צַדִּיק
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
just
17 kullanım · 15 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 42 kez, 33 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Ele toledot noah noah iş tsadik tamim haya bedorotav et haelohim hitehaleh noah.
אֵ֚לֶּה תּוֹלְדֹ֣ת נֹ֔חַ נֹ֗חַ אִ֥ישׁ צַדִּ֛יק תָּמִ֥ים הָיָ֖ה בְּדֹֽרֹתָ֑יו אֶת־הָֽאֱלֹהִ֖ים הִֽתְהַלֶּךְ־נֹֽחַ׃
Noah’ın öyküsü budur. Noah, kendi kuşağında dürüst ve kusursuz bir insandı. Noah, Tanrı ile yürüdü.
Vayomer Adonay lenoah bo ata vehol beteha el hateva ki oteha raiti tsadik lefanay bador haze.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לְנֹ֔חַ בֹּֽא־אַתָּ֥ה וְכָל־בֵּיתְךָ֖ אֶל־הַתֵּבָ֑ה כִּֽי־אֹתְךָ֥ רָאִ֛יתִי צַדִּ֥יק לְפָנַ֖י בַּדּ֥וֹר הַזֶּֽה׃
Adonay Noah’a şöyle dedi: “Sen ve bütün ev halkın gemiye girin. Çünkü bu kuşakta seni önümde dürüst buldum.
Veheemin badonay vayahşeveha lo tsedaka.
וְהֶאֱמִ֖ן בַּֽיהוָ֑ה וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ לּ֖וֹ צְדָקָֽה׃
Avram Adonay’a güvendi; Adonay bunu ona doğruluk olarak saydı.
Ki yedativ lemaan aşer yetsave et banav veet beto aharav veşameru dereh Adonay laasot tsedaka umişpat lemaan havi Adonay al avraham et aşer diber alav.
כִּ֣י יְדַעְתִּ֗יו לְמַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר יְצַוֶּ֜ה אֶת־בָּנָ֤יו וְאֶת־בֵּיתוֹ֙ אַחֲרָ֔יו וְשָֽׁמְרוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת צְדָקָ֖ה וּמִשְׁפָּ֑ט לְמַ֗עַן הָבִ֤יא יְהוָה֙ עַל־אַבְרָהָ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֖ר עָלָֽיו׃
Çünkü onu tanıdım ki kendisinden sonra oğullarına ve ev halkına Adonay’ın yolunu korumalarını, doğruluk ve adaletle davranmalarını buyursun. Böylece Adonay, Avraam için söylediklerini yerine getirsin.”
Vayigaş avraham vayomar haaf tispe tsadik im raşa.
וַיִּגַּ֥שׁ אַבְרָהָ֖ם וַיֹּאמַ֑ר הַאַ֣ף תִּסְפֶּ֔ה צַדִּ֖יק עִם־רָשָֽׁע׃
Avraam yaklaşıp, “Dürüstü kötüyle birlikte yok mu edeceksin?” diye sordu.
Bu ayette 2 eşleşme
Ulay yeş hamişim tsadikim betoh hair haaf tispe velo tisa lamakom lemaan hamişim hatsadikim aşer bekirbah.
אוּלַ֥י יֵ֛שׁ חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר הַאַ֤ף תִּסְפֶּה֙ וְלֹא־תִשָּׂ֣א לַמָּק֔וֹם לְמַ֛עַן חֲמִשִּׁ֥ים הַצַּדִּיקִ֖ם אֲשֶׁ֥ר בְּקִרְבָּֽהּ׃
“Belki kentin içinde elli dürüst kişi vardır. İçindeki elli dürüst kişinin hatırına orayı bağışlamayıp yine de yok mu edeceksin?
Bu ayette 2 eşleşme
Halila leha measot kadavar haze lehamit tsadik im raşa vehaya hatsadik karaşa halila lah haşofet kol haarets lo yaase mişpat.
חָלִ֨לָה לְּךָ֜ מֵעֲשֹׂ֣ת ׀ כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה לְהָמִ֤ית צַדִּיק֙ עִם־רָשָׁ֔ע וְהָיָ֥ה כַצַּדִּ֖יק כָּרָשָׁ֑ע חָלִ֣לָה לָּ֔ךְ הֲשֹׁפֵט֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה מִשְׁפָּֽט׃
Dürüstü kötüyle birlikte öldürmek, dürüst ile kötüyü bir tutmak Senden uzak olsun! Bu Senden uzak olsun! Bütün yeryüzünün Yargıcı adaletle davranmaz mı?”
