İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

או

Bu yazılı biçim Tora’da 256 kez, 157 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit6 kullanım6 ayet
  • Şemot35 kullanım25 ayet
  • Vayikra137 kullanım72 ayet
  • Bamidbar44 kullanım30 ayet
  • Devarim34 kullanım24 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma אוֹ

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Türkçe anlam: veya, ya da; eğer, ister… ister…

Biçim: bağlaç

Bu çözümleme: 256 kullanım

Teknik kodHC

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Vayikra 25:49

    Bu ayette 4 kez

    אוֹ־דֹד֞וֹ א֤וֹ בֶן־דֹּדוֹ֙ יִגְאָלֶ֔נּוּ אֽוֹ־מִשְּׁאֵ֧ר בְּשָׂר֛וֹ מִמִּשְׁפַּחְתּ֖וֹ יִגְאָלֶ֑נּוּ אֽוֹ־הִשִּׂ֥יגָה יָד֖וֹ וְנִגְאָֽל׃

    Amcası, amcasının oğlu ya da ailesinden yakın bir akrabası onu kurtarabilir. Kendi gücü yeterse kendisini kurtarabilir.

  2. Vayikra 26:41

    אַף־אֲנִ֗י אֵלֵ֤ךְ עִמָּם֙ בְּקֶ֔רִי וְהֵבֵאתִ֣י אֹתָ֔ם בְּאֶ֖רֶץ אֹיְבֵיהֶ֑ם אוֹ־אָ֣ז יִכָּנַ֗ע לְבָבָם֙ הֶֽעָרֵ֔ל וְאָ֖ז יִרְצ֥וּ אֶת־עֲוֺנָֽם׃

    Ben de onlara karşı gelecek ve onları düşmanlarının ülkesine getireceğim. Belki o zaman sünnetsiz yürekleri boyun eğer ve suçlarının karşılığını kabul ederler.

  3. Vayikra 27:10

    לֹ֣א יַחֲלִיפֶ֗נּוּ וְלֹֽא־יָמִ֥יר אֹת֛וֹ ט֥וֹב בְּרָ֖ע אוֹ־רַ֣ע בְּט֑וֹב וְאִם־הָמֵ֨ר יָמִ֤יר בְּהֵמָה֙ בִּבְהֵמָ֔ה וְהָֽיָה־ה֥וּא וּתְמוּרָת֖וֹ יִֽהְיֶה־קֹּֽדֶשׁ׃

    Onun yerine başka bir hayvan koymayacak, iyiyi kötüyle ya da kötüyü iyiyle değiştirmeyecek. Yine de bir hayvanı başka bir hayvanla değiştirirse hem kendisi hem de yerine konulan hayvan kutsal olacak.

  4. Bamidbar 5:6

    דַּבֵּר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ אִ֣ישׁ אֽוֹ־אִשָּׁ֗ה כִּ֤י יַעֲשׂוּ֙ מִכָּל־חַטֹּ֣את הָֽאָדָ֔ם לִמְעֹ֥ל מַ֖עַל בַּיהוָ֑ה וְאָֽשְׁמָ֖ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִֽוא׃

    İsraeloğullarına konuş: Bir erkek ya da kadın, insana karşı işlenen günahlardan birini işleyerek Adonay’a sadakatsizlik eder ve suçlu duruma düşerse,

  5. Bamidbar 5:14

    וְעָבַ֨ר עָלָ֧יו רֽוּחַ־קִנְאָ֛ה וְקִנֵּ֥א אֶת־אִשְׁתּ֖וֹ וְהִ֣וא נִטְמָ֑אָה אוֹ־עָבַ֨ר עָלָ֤יו רֽוּחַ־קִנְאָה֙ וְקִנֵּ֣א אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וְהִ֖יא לֹ֥א נִטְמָֽאָה׃

    adam kıskançlığa kapılır ve arınmamış duruma gelmiş karısından kuşkulanırsa ya da adam kıskançlığa kapılır ama karısı arınmamış duruma gelmemişse,

