Bearbaa asar yom bahodeş haze ben haarbayim taasu oto bemoado kehol hukotav uhehol mişpatav taasu oto.
בְּאַרְבָּעָ֣ה עָשָֽׂר־י֠וֹם בַּחֹ֨דֶשׁ הַזֶּ֜ה בֵּ֧ין הָֽעֲרְבַּ֛יִם תַּעֲשׂ֥וּ אֹת֖וֹ בְּמוֹעֲד֑וֹ כְּכָל־חֻקֹּתָ֥יו וּכְכָל־מִשְׁפָּטָ֖יו תַּעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ׃
Bu ayın on dördüncü gününde, akşama doğru, onu belirlenmiş zamanında yerine getireceksiniz. Bütün kurallarına ve hükümlerine göre yerine getireceksiniz.
Vayaasu et hapesah barişon bearbaa asar yom lahodeş ben haarbayim bemidbar sinay kehol aşer tsiva Adonay et moşe ken asu bene yisrael.
וַיַּעֲשׂ֣וּ אֶת־הַפֶּ֡סַח בָּרִאשׁ֡וֹן בְּאַרְבָּעָה֩ עָשָׂ֨ר י֥וֹם לַחֹ֛דֶשׁ בֵּ֥ין הָעַרְבַּ֖יִם בְּמִדְבַּ֣ר סִינָ֑י כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה כֵּ֥ן עָשׂ֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Birinci ayın on dördüncü gününde, akşama doğru, Sinay Çölü’nde Pesah kurbanını yerine getirdiler. Adonay’ın Moşe’ye emrettiği her şeyi İsraeloğulları aynen yaptılar.
Bahodeş haşeni bearbaa asar yom ben haarbayim yaasu oto al matsot umerorim yoheluu.
בַּחֹ֨דֶשׁ הַשֵּׁנִ֜י בְּאַרְבָּעָ֨ה עָשָׂ֥ר י֛וֹם בֵּ֥ין הָעַרְבַּ֖יִם יַעֲשׂ֣וּ אֹת֑וֹ עַל־מַצּ֥וֹת וּמְרֹרִ֖ים יֹאכְלֻֽהוּ׃
Onu ikinci ayın on dördüncü gününde, akşama doğru yerine getirecekler. Mayasız ekmekler ve acı otlarla yiyecekler.
Bu ayette 2 kez
Lo yom ehad tohelun velo yomayim velo hamişa yamim velo asara yamim velo esrim yom.
לֹ֣א י֥וֹם אֶחָ֛ד תֹּאכְל֖וּן וְלֹ֣א יוֹמָ֑יִם וְלֹ֣א ׀ חֲמִשָּׁ֣ה יָמִ֗ים וְלֹא֙ עֲשָׂרָ֣ה יָמִ֔ים וְלֹ֖א עֶשְׂרִ֥ים יֽוֹם׃
Bir gün, iki gün, beş gün, on gün ya da yirmi gün boyunca yemeyeceksiniz;
Bu ayette 2 kez
Veruah nasa meet Adonay vayagaz salvim min hayam vayitoş al hamahane kedereh yom ko uhedereh yom ko sevivot hamahane uheamatayim al pene haarets.
וְר֜וּחַ נָסַ֣ע ׀ מֵאֵ֣ת יְהוָ֗ה וַיָּ֣גָז שַׂלְוִים֮ מִן־הַיָּם֒ וַיִּטֹּ֨שׁ עַל־הַֽמַּחֲנֶ֜ה כְּדֶ֧רֶךְ י֣וֹם כֹּ֗ה וּכְדֶ֤רֶךְ יוֹם֙ כֹּ֔ה סְבִיב֖וֹת הַֽמַּחֲנֶ֑ה וּכְאַמָּתַ֖יִם עַל־פְּנֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Adonay’ın gönderdiği bir rüzgâr esti ve denizden bıldırcınlar getirdi. Onları ordugâhın çevresine, bu yönde bir günlük yol, öteki yönde bir günlük yol boyunca, yerden yaklaşık iki arşın yükseklikte yaydı.
Vayakom haam kol hayom hau vehol halayla vehol yom hamohorat vayaasfu et haselav hamamit asaf asara homarim vayiştehu lahem şatoah sevivot hamahane.
