İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

רָדַף

Bu lemma Tora’da 25 kez, 23 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Kaynak glossu (İngilizce): pursue

Kök — שורש (şoreş, kök): רדף

Kelime türü kodu: V

UBS kaynak glossları

to follow; to pursue; to chase after; to hunt; to intimidate; to be after (something); to sweep away; to bring to an end; pursuer; persecutor; to pursue (a type of behavior); to chase the east wind; to put to flight; to cling to; to run after; to persecute

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit5 kullanım5 ayet
  • Şemot5 kullanım5 ayet
  • Vayikra7 kullanım5 ayet
  • Devarim8 kullanım8 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım · HC/Vqw3mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Vqw3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqq3cp/Sp2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqq3ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVqi3ms)
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım · HVqrmsa)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq2mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq3cp)
  • bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HC/Vqrmsa)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp3mp)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Vqc/Sp3mp)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqi1cs)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi2ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqi3mp)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqp3cp)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqp3cp/Sp2ms)
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqv2ms)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 14:14

    Vayişma avram ki nişba ahiv vayarek et hanihav yelide veto şemona asar uşeloş meot vayirdof ad dan.

    וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָ֔ם כִּ֥י נִשְׁבָּ֖ה אָחִ֑יו וַיָּ֨רֶק אֶת־חֲנִיכָ֜יו יְלִידֵ֣י בֵית֗וֹ שְׁמֹנָ֤ה עָשָׂר֙ וּשְׁלֹ֣שׁ מֵא֔וֹת וַיִּרְדֹּ֖ף עַד־דָּֽן׃

    Avram kardeşinin tutsak alındığını duyunca evinde doğmuş, yetiştirdiği üç yüz on sekiz adamını harekete geçirdi ve Dan’a kadar peşlerine düştü.

  2. Bereşit 14:15

    Vayehalek alehem layla u vaavadav vayakem vayirdefem ad hova aşer misemol ledamasek.

    וַיֵּחָלֵ֨ק עֲלֵיהֶ֧ם ׀ לַ֛יְלָה ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וַיַּכֵּ֑ם וַֽיִּרְדְּפֵם֙ עַד־חוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר מִשְּׂמֹ֖אל לְדַמָּֽשֶׂק׃

    Gece kendisi ve hizmetkârları gruplara ayrılıp onlara saldırdılar. Onları bozguna uğratıp Damesek’in kuzeyindeki Hova’ya kadar kovaladılar.

  3. Bereşit 31:23

    Vayikah et ehav imo vayirdof aharav dereh şivat yamim vayadbek oto behar hagilad.

    וַיִּקַּ֤ח אֶת־אֶחָיו֙ עִמּ֔וֹ וַיִּרְדֹּ֣ף אַחֲרָ֔יו דֶּ֖רֶךְ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וַיַּדְבֵּ֥ק אֹת֖וֹ בְּהַ֥ר הַגִּלְעָֽד׃

    Lavan akrabalarını yanına aldı, yedi günlük yol boyunca onun peşinden gitti ve Gilad dağlarında ona yetişti.

  4. Bereşit 35:5

    Vayisau vayehi hitat Elohim al hearim aşer sevivotehem velo radefu ahare bene yaakov.

    וַיִּסָּ֑עוּ וַיְהִ֣י ׀ חִתַּ֣ת אֱלֹהִ֗ים עַל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיהֶ֔ם וְלֹ֣א רָֽדְפ֔וּ אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֥י יַעֲקֹֽב׃

    Yola çıktılar. Çevrelerindeki kentleri Tanrı’dan gelen bir dehşet kapladı; Yaakov’un oğullarının peşine düşmediler.

  5. Bereşit 44:4

    Hem yatseu et hair lo hirhiku veyosef amar laaşer al beto kum redof ahare haanaşim vehisagtam veamarta alehem lama şilamtem raa tahat tova.

    הֵ֠ם יָֽצְא֣וּ אֶת־הָעִיר֮ לֹ֣א הִרְחִיקוּ֒ וְיוֹסֵ֤ף אָמַר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ ק֥וּם רְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י הָֽאֲנָשִׁ֑ים וְהִשַּׂגְתָּם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם לָ֛מָּה שִׁלַּמְתֶּ֥ם רָעָ֖ה תַּ֥חַת טוֹבָֽה׃

    Kentten çıkmış, henüz fazla uzaklaşmamışlardı ki Yosef evinin sorumlusuna, “Kalk, adamların peşinden git” dedi. “Onlara yetişince şöyle söyle: ‘Neden iyiliğe kötülükle karşılık verdiniz?

