İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

רָעַע

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 22 kez, 22 farklı ayette görülür.

Kök
רעע

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit9 kullanım9 ayet
  • Şemot2 kullanım2 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar5 kullanım5 ayet
  • Devarim5 kullanım5 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 19:7

    Vayomar al na ahay tareu.

    וַיֹּאמַ֑ר אַל־נָ֥א אַחַ֖י תָּרֵֽעוּ׃

    “Lütfen kardeşlerim, kötülük yapmayın!” dedi.

  2. Bereşit 19:9

    Vayomeru geş halea vayomeru haehad ba lagur vayişpot şafot ata nara leha mehem vayiftseru vaiş belot meod vayigeşu lişbor hadalet.

    וַיֹּאמְר֣וּ ׀ גֶּשׁ־הָ֗לְאָה וַיֹּֽאמְרוּ֙ הָאֶחָ֤ד בָּֽא־לָגוּר֙ וַיִּשְׁפֹּ֣ט שָׁפ֔וֹט עַתָּ֕ה נָרַ֥ע לְךָ֖ מֵהֶ֑ם וַיִּפְצְר֨וּ בָאִ֤ישׁ בְּלוֹט֙ מְאֹ֔ד וַֽיִּגְּשׁ֖וּ לִשְׁבֹּ֥ר הַדָּֽלֶת׃

    “Çekil şuradan!” dediler. “Bu adam yabancı olarak geldi, şimdi başımıza yargıç kesiliyor! Sana onlardan daha kötüsünü yapacağız.” Lot’a şiddetle yüklendiler ve kapıyı kırmak için yaklaştılar.

  3. Bereşit 21:11

    Vayera hadavar meod beene avraham al odot beno.

    וַיֵּ֧רַע הַדָּבָ֛ר מְאֹ֖ד בְּעֵינֵ֣י אַבְרָהָ֑ם עַ֖ל אוֹדֹ֥ת בְּנֽוֹ׃

    Oğlu yüzünden bu söz Avraam’ı çok üzdü.

  4. Bereşit 21:12

    Vayomer Elohim el avraham al yera beeneha al hanaar veal amateha kol aşer tomar eleha sara şema bekolah ki veyitshak yikare leha zara.

    וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֙יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע׃

    Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Çocuk ve cariyen için üzülme. Sara sana ne söylerse onun sözünü dinle; çünkü senin soyun Yitshak aracılığıyla anılacak.

  5. Bereşit 31:7

    Vaavihen hetel bi vehehelif et maskurti aseret monim velo netano Elohim lehara imadi.

    וַאֲבִיכֶן֙ הֵ֣תֶל בִּ֔י וְהֶחֱלִ֥ף אֶת־מַשְׂכֻּרְתִּ֖י עֲשֶׂ֣רֶת מֹנִ֑ים וְלֹֽא־נְתָנ֣וֹ אֱלֹהִ֔ים לְהָרַ֖ע עִמָּדִֽי׃

    Babanız beni aldattı, ücretimi on kez değiştirdi. Ama Tanrı onun bana kötülük etmesine izin vermedi.

  6. Bereşit 38:10

    Vayera beene Adonay aşer asa vayamet gam oto.

    וַיֵּ֛רַע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיָּ֖מֶת גַּם־אֹתֽוֹ׃

    Yaptığı Adonay’ın gözünde kötüydü. Onu da öldürdü.

  7. Bereşit 43:6

    Vayomer yisrael lama hareotem li lehagid laiş haod lahem ah.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל לָמָ֥ה הֲרֵעֹתֶ֖ם לִ֑י לְהַגִּ֣יד לָאִ֔ישׁ הַע֥וֹד לָכֶ֖ם אָֽח׃

    İsrael, “Adama başka bir kardeşiniz olduğunu söyleyerek neden başıma iş açtınız?” dedi.

  8. Bereşit 44:5

    Halo ze aşer yişte adoni bo veu naheş yenaheş bo hareotem aşer asitem.

    הֲל֣וֹא זֶ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁתֶּ֤ה אֲדֹנִי֙ בּ֔וֹ וְה֕וּא נַחֵ֥שׁ יְנַחֵ֖שׁ בּ֑וֹ הֲרֵעֹתֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶֽם׃

    Bu, efendimin içki içtiği, fala baktığı kâse değil mi? Yaptığınız şey kötülük!’”

  9. Bereşit 48:17

    Vayar yosef ki yaşit aviv yad yemino al roş efrayim vayera beenav vayitmoh yad aviv lehasir otah meal roş efrayim al roş menaşe.

    וַיַּ֣רְא יוֹסֵ֗ף כִּי־יָשִׁ֨ית אָבִ֧יו יַד־יְמִינ֛וֹ עַל־רֹ֥אשׁ אֶפְרַ֖יִם וַיֵּ֣רַע בְּעֵינָ֑יו וַיִּתְמֹ֣ךְ יַד־אָבִ֗יו לְהָסִ֥יר אֹתָ֛הּ מֵעַ֥ל רֹאשׁ־אֶפְרַ֖יִם עַל־רֹ֥אשׁ מְנַשֶּֽׁה׃

    Yosef, babasının sağ elini Efrayim’in başına koyduğunu görünce bundan hoşlanmadı. Efrayim’in başından kaldırıp Menaşe’nin başına koymak için babasının elini tuttu.

