Temel kelime (lemma) אִם
Türkçe anlam: eğer, şayet
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 154 kez
Teknik kod
HCTORA’DA KELİME
eğer, şayet · eğer; ancak eğer; şu şartla ki · anne
Bu İbranice biçim Tora’da 188 kez, 172 farklı ayette görülür.
Bu ayette 3 kez
Veim zevah şelamim korbano im min habakar u makriv im zahar im nekeva tamim yakrivenu lifne Adonay.
וְאִם־זֶ֥בַח שְׁלָמִ֖ים קָרְבָּנ֑וֹ אִ֤ם מִן־הַבָּקָר֙ ה֣וּא מַקְרִ֔יב אִם־זָכָר֙ אִם־נְקֵבָ֔ה תָּמִ֥ים יַקְרִיבֶ֖נּוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Sunusu bir esenlik kurbanıysa ve sığırlardan sunuyorsa, ister erkek ister dişi olsun, Adonay’ın önüne kusursuz bir hayvan getirecek.
İm kesev u makriv et korbano vehikriv oto lifne Adonay.
אִם־כֶּ֥שֶׂב הֽוּא־מַקְרִ֖יב אֶת־קָרְבָּנ֑וֹ וְהִקְרִ֥יב אֹת֖וֹ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Sunu olarak bir koyun getiriyorsa onu Adonay’ın önüne getirecek.
İm hakohen hamaşiah yeheta leaşmat haam vehikriv al hatato aşer hata par ben bakar tamim ladonay lehatat.
אִ֣ם הַכֹּהֵ֧ן הַמָּשִׁ֛יחַ יֶחֱטָ֖א לְאַשְׁמַ֣ת הָעָ֑ם וְהִקְרִ֡יב עַ֣ל חַטָּאתוֹ֩ אֲשֶׁ֨ר חָטָ֜א פַּ֣ר בֶּן־בָּקָ֥ר תָּמִ֛ים לַיהוָ֖ה לְחַטָּֽאת׃
meshedilmiş kâhin günah işleyip halkı suçlu duruma düşürürse, işlediği günah için Adonay’a günah sunusu olarak kusursuz, genç bir boğa sunacak.
Venefeş ki teheta veşamea kol ala veu ed o raa o yada im lo yagid venasa avono.
וְנֶ֣פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֗א וְשָֽׁמְעָה֙ ק֣וֹל אָלָ֔ה וְה֣וּא עֵ֔ד א֥וֹ רָאָ֖ה א֣וֹ יָדָ֑ע אִם־ל֥וֹא יַגִּ֖יד וְנָשָׂ֥א עֲוֺנֽוֹ׃
Biri, tanıklık etmek üzere yeminle çağrıldığını duyarsa ve olayı görmüş ya da öğrenmiş bir tanık olduğu hâlde bildirmezse günah işlemiş olur ve suçunun sorumluluğunu taşır.
İm al toda yakrivenu vehikriv al zevah hatoda halot matsot belulot başemen urekike matsot meşuhim başamen vesolet murbehet halot belulot başamen.
אִ֣ם עַל־תּוֹדָה֮ יַקְרִיבֶנּוּ֒ וְהִקְרִ֣יב ׀ עַל־זֶ֣בַח הַתּוֹדָ֗ה חַלּ֤וֹת מַצּוֹת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן וְסֹ֣לֶת מֻרְבֶּ֔כֶת חַלֹּ֖ת בְּלוּלֹ֥ת בַּשָּֽׁמֶן׃
Şükran için sunuluyorsa şükran kurbanıyla birlikte yağla karıştırılmış mayasız ekmekler, üzerine yağ sürülmüş ince mayasız ekmekler ve kaynar suyla haşlanmış ince undan, yağla karıştırılmış ekmekler sunacak.
Veraau hakohen bayom haşevii im paso tifse baor vetime hakohen oto nega tsaraat hi.
וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י אִם־פָּשֹׂ֤ה תִפְשֶׂה֙ בָּע֔וֹר וְטִמֵּ֤א הַכֹּהֵן֙ אֹת֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃
Kâhin yedinci gün onu inceleyecek. Belirti deriye yayılmışsa arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.
Ki im lişero hakarov elav leimo uleaviv velivno ulevito uleahiv.