  6. Şemot 14:4

    Vehizakti et lev paro veradaf aharehem veikaveda befaro uvehol helo veyadeu mitsrayim ki ani Adonay vayaasu hen.

    וְחִזַּקְתִּ֣י אֶת־לֵב־פַּרְעֹה֮ וְרָדַ֣ף אַחֲרֵיהֶם֒ וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵֽן׃

    Firavun’un yüreğini sertleştireceğim; peşlerine düşecek. Firavun ve bütün ordusu üzerinden yüceliğimi göstereceğim. Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.” İsrael oğulları öyle yaptılar.

  7. Şemot 14:8

    Vayehazek Adonay et lev paro meleh mitsrayim vayirdof ahare bene yisrael uvene yisrael yotseim beyad rama.

    וַיְחַזֵּ֣ק יְהֹוָ֗ה אֶת־לֵ֤ב פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיִּרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יֹצְאִ֖ים בְּיָ֥ד רָמָֽה׃

    Adonay, Mısır kralı Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun, İsrael oğullarının peşine düştü. İsrael oğulları ise korkusuzca çıkıyorlardı.

  8. Şemot 14:9

    Vayirdefu mitsrayim aharehem vayasigu otam honim al hayam kol sus rehev paro ufaraşav vehelo al pi hahirot lifne baal tsefon.

    וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֤יגוּ אוֹתָם֙ חֹנִ֣ים עַל־הַיָּ֔ם כָּל־סוּס֙ רֶ֣כֶב פַּרְעֹ֔ה וּפָרָשָׁ֖יו וְחֵיל֑וֹ עַל־פִּי֙ הַֽחִירֹ֔ת לִפְנֵ֖י בַּ֥עַל צְפֹֽן׃

    Mısırlılar peşlerinden gittiler. Firavun’un bütün savaş arabası atları, atlıları ve ordusu, deniz kıyısında, Pi Hahirot yanında, Baal Tsefon’un karşısında konaklayan İsrael oğullarına yetişti.

  9. Şemot 14:23

    Vayirdefu mitsrayim vayavou aharehem kol sus paro rihbo ufaraşav el toh hayam.

    וַיִּרְדְּפ֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ וַיָּבֹ֣אוּ אַחֲרֵיהֶ֔ם כֹּ֚ל ס֣וּס פַּרְעֹ֔ה רִכְבּ֖וֹ וּפָרָשָׁ֑יו אֶל־תּ֖וֹךְ הַיָּֽם׃

    Mısırlılar peşlerine düştüler. Firavun’un bütün atları, savaş arabaları ve atlıları arkalarından denizin ortasına girdiler.

  10. Şemot 15:9

    Amar oyev erdof asig ahalek şalal timlaemo nafşi arik harbi torişemo yadi.

    אָמַ֥ר אוֹיֵ֛ב אֶרְדֹּ֥ף אַשִּׂ֖יג אֲחַלֵּ֣ק שָׁלָ֑ל תִּמְלָאֵ֣מוֹ נַפְשִׁ֔י אָרִ֣יק חַרְבִּ֔י תּוֹרִישֵׁ֖מוֹ יָדִֽי׃

    Düşman, ‘Peşlerine düşeceğim, yetişeceğim, ganimeti paylaşacağım’ dedi. ‘Onlarla arzuma doyacağım; kılıcımı çekeceğim, elim onları yok edecek.’

  11. Vayikra 26:7

    Uredaftem et oyevehem venafelu lifnehem leharev.

    וּרְדַפְתֶּ֖ם אֶת־אֹיְבֵיכֶ֑ם וְנָפְל֥וּ לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב׃

    Düşmanlarınızı kovalayacaksınız; önünüzde kılıçla düşecekler.

  12. Vayikra 26:8

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veradefu mikem hamişa mea umea mikem revava yirdofu venafelu oyevehem lifnehem leharev.