  10. Şemot 5:22

    Vayaşov moşe el Adonay vayomar Adonay lama hareota laam haze lama ze şelahtani.

    וַיָּ֧שָׁב מֹשֶׁ֛ה אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֗י לָמָ֤ה הֲרֵעֹ֙תָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה לָ֥מָּה זֶּ֖ה שְׁלַחְתָּֽנִי׃

    Moşe, Adonay’a dönüp, “Efendim, bu halkın başına neden kötülük getirdin?” dedi. “Beni neden gönderdin?

  11. Şemot 5:23

    Umeaz bati el paro ledaber bişmeha hera laam haze vehatsel lo hitsalta et ameha.

    וּמֵאָ֞ז בָּ֤אתִי אֶל־פַּרְעֹה֙ לְדַבֵּ֣ר בִּשְׁמֶ֔ךָ הֵרַ֖ע לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְהַצֵּ֥ל לֹא־הִצַּ֖לְתָּ אֶת־עַמֶּֽךָ׃

    Senin adınla konuşmak için Firavun’a gittiğimden beri bu halka daha çok kötülük ediyor. Sen de halkını hiç kurtarmadın.”

  12. Vayikra 5:4

    O nefeş ki tişava levate visfatayim lehara o lehetiv lehol aşer yevate haadam bişvua venelam mimenu veu yada veaşem leahat meele.

    א֣וֹ נֶ֡פֶשׁ כִּ֣י תִשָּׁבַע֩ לְבַטֵּ֨א בִשְׂפָתַ֜יִם לְהָרַ֣ע ׀ א֣וֹ לְהֵיטִ֗יב לְ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר יְבַטֵּ֧א הָאָדָ֛ם בִּשְׁבֻעָ֖ה וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֑נּוּ וְהוּא־יָדַ֥ע וְאָשֵׁ֖ם לְאַחַ֥ת מֵאֵֽלֶּה׃

    Ya da biri, iyilik ya da kötülük yapmak üzere düşünmeden ağzından bir yemin çıkarırsa —insanın düşünmeden yemin edebileceği herhangi bir konuda— ve bunun farkında değilken sonradan öğrenirse bunlardan biri nedeniyle suçlu olur.

  13. Bamidbar 11:10

    Vayişma moşe et haam bohe lemişpehotav lefetah oholo vayihar af Adonay meod uveene moşe ra.

    וַיִּשְׁמַ֨ע מֹשֶׁ֜ה אֶת־הָעָ֗ם בֹּכֶה֙ לְמִשְׁפְּחֹתָ֔יו אִ֖ישׁ לְפֶ֣תַח אָהֳל֑וֹ וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ מְאֹ֔ד וּבְעֵינֵ֥י מֹשֶׁ֖ה רָֽע׃

    Moşe halkın aile aile, herkesin kendi çadırının girişinde ağladığını duydu. Adonay’ın öfkesi çok alevlendi; Moşe de bu durumdan hoşnut değildi.

  14. Bamidbar 11:11

    Vayomer moşe el Adonay lama hareota leavdeha velama lo matsati hen beeneha lasum et masa kol haam haze alay.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה לָמָ֤ה הֲרֵעֹ֙תָ֙ לְעַבְדֶּ֔ךָ וְלָ֛מָּה לֹא־מָצָ֥תִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ לָשׂ֗וּם אֶת־מַשָּׂ֛א כָּל־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה עָלָֽי׃

    Moşe Adonay’a, “Kuluna neden kötü davrandın?” dedi. “Neden gözünde lütuf bulamadım da bütün bu halkın yükünü üzerime koydun?

  15. Bamidbar 16:15

    Vayihar lemoşe meod vayomer el Adonay al tefen el minhatam lo hamor ehad mehem nasati velo hareoti et ahad mehem.

    וַיִּ֤חַר לְמֹשֶׁה֙ מְאֹ֔ד וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יְהוָ֔ה אַל־תֵּ֖פֶן אֶל־מִנְחָתָ֑ם לֹ֠א חֲמ֨וֹר אֶחָ֤ד מֵהֶם֙ נָשָׂ֔אתִי וְלֹ֥א הֲרֵעֹ֖תִי אֶת־אַחַ֥ד מֵהֶֽם׃

    Moşe çok öfkelendi ve Adonay’a, “Onların sunusuna yönelme” dedi. “Onlardan tek bir eşek bile almadım, hiçbirine kötülük etmedim.”

  16. Bamidbar 20:15

    Vayeredu avotenu mitsrayma vaneşev bemitsrayim yamim rabim vayareu lanu mitsrayim velaavotenu.

