רִיב
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
strive
10 kullanım · 9 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 23 kez, 22 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayehi riv ben roe mikne avram uven roe mikne lot vehakenaani vehaperizi az yoşev baarets.
וַֽיְהִי־רִ֗יב בֵּ֚ין רֹעֵ֣י מִקְנֵֽה־אַבְרָ֔ם וּבֵ֖ין רֹעֵ֣י מִקְנֵה־ל֑וֹט וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י אָ֖ז יֹשֵׁ֥ב בָּאָֽרֶץ׃
Avram’ın sürülerinin çobanlarıyla Lot’un sürülerinin çobanları arasında kavga çıktı. O sırada ülkede Kenaanlılar ve Periziler yaşıyordu.
Vayomer avram el lot al na tehi meriva beni uveneha uven roay uven roeha ki anaşim ahim anahenu.
וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָ֜ם אֶל־ל֗וֹט אַל־נָ֨א תְהִ֤י מְרִיבָה֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔יךָ וּבֵ֥ין רֹעַ֖י וּבֵ֣ין רֹעֶ֑יךָ כִּֽי־אֲנָשִׁ֥ים אַחִ֖ים אֲנָֽחְנוּ׃
Avram Lot’a, “Lütfen seninle benim aramda, senin çobanlarınla benim çobanlarım arasında kavga olmasın” dedi. “Çünkü biz kardeşiz.
Vayarivu roe gerar im roe yitshak lemor lanu hamayim vayikra şem habeer esek ki hiteaseku imo.
וַיָּרִ֜יבוּ רֹעֵ֣י גְרָ֗ר עִם־רֹעֵ֥י יִצְחָ֛ק לֵאמֹ֖ר לָ֣נוּ הַמָּ֑יִם וַיִּקְרָ֤א שֵֽׁם־הַבְּאֵר֙ עֵ֔שֶׂק כִּ֥י הִֽתְעַשְּׂק֖וּ עִמּֽוֹ׃
Gerar’ın çobanları, “Su bizimdir” diyerek Yitshak’ın çobanlarıyla çekiştiler. Yitshak, kendisiyle çekiştikleri için kuyuya Esek adını verdi.
Vayahperu beer aheret vayarivu gam aleha vayikra şemah sitna.
וַֽיַּחְפְּרוּ֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וַיָּרִ֖יבוּ גַּם־עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֥א שְׁמָ֖הּ שִׂטְנָֽה׃
Başka bir kuyu kazdılar. Onun için de çekiştiler. Bu kuyuya Sitna adını verdi.
Vayatek mişam vayahpor beer aheret velo ravu aleha vayikra şemah rehovot vayomer ki ata hirhiv Adonay lanu ufarinu vaarets.
וַיַּעְתֵּ֣ק מִשָּׁ֗ם וַיַּחְפֹּר֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וְלֹ֥א רָב֖וּ עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ רְחֹב֔וֹת וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־עַתָּ֞ה הִרְחִ֧יב יְהוָ֛ה לָ֖נוּ וּפָרִ֥ינוּ בָאָֽרֶץ׃
Oradan uzaklaşıp başka bir kuyu kazdı. Bunun için çekişmediler. Ona Rehovot adını verdi ve “Artık Adonay bize geniş bir yer açtı; bu ülkede çoğalacağız” dedi.
Vayihar leyaakov vayarev belavan vayaan yaakov vayomer lelavan ma pişi ma hatati ki dalakta aharay.
וַיִּ֥חַר לְיַעֲקֹ֖ב וַיָּ֣רֶב בְּלָבָ֑ן וַיַּ֤עַן יַעֲקֹב֙ וַיֹּ֣אמֶר לְלָבָ֔ן מַה־פִּשְׁעִי֙ מַ֣ה חַטָּאתִ֔י כִּ֥י דָלַ֖קְתָּ אַחֲרָֽי׃
Yaakov öfkelendi ve Lavan’la tartıştı. Lavan’a şöyle dedi: “Suçum ne? Günahım ne ki böyle öfkeyle peşime düştün?
Bu ayette 2 eşleşme
Vayarev haam im moşe vayomeru tenu lanu mayim venişte vayomer lahem moşe ma terivun imadi ma tenasun et Adonay.
וַיָּ֤רֶב הָעָם֙ עִם־מֹשֶׁ֔ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ תְּנוּ־לָ֥נוּ מַ֖יִם וְנִשְׁתֶּ֑ה וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ מֹשֶׁ֔ה מַה־תְּרִיבוּן֙ עִמָּדִ֔י מַה־תְּנַסּ֖וּן אֶת־יְהוָֽה׃
Halk, Moşe’yle tartışıp, “Bize su verin de içelim” dedi. Moşe onlara, “Neden benimle tartışıyorsunuz?” dedi. “Neden Adonay’ı sınıyorsunuz?”