וַיָּ֣קָם הָעָ֡ם כָּל־הַיּוֹם֩ הַה֨וּא וְכָל־הַלַּ֜יְלָה וְכֹ֣ל ׀ י֣וֹם הַֽמָּחֳרָ֗ת וַיַּֽאַסְפוּ֙ אֶת־הַשְּׂלָ֔ו הַמַּמְעִ֕יט אָסַ֖ף עֲשָׂרָ֣ה חֳמָרִ֑ים וַיִּשְׁטְח֤וּ לָהֶם֙ שָׁט֔וֹחַ סְבִיב֖וֹת הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Halk bütün o gün, bütün gece ve ertesi gün boyunca kalkıp bıldırcın topladı. En az toplayan on homer topladı. Bıldırcınları ordugâhın çevresine serdiler.
Vayaşuvu mitur haarets mikets arbaim yom.
וַיָּשֻׁ֖בוּ מִתּ֣וּר הָאָ֑רֶץ מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֥ים יֽוֹם׃
Kırk günün sonunda ülkeyi araştırmaktan döndüler.
Bu ayette 3 kez
Bemispar hayamim aşer tartem et haarets arbaim yom yom laşana yom laşana tisu et avonotehem arbaim şana vidatem et tenuati.
בְּמִסְפַּ֨ר הַיָּמִ֜ים אֲשֶׁר־תַּרְתֶּ֣ם אֶת־הָאָרֶץ֮ אַרְבָּעִ֣ים יוֹם֒ י֣וֹם לַשָּׁנָ֞ה י֣וֹם לַשָּׁנָ֗ה תִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה וִֽידַעְתֶּ֖ם אֶת־תְּנוּאָתִֽי׃
Ülkeyi araştırdığınız günlerin sayısına göre, kırk güne karşılık her gün için bir yıl, her gün için bir yıl olmak üzere kırk yıl suçlarınızın yükünü taşıyacaksınız. Bana karşı gelmenin ne demek olduğunu bileceksiniz.
Vayiru kol haeda ki gava aharon vayivku et aharon şeloşim yom kol bet yisrael.
וַיִּרְאוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה כִּ֥י גָוַ֖ע אַהֲרֹ֑ן וַיִּבְכּ֤וּ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ שְׁלֹשִׁ֣ים י֔וֹם כֹּ֖ל בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bütün topluluk Aaron’un öldüğünü gördü. Bütün İsrael evi Aaron için otuz gün ağladı.
Uvahodeş harişon bearbaa asar yom lahodeş pesah ladonay.
וּבַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֗וֹן בְּאַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ פֶּ֖סַח לַיהוָֽה׃
Birinci ayın on dördüncü günü Adonay için Pesah’tır.
Uvahamişa asar yom lahodeş haze hag şivat yamim matsot yeahel.
וּבַחֲמִשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר י֛וֹם לַחֹ֥דֶשׁ הַזֶּ֖ה חָ֑ג שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים מַצּ֖וֹת יֵאָכֵֽל׃
Bu ayın on beşinci günü bayramdır; yedi gün matsa yenecek.
Uvahodeş haşevii beehad lahodeş mikera kodeş yihye lahem kol melehet avoda lo taasu yom terua yihye lahem.
וּבַחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֜י בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֗דֶשׁ מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ י֥וֹם תְּרוּעָ֖ה יִהְיֶ֥ה לָכֶֽם׃
Yedinci ayın birinci günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız. Sizin için terua sesi günü olacak.
Uvahamişa asar yom lahodeş haşevii mikera kodeş yihye lahem kol melehet avoda lo taasu vehagotem hag ladonay şivat yamim.
וּבַחֲמִשָּׁה֩ עָשָׂ֨ר י֜וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֗י מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וְחַגֹּתֶ֥ם חַ֛ג לַיהוָ֖ה שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Yedinci ayın on beşinci günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız. Adonay için yedi gün bayram kutlayacaksınız.
Veim hahareş yahariş lah işah miyom el yom vehekim et kol nedareha o et kol esareha aşer aleha hekim otam ki heheriş lah beyom şameo.