Vayomer Adonay im emtsa visdom hamişim tsadikim betoh hair venasati lehol hamakom baavuram.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א בִסְדֹ֛ם חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר וְנָשָׂ֥אתִי לְכָל־הַמָּק֖וֹם בַּעֲבוּרָֽם׃
Adonay, “Sedom’da, kentin içinde elli dürüst kişi bulursam onların hatırına bütün o yeri bağışlayacağım” dedi.
Ulay yahserun hamişim hatsadikim hamişa hataşhit bahamişa et kol hair vayomer lo aşhit im emtsa şam arbaim vahamişa.
א֠וּלַי יַחְסְר֞וּן חֲמִשִּׁ֤ים הַצַּדִּיקִם֙ חֲמִשָּׁ֔ה הֲתַשְׁחִ֥ית בַּחֲמִשָּׁ֖ה אֶת־כָּל־הָעִ֑יר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית אִם־אֶמְצָ֣א שָׁ֔ם אַרְבָּעִ֖ים וַחֲמִשָּֽׁה׃
Belki elli dürüst kişi beş eksiktir. Beş kişi yüzünden bütün kenti yok mu edeceksin?” Adonay, “Orada kırk beş kişi bulursam yok etmeyeceğim” dedi.
Vaavimeleh lo karav eleha vayomar Adonay hagoy gam tsadik taharog.
וַאֲבִימֶ֕לֶךְ לֹ֥א קָרַ֖ב אֵלֶ֑יהָ וַיֹּאמַ֕ר אֲדֹנָ֕י הֲג֥וֹי גַּם־צַדִּ֖יק תַּהֲרֹֽג׃
Avimeleh ona yaklaşmamıştı. “Efendim, suçsuz bir halkı da mı öldüreceksin?” dedi.
Veaneta bi tsidkati beyom mahar ki tavo al sehari lefaneha kol aşer enenu nakod vetalu baizim vehum bakesavim ganuv u iti.
וְעָֽנְתָה־בִּ֤י צִדְקָתִי֙ בְּי֣וֹם מָחָ֔ר כִּֽי־תָב֥וֹא עַל־שְׂכָרִ֖י לְפָנֶ֑יךָ כֹּ֣ל אֲשֶׁר־אֵינֶנּוּ֩ נָקֹ֨ד וְטָל֜וּא בָּֽעִזִּ֗ים וְחוּם֙ בַּכְּשָׂבִ֔ים גָּנ֥וּב ה֖וּא אִתִּֽי׃
İleride ücretimi denetlemeye geldiğinde dürüstlüğüm benim için tanıklık edecek. Yanımda bulacağın keçilerden benekli ve alacalı olmayanlar, koyunlardan da koyu renkli olmayanlar çalınmış sayılacak.”
Vayaker yehuda vayomer tsadeka mimeni ki al ken lo netatiha leşela veni velo yasaf od ledata.
וַיַּכֵּ֣ר יְהוּדָ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ צָֽדְקָ֣ה מִמֶּ֔נִּי כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יהָ לְשֵׁלָ֣ה בְנִ֑י וְלֹֽא־יָסַ֥ף ע֖וֹד לְדַעְתָּֽה׃
Yehuda eşyaları tanıyıp, “O benden daha haklı” dedi. “Çünkü onu oğlum Şela’ya vermedim.” Bir daha onunla birlikte olmadı.
Vayomer yehuda ma nomar ladoni ma nedaber uma nitstadak haelohim matsa et avon avadeha hinenu avadim ladoni gam anahnu gam aşer nimtsa hagavia beyado.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה מַה־נֹּאמַר֙ לַֽאדֹנִ֔י מַה־נְּדַבֵּ֖ר וּמַה־נִּצְטַדָּ֑ק הָאֱלֹהִ֗ים מָצָא֙ אֶת־עֲוֺ֣ן עֲבָדֶ֔יךָ הִנֶּנּ֤וּ עֲבָדִים֙ לַֽאדֹנִ֔י גַּם־אֲנַ֕חְנוּ גַּ֛ם אֲשֶׁר־נִמְצָ֥א הַגָּבִ֖יעַ בְּיָדֽוֹ׃
Yehuda, “Efendimize ne diyebiliriz?” dedi. “Ne söyleyebilir, kendimizi nasıl haklı çıkarabiliriz? Tanrı kullarının suçunu ortaya çıkardı. İşte, biz de kâse kendisinde bulunan da efendimizin köleleriyiz.”
Vayişlah paro vayikra lemoşe uleaharon vayomer alehem hatati hapaam Adonay hatsadik vaani veami hareşaim.
