İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

הָפַךְ

Bu lemma Tora’da 20 kez, 20 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Kaynak glossu (İngilizce): turn

Kök — שורש (şoreş, kök): הפך

Kelime türü kodu: V

UBS kaynak glossları

to turn; to turn around; to turn back; to turn (one's) back (to flee); to overturn; to turn (a chariot); to whirl; to swirl around; to change; to punish; to turn into; to become; to change (its) appearance; to overthrow; to destroy; to come upon; to turn to; to pass to

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit4 kullanım4 ayet
  • Şemot5 kullanım5 ayet
  • Vayikra9 kullanım9 ayet
  • Devarim2 kullanım2 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım · HVqp3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Vqw3ms)
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVNp3ms)
  • bağlaç + fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/VNp3cp)
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/VNq3ms)
  • bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/VNw3mp)
  • bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/VNw3ms)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HR/Vqc)
  • belirli artikel + fiil, Hitpael, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım · HTd/Vtrfsa)
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqc/Sp1cs)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqp3fs)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:24

    Vayegareş et haadam vayaşken mikedem legan eden et hakeruvim veet lahat haherev hamithapehet lişmor et dereh ets hahayim.

    וַיְגָ֖רֶשׁ אֶת־הָֽאָדָ֑ם וַיַּשְׁכֵּן֩ מִקֶּ֨דֶם לְגַן־עֵ֜דֶן אֶת־הַכְּרֻבִ֗ים וְאֵ֨ת לַ֤הַט הַחֶ֙רֶב֙ הַמִּתְהַפֶּ֔כֶת לִשְׁמֹ֕ר אֶת־דֶּ֖רֶךְ עֵ֥ץ הַֽחַיִּֽים׃ (ס)

    İnsanı kovdu. Yaşam Ağacı’na giden yolu korumak için Eden bahçesinin doğusuna keruvları ve dönüp duran kılıcın alevini yerleştirdi.

  2. Bereşit 19:21

    Vayomer elav hine nasati faneha gam ladavar haze levilti hafeki et hair aşer dibarta.

    וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ נָשָׂ֣אתִי פָנֶ֔יךָ גַּ֖ם לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה לְבִלְתִּ֛י הָפְכִּ֥י אֶת־הָעִ֖יר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ׃

    Ona, “Bu konuda da dileğini kabul ettim” dedi. “Sözünü ettiğin kenti yıkmayacağım.

  3. Bereşit 19:25

    Vayahafoh et hearim hael veet kol hakikar veet kol yoşeve hearim vetsemah haadama.

    וַֽיַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶעָרִ֣ים הָאֵ֔ל וְאֵ֖ת כָּל־הַכִּכָּ֑ר וְאֵת֙ כָּל־יֹשְׁבֵ֣י הֶעָרִ֔ים וְצֶ֖מַח הָאֲדָמָֽה׃

    Bu kentleri, bütün ovayı, kentlerde yaşayanların hepsini ve toprağın bitkilerini altüst etti.

  4. Bereşit 19:29

    Vayehi beşahet Elohim et are hakikar vayizkor Elohim et avraham vayeşalah et lot mitoh hahafeha bahafoh et hearim aşer yaşav bahen lot.

    וַיְהִ֗י בְּשַׁחֵ֤ת אֱלֹהִים֙ אֶת־עָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיִּזְכֹּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיְשַׁלַּ֤ח אֶת־לוֹט֙ מִתּ֣וֹךְ הַהֲפֵכָ֔ה בַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁר־יָשַׁ֥ב בָּהֵ֖ן לֽוֹט׃

    Tanrı ova kentlerini yok ederken Avraam’ı hatırladı. Lot’un yaşadığı kentleri altüst ederken Lot’u yıkımın içinden çıkardı.

  5. Şemot 7:15

    Leh el paro baboker hine yotse hamayma venitsavta likrato al sefat hayeor vehamate aşer nehpah lenahaş tikah beyadeha.

    לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ׃

    Sabah Firavun’a git. Suya çıkacak; Nil’in kıyısında karşısına dikil. Yılana dönüşen değneği de eline al.

  6. Şemot 7:17

    Ko amar Adonay bezot teda ki ani Adonay hine anohi make bamate aşer beyadi al hamayim aşer bayor venehefhu ledam.

    כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּזֹ֣את תֵּדַ֔ע כִּ֖י אֲנִ֣י יְהוָ֑ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מַכֶּ֣ה ׀ בַּמַּטֶּ֣ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֗י עַל־הַמַּ֛יִם אֲשֶׁ֥ר בַּיְאֹ֖ר וְנֶהֶפְכ֥וּ לְדָֽם׃

    Adonay şöyle diyor: Benim Adonay olduğumu şundan bileceksin: İşte elimdeki değnekle Nil’in sularına vuracağım; sular kana dönüşecek.