  6. Bamidbar 5:30

    א֣וֹ אִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר תַּעֲבֹ֥ר עָלָ֛יו ר֥וּחַ קִנְאָ֖ה וְקִנֵּ֣א אֶת־אִשְׁתּ֑וֹ וְהֶעֱמִ֤יד אֶת־הָֽאִשָּׁה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְעָ֤שָׂה לָהּ֙ הַכֹּהֵ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַתּוֹרָ֖ה הַזֹּֽאת׃

    Ya da bir adam kıskançlığa kapılıp karısından kuşkulandığında kadını Adonay’ın huzurunda durduracak ve kâhin ona bu yasanın tamamını uygulayacak.

  7. Bamidbar 6:2

    דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם אִ֣ישׁ אֽוֹ־אִשָּׁ֗ה כִּ֤י יַפְלִא֙ לִנְדֹּר֙ נֶ֣דֶר נָזִ֔יר לְהַזִּ֖יר לַֽיהוָֽה׃

    İsraeloğullarına konuş ve de ki: Bir erkek ya da kadın, kendisini Adonay’a ayırmak için açıkça nazirlik adağında bulunursa,

  8. Bamidbar 6:10

    וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁמִינִ֗י יָבִא֙ שְׁתֵּ֣י תֹרִ֔ים א֥וֹ שְׁנֵ֖י בְּנֵ֣י יוֹנָ֑ה אֶל־הַכֹּהֵ֔ן אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Sekizinci gün iki kumru ya da iki güvercin yavrusunu Buluşma Çadırı’nın girişine, kâhine getirecek.

  9. Bamidbar 9:10

    Bu ayette 2 kez

    דַּבֵּ֛ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ כִּי־יִהְיֶֽה־טָמֵ֣א ׀ לָנֶ֡פֶשׁ אוֹ֩ בְדֶ֨רֶךְ רְחֹקָ֜הׄ לָכֶ֗ם א֚וֹ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָ֥שָׂה פֶ֖סַח לַיהוָֽה׃

    İsraeloğullarına konuş: Sizden ya da gelecek kuşaklarınızdan bir kişi ölü nedeniyle arınmamışsa veya uzak bir yolculuktaysa yine de Adonay’a Pesah kurbanını yerine getirecek.

  10. Bamidbar 9:21

    וְיֵ֞שׁ אֲשֶׁר־יִהְיֶ֤ה הֶֽעָנָן֙ מֵעֶ֣רֶב עַד־בֹּ֔קֶר וְנַעֲלָ֧ה הֶֽעָנָ֛ן בַּבֹּ֖קֶר וְנָסָ֑עוּ א֚וֹ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה וְנַעֲלָ֥ה הֶעָנָ֖ן וְנָסָֽעוּ׃

    Bazen bulut akşamdan sabaha kadar kalır, sabah yükselince yola çıkarlardı. Bazen bir gündüz ve bir gece kalırdı; bulut yükseldiğinde yola çıkarlardı.

  11. Bamidbar 9:22

    Bu ayette 3 kez

    אֽוֹ־יֹמַ֜יִם אוֹ־חֹ֣דֶשׁ אוֹ־יָמִ֗ים בְּהַאֲרִ֨יךְ הֶעָנָ֤ן עַל־הַמִּשְׁכָּן֙ לִשְׁכֹּ֣ן עָלָ֔יו יַחֲנ֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל וְלֹ֣א יִסָּ֑עוּ וּבְהֵעָלֹת֖וֹ יִסָּֽעוּ׃

    İster iki gün, ister bir ay, ister daha uzun süre olsun, bulut Mişkan’ın üzerinde kaldığı sürece İsraeloğulları konaklar ve yola çıkmazlardı. Yükseldiğinde ise yola çıkarlardı.

