Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında atlar, savaş arabaları ve senden daha kalabalık bir halk görürsen onlardan korkma. Çünkü seni Mısır ülkesinden çıkaran Tanrın Adonay seninledir.
Onlara şöyle diyecek: 'Dinle, İsrael! Bugün düşmanlarınızla savaşmaya yaklaşıyorsunuz. Yüreğiniz ürkmesin; korkmayın, telaşa kapılmayın, onların karşısında dehşete düşmeyin.
Görevliler halka şöyle diyecek: 'Yeni bir ev yapıp henüz kullanmaya başlamamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve evi başka biri kullanmaya başlar.
Görevliler halka konuşmayı sürdürüp şöyle diyecek: 'Korkan, yüreği ürken kim var? Gidip evine dönsün ki kardeşlerinin yüreğini de kendi yüreği gibi eritmesin.'
Ancak kadınları, çocukları, hayvanları ve kentte bulunan her şeyi, bütün ganimetini kendin için alacaksın. Tanrın Adonay'ın sana verdiği düşman ganimetinden yararlanacaksın.
Bir kenti ele geçirmek için onunla savaşırken uzun süre kuşatırsan, ağaçlarına balta vurarak onları yok etmeyeceksin. Onlardan yiyeceksin; onları kesmeyeceksin. Kırdaki ağaç insan mı ki senin önünden kuşatmaya çekilsin?
Yalnız, yiyecek vermediğini bildiğin ağaçları yok edip kesebilirsin. Seninle savaşan kente karşı, kent düşünceye kadar bunlarla kuşatma araçları yapabilirsin.