorev beemor Adonay elay hakhel li et haam veaşmiem et devaray aşer yilmedun leyira oti kol hayamim aşer hem hayim al haadama veet benehem yelamedun.
י֗וֹם אֲשֶׁ֨ר עָמַ֜דְתָּ לִפְנֵ֨י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בְּחֹרֵב֒ בֶּאֱמֹ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַקְהֶל־לִי֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאַשְׁמִעֵ֖ם אֶת־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר יִלְמְד֜וּן לְיִרְאָ֣ה אֹתִ֗י כָּל־הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֨ר הֵ֤ם חַיִּים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם יְלַמֵּדֽוּן׃
Horev’de Tanrın Adonay’ın önünde durduğun günü hatırla. Adonay bana, ‘Halkı Benim için topla. Onlara sözlerimi duyurayım; yeryüzünde yaşadıkları bütün günler boyunca Benden korkmayı öğrensinler ve çocuklarına da öğretsinler’ demişti.
Et hadevarim haele diber Adonay el kol kehalehem bahar mitoh haeş heanan vehaarafel kol gadol velo yasaf vayihtevem al şene luhot avanim vayitenem elay.
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי׃
Adonay bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu sisin içinden bütün topluluğunuza büyük bir sesle söyledi ve daha fazlasını eklemedi. Onları iki taş levhaya yazıp bana verdi.
Vayehi keşameahem et hakol mitoh hahoşeh vehahar boer baeş vatikrevun elay kol raşe şivtehem veziknehem.
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעֲכֶ֤ם אֶת־הַקּוֹל֙ מִתּ֣וֹךְ הַחֹ֔שֶׁךְ וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַ֔י כָּל־רָאשֵׁ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְזִקְנֵיכֶֽם׃
Dağ ateşle yanarken karanlığın içinden sesi duyduğunuzda, kabilelerinizin bütün başları ve ileri gelenleriniz bana yaklaştınız.
Bu ayette 2 kez
Vayişma Adonay et kol divrehem bedaberhem elay vayomer Adonay elay şamati et kol divre haam haze aşer diberu eleha hetivu kol aşer diberu.
וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶת־ק֣וֹל דִּבְרֵיכֶ֔ם בְּדַבֶּרְכֶ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י שָׁ֠מַעְתִּי אֶת־ק֨וֹל דִּבְרֵ֜י הָעָ֤ם הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבְּר֣וּ אֵלֶ֔יךָ הֵיטִ֖יבוּ כָּל־אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽרוּ׃
Siz benimle konuşurken Adonay sözlerinizin sesini duydu. Adonay bana şöyle dedi: ‘Bu halkın sana söylediği sözleri duydum. Söyledikleri her şey iyidir.
Vayiten Adonay elay et şene luhot haavanim ketuvim beetsba Elohim vaalehem kehol hadevarim aşer diber Adonay imahem bahar mitoh haeş beyom hakahal.
וַיִּתֵּ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵי֙ לוּחֹ֣ת הָֽאֲבָנִ֔ים כְּתֻבִ֖ים בְּאֶצְבַּ֣ע אֱלֹהִ֑ים וַעֲלֵיהֶ֗ם כְּֽכָל־הַדְּבָרִ֡ים אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה עִמָּכֶ֥ם בָּהָ֛ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵ֖שׁ בְּי֥וֹם הַקָּהָֽל׃
Adonay bana Tanrı’nın parmağıyla yazılmış iki taş levhayı verdi. Üzerlerinde, toplandığınız gün Adonay’ın dağda ateşin içinden size söylediği bütün sözler vardı.
Vayehi mikets arbaim yom vearbaim layla natan Adonay elay et şene luhot haavanim luhot haberit.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָאֲבָנִ֖ים לֻח֥וֹת הַבְּרִֽית׃
Kırk gün kırk gecenin sonunda Adonay bana iki taş levhayı, antlaşmanın levhalarını verdi.
Vayomer Adonay elay kum red maher mize ki şihet ameha aşer hotseta mimitsrayim saru maher min hadereh aşer tsivitim asu lahem maseha.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י ק֣וּם רֵ֤ד מַהֵר֙ מִזֶּ֔ה כִּ֚י שִׁחֵ֣ת עַמְּךָ֔ אֲשֶׁ֥ר הוֹצֵ֖אתָ מִמִּצְרָ֑יִם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֥וּ לָהֶ֖ם מַסֵּכָֽה׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Kalk, buradan hemen in. Çünkü Mısır’dan çıkardığın halkın yoldan çıktı. Onlara buyurduğum yoldan hızla saptılar; kendilerine dökme bir put yaptılar.’
Vayomer Adonay elay lemor raiti et haam haze vehine am keşe oref u.
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלַ֣י לֵאמֹ֑ר רָאִ֙יתִי֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְהִנֵּ֥ה עַם־קְשֵׁה־עֹ֖רֶף הֽוּא׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Bu halkı gördüm; işte dik başlı bir halk!