  12. Bamidbar 11:8

    שָׁטוּ֩ הָעָ֨ם וְלָֽקְט֜וּ וְטָחֲנ֣וּ בָרֵחַ֗יִם א֤וֹ דָכוּ֙ בַּמְּדֹכָ֔ה וּבִשְּׁלוּ֙ בַּפָּר֔וּר וְעָשׂ֥וּ אֹת֖וֹ עֻג֑וֹת וְהָיָ֣ה טַעְמ֔וֹ כְּטַ֖עַם לְשַׁ֥ד הַשָּֽׁמֶן׃

    Halk dolaşıp onu toplar, el değirmeninde öğütür ya da havanda döver, tencerede pişirir ve ondan ekmekler yapardı. Tadı yağlı hamur işi gibiydi.

  13. Bamidbar 14:2

    וַיִּלֹּ֙נוּ֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן כֹּ֖ל בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם כָּל־הָעֵדָ֗ה לוּ־מַ֙תְנוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם א֛וֹ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֖ה לוּ־מָֽתְנוּ׃

    Bütün İsraeloğulları Moşe’ye ve Aaron’a karşı söylendiler. Bütün topluluk onlara, “Keşke Mısır ülkesinde ölseydik! Ya da keşke bu çölde ölseydik!” dedi.

  14. Bamidbar 15:3

    Bu ayette 4 kez

    וַעֲשִׂיתֶ֨ם אִשֶּׁ֤ה לַֽיהוָה֙ עֹלָ֣ה אוֹ־זֶ֔בַח לְפַלֵּא־נֶ֙דֶר֙ א֣וֹ בִנְדָבָ֔ה א֖וֹ בְּמֹעֲדֵיכֶ֑ם לַעֲשׂ֞וֹת רֵ֤יחַ נִיחֹ֙חַ֙ לַֽיהוָ֔ה מִן־הַבָּקָ֖ר א֥וֹ מִן־הַצֹּֽאן׃

    Adonay’a ateşte sunulan bir sunu, sığırdan ya da davardan bütünüyle yakılan sunu veya kurban sunarsanız; bunu bir adağı yerine getirmek için, gönüllü olarak ya da bayramlarınızda Adonay’a hoş bir koku sunmak için yaparsanız,

  15. Bamidbar 15:5

    וְיַ֤יִן לַנֶּ֙סֶךְ֙ רְבִיעִ֣ית הַהִ֔ין תַּעֲשֶׂ֥ה עַל־הָעֹלָ֖ה א֣וֹ לַזָּ֑בַח לַכֶּ֖בֶשׂ הָאֶחָֽד׃

    Bütünüyle yakılan sunu ya da kurban için, her kuzuya bir hinin dörtte biri kadar şarabı dökme sunusu olarak hazırlayacaksın.

  16. Bamidbar 15:6

    א֤וֹ לָאַ֙יִל֙ תַּעֲשֶׂ֣ה מִנְחָ֔ה סֹ֖לֶת שְׁנֵ֣י עֶשְׂרֹנִ֑ים בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן שְׁלִשִׁ֥ית הַהִֽין׃

    Koç içinse tahıl sunusu olarak bir efanın onda ikisi kadar ince unu, bir hinin üçte biri kadar yağla yoğrulmuş olarak hazırlayacaksın.

  17. Bamidbar 15:8

    Bu ayette 2 kez

    וְכִֽי־תַעֲשֶׂ֥ה בֶן־בָּקָ֖ר עֹלָ֣ה אוֹ־זָ֑בַח לְפַלֵּא־נֶ֥דֶר אֽוֹ־שְׁלָמִ֖ים לַֽיהוָֽה׃

    Adonay’a bütünüyle yakılan sunu ya da kurban olarak, bir adağı yerine getirmek veya esenlik kurbanı için bir genç boğa hazırlarsan,

  18. Bamidbar 15:11

    Bu ayette 3 kez

    כָּ֣כָה יֵעָשֶׂ֗ה לַשּׁוֹר֙ הָֽאֶחָ֔ד א֖וֹ לָאַ֣יִל הָאֶחָ֑ד אֽוֹ־לַשֶּׂ֥ה בַכְּבָשִׂ֖ים א֥וֹ בָעִזִּֽים׃

    Her sığır, her koç, koyunlardan ya da keçilerden her hayvan için böyle yapılacak.