כִּ֚י אִם־לִשְׁאֵר֔וֹ הַקָּרֹ֖ב אֵלָ֑יו לְאִמּ֣וֹ וּלְאָבִ֔יו וְלִבְנ֥וֹ וּלְבִתּ֖וֹ וּלְאָחִֽיו׃
Ancak kendisine en yakın olan eşi, annesi, babası, oğlu, kızı ve erkek kardeşi için,
Almana ugeruşa vahalala zona et ele lo yikah ki im betula meamav yikah işa.
אַלְמָנָ֤ה וּגְרוּשָׁה֙ וַחֲלָלָ֣ה זֹנָ֔ה אֶת־אֵ֖לֶּה לֹ֣א יִקָּ֑ח כִּ֛י אִם־בְּתוּלָ֥ה מֵעַמָּ֖יו יִקַּ֥ח אִשָּֽׁה׃
Dul, boşanmış, kâhinlik soyunun kutsallığını yitirmiş ya da yasak bir ilişki nedeniyle kâhinle evlenmesi yasaklanmış bir kadınla evlenmeyecek. Yalnız kendi halkından bakire bir kadınla evlenecek.
Nefeş aşer tiga bo vetamea ad haarev velo yohal min hakodaşim ki im rahats besaro bamayim.
נֶ֚פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע־בּ֔וֹ וְטָמְאָ֖ה עַד־הָעָ֑רֶב וְלֹ֤א יֹאכַל֙ מִן־הַקֳּדָשִׁ֔ים כִּ֛י אִם־רָחַ֥ץ בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּֽיִם׃
Bunlara dokunan kişi akşama kadar arınmamış olacak. Bedenini suyla yıkamadan kutsal sunulardan yemeyecek.
İm od rabot başanim lefihen yaşiv geulato mikesef miknato.
אִם־ע֥וֹד רַבּ֖וֹת בַּשָּׁנִ֑ים לְפִיהֶן֙ יָשִׁ֣יב גְּאֻלָּת֔וֹ מִכֶּ֖סֶף מִקְנָתֽוֹ׃
Daha çok yıl varsa satın alma bedelinden o yıllara karşılık gelen kurtarma bedelini geri ödeyecek.
İm behukotay telehu veet mitsvotay tişmeru vaasitem otam.
אִם־בְּחֻקֹּתַ֖י תֵּלֵ֑כוּ וְאֶת־מִצְוֺתַ֣י תִּשְׁמְר֔וּ וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָֽם׃
Kurallarıma göre yaşar, emirlerimi korur ve yerine getirirseniz,
Veim miben şişim şana vamala im zahar vehaya erkeha hamişa asar şakel velanekeva asara şekalim.
וְ֠אִם מִבֶּן־שִׁשִּׁ֨ים שָׁנָ֤ה וָמַ֙עְלָה֙ אִם־זָכָ֔ר וְהָיָ֣ה עֶרְכְּךָ֔ חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר שָׁ֑קֶל וְלַנְּקֵבָ֖ה עֲשָׂרָ֥ה שְׁקָלִֽים׃
Altmış yaş ve üzerindeyse erkek için belirlenmiş bedel on beş şekel, kadın için on şekel olacak.
İm mişenat hayovel yakdiş sadeu keerkeha yakum.
אִם־מִשְּׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵ֑הוּ כְּעֶרְכְּךָ֖ יָקֽוּם׃
Tarlasını Yovel yılından başlayarak kutsal olarak ayırırsa belirlenmiş bedel tam olarak geçerli olacak.
Bu ayette 2 kez
Ah behor aşer yevukar ladonay bivhema lo yakdiş iş oto im şor im se ladonay u.
אַךְ־בְּכ֞וֹר אֲשֶׁר־יְבֻכַּ֤ר לַֽיהוָה֙ בִּבְהֵמָ֔ה לֹֽא־יַקְדִּ֥ישׁ אִ֖ישׁ אֹת֑וֹ אִם־שׁ֣וֹר אִם־שֶׂ֔ה לַֽיהוָ֖ה הֽוּא׃
Ancak hayvanların ilk doğanı, ilk doğan olarak zaten Adonay’a ait olduğu için kimse onu ayrıca kutsal olarak ayıramaz. İster sığır ister davar olsun, o Adonay’ındır.
Vehişbia otah hakohen veamar el haişa im lo şahav iş otah veim lo satit tuma tahat işeh hinaki mime hamarim hameararim haele.