וַיִּשְׁלַ֣ח פַּרְעֹ֗ה וַיִּקְרָא֙ לְמֹשֶׁ֣ה וּֽלְאַהֲרֹ֔ן וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם חָטָ֣אתִי הַפָּ֑עַם יְהוָה֙ הַצַּדִּ֔יק וַאֲנִ֥י וְעַמִּ֖י הָרְשָׁעִֽים׃
Firavun haber gönderip Moşe ile Aaron’u çağırdı. Onlara, “Bu kez günah işledim” dedi. “Adonay haklı; ben ve halkım suçluyuz.
Bu ayette 2 eşleşme
Midevar şeker tirhak venaki vetsadik al taharog ki lo atsdik raşa.
מִדְּבַר־שֶׁ֖קֶר תִּרְחָ֑ק וְנָקִ֤י וְצַדִּיק֙ אַֽל־תַּהֲרֹ֔ג כִּ֥י לֹא־אַצְדִּ֖יק רָשָֽׁע׃
Yalandan uzak dur. Suçsuzu ve haklıyı öldürme; çünkü kötü kişiyi haklı çıkarmam.
Veşohad lo tikah ki haşohad yeaver pikhim visalef divre tsadikim.
וְשֹׁ֖חַד לֹ֣א תִקָּ֑ח כִּ֤י הַשֹּׁ֙חַד֙ יְעַוֵּ֣ר פִּקְחִ֔ים וִֽיסַלֵּ֖ף דִּבְרֵ֥י צַדִּיקִֽים׃
Rüşvet almayacaksın. Çünkü rüşvet, görenlerin gözünü kör eder ve haklıların sözlerini çarpıtır.
Lo taasu avel bamişpat lo tisa fene dal velo tehdar pene gadol betsedek tişpot amiteha.
לֹא־תַעֲשׂ֥וּ עָ֙וֶל֙ בַּמִּשְׁפָּ֔ט לֹא־תִשָּׂ֣א פְנֵי־דָ֔ל וְלֹ֥א תֶהְדַּ֖ר פְּנֵ֣י גָד֑וֹל בְּצֶ֖דֶק תִּשְׁפֹּ֥ט עֲמִיתֶֽךָ׃
Yargıda haksızlık yapmayacaksınız. Yoksulu kayırmayacak, güçlüye ayrıcalık tanımayacaksın. Başkasını adaletle yargılayacaksın.
Bu ayette 4 eşleşme
Mozene tsedek avne tsedek efat tsedek vehin tsedek yihye lahem ani Adonay elohehem aşer hotseti ethem meerets mitsrayim.
מֹ֧אזְנֵי צֶ֣דֶק אַבְנֵי־צֶ֗דֶק אֵ֥יפַת צֶ֛דֶק וְהִ֥ין צֶ֖דֶק יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Doğru terazileriniz, doğru tartı taşlarınız, doğru efa ve doğru hin ölçüleriniz olacak. Sizi Mısır ülkesinden çıkaran Tanrınız Adonay Benim.
Vaatsave et şofetehem baet hahi lemor şamoa ben ahehem uşefattem tsedek ben iş uven ahiv uven gero.
וָאֲצַוֶּה֙ אֶת־שֹׁ֣פְטֵיכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר שָׁמֹ֤עַ בֵּין־אֲחֵיכֶם֙ וּשְׁפַטְתֶּ֣ם צֶ֔דֶק בֵּֽין־אִ֥ישׁ וּבֵין־אָחִ֖יו וּבֵ֥ין גֵּרֽוֹ׃
O sırada yargıçlarınıza şöyle buyurdum: ‘Kardeşlerinizin arasındaki davaları dinleyin. Bir adamla kardeşi ya da aranızdaki yabancı arasında adaletle hükmedin.
Umi goy gadol aşer lo hukim umişpatim tsadikim kehol hatora hazot aşer anohi noten lifnehem hayom.
וּמִי֙ גּ֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֛וֹ חֻקִּ֥ים וּמִשְׁפָּטִ֖ים צַדִּיקִ֑ם כְּכֹל֙ הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י נֹתֵ֥ן לִפְנֵיכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Bugün önünüze koyduğum bu Tora’nın bütünü kadar adil kurallara ve hükümlere sahip hangi büyük ulus vardır?
Utsedaka tiheye lanu ki nişmor laasot et kol hamitsva hazot lifne Adonay elohenu kaaşer tsivanu.
וּצְדָקָ֖ה תִּֽהְיֶה־לָּ֑נוּ כִּֽי־נִשְׁמֹ֨ר לַעֲשׂ֜וֹת אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֣ה הַזֹּ֗את לִפְנֵ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּֽנוּ׃ (ס)
Tanrımız Adonay’ın önünde, bize buyurduğu gibi bu emrin tamamını yerine getirmeye dikkat edersek bu bizim için doğruluk sayılacaktır.’