Vayikra şem hamakom masa umeriva al riv bene yisrael veal nasotam et Adonay lemor hayeş Adonay bekirbenu im ayin.
וַיִּקְרָא֙ שֵׁ֣ם הַמָּק֔וֹם מַסָּ֖ה וּמְרִיבָ֑ה עַל־רִ֣יב ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְעַ֨ל נַסֹּתָ֤ם אֶת־יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הֲיֵ֧שׁ יְהוָ֛ה בְּקִרְבֵּ֖נוּ אִם־אָֽיִן׃ (פ)
İsrael oğullarının tartışmaları ve “Adonay aramızda mı, değil mi?” diyerek Adonay’ı sınamaları yüzünden oraya Masa ve Meriva adını verdi.
Vehi yerivun anaşim vehika iş et reeu beeven o veegrof velo yamut venafal lemişkav.
וְכִֽי־יְרִיבֻ֣ן אֲנָשִׁ֔ים וְהִכָּה־אִישׁ֙ אֶת־רֵעֵ֔הוּ בְּאֶ֖בֶן א֣וֹ בְאֶגְרֹ֑ף וְלֹ֥א יָמ֖וּת וְנָפַ֥ל לְמִשְׁכָּֽב׃
Adamlar kavga eder ve biri ötekine taşla ya da yumrukla vurursa, vurulan ölmez ama yatağa düşerse,
Lo tihye ahare rabim leraot velo taane al riv lintot ahare rabim lehatot.
לֹֽא־תִהְיֶ֥ה אַחֲרֵֽי־רַבִּ֖ים לְרָעֹ֑ת וְלֹא־תַעֲנֶ֣ה עַל־רִ֗ב לִנְטֹ֛ת אַחֲרֵ֥י רַבִּ֖ים לְהַטֹּֽת׃
Kötülük yapmak için çoğunluğun peşinden gitmeyeceksin. Bir davada çoğunluğa uyup adaleti saptıracak biçimde söz söylemeyeceksin.
וְדָ֕ל לֹ֥א תֶהְדַּ֖ר בְּרִיבֽוֹ׃ (ס)
Yoksulu da davasında kayırmayacaksın.
Lo tate mişpat evyoneha berivo.
לֹ֥א תַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט אֶבְיֹנְךָ֖ בְּרִיבֽוֹ׃
Yoksulunun davasında adaleti saptırmayacaksın.
Vayarev haam im moşe vayomeru lemor velu gavanu bigva ahenu lifne Adonay.
וַיָּ֥רֶב הָעָ֖ם עִם־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּאמְר֣וּ לֵאמֹ֔ר וְל֥וּ גָוַ֛עְנוּ בִּגְוַ֥ע אַחֵ֖ינוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Halk Moşe’yle çekişip şöyle dedi: “Keşke kardeşlerimiz Adonay’ın huzurunda ölürken biz de ölseydik!
Hema me meriva aşer ravu vene yisrael et Adonay vayikadeş bam.
הֵ֚מָּה מֵ֣י מְרִיבָ֔ה אֲשֶׁר־רָב֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶת־יְהוָ֑ה וַיִּקָּדֵ֖שׁ בָּֽם׃ (ס)
Bunlar, İsraeloğullarının Adonay’la çekiştiği Meriva sularıdır. O, orada kutsallığını gösterdi.
Kaaşer meritem pi bemidbar tsin bimrivat haeda lehakdişeni vamayim leenehem hem me merivat kadeş midbar tsin.
כַּאֲשֶׁר֩ מְרִיתֶ֨ם פִּ֜י בְּמִדְבַּר־צִ֗ן בִּמְרִיבַת֙ הָֽעֵדָ֔ה לְהַקְדִּישֵׁ֥נִי בַמַּ֖יִם לְעֵינֵיהֶ֑ם הֵ֛ם מֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִֽן׃ (פ)
Çünkü Tsin Çölü’nde topluluk çekiştiğinde, su başında onların gözü önünde kutsallığımı göstermenizle ilgili buyruğuma karşı geldiniz.” Bunlar Tsin Çölü’nde, Kadeş’teki Meriva sularıdır.
Eha esa levadi tarehahem umasaahem verivehem.