וְאִם־הַחֲרֵשׁ֩ יַחֲרִ֨ישׁ לָ֥הּ אִישָׁהּ֮ מִיּ֣וֹם אֶל־יוֹם֒ וְהֵקִים֙ אֶת־כָּל־נְדָרֶ֔יהָ א֥וֹ אֶת־כָּל־אֱסָרֶ֖יהָ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֑יהָ הֵקִ֣ים אֹתָ֔ם כִּי־הֶחֱרִ֥שׁ לָ֖הּ בְּי֥וֹם שָׁמְעֽוֹ׃
Ama kocası bir günden ötekine ona karşı sessiz kalırsa bütün adaklarını ya da üzerindeki bütün yükümlülükleri geçerli kılmış olur. Duyduğu gün sessiz kaldığı için bunları geçerli kılmıştır.
Vayisu merameses bahodeş harişon bahamişa asar yom lahodeş harişon mimohorat hapesah yatseu vene yisrael beyad rama leene kol mitsrayim.
וַיִּסְע֤וּ מֵֽרַעְמְסֵס֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן בַּחֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֑וֹן מִֽמָּחֳרַ֣ת הַפֶּ֗סַח יָצְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּיָ֣ד רָמָ֔ה לְעֵינֵ֖י כָּל־מִצְרָֽיִם׃
Birinci ayda, birinci ayın on beşinci günü Rameses’ten yola çıktılar. Pesah’ın ertesi günü İsraeloğulları bütün Mısır’ın gözü önünde başları dik olarak çıktılar.
Ahad asar yom mehorev dereh har seir ad kadeş barnea.
אַחַ֨ד עָשָׂ֥ר יוֹם֙ מֵֽחֹרֵ֔ב דֶּ֖רֶךְ הַר־שֵׂעִ֑יר עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ׃
Horev’den Seir Dağı yoluyla Kadeş-Barnea’ya on bir günlük yol vardır.
Yom aşer amadta lifne Adonay eloheha behorev beemor Adonay elay hakhel li et haam veaşmiem et devaray aşer yilmedun leyira oti kol hayamim aşer hem hayim al haadama veet benehem yelamedun.
י֗וֹם אֲשֶׁ֨ר עָמַ֜דְתָּ לִפְנֵ֨י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בְּחֹרֵב֒ בֶּאֱמֹ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַקְהֶל־לִי֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאַשְׁמִעֵ֖ם אֶת־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר יִלְמְד֜וּן לְיִרְאָ֣ה אֹתִ֗י כָּל־הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֨ר הֵ֤ם חַיִּים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם יְלַמֵּדֽוּן׃
Horev’de Tanrın Adonay’ın önünde durduğun günü hatırla. Adonay bana, ‘Halkı Benim için topla. Onlara sözlerimi duyurayım; yeryüzünde yaşadıkları bütün günler boyunca Benden korkmayı öğrensinler ve çocuklarına da öğretsinler’ demişti.
Şamor et yom haşabat lekadeşo kaaşer tsiveha Adonay eloheha.
שָׁמ֣֛וֹר אֶת־י֥וֹם֩ הַשַׁבָּ֖֨ת לְקַדְּשׁ֑֜וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖֣ ׀ יְהוָ֥֣ה אֱלֹהֶֽ֗יךָ
Tanrın Adonay’ın sana buyurduğu gibi Şabat gününü kutsal kılmak üzere gözet.
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim vayotsiaha Adonay eloheha mişam beyad hazaka uvizroa netuya al ken tsiveha Adonay eloheha laasot et yom haşabat.
וְזָכַרְתָּ֞֗ כִּ֣י־עֶ֤֥בֶד הָיִ֣֙יתָ֙ ׀ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔֗יִם וַיֹּצִ֨אֲךָ֜֩ יְהוָ֤֨ה אֱלֹהֶ֤֙יךָ֙ מִשָּׁ֔ם֙ בְּיָ֤֥ד חֲזָקָ֖ה֙ וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֑֔ה עַל־כֵּ֗ן צִוְּךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לַעֲשׂ֖וֹת אֶת־י֥וֹם הַשַׁבָּֽת׃ (ס)
Mısır ülkesinde köle olduğunu ve Tanrın Adonay’ın seni oradan güçlü bir elle, uzanmış bir kolla çıkardığını hatırla. Bu yüzden Tanrın Adonay sana Şabat gününü yerine getirmeni buyurdu.
Baaloti hahara lakahat luhot haavanim luhot haberit aşer karat Adonay imahem vaeşev bahar arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti.