  7. Şemot 7:20

    Vayaasu hen moşe veaharon kaaşer tsiva Adonay vayarem bamate vayah et hamayim aşer bayor leene faro uleene avadav vayehafehu kol hamayim aşer bayor ledam.

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֩ מֹשֶׁ֨ה וְאַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ צִוָּ֣ה יְהוָ֗ה וַיָּ֤רֶם בַּמַּטֶּה֙ וַיַּ֤ךְ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר בַּיְאֹ֔ר לְעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּלְעֵינֵ֖י עֲבָדָ֑יו וַיֵּהָֽפְכ֛וּ כָּל־הַמַּ֥יִם אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֖ר לְדָֽם׃

    Moşe ile Aaron, Adonay’ın buyurduğu gibi yaptılar. Aaron, Firavun’un ve görevlilerinin gözleri önünde değneği kaldırıp Nil’in sularına vurdu. Nil’deki bütün sular kana dönüştü.

  8. Şemot 10:19

    Vayahafoh Adonay ruah yam hazak meod vayisa et haarbe vayitkaeu yama suf lo nişar arbe ehad behol gevul mitsrayim.

    וַיַּהֲפֹ֨ךְ יְהוָ֤ה רֽוּחַ־יָם֙ חָזָ֣ק מְאֹ֔ד וַיִּשָּׂא֙ אֶת־הָ֣אַרְבֶּ֔ה וַיִּתְקָעֵ֖הוּ יָ֣מָּה סּ֑וּף לֹ֤א נִשְׁאַר֙ אַרְבֶּ֣ה אֶחָ֔ד בְּכֹ֖ל גְּב֥וּל מִצְרָֽיִם׃

    Adonay rüzgârı çok güçlü bir batı rüzgârına çevirdi. Rüzgâr çekirgeleri alıp Sazlık Denizi’ne sürükledi. Mısır’ın hiçbir yerinde bir tek çekirge bile kalmadı.

  9. Şemot 14:5

    Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.

    וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃

    Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”

  10. Vayikra 13:3

    Veraa hakohen et hanega beor habasar vesear banega hafah lavan umare hanega amok meor besaro nega tsaraat u veraau hakohen vetime oto.

    וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּ֣גַע בְּעֽוֹר־הַ֠בָּשָׂר וְשֵׂעָ֨ר בַּנֶּ֜גַע הָפַ֣ךְ ׀ לָבָ֗ן וּמַרְאֵ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ עָמֹק֙ מֵע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן וְטִמֵּ֥א אֹתֽוֹ׃

    Kâhin derideki belirtiye bakacak. Belirtinin içindeki kıllar beyaza dönmüşse ve belirti deriden daha derinde görünüyorsa bu bir tsaraat belirtisidir. Kâhin onu inceleyip arınmamış olduğuna hükmedecek.

  11. Vayikra 13:4

    Veim baheret levana hi beor besaro veamok en mareha min haor useara lo hafah lavan vehisgir hakohen et hanega şivat yamim.

    וְאִם־בַּהֶרֶת֩ לְבָנָ֨ה הִ֜וא בְּע֣וֹר בְּשָׂר֗וֹ וְעָמֹק֙ אֵין־מַרְאֶ֣הָ מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖ה לֹא־הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְהִסְגִּ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Derisindeki parlak leke beyazsa ama deriden daha derinde görünmüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmemişse kâhin belirtili kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  12. Vayikra 13:10

    Veraa hakohen vehine seet levana baor vehi hafeha sear lavan umiheyat basar hay baset.

    וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה שְׂאֵת־לְבָנָה֙ בָּע֔וֹר וְהִ֕יא הָפְכָ֖ה שֵׂעָ֣ר לָבָ֑ן וּמִֽחְיַ֛ת בָּשָׂ֥ר חַ֖י בַּשְׂאֵֽת׃

    Kâhin inceleyecek. Deride beyaz bir kabartı varsa, kabartı kılları beyaza çevirmişse ve kabartının içinde canlı et görünüyorsa,

  13. Vayikra 13:13

    Veraa hakohen vehine hiseta hatsaraat et kol besaro vetihar et hanaga kulo hafah lavan tahor u.

    וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֨ה כִסְּתָ֤ה הַצָּרַ֙עַת֙ אֶת־כָּל־בְּשָׂר֔וֹ וְטִהַ֖ר אֶת־הַנָּ֑גַע כֻּלּ֛וֹ הָפַ֥ךְ לָבָ֖ן טָה֥וֹר הֽוּא׃

    kâhin onu inceleyecek. Tsaraat bütün bedenini kaplamışsa belirtili kişinin arınmış olduğuna hükmedecek. Her yeri beyaza dönmüştür; arınmıştır.