Al tomar bilvaveha bahadof Adonay eloheha otam milefaneha lemor betsidkati heviani Adonay lareşet et haarets hazot uverişat hagoyim haele Adonay morişam mipaneha.
אַל־תֹּאמַ֣ר בִּלְבָבְךָ֗ בַּהֲדֹ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֹתָ֥ם ׀ מִלְּפָנֶיךָ֮ לֵאמֹר֒ בְּצִדְקָתִי֙ הֱבִיאַ֣נִי יְהוָ֔ה לָרֶ֖שֶׁת אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את וּבְרִשְׁעַת֙ הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה יְהוָ֖ה מוֹרִישָׁ֥ם מִפָּנֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay onları önünden kovduğunda içinden, ‘Doğruluğum sayesinde Adonay beni bu ülkeyi mülk edinmeye getirdi’ deme. Adonay bu ulusları kötülükleri yüzünden önünden kovuyor.
Lo vetsidkateha uveyoşer levaveha ata va lareşet et artsam ki berişat hagoyim haele Adonay eloheha morişam mipaneha ulemaan hakim et hadavar aşer nişba Adonay laavoteha leavraham leyitshak uleyaakov.
לֹ֣א בְצִדְקָתְךָ֗ וּבְיֹ֙שֶׁר֙ לְבָ֣בְךָ֔ אַתָּ֥ה בָ֖א לָרֶ֣שֶׁת אֶת־אַרְצָ֑ם כִּ֞י בְּרִשְׁעַ֣ת ׀ הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֗לֶּה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ מוֹרִישָׁ֣ם מִפָּנֶ֔יךָ וּלְמַ֜עַן הָקִ֣ים אֶת־הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֤ע יְהוָה֙ לַאֲבֹתֶ֔יךָ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃
Onların ülkesini mülk edinmeye doğruluğun ya da yüreğinin dürüstlüğü sayesinde girmiyorsun. Tanrın Adonay, bu ulusları kötülükleri yüzünden önünden kovuyor. Bir de Adonay’ın ataların Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yemin ettiği sözü yerine getirmek için.
Veyadata ki lo vetsidkateha Adonay eloheha noten leha et haarets hatova hazot leriştah ki am keşe oref ata.
וְיָדַעְתָּ֗ כִּ֠י לֹ֤א בְצִדְקָֽתְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱ֠לֹהֶיךָ נֹתֵ֨ן לְךָ֜ אֶת־הָאָ֧רֶץ הַטּוֹבָ֛ה הַזֹּ֖את לְרִשְׁתָּ֑הּ כִּ֥י עַם־קְשֵׁה־עֹ֖רֶף אָֽתָּה׃
Bil ki Tanrın Adonay sana bu iyi ülkeyi mülk edinmen için doğruluğundan dolayı vermiyor. Çünkü sen dik başlı bir halksın.
Şofetim veşoterim titen leha behol şeareha aşer Adonay eloheha noten leha lişvateha veşafetu et haam mişpat tsedek.
שֹׁפְטִ֣ים וְשֹֽׁטְרִ֗ים תִּֽתֶּן־לְךָ֙ בְּכָל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ לִשְׁבָטֶ֑יךָ וְשָׁפְט֥וּ אֶת־הָעָ֖ם מִשְׁפַּט־צֶֽדֶק׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği bütün kentlerde, kabilelerin için yargıçlar ve görevliler atayacaksın. Halkı adil bir yargıyla yargılayacaklar.
Lo tate mişpat lo takir panim velo tikah şohad ki haşohad yeaver ene hahamim visalef divre tsadikim.
לֹא־תַטֶּ֣ה מִשְׁפָּ֔ט לֹ֥א תַכִּ֖יר פָּנִ֑ים וְלֹא־תִקַּ֣ח שֹׁ֔חַד כִּ֣י הַשֹּׁ֗חַד יְעַוֵּר֙ עֵינֵ֣י חֲכָמִ֔ים וִֽיסַלֵּ֖ף דִּבְרֵ֥י צַדִּיקִֽם׃
Adaleti saptırmayacak, kimseyi kayırmayacak, rüşvet almayacaksın. Çünkü rüşvet bilgelerin gözlerini kör eder, haklıların sözlerini çarpıtır.
Bu ayette 2 eşleşme
Tsedek tsedek tirdof lemaan tiheye veyaraşta et haarets aşer Adonay eloheha noten lah.