  19. Bamidbar 15:14

    וְכִֽי־יָגוּר֩ אִתְּכֶ֨ם גֵּ֜ר א֤וֹ אֲשֶֽׁר־בְּתֽוֹכְכֶם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָשָׂ֛ה אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשׂ֖וּ כֵּ֥ן יַעֲשֶֽׂה׃

    Aranızda yaşayan bir yabancı ya da kuşaklarınız boyunca aranızda bulunacak biri Adonay’a ateşte sunulan, hoş kokulu bir sunu getirirse sizin yaptığınız gibi yapacak.

  20. Bamidbar 18:17

    Bu ayette 2 kez

    אַ֣ךְ בְּֽכוֹר־שׁ֡וֹר אֽוֹ־בְכ֨וֹר כֶּ֜שֶׂב אֽוֹ־בְכ֥וֹר עֵ֛ז לֹ֥א תִפְדֶּ֖ה קֹ֣דֶשׁ הֵ֑ם אֶת־דָּמָ֞ם תִּזְרֹ֤ק עַל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ וְאֶת־חֶלְבָּ֣ם תַּקְטִ֔יר אִשֶּׁ֛ה לְרֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַֽיהוָֽה׃

    Ama sığırın, koyunun ya da keçinin ilk doğanını bedelle kurtarmayacaksın; onlar kutsaldır. Kanlarını sunağa serpecek, iç yağlarını Adonay’a hoş koku olan, ateşte sunulan bir sunu olarak tüttüreceksin.

  21. Bamidbar 19:16

    Bu ayette 3 kez

    וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־יִגַּ֜ע עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה בַּֽחֲלַל־חֶ֙רֶב֙ א֣וֹ בְמֵ֔ת אֽוֹ־בְעֶ֥צֶם אָדָ֖ם א֣וֹ בְקָ֑בֶר יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Açık arazide kılıçla öldürülmüş birine, bir ölüye, insan kemiğine ya da mezara dokunan herkes yedi gün arınmamış olacak.

  22. Bamidbar 19:18

    Bu ayette 3 kez

    וְלָקַ֨ח אֵז֜וֹב וְטָבַ֣ל בַּמַּיִם֮ אִ֣ישׁ טָהוֹר֒ וְהִזָּ֤ה עַל־הָאֹ֙הֶל֙ וְעַל־כָּל־הַכֵּלִ֔ים וְעַל־הַנְּפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר הָֽיוּ־שָׁ֑ם וְעַל־הַנֹּגֵ֗עַ בַּעֶ֙צֶם֙ א֣וֹ בֶֽחָלָ֔ל א֥וֹ בַמֵּ֖ת א֥וֹ בַקָּֽבֶר׃

    Arınmış bir kişi ezov otu alıp suya batıracak. Çadıra, bütün kaplara, orada bulunan kişilere ve kemiğe, öldürülmüş birine, ölüye ya da mezara dokunmuş olana serpecek.

  23. Bamidbar 22:18

    וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃

    Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.

  24. Bamidbar 24:13

    אִם־יִתֶּן־לִ֨י בָלָ֜ק מְלֹ֣א בֵיתוֹ֮ כֶּ֣סֶף וְזָהָב֒ לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת טוֹבָ֛ה א֥וֹ רָעָ֖ה מִלִּבִּ֑י אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃

    ‘Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de kendi isteğimle iyi ya da kötü bir şey yapmak için Adonay’ın buyruğunu aşamam. Adonay ne söylerse onu söyleyeceğim.’