אֵיכָ֥ה אֶשָּׂ֖א לְבַדִּ֑י טָרְחֲכֶ֥ם וּמַֽשַּׂאֲכֶ֖ם וְרִֽיבְכֶֽם׃
Sıkıntılarınızı, yükünüzü ve anlaşmazlıklarınızı tek başıma nasıl taşıyabilirim?
Ki yipale mimeha davar lamişpat ben dam ledam ben din ledin uven nega lanega divre rivot bişareha vekamta vealita el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo.
כִּ֣י יִפָּלֵא֩ מִמְּךָ֨ דָבָ֜ר לַמִּשְׁפָּ֗ט בֵּֽין־דָּ֨ם ׀ לְדָ֜ם בֵּֽין־דִּ֣ין לְדִ֗ין וּבֵ֥ין נֶ֙גַע֙ לָנֶ֔גַע דִּבְרֵ֥י רִיבֹ֖ת בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְקַמְתָּ֣ וְעָלִ֔יתָ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃
Kentlerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda, kanla kan, davayla dava, belirtiyle belirti arasında karar vermek senin için güç olursa, kalkıp Tanrın Adonay'ın seçeceği yere çıkacaksın.
Veamedu şene haanaşim aşer lahem hariv lifne Adonay lifne hakohanim vehaşofetim aşer yihyu bayamim hahem.
וְעָמְד֧וּ שְׁנֵֽי־הָאֲנָשִׁ֛ים אֲשֶׁר־לָהֶ֥ם הָרִ֖יב לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה לִפְנֵ֤י הַכֹּֽהֲנִים֙ וְהַשֹּׁ֣פְטִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יִהְי֖וּ בַּיָּמִ֥ים הָהֵֽם׃
aralarında anlaşmazlık bulunan iki kişi Adonay'ın huzurunda, o günlerde görev yapan kohenlerin ve yargıçların önünde duracak.
Venigeşu hakohanim bene levi ki vam bahar Adonay eloheha leşareto ulevareh beşem Adonay veal pihem yihye kol riv vehol naga.
וְנִגְּשׁ֣וּ הַכֹּהֲנִים֮ בְּנֵ֣י לֵוִי֒ כִּ֣י בָ֗ם בָּחַ֞ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לְשָׁ֣רְת֔וֹ וּלְבָרֵ֖ךְ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֑ה וְעַל־פִּיהֶ֥ם יִהְיֶ֖ה כָּל־רִ֥יב וְכָל־נָֽגַע׃
Levi soyundan kohenler yaklaşacak. Çünkü Tanrın Adonay onları Kendisine hizmet etmek ve Adonay'ın Adıyla bereket duası etmek için seçti; her anlaşmazlık ve her belirti konusundaki karar onların sözüne göre verilecek.
Ki yihye riv ben anaşim venigeşu el hamişpat uşefatum vehitsdiku et hatsadik vehirşiu et haraşa.
כִּֽי־יִהְיֶ֥ה רִיב֙ בֵּ֣ין אֲנָשִׁ֔ים וְנִגְּשׁ֥וּ אֶל־הַמִּשְׁפָּ֖ט וּשְׁפָט֑וּם וְהִצְדִּ֙יקוּ֙ אֶת־הַצַּדִּ֔יק וְהִרְשִׁ֖יעוּ אֶת־הָרָשָֽׁע׃
İnsanlar arasında bir anlaşmazlık olur ve mahkemeye başvururlarsa, yargıçlar onları yargılayacak; haklıyı haklı, suçluyu suçlu ilan edecekler.
Al aşer mealtem bi betoh bene yisrael beme merivat kadeş midbar tsin al aşer lo kidaştem oti betoh bene yisrael.
עַל֩ אֲשֶׁ֨ר מְעַלְתֶּ֜ם בִּ֗י בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּמֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִ֑ן עַ֣ל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־קִדַּשְׁתֶּם֙ אוֹתִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Çünkü Tsin Çölü'ndeki Merivat-Kadeş sularında, İsrael oğullarının arasında Bana sadakatsizlik ettiniz; İsrael oğullarının arasında kutsallığımı göstermediniz.
Ulelevi amar tumeha veureha leiş hasideha aşer nisito bemasa teriveu al me meriva.
וּלְלֵוִ֣י אָמַ֔ר תֻּמֶּ֥יךָ וְאוּרֶ֖יךָ לְאִ֣ישׁ חֲסִידֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר נִסִּיתוֹ֙ בְּמַסָּ֔ה תְּרִיבֵ֖הוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָֽה׃
Levi için şöyle dedi: 'Tumim'in ve Urim'in, Massa'da sınadığın, Meriva sularında kendisiyle çekiştiğin sadık adamında olsun.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.