    וַיֵּרְד֤וּ אֲבֹתֵ֙ינוּ֙ מִצְרַ֔יְמָה וַנֵּ֥שֶׁב בְּמִצְרַ֖יִם יָמִ֣ים רַבִּ֑ים וַיָּרֵ֥עוּ לָ֛נוּ מִצְרַ֖יִם וְלַאֲבֹתֵֽינוּ׃

    Atalarımız Mısır’a indi ve Mısır’da uzun süre kaldık. Mısırlılar bize ve atalarımıza kötü davrandılar.

  17. Bamidbar 22:34

    Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.

    וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃

    Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”

  18. Devarim 15:9

    Hişamer leha pen yihye davar im levaveha veliyaal lemor kareva şenat haşeva şenat haşemita veraa eneha beahiha haevyon velo titen lo vekara aleha el Adonay vehaya veha het.

    הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֡ פֶּן־יִהְיֶ֣ה דָבָר֩ עִם־לְבָבְךָ֨ בְלִיַּ֜עַל לֵאמֹ֗ר קָֽרְבָ֣ה שְׁנַֽת־הַשֶּׁבַע֮ שְׁנַ֣ת הַשְּׁמִטָּה֒ וְרָעָ֣ה עֵֽינְךָ֗ בְּאָחִ֙יךָ֙ הָֽאֶבְי֔וֹן וְלֹ֥א תִתֵּ֖ן ל֑וֹ וְקָרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃

    Sakın yüreğinde, 'Yedinci yıl, borçları bırakma yılı yaklaştı' diye kötü bir düşünce doğmasın; yoksul kardeşine kötü gözle bakıp ona vermekten kaçınmayasın. Sana karşı Adonay'a seslenirse günah işlemiş olursun.

  19. Devarim 15:10

    Naton titen lo velo yera levaveha betiteha lo ki biglal hadavar haze yevarehha Adonay eloheha behal maaseha uvehol mişlah yadeha.

    נָת֤וֹן תִּתֵּן֙ ל֔וֹ וְלֹא־יֵרַ֥ע לְבָבְךָ֖ בְּתִתְּךָ֣ ל֑וֹ כִּ֞י בִּגְלַ֣ל ׀ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָֽל־מַעֲשֶׂ֔ךָ וּבְכֹ֖ל מִשְׁלַ֥ח יָדֶֽךָ׃

    Ona mutlaka ver; verirken de yüreğin huzursuz olmasın. Bu sayede Tanrın Adonay seni bütün işlerinde, el attığın her şeyde bereketlendirecek.

  20. Devarim 26:6

    Vayareu otanu hamitsrim vayeanunu vayitenu alenu avoda kaşa.

    וַיָּרֵ֧עוּ אֹתָ֛נוּ הַמִּצְרִ֖ים וַיְעַנּ֑וּנוּ וַיִּתְּנ֥וּ עָלֵ֖ינוּ עֲבֹדָ֥ה קָשָֽׁה׃

    Mısırlılar bize kötülük ettiler, bizi ezdiler ve üzerimize ağır işler yüklediler.

  21. Devarim 28:54

    Haiş harah beha veheanog meod tera eno veahiv uveeşet heko uveyeter banav aşer yotir.

    הָאִישׁ֙ הָרַ֣ךְ בְּךָ֔ וְהֶעָנֹ֖ג מְאֹ֑ד תֵּרַ֨ע עֵינ֤וֹ בְאָחִיו֙ וּבְאֵ֣שֶׁת חֵיק֔וֹ וּבְיֶ֥תֶר בָּנָ֖יו אֲשֶׁ֥ר יוֹתִֽיר׃

    Aranızdaki en yumuşak huylu, en zevkine düşkün adam bile kardeşinden, koynundaki eşinden ve geride kalan çocuklarından esirgeyecek;

  22. Devarim 28:56

    Haraka veha vehaanuga aşer lo niseta haf raglah hatseg al haarets mehitaneg umeroh tera enah beiş hekah uvivnah uvevitah.

    הָרַכָּ֨ה בְךָ֜ וְהָעֲנֻגָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר לֹא־נִסְּתָ֤ה כַף־רַגְלָהּ֙ הַצֵּ֣ג עַל־הָאָ֔רֶץ מֵהִתְעַנֵּ֖ג וּמֵרֹ֑ךְ תֵּרַ֤ע עֵינָהּ֙ בְּאִ֣ישׁ חֵיקָ֔הּ וּבִבְנָ֖הּ וּבְבִתָּֽהּ׃

    Aranızdaki, inceliğinden ve nazlılığından ayağının tabanını yere basmaya bile alışmamış nazlı kadın, koynundaki kocasından, oğlundan ve kızından esirgeyecek;

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3mp
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp2mp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • sıfat, eril, tekil, mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHAamsa
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cp
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi2mp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp1cs
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
Veri ve yöntem

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): be evil

UBS kaynak sözlük anlamları: to act wickedly; to do wickedness; to do evil; to displease; to make angry; to be sad; to be grudging; to suffer (harm); to go badly; to be in trouble; to do harm (to someone); to make suffer; to deal, treat harshly; to afflict; to begrudge; to be hostile toward (another); to be broken; to be crushed; to be ruined; to break; to crush; to be dismayed; to come to ruin; to bring to ruin

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.