  25. Bamidbar 30:3

    אִישׁ֩ כִּֽי־יִדֹּ֨ר נֶ֜דֶר לַֽיהוָ֗ה אֽוֹ־הִשָּׁ֤בַע שְׁבֻעָה֙ לֶאְסֹ֤ר אִסָּר֙ עַל־נַפְשׁ֔וֹ לֹ֥א יַחֵ֖ל דְּבָר֑וֹ כְּכָל־הַיֹּצֵ֥א מִפִּ֖יו יַעֲשֶֽׂה׃

    Bir adam Adonay’a adak adar ya da kendisini bir yükümlülükle bağlamak için yemin ederse sözünü bozmayacak. Ağzından çıkan her şeyi yapacak.

  26. Bamidbar 30:7

    וְאִם־הָי֤וֹ תִֽהְיֶה֙ לְאִ֔ישׁ וּנְדָרֶ֖יהָ עָלֶ֑יהָ א֚וֹ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָֽׁהּ׃

    Üzerinde adakları ya da kendisini bağladığı düşünmeden söylenmiş bir söz varken bir adama eş olursa,

  27. Bamidbar 30:11

    וְאִם־בֵּ֥ית אִישָׁ֖הּ נָדָ֑רָה אֽוֹ־אָסְרָ֥ה אִסָּ֛ר עַל־נַפְשָׁ֖הּ בִּשְׁבֻעָֽה׃

    Kocasının evinde adak adamış ya da yeminle kendisini bir yükümlülüğe bağlamışsa,

  28. Bamidbar 30:15

    וְאִם־הַחֲרֵשׁ֩ יַחֲרִ֨ישׁ לָ֥הּ אִישָׁהּ֮ מִיּ֣וֹם אֶל־יוֹם֒ וְהֵקִים֙ אֶת־כָּל־נְדָרֶ֔יהָ א֥וֹ אֶת־כָּל־אֱסָרֶ֖יהָ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֑יהָ הֵקִ֣ים אֹתָ֔ם כִּי־הֶחֱרִ֥שׁ לָ֖הּ בְּי֥וֹם שָׁמְעֽוֹ׃

    Ama kocası bir günden ötekine ona karşı sessiz kalırsa bütün adaklarını ya da üzerindeki bütün yükümlülükleri geçerli kılmış olur. Duyduğu gün sessiz kaldığı için bunları geçerli kılmıştır.

  29. Bamidbar 35:18

    א֡וֹ בִּכְלִ֣י עֵֽץ־יָד֩ אֲשֶׁר־יָמ֨וּת בּ֥וֹ הִכָּ֛הוּ וַיָּמֹ֖ת רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָרֹצֵֽחַ׃

    Ya da öldürebilecek ahşap bir el aletiyle ona vurur ve o ölürse katildir. Katil kesinlikle öldürülecek.

  30. Bamidbar 35:20

    וְאִם־בְּשִׂנְאָ֖ה יֶהְדָּפֶ֑נּוּ אֽוֹ־הִשְׁלִ֥יךְ עָלָ֛יו בִּצְדִיָּ֖ה וַיָּמֹֽת׃

    Ona nefretle bir itiş yapar ya da kasten bir şey fırlatır ve o ölürse,

  31. Bamidbar 35:21

    א֣וֹ בְאֵיבָ֞ה הִכָּ֤הוּ בְיָדוֹ֙ וַיָּמֹ֔ת מֽוֹת־יוּמַ֥ת הַמַּכֶּ֖ה רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא גֹּאֵ֣ל הַדָּ֗ם יָמִ֛ית אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּפִגְעוֹ־בֽוֹ׃

    Ya da düşmanlıkla eliyle ona vurur ve o ölürse, vuran kişi kesinlikle öldürülecek; katildir. Kan öcünü alan akraba, katille karşılaştığında onu öldürecek.