  14. Vayikra 13:16

    O hi yaşuv habasar hahay venehpah lelavan uva el hakohen.

    א֣וֹ כִ֥י יָשׁ֛וּב הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֖י וְנֶהְפַּ֣ךְ לְלָבָ֑ן וּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן׃

    Canlı et yeniden beyaza dönerse o kişi kâhine gelecek.

  15. Vayikra 13:17

    Veraau hakohen vehine nehpah hanega lelavan vetihar hakohen et hanega tahor u.

    וְרָאָ֙הוּ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נֶהְפַּ֥ךְ הַנֶּ֖גַע לְלָבָ֑ן וְטִהַ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע טָה֥וֹר הֽוּא׃ (פ)

    Kâhin inceleyecek. Belirti beyaza dönmüşse belirtili kişinin arınmış olduğuna hükmedecek; o kişi arınmıştır.

  16. Vayikra 13:20

    Veraa hakohen vehine mareha şafal min haor usearah hafah lavan vetimeo hakohen nega tsaraat hi başehin paraha.

    וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה מַרְאֶ֙הָ֙ שָׁפָ֣ל מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖הּ הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְטִמְּא֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן נֶֽגַע־צָרַ֥עַת הִ֖וא בַּשְּׁחִ֥ין פָּרָֽחָה׃

    Kâhin inceleyecek. Leke deriden daha aşağıda görünüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmüşse kâhin o kişinin arınmamış olduğuna hükmedecek. Bu, çıbanın yerinde ortaya çıkmış bir tsaraat belirtisidir.

  17. Vayikra 13:25

    Veraa otah hakohen vehine nehpah sear lavan babaheret umareha amok min haor tsaraat hi bamihva paraha vetime oto hakohen nega tsaraat hi.

    וְרָאָ֣ה אֹתָ֣הּ הַכֹּהֵ֡ן וְהִנֵּ֣ה נֶהְפַּךְ֩ שֵׂעָ֨ר לָבָ֜ן בַּבַּהֶ֗רֶת וּמַרְאֶ֙הָ֙ עָמֹ֣ק מִן־הָע֔וֹר צָרַ֣עַת הִ֔וא בַּמִּכְוָ֖ה פָּרָ֑חָה וְטִמֵּ֤א אֹתוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃

    kâhin onu inceleyecek. Parlak lekenin içindeki kıllar beyaza dönmüşse ve leke deriden daha derinde görünüyorsa bu, yanıkta ortaya çıkmış tsaraattır. Kâhin o kişinin arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.

  18. Vayikra 13:55

    Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.

    וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃

    Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.

  19. Devarim 23:6

    Velo ava Adonay eloheha lişmoa el bilam vayahafoh Adonay eloheha leha et hakelala livraha ki aheveha Adonay eloheha.

    וְלֹֽא־אָבָ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לִשְׁמֹ֣עַ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיַּהֲפֹךְ֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֧יךָ לְּךָ֛ אֶת־הַקְּלָלָ֖ה לִבְרָכָ֑ה כִּ֥י אֲהֵֽבְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃

    Ama Tanrın Adonay Bilam'ı dinlemek istemedi; Tanrın Adonay seni sevdiği için laneti senin için berekete çevirdi.

  20. Devarim 29:22

    Gaferit vamelah serefa hol artsah lo tizara velo tatsmiah velo yaale vah kol esev kemahpehat sedom vaamora adma utsevoyim aşer hafah Adonay beapo uvahamato.

    גָּפְרִ֣ית וָמֶלַח֮ שְׂרֵפָ֣ה כָל־אַרְצָהּ֒ לֹ֤א תִזָּרַע֙ וְלֹ֣א תַצְמִ֔חַ וְלֹֽא־יַעֲלֶ֥ה בָ֖הּ כָּל־עֵ֑שֶׂב כְּֽמַהְפֵּכַ֞ת סְדֹ֤ם וַעֲמֹרָה֙ אַדְמָ֣ה וצביים [וּצְבוֹיִ֔ם] אֲשֶׁר֙ הָפַ֣ךְ יְהוָ֔ה בְּאַפּ֖וֹ וּבַחֲמָתֽוֹ׃

    "Bütün toprağı kükürt, tuz ve yanık! Ne ekiliyor ne ürün veriyor ne de üzerinde bir ot bitiyor. Adonay'ın öfkesiyle ve gazabıyla altüst ettiği Sedom, Amora, Adma ve Tsevoyim gibi."