    וְרָדְפ֨וּ מִכֶּ֤ם חֲמִשָּׁה֙ מֵאָ֔ה וּמֵאָ֥ה מִכֶּ֖ם רְבָבָ֣ה יִרְדֹּ֑פוּ וְנָפְל֧וּ אֹיְבֵיכֶ֛ם לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב׃

    Sizden beş kişi yüz kişiyi, yüz kişi on bin kişiyi kovalayacak. Düşmanlarınız önünüzde kılıçla düşecek.

  13. Vayikra 26:17

    Venatati fanay bahem venigaftem lifne oyevehem veradu vahem soneehem venastem veen rodef ethem.

    וְנָתַתִּ֤י פָנַי֙ בָּכֶ֔ם וְנִגַּפְתֶּ֖ם לִפְנֵ֣י אֹיְבֵיכֶ֑ם וְרָד֤וּ בָכֶם֙ שֹֽׂנְאֵיכֶ֔ם וְנַסְתֶּ֖ם וְאֵין־רֹדֵ֥ף אֶתְכֶֽם׃ (ס)

    Yüzümü size karşı çevireceğim ve düşmanlarınızın önünde yenileceksiniz. Sizden nefret edenler size hükmedecek. Sizi kovalayan yokken kaçacaksınız.

  14. Vayikra 26:36

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehanişarim bahem veheveti moreh bilvavam beartsot oyevehem veradaf otam kol ale nidaf venasu menusat herev venafelu veen rodef.

    וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֙רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף׃

    Sizden geriye kalanların yüreklerine düşmanlarının ülkelerinde korku salacağım. Savrulan bir yaprağın sesi onları kovalayacak. Kılıçtan kaçar gibi kaçacak ve kovalayan yokken düşecekler.

  15. Vayikra 26:37

    Vehaşelu beahiv kemipene herev verodef ayin velo tiheye lahem tekuma lifne oyevehem.

    וְכָשְׁל֧וּ אִישׁ־בְּאָחִ֛יו כְּמִפְּנֵי־חֶ֖רֶב וְרֹדֵ֣ף אָ֑יִן וְלֹא־תִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ תְּקוּמָ֔ה לִפְנֵ֖י אֹֽיְבֵיכֶֽם׃

    Kovalayan olmadığı hâlde kılıç önündeymiş gibi birbirlerine takılıp düşecekler. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız.

  16. Devarim 1:44

    Vayetse haemori hayoşev bahar hau likrathem vayirdefu ethem kaaşer taasena hadevorim vayaketu ethem beseir ad harema.

    וַיֵּצֵ֨א הָאֱמֹרִ֜י הַיֹּשֵׁ֨ב בָּהָ֤ר הַהוּא֙ לִקְרַאתְכֶ֔ם וַיִּרְדְּפ֣וּ אֶתְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂ֖ינָה הַדְּבֹרִ֑ים וַֽיַּכְּת֥וּ אֶתְכֶ֛ם בְּשֵׂעִ֖יר עַד־חָרְמָֽה׃

    O dağda yaşayan Amoriler karşınıza çıktılar. Arıların yaptığı gibi sizi kovaladılar ve Seir’de Horma’ya kadar sizi bozguna uğrattılar.

  17. Devarim 11:4

    Vaaşer asa lehel mitsrayim lesusav ulerihbo aşer hetsif et me yam suf al penehem beradefam aharehem vayeabedem Adonay ad hayom haze.

    וַאֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְחֵ֨יל מִצְרַ֜יִם לְסוּסָ֣יו וּלְרִכְבּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר הֵצִ֜יף אֶת־מֵ֤י יַם־סוּף֙ עַל־פְּנֵיהֶ֔ם בְּרָדְפָ֖ם אַחֲרֵיכֶ֑ם וַיְאַבְּדֵ֣ם יְהוָ֔ה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃

    Mısır ordusuna, atlarına ve savaş arabalarına yaptıklarını; sizi kovalarlarken Sazlık Denizi’nin sularını üzerlerine nasıl taşırdığını ve Adonay’ın onları bugüne kadar nasıl yok ettiğini,

  18. Devarim 16:20

    Tsedek tsedek tirdof lemaan tiheye veyaraşta et haarets aşer Adonay eloheha noten lah.

    צֶ֥דֶק צֶ֖דֶק תִּרְדֹּ֑ף לְמַ֤עַן תִּֽחְיֶה֙ וְיָרַשְׁתָּ֣ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃ (ס)

    Adaletin, yalnız adaletin peşinden git ki yaşayasın ve Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeyi mülk edinesin.

