חֶ֫סֶד
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
goodness
20 kullanım · 20 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 24 kez, 24 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Hine na matsa avdeha hen beeneha vatagdel hasdeha aşer asita imadi lehahayot et nafşi veanohi lo uhal lehimalet hahara pen tidbakani haraa vamati.
הִנֵּה־נָ֠א מָצָ֨א עַבְדְּךָ֣ חֵן֮ בְּעֵינֶיךָ֒ וַתַּגְדֵּ֣ל חַסְדְּךָ֗ אֲשֶׁ֤ר עָשִׂ֙יתָ֙ עִמָּדִ֔י לְהַחֲי֖וֹת אֶת־נַפְשִׁ֑י וְאָנֹכִ֗י לֹ֤א אוּכַל֙ לְהִמָּלֵ֣ט הָהָ֔רָה פֶּן־תִּדְבָּקַ֥נִי הָרָעָ֖ה וָמַֽתִּי׃
“Kulun gözünde lütuf buldu; canımı kurtarmakla bana büyük bir iyilik gösterdin. Ama dağa kaçamam. Felaket bana yetişir de ölürüm.
Vayehi kaaşer hitu oti Elohim mibet avi vaomar lah ze hasdeh aşer taasi imadi el kol hamakom aşer navo şama imri li ahi u.
וַיְהִ֞י כַּאֲשֶׁ֧ר הִתְע֣וּ אֹתִ֗י אֱלֹהִים֮ מִבֵּ֣ית אָבִי֒ וָאֹמַ֣ר לָ֔הּ זֶ֣ה חַסְדֵּ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשִׂ֖י עִמָּדִ֑י אֶ֤ל כָּל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר נָב֣וֹא שָׁ֔מָּה אִמְרִי־לִ֖י אָחִ֥י הֽוּא׃
Tanrı beni babamın evinden uzaklarda dolaştırmaya başladığında ona, ‘Bana yapacağın iyilik şu olsun: Gittiğimiz her yerde benim için “O benim erkek kardeşim” de’ dedim.”
Veata hişavea li velohim hena im tişkor li ulenini ulenehdi kahesed aşer asiti imeha taase imadi veim haarets aşer garta bah.
וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֨בְעָה לִּ֤י בֵֽאלֹהִים֙ הֵ֔נָּה אִם־תִּשְׁקֹ֣ר לִ֔י וּלְנִינִ֖י וּלְנֶכְדִּ֑י כַּחֶ֜סֶד אֲשֶׁר־עָשִׂ֤יתִי עִמְּךָ֙ תַּעֲשֶׂ֣ה עִמָּדִ֔י וְעִם־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־גַּ֥רְתָּה בָּֽהּ׃
Şimdi burada Tanrı adına bana ant iç: Bana, oğluma ve torunuma hainlik etmeyeceksin. Ben sana nasıl iyilik gösterdiysem sen de bana ve yabancı olarak yaşadığın ülkeye öyle davranacaksın.”
Vayomar Adonay elohe adoni avraham hakre na lefanay hayom vaase hesed im adoni avraham.
וַיֹּאמַ֓ר ׀ יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם הַקְרֵה־נָ֥א לְפָנַ֖י הַיּ֑וֹם וַעֲשֵׂה־חֶ֕סֶד עִ֖ם אֲדֹנִ֥י אַבְרָהָֽם׃
Şöyle dedi: “Efendim Avraam’ın Tanrısı Adonay! Lütfen bugün karşıma uygun olanı çıkar ve efendim Avraam’a iyilik göster.
Vehaya hanaara aşer omar eleha hati na hadeh veeşte veamera şete vegam gemaleha aşke otah hohahta leavdeha leyitshak uvah eda ki asita hesed im adoni.