  32. Bamidbar 35:22

    וְאִם־בְּפֶ֥תַע בְּלֹא־אֵיבָ֖ה הֲדָפ֑וֹ אוֹ־הִשְׁלִ֥יךְ עָלָ֛יו כָּל־כְּלִ֖י בְּלֹ֥א צְדִיָּֽה׃

    Ama onu düşmanlık olmadan, ansızın iter ya da kasıt olmadan üzerine bir alet fırlatırsa,

  33. Bamidbar 35:23

    א֣וֹ בְכָל־אֶ֜בֶן אֲשֶׁר־יָמ֥וּת בָּהּ֙ בְּלֹ֣א רְא֔וֹת וַיַּפֵּ֥ל עָלָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וְהוּא֙ לֹא־אוֹיֵ֣ב ל֔וֹ וְלֹ֥א מְבַקֵּ֖שׁ רָעָתֽוֹ׃

    Ya da onu görmeden öldürebilecek bir taşı üzerine düşürür ve o ölürse; ona düşman değilse ve kötülüğünü istemiyorsa,

  34. Devarim 4:16

    פֶּ֨ן־תַּשְׁחִת֔וּן וַעֲשִׂיתֶ֥ם לָכֶ֛ם פֶּ֖סֶל תְּמוּנַ֣ת כָּל־סָ֑מֶל תַּבְנִ֥ית זָכָ֖ר א֥וֹ נְקֵבָֽה׃

    Sakın yoldan çıkıp kendiniz için herhangi bir surette oyma put yapmayın: Erkek ya da kadın biçiminde,

  35. Devarim 4:32

    כִּ֣י שְׁאַל־נָא֩ לְיָמִ֨ים רִֽאשֹׁנִ֜ים אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֗יךָ לְמִן־הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ בָּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ אָדָם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וּלְמִקְצֵ֥ה הַשָּׁמַ֖יִם וְעַד־קְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם הֲנִֽהְיָ֗ה כַּדָּבָ֤ר הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה א֖וֹ הֲנִשְׁמַ֥ע כָּמֹֽהוּ׃

    Senden önceki eski günleri araştır: Tanrı’nın yeryüzünde insanı yarattığı günden başlayarak, göğün bir ucundan öteki ucuna kadar sor. Bunun gibi büyük bir olay oldu mu, benzeri duyuldu mu?

  36. Devarim 4:34

    א֣וֹ ׀ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ׃

    Ya da bir tanrı, Tanrınız Adonay’ın Mısır’da gözlerinin önünde sizin için yaptığı gibi, sınamalarla, işaretlerle, mucizelerle, savaşla, güçlü bir elle, uzanmış bir kolla ve büyük dehşetlerle gelip bir ulusu başka bir ulusun içinden Kendisine almayı denedi mi?

  37. Devarim 13:2

    Bu ayette 2 kez

    כִּֽי־יָק֤וּם בְּקִרְבְּךָ֙ נָבִ֔יא א֖וֹ חֹלֵ֣ם חֲל֑וֹם וְנָתַ֥ן אֵלֶ֛יךָ א֖וֹת א֥וֹ מוֹפֵֽת׃

    Aranda bir peygamber ya da düş gören biri ortaya çıkar ve sana bir işaret ya da mucize verirse,

  38. Devarim 13:4

    לֹ֣א תִשְׁמַ֗ע אֶל־דִּבְרֵי֙ הַנָּבִ֣יא הַה֔וּא א֛וֹ אֶל־חוֹלֵ֥ם הַחֲל֖וֹם הַה֑וּא כִּ֣י מְנַסֶּ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ אֶתְכֶ֔ם לָדַ֗עַת הֲיִשְׁכֶ֤ם אֹֽהֲבִים֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם בְּכָל־לְבַבְכֶ֖ם וּבְכָל־נַפְשְׁכֶֽם׃

    O peygamberin ya da o düş görenin sözlerini dinlemeyeceksin. Çünkü Tanrınız Adonay, Tanrınız Adonay’ı bütün yüreğinizle ve bütün canınızla sevip sevmediğinizi bilmek için sizi sınıyor.