וְהִשְׁבִּ֨יעַ אֹתָ֜הּ הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַ֤ר אֶל־הָֽאִשָּׁה֙ אִם־לֹ֨א שָׁכַ֥ב אִישׁ֙ אֹתָ֔ךְ וְאִם־לֹ֥א שָׂטִ֛ית טֻמְאָ֖ה תַּ֣חַת אִישֵׁ֑ךְ הִנָּקִ֕י מִמֵּ֛י הַמָּרִ֥ים הַֽמְאָרֲרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Kâhin kadına ant içirecek ve şöyle diyecek: “Kocandan başka bir adam seninle yatmadıysa, kocanla evliyken sapıp arınmamış duruma gelmediysen bu lanet getiren acı sudan zarar görme.
Vehişkah et hamayim vehayeta im nitmea vatimol maal beişah uvau vah hamayim hameararim lemarim vetsaveta vitnah venafela yerehah vehayeta haişa leala bekerev amah.
וְהִשְׁקָ֣הּ אֶת־הַמַּ֗יִם וְהָיְתָ֣ה אִֽם־נִטְמְאָה֮ וַתִּמְעֹ֣ל מַ֣עַל בְּאִישָׁהּ֒ וּבָ֨אוּ בָ֜הּ הַמַּ֤יִם הַמְאָֽרֲרִים֙ לְמָרִ֔ים וְצָבְתָ֣ה בִטְנָ֔הּ וְנָפְלָ֖ה יְרֵכָ֑הּ וְהָיְתָ֧ה הָאִשָּׁ֛ה לְאָלָ֖ה בְּקֶ֥רֶב עַמָּֽהּ׃
Suyu içirdiğinde, kadın arınmamış duruma gelmiş ve kocasına sadakatsizlik etmişse lanet getiren su içine girip acılık verecek; karnı şişecek ve uyluğu çökecek. Kadın halkının arasında lanetlerde anılan bir örnek olacak.
Vayomer elav lo eleh ki im el artsi veel moladti eleh.
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו לֹ֣א אֵלֵ֑ךְ כִּ֧י אִם־אֶל־אַרְצִ֛י וְאֶל־מוֹלַדְתִּ֖י אֵלֵֽךְ׃
Hovav ona, “Gitmeyeceğim; kendi ülkeme ve akrabalarımın yanına gideceğim” dedi.
Heanohi hariti et kol haam haze im anohi yelidtiu ki tomar elay saeu vehekeha kaaşer yisa haomen et hayonek al haadama aşer nişbata laavotav.
הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו׃
Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onu ben mi doğurdum ki bana, ‘Bir bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında, atalarına ant içtiğim toprağa taşı’ diyorsun?
Veim kaha at ose li haregeni na harog im matsati hen beeneha veal ere beraati.
וְאִם־כָּ֣כָה ׀ אַתְּ־עֹ֣שֶׂה לִּ֗י הָרְגֵ֤נִי נָא֙ הָרֹ֔ג אִם־מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְאַל־אֶרְאֶ֖ה בְּרָעָתִֽי׃ (פ)
Bana böyle davranacaksan, gözünde lütuf bulduysam lütfen beni hemen öldür de felaketimi görmeyeyim.”
Hatson uvakar yişahet lahem umatsa lahem im et kol dege hayam yeasef lahem umatsa lahem.
הֲצֹ֧אן וּבָקָ֛ר יִשָּׁחֵ֥ט לָהֶ֖ם וּמָצָ֣א לָהֶ֑ם אִ֣ם אֶֽת־כָּל־דְּגֵ֥י הַיָּ֛ם יֵאָסֵ֥ף לָהֶ֖ם וּמָצָ֥א לָהֶֽם׃ (פ)
Onlar için davar ve sığır kesilse yeter mi? Denizin bütün balıkları onlar için toplansa yeter mi?”
Vayomer Adonay el moşe hayad Adonay tiktsar ata tire hayikreha devari im lo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הֲיַ֥ד יְהוָ֖ה תִּקְצָ֑ר עַתָּ֥ה תִרְאֶ֛ה הֲיִקְרְךָ֥ דְבָרִ֖י אִם־לֹֽא׃
Adonay Moşe’ye, “Adonay’ın eli mi kısaldı?” dedi. “Sözümün senin için gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini şimdi göreceksin.”
Vayomer şimu na devaray im yiheye neviahem Adonay bamara elav etvada bahalom adaber bo.
