נְבֵלָה
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
carcass
23 kullanım · 20 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 30 kez, 26 farklı ayette görülür. Kök altında 5 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Uvene yaakov bau min hasade keşameam vayiteatsevu haanaşim vayihar lahem meod ki nevala asa veyisrael lişkav et bat yaakov vehen lo yease.
וּבְנֵ֨י יַעֲקֹ֜ב בָּ֤אוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ כְּשָׁמְעָ֔ם וַיִּֽתְעַצְּבוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיִּ֥חַר לָהֶ֖ם מְאֹ֑ד כִּֽי־נְבָלָ֞ה עָשָׂ֣ה בְיִשְׂרָאֵ֗ל לִשְׁכַּב֙ אֶת־בַּֽת־יַעֲקֹ֔ב וְכֵ֖ן לֹ֥א יֵעָשֶֽׂה׃
Yaakov’un oğulları haberi duyunca kırdan geldiler. Adamlar derin üzüntüye kapıldı ve çok öfkelendi; çünkü Şehem, Yaakov’un kızıyla yatarak İsrael’de utanç verici bir iş yapmıştı. Böyle bir şey yapılmamalıydı.
Bu ayette 2 eşleşme
Navol tibol gam ata gam haam haze aşer imah ki haved mimeha hadavar lo tuhal asou levadeha.
נָבֹ֣ל תִּבֹּ֔ל גַּם־אַתָּ֕ה גַּם־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עִמָּ֑ךְ כִּֽי־כָבֵ֤ד מִמְּךָ֙ הַדָּבָ֔ר לֹא־תוּכַ֥ל עֲשֹׂ֖הוּ לְבַדֶּֽךָ׃
Hem sen hem de yanındaki bu halk iyice yıpranacaksınız. Bu iş sana fazla ağır geliyor; onu tek başına yapamazsın.
Bu ayette 3 eşleşme
O nefeş aşer tiga behol davar tame o venivlat haya temea o benivlat behema temea o benivlat şerets tame venelam mimenu veu tame veaşem.
א֣וֹ נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע֮ בְּכָל־דָּבָ֣ר טָמֵא֒ אוֹ֩ בְנִבְלַ֨ת חַיָּ֜ה טְמֵאָ֗ה א֤וֹ בְּנִבְלַת֙ בְּהֵמָ֣ה טְמֵאָ֔ה א֕וֹ בְּנִבְלַ֖ת שֶׁ֣רֶץ טָמֵ֑א וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא טָמֵ֖א וְאָשֵֽׁם׃
Ya da biri, arınmamış sayılan herhangi bir şeye —arınmamış bir yaban hayvanının, evcil hayvanın ya da küçük kara canlısının leşine— dokunursa ve bunun farkında değilse, arınmamış duruma gelmiş ve suçlu olmuştur.
Vehelev nevela vehelev terefa yease lehol melaha veahol lo toheluu.
וְחֵ֤לֶב נְבֵלָה֙ וְחֵ֣לֶב טְרֵפָ֔ה יֵעָשֶׂ֖ה לְכָל־מְלָאכָ֑ה וְאָכֹ֖ל לֹ֥א תֹאכְלֻֽהוּ׃
Kendiliğinden ölen ya da yırtıcı hayvanın parçaladığı hayvanın içyağı her türlü işte kullanılabilir; ama onu kesinlikle yemeyeceksiniz.
Mibesaram lo tohelu uvenivlatam lo tigau temeim hem lahem.
מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וּבְנִבְלָתָ֖ם לֹ֣א תִגָּ֑עוּ טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶֽם׃
Onların etini yemeyecek, leşlerine dokunmayacaksınız. Sizin için arınmamış sayılırlar.
Veşekets yihyu lahem mibesaram lo tohelu veet nivlatam teşaketsu.
וְשֶׁ֖קֶץ יִהְי֣וּ לָכֶ֑ם מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וְאֶת־נִבְלָתָ֖ם תְּשַׁקֵּֽצוּ׃
Onları iğrenç sayacaksınız. Etlerini yemeyecek, leşlerinden tiksineceksiniz.
Uleele titamau kol hanogea benivlatam yitma ad haarev.
וּלְאֵ֖לֶּה תִּטַּמָּ֑אוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Şunlar yüzünden arınmamış duruma gelirsiniz: Onların leşine dokunan herkes akşama kadar arınmamış olacak.
Vehol hanose minivlatam yehabes begadav vetame ad haarev.
וְכָל־הַנֹּשֵׂ֖א מִנִּבְלָתָ֑ם יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Leşlerinden bir parça taşıyan herkes giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak.
Vehol holeh al kapav behol hahaya haholehet al arba temeim hem lahem kol hanogea benivlatam yitma ad haarev.
וְכֹ֣ל ׀ הוֹלֵ֣ךְ עַל־כַּפָּ֗יו בְּכָל־הַֽחַיָּה֙ הַהֹלֶ֣כֶת עַל־אַרְבַּ֔ע טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶ֑ם כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Dört ayak üzerinde yürüyen bütün canlılar arasından pençeleri üzerinde yürüyenler sizin için arınmamış sayılır. Onların leşine dokunan herkes akşama kadar arınmamış olacak.