  39. Devarim 13:6

    וְהַנָּבִ֣יא הַה֡וּא א֣וֹ חֹלֵם֩ הַחֲל֨וֹם הַה֜וּא יוּמָ֗ת כִּ֣י דִבֶּר־סָ֠רָה עַל־יְהוָ֨ה אֱלֹֽהֵיכֶ֜ם הַמּוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֣ם ׀ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם וְהַפֹּֽדְךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים לְהַדִּֽיחֲךָ֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר צִוְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָלֶ֣כֶת בָּ֑הּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃

    O peygamber ya da düş gören öldürülecek. Çünkü sizi Mısır ülkesinden çıkaran ve seni kölelik evinden kurtaran Tanrınız Adonay’a karşı başkaldırı sözleri söyledi. Seni, Tanrın Adonay’ın yürümeni buyurduğu yoldan saptırmaya çalıştı. Böylece arandaki kötülüğü kaldıracaksın.

  40. Devarim 13:7

    Bu ayette 4 kez

    כִּ֣י יְסִֽיתְךָ֡ אָחִ֣יךָ בֶן־אִ֠מֶּךָ אֽוֹ־בִנְךָ֨ אֽוֹ־בִתְּךָ֜ א֣וֹ ׀ אֵ֣שֶׁת חֵיקֶ֗ךָ א֧וֹ רֵֽעֲךָ֛ אֲשֶׁ֥ר כְּנַפְשְׁךָ֖ בַּסֵּ֣תֶר לֵאמֹ֑ר נֵֽלְכָ֗ה וְנַֽעַבְדָה֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יָדַ֔עְתָּ אַתָּ֖ה וַאֲבֹתֶֽיךָ׃

    Annenin oğlu olan kardeşin, oğlun, kızın, koynundaki karın ya da kendi canın gibi sevdiğin dostun, gizlice seni ayartıp, ‘Ne senin ne atalarının tanıdığı başka tanrılara gidip kulluk edelim’ derse,

  41. Devarim 13:8

    מֵאֱלֹהֵ֣י הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיכֶ֔ם הַקְּרֹבִ֣ים אֵלֶ֔יךָ א֖וֹ הָרְחֹקִ֣ים מִמֶּ֑ךָּ מִקְצֵ֥ה הָאָ֖רֶץ וְעַד־קְצֵ֥ה הָאָֽרֶץ׃

    Çevrenizdeki halkların tanrılarından, sana yakın ya da senden uzak, yeryüzünün bir ucundan öteki ucuna kadar bulunan tanrılardan söz ederse,

  42. Devarim 14:21

    לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)

    Hiçbir leş yemeyeceksiniz. Kapılarının içindeki yerleşik yabancıya verebilirsin, o yiyebilir; ya da dışarıdan bir yabancıya satabilirsin. Çünkü sen Tanrın Adonay için kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.

  43. Devarim 15:12

    כִּֽי־יִמָּכֵ֨ר לְךָ֜ אָחִ֣יךָ הָֽעִבְרִ֗י א֚וֹ הָֽעִבְרִיָּ֔ה וַעֲבָֽדְךָ֖ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֑ים וּבַשָּׁנָה֙ הַשְּׁבִיעִ֔ת תְּשַׁלְּחֶ֥נּוּ חָפְשִׁ֖י מֵעִמָּֽךְ׃

    İbrani kardeşin, erkek ya da kadın, sana satılır ve altı yıl hizmet ederse, yedinci yıl onu yanından özgür olarak göndereceksin.

  44. Devarim 15:21

    וְכִֽי־יִהְיֶ֨ה ב֜וֹ מ֗וּם פִּסֵּ֙חַ֙ א֣וֹ עִוֵּ֔ר כֹּ֖ל מ֣וּם רָ֑ע לֹ֣א תִזְבָּחֶ֔נּוּ לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ׃

    Onda bir kusur varsa, topal ya da körse, herhangi bir ciddi kusuru varsa onu Tanrın Adonay'a kurban etmeyeceksin.