וַיֹּ֖אמֶר שִׁמְעוּ־נָ֣א דְבָרָ֑י אִם־יִֽהְיֶה֙ נְבִ֣יאֲכֶ֔ם יְהוָ֗ה בַּמַּרְאָה֙ אֵלָ֣יו אֶתְוַדָּ֔ע בַּחֲל֖וֹם אֲדַבֶּר־בּֽוֹ׃
Şöyle dedi: “Sözlerimi dinleyin. Aranızda bir peygamber varsa Ben Adonay, ona Kendimi bir görümde bildirir, onunla rüyada konuşurum.
Ureitem et haarets ma hi veet haam hayoşev aleha hehazak u harafe hameat u im rav.
וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־הָאָ֖רֶץ מַה־הִ֑וא וְאֶת־הָעָם֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עָלֶ֔יהָ הֶחָזָ֥ק הוּא֙ הֲרָפֶ֔ה הַמְעַ֥ט ה֖וּא אִם־רָֽב׃
Ülkenin nasıl olduğunu, orada yaşayan halkın güçlü mü zayıf mı, az mı çok mu olduğunu görün.
Bu ayette 2 kez
Uma haarets aşer u yoşev bah hatova hi im raa uma hearim aşer u yoşev bahena habemahanim im bemivtsarim.
וּמָ֣ה הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב בָּ֔הּ הֲטוֹבָ֥ה הִ֖וא אִם־רָעָ֑ה וּמָ֣ה הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁר־הוּא֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהֵ֔נָּה הַבְּמַֽחֲנִ֖ים אִ֥ם בְּמִבְצָרִֽים׃
Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü? Yaşadıkları şehirler nasıl; açık yerleşimler mi, surlu yerler mi?
Bu ayette 2 kez
Uma haarets haşemena hi im raza hayeş bah ets im ayin vehithazaktem ulekahtem miperi haarets vehayamim yeme bikure anavim.
וּמָ֣ה הָ֠אָרֶץ הַשְּׁמֵנָ֨ה הִ֜וא אִם־רָזָ֗ה הֲיֵֽשׁ־בָּ֥הּ עֵץ֙ אִם־אַ֔יִן וְהִ֨תְחַזַּקְתֶּ֔ם וּלְקַחְתֶּ֖ם מִפְּרִ֣י הָאָ֑רֶץ וְהַ֨יָּמִ֔ים יְמֵ֖י בִּכּוּרֵ֥י עֲנָבִֽים׃
Toprak nasıl; verimli mi verimsiz mi? Orada ağaç var mı, yok mu? Cesur olun ve ülkenin meyvelerinden getirin.” O günler ilk üzümlerin olgunlaştığı zamandı.
İm hafets banu Adonay vehevi otanu el haarets hazot unetanah lanu erets aşer hi zavat halav udevaş.
אִם־חָפֵ֥ץ בָּ֙נוּ֙ יְהוָ֔ה וְהֵבִ֤יא אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וּנְתָנָ֖הּ לָ֑נוּ אֶ֕רֶץ אֲשֶׁר־הִ֛וא זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃
Adonay bizden hoşnutsa bizi o ülkeye getirecek ve onu bize verecek. Süt ve bal akan bir ülkedir o.
İm yiru et haarets aşer nişbati laavotam vehol menaatsay lo yiruha.
אִם־יִרְאוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתִּי לַאֲבֹתָ֑ם וְכָל־מְנַאֲצַ֖י לֹ֥א יִרְאֽוּהָ׃
atalarına ant içtiğim ülkeyi asla görmeyecekler. Beni küçümseyenlerin hiçbiri onu görmeyecek.
Emor alehem hay ani neum Adonay im lo kaaşer dibartem beoznay ken eese lahem.
אֱמֹ֣ר אֲלֵהֶ֗ם חַי־אָ֙נִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אִם־לֹ֕א כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּרְתֶּ֖ם בְּאָזְנָ֑י כֵּ֖ן אֶֽעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם׃
Onlara de ki: ‘Adonay bildiriyor: Yaşadığım gibi kesindir ki kulağıma söylediklerinizi size aynen yapacağım.
Bu ayette 2 kez
İm atem tavou el haarets aşer nasati et yadi leşaken ethem bah ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
אִם־אַתֶּם֙ תָּבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְשַׁכֵּ֥ן אֶתְכֶ֖ם בָּ֑הּ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃
Sizi yerleştirmek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye, Yefune oğlu Kalev ve Nun oğlu Yeoşua dışında, sizler asla girmeyeceksiniz.