וְהָיָ֣ה הַֽנַּעֲרָ֗ אֲשֶׁ֨ר אֹמַ֤ר אֵלֶ֙יהָ֙ הַטִּי־נָ֤א כַדֵּךְ֙ וְאֶשְׁתֶּ֔ה וְאָמְרָ֣ה שְׁתֵ֔ה וְגַם־גְּמַלֶּ֖יךָ אַשְׁקֶ֑ה אֹתָ֤הּ הֹכַ֙חְתָּ֙ לְעַבְדְּךָ֣ לְיִצְחָ֔ק וּבָ֣הּ אֵדַ֔ע כִּי־עָשִׂ֥יתָ חֶ֖סֶד עִם־אֲדֹנִֽי׃
Kendisine, ‘Lütfen testini eğ de içeyim’ dediğimde, ‘İç; develerine de su vereyim’ diyen genç kız, kulun Yitshak için belirlediğin kişi olsun. Onun aracılığıyla efendime iyilik gösterdiğini bileyim.”
Vayomer baruh Adonay elohe adoni avraham aşer lo azav hasdo vaamito meim adoni anohi badereh nahani Adonay bet ahe adoni.
וַיֹּ֗אמֶר בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲ֠שֶׁר לֹֽא־עָזַ֥ב חַסְדּ֛וֹ וַאֲמִתּ֖וֹ מֵעִ֣ם אֲדֹנִ֑י אָנֹכִ֗י בַּדֶּ֙רֶךְ֙ נָחַ֣נִי יְהוָ֔ה בֵּ֖ית אֲחֵ֥י אֲדֹנִֽי׃
“Efendim Avraam’ın Tanrısı Adonay’a övgüler olsun!” dedi. “Efendimden iyiliğini ve sadakatini esirgemedi. Ben yoldayken Adonay beni efendimin kardeşlerinin evine yöneltti.”
Veata im yeşhem osim hesed veemet et adoni hagidu li veim lo hagidu li veefne al yamin o al semol.
וְ֠עַתָּה אִם־יֶשְׁכֶ֨ם עֹשִׂ֜ים חֶ֧סֶד וֶֽאֱמֶ֛ת אֶת־אֲדֹנִ֖י הַגִּ֣ידוּ לִ֑י וְאִם־לֹ֕א הַגִּ֣ידוּ לִ֔י וְאֶפְנֶ֥ה עַל־יָמִ֖ין א֥וֹ עַל־שְׂמֹֽאל׃
Şimdi efendime iyilik ve sadakat gösterecekseniz bana söyleyin. Göstermeyecekseniz onu da söyleyin ki sağa ya da sola yöneleyim.”
Katoneti mikol hahasadim umikol haemet aşer asita et avdeha ki vemakli avarti et hayarden haze veata hayiti lişne mahanot.
קָטֹ֜נְתִּי מִכֹּ֤ל הַחֲסָדִים֙ וּמִכָּל־הָ֣אֱמֶ֔ת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָ אֶת־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י בְמַקְלִ֗י עָבַ֙רְתִּי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה וְעַתָּ֥ה הָיִ֖יתִי לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃
Kuluna gösterdiğin bütün iyiliklere ve bütün sadakatine layık değilim. Çünkü bu Yarden’i yalnız değneğimle geçmiştim; şimdi iki kamp oldum.
Vayehi Adonay et yosef vayet elav hased vayiten hino beene sar bet hasohar.
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיֵּ֥ט אֵלָ֖יו חָ֑סֶד וַיִּתֵּ֣ן חִנּ֔וֹ בְּעֵינֵ֖י שַׂ֥ר בֵּית־הַסֹּֽהַר׃
Ama Adonay, Yosef’leydi. Ona iyilik gösterdi ve zindan yöneticisinin gözünde beğeni bulmasını sağladı.
Ki im zehartani iteha kaaşer yitav lah veasita na imadi hased vehizkartani el paro vehotsetani min habayit haze.
כִּ֧י אִם־זְכַרְתַּ֣נִי אִתְּךָ֗ כַּאֲשֶׁר֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וְעָשִֽׂיתָ־נָּ֥א עִמָּדִ֖י חָ֑סֶד וְהִזְכַּרְתַּ֙נִי֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְהוֹצֵאתַ֖נִי מִן־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה׃
Ama durumun iyileştiğinde beni de hatırla. Lütfen bana iyilik et, Firavun’a benden söz et ve beni bu evden çıkar.
Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.
וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃
İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.
Nahita vehasdeha am zu gaaleta nehaleta veozeha el neve kodşeha.
נָחִ֥יתָ בְחַסְדְּךָ֖ עַם־ז֣וּ גָּאָ֑לְתָּ נֵהַ֥לְתָּ בְעָזְּךָ֖ אֶל־נְוֵ֥ה קָדְשֶֽׁךָ׃
Özgürlüğüne kavuşturduğun bu halka sevginle yol gösterdin. Gücünle onları kutsal konutuna götürdün.
Veose hesed laalafim leohavay uleşomere mitsvotay.
וְעֹ֥֤שֶׂה חֶ֖֙סֶד֙ לַאֲלָפִ֑֔ים לְאֹהֲבַ֖י וּלְשֹׁמְרֵ֥י מִצְוֺתָֽי׃ (ס)
Ama beni sevenlere ve buyruklarımı gözetenlere binlerce kuşak boyunca sevgi gösteririm.
Vayaavor Adonay al panav vayikra Adonay Adonay el rahum vehanun ereh apayim verav hesed veemet.
וַיַּעֲבֹ֨ר יְהוָ֥ה ׀ עַל־פָּנָיו֮ וַיִּקְרָא֒ יְהוָ֣ה ׀ יְהוָ֔ה אֵ֥ל רַח֖וּם וְחַנּ֑וּן אֶ֥רֶךְ אַפַּ֖יִם וְרַב־חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת ׀
Adonay onun önünden geçerek şöyle seslendi: “Adonay, Adonay; merhametli ve lütufkâr Tanrı, geç öfkelenen, sevgisi ve sadakati bol olan;
Notser hesed laalafim nose avon vafeşa vehataa venake lo yenake poked avon avot al banim veal bene vanim al şileşim veal ribeim.
נֹצֵ֥ר חֶ֙סֶד֙ לָאֲלָפִ֔ים נֹשֵׂ֥א עָוֺ֛ן וָפֶ֖שַׁע וְחַטָּאָ֑ה וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֣ד ׀ עֲוֺ֣ן אָב֗וֹת עַל־בָּנִים֙ וְעַל־בְּנֵ֣י בָנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃
sevgisini binlerce kuşağa koruyan, suçu, başkaldırıyı ve günahı bağışlayan; ama suçluyu bütünüyle cezasız bırakmayan, babaların suçunu çocuklarında ve torunlarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katan.”
Veet hahasida haanafa leminah veet haduhifat veet haatalef.
וְאֵת֙ הַחֲסִידָ֔ה הָאֲנָפָ֖ה לְמִינָ֑הּ וְאֶת־הַדּוּכִיפַ֖ת וְאֶת־הָעֲטַלֵּֽף׃
leylek, türleriyle birlikte anafa, ibibik ve yarasa.
Veiş aşer yikah et ahoto bat aviv o vat imo veraa et ervatah vehi tire et ervato hesed u venihretu leene bene amam ervat ahoto gila avono yisa.
וְאִ֣ישׁ אֲשֶׁר־יִקַּ֣ח אֶת־אֲחֹת֡וֹ בַּת־אָבִ֣יו א֣וֹ בַת־אִ֠מּוֹ וְרָאָ֨ה אֶת־עֶרְוָתָ֜הּ וְהִֽיא־תִרְאֶ֤ה אֶת־עֶרְוָתוֹ֙ חֶ֣סֶד ה֔וּא וְנִ֨כְרְת֔וּ לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י עַמָּ֑ם עֶרְוַ֧ת אֲחֹת֛וֹ גִּלָּ֖ה עֲוֺנ֥וֹ יִשָּֽׂא׃
Bir erkek babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşini alır, onun çıplaklığını görür ve kadın da onun çıplaklığını görürse bu utanç vericidir. Halklarının gözleri önünde kesilip atılacaklar. Kız kardeşinin çıplaklığını açmıştır; suçunun sorumluluğunu taşıyacak.
Adonay ereh apayim verav hesed nose avon vafaşa venake lo yenake poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim.
יְהוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֙יִם֙ וְרַב־חֶ֔סֶד נֹשֵׂ֥א עָוֺ֖ן וָפָ֑שַׁע וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֞ד עֲוֺ֤ן אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃
‘Adonay geç öfkelenir ve sevgisi boldur; suçu ve başkaldırıyı bağışlar, ama suçluyu cezasız bırakmaz. Babaların suçunun hesabını çocuklardan, üçüncü ve dördüncü kuşaktan sorar.’
Selah na laavon haam haze kegodel hasdeha vehaaşer nasata laam haze mimitsrayim vead hena.
סְלַֽח־נָ֗א לַעֲוֺ֛ן הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּגֹ֣דֶל חַסְדֶּ֑ךָ וְכַאֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה מִמִּצְרַ֖יִם וְעַד־הֵֽנָּה׃
Lütfen bu halkın suçunu büyük sevgine göre bağışla. Mısır’dan buraya kadar bu halkı bağışladığın gibi yine bağışla.”
Veose hesed laalafim leohavay uleşomere mitsvotay.
וְעֹ֤֥שֶׂה חֶ֖֙סֶד֙ לַֽאֲלָפִ֑֔ים לְאֹהֲבַ֖י וּלְשֹׁמְרֵ֥י מצותו [מִצְוֺתָֽי׃] (ס)
Ama Beni sevenlere ve buyruklarımı gözetenlere binlerce kuşak boyunca sevgi gösteririm.
Veyadata ki Adonay eloheha u haelohim hael haneeman şomer haberit vehahesed leohavav uleşomere mitsvotav leelef dor.
וְיָ֣דַעְתָּ֔ כִּֽי־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ ה֣וּא הָֽאֱלֹהִ֑ים הָאֵל֙ הַֽנֶּאֱמָ֔ן שֹׁמֵ֧ר הַבְּרִ֣ית וְהַחֶ֗סֶד לְאֹהֲבָ֛יו וּלְשֹׁמְרֵ֥י מצותו [מִצְוֺתָ֖יו] לְאֶ֥לֶף דּֽוֹר׃
Bil ki Tanrın Adonay Tanrı’dır; Kendisini sevenlere ve emirlerini koruyanlara bin kuşak boyunca antlaşmayı ve sevgiyi koruyan güvenilir Tanrı’dır.
Vehaya ekev tişmeun et hamişpatim haele uşemartem vaasitem otam veşamar Adonay eloheha leha et haberit veet hahesed aşer nişba laavoteha.
וְהָיָ֣ה ׀ עֵ֣קֶב תִּשְׁמְע֗וּן אֵ֤ת הַמִּשְׁפָּטִים֙ הָאֵ֔לֶּה וּשְׁמַרְתֶּ֥ם וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָ֑ם וְשָׁמַר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ לְךָ֗ אֶֽת־הַבְּרִית֙ וְאֶת־הַחֶ֔סֶד אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶֽיךָ׃
Bu hükümleri dinler, korur ve uygularsanız, Tanrın Adonay atalarına yemin ettiği antlaşmayı ve sevgiyi senin için koruyacak.
Vehahasida vehaanafa leminah vehaduhifat vehaatalef.
וְהַ֣חֲסִידָ֔ה וְהָאֲנָפָ֖ה לְמִינָ֑הּ וְהַדּוּכִיפַ֖ת וְהָעֲטַלֵּֽף׃
Leylek, türleriyle birlikte anafa, ibibik ve yarasa.
Ulelevi amar tumeha veureha leiş hasideha aşer nisito bemasa teriveu al me meriva.
וּלְלֵוִ֣י אָמַ֔ר תֻּמֶּ֥יךָ וְאוּרֶ֖יךָ לְאִ֣ישׁ חֲסִידֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר נִסִּיתוֹ֙ בְּמַסָּ֔ה תְּרִיבֵ֖הוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָֽה׃
Levi için şöyle dedi: 'Tumim'in ve Urim'in, Massa'da sınadığın, Meriva sularında kendisiyle çekiştiğin sadık adamında olsun.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.