Vehanose et nivlatam yehabes begadav vetame ad haarev temeim hema lahem.
וְהַנֹּשֵׂא֙ אֶת־נִבְלָתָ֔ם יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֣א עַד־הָעָ֑רֶב טְמֵאִ֥ים הֵ֖מָּה לָכֶֽם׃ (ס)
Onların leşini taşıyan kişi giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak. Bunlar sizin için arınmamış sayılır.
Vehol aşer yipol minivlatam alav yitma tanur vehirayim yutats temeim hem utemeim yihyu lahem.
וְ֠כֹל אֲשֶׁר־יִפֹּ֨ל מִנִּבְלָתָ֥ם ׀ עָלָיו֮ יִטְמָא֒ תַּנּ֧וּר וְכִירַ֛יִם יֻתָּ֖ץ טְמֵאִ֣ים הֵ֑ם וּטְמֵאִ֖ים יִהְי֥וּ לָכֶֽם׃
Leşlerinden bir parça neyin üzerine düşerse o arınmamış olur. Fırın ya da ocaksa yıkılacak; arınmamışlardır ve sizin için arınmamış sayılacaklardır.
Ah mayan uvor mikve mayim yihye tahor venogea benivlatam yitma.
אַ֣ךְ מַעְיָ֥ן וּב֛וֹר מִקְוֵה־מַ֖יִם יִהְיֶ֣ה טָה֑וֹר וְנֹגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָֽא׃
Ancak bir pınar ya da su biriktiren sarnıç arınmış kalır. Leşlerine dokunan ise arınmamış olur.
Vehi yipol minivlatam al kol zera zerua aşer yizarea tahor u.
וְכִ֤י יִפֹּל֙ מִנִּבְלָתָ֔ם עַל־כָּל־זֶ֥רַע זֵר֖וּעַ אֲשֶׁ֣ר יִזָּרֵ֑עַ טָה֖וֹר הֽוּא׃
Leşlerinden bir parça ekilecek tohumun üzerine düşerse tohum arınmış kalır.
Vehi yutan mayim al zera venafal minivlatam alav tame u lahem.
וְכִ֤י יֻתַּן־מַ֙יִם֙ עַל־זֶ֔רַע וְנָפַ֥ל מִנִּבְלָתָ֖ם עָלָ֑יו טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃ (ס)
Ama tohumun üzerine su konmuşsa ve leşlerinden bir parça üzerine düşerse o tohum sizin için arınmamış olur.
Vehi yamut min habehema aşer hi lahem leohla hanogea benivlatah yitma ad haarev.
וְכִ֤י יָמוּת֙ מִן־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁר־הִ֥יא לָכֶ֖ם לְאָכְלָ֑ה הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖הּ יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Yemenize izin verilen hayvanlardan biri ölürse onun leşine dokunan kişi akşama kadar arınmamış olacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaohel minivlatah yehabes begadav vetame ad haarev vehanose et nivlatah yehabes begadav vetame ad haarev.
וְהָֽאֹכֵל֙ מִנִּבְלָתָ֔הּ יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֣א עַד־הָעָ֑רֶב וְהַנֹּשֵׂא֙ אֶת־נִבְלָתָ֔הּ יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Onun leşinden yiyen kişi giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak. Leşini taşıyan kişi de giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak.
Vehol nefeş aşer tohal nevela uterefa baezrah uvager vehibes begadav verahats bamayim vetame ad haerev vetaher.
וְכָל־נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֤ל נְבֵלָה֙ וּטְרֵפָ֔ה בָּאֶזְרָ֖ח וּבַגֵּ֑ר וְכִבֶּ֨ס בְּגָדָ֜יו וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעֶ֖רֶב וְטָהֵֽר׃
Yerli ya da yabancı, kendiliğinden ölmüş veya yırtıcı hayvanın parçaladığı bir hayvanın etini yiyen herkes giysilerini yıkayacak, suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacak; sonra arınmış sayılacak.
Nevela uterefa lo yohal letamea vah ani Adonay.
נְבֵלָ֧ה וּטְרֵפָ֛ה לֹ֥א יֹאכַ֖ל לְטָמְאָה־בָ֑הּ אֲנִ֖י יְהוָֽה׃
Kendiliğinden ölmüş ya da yırtıcı hayvanın parçaladığı hayvanın etini yiyip kendini kirletmeyecek. Ben Adonay’ım.
Veet hahazir ki mafris parsa u velo gera tame u lahem mibesaram lo tohelu uvenivlatam lo tigau.
וְאֶת־הַ֠חֲזִיר כִּֽי־מַפְרִ֨יס פַּרְסָ֥ה הוּא֙ וְלֹ֣א גֵרָ֔ה טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶ֑ם מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וּבְנִבְלָתָ֖ם לֹ֥א תִגָּֽעוּ׃ (ס)
Domuzu da yemeyeceksiniz. Çünkü tırnağı yarık olsa da geviş getirmez; sizin için arınmamış sayılır. Onların etini yemeyecek, leşlerine dokunmayacaksınız.