Ani Adonay dibarti im lo zot eese lehol haeda haraa hazot hanoadim alay bamidbar haze yitamu veşam yamutu.
אֲנִ֣י יְהוָה֮ דִּבַּרְתִּי֒ אִם־לֹ֣א ׀ זֹ֣את אֶֽעֱשֶׂ֗ה לְכָל־הָעֵדָ֤ה הָֽרָעָה֙ הַזֹּ֔את הַנּוֹעָדִ֖ים עָלָ֑י בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֛ה יִתַּ֖מּוּ וְשָׁ֥ם יָמֻֽתוּ׃
Ben Adonay konuştum. Bana karşı birleşen bu kötü topluluğun tamamına bunu mutlaka yapacağım. Bu çölde sonları gelecek; orada ölecekler.’”
Vehaya im meene haeda neesta lişgaga veasu hol haeda par ben bakar ehad leola lereah nihoah ladonay uminhato venisko kamişpat useir izim ehad lehatat.
וְהָיָ֗ה אִ֣ם מֵעֵינֵ֣י הָעֵדָה֮ נֶעֶשְׂתָ֣ה לִשְׁגָגָה֒ וְעָשׂ֣וּ כָל־הָעֵדָ֡ה פַּ֣ר בֶּן־בָּקָר֩ אֶחָ֨ד לְעֹלָ֜ה לְרֵ֤יחַ נִיחֹ֙חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וּמִנְחָת֥וֹ וְנִסְכּ֖וֹ כַּמִּשְׁפָּ֑ט וּשְׂעִיר־עִזִּ֥ים אֶחָ֖ד לְחַטָּֽת׃
bu, topluluğun gözünden kaçıp yanlışlıkla yapılmışsa bütün topluluk Adonay’a hoş bir koku olmak üzere bütünüyle yakılan sunu için bir genç boğa, kurala göre onun tahıl sunusunu ve dökme sunusunu, ayrıca günah sunusu için bir erkek keçi sunacak.
İm kemot kol haadam yemutun ele ufekudat kol haadam yipaked alehem lo Adonay şelahani.
אִם־כְּמ֤וֹת כָּל־הָֽאָדָם֙ יְמֻת֣וּן אֵ֔לֶּה וּפְקֻדַּת֙ כָּל־הָ֣אָדָ֔ם יִפָּקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם לֹ֥א יְהוָ֖ה שְׁלָחָֽנִי׃
Eğer bunlar bütün insanların öldüğü gibi ölür ve herkesin başına gelen onların da başına gelirse beni Adonay göndermemiştir.
Vayidar yisrael neder ladonay vayomar im naton titen et haam haze beyadi vehaharamti et arehem.
וַיִּדַּ֨ר יִשְׂרָאֵ֥ל נֶ֛דֶר לַֽיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָתֹ֨ן תִּתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְהַֽחֲרַמְתִּ֖י אֶת־עָרֵיהֶֽם׃
İsrael, Adonay’a şu adağı adadı: “Bu halkı gerçekten elime verirsen şehirlerini tamamen yok edilmeye adayacağım.”
Vayaas moşe nehaş nehoşet vayesimeu al hanes vehaya im naşah hanahaş et iş vehibit el nehaş hanehoşet vahay.
וַיַּ֤עַשׂ מֹשֶׁה֙ נְחַ֣שׁ נְחֹ֔שֶׁת וַיְשִׂמֵ֖הוּ עַל־הַנֵּ֑ס וְהָיָ֗ה אִם־נָשַׁ֤ךְ הַנָּחָשׁ֙ אֶת־אִ֔ישׁ וְהִבִּ֛יט אֶל־נְחַ֥שׁ הַנְּחֹ֖שֶׁת וָחָֽי׃
Moşe bakır bir yılan yaptı ve onu direğin üzerine yerleştirdi. Bir yılanın ısırdığı kişi bakır yılana bakınca yaşıyordu.
Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃
Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.
Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.
וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃
Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”
Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃
Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”
İm yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay laasot tova o raa milibi aşer yedaber Adonay oto adaber.
