Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
what?
Dilbilgisel yapı: soru parçacığı
Bu yapının kullanımı: 80 kez
Teknik kod
HTiTORA’DA KELİME
ne?; nedir?
Bu İbranice biçim Tora’da 80 kez, 75 farklı ayette görülür.
Vayitsak moşe el Adonay lemor ma eese laam haze od meat usekaluni.
וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֣ה לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה ע֥וֹד מְעַ֖ט וּסְקָלֻֽנִי׃
Moşe, Adonay’a, “Bu halka ne yapayım?” diye haykırdı. “Az kaldı beni taşlayacaklar!”
Vayar hoten moşe et kol aşer u ose laam vayomer ma hadavar haze aşer ata ose laam madua ata yoşev levadeha vehol haam nitsav aleha min boker ad arev.
וַיַּרְא֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה לָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹשֶׂה֙ לָעָ֔ם מַדּ֗וּעַ אַתָּ֤ה יוֹשֵׁב֙ לְבַדֶּ֔ךָ וְכָל־הָעָ֛ם נִצָּ֥ב עָלֶ֖יךָ מִן־בֹּ֥קֶר עַד־עָֽרֶב׃
Moşe’nin kayınpederi, onun halk için yaptığı her şeyi görünce, “Halk için yaptığın bu iş nedir?” dedi. “Neden yalnız sen oturuyorsun da bütün halk sabahtan akşama kadar önünde bekliyor?”
Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.
Vayomer moşe el aharon me asa leha haam haze ki heveta alav hataa gedola.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן מֶֽה־עָשָׂ֥ה לְךָ֖ הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־הֵבֵ֥אתָ עָלָ֖יו חֲטָאָ֥ה גְדֹלָֽה׃
Moşe Aaron’a, “Bu halk sana ne yaptı da onu böyle büyük bir günaha soktun?” dedi.
Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.
Vayomer Adonay el moşe emor el bene yisrael atem am keşe oref rega ehad eele vekirbeha vehilitiha veata hored edyeha mealeha veedea ma eese lah.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אַתֶּ֣ם עַם־קְשֵׁה־עֹ֔רֶף רֶ֧גַע אֶחָ֛ד אֶֽעֱלֶ֥ה בְקִרְבְּךָ֖ וְכִלִּיתִ֑יךָ וְעַתָּ֗ה הוֹרֵ֤ד עֶדְיְךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְאֵדְעָ֖ה מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ׃
Adonay Moşe’ye şöyle demişti: “İsrael oğullarına söyle: ‘Siz dik başlı bir halksınız. Bir an aranıza gelsem sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki süsleri çıkarın; size ne yapacağımı belirleyeceğim.’”
Vehi tomeru ma nohal başana haşeviit hen lo nizra velo neesof et tevuatenu.
וְכִ֣י תֹאמְר֔וּ מַה־נֹּאכַ֤֖ל בַּשָּׁנָ֣ה הַשְּׁבִיעִ֑ת הֵ֚ן לֹ֣א נִזְרָ֔ע וְלֹ֥א נֶאֱסֹ֖ף אֶת־תְּבוּאָתֵֽנוּ׃
‘Yedinci yıl ne yiyeceğiz? Ne ekeceğiz ne de ürünümüzü toplayacağız’ derseniz,
Vayomer alehem moşe imdu veeşmea ma yetsave Adonay lahem.
וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם מֹשֶׁ֑ה עִמְד֣וּ וְאֶשְׁמְעָ֔ה מַה־יְצַוֶּ֥ה יְהוָ֖ה לָכֶֽם׃ (פ)
Moşe onlara, “Bekleyin; Adonay’ın sizin için ne emredeceğini dinleyeyim” dedi.
Ureitem et haarets ma hi veet haam hayoşev aleha hehazak u harafe hameat u im rav.
וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־הָאָ֖רֶץ מַה־הִ֑וא וְאֶת־הָעָם֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עָלֶ֔יהָ הֶחָזָ֥ק הוּא֙ הֲרָפֶ֔ה הַמְעַ֥ט ה֖וּא אִם־רָֽב׃
Ülkenin nasıl olduğunu, orada yaşayan halkın güçlü mü zayıf mı, az mı çok mu olduğunu görün.
Vayanihu oto bamişmar ki lo foraş ma yease lo.
וַיַּנִּ֥יחוּ אֹת֖וֹ בַּמִּשְׁמָ֑ר כִּ֚י לֹ֣א פֹרַ֔שׁ מַה־יֵּעָשֶׂ֖ה לֽוֹ׃ (ס)
Ona ne yapılacağı açıkça belirtilmemiş olduğundan onu gözetim altında tuttular.