בַּעֲלֹתִ֣י הָהָ֗רָה לָקַ֜חַת לוּחֹ֤ת הָֽאֲבָנִים֙ לוּחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥ת יְהוָ֖ה עִמָּכֶ֑ם וָאֵשֵׁ֣ב בָּהָ֗ר אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֥א שָׁתִֽיתִי׃
Taş levhaları, Adonay’ın sizinle yaptığı antlaşmanın levhalarını almak için dağa çıktığımda kırk gün kırk gece dağda kaldım. Ekmek yemedim, su içmedim.
Vayehi mikets arbaim yom vearbaim layla natan Adonay elay et şene luhot haavanim luhot haberit.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָאֲבָנִ֖ים לֻח֥וֹת הַבְּרִֽית׃
Kırk gün kırk gecenin sonunda Adonay bana iki taş levhayı, antlaşmanın levhalarını verdi.
Vaetnapal lifne Adonay karişona arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti al kol hatathem aşer hatatem laasot hara beene Adonay lehahiso.
וָֽאֶתְנַפַּל֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֜ה כָּרִאשֹׁנָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתִ֑יתִי עַ֤ל כָּל־חַטַּאתְכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲטָאתֶ֔ם לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ׃
İlk seferki gibi kırk gün kırk gece Adonay’ın önünde yere kapandım. Adonay’ı öfkelendirmek için O’nun gözünde kötü olanı yaparak işlediğiniz bütün günahlar yüzünden ekmek yemedim, su içmedim.
Veanohi amadti vahar kayamim harişonim arbaim yom vearbaim layla vayişma Adonay elay gam bapaam hahi lo ava Adonay haşhiteha.
וְאָנֹכִ֞י עָמַ֣דְתִּי בָהָ֗ר כַּיָּמִים֙ הָרִ֣אשֹׁנִ֔ים אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וַיִּשְׁמַ֨ע יְהוָ֜ה אֵלַ֗י גַּ֚ם בַּפַּ֣עַם הַהִ֔וא לֹא־אָבָ֥ה יְהוָ֖ה הַשְׁחִיתֶֽךָ׃
Ben ise önceki günlerde olduğu gibi kırk gün kırk gece dağda kaldım. Adonay o sefer de beni dinledi; seni yok etmek istemedi.
Lo tohal alav hamets şivat yamim tohal alav matsot lehem oni ki vehipazon yatsata meerets mitsrayim lemaan tizkor et yom tseteha meerets mitsrayim kol yeme hayeha.
לֹא־תֹאכַ֤ל עָלָיו֙ חָמֵ֔ץ שִׁבְעַ֥ת יָמִ֛ים תֹּֽאכַל־עָלָ֥יו מַצּ֖וֹת לֶ֣חֶם עֹ֑נִי כִּ֣י בְחִפָּז֗וֹן יָצָ֙אתָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לְמַ֣עַן תִּזְכֹּר֔ אֶת־י֤וֹם צֵֽאתְךָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם כֹּ֖ל יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃
Onunla hamets yemeyeceksin. Yedi gün boyunca onunla matsa, sıkıntı ekmeği yiyeceksin; çünkü Mısır ülkesinden aceleyle çıktın. Böylece yaşamının bütün günlerinde Mısır ülkesinden çıktığın günü hatırlayacaksın.
Li nakam veşilem leet tamut raglam ki karov yom edam vehaş atidot lamo.
לִ֤י נָקָם֙ וְשִׁלֵּ֔ם לְעֵ֖ת תָּמ֣וּט רַגְלָ֑ם כִּ֤י קָרוֹב֙ י֣וֹם אֵידָ֔ם וְחָ֖שׁ עֲתִדֹ֥ת לָֽמוֹ׃
Öç ve karşılık Bana aittir, ayaklarının kayacağı vakitte. Çünkü felaket günleri yakındır; başlarına gelecekler hızla yaklaşır.'
Vayivku vene yisrael et moşe bearevot moav şeloşim yom vayitemu yeme vehi evel moşe.
וַיִּבְכּוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־מֹשֶׁ֛ה בְּעַֽרְבֹ֥ת מוֹאָ֖ב שְׁלֹשִׁ֣ים י֑וֹם וַֽיִּתְּמ֔וּ יְמֵ֥י בְכִ֖י אֵ֥בֶל מֹשֶֽׁה׃
İsrael oğulları Moav ovalarında Moşe için otuz gün ağladılar. Moşe için ağlama ve yas günleri böylece sona erdi.