אִם־יִתֶּן־לִ֨י בָלָ֜ק מְלֹ֣א בֵיתוֹ֮ כֶּ֣סֶף וְזָהָב֒ לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת טוֹבָ֛ה א֥וֹ רָעָ֖ה מִלִּבִּ֑י אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃
‘Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de kendi isteğimle iyi ya da kötü bir şey yapmak için Adonay’ın buyruğunu aşamam. Adonay ne söylerse onu söyleyeceğim.’
Ki im yihye levaer kayin ad ma aşur tişbeka.
כִּ֥י אִם־יִהְיֶ֖ה לְבָ֣עֵֽר קָ֑יִן עַד־מָ֖ה אַשּׁ֥וּר תִּשְׁבֶּֽךָּ׃
Yine de Kayin yok edilecek. Aşur seni esir götürene kadar ne kadar zaman var?”
Utselafehad ben hefer lo hayu lo banim ki im banot veşem benot tselafehad mahla venoa hagela milka vetirtsa.
וּצְלָפְחָ֣ד בֶּן־חֵ֗פֶר לֹא־הָ֥יוּ ל֛וֹ בָּנִ֖ים כִּ֣י אִם־בָּנ֑וֹת וְשֵׁם֙ בְּנ֣וֹת צְלָפְחָ֔ד מַחְלָ֣ה וְנֹעָ֔ה חָגְלָ֥ה מִלְכָּ֖ה וְתִרְצָֽה׃
Hefer oğlu Tselofhad’ın oğulları yoktu, yalnız kızları vardı. Tselofhad’ın kızlarının adları Mahla, Noa, Hogla, Milka ve Tirtsa’ydı.
Ki amar Adonay lahem mot yamutu bamidbar velo notar mehem iş ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
כִּֽי־אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם מ֥וֹת יָמֻ֖תוּ בַּמִּדְבָּ֑ר וְלֹא־נוֹתַ֤ר מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃ (ס)
Çünkü Adonay onlar için, “Kesinlikle çölde ölecekler” demişti. Yefune oğlu Kalev ile Nun oğlu Yeoşua dışında onlardan kimse kalmamıştı.
Vayomeru im matsanu hen beeneha yutan et haarets hazot laavadeha laahuza al taavirenu et hayarden.
וַיֹּאמְר֗וּ אִם־מָצָ֤אנוּ חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ יֻתַּ֞ן אֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לַעֲבָדֶ֖יךָ לַאֲחֻזָּ֑ה אַל־תַּעֲבִרֵ֖נוּ אֶת־הַיַּרְדֵּֽן׃
Şöyle dediler: “Gözünde lütuf bulduysak bu ülke kullarına mülk olarak verilsin. Bizi Yarden’den geçirme.”
İm yiru haanaşim haolim mimitsrayim miben esrim şana vamala et haadama aşer nişbati leavraham leyitshak uleyaakov ki lo milu aharay.
אִם־יִרְא֨וּ הָאֲנָשִׁ֜ים הָעֹלִ֣ים מִמִּצְרַ֗יִם מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה אֵ֚ת הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֛עְתִּי לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹ֑ב כִּ֥י לֹא־מִלְא֖וּ אַחֲרָֽי׃
‘Mısır’dan çıkan yirmi yaş ve üzerindeki adamlar, Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yemin ettiğim toprağı kesinlikle görmeyecekler. Çünkü Beni tam bir bağlılıkla izlemediler.
Vaanahnu nehalets huşim lifne bene yisrael ad aşer im havionum el mekomam veyaşav tapenu beare hamivtsar mipene yoşeve haarets.
וַאֲנַ֜חְנוּ נֵחָלֵ֣ץ חֻשִׁ֗ים לִפְנֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ד אֲשֶׁ֥ר אִם־הֲבִֽיאֹנֻ֖ם אֶל־מְקוֹמָ֑ם וְיָשַׁ֤ב טַפֵּ֙נוּ֙ בְּעָרֵ֣י הַמִּבְצָ֔ר מִפְּנֵ֖י יֹשְׁבֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Biz ise onları yerlerine getirinceye kadar İsraeloğullarının önünde, silahlanmış ve hazır olarak gideceğiz. Çocuklarımız ülkenin halkından korunmak için surlu şehirlerde kalacak.