צֶ֥דֶק צֶ֖דֶק תִּרְדֹּ֑ף לְמַ֤עַן תִּֽחְיֶה֙ וְיָרַשְׁתָּ֣ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃ (ס)
Adaletin, yalnız adaletin peşinden git ki yaşayasın ve Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeyi mülk edinesin.
Haşev taşiv lo et haavot kevo haşemeş veşahav besalmato uveraheka uleha tihye tsedaka lifne Adonay eloheha.
הָשֵׁב֩ תָּשִׁ֨יב ל֤וֹ אֶֽת־הַעֲבוֹט֙ כְּבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְשָׁכַ֥ב בְּשַׂלְמָת֖וֹ וּבֵֽרֲכֶ֑ךָּ וּלְךָ֙ תִּהְיֶ֣ה צְדָקָ֔ה לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃ (ס)
Güneş batarken rehni ona mutlaka geri vereceksin ki kendi giysisine sarınıp uyusun ve sana bereket duası etsin. Bu, Tanrın Adonay'ın önünde senin için doğru bir davranış sayılacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki yihye riv ben anaşim venigeşu el hamişpat uşefatum vehitsdiku et hatsadik vehirşiu et haraşa.
כִּֽי־יִהְיֶ֥ה רִיב֙ בֵּ֣ין אֲנָשִׁ֔ים וְנִגְּשׁ֥וּ אֶל־הַמִּשְׁפָּ֖ט וּשְׁפָט֑וּם וְהִצְדִּ֙יקוּ֙ אֶת־הַצַּדִּ֔יק וְהִרְשִׁ֖יעוּ אֶת־הָרָשָֽׁע׃
İnsanlar arasında bir anlaşmazlık olur ve mahkemeye başvururlarsa, yargıçlar onları yargılayacak; haklıyı haklı, suçluyu suçlu ilan edecekler.
Bu ayette 2 eşleşme
Even şelema vatsedek yiheye lah efa şelema vatsedek yiheye lah lemaan yaarihu yameha al haadama aşer Adonay eloheha noten lah.
אֶ֣בֶן שְׁלֵמָ֤ה וָצֶ֙דֶק֙ יִֽהְיֶה־לָּ֔ךְ אֵיפָ֧ה שְׁלֵמָ֛ה וָצֶ֖דֶק יִֽהְיֶה־לָּ֑ךְ לְמַ֙עַן֙ יַאֲרִ֣יכוּ יָמֶ֔יךָ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃
Tam ve doğru bir tartı taşın, tam ve doğru bir efa ölçün olacak. Böylece Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprakta günlerin uzayacak.
Hatsur tamim poolo ki hol derahav mişpat el emuna veen avel tsadik veyaşar u.
הַצּוּר֙ תָּמִ֣ים פָּעֳל֔וֹ כִּ֥י כָל־דְּרָכָ֖יו מִשְׁפָּ֑ט אֵ֤ל אֱמוּנָה֙ וְאֵ֣ין עָ֔וֶל צַדִּ֥יק וְיָשָׁ֖ר הֽוּא׃
O Kaya'nın işi kusursuzdur; çünkü bütün yolları adalettir. Sadık, haksızlık etmeyen Tanrı; adil ve doğru olan Odur.
Amim har yikrau şam yizbehu zivhe tsedek ki şefa yamim yinaku usefune temune hol.
עַמִּים֙ הַר־יִקְרָ֔אוּ שָׁ֖ם יִזְבְּח֣וּ זִבְחֵי־צֶ֑דֶק כִּ֣י שֶׁ֤פַע יַמִּים֙ יִינָ֔קוּ וּשְׂפוּנֵ֖י טְמ֥וּנֵי חֽוֹל׃ (ס)
Halkları dağa çağıracaklar, orada doğruluk kurbanları kesecekler. Çünkü denizlerin bolluğunu ve kumda saklı hazineleri emecekler.'
Vayar reşit lo ki şam helkat mehokek safun vayete raşe am tsidkat Adonay asa umişpatav im yisrael.
וַיַּ֤רְא רֵאשִׁית֙ ל֔וֹ כִּי־שָׁ֛ם חֶלְקַ֥ת מְחֹקֵ֖ק סָפ֑וּן וַיֵּתֵא֙ רָ֣אשֵׁי עָ֔ם צִדְקַ֤ת יְהוָה֙ עָשָׂ֔ה וּמִשְׁפָּטָ֖יו עִם־יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
İlk payı kendisi için seçti; çünkü orada yasa koyucunun payı saklıydı. Halkın başlarıyla birlikte geldi; Adonay'ın doğruluğunu ve İsrael'le ilgili yargılarını yerine getirdi.'
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.