Lo tohelu hol nevela lager aşer bişareha titenena vaahalah o mahor lenaheri ki am kadoş ata ladonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Hiçbir leş yemeyeceksiniz. Kapılarının içindeki yerleşik yabancıya verebilirsin, o yiyebilir; ya da dışarıdan bir yabancıya satabilirsin. Çünkü sen Tanrın Adonay için kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Lo talin nivlato al haets ki kavor tikberenu bayom hau ki killat Elohim taluy velo tetame et admateha aşer Adonay eloheha noten leha nahala.
לֹא־תָלִ֨ין נִבְלָת֜וֹ עַל־הָעֵ֗ץ כִּֽי־קָב֤וֹר תִּקְבְּרֶ֙נּוּ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּֽי־קִלְלַ֥ת אֱלֹהִ֖ים תָּל֑וּי וְלֹ֤א תְטַמֵּא֙ אֶת־אַדְמָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה׃ (ס)
cesedini gece boyunca ağaçta bırakmayacak, aynı gün mutlaka gömeceksin. Çünkü asılı bırakılan kişi Tanrı'ya hakarettir. Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği toprağı kirletmeyeceksin.
Vehotsiu et hanaara el petah bet aviha usekaluha anşe irah baavanim vameta ki aseta nevala beyisrael liznot bet aviha uviarta hara mikirbeha.
וְהוֹצִ֨יאוּ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֜ה] אֶל־פֶּ֣תַח בֵּית־אָבִ֗יהָ וּסְקָלוּהָ֩ אַנְשֵׁ֨י עִירָ֤הּ בָּאֲבָנִים֙ וָמֵ֔תָה כִּֽי־עָשְׂתָ֤ה נְבָלָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לִזְנ֖וֹת בֵּ֣ית אָבִ֑יהָ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
genç kadını babasının evinin girişine çıkaracaklar. Kentinin erkekleri onu taşlayacak ve ölecek; çünkü babasının evindeyken fuhuş yaparak İsrael'de alçakça bir iş yaptı. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Vehayeta nivlateha lemaahal lehol of haşamayim ulevehemat haarets veen maharid.
וְהָיְתָ֤ה נִבְלָֽתְךָ֙ לְמַאֲכָ֔ל לְכָל־ע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֣ת הָאָ֑רֶץ וְאֵ֖ין מַחֲרִֽיד׃
Cesedin göklerin bütün kuşlarına ve yeryüzünün hayvanlarına yiyecek olacak; onları ürkütüp kaçıracak kimse olmayacak.
Ha ladonay tigmelu zot am naval velo haham halo u aviha kaneha u aseha vayehoneneha.
הֲ־לַיְהוָה֙ תִּגְמְלוּ־זֹ֔את עַ֥ם נָבָ֖ל וְלֹ֣א חָכָ֑ם הֲלוֹא־הוּא֙ אָבִ֣יךָ קָּנֶ֔ךָ ה֥וּא עָֽשְׂךָ֖ וַֽיְכֹנְנֶֽךָ׃
Adonay'a böyle mi karşılık verirsiniz, ey akılsız ve bilgelikten yoksun halk? Seni var eden Baban O değil mi? Seni yapan, seni sağlam kuran Odur.
Vayişman yeşurun vayivat şamanta avita kasita vayitoş eloha asau vayenabel tsur yeşuato.
וַיִּשְׁמַ֤ן יְשֻׁרוּן֙ וַיִּבְעָ֔ט שָׁמַ֖נְתָּ עָבִ֣יתָ כָּשִׂ֑יתָ וַיִּטֹּשׁ֙ אֱל֣וֹהַ עָשָׂ֔הוּ וַיְנַבֵּ֖ל צ֥וּר יְשֻׁעָתֽוֹ׃
Yeşurun semirip tekme attı. Semirdin, kalınlaştın, yağ bağladın. Kendisini yapan Tanrı'yı terk etti, kurtuluşunun Kayası'nı hor gördü.
Hem kinuni velo el kiasuni behavlehem vaani akniem belo am begoy naval ahisem.
הֵ֚ם קִנְא֣וּנִי בְלֹא־אֵ֔ל כִּעֲס֖וּנִי בְּהַבְלֵיהֶ֑ם וַאֲנִי֙ אַקְנִיאֵ֣ם בְּלֹא־עָ֔ם בְּג֥וֹי נָבָ֖ל אַכְעִיסֵֽם׃
Beni tanrı olmayanla kıskandırdılar, boş putlarıyla öfkelendirdiler. Ben de onları halk sayılmayanla kıskandıracak, akılsız bir ulusla öfkelendireceğim.
Temel kelimeler (lemmalar)
carcass
23 kullanım · 20 ayet
sink down
2 kullanım · 1 ayet
foolish
2 kullanım · 2 ayet
senselessness
2 kullanım · 2 ayet
be senseless
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.