Bu ayette 2 kez
Vayomer alehem moşe im taasun et hadavar haze im tehaletsu lifne Adonay lamilhama.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ מֹשֶׁ֔ה אִֽם־תַּעֲשׂ֖וּן אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה אִם־תֵּחָֽלְצ֛וּ לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לַמִּלְחָמָֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Bunu yaparsanız, Adonay’ın önünde savaş için silahlanırsanız,
Vayomer moşe alehem im yaavru vene gad uvene reuven itehem et hayarden kol haluts lamilhama lifne Adonay venihbeşa haarets lifnehem unetatem lahem et erets hagilad laahuza.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֲלֵהֶ֗ם אִם־יַעַבְר֣וּ בְנֵי־גָ֣ד וּבְנֵי־רְאוּבֵ֣ן ׀ אִ֠תְּכֶם אֶֽת־הַיַּרְדֵּ֞ן כָּל־חָל֤וּץ לַמִּלְחָמָה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְנִכְבְּשָׁ֥ה הָאָ֖רֶץ לִפְנֵיכֶ֑ם וּנְתַתֶּ֥ם לָהֶ֛ם אֶת־אֶ֥רֶץ הַגִּלְעָ֖ד לַאֲחֻזָּֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Gad ve Reuven oğulları, savaş için silahlanmış bütün adamlarıyla Adonay’ın önünde sizinle birlikte Yarden’i geçer ve ülke önünüzde ele geçirilirse Gilad ülkesini onlara mülk olarak vereceksiniz.
Velo tahanifu et haarets aşer atem bah ki hadam u yahanif et haarets velaarets lo yehupar ladam aşer şupah bah ki im bedam şofeho.
וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ׃
İçinde bulunduğunuz ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü kan ülkeyi kirletir; ülkede dökülen kan için, onu dökenin kanından başka kefaret sağlanamaz.
İm yire iş baanaşim haele hador hara haze et haarets hatova aşer nişbati latet laavotehem.
אִם־יִרְאֶ֥ה אִישׁ֙ בָּאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֔לֶּה הַדּ֥וֹר הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה אֵ֚ת הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבַּ֔עְתִּי לָתֵ֖ת לַאֲבֹתֵיכֶֽם׃
‘Bu adamlardan, bu kötü kuşaktan hiç kimse, atalarınıza vermeye yemin ettiğim iyi ülkeyi görmeyecek.
Veata lama namut ki tohelenu haeş hagedola hazot im yosefim anahnu lişmoa et kol Adonay elohenu od vamatenu.
וְעַתָּה֙ לָ֣מָּה נָמ֔וּת כִּ֣י תֹֽאכְלֵ֔נוּ הָאֵ֥שׁ הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את אִם־יֹסְפִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ לִ֠שְׁמֹעַ אֶת־ק֨וֹל יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ ע֖וֹד וָמָֽתְנוּ׃
Şimdi neden ölelim? Bu büyük ateş bizi yakıp bitirecek. Tanrımız Adonay’ın sesini daha fazla duymaya devam edersek öleceğiz.
Ki im ko taasu lahem mizbehotehem titotsu umatsevotam teşaberu vaaşerehem tegadeun ufesilehem tisrefun baeş.
כִּֽי־אִם־כֹּ֤ה תַעֲשׂוּ֙ לָהֶ֔ם מִזְבְּחֹתֵיהֶ֣ם תִּתֹּ֔צוּ וּמַצֵּבֹתָ֖ם תְּשַׁבֵּ֑רוּ וַאֲשֵֽׁירֵהֶם֙ תְּגַדֵּע֔וּן וּפְסִילֵיהֶ֖ם תִּשְׂרְפ֥וּן בָּאֵֽשׁ׃
Onlara şöyle yapacaksınız: Sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını kıracak, aşera ağaçlarını kesecek ve oyma putlarını ateşte yakacaksınız.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) אִם
Türkçe anlam: eğer, şayet
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 154 kez
HCTemel kelime (lemma) כִּי אם־
Türkçe anlam: eğer; ancak eğer; şu şartla ki
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 30 kez
HCTemel kelime (lemma) אֵם
Türkçe anlam: anne
mother; "mother's house" = mother's household; mother > place of origin and sustenance; mother > faithful (town); mother > friend; "the mother of the way" = the parting of a way
Dilbilgisel yapı: isim, dişil, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 3 kez
HNcfscTemel kelime (lemma) אֵם
Türkçe anlam: anne
mother; "mother's house" = mother's household; mother > place of origin and sustenance; mother > faithful (town); mother > friend; "the mother of the way" = the parting of a way
Dilbilgisel yapı: isim, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNcfsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.