  45. Devarim 17:2

    כִּֽי־יִמָּצֵ֤א בְקִרְבְּךָ֙ בְּאַחַ֣ד שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ אִ֣ישׁ אוֹ־אִשָּׁ֗ה אֲשֶׁ֨ר יַעֲשֶׂ֧ה אֶת־הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה־אֱלֹהֶ֖יךָ לַעֲבֹ֥ר בְּרִיתֽוֹ׃

    Tanrın Adonay'ın sana verdiği kentlerden birinde, aranızda, Tanrın Adonay'ın gözünde kötü olanı yaparak Onun antlaşmasını çiğneyen bir erkek ya da kadın bulunursa,

  46. Devarim 17:3

    Bu ayette 2 kez

    וַיֵּ֗לֶךְ וַֽיַּעֲבֹד֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לָהֶ֑ם וְלַשֶּׁ֣מֶשׁ ׀ א֣וֹ לַיָּרֵ֗חַ א֛וֹ לְכָל־צְבָ֥א הַשָּׁמַ֖יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־צִוִּֽיתִי׃

    gidip başka tanrılara kulluk eder, onlara, güneşe, aya ya da göklerin bütün ordusuna tapınırsa —ki Ben bunu buyurmadım—

  47. Devarim 17:5

    Bu ayette 2 kez

    וְהֽוֹצֵאתָ֣ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַה֡וּא אוֹ֩ אֶת־הָאִשָּׁ֨ה הַהִ֜וא אֲשֶׁ֣ר עָ֠שׂוּ אֶת־הַדָּבָ֨ר הָרָ֤ע הַזֶּה֙ אֶל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֶת־הָאִ֕ישׁ א֖וֹ אֶת־הָאִשָּׁ֑ה וּסְקַלְתָּ֥ם בָּאֲבָנִ֖ים וָמֵֽתוּ׃

    bu kötü işi yapan erkeği ya da kadını kentinin kapılarına çıkaracaksın. O erkeği ya da kadını taşlayacaksınız ve ölecek.

  48. Devarim 17:6

    עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנַ֣יִם עֵדִ֗ים א֛וֹ שְׁלֹשָׁ֥ה עֵדִ֖ים יוּמַ֣ת הַמֵּ֑ת לֹ֣א יוּמַ֔ת עַל־פִּ֖י עֵ֥ד אֶחָֽד׃

    Ölüm cezasına çarptırılacak kişi, iki ya da üç tanığın ifadesiyle öldürülecek; tek tanığın ifadesiyle öldürülmeyecek.

  49. Devarim 17:12

    וְהָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה בְזָד֗וֹן לְבִלְתִּ֨י שְׁמֹ֤עַ אֶל־הַכֹּהֵן֙ הָעֹמֵ֞ד לְשָׁ֤רֶת שָׁם֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ א֖וֹ אֶל־הַשֹּׁפֵ֑ט וּמֵת֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃

    Orada Tanrın Adonay'a hizmet etmek üzere duran koheni ya da yargıcı dinlemeyip küstahça davranan kişi ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.

  50. Devarim 19:15

    לֹֽא־יָקוּם֩ עֵ֨ד אֶחָ֜ד בְּאִ֗ישׁ לְכָל־עָוֺן֙ וּלְכָל־חַטָּ֔את בְּכָל־חֵ֖טְא אֲשֶׁ֣ר יֶֽחֱטָ֑א עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנֵ֣י עֵדִ֗ים א֛וֹ עַל־פִּ֥י שְׁלֹשָֽׁה־עֵדִ֖ים יָק֥וּם דָּבָֽר׃

    Bir kişiye karşı herhangi bir suç ya da günah konusunda, işlediği herhangi bir günah için tek tanık yeterli olmayacak. Bir mesele iki ya da üç tanığın ifadesiyle kesinleşecek.