Lahen ata vehol adateha hanoadim al Adonay veaharon ma u ki talinu alav.
לָכֵ֗ן אַתָּה֙ וְכָל־עֲדָ֣תְךָ֔ הַנֹּעָדִ֖ים עַל־יְהוָ֑ה וְאַהֲרֹ֣ן מַה־ה֔וּא כִּ֥י תלונו [תַלִּ֖ינוּ] עָלָֽיו׃
Bu yüzden sen ve bütün topluluğun aslında Adonay’a karşı birleşiyorsunuz. Aaron kim ki ona karşı söyleniyorsunuz?”
Veata şevu na vaze gam atem halayla veedea ma yosef Adonay daber imi.
וְעַתָּ֗ה שְׁב֨וּ נָ֥א בָזֶ֛ה גַּם־אַתֶּ֖ם הַלָּ֑יְלָה וְאֵ֣דְעָ֔ה מַה־יֹּסֵ֥ף יְהוָ֖ה דַּבֵּ֥ר עִמִּֽי׃
Şimdi lütfen siz de bu gece burada kalın; Adonay’ın bana daha ne söyleyeceğini öğreneyim.”
Vayiftah Adonay et pi haaton vatomer levilam me asiti leha ki hikitani ze şaloş regalim.
וַיִּפְתַּ֥ח יְהוָ֖ה אֶת־פִּ֣י הָאָת֑וֹן וַתֹּ֤אמֶר לְבִלְעָם֙ מֶה־עָשִׂ֣יתִֽי לְךָ֔ כִּ֣י הִכִּיתַ֔נִי זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ רְגָלִֽים׃
Adonay dişi eşeğin ağzını açtı. Eşek Bilam’a, “Sana ne yaptım da beni üç kez dövdün?” dedi.
Vayomer elav malah Adonay al ma hikita et atoneha ze şaloş regalim hine anohi yatsati lesatan ki yarat hadereh lenegdi.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה עַל־מָ֗ה הִכִּ֙יתָ֙ אֶת־אֲתֹ֣נְךָ֔ זֶ֖ה שָׁל֣וֹשׁ רְגָלִ֑ים הִנֵּ֤ה אָנֹכִי֙ יָצָ֣אתִי לְשָׂטָ֔ן כִּֽי־יָרַ֥ט הַדֶּ֖רֶךְ לְנֶגְדִּֽי׃
Adonay’ın meleği ona şöyle dedi: “Dişi eşeğini neden üç kez dövdün? Ben sana engel olmaya çıktım, çünkü gittiğin yol gözümde yanlıştır.
Vayomer bilam levalak hityatsev al olateha veeleha ulay yikare Adonay likrati udevar ma yareni vehigadti lah vayeleh şefi.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם לְבָלָ֗ק הִתְיַצֵּב֮ עַל־עֹלָתֶךָ֒ וְאֵֽלְכָ֗ה אוּלַ֞י יִקָּרֵ֤ה יְהוָה֙ לִקְרָאתִ֔י וּדְבַ֥ר מַה־יַּרְאֵ֖נִי וְהִגַּ֣דְתִּי לָ֑ךְ וַיֵּ֖לֶךְ שֶֽׁפִי׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “Olah sununun yanında dur; ben gideyim. Belki Adonay benimle karşılaşır. Bana ne gösterirse sana bildireceğim.” Sonra çıplak bir tepeye gitti.
Ma ekov lo kabo el uma ezom lo zaam Adonay.
מָ֣ה אֶקֹּ֔ב לֹ֥א קַבֹּ֖ה אֵ֑ל וּמָ֣ה אֶזְעֹ֔ם לֹ֥א זָעַ֖ם יְהוָֽה׃
Tanrı’nın lanet etmediğine nasıl lanet edeyim? Adonay’ın öfkelenmediğine nasıl öfke yağdırayım?
Vayomer balak el bilam me asita li lakov oyevay lekahtiha vehine berahta vareh.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם מֶ֥ה עָשִׂ֖יתָ לִ֑י לָקֹ֤ב אֹיְבַי֙ לְקַחְתִּ֔יךָ וְהִנֵּ֖ה בֵּרַ֥כְתָּ בָרֵֽךְ׃
Balak Bilam’a, “Bana ne yaptın? Düşmanlarıma lanet etmen için seni getirdim, sen ise onları bol bol kutsadın!” dedi.
Vayavo elav vehino nitsav al olato vesare moav ito vayomer lo balak ma diber Adonay.
וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה׃
Bilam ona geldi. Balak olah sunusunun yanında duruyordu; Moav’ın önderleri de yanındaydı. Balak ona, “Adonay ne söyledi?” diye sordu.
Ki lo nahaş beyaakov velo kesem beyisrael kaet yeamer leyaakov uleyisrael ma paal el.
כִּ֤י לֹא־נַ֙חַשׁ֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־קֶ֖סֶם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כָּעֵ֗ת יֵאָמֵ֤ר לְיַעֲקֹב֙ וּלְיִשְׂרָאֵ֔ל מַה־פָּ֖עַל אֵֽל׃
Çünkü Yaakov’da falcılık, İsrael’de kehanet yoktur. Vakti geldiğinde Yaakov’a ve İsrael’e ‘Tanrı neler yaptı!’ denecektir.
Ma tovu ohaleha yaakov mişkenoteha yisrael.
מַה־טֹּ֥בוּ אֹהָלֶ֖יךָ יַעֲקֹ֑ב מִשְׁכְּנֹתֶ֖יךָ יִשְׂרָאֵֽל׃
Çadırların ne güzel, Yaakov! Konutların ne güzel, İsrael!
Ki im yihye levaer kayin ad ma aşur tişbeka.
כִּ֥י אִם־יִהְיֶ֖ה לְבָ֣עֵֽר קָ֑יִן עַד־מָ֖ה אַשּׁ֥וּר תִּשְׁבֶּֽךָּ׃
Yine de Kayin yok edilecek. Aşur seni esir götürene kadar ne kadar zaman var?”
Ki yişaleha vinha mahar lemor ma haedot vehahukim vehamişpatim aşer tsiva Adonay elohenu ethem.
כִּֽי־יִשְׁאָלְךָ֥ בִנְךָ֛ מָחָ֖ר לֵאמֹ֑ר מָ֣ה הָעֵדֹ֗ת וְהַֽחֻקִּים֙ וְהַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ אֶתְכֶֽם׃
İleride oğlun sana, ‘Tanrımız Adonay’ın size buyurduğu tanıklıklar, kurallar ve hükümler nedir?’ diye sorduğunda,
Veata yisrael ma Adonay eloheha şoel meimah ki im leyira et Adonay eloheha lalehet behol derahav uleahava oto velaavod et Adonay eloheha behol levaveha uvehol nafşeha.
וְעַתָּה֙ יִשְׂרָאֵ֔ל מָ֚ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ שֹׁאֵ֖ל מֵעִמָּ֑ךְ כִּ֣י אִם־לְ֠יִרְאָה אֶת־יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ לָלֶ֤כֶת בְּכָל־דְּרָכָיו֙ וּלְאַהֲבָ֣ה אֹת֔וֹ וְלַֽעֲבֹד֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָל־לְבָבְךָ֖ וּבְכָל־נַפְשֶֽׁךָ׃
Şimdi, İsrael, Tanrın Adonay senden ne istiyor? Tanrın Adonay’dan korkmanı, O’nun bütün yollarında yürümeni, O’nu sevmeni, bütün yüreğinle ve bütün canınla Tanrın Adonay’a kulluk etmeni,
Bu ayette 2 kez
Veameru kol hagoyim al me asa Adonay kaha laarets hazot me hori haaf hagadol haze.
וְאָֽמְרוּ֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם עַל־מֶ֨ה עָשָׂ֧ה יְהוָ֛ה כָּ֖כָה לָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את מֶ֥ה חֳרִ֛י הָאַ֥ף הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה׃
Bütün uluslar, "Adonay bu ülkeye neden böyle yaptı? Bu büyük öfke neden?" diyecekler.
Vayomer astira fanay mehem ere ma aharitam ki dor tahpuhot hema banim lo emun bam.
וַיֹּ֗אמֶר אַסְתִּ֤ירָה פָנַי֙ מֵהֶ֔ם אֶרְאֶ֖ה מָ֣ה אַחֲרִיתָ֑ם כִּ֣י ד֤וֹר תַּהְפֻּכֹת֙ הֵ֔מָּה בָּנִ֖ים לֹא־אֵמֻ֥ן בָּֽם׃
Şöyle dedi: 'Yüzümü onlardan gizleyeceğim; sonlarının ne olacağını göreceğim. Çünkü onlar dönek bir kuşaktır, kendilerinde sadakat bulunmayan çocuklardır.
Dilbilgisel çözümleme
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
what?
Dilbilgisel yapı: soru parçacığı
Bu yapının kullanımı: 80 kez
HTiKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.