  19. Devarim 19:6

    Pen yirdof goel hadam ahare harotseah ki yeham levavo vehisigo ki yirbe hadereh vehikau nafeş velo en mişpat mavet ki lo sone u lo mitemol şilşom.

    פֶּן־יִרְדֹּף֩ גֹּאֵ֨ל הַדָּ֜ם אַחֲרֵ֣י הָרֹצֵ֗חַ כִּי־יֵחַם֮ לְבָבוֹ֒ וְהִשִּׂיג֛וֹ כִּֽי־יִרְבֶּ֥ה הַדֶּ֖רֶךְ וְהִכָּ֣הוּ נָ֑פֶשׁ וְלוֹ֙ אֵ֣ין מִשְׁפַּט־מָ֔וֶת כִּ֠י לֹ֣א שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם׃

    Yoksa kanın öcünü alacak yakın, öfkesi alevlenmişken öldürenin peşine düşebilir; yol uzun olduğu için ona yetişip onu öldürebilir. Oysa önceden ona nefret beslemediği için öldüren kişi ölüm cezasını hak etmemiştir.

  20. Devarim 28:22

    Yakeha Adonay başahefet uvakadahat uvadaleket uvaharhur uvaherev uvaşidafon uvayerakon uredafuha ad avedeha.

    יַכְּכָ֣ה יְ֠הוָה בַּשַּׁחֶ֨פֶת וּבַקַּדַּ֜חַת וּבַדַּלֶּ֗קֶת וּבַֽחַרְחֻר֙ וּבַחֶ֔רֶב וּבַשִּׁדָּפ֖וֹן וּבַיֵּרָק֑וֹן וּרְדָפ֖וּךָ עַ֥ד אָבְדֶֽךָ׃

    Adonay seni eriten hastalıkla, ateşle, iltihapla, yakıcı hararetle, kılıçla, ekin yanıklığıyla ve sararmayla vuracak. Bunlar yok oluncaya kadar peşini bırakmayacak.

  21. Devarim 28:45

    Uvau aleha kol hakelalot haele uredafuha vehisiguha ad hişamedah ki lo şamata bekol Adonay eloheha lişmor mitsvotav vehukotav aşer tsivah.

    וּבָ֨אוּ עָלֶ֜יךָ כָּל־הַקְּלָל֣וֹת הָאֵ֗לֶּה וּרְדָפ֙וּךָ֙ וְהִשִּׂיג֔וּךָ עַ֖ד הִשָּֽׁמְדָ֑ךְ כִּי־לֹ֣א שָׁמַ֗עְתָּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֛ר מִצְוֺתָ֥יו וְחֻקֹּתָ֖יו אֲשֶׁ֥ר צִוָּֽךְ׃

    Tanrın Adonay'ın sesini dinlemediğin, sana buyurduğu buyruklarını ve hükümlerini gözetmediğin için bütün bu lanetler üzerine gelecek, seni kovalayıp yakalayacak; yok edilinceye kadar sürecek.

  22. Devarim 30:7

    Venatan Adonay eloheha et kol haalot haele al oyeveha veal soneeha aşer redafuha.

    וְנָתַן֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֵ֥ת כָּל־הָאָל֖וֹת הָאֵ֑לֶּה עַל־אֹיְבֶ֥יךָ וְעַל־שֹׂנְאֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר רְדָפֽוּךָ׃

    Tanrın Adonay bütün bu lanetleri düşmanlarının, senden nefret edip seni kovalayanların üzerine koyacak.

  23. Devarim 32:30

    Eha yirdof ehad elef uşenayim yanisu revava im lo ki tsuram meharam vadonay hisgiram.

    אֵיכָ֞ה יִרְדֹּ֤ף אֶחָד֙ אֶ֔לֶף וּשְׁנַ֖יִם יָנִ֣יסוּ רְבָבָ֑ה אִם־לֹא֙ כִּי־צוּרָ֣ם מְכָרָ֔ם וַֽיהוָ֖ה הִסְגִּירָֽם׃

    Kayaları onları satmamış, Adonay onları teslim etmemiş olsaydı, bir kişi bin kişiyi nasıl kovalar, iki kişi on bin kişiyi nasıl kaçırırdı?