Ki yagoreti mipene haaf vehahema aşer katsaf Adonay alehem lehaşmid ethem vayişma Adonay elay gam bapaam hahi.
כִּ֣י יָגֹ֗רְתִּי מִפְּנֵ֤י הָאַף֙ וְהַ֣חֵמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר קָצַ֧ף יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם לְהַשְׁמִ֣יד אֶתְכֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֵלַ֔י גַּ֖ם בַּפַּ֥עַם הַהִֽוא׃
Çünkü Adonay’ın sizi yok etmek için size yönelttiği öfkeden ve kızgınlıktan korkuyordum. Adonay o sefer de beni dinledi.
Bu ayette 2 kez
Baet hahi amar Adonay elay pesal leha şene luvhot avanim karişonim vaale elay hahara veasita leha aron ets.
בָּעֵ֨ת הַהִ֜וא אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלַ֗י פְּסָל־לְךָ֞ שְׁנֵֽי־לֻוחֹ֤ת אֲבָנִים֙ כָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים וַעֲלֵ֥ה אֵלַ֖י הָהָ֑רָה וְעָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ אֲר֥וֹן עֵֽץ׃
O sırada Adonay bana şöyle dedi: ‘Kendine öncekiler gibi iki taş levha yont ve dağa, Benim yanıma çık. Kendine ahşap bir sandık da yap.
Vayihtov al haluhot kamihtav harişon et aseret hadevarim aşer diber Adonay alehem bahar mitoh haeş beyom hakahal vayitenem Adonay elay.
וַיִּכְתֹּ֨ב עַֽל־הַלֻּחֹ֜ת כַּמִּכְתָּ֣ב הָרִאשׁ֗וֹן אֵ֚ת עֲשֶׂ֣רֶת הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֲלֵיכֶ֥ם בָּהָ֛ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵ֖שׁ בְּי֣וֹם הַקָּהָ֑ל וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה אֵלָֽי׃
Levhaların üzerine, önceki yazı gibi, toplandığınız gün Adonay’ın dağda ateşin içinden size söylediği On Sözü yazdı. Adonay onları bana verdi.
Veanohi amadti vahar kayamim harişonim arbaim yom vearbaim layla vayişma Adonay elay gam bapaam hahi lo ava Adonay haşhiteha.
וְאָנֹכִ֞י עָמַ֣דְתִּי בָהָ֗ר כַּיָּמִים֙ הָרִ֣אשֹׁנִ֔ים אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וַיִּשְׁמַ֨ע יְהוָ֜ה אֵלַ֗י גַּ֚ם בַּפַּ֣עַם הַהִ֔וא לֹא־אָבָ֥ה יְהוָ֖ה הַשְׁחִיתֶֽךָ׃
Ben ise önceki günlerde olduğu gibi kırk gün kırk gece dağda kaldım. Adonay o sefer de beni dinledi; seni yok etmek istemedi.
Vayomer Adonay elay kum leh lemasa lifne haam veyavou veyireşu et haarets aşer nişbati laavotam latet lahem.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י ק֛וּם לֵ֥ךְ לְמַסַּ֖ע לִפְנֵ֣י הָעָ֑ם וְיָבֹ֙אוּ֙ וְיִֽרְשׁ֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥עְתִּי לַאֲבֹתָ֖ם לָתֵ֥ת לָהֶֽם׃ (פ)
Adonay bana şöyle dedi: ‘Kalk, halkın önünde yolculuğa çık. Atalarına kendilerine vermeye yemin ettiğim ülkeye girip onu ele geçirsinler.’
Vayomer Adonay elay hetivu aşer diberu.
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י הֵיטִ֖יבוּ אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽרוּ׃
Adonay bana şöyle dedi: 'Söyledikleri doğrudur.
Vayomer alehem ben mea veesrim şana anohi hayom lo uhal od latset velavo vadonay amar elay lo taavor et hayarden haze.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם בֶּן־מֵאָה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ הַיּ֔וֹם לֹא־אוּכַ֥ל ע֖וֹד לָצֵ֣את וְלָב֑וֹא וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה׃
Onlara şöyle dedi: 'Bugün yüz yirmi yaşındayım. Artık çıkıp giremeyeceğim. Adonay da bana, "Bu Yarden'i geçmeyeceksin" dedi.
Hakhilu elay et kol zikne şivtehem veşoterehem vaadabera veoznehem et hadevarim haele veaida bam et haşamayim veet haarets.
הַקְהִ֧ילוּ אֵלַ֛י אֶת־כָּל־זִקְנֵ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְשֹׁטְרֵיכֶ֑ם וַאֲדַבְּרָ֣ה בְאָזְנֵיהֶ֗ם אֵ֚ת הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְאָעִ֣ידָה בָּ֔ם אֶת־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֶת־הָאָֽרֶץ׃
Kabilelerinizin bütün ileri gelenlerini ve görevlilerinizi yanıma toplayın. Bu sözleri onlara duyurayım, gökleri ve yeri onlara karşı tanık tutayım.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.